Duyuruyu Kapat
Facebook Gözat
Twitter Gözat

Dünya nereye gidiyor?

Konu, 'Konu Dışı' kısmında sedirAğacı tarafından paylaşıldı.

  1. Erdem⁣

    Erdem⁣ Üye

    Kayıt:
    1 Temmuz 2012
    Mesajlar:
    141
    Beğenilen Mesajlar:
    22
    Meslek:
    Programcı
    Şehir:
    Eskişehir
    @Yilmazx bilim adamları bilimsel olarak Darvinizm'den ayrılış bildirisi hazırlamışlar.

    "Son yıllarda, kozmoloji, fizik, biyoloji, yapay zeka araştırmaları ve diğerleri gibi birçok bilimsel disiplinin yeni bilimsel kanıtları, bilim adamlarının Darwinizm'in temel doğal seçilim ilkesini sorgulamaya ve bu konu hakkında daha detaylı araştırmalar yapmalarına neden olmuştur.

    Ancak, kamuya ait TV programları, eğitim politikaları ve bilim ders kitapları, Darwin'in evrim kuramının canlıların karmaşıklığını tam olarak açıkladığını iddia etmiştir. Kamoyunun , bilinen tüm kanıtların Darvinizm'i desteklediği ve dünyadaki hemen her bilim insanının, teorinin doğru olduğuna inandığı yönünde inandırılmıştır.

    Bu listedeki bilim adamları ilk iddiaya itiraz ediyorlar ve ikinciye karşı duruyorlar. Discovery Institute 2001'de bu listeyi başlattığı zamandan beri yüzlerce bilim insanı imzalamak için cesurca adım attılar.

    Liste büyüyor ve ABD Ulusal Bilimler Akademisi, Rus, Macar ve Çek Ulusal Akademileri'nin yanı sıra Yale, Princeton, Stanford, MIT, UC Berkeley, UCLA ve diğerleri gibi üniversitelerin bilim adamlarını da kapsamaktadır."

    DARWİNİZMDEN BİLİMSEL AYRILIŞ BİLDİRİSİ – Dissent from Darwin
     
  2. dinlex

    dinlex Aktif Üye

    Kayıt:
    23 Aralık 2016
    Mesajlar:
    341
    Beğenilen Mesajlar:
    88
    Şehir:
    Hatay
    Hala dünyanın düz olduğunu öne süren yüzlerce dernek vs. varken bu da elbette ki olacaktır. Şaka yapmıyorum ve çevremde de hala dünyanın düz olduğuna kesinlikle inanan mühendisler var. Sözde kanıtları Kur'an-ı Kerim. Gerçekten inanan bir yana dursun, sırf dikkat çekmek için bile her şeye muhalefet olan bir kesim olacaktır her konuda. Herkes yuvarlak olduğuna inanırken siz düz olduğunu ortaya attığınızda hemen ilgi odağı olursunuz. Darwin'in söylediklerinin %100 doğru olması gerekmez. Bütün kanıtları da yalan ve hileli bile olabilir. Ama asıl önemli olan ortaya bir teori attı. Bir anda insanları kafasına dank etti. Tamam işte buna yoğunlaşmalıyız dediler. Ve Biz hala evrim var mı yok mu diye tartışaduralım adamlar diğer homo türlerine ait kalıntılar, neandertallere ait çok iyi korunmuş ölü bedenler buldular. Diğer hayvan türlerine ait birçok kanıt buldular. Değil binlerce, onbinlerce profesör bile bunu şuan inkar etse bu sayı az kalır. Kaldı ki Kuran evrime engel değil diyen din adamı sayısı bile artıyor. Yılmazx'in videosu sadece bir örnek. Bu evrim olayı da dünyanın yuvarlak olması gibi %90lık kesim tarafından kabul edilse bile yine 100 yıl sonra bile muhaefet olan bir %10luk kesim olacaktır. Burda sadece bakmak istenilen tarafa bakılır yine. %90lık yuvarlak olduğunu söyleyen kaynaklara mı inanacağız, yoksa %10luk mu? Sizlere tavsiyem, kim bu konuda ne demişten çok işin biyolojik kısımlarına da bakmanız. İnsan serçe parmağı neden ileride yok olacak. 20lik dişler neden git gide yok oluyor. Apandisitin önemi neden azalıyor. Neden eskiye göre kıl yapımız git gide azalıyor. Ve bu söylediklerim binlerce yılda görülebilecek şeyler ki evrim söz konusu olduğunda bin yıl göz kırpması kadardır. Tabi eğer buna yapay bir şey etki etmezse. Son olarak evrim ağacı sitesinden bir örnek vereyim. Son birkaç yüz yılda fil dişi avcılığı hızla arttığı için filler dişsiz bir görünüme evriliyor ve dişsiz doğan fil sayısı her geçen yıl artıyor. Çünkü dişi olan filler avcılar yüzünden daha çabuk ölüyor ve meydan dişsizlere kalıyor. Bu dişsizler dediğim farklı bir tür değil, dişli olanla aynı tür. Ama yeni nesillerin dişi çıkmıyor neredeyse. Ayrıca tavuklar, köpekler ve başka benzer örnekler de çok. Ben burda basit anlatıyorum ama detaylı okumanızı tavsiye ederim. Kız arkadaşım beni bekliyor o yüzden araştırmadan yazdım. Yanlışlarım olabilir.
     
  3. dinlex

    dinlex Aktif Üye

    Kayıt:
    23 Aralık 2016
    Mesajlar:
    341
    Beğenilen Mesajlar:
    88
    Şehir:
    Hatay
    Tekrar ediyim, bu son verdiğim örneklerin hızlı olması biraz yapay, yani insan kaynaklı olması. Ama sonuçta biyolojik bir değişim ve bukadar kısa sürede bunun olması, milyonlarca yılda artık neler olur düşünün.
     
