Duyuruyu Kapat
Facebook Gözat
Twitter Gözat

Herşeyin başı istikrar

Konu, 'Konu Dışı' kısmında Sahin tarafından paylaşıldı.

  1. Sahin

    Sahin Daimi Üye

    Kayıt:
    28 Mayıs 2002
    Mesajlar:
    8,943
    Beğenilen Mesajlar:
    0
    ŞİMDİ NE OLACAK?
    AB Komisyonu'nun 2002 Genişleme Stratejisi Raporu ve Türkiye İlerleme Raporu'nun açıklanmasının ardından, Türkiye-AB ilişkilerinde önemli bir tarih ve aşama geride kalıyor. Bundan sonra ise, tam üyelik müzakerelerinin başlayacağı tarihin belirlenmesinde ve Türkiye'nin diğer adaylardan farklı muamele görmemesinde ısrarlı olan Ankara, AB kanadındaki çelişkiyi gözler önüne sermenin mücadelesini Aralık'ta gerçekleşecek Kopenhag Zirvesi'ne kadar sürdürecek.

    "Teknik değerlendirme" raporlarında, Türkiye'nin tam üyelik müzakerelerinin başlangıcı konusuna hiç değinmeyen AB Komisyonu, buna karşılık, 2003 yılı başında, geliştirilmiş bir strateji belgesi sunacağını duyuruyor. AB'nin yürütme organı olan Komisyon, raporların açıklanmasından önce, Türkiye'nin Kopenhag zirvesinden beklentilerinin bilincinde olduğunu, ancak bu konuda "siyasi kararı" AB Konseyi'nde, devlet ve hükümet başkanlarının verebileceklerini ifade etmişti.

    Komisyon, raporlarda, Türkiye'ye tarih verilmesi veya verilmemesi konusunda görüş bildirmekten kaçınırken, AB Komisyonu'nun genişlemeden sorumlu üyesi Günter Verheugen'in, Avrupa Parlamentosu'nda yaptığı açıklamada, "Tarih konusunu tartışmanın yararlı olmayacağı" yönündeki ifadeleri, "olumsuz bir mesaj" olarak algılandı. Brüksel kulislerinde, AB Komisyonu'nun raporu, "Kopenhag'da Türkiye'nin önünü tıkayan" bir unsur olarak değerlendiriliyor, ancak "Kopenhag'a kadar vakit olduğu", "AB'nin, Türkiye ve ABD'nin baskısıyla tavır değiştirebildiğinin örneklerinin bulunduğu" ifade ediliyor.

    Bundan Sonra...
    Kopenhag'da, tam üyelik müzakerelerinin başlayacağı tarihin belirlenmesinde ve Türkiye'nin diğer adaylardan farklı muamele görmemesinde ısrarlı olan Ankara, AB kanadındaki çelişkiyi gözler önüne sermenin mücadelesini Aralık zirvesine kadar sürdürecek. Diğer adaylarla tam üyelik müzakerelerini başlatırken, siyasi kriterlerin tamamen yerine getirilmesini beklemeyen AB'nin, Türkiye'ye ayrımcı bir yaklaşımdan uzak durması uyarıları, tüm AB başkentlerinde, muhataplara iletilecek.Türk sivil toplum örgütlerinin ve siyasi yetkililerin AB ülkelerinde, çok yoğun bir trafik çerçevesinde, Türkiye'
    in görüş ve beklentilerini son ana kadar aktaracakları biliniyor.

    AB kanadının en büyük korkusunun, Kopenhag zirvesinin bir "Türkiye zirvesi" haline dönüşmesi olduğu da çok sık tekrarlanan bir unsur olarak göze çarpıyor. Helsinki zirvesi sırasında, AB Yüksek Temsilcisi Javier Solana'nın, son anda uçağa binerek Ankara'ya gitmek durumunda kaldığını hatırlatan AB'liler, siyasi kararın, -ne yönde olursa olsun- Kopenhag zirvesinden önce verilmesi ve Türkiye konusunda net bir tavır belirlenmesi ihtiyacından söz ediyor.

