Duyuruyu Kapat
Facebook Gözat
Twitter Gözat

Yarınki “oy”unla, boz bu “oyun”u Türkiye!

Konu, 'Konu Dışı' kısmında Ömer tarafından paylaşıldı.

  1. Ömer

    Ömer Daimi Üye

    Kayıt:
    23 Temmuz 2002
    Mesajlar:
    1,241
    Beğenilen Mesajlar:
    0
    Şehir:
    Ankara
    Bugüne kadar, “kapalı kapılar” ardında nice “senaryo” yazıldı, “sahne”ye nice “oyun” konuldu... Ve sen, tüm bu oyunlarla yönlendirilmek istendin!.. Onlar, bu “oyun” ve “tuzak”larla senin fikrine, senin kararına “ipotek” koymak istediler!..
    Açıkçası;
    Sürekli kendi fikirlerini “enjekte” etmek istediler senin kafana!.. “Beynini yıkamak” istediler propaganda taarruzuyla!..
    Şimdi, sıra sende Türkiye!..
    Yarın da, sen gireceksin “kapalı kapılar” ardına!.. Öyle uzun boylu değil; kısa bir süre ve “tek başına” kalacaksın orada!..
    Bir “karar” vereceksin!..
    “Yeter” diyeceksin, “Yeter, karar milletin!” diyecek ve basacaksın “evet” mührünü!..
    Sözün özü;
    Senin üzerinde oynanan “oyun”ları, “senin oyun” bozacak!..
    Kullanacaksın “oy”unu, bozacaksın senin üzerinde ama seni dışlayan bu “oyun”u!..
    CENNET’TEN CİNNET’E
    Amacım “akıl” vermek değil... Ama, “fikir” sahibi olman için, “hafıza”nı tazelemek istiyorum.
    Hele bir düşün, ülkeyi bu hallere kimler getirdi?.. Bir düşün, kimler ağlattı ananı?..
    Sana “vampir” diyenleri, sana “yarasa” diyenleri ve senin “değer”lerinle mücadele etmek için “siyasî hayatını ortaya koyan”ları unutma!..
    “Erkek” diye ortaya atılıp, “hadım” çıkan “iktidarsız”ları da unutma!..
    “İnancın gereği” başına örttüğün “örtü”yü gördüklerinde, “kırmızı görmüş boğalar” gibi böğüren, yediği “haram”ları hazmedemeyip öğüren ve seni “köle” yerine koyup sürekli buyuran “egemen”leri de unutma Türkiye!..
    Yarın, tüm bunları hatırlayarak kullan “oy”unu ve boşa çıkart oynanan “oyun”u!..
    Şu “tablo”yu da unutma Türkiye... Bu tablo ki; bir “cinnet ülkesi” haline getirdi bu “cennet ülke”yi!..
    Bu tablo ki;
    “Yaşanmaz” hale getirdi bu güzelim toprakları!.

