Duyuruyu Kapat
Facebook Gözat
Twitter Gözat

Dünya nereye gidiyor?

Konu, 'Konu Dışı' kısmında sedirAğacı tarafından paylaşıldı.

  1. sedirAğacı

    sedirAğacı Daimi Üye

    Kayıt:
    2 Mart 2016
    Mesajlar:
    906
    Beğenilen Mesajlar:
    237
    Meslek:
    Bilgisayar programcısı.
    Şehir:
    Aydın
    Arada benim bankayı yazıyorum, kendi üzerimden milleti nasıl soyduklarını anlatmaya çalışıyorum.

    Geçen yıl için, devlet enflasyonu kaç açıkladı. %12
    bankalar geçen yıl kârlarını ne kadar artırdı. %30.9

    enflasyonun üzerinde %21 fazladan gelir elde etmişler. Türkiyenin en çok kazanan kuruluşları bunlar. Direk üretim yapan kuruluşlarda değil.

    Peki doyuyorlarmı. Hayır.
    bankaların farklı isimlendirdikleri bir hesapları var. benim banka TEB marifetli hesap diyor.

    Büyük paran yoksa ve arada paraya ihtiyacın oluyorsa, arada sırada biriktirdiğin parayı çekmek istersen uzun vadeli faize yatırmıyorsun, günlük faiz hesaplayan marifetli hesaba yatırıyorsun. Her gün ister para ekle ister al.

    Hesapladım en son %6.6 yıllık faiz veriyordu marifetli hesaptaki parana. İnternetten 3 ay 1 yıl gibi bir vadeye yatırırsan %8 veriyordu. Yani pek fark yoktu.

    Bu aç gözlü haramzadeler bir kural çıkardılar geçen aralıkta. Marifetli hesapta paran varsa, vadesizde sürekli 2.500 TL tutmak zorundasın.

    %6.6 düşük faiz verdiği yetmiyor, her yerindeki tüyleri yolmak istiyor. kan emen sülük gibi. kesip atmazsan senin kanını emip bitirip seni öldürene kadar durmaz. Sen ölünce oda ölecek ama hayvan olduğundan farkında değil.

    Senden %6.6 ile aldığı parayı %22 kredi ile satıyor. taş atıp kolu yorulmuyor. Kredi kartına faiz yaptırdıysan daha yüksek.

    Kafamız hesaba bastığından hemen gittim marifetli hesabı kapadım ve internetten FON aldım. Yine aynı banka ama bu sefer FON.

    3 ay geçti aradan, baktım marifetli hesaptan kazanacağım paranın 2 katını kazanmışım. Büyük para değil ama miktarı önemli değil. Ülke nasıl sömürgecilerin eli altında bunu anlatmaya çalışıyorum. Tüm bankalarda faizler kurallar yöntemler aynı. Hangisine gitsen aynı oranda soyulursun.

    Peki ben eğitimli olduğum için ve para piyasalarından az çok anladığım için kendimi azda olsa koruyabiliyorum. Peki ya ülkede herkes kendini koruyabiliyormu.?

    Koruyan kesim en fazla %40 dır. Onlarda ülkeyi soyanlar, vergi kaçıranlar, devlet ihalesi alanlar, devlet ürünlerini kaçak kullananlar, devlete ve banka gibi haramcı kuruluşlara verdiğinden daha fazlasını almayı becerebilenler filan. Onlarda diğer haramcılar aslında.

    Peki ben FON a yatırıp yıllık %6.6 yerine %12 gelir elde ettimde kurtuldummu.

    tabiki hayır.

    Benim enflasyonum her yıl en az %20.
    Maaşıma geçen yıl %11 zam yapıldı, bankadaki azcık param %6.6 arttı, bu sene %12 artacak ama bu seneki enflasyonum en az %25 olacak.

    Ekstra gelir elde etmezsem her sene fakirleşmeye devam edeceğim. Yetmiyor fakirleştiğin için daha ucuz ürünler almaya başlıyorsun, daha ucuz ürünler katkı maddeli GDO lu kanserojen ürünler.

    Hasta oluyorsun. hastaneye git, ilaç katkı payına bir kaç ay önce %40 zam yaptılar. 20 sene önce bedavaydı. Şimdi suriyeli 3milyon kişiye bedava sana kazık fiyata. milletvekilinede bedava hemde yurtdışı özel hastaneler dahil. Adam organına çubuk taktırsa parası senden çıkıyor ama sen hasta olup sürünsen katkı payı ödüyorsun.

    Soyanlar zenginleşecek, soyulan %60 fakirleşecek...

    yahudilerin kurduğu dünya düzeni böyle.
     
    Son düzenleme: 29 Mart 2018
  2. sedirAğacı

    sedirAğacı Daimi Üye

    Kayıt:
    2 Mart 2016
    Mesajlar:
    906
    Beğenilen Mesajlar:
    237
    Meslek:
    Bilgisayar programcısı.
    Şehir:
    Aydın
    Okuyunca insan çok üzülüyor arkadaş ya.!!!!

    mecliste yine milletvekilleri ve generallere kıyak yasa çıkarmışlar... biraz daha halkın kanını emecek kanunlara imza atmışlar. zaten padişahlar gibi tüm vekiller, dahada yetmiyor. Halkın vergilerini artır, o vergilerle kendine ekstra kıyaklar çıkar.

    akp, chp, mhp, meclisteki partilerden üçü ortak imza koymuş.

    imza koymayan tek bir parti var, oda hdp. bu yaptığınız suçtur demişler.

    maalesef terör örgütü pkk nın siyasi ayağı hdp.

    bizim tek savunucumuz, katil, uyuşturucu kaçakçısı, çocuk kaçırıcısı, abd uşağı bir terör örgütü....

    ülke ne halde...

    paranın ve cinselliğin kolay kazanıldığı, bol olduğu yere yaramaz insanlar doluşur. temiz dürüst çalışkan insanlar bir müddet sonra oradan kaçarlar...

    işin kötü yanı bunlar iyi yıllarımız. ufukta umutda yok.
     
  3. sedirAğacı

    sedirAğacı Daimi Üye

    Kayıt:
    2 Mart 2016
    Mesajlar:
    906
    Beğenilen Mesajlar:
    237
    Meslek:
    Bilgisayar programcısı.
    Şehir:
    Aydın
    2004 yılında grafitten kullanılarak grafen denen yeni bir madde labaratuvarda üretildi... evet dünya bunlarla uğraşıyor.
    "Grafen, 2004 senesinde grafiti tek bir atom katmanına kadar sıyırarak keşfedilmiş “mucize“ materyaldir. O zamandan beri bilim insanları yenilenebilir enerjiden gece görüş lenslerine kadar birden çok kullanım alanı önerdi."

    Şimdi ise 2 atom kalınlığında yine grafitten başka bir madde üretildi. İsmini diamen koydular.

