Duyuruyu Kapat
Facebook Gözat
Twitter Gözat

Geleceğin siyasi sistemi, ülke yönetimi nasıl olmalı. Ülkemize öneriler.

Konu, 'Konu Dışı' kısmında sedirAğacı tarafından paylaşıldı.

  1. sedirAğacı

    sedirAğacı Daimi Üye

    Kayıt:
    2 Mart 2016
    Mesajlar:
    897
    Beğenilen Mesajlar:
    237
    Meslek:
    Bilgisayar programcısı.
    Şehir:
    Aydın
    - Önce saray denen Ankara'daki yapıyı bi teknoloji üniversitesi haline getir, sora aşağıdaki maddeleri uygula.

    1- Vekil maaşlarını 3 asgari ücrete endeksle, hiçbir ek ödeme olmasın. Kimse, rahata ermek için, para için vekil olmaya gelmesin, hizmete gelsinler. Maaşını artırmak istiyorsa, asgari ücreti artırmak zorunda kalsın. KOLAY Paranın bol olduğu yere it kopuk doluşur ve diğerlerini kaçmak zorunda bırakır.

    2- Partilere devlet yardımı sıfırlansın. Her kurulan parti, illerde devletin onlara ücretsiz vereceği büroları kullansın. Kira elektrik sabit telefon kırtasiye giderlerini büroda olmak şartı ile devlet karşılasın. Partileri denetleyen, partilerden bağımsız merkez kurul olsun. Parti kurmak ve siyaset için para gerekmesin. Merkez kurula proje ve fikirlerini dosya halinde sunan her grubu, merkez kurul incelesin. Ve parti kurabilir kuramaz kararı versin. Projeleri verenin kim olduğunu merkez kurul bilmesin. Kurul onayını alan devletin ücretsiz parti bürolarını kullanma hakkı kazansın. Tüm televizyonlarda aylık yıllık konuşma hakkı olsun, projelerini anlatsın. Aktif bir partinin sunduğu projeyi, eğer ciddiye alınacak, büyük fark yaratacak özellikleri yoksa başka parti proje olarak sunamasın, böylece proje çalma olmaz.
    İki seçimde belli oranda oy alamayan parti kapatılsın, yerine yeni proje sunanlardan sıradaki gelsin. 2 seçimde belli oy alan, sürekli oyunu artıramıyorsa belli süre sonra partisi kapatılsın. Böylece aktif parti sayısı sınırlı kalsın. Oylarını artırmış ama belli sürede parti, ilk 3 partiden biri olamamışsa parti kapatılsın. İlk üç parti arasına giripte 2-3 kez seçim kaybeden parti, kapatılsın. Böylece partiler belli kesimlerin elinden alınmış olur. Partide popo öperek değil proje ile yükselirsin. Zenginliğe kavuşamayacağın içinde para için değil hizmet için orada olursun. Yeterli başarı gösteremezsen, yerini daha iyi projesi olana bırakırsın. Televizyonlara parti başkanları yada partiden sözcüler değil, devlet görevlileri çıkıp partinin projelerini anlatsın. Belki hiç insan görünmeden, proje tasarımları görünebilir. Böylece kalitesiz karaktere sahip olupta iyi hatip olup, insanları peşine haksız olarak takanlar elensin. Sadece akıllı projeler yarışmış olsun. Tüm bu kurallarla parti ağalığı sistemi, ve partiler aracılığı ile halkı sömürme sistemi son bulsun. Seçim kazanan parti, ekonomiyi belli süre içinde daha iyi hale getirmişse ve seçim vaadlerini süresi içinde yerine getirmişse, sonraki seçime girme şansı olsun. Merkez kurul sürekli denetlesin. Parti lideri olmasın, merkez kurul, parti kurulları ile muhatap olsun. Kişiye bağlılık değil, projelere bağlılık olsun, ağa maraba sistemi bitsin. Merkez kurul, hiç bir zaman parti elemanları ile muhatap olmasın, memur aracılar ile muhatap olmanın yöntemi gelsin. Böylece adam kayırma değil proje kayırma sistemi gelmiş olur. hangi parti, handi din yada kökene yada memlekete ait hiç bilinemesin. Sadece projeler bilinsin. Bu yöntemlerle, kişilerin önemi kalmasın, projelerin ve icraatların önü açılsın. Lider ihtiyacı hiiseden kalabalıklar, kişilere bağlanmasın. Devleti adil hale getirirsen, kalabalıkların lider ihtiyacı çok azalır.