    Hani derler ya;
    “Hafıza-i beşer, nisyan ile malûldür!”
    Evet, unutmaya meyyaldir insanoğlunun hafızası... Ne var ki, “arşiv”ler unutmuyor!..
    Sen de unutma Türkiye;
    Hatırla şu tabloyu:
    ÇALIŞ, GİTSİN FAİZE!
    • 50 yıl önce bütçenin beşte 1’i borç, anapara ve faizine giderken, bugün sadece faizler bütçenin yarısını götürüyor.
    40 yıl önce bütçedeki her 100 liranın 33.6 lirası yatırıma giderken, bugün yatırım ödeneklerinin bütçedeki payı yüzde 5’leri bile geçmiyor.
    Maliye Bakanlığı tarafından hazırlanan 143 katrilyon 240 trilyon liralık 2003 yılı bütçesinde faize yapılması öngörülen ödemeler 66 katrilyon 380 trilyon lira. Bu oran bütçenin yüzde 46.3’üne denk geliyor.
    1950 bütçesinde her 100 liranın 14.2 lirası, 1960 bütçesinde ise 33.6 lirası ile yatırım yapılan Türkiye’de, bu oran 1990’ların ilk yıllarına kadar hep yüzde 10 ve 20’ler seviyesinde seyretti.
    1993’den itibaren faiz ödemelerinin bütçeleri ipoteği altına almasıyla birlikte, yatırıma ayrılan kaynakların oranı yüzde 10’un altına düştü. Son 3 yılda da yüzde 5’leri aşamadı.
    Sadece bunlar mı?..
    Şu “tablo’ya da bir bak ve ona göre kullan oyunu...
    YAZIK BU ÜLKEYE!
    • Kayıt dışı ekonomide OECD birincisi
    • Dünyada en çok değer kaybeden para TL.
    • 20 yıldır enflasyonda dünya şampiyonu olan ülke.
    • Avrupa’da en fazla bakana ve en fazla makam aracına sahip olan ülke.
    • Dış ticaret açığında dünya ikincisi.
    • Dış borcu en yüksek olan 10. ülke.
    • Kişi başına 140 dolar ile eğitime en az para harcayan 5. ülke.
    • 202 ton altın tüketimiyle dünya dördüncüsü.
    • İçki tüketiminde dünya üçüncüsü.
    • Halkın mutluluğu sıralamasında 54 ülke içinde, 9. sırada
    • İyi eğitim gören 100 kişiden 59’u ülkeyi terk ediyor
    • Bizzat Adalet eski Bakanı Hikmet Sami Türk’ün açıkladığı verilere göre, insan hakları ihlalerinin faturası Türkiye’ye yaklaşık yarım katrilyon liraya (453 trilyon) mal oldu!
    • 1997-2000 arasında din özgürlüğü alanında 53 bin 734 ihlal yaşandı. Bu dönemde basın kuruluşlarına yönelik ihlallerin sayısı 4100
    • Son 4 yılda 1864 kişi işkence mağduru oldu.
    • Aynı dönemde siyasi sebeplerle 75 bin 959 kişi gözaltına alındı. 672 kişi faili meçhul cinayetler sonucu öldü.
    • Nüfusun yüzde 8’inin gıda ihtiyaçları karşılanamıyor.
    • Yüzde 24’ün temel ihtiyaçları karşılanamıyor.
    • En yoksul yüzde 20’lik kesim, milli gelirin yüzde 4.8’ini alıyor.
    • 1995’de insani gelişmişlik indeksine göre 65. sırada olan Türkiye, 1999’da, 86. sıraya geriledi.
    • Türkiye’de en zengin 134 bin aile, en fakir ailelerden 234 kat daha yüksek bir gelir elde ediyor. En yoksul 134 bin ailede, aile başına düşen yıllık ortalama gelir 392 dolar iken, en zengin 134 bin ailede, aile başına düşen toplam ortalama gelir yıllık 91 bin 898 dolar!..
    NEREDEN NEREYE?
    • Türkiye, 2001’in ikinci çeyreğinde yüzde 11.8, ilk altı ayda ise yüzde 8.5 küçüldü, yani yoksullaştı.
    • OECD ülkeleri arasında kişi başına düşen sağlık harcaması 1.828 dolar iken, Türkiye’de sadece 108 dolar.
    • İlaç üretiminde 35 ülke arasında 18. sırada
    • İstanbul, eroin, kokain ve uyuşturucu hapta birinci sırada. İzmir ise esrar kullanımında birinci... 1999’da 168 kişi aşırı dozdan öldü.
    • Uluslararası Şeffaflık Kurumu TI’nın yolsuzluk araştırmasına göre, Türkiye 90 ülke içerisinde yolsuzlukta 22. sırada bulunuyor. Türkiye; Nijerya, Mozambik, Uganda Zimbabwe gibi ülkeler liginde bulunuyor.
    • Milli geliri bu kadar düşen Türk halkının kişi başına borcu ise artış gösterdi. 1997’de 1840 dolar olan kişi başına borç miktarı, son 5 yılda, yüzde 80’lik artışla 2001’de, 2915 dolara yükseldi.
    • Son 3 yılda dolar, tam 8 kat arttış kaydetti. Yani Türk halkı, tam 8 kat zayıfladı, TL adeta “pul” oldu.
    • Devletin tüm kaynakları da bankalara ve medya patronlarına aktarıldı. İçi hortumlanan 19 bankaya el konuldukları tarih itibarıyla toplam 10 katrilyon(9 katrilyon 711 trilyon TL) gitti.
    O günkü rakamlar, bugünkü dolar kuruna çevirildiğinde, 19 batık banka ile, vatandaşın 30 milyar dolardan fazla parası hortumlandı.
    • ATO’nun “faizle kaçan büyük fırsatlar” raporuna göre, Türkiye, mevcut hükümetin iş başında olduğu son 3 yılda faize 100 milyar dolar ödedi.
    Eğer bu para ödenmeseydi bin kamyon altın (10 milyon kilo) alabilirdi. Bin kamyon altınla 10111 baraj yapabilir,18 yıllık ham petrol ihtiyacımızı karşılayabilirdik.
    BUNLARI UNUTMA!
    Ama hayır; bu paralar “hortumcu”lara ve “faiz”lere gitti!.. Ve sen Türkiye; senin paraların “faiz”e giderken, sen “keriz” yerine konuldun!..
    Seni, hep aldattılar!..
    Sadece aldatmakla kalmayıp, sürekli ezmeye çalıştılar seni!.. Seni ve millî/manevî “değer”lerini!..
    “İthal”leri “yerli” göstermeye çalışırken, seni “yabancı” saydılar, “Köle Isaura” ve “Kunta Kinte” gibi kullandılar kendi vatanında!..
    O halde Türkiye;
    Ankara büromuzdan Muammer Ahmet Salih’in derleyip, yukarıya aldığımız tablonun gerisini de sen hatırla ve ona göre kullan oyunu!..
    “Yerlerde sürüklendiğin” günleri, incecik bileklere geçirilen “kelepçe”leri ve ağızlara bir kelepçe gibi vurulan “pençe”leri asla unutma!..
    Daha nice olay var ki; belki ben unutmuş olabilirim!.. Ama sen, sakın unutma Türkiye!..
    Unutma ve ona göre kullan “oy”unu!..
    “Yeter artık” de!..
    De ve boz bu oyunu!..
    Bu, “Bal” gibi “görevi kötüye kullanma”dır!