    Bu maddenin ilginç yanı, esnek olmasına rağmen basınç uygulanınca elmas dan bile sert bir madde halini alıyor.

    Çok ince ve hafif, ilk kullanım alanı tabiki kurşun geçirmez yelekler olacakmış.
     
  4. sedirAğacı

    sedirAğacı Daimi Üye

    Kayıt:
    2 Mart 2016
    Mesajlar:
    906
    Beğenilen Mesajlar:
    237
    Meslek:
    Bilgisayar programcısı.
    Şehir:
    Aydın
    GetContact isimli Türk uygulamasını anında yasakladılar.

    Tüm dünyaya hızla yayılan bir Türk uygulamasıydı, on milyonlarca üye sayısına ulaşmıştı. Bu hızla giderse, Türkiyenin, dünyadaki yazılım devlerinden biri olacaktı. İzin vermediler.

    Kim vermedi.? Bizim devlet.

    Olaya iyi ve kötü yönünden bakabiliriz.

    Kötü yanı. Yükleyen kişilerin telefonundaki bilgiler bu uygulamaya açık hale geliyor. İlk yaptığı iş, telefon rehberinizi alıp, kendi sunucusuna taşımak.
    Bunu yüzlerca avrupa uygulamasıda yapıyor. Yapması doğru değil tabiki ama sadece Türk şirketi engellendi.

    İyi tarafı ise, Türkiyenin bir dünya devi yazılım firması olabilirdi. Şimdi başka ülke firması aynı fikre sahip uygulamayı kullanıp parayı onlar kazanacak. Mesela faceBook, başka isim altında benzer uygulamayı kendi yazılımına ekleyecek.

    Doğru olan neydi.
    Birincisi eğer kişisel bilgileri satıyorsa, ağır bir ceza verirdin. İkincisi yükleyen kişilere zarar vermeyecek çalışma yöntemi bul derdin, bu şekilde çalışamazsın. Yada daha güzel yollar bulunabilirdi.

    Ama bizim devlet hemen akıl istemeyen kolay yolu seçer. "yasak."

    ama turkcell, vodafon, ttelekom bizim bilgileri yıllardır satıyor.? onlara neden yasak değil.
     
  5. sedirAğacı

    sedirAğacı Daimi Üye

    Kayıt:
    2 Mart 2016
    Mesajlar:
    906
    Beğenilen Mesajlar:
    237
    Meslek:
    Bilgisayar programcısı.
    Şehir:
    Aydın
    Kanadada her yıl 4 bin kişi intihar ederek ölüyormuş.
    İntihar, İsveç gibi kuzey ülkelerindede yaygın.

    Kanada ve kuzey ülkeleri zengin, refah ülkeler, onların yoksulu bizim orta sınıfımız gibidir.
    Bizim orta sınıfın yediği aylık balık ve et tüketiminden daha fazla yerler, daha fazla arabaları vardır, daha sağlıklı yaşarlar, aç kalma dertleri yoktur çünki, işsize ölene kadar devlet bakar. Yaşılılara devlet bakar.

    Peki Neden intihar ediyorlar.?

    Ancak tahmin edebilirim.
    Gençlerin kişisel hedefleri kalmıyor. Geleceğe dair hedefin yoksa, içgüdüsel hayvani isteklerinde kolayca karşılanıyorsa, yaşama isteğin kalmıyor, hayattan sıkılmaya başlıyorsun. Karşı cinse kolay ulaşıyorsun, her beğendiğinle yatıp kalkıyorsun. Aç kalmıyorsun işsizsen devlet bakıyor.
    Genç yaşta hedefleri kalmıyor. hayatı renklendirmek için uyuşturucu alkol... derken intihar..
     
  6. sedirAğacı

    sedirAğacı Daimi Üye

    Kayıt:
    2 Mart 2016
    Mesajlar:
    906
    Beğenilen Mesajlar:
    237
    Meslek:
    Bilgisayar programcısı.
    Şehir:
    Aydın
    Az önce sri lanka'dan arandım. :D Sanırım afrikada bir ülke.
    Genelde bulgaristandan aranırdım.

    Alan kodu +144 le başlayan aramayı gördüm, bilmediğim alan kodu olduğu için ABD deki yeğenim olabilir diye açmak istedim ama hemen kapandı.
    işkilli bir vatandaş olduğumdan, geri aramak yerine internette 144 alan kodunu araştırdım. sri lanka nınmış.

    Ya yanlış aradılar dicem ama bi kaç kez çaldırıp kapatma, dolandırıcıların kullandığı yöntem. Bi ara Bulgaristandan sürekli çaldırıp kapatıyorlardı.

    Peki nasıl dolandırıyorlar.?

    Ben geri arayıp konuşsaydım, konuştuğum süre kadar çok yüksek tarifeden benim telefon faturama ek gelecekti. Ay sonu telefon faturam en az bi kaç yüz TL fazla gelecekti. Çok konuşursam belki binlerce TL.

    Aynısını bu ülke içindekilerde yapıyorlar. 08 le başlayan ücretli hatları kullanıyorlar. Geri arayıp konuşursan, olayı anlayana kadar yüksek ücretten sayaç çalışıyor. Karşı taraf mutlaka konuşmayı bi şekilde uzatmaya çalışacaktır, yada santral seni bekletecektir.

    Bilmediğiniz numaradan aranmışsanız, ve çaldırıp kapamışsa, geri aramadan önce internette araştırın derim ben. Hatta geri aramayın.

    Peki benim telefonu nasıl buldular.? İnternette hiç bir yerde yok.? Belki deneme yanılma belki bizim telNoları mail adresleri satan turkcell, vodafone, ttelekom gibi firmalar yüzünden. Firmalara bireylere numaraları satarsan eni sonu dolandırıcıların eline geçer.
     
  7. sedirAğacı

    sedirAğacı Daimi Üye

    Kayıt:
    2 Mart 2016
    Mesajlar:
    906
    Beğenilen Mesajlar:
    237
    Meslek:
    Bilgisayar programcısı.
    Şehir:
    Aydın
    Her gün 10 kupa kahve içiyorum, yinede işe konsantre olamıyorum. Kaytarmak için her fırsatı kullanıyorum.
    Bu kadar kaytarmasam site çoktan bitmişti.

    4 ay önce openCV kitabı aldım, kapağını açmadım,

    2 hafta önce GEN isimli kalın bir kitap aldım daha kapağını açmadım,

    dün yapay zeka kitabı sipariş ettim, en az bi 6 ay kapağını açmayacağım kesin gibi. yazarı Ethem Alpaydın. Sanırım kod örneği yok sadece kavramlar üzerinden gitmiş. Zaten kod örneği koysa bilmediğim bir dilde koyacak, ya phyton ya R ya matlab olacak, yada "knime" gibi daha önce hiç duymadığım bir dil olacak.

    birde yapay zeka ile bir digital kitap indirdim ama ingilizce. Onun üç beş cümlesini okudum bak. Parayla satılan kitabı bedava indirebilmem ilginç oldu. Belki eski teknolojiyi anlatıyordur.

    phyton epey hızlı yayılıyor gibi görünüyor. Ayrıca R ve matlab ı da çok duyar oldum. bu knime ve matlab dilmidir programmıdır editormüdür yapımıdır onuda bilmiyorum. yüzlerce dil var belki binlerce.
     