    3- Meclisi diyarbakıra, genel kurmayı hakkari ye taşı. Taaki doğu kalkınana kadar. O zaman doğuyu kimse ayartamaz, açlık bitince terör biter. Bu zor bir karar ama bu kararı veren, gerçekte ülkeyi düşünüyordur, vermeyen kendini.

    4- Ordu eski bağımsızlığına kavuşsun, orduyu yargı denetlesin ama ordu yargının emrinde olsunki, siyasetçi arıza çıkarınca yargı siyasetçiyi denetleyebilsin ve ceza verebilecek gücü olsun. Normal bir dönemde cumhurbaşkanı, başbakan, bakan, vekil, bürokrat, belediye yöneticileri, suçu kesinleşmişse tutuklanabilmeli. Korkan kolluk kuvveti olmamalı. Sadece yargıdan korkulmalı. Ordu ihaleleride yargı tarafından detaylı denetlensin.

    5- Yargıyı siyasetten tamamen koparmalı. Savcı, ve hakimler hayat boyu siyasete atılamamalı. Bu beklentiyle güçlünün önünde eğilip bükülmemeliler.

    6- Polisi denetleyen merkez polis gelmeli.

    7- Mali denetmen sayısı çok artırılmalı. rekabeti engelleyen cezalar çok artmalı ve acıtmalı. mali denetçileri denetleyen denetçilerde gelmeli. Devlet denetim ve ceza kurullarında suç işleyenler vatana ihanetle yargılanmalı. vatana ihanette idam cezasıda olmalı.

    8- Eğitim herkese eşit olmalı. başbakanın çocuğu ile bulaşıkçı Ahmet abinin çocuğu üniversite bitene kadar aynı eğitimi almalı. Halkı soyma sistemi haline gelen dernek, vakıf sistemi kaldırılmalı yada değiştirilmeli.

    9- İlaç firmalarının doktorlarla ortak yasal soygunu bitmeli. İlaç firma yetkilileri doktorlarla muhatap olamamalı. İlaç firması, sağlık bakanlığına ilacını anlatmalı, bakanlık uygun görürse tüm doktorlara bu ilacı yazı olarak göndermeli. İlaç firması ile anlaşan özel yada devlet doktoru ağır cezalandırılmalı. sgk ile anlaşması olmayan hastaneler istediğini yapabilir.

    10- Aile hekimleri gibi her mahalleye aile avukatları gelmeli. 10 TL ye 10 dakka ayırmalı. Vatandaşın dava açması gerekirse bu avukatın yardımcılarının evrak yetkisi olmalı. Her avukatın, adliyelerde evrak işlerini takip eden yetkili yardımcıları olmalı. Duruşmalara ise avukatın kendisi girmeli. Yine işlemler vatandaşa cüzi olmalı, sadece maliyeti ödemeli. Aile Avukatları, aile hekimleri gibi sürümden kazanmalı. garibanın önündeki hak arama engeli kalkmış olur. Bu avukatlar sadece sokak ve mahalle ve tüketici sorunları ile ilgilenebilirler. Büyük şirketlere karşıda koruma sağlayabilmeli. Büyük şirketlerin üyelere toplu kazıklarında. Şirket Suçlu bulunmuşsa, zarara uğrayanlar tek tek mahkemeye gitmemeli. Toplu olarak şirket verdiği zararı, kimse mahkemeye gitmeden karşılamalı. Örneğin telefon şirketi, üyelerini bi şeye üye yapıp milyonlarca kişiden üçer beşer TL toplamaya başlamış ve haksız bulunmuşsa. Kimse mahkemeye gitmeden, şirket tüm üyelere paralarını faizi ile iade etmeli, ayrıca çok ağır emsal olacak tazminatı devlet hazinesine ödemeli.

