Duyuruyu Kapat
Facebook Gözat
Twitter Gözat

Dünya nereye gidiyor?

Konu, 'Konu Dışı' kısmında sedirAğacı tarafından paylaşıldı.

  1. sedirAğacı

    sedirAğacı Daimi Üye

    Kayıt:
    2 Mart 2016
    Mesajlar:
    620
    Beğenilen Mesajlar:
    182
    Meslek:
    Bilgisayar programcısı.
    Şehir:
    Aydın
    çoook ilginç,

    çinde bir üniversitenin 3 yıllık bölümünde, internet fenomeni olma dersleri veriliyormuş.
    3 yıl sonra önlisans diploması alıyosun.

    aslında mantıklı, internette sürün büyükse bu güç demek, güç de para demek.
     
  2. sedirAğacı

    sedirAğacı Daimi Üye

    Kayıt:
    2 Mart 2016
    Mesajlar:
    620
    Beğenilen Mesajlar:
    182
    Meslek:
    Bilgisayar programcısı.
    Şehir:
    Aydın
    huawei P10 telefonu, teknoloji mağazalarında 3.600 TL. garantisi huawei ye ait.!

    aynı telefon, büyük internet mağazalarının bazılarında 2.200 TL. İthalatçı garantili.?

    Fiyat farkı, birinde huawei firmasının kendisi getirip satıyor, garantiyide kendisi veriyor, diğeri ise herhangi bir firma çinden telefonu topluca ithal ediyor, aynı vergileri ödüyor ama garanti huawei firmasının kendisine ait değil ithalatçıya ait.

    Bu ne demek. Arıza olduğunda, ithalatçının sana söylediği servise telefonu gönderiyorsun, onlar sorunu halledip geri gönderiyor.

    Fiyat farkı olması doğal. Ana firma orjinal garanti ile daha fazla masraf yaptığı için fark alması doğal.

    Peki fiyat farkı ne.? 1.400 TL. çüşşşş.

    Pek çok kaliteli akıllı telefonu bu fiyata alabilirsiniz... Garanti farkı 1.400 TL edermi...

    Kendi tecrübelerime dayanarak söylüyorum. etmez...

    200 TL filan fark olsa tamam. ama 1.400 TL anormal. huawei açıkça siz enayisiniz, sizi soyacağım, zaten devlette güçlünün yanında diyor... yada hakkaten çok beceriksiz olmalılar...

    telefonda arıza kolay kolay çıkmaz. servise ihtiyacın olmaz. 20 yıldır tek kez servise gitmedim. ama servise ihtiyacın olursada, garanti süresi 2 yıl. Bu sürede garanti işliyor.

    2 yıl içinde arızan çıktı diyelim.

    Benim başımdan 2 servis olayı geçti. İki cihazın garantiside orjinaldi ve 2 firmada büyük firma.

    Biri samsung, diğeri casper. Biri tablet, diğeri laptop.

    casper olayında cihazı istanbula postaladım. yani servis ağı yok. var ama yok. servis diye gösterdikleri yerlerde çalışan elemanlar ancak cihazı açamadı iseniz açma düğmesinin yerini gösteriyor hepsi o. Basit işler için. Önemli arızaların hepsi istanbul merkeze gidiyor. Zaten bu tür cihazlarda arıza çıkarsa yüzde doksan önemli oluyor.

    yani ithalatçı garantiside olsa istanbula gönderiyorsun, orjinal garantide olsa. fark yok.

    Casper olayında orjinal olduğu halde yinede tamir parası aldılar suç sende dediler. yani ha orjinal ha ithalatçı garantili, yine para istiyorlar.
    Üstüne bide gerekmediği halde format attılar. yani mantık arasokak mantığı.

    Samsung olayıda benzer. Samsung tablet, işletim sistemi kendini internetten yükseltince klavye çalışmamaya başladı. Servis aradım, yakında vardır dedim. Yok. En yakın servis 300 km. Yine o servise göndersen ve problem önemli ise dooğru istanbul. Oradada diyeceklerdiki, bizim garanti, ilk işletim sistemine ait, yükselince garanti şartı geçerli olmaz. garanti şartında açıkça yazıyor bu konu. Yani servis parası alacaklar. bende tableti garantisi olduğu halde servise göndermedim.