  8. sedirAğacı

    sedirAğacı Daimi Üye

    Kayıt:
    2 Mart 2016
    Mesajlar:
    906
    Beğenilen Mesajlar:
    237
    Meslek:
    Bilgisayar programcısı.
    Şehir:
    Aydın
    Evet bugünde kaytardım. yapay zekaya kaptırdım, biraz tarihini okurken ordan oraya atladık derken şu an türev integral stokastik lerin anlamını okuyorum.
    Lisede ezberlettiler, matematikten soğuttular. Zaten ezberlediğim herşeyide unuttum, şimdi anlayarak öğrenmeye çalışmalı. Yada hiç olaya girmemeli.

    Bizde maalesef ezberci eğitim var ve dahada kötüye doğru gidiyor. Şu konu neyi anlatıyor diye sormuyorlarda, onuncu sayfanın üçüncü paragrafının ikinci satırında ne yazıyor diye soruyorlar.
    Sebep anlam sonuç yerine, orda ne var diye soruyorlar. Hafızası dandik biri olarak okul hayatım kabustan farksızdı. Sonrasıda farklı değil ya.!!!
     
  9. sedirAğacı

    sedirAğacı Daimi Üye

    Kayıt:
    2 Mart 2016
    Mesajlar:
    906
    Beğenilen Mesajlar:
    237
    Meslek:
    Bilgisayar programcısı.
    Şehir:
    Aydın
    Dün akşam, daha önce hiç planlarım arasında olmadığı halde, Visual Studio 2017 Community yi kurdum.
    Bireysel kullanıcılara ücretsiz dev bir paket.

    Yüklediğim Paketin tamamı 10.23 GB. Aslında yüklemeden önce 47 GB gösteriyordu, 10 GB de iş bitti deyince şaşırdım.

    Bende kablolu ADSL bağlı ve ortalama 200KB/sn hızında yüklediğini gösteriyordu. Dün akşam başlattım, bu sabah 10:30 da yükleme bitti. sanırım 15 saat kadar sürdü ama başlattığım saati hatırlamıyorum daha fazlada olabilir.

    Tabi seçimler var, seçtiğin şeye göre bu GB artıp azalabiliyor. Ben hem web, hem android, hem masaüstü, c++, phyton, nodejs,xamarin filan seçtim ama blend gibi hacmi büyük paketleride kendisi ekledi ben kaldıramadım.

    Dün projeme hiç bakamamıştım sürekli yapay zekânın geçmişi ve bugününü araştırdım durdum.

    Baktım, bu konuda en son üretilen algoritmaların dili, benim geçmişte yoğun kullandığım dillerde değil, benim bilgisayarımdada yok.
    Ağırlıklı olarak Phyton kullanılmış, birazda C++.

    Bende VS 2015 yüklü ama sadece web projeleri için. C# ve VB kullanabiliyorsun.

    Hali ile yükleme zorunluluğu hissettim. Henüz yarım olan projemide sorun çıkarmadan açtı. Engel çıkmazsa 2017 comunity ile devam edeceğim.

    Yanlız Türkçe yüklemiş, ben 30 yıldır bu tür IDE leri hep ingilizce kullanmıştım, o sebeple sudan çıkmış balığa döndüm.
    Bugün ingilizceye çevirmenin yolunu bulayım, umarım çevirebilirim.

    Sonra tek tek karşılaşacağım yenilikleri yazarım.
     
    Son düzenleme: 3 Nisan 2018
    dinlex bunu beğendi.
  10. porchucka

    porchucka Üye

    Kayıt:
    24 Mayıs 2005
    Mesajlar:
    114
    Beğenilen Mesajlar:
    8
    Meslek:
    Öğrencilik
    Şehir:
    mersin
    kısacası bilgisayarlar hem hayatımızı kolaylaştırdı hemde maf etti.. saat kaç oldu halen başındayım. ve birazdan ezan okunacak.
     
    sedirAğacı bunu beğendi.
  11. sedirAğacı

    sedirAğacı Daimi Üye

    Kayıt:
    2 Mart 2016
    Mesajlar:
    906
    Beğenilen Mesajlar:
    237
    Meslek:
    Bilgisayar programcısı.
    Şehir:
    Aydın
    2 gündür visual studio 2017 community kullanıyorum.
    Daha önce kullandığım VS 2015 for web den ufak tefek farkları var. 2 gündür fark ettiklerimi yazayım.

    ASP.NET projesi Üst menüsünde,
    ek seçenekler gelmiş, R ve Phyton dili ile ilgili.
    Analiz, test, R araçları, başlıkları ve menüleri eklenmiş.
    Yeni proje seçeneğine ekler gelmiş.
    Visual C# altına IOS, Android, cloud, cross platform seçenekleri koymuşlar, birde windows evrensel var, önceden varmıydı hatırlamıyorum.
    VB altında eski seçeneklere ek sadece Cloud var.
    Visual C++ var
    Visual F# sanırım öncedende vardı
    R
    Azure data lake,
    Javascript projesi başlatabiliyorsun , altında nodeJS, mobile app(Apache cordova), windows evrensel seçenekleri var.
    Phyton, altında machine learning ve web seçenekleri var,
    TypeScript
    System Analytic diye bişey var azure ile ilgili olmalı,
    Birde SQL serve seçeneği var, önceden varmıydı hatırlamıyorum.
    Süslü Parantez açma ve kapama arasına aşağı doğru düz kesikli çizgi koymuşlar.
    Kapama gördüğünde, o parantez nerede açılmış gözle takip edebiliyorsun. Tüm kapanmış parantezlerin açılışlarına çizgi var. Bu çok iyi olmuş.
    Çözüm gezginine 3-4 yeni ikon konmuş. Filtreler var. Birden fazla çözüm gezgini açabiliyorsun.
    Her menüde cloud-azure- R-phyton,team, gibi araçlara ait ek seçenekler var.
    Görünüm menüsünde stilleri yönet seçeneğindeki bug düzeltilmiş. css sayfandaki stil tanımlarını göstermesi için her seferinde kaydetmen gerekiyordu.
    Ayrıca class ismi üzerinde git deyince class tanımına gidiyor. Bu class tanımı hangi dosyadaydı diye araman gerekmiyor. 2015 in son sürümünede koymuşlardı, görmeyene hatırlatayım dedim, öncekilerde yok.
    Önceki sürümde ismine her tıkladığın sayfa direk açılıyordu, şimdi çift tıklayınca açılıyor bu iyi olmuş. Ön izleme diye ayrı seçenek koymuşlar.
    Bu sayfadan çağırdığın, başka sayfada yer alan fonksiyon ismi üzerinde sağ menüye ön izleme seçeneği koymuşlar. Fonksiyonun olduğu class dosyasına geçmeden, tanımdaki tüm parametreleri kutu içinde açıyor ve değiştirebiliyorsun.
    Önceden sadece görüntülüyordu.
    daha öncedende varmıydı bilmiyorum ama artık fonksiyon ve class isimleri büyük harfle baişamalıdır diye uyarı veriyor.
    javascript dosyalar için == yerine === kullanmalısın diye yüzlerce uyarı veriyordu, o uyarılar artık yok.
    Debug ile çalıştırmak istediğinde google chrome ile artık çalışmıyor, debugsız çalışıyor. Debug başlatacaksan ms edge veya ms explorer kullanmak gerekiyor.
    Belki ek bişeyle chrome dada çalışır, şu an için bilmiyorum. Visual Studio yu ücretsiz kullanıyorsan, ms ürünlerini kullanmak zorundasın gibi bi mecburiyetde getirmiş olabilir. Hakkıdır tabi.
    Debug ile çalıştırdığında, ilave birsürü gözlem penceresi eklenmiş. Otomatikler, yereller, yürütme penceresi gibi istersen görebileceğin 9 pencere var.
    Debugda iken, Site çalıştığında arka planda interaktif olarak sürekli cpu ve bellek kullanımını vb bilgileri gösteriyor.
    ne kadar faydası var, bunu ilerleyen zamanlarda anlayacağım.
     