    Önce 1. sayfamızdaki manşet haberi okuyun ve “milletin tesisi” nasıl bir “cinayet”e kurban gider, okuyun!.. Sonra da, “milletin sesi” nasıl kısılmak istenir, onu da benden dinleyin!..
    Efendim; “8. sınıf fahişeler”in kalçalarının, göğüslerinin ve en mahrem yerlerinin teşhir edilip, adeta “kadın pazarlamacılığı” yapılan gazeteleri biliyorsunuz!..
    Aslında, bunlara “gazete” değil, “genelev bülteni” demek, çok daha doğru olur!..
    İşte bu “kerhane bültenleri”nde “tam sayfa ilân”lar yayınlanıyor son günlerde...
    Evet, Türk Telekom ve Aycell’in ilânları!..
    Peki, bu ilânlar, “milletin sesi” olan Vakit’te niye yayınlanmıyor?..
    Merak edip, araştırınca gördük ki bu ilânların Vakit’te yayınlanmasını “engelleyen” zât, MHP’li Devlet Bakanı Faruk Bal’dan başkası değildir!.. “İlânın verileceği gazeteler” listesinden Vakit’in ismini Faruk Bal çizmiştir?..
    Niye mi?..
    “Liste” önüne götürüldüğünde; “Bu gazeteye ilân veremeyiz” demiş ve “gerekçe”sini de şöyle açıklamıştır:
    “Sürekli aleyhimizde yayın yapan, bizi ÇÖKERTEN bu gazeteye bir de ilân mı vereceğiz?”
    İşte gerekçe bu!..
    “Milletin tesisi”ni gözlerini kırpmadan kapatanlar, “milletin sesi”ni de bu şekilde kısacaklarını zannediyorlarsa, aldanıyorlar!..
    Aldandıklarını anlamalarına az kaldı!.. “Sandık”lar açıldıktan sonra “yandık” diyen, herhalde biz olmayacağız!..
    Bu da, böyle biline!..
    Hasan KARAKAYA
     
  2. Huzeyfe

    Huzeyfe Üye

    Kayıt:
    18 Ekim 2002
    Mesajlar:
    95
    Beğenilen Mesajlar:
    0
    Meslek:
    SEcurity Administrator
    Şehir:
    Kocaeli
    bu kadar konusanlar ,boyler olmamsı icin neler yapiyorlar yazmaktan baska ?
     