    Brüksel'de, 24-25 Ekim tarihlerinde yapılacak olan zirvede, genişleme konusunu ayrıntılı olarak ele alacak olan AB devlet ve hükümet başkanlarının, Türkiye konusuna ağırlık vermeleri ve kendi bünyelerinde uzlaşma aramaları olasılığı yüksek gözüküyor. Ancak, Türkiye'de, 3 Kasım'da yapılacak olan genel seçimlerin sonuçlarını değerlendirmeden hiçbir somut karar vermesi söz konusu olmayan AB Konseyi'nin, Brüksel zirvesinde de, "Bekle-gör" yaklaşımını sürdüreceğine kesin gözle bakılıyor.

    Brüksel'de, Türkiye karşıtlarının, "3 Kasım seçimlerinden istikrarsızlık çıkması" beklentisini yüksek sesle ifade ettikleri ve bunun "AB için çıkmazdan çıkış" anlamına geleceği görüşünü savundukları gözlemleniyor. AB Komisyonu kaynakları, "Kasım seçimlerinin sonuçlarının ilgi ve heyecanla beklendiğini" ifade ederlerken, "Ankara'da istikrarlı bir hükümetin her şeyi çok kısa sürede değiştirebileceği" fikrini de açıkça ifade ediyor.

    Akşam
     
  2. Bozo

    Bozo Daimi Üye

    Kayıt:
    21 Haziran 2002
    Mesajlar:
    526
    Beğenilen Mesajlar:
    1
    Meslek:
    web design
    Şehir:
    Mezapotomya
    hoş bir ayak oyunuyla yine ortada kaldık.şimdi ortada kalmak,yada ab den başka birşeyi görmemek yerine sağa sola bakalım. (hani bir general soylemisti ya)
     
  3. Sahin

    Sahin Daimi Üye

    Kayıt:
    28 Mayıs 2002
    Mesajlar:
    8,943
    Beğenilen Mesajlar:
    0
    Çok önemli gazete yorumları

    "APTALCA BİR KARAR"
    TAB Komisyonu'nun İlerleme Raporu'nda Türkiye'ye tam üyelik müzakerelerine başlama konusunda tarih vermemesi, dünya basınında geniş yankı buldu. The Independent, kararın dürüstlüğe aykırı ve dar görüşlü olduğunu belirtirken, The Daily Telegraph, Türkiye'nin 70 milyonluk Müslüman bir ülke olması nedeniyle AB'yi korkuttuğu yazdı. Türkiye'nin uğradığı hayal kırıklığının sorumlusunun ilk kez Yunanistan olmadığına dikkati çeken Yunan basını ise, daha çok Rum Kesimi üzerinde durdu.

    "APTALCA VE DAR GÖRÜŞLÜ BİR KARAR"
    İngiltere'nin saygın gazetelerinden The Independent, AB Komisyonu'nun açıkladığı ilerleme raporları konusunda, "Türkiye'yi sürecin dışında bırakmak dürüstlüğe aykırı, aptalca ve dar görüşlü bir karardır" ifadesine yer verdi. Raporun iki önemli eksiği bulunduğunu, bunlardan birinin "iyimserlik", diğerinin de "Türkiye" olduğunu vurgulayan Independent yazarı Adrian Hamilton, gerçeklere uygun bakış açısı geliştirememe ve Türkiye ile görüşmelere başlama tarihi vermemenin aynı problemin parçası olduğunu ifade etti.

    "TÜRKİYE HENÜZ HAZIR DEĞİL"
    Genişlemenin her bir AB vatandaşına 60 sterlin fazladan yük getirdiğini ve asıl karşı çıkılanın da bu olduğunu savunan Hamilton, "İşte Türkiye'ye görüşmelere başlama tarihi bile verilmemesinin ardında yatan gerçek bu" dedi. Görünen gerekçenin ise komisyon tarafından "Türkiye'nin henüz hazır olmadığı" şeklinde ortaya konulduğunun altını çizen yazar, "Kuşku yok ki, bu ülke henüz 'hoş bir demokrasiye' sahip değil, hala bazı kesimler üzerindeki baskılar sürüyor" iddiasında da bulundu.