  12. sedirAğacı

    sedirAğacı Daimi Üye

    Kayıt:
    2 Mart 2016
    Mesajlar:
    906
    Beğenilen Mesajlar:
    237
    Meslek:
    Bilgisayar programcısı.
    Şehir:
    Aydın
    Paranoyaklaştım herhalde.

    Türk Telekomla ilgili olayı geçen hafta yazmıştım. 0312 numaradan arayıp biz TTelekom müşteri hizmetleriyiz diyen çağrı merkezi görünümlü dolandırıcıları. 2 yıldır yapıyorlarmış bu işi.

    Hem aydın emniyetine hem TTelekoma mail atmıştım. emniyet, önce sizi dolandırsınlar sonra demişti.

    Ttelekomada müşteri bilgilerinizi dolandırıcılara veren içerden biri olmalı demiştim, onlarda "olayı inceledik bişey bulamadık" demişti. Yani kimse ben hırsızım dememiş olmalı.

    3 gün önce internet hattım gitti, adsl modemin, direkle bağlantı ışığı söndü. Arıza kayıt merkezlerini arayıp arıza kaydı bıraktım.
    Epey sonra çağrı merkezinden aradılar. Sizin hesabınızda 2 telefon numarası var, önce diğerini aradık başkası çıktı dediler. ????

    Al bir ip ucu daha. 81 le biten ve benim olmayan, benim telefon listemde bile olmayan bir numara.??? Dolandırıcıların olabilir dedim, hali ile kız anlamadı. Biraz anlatmaya çalıştım, sonra çağrı merkezindeki kıza anlatmaya çalışmanın anlamsızlığını düşünüp vaz geçtim.

    Bugün mail atayım, çift telefon olması ip ucu diye. İlk aranacak numara diğer numara. Eğer bu numara pek çok müşteride kayıtlı ise %100 dolandırıcılardır.

    Birde teknik servisle ilgili bir olay oldu.

    Benim modemin bağlantı sorununu gidermek için, bir müddet sonra teknik servis aradı. Aradıkları anda modemin bağlantı ışığı yandı. Demekki mahalledeki merkez hub kutusundan hallettiler, dedim "bağlandı" oda dediki "görüyorum zaten" yani mahalledeki yada ana merkezdeki benim kablonun başında, led ışığı gördü.

    Sağol dedim kapadım. Servis eve bile gelmedi hatta sokağıma bile girmesi gerekmedi. Ama yarım saat sonra Ttelekomdan mesaj geldi. "teknik arıza düzeldi, evinizdeki kablolamayı gözden geçirmelisiniz." diye...

    "Haydaaaaaaa" dedim. iyi demişmiyim. Şimdi evdeki kablolamada nerden çıktı. Teknik servis sokağıma bile girmedi, merkez kutudan halletti.
    Ne demek ev.?

    Anlaşılan teknik servis böyle bir açıklama göndermiş merkeze.

    Peki teknik servis neden böyle YALAN bir açıklama gönderir.???? Benmi paranoyağım, yoksa bi sahtekarlık davası dahamı.???
    Teknik servis arıza başına mı para alıyor yoksa.? Şimdi sizin aklınıza ne geldi.???

    3 ay önce bağlanmış hat, acayip sağlam kablolarla eve kadar çekilmiş düzen. 3 ay içinde arıza gösteriyor, merkez kutudan fişi takıp düzeltiyorlar ve ev kablolamasını suçlu gösteriyorlar.???

    Her neyse... mail atayımmı "ne demek ev kablolaması diye" bilmiyorum. hayat boyu eğriliklerle uğraştım ve bana baş ağrısından bişey kazandırmadı.

    20 yıl önce hapishanelerde 56 bin kişi varmış, bu yıl 250 bini geçmiş... Sayı 20 yılda 10 katına çıkmış ama her yer hala dolandırıcı dolu... Dışardaki sayıda katlamış. Bakan yeni hapishaneler yapıyoruz diye övünüyor... halkın 20 milyonunu devlete muhtaç hale getirmişler, başka milyonlar dolandırıcılığa soyunmuş, adam hapishane yapıyoruz diye seviniyor...
     
  13. sedirAğacı

    sedirAğacı Daimi Üye

    Kayıt:
    2 Mart 2016
    Mesajlar:
    906
    Beğenilen Mesajlar:
    237
    Meslek:
    Bilgisayar programcısı.
    Şehir:
    Aydın
    Kötü bilgiden sonra birde yapay zekâ ile ilgili konu yazayımda kafa dağılsın.

    Yapay zekâ kitabı sipariş ettiğimi yazmıştım. 3 gün önce modem gidince o gün bu kitabın ilk 10 sayfa kadarını okudum.

    Normalde ilk sayfalar beni çekmezse, kitabı bi kenara atarım ama bu kitap beni çekti. Tuğla gibi ağır, kalın bi kitap. Üstelik küçük karakterlerle yazılmış. Kod şimdilik görmedim, tonla açıklama ve çok azda ağır matematiksel formüller.

    10 sayfa okuyunca biraz şaşırdım, uzay mekiği bekliyordum merkep çıktı.

    İzah edeyim.

    Bir hafta kadar önce kendi yazdığım basit yapay zekâ dan bahsetmiştim, hatırlatayım.

    28 yıl kadar önce, cobol dos ve basic biliyordum ve çok farklı yapıya sahip pascal ı öğrenmek için "basit bir proje yazayım öğreneyim" demiştim.