    11- Özal dönemi ve sonrası tüm yolsuzlukların üzerine gidilip, bulaşanların ve ailelerinin mal varlıklarına el konup, halka geri kazandırılmalı.

    12- Grupların vekillere ulaşmaları engellenmeli. 100 kişi halksa, 10 kişi vekile ulaşabiliyorsa, 90 kişinin hakkı yenir. Güçlüler vekile ulaşamazsa, rüşvette ortadan kalkar. Vekil düşük maaşla halkın arasında yaşamak zorunda kalacağından, zaten halkın sorunlarına vakıf olacaktır. Bu konuda düşünülüp ek yöntem getirilebilir.

    13- Vekiller, doktor, avukat, şirket sahibi, gibi belli meslek ağırlıklı olmamalı. Ülkedeki güçlüleri değil güçsüzleri temsil edebilecek maaşlı gruplar ağırlıklı olmalı.
    Güçlüler avukat tutup kulis yapıp kendini savunacak güce sahip. Kanunlar güçsüzü savunacak şekilde yeniden düzenlenmeli. Medya patron ve temsilcileri vekillerle birebir görüşememeli.

    14- Vekillere yapılan suçlamalar gizli olmalı. Taaki, gerçekten suçlu olduğu, hiç şüphe götürmeyecek şekilde ispatlanana kadar. Vekil suçsuzsa ve suçu atan kişi belli çıkar gruplarına hizmet ediyorsa, çok çok ağır cezalandırılmalı.

    15- Futbol kulüpleri satılmalı. Borçları kesinlikle devlet tarafından karşılanmamalı. Futbolcu ve kulüp yöneticileri milyon dolarların içinde yüzerken, yaptıkları borç neden çalışanın sırtına yüklensin. Devlet demek, çalışanın verdiği vergi demek.

    16- En az 10 yıl vergi ödemiş insanların oy verme yetkisi olsun. Henüz vergi vermemiş, bu halka katkısı olmayan kişinin oy kullanarak, vergi verenlerin geleceğini belirleme hakkı olmasın. Hırsızlık ve yolsuzluğu meslek edinmiş olanlarda oy kullanamasın.

    17- Vekilliğe başvuru, en az 10 yıl vergi vermiş olma şartı aranmalı ve en az 40 yaş şartı aranmalı. Hayatı ve toplumları anlama yaşı NORMALDE 40 dan önce imkansız. 40 dan önce anlamış görünüyorsa. Toplumda doğru gibi görünenleri ezberlemiştir ve pazarlıyordur. Bu tür insan sayısı çok fazladır. Kraldan çok kralcı lafı bunlar için söylenmiştir. Ezberlediği şeylerin anlamını bilmiyordur, hali ile uygulamaya geçince sapıtma ihtimali yüksektir.

    18- Yargı, ve eğitim sistemini düzeltebilirsen. Tüm sistem yavaş yavaş düzelir. Yanlız ülkedeki yahudiler kontrol altına alınmalı. Ülkenin kaymağını 80 yıldır yiyorlar ama hem teknoloji üretmemeyi ithal etmeyi seçiyorlar, hemde kârlarını yurt dışına taşıyorlar. yahudilerin ve yahudilerin düzenli kullandığı ermeni ve rum azınlıkların, devlet organlarından, medyadan, eğitim sisteminden, finans sisteminden uzak durmaları sağlanmalı.

    19- Yabancıya toprak satışı durdurulmalı. Eşitlik ilkesi ile satılabilir belki. Bankalar ve eğitim sistemi tamamen yerli olmalı ve sahipleri yahudi, ermeni ve rum azınlıktan olmamalı. Ülkeyi, dıştan aldıkları yardımla içten çökertenler onlar.

    20- Gazeteler, televizyonlar, dergiler, radyolar gibi Medya kuruluşları tamamen yerli olmalı, yine üstteki 3 azınlık grubu medyadan atılmalı. Şirket sahibi medya patronu olamamalı. Medya Milli eğitime bağlanmalı ve aşırı denetlenmeli Medyanın gençler üzerinde en az okullar kadar etkisi var.