    Hali ile ithalatçı garantidede telefonu istanbula merkeze göndereceksin, ana firma garantisindede.
    İthalatçı firmada senden bi bahane uydurup para isteyecek, ana firmada... nasıl olsa suç kimde ispatlayamazsın. kavun olsa ispatlarsın, çünki kavunu herkes tanıyor, sorunları nasıl oluşur, suç satandamı alandamı bilirsin.

    Telefonlar kavun olmadığı için başımız ağrıyor, ana problem bu.
     
  3. sedirAğacı

    sedirAğacı Daimi Üye

    Kayıt:
    2 Mart 2016
    Mesajlar:
    620
    Beğenilen Mesajlar:
    182
    Meslek:
    Bilgisayar programcısı.
    Şehir:
    Aydın
    abd liler dünyayı daha kötü bir yer haline getirecek yeni bir yazılıma imza atmışlar.

    Hep söylerim, sistem hiç bir zaman sizi çıkarmazda, batırmazda. Önemli olan o sistemi kullanan insanın kalitesidir.

    En basit örnek bıçak, kimi insan, diğer insanları soymak için kullanır, kimi yemek yapıp ailesini doyurmak.

    Bu avrupalılar 500 yıldır dünyanın üçte 2 sini sömürerek refah içinde yaşıyorlar.

    Asyaya bakın, son 50 yıldır sadece çalışarak avrupalıyla başa baş geldi. Avrupalı hala, ortadoğuda, afrikada, birazda güney amerika kıtasında katliamlar yaparak bişeyler elde etmeye çalışıyor. Burada asyalı iyi avrupalı kötü demek istemiyorum. 1000-2000 yıl öncede asyalılar büyük katliamlar yapmışlar.

    Sadece şu anki durumu söyleyerek bir şeyi anlatmaya çalışıyorum. katliam yaparak, hırsızlık yaparak kazandığını, çalışarak dürüst temiz bir insan olarakta kazanabilirsin.

    Sadede geleyim,

    penny isimli yazılımı uydu ya yüklemişler. Bu yazılım, bir şehirdeki fakir mahalleler ile zengin mahalleleri uzaydan tespit ediyor.
    Önceden yüklenen bir veri yok, tamamen yazılım algoritmaları ile tahmin ediyor ve semtleri zenginliklerine göre işaretliyor.

    Peki bu ne işe yarayacak.?

    Ana amaç daha çok para kazanmak.
    Hangi semtte ne kadar para var bilirsen ona uygun pazarlama stratejisi geliştirirsin.

    Ama insanları gelir dağılımına göre sınıflamakda, daha keskinleşecek. Gelir farklılıklarına sahip sınıflar daha çok birbirinden kopacak.

    En basit örnek, navigasyonunuzda fakir semtleri gösteren o yazılım varsa, cihaza sadece zengin semtlerinden geçen yollar öner diyebilirsin.
    Yada çocuğunu okula yazdıracaksın, zengin semtlerdeki okulları göster diyebilirsin. Zengin olarak işaretlenen semtlere hücum olacak, fakir olarak işaretlenen semtler ise devlet desteğini, hizmetini bile daha az alacaklar.
    Oturduğu semtin Haritada fakir bölge olarak işaretlendiğini gören gençler rahatsız olacak, çoğu komplex geliştirecek, bir kısmı zengin olarak işaratlenen semte geçebilmek için her türlü kestirmeyi kullanmaya çalışacak. Yalakalık, hırsızlık, katillik, kaçakçılık, fahişelik.

    Bu küçük bir etki yapar gibi görünüyor olabilir ancak dışlandığını hisseden insanlar dahada içine kapanacak, dahada nefret ve kinle dolacak, birbirine daha yakın hissedip kenetlenecek, dahada dolduruşa hazır hale gelebilecek. En küçük kıvılcımda katliam yapabilecek hale gelecekler.