    Yeni dil Öğrenme şeklim budur, kitabını alırım, basit bir proje yazarım tamamdır.

    Pascal ile çin daması yazayım dedim. Normal damanın benzeri, karşılıklı 9 pulla oynanıyor. Kim önce karşıya pullarını geçirirse o kazanıyor. yana ve ileri gidebiliyorsun, önünde rakip pul varsa üzerinden atlayabiliyorsun, aralıklı rakip pullar varsa tek hamlede atlaya atlaya gidiyorsun. Olay basit.

    Bilgisayara karşı oyun olsun dedim. Bilgisayar yerine basit bir yapay zekâ yazayım dedim, hayatımda o tür bişey hiç yazmamışım, 2 dakka düşününce ilk aklıma gelen yöntemi uyguladım. netçede dil öğrenmek için yazıyorum, profesyonel düşünen bişey yazmam gerekmiyor.

    Mantığım çok basitti.

    Bilgisayarın hamle sırası diyelim. Her bir pulun yapabileceği hamleleri tek tek puanlıyordum. 9 pul, her pulun puanı olacak. En yüksek puanlı pulu oynatacağım.

    Puanlama nasıl olacak.
    Pulun her bir hamlesi 2 puan olsun dedim.
    1 numaralı pul, tek seferde 2 hamle ileri, 1 hamle yana gidebiliyorsa, puanlama 1 numaralı pul için ne olur. 3 hamle 6 puan eder.
    2 numaralı pul 2 hamle yana gidebiliyor, onun puanı 4,
    3 numaralı pulun önü kapalı onun sıfır puanı filan derken 9 pulun puanlarını diziye aldım.

    Peki ama, pulun ileri gitmesi, hedefe çabuk varmak demek. yana gitmesi ise hedefe yaklaşamamak demek.
    İleri hamle avantajsa, ileri hamlelerin puanı yüksek olsun dedim. Bu durumda katsayı rakamı çıktı.

    İleri hamlenin puanını ilaveten 3 le çarptım, yana hamlenin puanını 2 ile.

    1 numaralı pulun son puanı ne oldu.? 2 ileri 1 yana hamlesi vardı. 2 ileri hamle 4 puan çarpı 3 =12, birde yana hamle puanı 2 idi çarpı 2 =4, tüm toplam 12+4= 1 nolu pulun toplam puanı 16.
    2 numaralı pul 2 yana idi, 2 hamle 4 puan, katsayısı 2 idi, 4 çarpı 2=8 puan... Bu şekilde 9 pulun toplam puanları tamam... en yüksek puanlı pulu oynat.

    Ne kadar basit bir iş değilmi.???

    Ya dedim, rakip hamleyide hesaba katsammı.? Nasıl olsa hesaplama fonksiyonları tamam, sadece yön farklı, yani iş kolay.

    Rakip 9 pulunda aynı yöntemle puanlarını hesaplattım, sonra rakip pulların en yüksek puanlı hamlesinin önemine baktım. Puan çok yüksekse, onu engelleyici hamleyede puan vereyim dedim.

    İlk iş, bilgisayarım 9 pulunun toplam puanlarını bulmaktı.
    İkinci iş, rakip hamlelerin toplam puanlarını bulmak.
    Üçüncü iş olarakta rakibin en yüksek puanlı pulunun puanı çok yüksekse onu engelleyen hamleyede puan vereyim.

    Bunun için bilgisayarın pullarının güzergahlarını yedekleyip, rakip en yüksek pullu puanın güzergahından geçen varsa, o pulun toplam puanına ek puan ekledim. yeniden bilgisayarın toplam puanları oluşmuş oldu, son iş en yüksek puanlı pulu bulup onu oynatmak.

    Son derece basit ama çok etkili bir yöntem.

    İş bittiğinde amatörleri yenecek kadar iyi bir yapay zekâ ortaya çıkmıştı. Bir arkadaşım oyuna bayıldı sürekli oynuyordu, grafik ve animasyonluydu, pullar kayarak gidiyordu.

    Üzerinde daha fazla düşünmedim, oyunu geliştirebilirdim, ikinci üçüncü hamleleri hesaplatabilirdim, hesaplama fonksiyonu elimdeydi sadece yeni turlara sokmam gerekiyordu.

    yapmadım öyle bıraktım çünki amaç dil öğrenmek. aslında geliştirseydim belki şimdi oyun programcısıydım her neyse, genciz açız aklımızda başka şeyler vardı...

    Günümüze geleyim, machine learning, deep learning gibi algoritmaları duyunca, ilk düşündüğüm şey, benim yaptığım gibi bişey yapmışlardır oldu.? Temel mantık aynıdır dedim. Puanlama ve önem çarpanları.

    Ancak geçen haftalarda bir paragraf okumuştum yapay zekâ nın tarihi ile ilgili, 1940 larda temeli bir matematikçi tarafından atılmış, beyin hücrelerinin refleksini algoritmaya dökmüş...

    Her beyin hücresine gelen elektriksel akımı ve otomatik cevapları önce biyolojik olarak çözmüş, adam o işin uzmanı aynı zamanda biolog. Sonra o tek hücrenin refleksini matematiksel algoritmaya dökmeyi başarmış.

    başkası o algoritmayı almış, digital koda dönüştürmüş filan fıstık, o şekilde bu güne gelişe gelişe gelmiş. her bilim adamı bir tuğla koymuş. 2015 de bilgisayar disk hacmi sınırsız hale gelince, işlemci güçleri uçunca, yapay zekâ olayıda kopmuş gitmiş... Okuduğum bir kaç paragrafın özü buydu.

    Bunu okuyunca, "oooooooooo dedim, olay müthişmiş, benim puanlama mağara devri gibi kaldı bunun yanında."

    Tabi tek bir hücrenin refleksini nasıl algoritmeye döktü ve tüm hücrelerin toplamı nasıl zekâ ya dönüştü, onu kafamda canlandıramadım. Ki benim ömrüm bu konuları araştırmakla geçti, ama benim mevcut bilgimi çok çok aşan bişey olduğu belliydi.

    Peki şimdi...???

    Şimdi gülümsüyorum... Çünki gelen kitapta Ethem beyin yazdığı ilk 10 sayfayı okuyunca çok şaşırdım... Kendisi MIT de ve başka ünlü okullarda araştırma görevlisi olarak çalışmış, şimdi boğaziçi üniversitesinde bilgisayar bilimleri olan bir Prof ve kitabınıda MIT matbaası ve editörleri basmış.

    Yani ciddi bir olay.

    Ne gördüm biliyormusunuz. Benim yaptığım puanlama kadar basit bir mantık... resmen çocuk oyuncağı. Arkada bir deha meha yok...