    21- Gençler televizyonlardan kolay yoldan para kazanmaya değil, çalışmaya özendirilmeli. Gençleri kolay para ve kolay cinselliğe götürecek izlenimi veren program ve yapımcıları ağır cezalandırılmalı.

    22- Sahiller kurtarılmalı. Oteller en az 50 metre geri çekilmeli. ve kendi tapulu arazisi hariç hiç bir yere şezlong yada sahibi olduğu benzeri bişey koyamamalı.

    23- Tüm devlet tatil, eğlence ve barınmaya yönelik taşınmazlar elden çıkarılmalı. Güvenlik amaçlı olanlar dahil. Ülke içinde güvenliğe ihtiyaç duyuyorsan, halkından korkuyorsan, bişeyleri yanlış yapıyorsundur. Bir arızan vardır.

    24. Tüm hazineye ait arazileri, ormanlar dahil halka eşit olarak dağıt. Mevcut sistemle, hükemetin kendisi yada yakın olanlar ufak ufak ülke arazilerini cebe indiriyor. Zilliyet yöntemi ile belediyelerde güçlü olanlar ve işi bilen köylülerde cebe indiriyor. Köylü cebe indirir eğer üzerinde başka taşınmaz yoksa, bu ülkeden hakkıdır o, ama asıl parsayı zenginler güçlüler topluyor.
    Kesinlikle tüm devlete ait araziler, halka adil bir şekilde paylaştırılmalı. Sonra orman ve baraj ve el değmemesi gereken yerleri işaretler, oraları versende bina izni yapılaşma izni vermezsin. Gelirini paylaştırırsın.
    Arazileri halka nasıl adil dağıtacaksın.?
    Önce tüm ülke hazine arazilerinin m2 değerlerini belirlersin. Sonra herkese TL üzerinden paylaştırısın. Mesela herkese 100bin TLlik arazi verirsin. Kimine şehir yanında 5 m2 düşer kimine dağlık olduğu için 1000m2, ama değerleri aynıdır.
    Bu yöntemle güçlülerin paylaşımını durdurursun. Uzun vadede fakirlerin hepsi satar, yine güçlünün elinde toplanır araziler ama em azından arazi sahibine hakkını vermiş ve kararı ona bırakmış olursun. Vicdanlar rahat olur. Fakirin çocuğunu yukarda eğitip, bilinçlendirme maddeside var. Yani fakire kalkınması için her türlü devlet olanağını sunuyorsun.

    25. Tüm tarım ve hayvancılık alanları birleştirilmeli. Birleştirilen alanların üzerine kooperatifler kurulup, tarla sahipleri, tarlaları oranında kooperatifin gelirinden almalı. Kooperatifleri profesyoneller yönetmeli, denetlemeyi ortaklar ve ortaklarla kooperatifi ayrıca denetlemeyi devlet yapmalı. Tüm kooperatiflerin profesyonel yöneticilerinin, yönetim kuralları ve maaşları devletçe belirlenmeliki, çenesi kuvvetli kooperatif yöneticileri, tapmaya meraklı köylüleri peşine takıp ağa haline gelmesin.

    EN önemlisi 2 numara, sonra 5 ve 4.
    Yargı ve siyasi hayat, birbirlerini doğuran kurumlar. Biri sakatsa diğeri düzgün olamaz.
    Bu ikisini başta düzeltirsen, diğerleri yavaş yavaş düzelir... Diğer maddeler, işi hızlandırmak için. 2, 5, 4 le oynanmamalı, diğerleri konusunda tartışma yapılabilir...

    Vekillerin TV lerde görünmemeleri çok önemli.
    İnsan, doğası gereği, TV de gördüğüne hemen tapmaya başlıyor. Taptığı kişiyede marabalık yapıyor. Bilinci ne kadar düşükse, o kadar çok tapmaya hevesli oluyor. hayatındaki tüm boşlukları lider ile dolduruyor.

    TV ye seri katil çıkarsan, hemen hayran grubu oluşuyor, hayranları hapishaneyi mektup yağmuruna tutuyor.
    TVlerde evlendirme programları, survivor gibi reality şovlar oluyor. Adamı bar kapısından getirmişler, çalışmaya alışmamış, günlük çalışmayı sevmeyen, çalışanı enayi gören, topluma yük, hayatı barlarda ucuz kadın kovalamakla geçmiş, kalan hayatındada aynını yapacak. bakıyosun internete yüzbinlerce hayranı onun için kavga ediyor. TV ye çıktınmı, tapmaya başlıyorlar.
     