    Bizim tarihimizde tonla örnek var, hemde yakın tarihimizde.
     
    Son düzenleme: 6 Temmuz 2017
  4. sedirAğacı

    sedirAğacı Daimi Üye

    Kayıt:
    2 Mart 2016
    Mesajlar:
    620
    Beğenilen Mesajlar:
    182
    Meslek:
    Bilgisayar programcısı.
    Şehir:
    Aydın
    Nasıl bir uygulama yazayım diye kara kara düşünenlere bir öneri.

    Google ın street view i var.

    Ben geçende girdim, ankarada kiralık ev bakıyordum. Kiralık evi buluyorsunuz. Emlak sitelerinin sayfasında, google sokak görünümü seçeneği var.

    Tıklayınca kiralık evin sokağında yürüyormuşsunuz gibi oluyor. Sağa sola dönüp ileri geri her yöne gidebiliyorsunuz. Kiralayacağınız evin apartmanını ve sokağını gezip görebiliyorsunuz. Süper değilmi.?

    Girmedi iseniz google maps e girin sokağınızı seçin, iyice yaklaştırın, o zaman hemen cadde yürüyüşü moduna geçiyor.

    İşte bu yazılıma uygun fikirler üretin. Sonra gelsin paralar...

    İlk aklıma gelen, her üye olana bir profil resmi seçtirirsiniz. İnsanlar sokakta gezerken diğer insanlarda aynı sokakta geziyorsa, birbirlerini görmelerini sağlarsınız, yine streetview üzerinde.

    Yeteneğinize göre yada ekip kurar 3 boyutlusunu yaparsınız savaş oyunlarında olduğu gibi insanları 3 boyutlu yürütürsünüz.

    Geçen yıllarda japon bir firma yapmıştı. Sokakta uygun yere geldiğinizde, telefon ekranında bir ikon görüyorsunuz, o ikonu alıp puan kazanıyorsunuz filan. milyonlar uygulamaya saldırmıştı...

    Çok farklı fikirler üretilebilir.

    Bu fikirden köşeyi dönen olursa benide onurlandırmayı unutmasınlar...

    eminim dünyada şu anda bu fikir üzerinde pek çok insan harıl harıl çalışıyordur. Bunlardan biri niye olmayasınız, ilk olan çok yol alır.

    Sen niye başlamadın diye düşünebilirsiniz.

    Elimde zaten aynı güzellikte bir iş var.
    Zaten googleView da 2 veya 3 boyutlu adam yürütmek özel eğitim gerektirir. bende o eğitim yok.
     
    Son düzenleme: 29 Haziran 2017
  5. sedirAğacı

    sedirAğacı Daimi Üye

    Kayıt:
    2 Mart 2016
    Mesajlar:
    620
    Beğenilen Mesajlar:
    182
    Meslek:
    Bilgisayar programcısı.
    Şehir:
    Aydın
    Türk erkeğinin rüyası gerçekmi oluyor ne.?

    2 Yıl öncesine göre avrupalı turistlerde yarı yarıya azalma var.

    Rus turist sayısı ise katlamış.!!

    Ukrayna ile sadece kimlikle gidip gelme anlaşması imzaladık. Demek aynı anlaşmayı ruslarlada yapsak, ülkenin batı kesimlerinde Türk vatandaşından çok Rus vatandaşı olacak demektir.

    Rakamlar ortada.

    akp yönünü tekrar doğuya dönünce ruslarda ambargoları birazcık gevşetti... tam gevşetmediler çünki hükümetin gelecekte yapabileceği hareketleri kimse kestiremiyor.
     
  6. sedirAğacı

    sedirAğacı Daimi Üye

    Kayıt:
    2 Mart 2016
    Mesajlar:
    620
    Beğenilen Mesajlar:
    182
    Meslek:
    Bilgisayar programcısı.
    Şehir:
    Aydın
  7. sedirAğacı

    sedirAğacı Daimi Üye

    Kayıt:
    2 Mart 2016
    Mesajlar:
    620
    Beğenilen Mesajlar:
    182
    Meslek:
    Bilgisayar programcısı.
    Şehir:
    Aydın
    Futbolu seyretmeyide, yorumlamayıda bırakabildim, ama şu siyasilere karışmayı bir türlü bırakamadım.

