Duyuruyu Kapat
Facebook Gözat
Twitter Gözat

Varoluşculuk-Nihilizm

Konu, 'Konu Dışı' kısmında Fobus tarafından paylaşıldı.

  1. Fobus

    Fobus .

    Kayıt:
    7 Şubat 2003
    Mesajlar:
    1,094
    Beğenilen Mesajlar:
    0
    Varoluşculuğa gore evren nasil var oldu? eğere Büyük patlama teorisi doğru ise nietzsche nin "Zaman sınırsiz maddenin halleri sınırlıdır o halde bu anı tekrar tekrar yaşayacağız onermesi yanlış olur". çünkü evren devamlı bir genişleme içinde.nihilizm nasil bir düşüncedir ben felsefeci ile konuştum her şeyi mantıksızca red edip yoktur derler dedi. bu doğrumu
     
  2. con_simit

    con_simit Daimi Üye

    Kayıt:
    17 Ekim 2002
    Mesajlar:
    561
    Beğenilen Mesajlar:
    0
    Şehir:
    İstanbul
    0. Selam
    0.1. Yaw neler oluyor bu foruma? YaşamDersleri alıp mı giriyorsunuz ne :D

    1. Vaoroluşçuluk evrenin nasıl var olduğuyla ilgili değildir. Daha doğrusu konusu fizik değil insani varoluştur: Bir tür entel bunalımı ya da Sarter'ın ve savaşta feleği şaşmış Fransız intelajansiyasının dallamalıkları diyebiliriz.

    2. Sen bakma onlara: Niçe adamlar geldi ki, hakikatin bir damlası onları sarhoş etmeye yetti.
    2.1. Ama bu kadar emin de olma: Madem sürekli genişleyen bir evren var, onun günün birinde daralarak kendi üstüne çökmesi de muhtemeldir.
    2.2. O halde zamanda da bir simetri ihtimali doğar. (Way be, fakiri de feylesof yaptınız ya, helal olsun size. Bir delikanlı bu hallere düşmezdi ama sorumluluk işte: Kafaları karışmasın ahalinin.

    3. Nihilizm bir düşünce sistemi filan değildir.
    3.1. "Ulan o öyle diyo, bu böyle. Yediniz bitirdiniz beni be! Tükendim lan!. Hepsi yalan, dünya yalan. Eee ben bunları söylesem bari. Boşver ya, kim uğraşacak. Topunuzun ... !" tarzında bir ruh halidir.
    3.2. Yani yine "yüksek" entelektüel çevrelerde görülen bir arızadır diyebiliriz.

    4. Öyle "felsefecilerle" filan fazla konuşma.
    4.1. "Yoktur derler", vardır derler, adamın kafasın yerler.
    4.2. Doğru değil!

    5. Allah'tan cümlemize hidayet niyaz ediyorum.

    6. Kolay gelsin.
     
    Son düzenleme yönetici tarafından yapıldı: 11 Mart 2003
  3. muharrem_tac

    muharrem_tac Bilgisayarcý

    Kayıt:
    17 Ekim 2002
    Mesajlar:
    3,948
    Beğenilen Mesajlar:
    0
    Meslek:
    Yazılım Geliştirici
    Şehir:
    İstanbul
    Abi sana tamamen katılıyorum.Fakat bu tip soruların gelmesi kaçınılmaz.
    "Denizler alev alev yandığı zaman,
    Yıldızlar bir bir yerlerinden söküldüğü zaman
    ve
    Annenin oğlundan kaçtığı zaman..."
    gelmeden biz bu soruların tam yanıtlarını bulamayacağız.Tam yanıtlarını söyleyecek biri bulsam kapısında köpek olurum.
     
  4. muharrem_tac

    muharrem_tac Bilgisayarcý

    Kayıt:
    17 Ekim 2002
    Mesajlar:
    3,948
    Beğenilen Mesajlar:
    0
    Meslek:
    Yazılım Geliştirici
    Şehir:
    İstanbul
    Şimdi harbiden biri çıkıp ne sorarsam söylüyormuş.Hev Hev
     
  5. Fobus

    Fobus .