    Son düzenleme: 15 Mayıs 2018
  2. dinlex

    dinlex Aktif Üye

    Kayıt:
    23 Aralık 2016
    Mesajlar:
    341
    Beğenilen Mesajlar:
    88
    Şehir:
    Hatay
    Üşenmedim okudum hepsini. Güzel yazmışsınız, %80-85 oranında hak veriyorum ama imkansız olanlar da var.
    örneğin "Vekilliğe başvuru, en az 10 yıl vergi vermiş olma şartı aranmalı ve en az 40 yaş şartı aranmalı. Hayatı ve toplumları anlama yaşı NORMALDE 40 dan önce imkansız." kısmı. Ben genç nüfusun da önde olması gerektiğini düşünüyorum. siz yazılımcı ve teknolojiden anlayan bir insan olabilirsiniz ama o seçilecek olanlar öyle değil. En azından 30 yaş üstü olabilir.

    "Vekil maaşlarını 3 asgari ücrete endeksle" kısmı keşke olsa ama kabul edilmesi için şimdiki milletvekillerinin bunu kabul ettiğine dair oy kullanması gerekir ki, daha bu kararın meclise sunulmasına dahi izin vermezler. Hatırlatırım, vekil maaşlarına zam yapıldığı zaman tüm partiler kol kola girip toplu poz vermişlerdi kameraya.

    "En az 10 yıl vergi ödemiş insanların oy verme yetkisi olsun." derseniz, bu oy kullanma yaşını 28 yapmaz mı? Hukuken 18 yaşında reşit olunuyor, bu yaştan sonra kendisi vergi verse 28 olur. 55 milyonluk seçmen sayısı yarı yarıya azalır. Ben de oy kullanmayan 25 yaşında biri olarak oy kullananmam ve bu yasak bana tatlı gelir, gizlice oy kullanmaya çalışırım :D
     
  3. sedirAğacı

    sedirAğacı Daimi Üye

    Kayıt:
    2 Mart 2016
    Mesajlar:
    897
    Beğenilen Mesajlar:
    237
    Meslek:
    Bilgisayar programcısı.
    Şehir:
    Aydın
    aman aman,
    yetişkinlere özel kırmızı topike kaçak çocuk girmiş... yakalayıp atın dışarı... koş koş kaçıyor...:eek:
     
  4. sedirAğacı

    sedirAğacı Daimi Üye

    Kayıt:
    2 Mart 2016
    Mesajlar:
    897
    Beğenilen Mesajlar:
    237
    Meslek:
    Bilgisayar programcısı.
    Şehir:
    Aydın
    Mevcut siyasiler, ülkeyi sömürgeleştirebilmek için yahudilerin 500 yıl önce başlattığı, 80 yıl önce ise birinci aşamayı tamamladıkları arızalı düzenin ürünü.
    Hepsi ürün. Tüm partiler.


    Yukardaki maddelerin zaten hiçbirini yapmak istemezler, onlara soran kim.?

    Onları vatana ihanetle yargılayıp hepsini kıtır kıtır keseceksin. Tüm mal varlıklarını halka iade edeceksin. Bunu vatandaşa sorsan istemez çünki vatandaşta aynı sistemin ürünü. hepsinin beyni 80 yılda yıkandı ve bu hale geldi. Çoğunluk yanlışla doğruyu ayıramaz halde. Bu cümlelerden, bi tek ben doğruları biliyormuşum gibi sonuç çıkıyor... Aynen.. süperman yaşıyor... hemde bu ülkede...

    Siyasiler, sadece onuncu maddeyi, mahalle avukatı maddesini uygulamak ister.
    Oda düzenlerini devam ettirebilmek için oy lazım. Mahalle avukatı sistemi getirecem derlerse, çok oy alırlar.