  4. Erdem⁣

    Erdem⁣ Üye

    Kayıt:
    1 Temmuz 2012
    Mesajlar:
    141
    Beğenilen Mesajlar:
    22
    Meslek:
    Programcı
    Şehir:
    Eskişehir
    O zaman iddianı ispat etmen gerekir. Eğer sözünde doğru isen sözünü ettiğin mühendislerin Kur'an-ı Kerim'de hangi sure ve ayeti delil gösterdiklerini ortaya koyman gerekir.

    Kur'an-ı Kerim ve sahih hadisler evrimcilerin ortaya attığı fikirleri boşa çıkarmıştır. Bunu önceki iletilerde kaynaklarıyla izah etmeye çalışmıştım.

    @Yilmazx 'in gösterdiği videoda ise Hazreti Adem (a.s)'ın çocukları ile ilgili bir soru sorulmuş. İslam alimleri de bu soruyu burada yanıtlamışlar :

    Bütün insanlar Hz. Âdem’den geldiğine göre, çocukları (kardeşler) birbirleriyle nasıl evlendi? | Sorularla İslamiyet
     
  5. dinlex

    dinlex Aktif Üye

    Kayıt:
    23 Aralık 2016
    Mesajlar:
    341
    Beğenilen Mesajlar:
    88
    Şehir:
    Hatay
    @Erdem⁣ hocam, bu sizin istediğiniz tarafa inanmanizla alakali işte. Yilmaz beyin attiği linkteki hocaya değil de sizin goruşunuzu savunan hocaya inaniyorsunuz haliyle. Bu attiğiniz linkteki bakiş açisi zaten hep var olan bakiş açisi ve hepimizin bildiği şey. Ben ise kuranin evrimi inkar etmediğini soyleyen hoca sayisinin arttiğini soyledim sadece. Bu linkteki açiklamanin soylediğim şeyle alakasi yok.

    Dünyanin düz olduğunu kurani kaynak gostererek savunan arkadaşlarima gelince. Benim bu sozumu doğrulamami istemeniz beni şaşirtti ancak. Eğer buna kaynak ariyorsaniz en basitinden dünyanin yuvarlak olduğu keşfedilmeden önce insanlar düz olduğuna neden inaniyorsa ona bakin. Din adamlari malesef bilime göre bilgileri güncelliyorlar. Eskiden dünya düzdür diyenler,bilim keşfedince şimdi yuvarlaktir diye kurandan ayet gosteriyorar. 100 yil önce ultrason cihazlari olmadiği için "Rahimlerdekini ancak o bilir" şeklinde bir ayet vardi, onu cinsiyete bağlarlardi. Şimdi ultrason yaygin olunca daha derin manalar çikariyorlar. Dediğim gibi ben inançli bir insanim ve kurana da inaniyorum ve okudum da. Yapacağim en son şey (haşa) onu yalanlamak. Ben sadece yorumlayanlari eleştiririm. Yine kendimi tutamayip bu tartişmaya dahil oldum ama evrimi eninde sonunda diğer din adamlari da kabul edecek ve kabul etmeyenler daha arka planda kalacak zamanla. Saygilar...
     
  6. sedirAğacı

    sedirAğacı Daimi Üye

    Kayıt:
    2 Mart 2016
    Mesajlar:
    906
    Beğenilen Mesajlar:
    237
    Meslek:
    Bilgisayar programcısı.
    Şehir:
    Aydın
    @dinlex saygımı kazandı, savunduğu fikirlerle değil, öğrenmeye açık bir beyni var. Önemli olan o.

    Hepimiz doğru veya yanlış bir çok şey biliyoruz, çoğunluğu çocuklukta ve gençlikte beynimizi sokuluyor. İçinde pek çok doğru ve yanlış oluyor.

    Eğer beynimizi kapamışsak, o yanlışlarla yaşayıp ölüyoruz. Ama açıksak, yanlışları bir müddet sonra görebiliyoruz.

    Yanlış sandığım pek çok şey doğru, doğru sandığım pek çok şey yanlış çıktı.

    Bugün doğru sandığım şey yarın yanlış çıkabilir bununda farkındayım. O sebeple kendi fikirlerimi sadece söylüyorum, benimsemediler diye kimseyi düşman ilan etmiyorum.

    Kendi fikrinde olmayanları düşman ilan etmek ilkelliktir, vahşiliktir, insanlıkla alakası yoktur ancak hayvanlar yapar bunu.

    Maalesef hristiyan müslüman budist, başka inanca sahip insanlara işkence yapmayı doğru sayıyoruz...

    Her neyse ya... Anlamsız tartışmalara girmeyi çoktan bırakmıştım...
    Asıl konu bugün çuvalladım...
     
    dinlex bunu beğendi.
  7. sedirAğacı

    sedirAğacı Daimi Üye

    Kayıt:
    2 Mart 2016
    Mesajlar:
    906
    Beğenilen Mesajlar:
    237
    Meslek:
    Bilgisayar programcısı.
    Şehir:
    Aydın
    Aile hekimine ilaç yazdırmaya gittim, 10 yıldır aynı hekime gidiyorum programcı olduğumu biliyor.

    Şimdi doktor deyince nasıl her hastalığı biliyor sanıyorsak, programcı denince hemen "ya modemimde şu ışık yanmıyor" diye konuşmaya geçiyorlar.
    Halbuki bende modem yazıcı yada bilgisayarda arıza olunca servise götürüyorum.

    Aile hekimi excelde bi dosyayı kağıda ortalayamamış, bana dedi, bende bi bakayım dedim ama 10 yıldır excel yüzü görmemişim.

    Bi kaç dakka baktım ne sayfa yapısını ne yazıcı ayarlarını bulabildim, hotmail içinde açmış, bişey anlayamadım, bunu kısa sürede yapamam dedim kalktım. Kendi işim olsa uğraşır eni sonu hallederimde, orada gelen giden var.

    Excel in aynısını yaz desin yazayım, ama excel kullan deyince işler değişiyor.

    Hiç bir dile hakim değilim, programcılık bölümlerinde uzman değilim... O zaman nasıl okadar büyük firmalarda çalıştım.? Bana niye maaş verdiler, niye durmadan iş teklifleri aldım.???