    Ancak komisyonun sözünü ettiği, "hazır olup olmama durumunun" bunlarla ilgisi bulunmadığını ima eden yazar, asıl meselenin, aralarında, Türkiye ile tarihten gelen sorunları bulunan Yunanistan'ın, işçilerin akınına uğramaktan korkan ve Avrupa'yı Kuzey merkezli yapmak isteyen Almanya'nın ve benzerlerinin bulunduğu AB üyelerinin, Türkiye'yi asla üye olarak görmek istememeleri olduğunu yazdı.

    "DÜRÜSTLÜĞE AYKIRI..."
    Bu iki gerekçe ve tutumu da, "dürüstlüğe aykırı ve dar görüşlü" olarak niteleyen yazar, Türkiye'nin bazı insan hakları ihlali ve nüfus problemleri bulunduğunu ancak buna rağmen bugünkü haliyle Yunanistan ve Portekiz'in AB'ye katıldıkları noktanın çok ilerisinde durduğunu vurguladı. Adrian Hamilton, yazısında şunları kaydetti: "Ve Türkiye, bazı Avrupa Birliği üyesi ülkelerin tersine, sorumluluklarını büyük bir ciddiyetle yerine getirebilecek bir ülkedir. Üstelik Türkiye'nin bir aday ülke ya da üye olması halinde, Kıbrıs'taki sorunların çözümü konusundaki şans da çok daha fazla olacaktır. Hal böyleyken ve bu ülkedeki seçimlere az bir süre kalmışken, Türkiye'yi dışarda bırakmak, yapılabilecek en büyük aptallıktır."

    The Independent yazarı, "Ayrıca, Avrupa ile Müslüman dünyası arasında köprü oluşturacak ve Ortadoğu'da öncü rol oynayarak uzun vadede avantajlar sağlayacak bir ülkeye böyle davranmış olmak da aptalcadır" derken, AB liderlerini, Aralık ayında Kopenhag'da yapılacak zirvede Türkiye'ye tarih vererek, bozulan dengeleri onarmaya çağırdı.

    "70 MİLYON MÜSLÜMAN..."
    İngiliz The Daily Telegraph gazetesi ise, raporun Türkiye ile ilgili bölümünü hazırlayan komisyon üyelerinin yanıtını aradıkları asıl sorunun, birliğin 70 milyonluk Müslüman bir ülkeyi kucaklayıp kucaklayamayacağı sorusu olduğunu belirtti. Telegraph'da, "Türkiye Kulübe Henüz Katılamayacak" başlığıyla verilen yorumda, Türkiye'nin karmaşık yaşam tarzı ve kültürüyle zor bir sorun oluşturduğu öne sürüldü.

    Financial Times gazetesinin internet sayfasına konuk olan ve konuyla ilgili yorumlarda bulunan Observer yazarları da, Türkiye'nin durumunun ekonomik ve politik kriterleri karşılayamamasına bağlandığını belirterek, "Ama asıl sebep bu değil. Türkiye'nin Müslüman bir ülke olması ve 70 milyonluk dev nüfusu Avrupa Birliği'ni korkutuyor" dedi.

    The Guardian gazetesi ise, raporun Türkiye'de "şaşkınlık" yarattığını ve Türk hükümetince, yetersiz bilgiye dayanan bir rapor olarak nitelendiğini yazdı. The Times gazetesi de, konuyla ilgili haberinde, AB Komisyonu'nun raporunda Türkiye'ye müzakere tarihine yer vermemesinin ülkede büyük bir hayal kırıklığı yarattığını belirtti.

    "TÜRKİYE AVRUPALI DEĞİLDİR"
    AB'nin Brüksel'de açıklanan İlerleme Raporu, Alman basınında da geniş yer aldı. Die Welt gazetesi, Türkiye'nin İlerleme Raporu'ndan hayal kırıklığına uğradığını ancak raporda açıklanan sonuçlarla yetinmek istemediğini yazdı.