    Kayıt:
    7 Şubat 2003
    Mesajlar:
    1,094
    Beğenilen Mesajlar:
    0
    Ben aslında Varoluşculuk bilimle birleşebiliyormu diye sormak istedim. ve dallamalıktan daha ote bir düşünce sistemi. ama anlayamadığım bazı noktalrı var felsefe kitaparları cok agır anlatıyor. o bakimdan daha bilgili bir insandan bilgi alayım dedim.
     
  6. mustafa

    mustafa Daimi Üye

    Kayıt:
    17 Ocak 2003
    Mesajlar:
    962
    Beğenilen Mesajlar:
    0
    Meslek:
    web programlama
    Şehir:
    istanbul
    "zaman sınırsız, maddenin hâlleri sınırlı" demekle mi felsefeci olmuş bu adam? felsefeceileri iyi ki düşünen ve mantıklı şeyler söyleyen insanlar olarak görmüyorum.

    zaman dediğin maddenin hareketi olmasa yok. madde dursa, zaman diye bir şey kalmaz.

    daha doğrusu zaman türemiş bir kavramdır. esâsen maddenin hareketlerinin birbirine göre hızlı veyâ yavaş olmasından ortaya çıkar. meselâ yelkovan akrebin 12 katı hızda hareket eder. ama biz yelkovanın bir turuna bir saat dersek, "yolculuğumuz normal bir at koşmasının 18 katı hızda olacaktır." demek yerine "yolculuğumuz iki buçuk saat sürecektir." diyebiliriz. tabiî bir de insan beyninde de kayıtlar madde hareketi ile tutulduğundan, aynı işin hızlı olarak yapılması, yavaş olarak yapılmasına göre "daha kısa sürer" insana göre. o yüzden insana zaman esas kavrammış gibi gelse de işin doğrusu bu değildir.

    düşünün bir anda herşey ama herşey iki kat hızlı olarak hareket etmeye başlasa, insan kendini hızlandırlımış bir video görüntüde yaşar gibi mi hisseder? hayır. çünkü insan beynindeki faaliyetler de aynı şekilde hızlanacağından, dışarıdaki hızlar ona aynı eskisi gibi gelecektir. şimdi bana kim iddiâ edebilir ki, saatlerimizin bir saat öncesini göstermesinden şu ana kadar tam üç saat geçmedi? kim biliyor her şeyin üç kat yavaşlayıp sonra şimdi eski hızına dönmediğini?

    zaman kavramını türemiş olarak değil de esas olarak öğretmek bir hatâdır. gençlerin ufkunu kapatmaktır.

    tıpkı, suyun kaldırma kuvveti diye bir şeyin var olduğunu iddiâ etmek gibi. su aslında hiçbir şeyi kaldıramaz. gerçek olan tek şey, dünyânın suyu, tahtadan daha çok çekmesidir. o yüzden su tahtanın kenarlarından dolaşıp altına geçmektedir. siz her tahtayı suya batırışınızda inatla su tahtanın altına geçer. niye? çünkü dünyâ suyu tahtadan daha çok çekiyor. (inanmayan uzay boşluğunda hiçbir büyük kütlenin çekim alanına girilmeyen bir yerde, büyükçe bir su kütlesinin içerisine bir tahta batırsın. bakalım onu kaldırıyor mu? hem ne tarafa kaldıracak ki? yukarısı neresi? yukarıyı ve aşağıyı belirleyen yerçekimi değil mi?)

    tabiî dünyâ suyu çekiyor, dünyâ tahtayı çekiyor demek de bir o kadar tuhaf. zîrâ esas olan kütle çekim kuvveti. yâni tahta ve su dünyâyı ne kadar çekiyorsa, dünyâ da onları o kadar çekiyor. ama aynı çekim kuvvetine karşı dünyâ kocaman kütlesiyle tahtaya veyâ suya doğru ufak bir hareket yaparken, su veyâ tahta ufak kütleleriyle kocaman hareketler yapıyorlar.

    işin özünü bilenin kafası karışmaz.

    kolay gelsin.
     