    Proje üretirim. Benim olayım o. Proje üretme konusuna hakimim. Herkese kuantum fiziği gelen işleri ben kafamda hemen canlandırabiliyorum.

    Proje analiz ve tasarlama konusuna hakimseniz, dil farketmiyor. herhangi bir dilde oturur yazarsınız.

    tabi en az bir dili öğrenmiş olmanız gerekir. Bir dili ortalama biliyorsanız, proje üretmeye yatkın kafanız varsa, hangi dilde olursa olsun farketmez proje yazarsınız, hemde ortalamanın üzerinde.
    İlgili dilin kitabını alır, bildiğiniz işlerin o dilde karşılığını bulursunuz. Şimdi internet var, kitapta çok gerekli değil ama olmasında fayda var.

    Netçede aile hekimi arkamdan "bide programcı olacak" dediyse şaşırmam. Aslında uğraşıp halletmeden masadan kalkmasamıydım.?
     
  8. sedirAğacı

    sedirAğacı Daimi Üye

    Kayıt:
    2 Mart 2016
    Mesajlar:
    906
    Beğenilen Mesajlar:
    237
    Meslek:
    Bilgisayar programcısı.
    Şehir:
    Aydın
    Anında delil geldi.

    Telefon dolandırıcılarını yazmıştım. Polisede şikayet etmiştim. Polisten cevap olarak, önce seni dolandırsın sonra şikayet edersin tarzında bir cevap gelmişti. halbuki açık dolandırıcılar.

    Yani gece yarısı herkes uyurken evinde tanımadığın bir adamı ve açık camı görsen, bu hırsız demezmisin.? Tutuklamazmısın.?

    Yeni kanunlara göre illa televizyonu alıp evden çıkacak, sende televizyonum çalındı diye polise gideceksin. Ondan sonra sürün dur, polisi ilgilendirmiyor. Hırsıza vursanda cezayı sen alırsın. Önce o vuracak, onun vurduğu şiddette sen vuracaksın, o yumrukla saldırmış, sen dövüşçü değilsin tabancan var ateş etmişsin, ayvayı yedin.

    Bunu düşünüp tabancaya ellemedin hırsızla boğuştun, dayağı yedin. Elini kolunu bağladı karına kızınada bi güzel ... yanaklarından öptü, sonra paraları arabanın anahtarını aldı gitti...

    İşte o zaman polise gidebilirsin. Hırsızı silahla vursan yada bişey çalmadan polise gitsen, biz nerden belli senin elini bağlayıp karını kızını yoklayacağı. Senin hayatın, karının kızının ailenin hayatı kararmışsa, kısmet fıtrat der geçer gidersin.

    Her neyse. 30000 kredi 36 ay taksit diye mesaj gelmişti. yazmıştım bunu. Polis olsam direk tutuklarım bunları eğer banka değillerse.
    Polis beklemiş dolandırmalarını. 10 milyon dolandırmışlar, 25bin kişi para kaptırmış. Şimdi hırsızları hapse atıp, harcamadılarsa paraları bulup geri verecekler.

    Hırsızların ilk işi aldıkları paraları aynı anda lüks eşya ve pavyona yatırmak. Artık ne kadar geri kaldıysa. Birde mahkeme avukat paralarını düş...

    Sistem böyle. Ülkede ne doğruki.?
     
  9. sedirAğacı

    sedirAğacı Daimi Üye

    Kayıt:
    2 Mart 2016
    Mesajlar:
    906
    Beğenilen Mesajlar:
    237
    Meslek:
    Bilgisayar programcısı.
    Şehir:
    Aydın
    Ortalık dolandırıcı kaynıyor.

    Biz suriyeye savaş açmışız durmadan halkın parasını gömüyoruz, halk işsiz düşük maaşlı fakir.

    Devlet başkanı kalkmış geçen yıl suriyeye 30 milyar harcadık, 8 milyarda dış ülkelere yardım yaptık diyor.

    Halkın %7 sinin evinin içinde suyu yok. Hergün eve su taşıyorlar, kimi köylerde eşekle kilometrelerce öteden.. Yüksek okul eğitimi hiç almayan %60, yüksek okulların üçte ikisi lise düzeyinde eğitim veriyor, işsiz genç %25, işi olan gençe para yetmiyor, karnı anca doyuyor.

    Adam kalkmış suriyeye 30, somaliye 8 diyor...

    Bugün eczaneye gittim aile hekiminin yazdığı ilaçları almaya. Ordaki müşteri ilacı aldı, eczacı 44 TL katkı payı istedi. Adam şaşırdı, yuh dedi.?

    suriyeye 30, somaliye 8 nerden çıkıyor sanıyorsunuz.? Bizden çıkıyor. Zenginden çıkmıyor.
    Koç, sabancı, her yıl servetlerini katlıyor.

    Sistem çalışanın emeğini alıp, zengine verme üzerine kurulu. Eskidende öyleydi, şimdide öyle. Son dönemde de tüy diktiler.
     
    Son düzenleme: 23 Mart 2018
    dinlex bunu beğendi.
  10. dinlex

    dinlex Aktif Üye

    Kayıt:
    23 Aralık 2016
    Mesajlar:
    341
    Beğenilen Mesajlar:
    88
    Şehir:
    Hatay
    @sedirAğacı ben de 6 aydir işsizim. Tek tük bir iki iş buldum onlar da 5 kişinin işini bir kişiye yaptirmaya çalişiyorlar. Maaşi da yazmişlar "en az 1450tl (Asgari geçim indirimi dahil değil)" diye. Gel de kafayi yeme. Üniversite okuduk bir de. İnşaat sektöründe patronlar yüzmilyarlarla oynuyor, 5 yil deneyimli mühendis ve mimar çalişanlar 2000 maaş aliyor. 2 yillik okuyanlara da boyle 1450tl veriyorlar.Daha kaç ay daha iş aricam bilmiyorum. Normal bir iş olsa 1450ye de raziyim da, günde 12 saat kölelik.
     