    Avrupa Parlamentosu'ndaki Alman Hıristiyan Birlik partileri (CDU/CSU) milletvekillerinin ortak bir bildiri yayımlayarak, Türkiye'nin AB'ye tam üyeliğine karşı çıktıkları da belirtilen haberde, birlik partilerinin parlamento grubu başkanı Hartmut Nassauer'in, "Türkiye, kendi anlayışından dolayı Avrupalı değildir" yolundaki sözlerine yer verildi.

    Gazetenin Evangelos Antonaros imzalı yorumunda da, Türkiye'deki tüm politikacıların İlerleme Raporu'ndan duydukları hayal kırıklığını dile getirdikleri, Türk basınının da Avrupalıları iki yüzlü davranmakla suçladığı belirtildi. Frankfurter Allgemeine Zeitung gazetesi ise, tarih verilmemesinin, özellikle Türk hükümeti tarafından eleştirildiğini ancak bazı Türk gazetelerindeki köşe yazarlarının bile, Türkiye'nin Kopenhag kriterlerini tam olarak yerine getirmediği görüşünde olduklarını yazdı.

    Frankfurter Rundschau gazetesinin haberinde de, İlerleme Raporu'na en büyük tepkinin Dışişleri Bakanı Şükrü Gürel'den geldiği belirtilerek, Gürel'in, Türkiye ile üyelik müzakerelerine başlanmaması durumunda, bunun Türkiye-Avrupa ilişkilerine büyük zarar vereceği uyarısında bulunduğu kaydedildi. Berliner Morgenpost gazetesi ise, "Türkiye, üyelik müzakerelerine başlanması için gerekli olan ekonomik ve siyasi şartları hala yerine getirebilmiş değil" yorumunu yaptı.

    "AVRUPA HERKESE YETERLİ DEĞİL"
    Rusya'nın önde gelen gazetelerinden Kommersant, Türkiye'ye tarih verilmemesinin nedeninin, söylendiği gibi Türkiye'nin siyasi yetersizlikleri değil, büyük ekonomik potansiyeli olduğunu yazdı.
    Kommersant'da yayınlanan, "Avrupa Herkese Yeterli Değil" başlıklı yazının Türkiye ile ilgili bölümünde, "Türkiye'ye, müzakerelerin başlangıç tarihi verilmedi. AB'nin resmi temsilcilerinin açıklamalarına göre bunun nedeni ekonomik değil, siyasi" denildi. Yazıda şu görüşler kaydedildi: "Ama bazı gözlemciler ise tam tersini söylüyor. Asıl sebep ekonomidir. Tam üyeliğe kabul edilecek 12 adaya göre Türkiye, ekonomik potansiyel açısından ön sırada ve AB içerisinde en az beşinci sırada yer alabilecek bir ülke. Türkiye ekonomisindeki gelişim temposu da hesaba alınırsa, İtalya ve Fransa ile aynı düzeye gelme perspektifine sahip. Tabii ki, AB liderleri, böyle güçlü bir rakibi istemiyorlar."

    "TARİHİ BİR ADIM"
    AB Komisyonu'nun Kıbrıs Rum Kesimi'ne ilişkin raporunu "tarihi bir adım" olarak nitelendiren Yunan basını da, Türkiye'nin ise hayal kırıklığına uğradığını yazdı. Raporun, Türkiye'de "kendisine haksızlık edildiği duygusu" yarattığı değerlendirmesinde bulunan gazeteler, Türkiye'nin bu aşamada "bekleme odasının" dışında kaldığı yorumunu yaptı.

    Atina'nın en büyük endişesinin, Kopenhag zirvesinin ertesi günü Kıbrıs'ın kesinlikle ikiye bölünmesi olduğunu vurgulayan gazeteler, BM Genel Sekreteri Kofi Annan'ın Atina'nın tezlerine uymayan bir çözüm planı sunabileceğine de dikkati çekti.Yunan basını, Atina'nın elinde de, AB'nin tüm genişleme sürecini bloke edebilecek veto kartı olduğunu kaydetti.