    Nasıl bırakabilirsinki, her verdikleri doğru yada yanlış kararla, her yaptıkları doğru veya yanlış hareketle, direkt olarak benim şu anki ve gelecekteki hayatımı etkiliyorlar.

    Oturmuş bir devlet düzenimiz yok, her gelen siyasetçi her şeyi alaşağı ediyor.
    Gelişmiş olan bir ülkede siyasetçi, devlette fazla bir şeyi değiştiremez.

    Devlet yönetimi tren yolunda giden trenler gibidir. Raylar çoktan döşenmiştir, o yolda fazla bir şey değiştiremeden gidersin.

    Ama bizim gibi az gelişmiş ülkelerde devlet yönetimi arazi aracı gibi. Asfalt yoldan çıkıp, toprak yola, oradan dereye, kuma ve bataklığa, tekrar mıcır yola, sağa sola ve geri gidebiliyor.

    O sebeple siyasilere bulaşmayacağım demek, benim gibi farkındalığı normalin epey üzerinde olan biri için çok zor.
    Yinede siyasilere bulaşmamaya çalışacağım, akıl sağlığım açısından.
     
  8. sedirAğacı

    sedirAğacı Daimi Üye

    Kayıt:
    2 Mart 2016
    Mesajlar:
    620
    Beğenilen Mesajlar:
    182
    Meslek:
    Bilgisayar programcısı.
    Şehir:
    Aydın
    Uzay gerçekte nedir.!!!!????

    Geçen gün ömürlerden bahsetmiştim. Biz ortalama 70 yıl yaşasak. 365 günden yaklaşık 25 bin gün eder.

    Buna kocca bir ömür diyoruz.

    1 gün yaşayan canlılar var, bazı kelebekler 1 gün yaşarlar.
    Onlar için bu 1 gün kocca bir ömür demektir, ama bize sadece 1 gündür ve çok kısa gelir, üzülürüz.

    Peki buradan yola çıkarsak, çok uzun yaşıyoruz diyerek sevinecek belkide bişeyimiz yoktur.

    Akyuvarların hayatı, bence, içinde bulunduğumuz duruma çok güzel bir örnek.

    Vücudumuz trilyonlarca canlı varlığın bir araya gelmesinden oluşur. Bir kısmı hücre diye isimlendirdiğimiz canlılardır, bir kısmıda bakterilerden filan oluşur. detayı pekte önemli değil.

    Bu trilyonlarca hücrenin her birinin ayrı görevi vardır. her biri tek başına bağımsızda yaşayabilen ve işleri olan canlılardır. her birinin ömrüde farklıdır.
    bazıları 10 gün yaşar, bazıları yıllarca, ama ölen her hücrenin yerine, görevli başka hücreler, yenilerini üretirler.

    Bu hücrelerin birleşimi bedenimizi oluşturur, elektrik ile haberleşirler. Elektrik olmasa bedende canlılıkda olmaz. Elektrik ayrıca, vücudumuzdaki trilyonlarca farklı canlının, tek canlıymış gibi davranmasına ve kendini tek canlı zannetmesine yol açar.

    Akyuvarlarda bedenimizdeki, bağımsızda yaşayabilen, kendine özel işi olan canlılardan biridir.

    Ömrü 20 gün kadardır.

    Kemik iliğinde Doğar doğmaz, damarların içindeki kan ismi verilen sıvı yollarda dolaşır ve vücutta olmaması gereken farklı canlılar fark ettiğinde onlarla savaşır. ya ölür, ya öldürür.

    Bedendeki tüm hücreler gibi, bağımsız, tek başınada yaşayabilen bir canlıdır. Akyuvarları alın, başka bir bedene koyun, oradada yaşamaya ve işini yapmaya devam eder. Bedenimizdeki herhangi bir hücreyi alın, başka bir canlıya koyun, yaşamaya devam eder.