  11. sedirAğacı

    sedirAğacı Daimi Üye

    Kayıt:
    2 Mart 2016
    Mesajlar:
    906
    Beğenilen Mesajlar:
    237
    Meslek:
    Bilgisayar programcısı.
    Şehir:
    Aydın
    Abicim anlamadımki. Yazılımdan yeni mezun çocuk 4000 TL yi beğenmiyor diye yazıyor bi sitede.
    Benim ilçede çevreme bakıyorum, asgari ücretten fazla alan yok. Onlarda ya mağazalarda yönetici yada bankalarda tezgahta duran adamlar. Geri kalan gençler 800-1000 civarı, oda iş bulursa. Bitek aşçılık okumuş gençler 2000 ve üstü alabiliyor, burası turistik yer olduğu için ama mevsimlik iş. Yaz kış iyi iş yapan yer onda ikiyi geçmez. kalan iş yerleri yılın 10 ayı sinek avlıyor, çoğu her sene kapanıyor, yenileri açılıyor, onlarda kapanıyor öyle gidiyor.

    Yazılım işinden yürü yeteneklisin desem. Ordada etikete fazla bakıyorlar.

    Yani çok paralı iş için direk odtü, itü den filan mühendis olacaksın. yada benim gibi şansın yaver gidecek dicem ama benim dönemimde yazılım mezunu yoktu. O sebeple benim gibi işletme mezunları yada diğer bölüm mezunları hep yazılıma kaydık. Yetenekliysende teklifler geliyordu.

    Şimdi sallasan mühendise değiyor, onlarında ünlü okullardan mezun olmayanları yine düşük maaşa çalışıyorlar. Sende yazmışsın zaten.

    Sen 12 saat kölelik yapacaksın 1450 TL için, karın çalışacak ona o parayıda vermezler 1000 de o alacak. Anca kira ödeyip aç kalmadan yaşarsın. Tabi büyük şehirde iyi evde kirada insanca oturayım dersen, o parada yetmez. 1000 TLden aşağı ortalama ev bulamazsın. İyi semtte asansörlü ferah desen 1500 den aşağı kira yok. Kendi evi olmayan yandı. Evi olanda ancak idare eder.

    Üstelik bunlar iyi yıllar. 20 yıl sonraki gençler bunuda bulamayacak. Ülkenin herşeyini satıyorlar, halkın cebine girecek paralar üç beş yüz kişinin cebine giriyor, onların karılarıda arap şeyhleri gibi paris te sokak kapatıp alışverip yapıyorlar.

    5 yıl öncede diyordum bunlar iyi yıllar diye, şimdide diyorum. Kötüsü umutta yok. İktidarda muhalefette aynı...
     
    Son düzenleme: 24 Mart 2018
    dinlex bunu beğendi.
  12. sedirAğacı

    sedirAğacı Daimi Üye

    Kayıt:
    2 Mart 2016
    Mesajlar:
    906
    Beğenilen Mesajlar:
    237
    Meslek:
    Bilgisayar programcısı.
    Şehir:
    Aydın
    Son 10 yıldır aldığım gıdalara dikkat ediyorum. GDO çok yaygın ve kanser yapan katkı maddeleri çok yaygın.

    yaygınlaşmalarının sebebi, doğal ürünlerden çok daha ucuzlar.

    Yiyecek firmaları her geçen yıl fakirleşen halka, doğal ürünler içeren gıda maddesi satmakta zorlanıyor. Bu sebeple katkı maddeli GDO lu ürünlere yöneliyor.

    Onlar daha ucuz. Bu sayede hem halk daha ucuza ürün alıyor, hemde firma ayakta kalıyor.

    Son yıllarda işin topuzu kaçtı. Orta sınıfa nispeten daha pahalı ürünler satan migros perakende zinciri bile GDO lu ve katkı maddeli gıda ürünleri ile doldu.

    Yakın akrabam yeni kanser ameliyetı oldu. hastanenin bir koridoru olduğu gibi kemoterapi bekleyen orta yaş ve üstü insanlarla dolu. Mezarlık gibi bir hava var.

    Kanserin katlanması sebebi bu. GDO lu ve kanser yapan katkı maddeli ürünlerin, fırından aldığınız ekmeklerin bile içinde olması. KAÇIŞ NERDEYSE HİÇ YOK.

    geçen hafta habertürk ekonomi yazarı yazmıştı. Türkiyede GDO yok diye.! Altına yorum yazdım, komik yazı olmuş diye, bilmiyorum onaydan geçtimi.

    Belliki adam yahudilerden maaş alıyor. Aslında habertürkün sahibi yahudi, yani yahudiden maaş alıyor. Ama bu yazıyı yazması için ekstra prim vermişlerdir.

    Markette hep etiket okurum, onlarıda karınca gibi yazıyorlar. Etiketlerde yüzde yüz doğru değil. Mesela yoğurt ve sütlerin tamamında katkı maddesi var ama etikette yazmaz. Peki nerden biliyorum o zaman. Çünki süt ve süt ürünleri, buzdolabında EN FAZLA 1 hafta dayanır sonra bozulur. Ama yoğurt süt lerin üretim ve son kullanma tarihlerine bakarsanız 15 günden az yazan yok. Bazıları 20 günü geçiyor. Günlük süt diye alıyorum, onlarda bile 20 gün dayanan var.

    Sahtekarlık diz boyu.

    Bakliyatta menşei kısmına mutlaka bakarım. Türkiye olmalı. kanada, brezilya, israil, amerika yani batı ülkeleri yazıyorsa, GDO lu olduğundan emin olabilirsiniz. Daha ucuzlar.

    10 yıl önce mısırla ilgili hiç bir şey almamaya başladım çünki ülkemiz mısır ve pirincindede GDO var. Pirinçte calrose denen cins. Türkiyede üretilse bile GDO lu olma ihtimali var. Tohumu bize ait değil. Mısırı ise ayıramazsın GDO lumu değilmi bilemezsin, o sebeple kestim almayı.