    Türkiye'nin AB ile ilişkilerinde uğradığı hayal kırıklığının sorumlusunun ilk kez Yunanistan olmadığına da dikkati çeken Yunan basını, gerek Rum Kesimi, gerekse Türkiye için asıl kararın AB'nin Kopenhag zirvesinde alınacağını da yazdı.
     
  4. ee++

    ee++ Daimi Üye

    Kayıt:
    25 Temmuz 2002
    Mesajlar:
    1,122
    Beğenilen Mesajlar:
    0
    Şehir:
    Ankara
    Yukarıdakilerin tamamını okuyamadım ama, su var ki tum kozlar Turkiye'nin elinde su an. Keske su secim havasi ve dandik hukumet olmasa idi de, su islerden yuzumuzun akiyla ciksaydik.

    Avrupa, bizim son donemde aldigimiz kararlar karsisinda sok oldu. (Idam, vs..)

    Bize tarih vermemekle baslarina koca bir Rest gelecegini gorduler su gunlerde, iliskiler tamamen kopabilir ki bunu kabul edemezler ne onlar ne dünya.

    ABD bu aralar bize muhtac (ozellikle Irak meselesinde), biz de ona tabi (aslinda olmazdik ya iste kurulu duzen gidiyor..). Bunun icinde her platformda bizi destekliyor ve AB'ye de baski yapiyor bizim icin.

    Kuzey Kibris'a tarih verilmesiyle is yaptik sandilar ama faka bastilar. NTVMSNBC'den Disisleri Bakaninin aciklamasini okuyun. Adamlarin Kibris'a tarih vermeye daha dogrusu Kibris'i bizden once AB'ye almak gibi bir sanslari yok uluslararasi anlasmalar geregi.

    Avrupa ve dunya basini genelde bizi destekliyor.

    Tum olumsuzluklara ragmen milli politikamiz iyi gidiyor.. :)
     
  5. Sahin

    Sahin Daimi Üye

    Kayıt:
    28 Mayıs 2002
    Mesajlar:
    8,943
    Beğenilen Mesajlar:
    0
    Şiddetle okumanı, okumanızı öneririm arkadaşlar. Dünya kamuoyunun AB'ye girişimize bakışı açısından önemli yazılar ve o kadarda uzun değil. Toplam 5-6 dakika sürer.
     
  6. Sahin

    Sahin Daimi Üye

    Kayıt:
    28 Mayıs 2002
    Mesajlar:
    8,943
    Beğenilen Mesajlar:
    0
    Konunun anlam ve önemini kısaca ifade eden bir karikatür.
     
  7. Go

    Go Aktif Üye

    Kayıt:
    16 Ağustos 2002
    Mesajlar:
    269
    Beğenilen Mesajlar:
    0
    başlık dikkatimi çekince bi okuyum dedim sonra giripte muhabbetin AB old.nu görünce bu konuyu kendi bünyemde hallettiğim için ve dön dolan aynnı muhabbet old.dan belki birazda çok yazılan konuşulan ama sonucun da seyride her zmaan belli olan bir konuya ekleyecek hiç birşeyim yok dedim çıkıyordum ki bozonun cümlesi dikkatimi çekti. sonra baktım uzun uzun gazete yazıları eğer şahin abi şiddetle okumamızı önermeseydi hiç de okuyasım yoktu ama şiddet deyince korktum kızma diye okudum :D

    ee abi o şöyle bu böyle demiş, bugün iyi yarın kötü demiş, aynı gazeteden biri bugün olsun diğeri olmasın demiş yada 3 gün sonra fikri değişmiş olsun demiş, o gün elini vicdanına koymuş gerçeği itiraf etmiş
    medya bu sürekli değişen kendiyle çelişen fırıldak bir alem..

    ben bu noktada dış yada iç medya ne konuşuyor pek dinlemiyorum artık.

    kendi idarecilerimize bakıyorum. bir lider bekliyorum ..gerçekten lider.. hani mazidede öyle kafalar vardı ya işte onun torununu! beni istemeyeni ben hiç istemem deyip çekeceksin resti bide korkutacaksın gözlerini 'siz bilirsiniz Türk İslam Birliği için sıvıyoruz ellerimizi' de, AB liğine alternatif geliyoruz de nasılsa zengin doğu .ne arasan fazlasıyla var..hem beyin desen beyin, yürek desen yürek tek eksik derleyip toplayacak bir lider ben deyim İlteriş kağan siz deyin Atatürk vs..