    Son düzenleme yönetici tarafından yapıldı: 11 Mart 2003
  7. con_simit

    con_simit Daimi Üye

    Kayıt:
    17 Ekim 2002
    Mesajlar:
    561
    Beğenilen Mesajlar:
    0
    Şehir:
    İstanbul
    0. Selam
    1. Bilimle birleşmek de ne demek? Hangi bilim?
    2. Vallahi meslekten delikanlı bir feylesofa sorarsan o da aynısını söyler: Bir düşünce sistemi filan değil Varoluşçuluk.
    2.1. Eğer okul için filan ilgilenmiyorsan, tutarlı düşünce akımlarıyla ilgilenmen daha doğru olur. Bunlar hakikaten entel dallamalıkları.
    3. Anlayamaman normal, kendileri de ne dediğini bilmiyor, anlattığını iddia eden kitaplar da.

    4. Bilgi alayım demişsin.
    4.1. Tamam Fobus Kardeş, biz de naçizane anlatıyoruz.
    4.2.Güvenmiyor musun bize?
    4.3. Yani kenar çocuğuyuz, üslubumuz da o ortamlara müsait görülmeyebilir. Ama gel sen itimat et bu fakire!

    5. Kolay gelsin.
     
  8. con_simit

    con_simit Daimi Üye

    Kayıt:
    17 Ekim 2002
    Mesajlar:
    561
    Beğenilen Mesajlar:
    0
    Şehir:
    İstanbul
    0. Selam

    1. Mustafa senin bahsettiğin fizik zaman, felsefenin konusu olan zaman değil.
    1.1. Ona zaman yerine vakit demek daha doğru olur.

    2. Kolay gelsin.
     
  9. mustafa

    mustafa Daimi Üye

    Kayıt:
    17 Ocak 2003
    Mesajlar:
    962
    Beğenilen Mesajlar:
    0
    Meslek:
    web programlama
    Şehir:
    istanbul
    felsefenin konusu olan insana göre geçen zamansa, onunla ilgili bir örnek de verdiğimi zannediyorum. yazdığımın hepsini okudunuz mu acaba?
     
  10. Sahin

    Sahin Daimi Üye

    Kayıt:
    28 Mayıs 2002
    Mesajlar:
    8,943
    Beğenilen Mesajlar:
    0
    Gülmekten öldürdün beni ustat sen çok yaşa emi :D
     
  11. con_simit

    con_simit Daimi Üye

    Kayıt:
    17 Ekim 2002
    Mesajlar:
    561
    Beğenilen Mesajlar:
    0
    Şehir:
    İstanbul
    0. Selam

    1. Yok o da değil.
    2. Sen mühendissin galiba.
    3. Yazdıklarının tümü okudum.

    4. Kolay gelsin.

    Not: Bu meseleye olan dahlimiz, bir mecburiyet (Allah korusun) doğmadıkça, burada sona ermiştir.
     
  12. Sahin

    Sahin Daimi Üye

    Kayıt:
    28 Mayıs 2002
    Mesajlar:
    8,943
    Beğenilen Mesajlar:
    0
    Gerçektende çok derin bir konu eminimki Mevlana ile Şems'de senelerce konuşmuşlardır bu konuyu ama senelerce daha konuşulabilecek bir konu.
     
  13. muharrem_tac

    muharrem_tac Bilgisayarcý

    Kayıt:
    17 Ekim 2002
    Mesajlar:
    3,948
    Beğenilen Mesajlar:
    0
    Meslek:
    Yazılım Geliştirici
    Şehir:
    İstanbul
    Felsefecilerin kitapları bana hep paradokslarla dolu gelmiştir.Ya bilim methodlarına bile tepeden baktıklarından ya da anlaşılmaz şeyler söylemeyi marifet sandıklarından olacak bir tane aklı başında felsefeci de çıkıp dünyaya hayırlı bir iş kazandırmamıştır.Ya Karl Marx gibi Lenin 'in fikir hocası olmuşlardır ya da Nietsche gibi Adolf Hitler'in...