    3 yıl önce ayçiçek yağı almayı kestim. Aklıma hiç gelmezdi ayçiçek yağının ayçiçek olmadığı. ya bunun etiketinede bi bakayım dedim. Baktım ilk ürürnde ayçiçek yağını soya yağı ile karıştırmışlar. haydaaa dedim, bu kadarda olmaz. Diğer ünlü markalara baktım, saf ayçiçek yağı yok. hepsinde ilave katkı yağ var. Soya gördünüzmü kaçın GDO lu ürün çünki. Ayrıca diğer yağlardanda var trans yağ denen yağ ve bi kaç daha şimdi aklımda yok. Ürün ucuz olsun diye belli oranlarda diğer yağlardan karıştırmışlar. Sora şu renk ne güzel değilmi diye reklamla satıyorlar. Lan renk ne? İçi kanser.

    Sadece zeytinyağı kullanıyorum ama ben şanslıyım, burası zeytin bölgesi, pazarda bizim köylülerin sattığından alıyorum. markettekinin yarı fiyatı.

    Zeytinyağının içine ne zaman ederler onu kestirmek zor.

    Şeker zaten 20 yıldır kullanmıyorum ve pastane ürünlerinide kestim çünki ucuz olsun diye trans yağ kullanıyorlar.

    tatlı ve asit hayatımdan çıkalı çok oldu. Vücut kolay alışıyor, imkansız gibi görmeyin. yeterki beyninizi kontrol edin, beyin isterse vücut yapar.

    Şimdi hükümet kanserojen olduğu nişasta bazlı ürünleri artırmaya çalışıyor. Bunlar ürünleri ucuzlattığından yaygın kullanılıyor, bir çok üründe var. Meyve suları mesela, hepsinde var. tatlandırıcı olarak geçiyor. Adam şekersiz meyve suyu diye reklam yapıyor, içine nişasta bazlı şeker koymuş, onu şekerden saymıyor. Fruktoz olarak geçiyor. Bir ismi daha vardı ya. Bunu üreten Türkiyeye son zamanlarda gelmiş bir abd yahudisi firma.

    Millet 30 yıl önce yedikleri ürünleri yine yiyor. Ama 30 yıl önce ürünler doğaldı. Şimdi kanserojen.

    Doğal ürünler yemeye kalksak, en ucuz ekmeği 4 TLden ucuza alamazsınız.
    Ekmek 4 TL olsa, millet uyanacak. O sebeple daya kanserojen ekmeği millet uyanmasın.
     
    Son düzenleme: 24 Mart 2018
  13. sedirAğacı

    sedirAğacı Daimi Üye

    Kayıt:
    2 Mart 2016
    Mesajlar:
    906
    Beğenilen Mesajlar:
    237
    Meslek:
    Bilgisayar programcısı.
    Şehir:
    Aydın
    173 gıda firması dün açıklanmış.

    Kırmızı et, dana eti diye sattıkları ürünlerde, at, eşek, tavuk, sakatat, deri ve domuz eti katkıları var.

    Ankarada 12 TL ye kıymalı pide yiyordum. İçinde normal düzeyde kıyma vardı.

    Buraya geldim, 7 TL ye içi kıyma dolu harika pideler yemeye başladım. O zaman direk şüphelendim, 7 TL ye nasıl pideyi imal edebilirler.?

    Güneydoğu yada doğu olsa anlarım, et batıdan daha ucuz.

    Tabi ispatlayamazdım, şimdi durum anlaşıldı, eşek at yada domuz eti yiyoruz. Tarım ve hayvancılık bakanlığının, eşekle at etine "tek tırnaklı eti" demeleride ilginç.

    Peynirlerde, nişasta ve bitkisel yağ çıkmış. Bitkisel yağ dedikleri soya yağı, palm yağı filan. GDO lu kanserojen yağlar.

    Yoğurtlarda JELATİN ve bitkisel yağ(soya-palm) çıkmış. Hemde kaymaksız olanları dahil. Adam ambalaja doğal köy yoğurdu yazmış, içine bitkisel yağ karıştırmış.

    tereyağınada bitkisel yağ karıştırmışlar.

    İNANILMAZ zeytinyağlarınada trans yağ, sterol denen bişey, pirina yağı? mumsu maddeler(çüşş) ve tohum yağı denen bişey karıştırmışlar. Etikette naturel sızma yazıyor.
    Ayrıca ayçiçek yağlarına etikette yazanların haricinde birde tohum yağı denen başka yağ koymuşlar.

    Hepside bölgesel firma, ama bizim köylü olayı duymuşsa hemen uygular. Firmalar gibi ölçüde bilmediklerinden dayar içine katkıyı.
    Köylüden zeytinyağı almakta kurtarmayabilir.:oops:

    Pul biberlere boya koymuşlar,
    Bal lara kanserojen fruktoz glikoz koymuşlar,

    vay vay vay... azcık ceza alır, yollarına devam ederler.
     
    Son düzenleme: 24 Mart 2018
  14. sedirAğacı

    sedirAğacı Daimi Üye

    Kayıt:
    2 Mart 2016
    Mesajlar:
    906
    Beğenilen Mesajlar:
    237
    Meslek:
    Bilgisayar programcısı.
    Şehir:
    Aydın
    inanılmaz inanılmaz. Aşağıdaki fotoğraf gerçekse, nesne tanıma konusunda yazılımlar uçmuş gitmiş. Resmen insan gözü ve beyninin tanıma işlevine çok yaklaşmış.

    object recognition.jpg

    Birde Louis Arana nın yarattığı yapay zekâ Luna var.

    Verdiği cevaplara inanmam nerdeyse imkansız, youtube videosunada biraz baktım, hakkatende cevaplar müdehalesiz ve gerçekse, ilerleme korkunç, müthiş, ne desem bilemiyorum.

    Yazdığına göre cevaplar kod yada dosya içindeki hazır datadan değil. Sürekli yeni bilgiler öğreniyor ve öğrendiği bilgilerden cevabı veriyor. Yok artık. hani verirde insan kadar hatta insandan çok daha mantıklı cevap veremez. Ama veriyor. En azından örnekte öyle.