    ''Tum olumsuzluklara ragmen milli politikamiz iyi gidiyor.. ''





    :confused: :confused: :confused: :confused:
     
  8. ee++

    ee++ Daimi Üye

    Kayıt:
    25 Temmuz 2002
    Mesajlar:
    1,122
    Beğenilen Mesajlar:
    0
    Şehir:
    Ankara
    Son 10 yılda gelip gecen, nerederyse hic bir partinin, siyasetcinin politikalarını, çalışmalarını tasvip etmiyorum. Ancak genel olarak bu tür hassas konularda (Kıbrıs, Irak) sağı, solu yani herkes bir fikir etrafında birleşiyor. Ayakta durmaya mecali olmayan Başkanımız bu son donem konularında iyi çıkışlar yapıyor ve Kıbrıs-AB konusunda AB, Irak konusunda ABD geri cekilmek ya da temkinli davranmak zorunda kalıyor.

    'confused' olacak bir sey yok.. :)

    Sevgiler, Saygılar..
     
  9. Go

    Go Aktif Üye

    Kayıt:
    16 Ağustos 2002
    Mesajlar:
    269
    Beğenilen Mesajlar:
    0
    ben biraz daha farklı düşünüyorum sanırım. birileri geri çekiliyorsa bu bizim başarımız mı yoksa onların uzun vadeli planlarının bir parçası mı Allah bilir:rolleyes: bizim elimizdekilerin icraatları kafaları vs. ortada. seviye bbellii... neyse söylemek istemiyorum daha fazlasını :sus:
     
  10. Miroglu

    Miroglu Üye

    Kayıt:
    18 Ağustos 2002
    Mesajlar:
    78
    Beğenilen Mesajlar:
    0
    Meslek:
    öğretmen
    Şehir:
    Anywhere
    ''Tum olumsuzluklara ragmen milli politikamiz iyi gidiyor.. ''
    :confused: :confused: :confused: :confused: :confused:

    Tamam lider önemli ama günümüzdeki dünya konjotüründe ve bulunduğumuz ülkenin şartları içinde bu liderlerin daha olgunlaşmadan kirletilmesi veya ortadan kaldırılması büyük olasılıkken bireye önem vermeksizin geleceğin aydınlık olacağını düşünmek,biraz fazla iyimserlik hatta siz ona saflık diyebilirsiniz.Ama bunu derken kahramanlara ve liderlere bir milletin daima ihtiyaç duyacağı gerçeğini de unutmamak gerekir.Unutmayalım 700 yıl önce dünyaya kök salan kayı boyunun 400 çadırdan müteşekkil nüfusunun yalnızca 100 cengaver yiğidi vardı.Ama yalnızca cengaver değillerdi aynı zamanda bilge idiler.İşte bize şu anda böyle 100 kişi lazım...
     
  11. LoS.ToF

    LoS.ToF Daimi Üye

    Kayıt:
    11 Ağustos 2002
    Mesajlar:
    1,088
    Beğenilen Mesajlar:
    0
    Meslek:
    PHP Developer
    Şehir:
    Antalya
    Walla ben pek okumadım yazdıklarınızı sorry ama bence türkiye nin ab ye ihtiyacı yok isterse kendi bir güç olabilir (ABD) gibi...

    Burada bunu yapabilecek bir çok zeka var... Eğerki bi Türk alıp kernel programlıya bilyorsa 19 saniye idi sanırım window su aça biliyo sa :D