    Fakat misal Eski Yunan'a bakıyorsunuz hiç böyle değil.Bilim ile felsefe kolkola.Hatta tek bir bilim var ve o da felsefe.Taa İsa'ya kadar dünya altın çağlar yaşamış.Demokrasi varmış misal.En büyük bilimsel buluşlar da o dönemlerde yapılmış...Euklides,Zenon,Pytagoras,Aristo,Sokrates hep o dönemin yüce hocaları.Bu dönemler bitince malum ortaçağ karanlığı...Ardından aydınlanma ve bilimsel devrimler üst üste gelmiş.Kopernicus,Galile,Kepler,Macellan...Açıkçası benim zannımca bu dönemde felsefeye kimse bakmamıştır.Tabii bir papaz olan Martin Luther'i felsefeci saymazsanız.Sonra bilinen şeyler Sanayi devrimi,işçi devrimi,Komünizm, Engels,Hegel,Sartre filan...

    Şimdi durum nedir?

    Einstein'den sonra çok şey değişti.En büyük felsefi devrmi de aslına bakarsanız o yapmıştır.Zamana ve evrene bakışımızı değiştirmiştir.Şimdi yukarıda "kütleçekim" olarak anlatılarn şeyin esasen "eğilmiş bükülmüş uzay-zaman" olduğunu ileri sürmüştür ki siz burada aslında hiçbirşey yoktur,sadece formülize edilmiş "yokluk" vardır diyebilisiniz.3D Max 'da render edilmemiş bir çalışma gibi yani.Şimdi bazı başka buluşlar da yapılıyor.Dikkat!Teknolojiden bahsetmiyorum bilimsel buluşlar bunlar.Misal:Işık hızı dar bir alanda aşılıyor,bir parçacık(kuark) aynı anda iki farklı yerde gösterilebiliyor,tek bir ışın demeti iki farklı yerde aynı tepkiyi verebiliyor.Şimdi bu sonuçları derleyip toplayacak,yeni bir takım doktrinler ile yeni bir takım ufuklar açacak bir kişi(ler) veya kurum(lar) gerekiyor.Her gün karşımıza çıkan yeni ve saçmasapan gerçekleri hala:
    "Öz mü öncedir yoksa varlık mı?" gibi boş sorular ile çözemeyiz.
    Bir an evvel yeni bir takım felsefi/bilimsel düşünler,düşün metodları bulmamız gerek.Bu bir inanç olmaktan çok geleceğe sunmamız gereken bir miras olacaktır.
     
  14. HunTER

    HunTER ...

    Kayıt:
    15 Ağustos 2002
    Mesajlar:
    8,684
    Beğenilen Mesajlar:
    0
    Meslek:
    Web Programlama
    Şehir:
    İstanbul
    Ben felsefe sorularını hep kafa karıstırıcı hos ve zekıce problemler olarak gormusumdur.. Onlarla ıglılenmek cozumlemeye gırısmek gercekten eglencılı :) Ama takılıp kalmakta gercekten tehlıkelı.. Hem bunada gerek yok..

    Bencede daha somut seylerle ugrasabılırız.. Fızık yada antropolojı gıbı.. Dusunsel anlamda bunlar ınsana cok daha fazla sey kazandırıyor dogrusu.. Bı fılozofun dedıgının tersıne salt dusunce ıle bılgıye ulasmak mumkun degıl.. Saglam fızıkı delıllerde gereklı..
     
  15. Mingitau

    Mingitau Misafir

    Felsefe Subjektiftir.

    Kısaca bizim alemin diline aktarımı: Her önüne gelen bişiler söyler :)
     
  16. Fobus

    Fobus .