    Tabi internette her gördüğünü doğru sanmayacaksın, pek çok paylaşım, ek doğrulamalar gerektirir. Ancak bill gates in bu konudaki bir yazısınıda okudum, oda ilerlemeyi müthiş hızlı olarak değerlendiriyor, ama luna yı yada yukardaki foto yu kast etmiyor. foto google ın nesne tanıması sanıyorum.

    Tabi konuya uzak kişi, gözü alıştıysa bu tür fotolara, aman ne var diyecek. kendini bilgisayar yerine koymayacak. Ben yazılımını yapsaydım nasıl çözerdim diye sormayacak. yazılımın denizdeki gölgelerden ve arka plandaki aşırı renk farklılıkları olan orman alandan, insanları ayırd etmesi süper. bendeki openCV nin henüz eğitilmemiş yazılımı, ormanın yarısınıda insan olarak algılardı yada tüm resimde tek insan bulamazdı.

    kite dediği denizde yapılan paraşütlü rüzgar sörfü, yukarda paraşüt, ona sağlam iple bağlı aşağıda ayağında deniz kayağı olan adam.

    Peki insan beyni daha fazla ne yakalayabilir yukarda.?
    Denizde bir kişi daha var, uzakta.
    Kıyıdaki en yakın iki kişiden önde giden kadın olmalı arkadaki erkek ve 17 - 30 yaş aralığı gibi.
    Ormandada evler var ama sanırım dalga bulut orman filan bul dememişler. Sadece insan ve kite tanımlamışlar.

    Machine learning mantığını öğrenmem şart oldu. Temeli 1940 larda atılmış. İşlemci gücü ve depolama alanı kapasitesi son 10 yılda barajları yıkınca, çok fazla işlem gücü ve depolama alanına ihtiyaç duyan yapay zekâ algoritmalarıda almış başını gitmiş.
     
    Son düzenleme: 24 Mart 2018
  15. sedirAğacı

    sedirAğacı Daimi Üye

    Kayıt:
    2 Mart 2016
    Mesajlar:
    906
    Beğenilen Mesajlar:
    237
    Meslek:
    Bilgisayar programcısı.
    Şehir:
    Aydın
    Günlerdir faceBook verileri ile abd başkanı trump ın nasıl seçimleri kazandığı konuşuluyor.

    Cambridge Analytica isimli şirket(sanırım inglizdi), abd deki seçmeni etkilemek için faceBook verilerini kullanıyor ve başarılı oluyor.

    başta anlamsız geliyor, faceBook verim ile beni nasıl etkilersin kardeşim diyesi geliyor insanın.

    Ama detaya inmezseniz herşey anlamsız gelir, detaya indikçe "vay beee" dersiniz, "adamların maymunu olmuşum".

    Olay kararsız seçmenleri bulmak ve kendi partilerine oy verdirmek üzerine kurulu. 50 milyon kararsız seçmeni buluyorlar.

    Olayın temelinde ise bilim var. Her davranış ve seçiminiz, sizin karakterinizi ortaya koyar. Ben buyum dersiniz. Tabi davranış analizi bilen eğitimli gözler için.

    faceBook taki seçimleriniz ve paylaşımlarınızda sizin karakterinizi tüm çıplaklığı ile ortaya koyuyor.

    hayvan severmisiniz, cinsel tercihiniz ne, önemli bir hastalığınız varmı, hangi sınıftansınız zaten sınıfınızı bilmek başlı başına sizi çözmenin yarısı, dini ve siyasi tercihleriniz, yaşadığınız il, ilçe, mesleği bilmekte sınıfınıza ait ip uçları.
    faceBook beğenileriniz.
    300 beğeni ile karakterinizi sizden daha iyi anlar hale geliyorlar. hele bide karşınıza çıkan anketleri cevapladıysanız, yaş meslek cinsiyet vb basit sorular, ellerindesiniz...

    kararsız seçmen olduğunuza yazılım karar verirse, etkilenmesi gereken gruba dahil oluyorsunuz ve üzerinize oynamaya başlıyorlar.

    faceBook ve diğer sosyal sitelerde karşınıza çıkardıkları herşey, karşı partiyi kötülemek ve kendi partilerini iyi göstermek üzerine, ve sizin zaaflarınızdan faydalanıyorlar.

    Kedi severseniz, karşı parti hayvansever değil ama biz hayvanseveriz haberleri, kedi resimleri ile hergün karşınıza çıkıyor.

    Bir mezhepe bağlıysan kendi partileri o mezhepi koruyor, diğer parti o mezhepe nasıl kazık atıyor haberleri ile hergün karşılaşıyorsun.

    Hasta iseniz, kendi partileri hastaları nasıl kolay ve rahat tedavi edecek haberleri fotoları. Mesela kanserim yazmamış olsanız bile, yazılım sizin kanser olup olmadığınızı %95 oranında doğru tahmin ediyor.

    Tonla manipule edilmiş haber ve resim bombardımanına maruz kalıyorsun.

    mesela dün sputniknews da bir haber vardı, afrin haberi yazmış ama fotoğraf olarak harab olmuş el-bab ın fotoğrafını koymuşlar. el-bab da ise bizim ordu yok harab eden abd ve rusya.
    Fotoğrafı afrin haberi ile beraber kullanınca Afrin i Türk Silahlı Kuvvetleri yerle bir etmiş gibi hissettiriyorlar. Bu tür manipulasyon.

    Zaten kararsızdınız, eliniz onların istediği partiye doğru kaymaya başlıyor...

    Olay bu kadar basit ve zahmetsiz... Paran varsa, kral sensin, sürüyü peşine takıyorsun. trump dada paradan başka bişey yok.

    yahudilerin ellerine geçirmek istedikleri ülkeye demokrasi götürmek istemelerinn sebebi bu. Seçim olursa, halk denen bilinçsiz sürüyü kolaylıkla kendi yarattıkları parti liderine yönlendirebiliyorlar. Bu işin uzmanı onlar ve dünyanın %85 medyası onlara ait.

    kendi özgür irademizle parti seçiyorum sanıyoruz ama aslında yahudilerin kuklası oluyoruz. Bizde seçimler başladığı 1950 den beri bu değişmedi.