    Kazara üstteki maddeleri bi parti yetkilisi okusa ve onuncu maddeye gelebilecek kadar dayansa, mahalle avukatı kısmını kaparlar hemen. Seçimlerde "mahalle avukatı sistemi getireceeez." diye bağıranı duyabilirsin...
    "burdan apartmış" diyebiliriz...

    Benzeri tüketici mahkemesi sistemi var, ama çok yetersiz.
    Bi sefer gittim, kimse yoktu. Araştırdım, yetkilisi bi kadın ve kendisini çay bahçesinde buldum. Dedim, "85 yaşındayken annem bankadan 10 kredi istemiş vermişler ama 3 ünü elinden almışlar."
    Dedi "bankadan belge getir."
    dedim "bankaya 3 kez gittik belge alamadık."
    dedi " o zaman yürü ense traşına bakiim."

    Mahalle avukatı ise, direk not alacak, yardımcıları avukat adına bankadan bilgi isteyecek. Banka göndermek zorunda kalacak, banka haksızsa, avukat direk mahkemeye yardımcıları aracılığı ile dava açacak. Ben sadece 10 TL müracaat ve avukatın masraf maliyetini ödeyeceğim, eğer davayı kaybetmişse tabi. Kaybetmemişse tüm masraf ve avukat ücreti karşı tarafa yıkılacak.

    En önemlisi, mahalle avukatı gerçekten haklı ise dava açacak, kesin emin değilse açmayacak. Dava açarsa da vatandaştan sadece maliyet alacak. Devlet kendine para istemeyecek, zaten vatandaşın maaşının %60 ı her ay devlete direk yada dolaylı vergi olarak gidiyor, daha ne istiyorsun. Vatandaş kaybederse de karşı tarafın avukatlık masrafını ödeyecek ama bu ölçülü ve standart olmalı. vatandaşı dava açma konusunda korkutmamalı. Mesela asgari ücretin üçte biri ve karşı tarafın evrak masrafı gibi... Gereksiz dava açmama konusunu mahalle avukatı halledecek. mahalle avukatı açtığı davaların çoğunu kaybediyorsa, o zaman bu avukatı devlet denetleyecek ne oluyor diye. Ya avukat yetersizdir, gereksiz bi sürü kaybedeceği dava açıyodur. Yada akçeli bi durumu vardır. Devlet avukatı incelemeye alacak... mahalle avukatı sistemi avukat ve vatandaş tarafından suistimal edilmemiş olacak.

    Bu tabi örnek... tüm işler bu türden yürüyecek. vatandaş sadece 10 TL verip 10 dakka meramını anlatacak. Avukat seni dinledikten sonra eğer gerek görürse işlemleri yardımcılarına başlatacak.
    İşin 10 dakkadan uzunsa her 10 dakkaya 10 TL ödeyeceksin. tabi bu detaylandırılmalı, dava açılacaksa, evrak ve yol parasıda peşin alınabilir gibi hesap kitap yapılmalı.
    Avukatın bürosu ve yardımcıları ile beraber ay sonuna kadar masraf ve gelir hesabı ayrıntılı yapılmalı, cebine girecek ortalama paraya göre şekillendirilmeli.
    Yardımcıları avukat olmayacak. Sadece evrak takibi yapan, evrak işlerini içerde dışarda halleden gençler olacaklar, hali ile maliyetleri yüksek olmayacak. Belki 1 kişi yeterli. Aile hekimlerindede bi sürü hemşire yokmu.? Var.

    Aile hekimleri nasıl uzmanlık isteyen işlere bakmıyorlarsa, bu avukatlarda bakmayacak. Mahalle, sokak, ev, apartman anlaşmazlıkları ile, tüketici hakları anlaşmazlıkları gibi, küçük ama sayıca çok işlere bakacaklar. Bu kapsam detaylandırılabilir.
     
    Son düzenleme: 15 Mayıs 2018
  5. dinlex

    dinlex Aktif Üye

    Kayıt:
    23 Aralık 2016
    Mesajlar:
    341
    Beğenilen Mesajlar:
    88
    Şehir:
    Hatay
    Tamam ya bişey yazmıyorum okumuyorum da bu konuyu o zaman. Be çocuk parkında oynamaya gidiyorum. :p