    Kayıt:
    7 Şubat 2003
    Mesajlar:
    1,094
    Beğenilen Mesajlar:
    0
    Bu düşünceler kimilerine çok saçma gelebilir. Ama nietzsche ile (anladığım kadarıyla) bir çok görüşümüz aynı. Ama evrenin var oluşu konuunda pek fazla bilghiye ulaşamadım.Sizden Eleştiri istemedim. Sadece Bana ön bilgi verin dedim Varoluşculara göre evren nasil var oldu(yaratılmadığına Göre Var olmuştur).ikinci çelişki nietzsche Nihilizmin kurucusu olarak öğretildi bize ve nihilistler hiçbirşey yoktur derler dediler.ama nietzsche varoluşcu ve varlığı kabul etmiş bu çelişki nedir. Lütfen eleştirmeyin sadece bu sorulara biliyoanız cevap verin.saygılar.
     
  17. Sahin

    Sahin Daimi Üye

    Kayıt:
    28 Mayıs 2002
    Mesajlar:
    8,943
    Beğenilen Mesajlar:
    0
    Yavaş yavaş Sofi'nin dünyasına kayıyor konu. "Ben kimim", "neden geldim bu dünyaya", "nereye gideceğim" sonunda hepimiz nihilist olacağız, ya da agnostik.
     
  18. muharrem_tac

    muharrem_tac Bilgisayarcý

    Kayıt:
    17 Ekim 2002
    Mesajlar:
    3,948
    Beğenilen Mesajlar:
    0
    Meslek:
    Yazılım Geliştirici
    Şehir:
    İstanbul
    Abi bize uymaz bunlar.Müslümanız,Türküz elhamdülillah.
     
  19. HunTER

    HunTER ...

    Kayıt:
    15 Ağustos 2002
    Mesajlar:
    8,684
    Beğenilen Mesajlar:
    0
    Meslek:
    Web Programlama
    Şehir:
    İstanbul
    Haklısın fobus tartısma bı parca mecrasından kaydı ama mazur gor konu genıs ve ınsan kendını tutamıyor..

    Ilk sorunun cevabı ıse (evren nasıl varoldu) konuya ne yonden yaklastıgına gore degısır.. Eger fızıkı bır acıklama ıstıyorsan Stephen Hawkıngı (zamanın kısa tarıhı) okuyabılırsın.. Ona gore zamanın baslangıcı ve sonu (nedenını acıklamıstı) olmadıgı ıcın evrenınde gecmıste bızaman varolmasına yada yaratılmasına gerek yoktu.. Yanı evren herzaman vardı.. Herzamanda olucaktı..

    Sanırım bı grup fılozofta benzer bır sonuca ulastılar.. Tek fark Stephen Hawkıng bunu saglam fızıksel ve matematıksel ıspatlara dayanarak soyluyor.
     
  20. Mingitau

    Mingitau Misafir

    Zaman ve mekanı birlikte ele al.
    Yani 1 saniye öncesi bbir görüntü ve bu görüntü hiç bir zaman kaybolmuyor. Nasıl denir, hep var bi yerlerde duruyor.
    Mesela bir sistem sürekli log tutuyor. Yaşamın logunu. Ancak sadece o girdi bu girdi şeklinde değil görüntüler halinde ve a dan z ye tüm görüntüler parçalanamayan zman birimlerine ait....
    Yani her şey yaşandığı an da hala yaşanıyor. Yaşanacak olan da yaşanacağı an da yaşanıyor. Sadece biz yaşanmış olan hakkında olduğumuz ölçüde bilgi sahibiyiz. Yaşanacak olan hakkında ise hiç bir şekilde bilgi sahibi değiliz ancak sadece belli şeylere göre kestrim yapabiliyoruz. Ancak bunların sonucu her zman doğru olmayabiliyor. Ya da bizim kestrimimizin tam tersi sonuç çıkabiliyor.