    İlk parti kurucularının parası abd dendi, celal bayar bugünki fetö okulları gibi çalışan robert kolejde okumuştu, orada ele geçirilip hazırlanmış. yahudi parası ve Türkiyede gazetelere sahip olan yahudi simaviler ile seçimlerden abd ve yahudiler başarı ile çıkıyor.

    Sonrada ülkeyi cahil ve geri bırakacak her şeyi yapıyorlar. Sömürge haline geliyoruz. Ülke tarikatlarla doluyor. ilk kibriti yakan ise yahudilere ülkede özgürlüklerini geri veren, bu ülkeyi hazır olmadığı halde seçimlere sokan, yahudi olduğunu düşündüğüm ismet inönü. Atatürk ölür ölmez işlere başlıyor.
     
    Son düzenleme: 25 Mart 2018
  16. sedirAğacı

    sedirAğacı Daimi Üye

    Kayıt:
    2 Mart 2016
    Mesajlar:
    906
    Beğenilen Mesajlar:
    237
    Meslek:
    Bilgisayar programcısı.
    Şehir:
    Aydın
    Devletin kıyak maaşlı bakanı, çiftlik banka para kaptıran 10 binlerce kişiye "bu kadar aptal olmasaydınız" deyince, dünde savcı çiftlik bank mağdurunun şikayet dilekçesini red etmiş. Demişki "sen aptalsan ben ne yapayım"

    Aldatılanlar arasında askerler, polisler, avukatlar, savcılarda var. Bu şirketin açılışlarına devlet görevlileri katılmış, valiler kaymakamlar.
    Telefon dolandırıcılarına para kaptıran profesorler var.

    Çok zeki savcı ve bakan hepsine "aptalsanız ben ne yapayım" demiş oldu.

    O zaman neden sana maaşımızın %60 ını, direk ve dolaylı vergi olarak veriyoruz. Madem bu halkı korumayacaksın neden maaş alıyorsun, in sırtımızdan.

    Biz devlete niye vergi veriyoruz, her konuda savunmasız halkı korusun diye. Halkın tamamı akıllı olsaydı, devlete gerek olmazdı. herkes kendi başının çaresine bakardı zaten akıllı adamdan hırsız dolandırıcı saldırgan çıkmazdı. Aptalız diye bunlar oluyor, bizde sana maaş verdikki bizi koru.

    Senin tek işin bu.

    Konya da sütbank yöneticileri, inekler öldü, para dağıtmıyoruz demiş, zaten dağıtmıyorlarmış.
    çiftlik farm denen başka bir firmada inceleme var oda parayı kesmiş.

    çiftlik bank gibi bir tek dolandırıcı başarılı olsa, o toplumdaki bütün hırsızlar oraya doluşur, o sebeple 11 tane bu tür soygun firması kurulmuş.

    2000 lerde bankalar aracılığı ile açık soygun yapılıyordu, ülkenin tüm mafyası banka sahibi olmaya çalıştı.

    özal ve sonrası vakıflar aracılığı ile çok işler yapıldı, hepside yasal ama bu yasallıkta bakıyorsun devlet malları paraları vakıfların olmuş. yasal olarak. Şimdi gücü olan vakıf açıyor. Siyasete benim gibi bi adam girse kazara başa geçse, bu vakıfların devletten bedava aldığı paralar, binalar, araziler, hep halka geri döner.

    medyada aynı, medya patronları aydın doğan gibi hızla köşe olunca, tüm mafya yine medyaya hücum etti, herkes bi TV sahibi olma peşinde.

    Nerde çalışmadan kolay para var, o toplumun tüm iti uğursuzu oraya doluşur. Zamanla sayıları o kadar artarki, dürüst temiz, namuslu insanları oradan kaçırırlar. Temiz kimse kalmaz.
     
    Son düzenleme: 26 Mart 2018
  17. sedirAğacı

    sedirAğacı Daimi Üye

    Kayıt:
    2 Mart 2016
    Mesajlar:
    906
    Beğenilen Mesajlar:
    237
    Meslek:
    Bilgisayar programcısı.
    Şehir:
    Aydın
    e-devlet sitelerine test yapılmış. Güvensiz çıkmış.

    Sunucularda RSA kripto kullanıyorlarmış. Bu RSA kriptolama, açık kapalı anahtarlara sahip, hesaplama yöntemi bilinen bir kriptolama sistemi.

    Epeyde eski.

    Bizim devlet sunucuları bu kriptoyu kullanıyormuş.

    Tabi sunucuları bizim devlet bizzat kurmuyor, niye RSA kurdun demek, devlette çalışan ilgili teknik elemana haksızlık olur.
    Bizim devlet bu tür teknik donanım ve yazılımları batı firmalarına kurduruyor. Her yıl onmilyonlarca dolar, donanım, yazılım ve hizmet desteği alıyoruz.

    Tabi aselsan, havelsan, roketsan belki TAI hariç. Onlar 1974 den sonra mecburiyetten kuruldular. İçine siyasetçi sokulmadığı için hızla geliştiler ve dünya liderleri ile yarışır hale geldiler. Dünyaya yüksek teknoloji satıyorlar. Tabi şimdi içine fetö başta olmak üzere tarikatları soktular, ne kadar gizlilikleri kaldı bilmem.

    RSA ye dönersek, sunucunu IBM e Microsofta kurdurursan, yazılımıda ondan alırsan, kırılabilecek şifre kullanmaları son derece doğal. Bize 100 yıldır en büyük zararı veren batılılar.

    Kalkıp onlara güvenliğini teslim edersen, sonucu malumdur.

    Tubitak ımız var, pardusu üretti. Tubitak 1963 de kuruldu. Ama tubitak siyasete alet edildiğinden, diğerleri kadar gelişemedi.