    Tabi bu ilk on sayfa, devam ettiğimde belkide deha ortaya çıkacak, şimdi yazdıklarımı fazlada ciddiye almayın.
    Belki kitabı bitirdiğimde basit değilmiş, deha gizliymiş diyeceğim.
    tabi internet hattım bağlandığı için kitabı bir kenara koydum, yazdığım site bitince devam ederim, yada yeni cihaz arızası ile karşılaştığımda.

    Olayın temeli tamamen bilgisayardaki gelişmeyle alakalı.
    İşlem güçleri ve depolama kapasiteleri çok artınca, yapay zeka patlamış.
    Sebebi şu.

    Diyelimki algoritma fotoğraftaki nesneyi tanıyacak. Fotoğrafı işleme alıp içinde bişey varsa tanıyacak. Mesela arkadaşımız Ayşe fotoğrafta.

    Örneğimiz fotoğrafta "Ayşe" karşıdan geliyor, algoritma fotoyu aldı ve inceleme sonucu "bu Ayşe yaw" dedi.

    Arka planda nasıl bir "deha" var.?

    Olay şu. Önceden Ayşe nin farklı ışık ve yönlerden çekilmiş yüzlerce fotosunu çekip depoluyorlar.
    Sensör bir insan gördüğünde ki on binlerce insan fotosu yine belleğinde.

    Önce "bu insan" diyor, sonra tanıdıkmı - diye tüm insanlarla karşılaştırıyor, Ayşe nin yüzlerce fotosu ile tek tek karşılaştırınca benzerlik oranı %90 lara vuruyor ve bu gelen insan ve %92 oranında Ayşe diyor... Benzerlik oranını yeniden renklendirdiği piksellerle yapıyor o farklı konu ama oda atla deve değil.

    matematik nerde devreye giriyor. Bunlar matematik profesörleri. 1940 dan beri ne algoritmalar geliştirmişler.?

    Benim koyduğum katsayı çarpanını dinamik hale getirmişler.
    Katsayı zamanla değişebiliyor.
    Bunada isim verilmiş, öğrenme diyorlar.


    Aslında katsayı karar veren mekanizma. Çarptığı zaman, puan artıyor yani o olasılığın önemi artıyor. hali ile aslında beynimizin karar verme mekanizmasını icat etmiş oluyorsun. BİRİLERİNİN MUCİZE DEDİĞİ OLAY ASLINDA NE KADAR BASİT DEĞİLMİ. karar verme dediğimiz olay bu.

    İşte bu katsayıyı ben sabit olarak koda gömmüştürm, yana puanı 2 ile çarp, ileri puanı 3 ile. Bu katsayıları zamanla değişecek şekilde dinamik hale getirmişler.

    Geri doğru olasılık hesabı yapmışlar. tek hesap bilgisi gerektiren kısmı bu. Bunun detayına şimdilik girmeyeyim, çünki şimdiden unuttum, "back" le başlayanda bir isim vermişler.

    Aslında hesaplama yöntemi istatistik hesaplama ile ilgili, olasılık hesaplaması. yeni icad edilen bir algoritma değil. Bu olaya uyarlanmış.

    kitap bitince o konuya belki girerim.

    Olay bu kadar basit. tamamen depolama ve işlem gücü.. Deposunda kayıtlı milyonlarca örnekle, mevcut durumu karşılaştırıyor. depodaki bilgiyi de isimlendirmişler. Eğitilmiş bilgi diyorlar.

    İnsanoğlu, havalı isimlendirmelere bayılıyor, olduğundan çok daha önemli hale geliyor. mesela sekretere yönetici asistanı demek gibi. Bizim bilgi işlem servisi adıda zamanla değişti, akıllı teknolojiler filan fıstıkla başlayan servis adı oldu, ipin ucunu 10 yıl önce kaçırdım...
     
    Son düzenleme: 7 Nisan 2018
    dinlex bunu beğendi.
  14. sedirAğacı

    sedirAğacı Daimi Üye

    Kayıt:
    2 Mart 2016
    Mesajlar:
    906
    Beğenilen Mesajlar:
    237
    Meslek:
    Bilgisayar programcısı.
    Şehir:
    Aydın
    Eyvah, eyvah, dolar 4.00 TL yi geçmiş...

    Ekonomi eğitimi almış ve 1989 dan beri ülke ve dünya ekonomisini sürekli analiz eden biri olarak, hiçte iyi şeyler görmüyorum.

    10 yıldır her yıl diyorum, bunlar iyi yıllarımız diye. Başta insanlar anlamıyorlardı, işte şimdi anlamaya başlayacaklar.

    2006 dan beridirde devlet enflasyon rakamları ile başlayan uydurma veriler üretiyor diyorum.
    Bunu koca koca akademisyenler ancak 10 yıl sonra azcık anlayabildi.

    İyi yıllarımız lafımıda artık yavaş yavaş anlayabilecekler...

    Eğer tüm özel bankalarımız ve dev şirketlerimiz yahudilerin eline geçmese, abd ve akp nin arası bozulduktan sonra 10 kere kriz çıkarırlardı. Ama çıkaramadılar çünki dolar çok yükselse önce kendi bankaları zarar görecekti.
    Artık tutabilmelerinin, yalanlarla idare edebilmelerininde yolu kalmadı maalesef.

    Bankalar, bu kadar yabancının eline geçmemişken, her 5 yılda bir kriz çıkarıyorlardı, yaşı yetenler hatırlarlar.
     
    Son düzenleme: 6 Nisan 2018
  15. sedirAğacı

    sedirAğacı Daimi Üye

    Kayıt:
    2 Mart 2016
    Mesajlar:
    906
    Beğenilen Mesajlar:
    237
    Meslek:
    Bilgisayar programcısı.
    Şehir:
    Aydın
    2 Üstteki yapay zekâ ile ilgili çok uzun yazı, GENÇLER için çok önemli bir yazı. Bundan daha basit anlatımını bulamazlar.

    Gümbürtüye gitmesin mutlaka okuyun.:cool:
     
    porchucka ve dinlex bunu beğendi.
  16. sedirAğacı

    sedirAğacı Daimi Üye

    Kayıt:
    2 Mart 2016
    Mesajlar:
    906
    Beğenilen Mesajlar:
    237
    Meslek:
    Bilgisayar programcısı.
    Şehir:
    Aydın
    Vay be, 12 gündür bilgisayarda internetim yoktu. Bugün anca halledildi.

    4 ay önce vodafone ev interneti bağlatmıştım.

    Benimki gibi arıza yaparsa yandınız. Alt yapı hizmetini türk telekomdan aldıkları için, arıza varsa vodafone teknik ekibi sana elektrikçi çağır diyor.

    Hikayesi komik aslında.
    3 kez arıza kaydı oluşturdum, 5-6 kez telefon görüşmesi. vodafone teknik ekibi eve hiç gelmiyor, direğede gelmiyorlar, biyerden bakıp direkte sinyal var, siz elektrikçi çağırın diyorlar.

    Sanki ben bilgisayarı direk üzerine kurmuşumda orada çalışıyorum.