  3. hmustak

    hmustak PersianBulls

    Kayıt:
    29 Mayıs 2002
    Mesajlar:
    4,607
    Beğenilen Mesajlar:
    0
    Meslek:
    BT/QA
    Şehir:
    Persian
    Amma konuşmuş adam...
     
  4. Bozo

    Bozo Daimi Üye

    Kayıt:
    21 Haziran 2002
    Mesajlar:
    526
    Beğenilen Mesajlar:
    1
    Meslek:
    web design
    Şehir:
    Mezapotomya
    hasan karakaya ve onun desteklediği zat-ı muhterem hocamızın (kendini öyle diyor) bunda ne kadar suçu var acaba? zamanında sivri davranışlarda bulunmasalardı heralde bugün öyle olmazdık.sen laik bir ülkede, ülkenin ekonomik sorunları varken cemaat liderlerine yemek verirken düşünecektin bunları.şimdi gidip tekrar o na mı oy verecez? ben kimseye oy vermiyorum çünkü başvurmama rağmen oy pusulam verilmedi.:confused:
     
  5. Bozo

    Bozo Daimi Üye

    Kayıt:
    21 Haziran 2002
    Mesajlar:
    526
    Beğenilen Mesajlar:
    1
    Meslek:
    web design
    Şehir:
    Mezapotomya
    bu ve bunun gibilerinin konuşmaktan başka bişey yaptığını gören varsa bizede söylesin.iyi hoş konuşurlar ama konuşmak yetmiyor.
     
  6. hmustak

    hmustak PersianBulls

    Kayıt:
    29 Mayıs 2002
    Mesajlar:
    4,607
    Beğenilen Mesajlar:
    0
    Meslek:
    BT/QA
    Şehir:
    Persian
    adam amma gevezeymiş anlamında idi yazdıklarım, yanlış anlaşılmasın...

    :D
     
  7. Miroglu

    Miroglu Üye

    Kayıt:
    18 Ağustos 2002
    Mesajlar:
    78
    Beğenilen Mesajlar:
    0
    Meslek:
    öğretmen
    Şehir:
    Anywhere
    +1

    Ne garip bir tesadüf be Bozom.Ben de oy kullanamıyorum.Seçmen listesinde bir yanlışlık yapmıŞ ilçe seçim kurulu.Demekki korktular benden yoksa adım gibi biliyorum verceğim oy ülkenin kaderini kesin değiştirecekti:)
     
  8. Bozo

    Bozo Daimi Üye

    Kayıt:
    21 Haziran 2002
    Mesajlar:
    526
    Beğenilen Mesajlar:
    1
    Meslek:
    web design
    Şehir:
    Mezapotomya
    yok yani ben bu adamı iyi tanıdığım için soyledim.başka şey yapmaz bunlar

    valla hafta içinde 2 defa aramama rağmen bulamadığım seçmen kartı cumartesi akşamı babamın üstün çabaları sonucu ortaya çıktı. bende gece 12 de öğrendim.çok şükür üstümüze düşeni yaptık.umarım hayırlısı olur.
     
  9. Miroglu

    Miroglu Üye

    Kayıt:
    18 Ağustos 2002
    Mesajlar:
    78
    Beğenilen Mesajlar:
    0
    Meslek:
    öğretmen
    Şehir:
    Anywhere
    E ne diyelim hayırlısı olsun.Benim yerime de kullanmış olduğunu kabul ederek üzüntümü hafifletmeye çalışıyorum;)
     
  10. d_baggio

    d_baggio Üye

    Kayıt:
    21 Ekim 2002
    Mesajlar:
    118
    Beğenilen Mesajlar:
    0
    Şehir:
    Turkey
    tebrikler...band width i genisleten yaziniz icin de ,yorumunuz icinde...
     
  11. Bozo

    Bozo Daimi Üye

    Kayıt:
    21 Haziran 2002
    Mesajlar:
    526
    Beğenilen Mesajlar:
    1
    Meslek:
    web design
    Şehir:
    Mezapotomya
    bosver baggio. bu sayfa suan 80 Kb. iken mesaj yazma sayfasi 50Kb. civari.yani bir mesaj bandwithe etki etmez,takma kafani.:D
    ama ömerde mesaji komple atacagina alinti yapsa daha iyi olurdu.