    Aselsan, Havelsan, Roketsan, 1974 sonrası kuruldu, teknolojide dünya liderliğine oynuyorlar.
    TAI var, yüksek teknoloji üretiyor, 1973 de kuruldu.

    Bunların içine siyasetçi sokulmadıki yozlaşmasınlar diye. Kuruluştaki ordu mensupları tarafından yönetildi. Tubitak hariç diğerlerinin büyük pay sahibi, Türk silahlı kuvvetlerini güçlendirme vakfı.

    Ama siyaset son 40 yılda orduya nasıl sokulduysa, bu firmalarada girmeye çalıştı. Çok darbe yediler ama hala ayaktalar.
     
    Son düzenleme: 26 Mart 2018
  18. sedirAğacı

    sedirAğacı Daimi Üye

    Kayıt:
    2 Mart 2016
    Mesajlar:
    906
    Beğenilen Mesajlar:
    237
    Meslek:
    Bilgisayar programcısı.
    Şehir:
    Aydın
    Yeni haber, Ege bölgesinde cennet gibi ormanları, sit alanlarını imara açtılar, marmaris gökaova hep sit alanıydı.

    Bizim merkez bankası kârını %90 kadarcık artırmış, bankalar %42 artırmıştı. Herhalde sizin maaşlarda ortalama %60 artmıştır.

    İşin ilginç yanı Merkez bankasının tamamı devlete ait değil. %20 si yahudilere ait. 18 milyar kârın4 milyar kadarını cebe indirecekler. %20 yi öğrenince yuh demiştim, bilmiyordum, aklımın ucuna gelmezdi.

    Rekabetsiz tekel durumunda bulunan Türk Telekom, bu yıl %25 işçi çıkaracakmış...

    Az olan Sanayi gümledi, artık sit alanlarına turizm işletmeleri koyacağız. Sağa sola saldırırken turistte gelmiyor, ruslar, suriyeliler, ıraklılar, araplar... gelen onlar...

    Bu ülkenin halka ait övünebileceği 4 şirketi var. Aselsan, Roketsan, Havelsan, belki TAI. Hepsi 40 yıl kadar önce kurulmuş, Ordu yardımlaşma kurumuna ait. batırmaya çalıştığımız, hapse attığımız ordu.
     
  19. sedirAğacı

    sedirAğacı Daimi Üye

    Kayıt:
    2 Mart 2016
    Mesajlar:
    906
    Beğenilen Mesajlar:
    237
    Meslek:
    Bilgisayar programcısı.
    Şehir:
    Aydın
    İsmi Claudia Cardinale. Harika bi şey. Boş bakmıyor.
    Şu an 80 yaşında. Geçende bir filmini izledim, oradan aklıma geldi.
    Birde Ornella Mutti vardı, oda İtalyan. Vay be , gençlik gitti.
    claudia-cardinale-5.jpg
     

    Ekli Dosyalar:

  20. sedirAğacı

    sedirAğacı Daimi Üye

    Kayıt:
    2 Mart 2016
    Mesajlar:
    906
    Beğenilen Mesajlar:
    237
    Meslek:
    Bilgisayar programcısı.
    Şehir:
    Aydın
    faceBook un son olayını detaylı yazmıştım. Bilgilerinize erişim izni verdiğinizde, sms lerinizi, konuşmalarınızı, kamera görüntülerinizi, paylaşımlarınızı, beğenilerinizi istifleyip sizin karakter analizinizi yapıyor.

    Facebookta Yeterince aktifseniz, %95 oranında doğru sonuç çıkarıyor. Mesela 300 beğeni yaptınızmı, sizi çözüyor.

    Korkularınızı ve zaaflarınızı öğreniyor. Sonra bunu bizi yönlendirmek için kullanıyor. Sürüsünün bir parçası oluyoruz. Özgür seçimler yaptığımızı zannederken, koyundan farkımız kalmadığını farkedemiyoruz.
    Tiraji komik tarafıda kendimizin zannettiğimiz o fikir için savaşmayada hazır oluyoruz, başkaları ile kavga ediyoruz.

    faceBook tan kurtulsanız, diğer sosyal sitelerin eline düşüyorsunuz. hele genç seniz kurtuluşunuz yok, çünki arkadaşlarınız sosyal sitelerde size hava atarken siz ben yapamıyorum diyemezsiniz.

    Ben diyorum, rahatsızda olmuyorum ama gençken bende diyemezdim herhalde. her neyse konu ben değilim, beni niye karıştırdınız onuda anlamadım, gözüm üstünüzde.

    cepTelinizde faceBook taki verdiğiniz izinleri iptal edebilirsiniz.

    ayarlar - uygulamalar - facebook - izinler - den
    mikrofon, sms, kamera, telefon gibi istediğiniz izinlerini kaldırın.


    Bu izinleri varsa, konuşmalarınızı, sms lerinizi, kamera görüntülerinizi, paylaşımlarınızı istifler ve analize sokar.

    2 yıl kadar üye olduğum spor kulübü sebebi ile faceBookta aktif oldum. 5 sene kadar önceydi bu.
    arkadaşlarım oyun oynayınca hemen banada bildirim geliyordu, Leyla oyun oynadı senide davet ediyor diye. Bende anlamazdım oyun programlarının ne halt yediğini, bana gelen bildirimden Leyla nın haberi yok tabi. "Vay" derdim "Leyla da beni istiyor, dayanılmak olmaz kolay değil."

    Oyuna girmek istediğimde, program benden izinler isteyince vaz geçiyordum. Hiç bir zaman hiç bir oyuna, bilgilerimi alması için izin vermedim. detay açıklaması çok rahatsız ediciydi. "bu oyun sizden arkadaş listenize erişim izni istiyor" gibi açıklamalar mevcuttu. Arkada yatanı hemen anlıyordum tabi ve oyun oynamıyordum.

    Ama millet oynamış.
     
    Son düzenleme: 29 Mart 2018