    Bugün anlaşıldıki, ttelekom ekibi, direkte benim kabloyu başkasının kablosunu takarken çıkarmış, geri takmayı unutmuş.

    Vodafone ekibi direğe gelse bu durumu fark ederdi, demekki direğe bile gelmeden direkte sinyal var diyorlar.

    Her neyse, internet gelmeseydi iyiydi, daha verimli çalışıyordum. Şimdi işin yoksa internette dolaş.

    Bu sefer karamsar yazılar yazmayayım diyorum, bakalım başarabilecekmiyim.
    Öncekinde başaramamıştım...:rolleyes:
     
  17. sedirAğacı

    sedirAğacı Daimi Üye

    Kayıt:
    2 Mart 2016
    Mesajlar:
    906
    Beğenilen Mesajlar:
    237
    Meslek:
    Bilgisayar programcısı.
    Şehir:
    Aydın
    ABD li bankaya 1 milyar dolar ceza kesilmiş. Sebebi, müşterilerine kredi verirken bazı zararlara yol açması. Tüm müşterilerine verdiği zararı iade edecek ve 1 milyarda ceza verecek.

    Şimdi ceza böyle olunca bu bankanın bir daha kimseye zarar vermeyi düşünmesi beklenebilirmi.? BEKLENEMEZ. hatta bunu gören diğer bankalarda korkar ve her adımda kendini kontrol eder.

    CEZA BUDUR.

    10 yıl kadar önce, bizim bankalar birleşmişler ve müşterilerine verdikleri kredilerde anlaşmışlar. Bu serbest rekabet kurallarına aykırı bir hareket o sebeple gizli yapmışlar.Yanlış hatırlamıyorsam 11 banka birden, tüm büyük bankalarımız, devlet bankaları dahil.

    Aralarında anlaştıkları için, vatandaş daha pahalı kredi kullandı yıllarca.

    Olayı mali polis ortaya çıkardı. Bu olay ABD li bankanın yaptığının 10 katı daha zararlı bir olay.

    Bu olay ABD de olsa, banka başına milyarlarca lira ceza kesilir ve tüm zarar gören müşterilerin zararlarını bankalara karşılatırlardı. bazı bankalar cezayı kaldıramaz batardı.

    Bizde ne oldu.?

    O zaman bakan Babacan'dı.
    11 bankaya toplam bi kaç yüz milyo lira ceza verildi. Ya 120 milyon, ya 300 milyon tam hatırlamıyorum.
    Banka başına 10 milyon lira filan ceza düşüyor, hepsi o kadar.

    Cezamı ödülmü belli değil. Her bir bankanın o yılki kârı 1 milyarın üstünde, 10 milyon ceza veriyorsun.

    Zarar gören müşteriler...??? Onları kim umursuyor...

    Başka örnek, yine bizim bankaların kredilerden aldığı dosya masrafı.

    Devlet ne dedi, herkes mahkemeye versin alsın.???
    Milyonlarca insan bi kaç yüz lira için mahkemelere koşacak. belgen varsa tüketici mahkemesine.

    ABD de olsaydı. Tüm bankalara, müşterilerden aldığınız dosya masraflarını hesaplarına geri yatırın denirdi. Üstünede bankaya ceza kesilirdi.
    Bu kadar kolaydı. Kimsede mahkemelere koşmazdı.

    Pek, bizde neden herkes bankadan belgesini alıp mahkemeye gitsin dendi.?????

    Onuda siz cevaplayın. Biz dosya masrafını geri alamadık çünki devlet bankası olan ziraat bankası bize belge vermedi. 85 yaşındaki annemi kazıklamışlardı. 3000TL sini çarpmışlardı. Geri alamadık. 2800 TLsi sigorta sadece 200 TL kadarını geri alacaktık. Alamadık.
    10000 kredi vermişler, 3000 TL sigorta ve masraf kesmişler. Alçaklığı görüyormusunuz.

    200 TL sini geri alalım dedik, belgesini vermediler. Bunu yapanda devlet bankası. 85 yaşında tek başına gelen kadına kredi verip 3bin çarpıyorlar...
     
    dinlex bunu beğendi.
  18. sedirAğacı

    sedirAğacı Daimi Üye

    Kayıt:
    2 Mart 2016
    Mesajlar:
    906
    Beğenilen Mesajlar:
    237
    Meslek:
    Bilgisayar programcısı.
    Şehir:
    Aydın
    Evet yine kendimizi tutamadık, karamsar yazı yazdık. :oops:

    Aslında gün içinde en az 4 tane daha rezalet haber okudum ama yazmamak için kendimi tuttum. Buraya kadarmış...
     
  19. sedirAğacı

    sedirAğacı Daimi Üye

    Kayıt:
    2 Mart 2016
    Mesajlar:
    906
    Beğenilen Mesajlar:
    237
    Meslek:
    Bilgisayar programcısı.
    Şehir:
    Aydın
    Yazacak bişeyde bulamıyorum, haberleri okuduk, neşeli bişey yok.
    Her gün fizik-kimya alanında bişeyde keşfedilmiyoki, okuyup anlayıp yazalım.

    Felsefi yazı var epey yazabileceğim ama forumda şoka giren gençler oluyor, hevesim kaçtı.
    2 gün önce bilincin çalışması ile ilgili inanılmaz bişey daha farkettim. Ama paylaşamıyorum.

    Yazmadanda, kod yazmaya geçemiyorum, bi eksiklik hissediyorum. Roman yazsam, onuncu cildi yazıyor olurdum.

    12 gün internetsiz kalınca, yukarlarda bahsettiğim Ethem beyin yapay öğrenme ile ilgili kitabından biraz daha okudum. Maalesef ingilizceden çeviri yapılmış ve çeviri hataları var.

    Yazan Türk, ama kitabı ingilizceden çevriliyor.

    E adam Türkiyede üniversitede okurken dersleri ingilizce almış. Gitmiş batıya ingilizce, gelmiş geri Boğaziçi üniversitesine hoca olmuş, dersleri ingilizce veriyor. Sonuç da böyle oluyor.

    Çeviride, mantık kısmında olan hataları telefi etme imkanın var, bütüne bakıp şöyledir dersin, ama atlamaları formüllerde de yapmışlar.

    Formüllerde, formül yani.
    4 sene Matematik bölümü okuyacasın ki anlayasın. Tabi her ne kadar ben sadece 4 işlem bilsemde, benim tecrübemdeki biri, çabalayarak formülleri çözebilir. Netçede her formülün arkasında dört işlemin yattığını bilmek, başlamak için yeterli.

    Ama çeviri hatası olunca nasıl çözeceksin.? Nerdeyse her sayfada atlama yapmışlar. Epey moralimi bozdu. Kitabın ingilizcesini alıp, formüllere oradan bakmak lazım.

    Bu arada geçen hafta, kimsenin gelirken farketmediği bir göktaşı dünyanın dibinden geçmiş. Dünyada biyere düşse ortalama bir şehri kül edecek büyüklükteymiş.
    Londra yada new yorka düşse, dünyayı sömüren yahudi ailelerin iflahı büyük ölçüde kesilirdi. merkezleri o iki şehir. Yerlerini Alman aileler almaya çalışabilirdi, Rus yada Japon da olabilir.

    Bu kadar oyalanma yeter, kodlamaya geçeyim.
     
    Son düzenleme: 23 Nisan 2018
  20. sedirAğacı

    sedirAğacı Daimi Üye

    Kayıt:
    2 Mart 2016
    Mesajlar:
    906
    Beğenilen Mesajlar:
    237
    Meslek:
    Bilgisayar programcısı.
    Şehir:
    Aydın
    Bankalar verdikleri kredi faizi konusunda nasıl yalan söylüyor.?

    Gazete okurken burgan bank diye bi reklama rastladım. İnternetten kredi veriyor. Şube masrafı yok, şube masrafları çok büyük masraflardır, kira, elektrik, ısıtma giderleri, temizlik personeli, koruma personeli, müdür, şef maaşı bina aidatı vs... Tonla maliyet.

    İnternetten kredi verirsen, her işi yazılım yürütür, sadece son onayı bir insan verir yada vermez. Yani insan kullanımı nerdeyse sıfır, bina masraflarıda yok. Hali ile ucuza alırsın. Tabi şubeden verene göre.

    Burgan bankın sitesinde 40.000 TL krediyi hesaplattım.Bankaların nasıl yalan söyledikleri ortaya çıktı.

    Ben bilmiyormuydum, biliyordum, çünki bankalarda 6 yıl paket yazan ekiplerde çalıştım. Bizzat krediler modülünü yazan ekipte de çalıştım, hesabı nasıl yaptığımızı nasıl geçirdiklerini az çok hatırlıyorum. Tabi o zaman iş baştan aşkındı, yaptığımız hesabın sosyal analizini yapmaya nefes yetmiyordu. Canımızı çıkarıyorlardı, yanlız YASAL hırsızlara hizmet ettiğimin az çok farkındaydım.

    Bu ayrı konu tabi.

    Millete iyi geçirdikleri içinde bize anormal maaş veriyorlardı. Müdürler, sahipleri filan para içinde boğuluyordu. Yukarı çıktıkça içinde boğulunan paranın miktarı artıyor. En alttaki, şubelerde bankolarda çalışanlar, ağır işi asgari ücrete yapıyorlar. Onlar emekçi denen gruba giriyor.

    Tabi formül bize servis elemanları tarafından veriliyordu bizde koda döküyorduk, hesap yöntemi yazılımcıya ait değil.

    Neyse yaptığım çok basit hesaba geçeyim.

    40.000 krediyi 4 yıl yani 48 ay taksitte ödeyeceksin.

    Bankanın hesabı, ayda 1279,789 TL aylık sabit ödeme. Toplam geri ödeme 61.429 - 4 yılda 21bin faiz. yaklaşıb basit hesapla 4 yıl %50 faiz, dörde böl yıllık 12,5 faiz gibi görünüyor.

    Banka yıllık faiz hesabını göstermiş. % 19,08 diyor. Birde yıllık efektif faiz demiş onada %25 yazmış.
    Ama GERÇEKTE aldıkları miktarın bunların üzerinde olduğunu göreceksiniz.

    Şimdi biraz daha detaylı hesabı yapalım. Ama yine tam hesap yapmıyorum, program yazmak lazım. Hesap makinesi ile basit hesap.

    Yıllık geri ödemeni hesapla. 1279,78 *12= düz hesap 15.500 TL yılda bankaya geri ödüyorsun. Geri ödediğin için bunun faizini ödememelisin.
    Para sende değil bankada çünki. Tekrar başkasına faize verecek. Sendeki miktara faiz ödemelisin.

    Şimdi çok basitçe yıllık %19,08 in hesabını yapalım. Bankanın iddiası bu.

    1. yıl sendeki para 40.000 * 0.1908 = 7.632 sendeki paraya 1. yıl ödemen gereken faiz bu, ana paraya ekle 47.632
    1. yıl 12 taksit 1279 TL den toplamda 15.500 TL geri ödedin, her yıl sendeki paradan onu düşeceğiz.
    2. yıl sendeki para 24.500 * 0.1908 = 4.674 sendeki paraya 2. yıl ödemen gereken faiz bu, ana paraya ekle 52.306
    3. yıl sendeki para 9.000 * 0.1908 = 1.717 sendeki paraya 3. yıl ödemen gereken faiz bu, ana paraya ekle 54.023
    4. yıl sendeki para SIFIR TL, sende para kalmadı hepsini fazlasıyla gerçekte ödedin.

    Senden 54 binden daha az para alması gerekir eğer gerçekte faiz %19,08 olsaydı. Gerçekte her ay ödediğin parayı ödemen gereken paradan düşüp hesaplamalısın, o zaman toplam ödemen 54.023 dende az çıkar.

    Efektif faiz %25 demiş.
    Aynı hesabı %25 e göre yaparsan, yine toplam istediği 61bin TL den az çıkıyor, çıkan tutar. 58.375.

    Ancak %29 ile hesaplarsan 61bin TL çıkıyor.
    Gerçekte bankanın senden aldığı faiz %29 Yazılımla tam hesaplasam %30 uda geçecek.

    Yıllık %19 diyerek aldatmaca yapıyorlar.

    Hesapta şube, masrafı olmayan dijital banka.

    Şubeli bankalar yıllık faiz olarak %22 yazmışlar. Demekki onların hesabını yapsak en az %32 faiz aldıkları ortaya çıkacak.
    Kredi kartlarında borç bırakıyorsanız aldıkları faiz %32 dende fazla.

    Benim banka TEB den bahsetmiştim. Marifetli hesapla birikmiş parama %6.6 faiz verip, %32 den satıyordu. Ama aç gözlülük yapıp daha fazla istemişti, bende hesabı kapamış ve fon almıştım... FON dan şimdi ortalama %12 kazanıyorum. Tek kötü tarafı paraya ihtiyacın olunca hemen çekemiyosun, fon satılacak öyle. Oda fon una göre değişiyor, 1 günde satılanda var, 10 günde satılanda.

    Bankaların nasıl vampir oldukları ortada.

    Aslında bu hesaplarada gerek yok. Her bankanın yıllık kârına bakman nasıl vampir olduklarını açıkça ortaya koyuyor.

    Yaklaşık özel bankaların hepsinin sahibide yahudiler. Hoş arap olsa, Çinli olsa ne olur. Sen ülkeni gelin soyun diye açmışsan soyan çok olur. Bu hükümete demiyorum, önceki hükümetlerde aşağı yukarı aynıydı, bunlar tüy dikti sadece.
     
    Son düzenleme: 23 Nisan 2018