    Akyuvar hücresinin gözü kulağı yoktur, kimyasal ve elektriksel etkileşimler vasıtası ile damarlarda dolaşır ve görevini yapar.

    Gözü kulağı gibi bizde olan duyu organları olmadığı içinde, yaşadığı evrenin tam olarak neye benzediğini bilemez.

    Onun evreni kan damarlarıdır. Kan sıvısı dışına çıkması demek ölmesi demektir. Damarlar ve kandan başka bir evrenin farkında değildir, olamazda.

    Ama akyuvar bedenimizdeki miniminnacık bir noktadır. Onun tam ömrü olan 20 gün bizim için çok kısa bir zaman aralığıdır. Biz onu görür biliriz ama o bizim bir parçamız olduğunu bilmez. Kendisi 20 günlük bir ömür yaşar ama yüzbinlerce günlük ömrü olan diğer canlıları bilmez.

    Bu bilgiler ışığı altında gelelim bize.

    İnsanıda akyuvar yerine koyun. Bir 70 yıl yaşıyoruz ve evren dediğimiz bir yapının içindeyiz. Hesapta çok uzun yaşıyoruz.
    Ya dünya dediğimiz gezegen, evren denen bir canlının içindeki akyuvar ise. ?

    Uygun duyularımız olmadığı için, içinde bulunduğumuz yapının ne olduğunu bilemiyorsak.
    Galaksiler aslında ana yapının içindeki kan damarlarında dolaşıyorsa. Galaksiler yıldızlar arası çok çok uzun yol dediğimiz ışık yılları, içinde bulunduğumuz canlı için bir kaç metre ve birkaç saniyelik mesafeler ise.???

    Akyuvarlar için oluyor, bizim için neden olmasın.?

    Duyularımız ancak çevremizi anlamaya yeterli. Akyuvarların balık gözü olsaydı, kan dışındada yaşayabilseydi, daha çok şey bilecekti.???

    Bilmiyorum, okuyanın evrene ve canlıya bakış açısını değiştirebilirmi bu yazı.???

    Hücreler örneğini son 30 yılda pek çok kez farklı yerlerde yazdım, ama evrenin ve kan damarı benzetmesini ilk defa yazdım.!!!
     
    Son düzenleme: 2 Temmuz 2017
  9. sedirAğacı

    sedirAğacı Daimi Üye

    Kayıt:
    2 Mart 2016
    Mesajlar:
    620
    Beğenilen Mesajlar:
    182
    Meslek:
    Bilgisayar programcısı.
    Şehir:
    Aydın
    Ben yazdıktan 10 yıllar sonra bakıyorum yazdıklarım tüm dünyada konuşulur ve normal bir şeymiş gibi aktarılır olmuş.
    O zaman düşünürüm, benim yazdıklarımmı eklenip çıkarılarak yorumlanarak yayıldı, yoksa zaten bilinen birşeymiydi.

    Yukardaki akyuvar ve evren yaklaşımımın aynısı yada türevleri de yıllar sonra farklı dillerde pek çok yerde konuşulur olacak. Şimdi internet yaygın olduğu için bilgi çok hızlı yayılıyor. Acaba bendenmi yayıldı, yoksa pek çok kaynaktanmı yayıldı hiç bilemeyeceğim.:oops:

    Yaptığım tüm analiz ve gözlemler tamamen benim ömrüm boyunca yaptığım gözlemlerin üretimidir, herhangi bir yerden alınmış değildir. Aldığım şeyleri zaten açıklarım, bu tür konularda kompleksli değilim.
     
  10. sedirAğacı

    sedirAğacı Daimi Üye

    Kayıt:
    2 Mart 2016
    Mesajlar:
    620
    Beğenilen Mesajlar:
    182
    Meslek:
    Bilgisayar programcısı.
    Şehir:
    Aydın
    İşime yarayacak bir haber. :)
    Bir miktar unutkanlık, beynin daha sağlıklı işlediğini gösterirmiş.

    Tabi benim unutkanlığım biraz abartılı. çalışma masamın ve bilgisayarımın her yeri sarı post itlerle doludur.

    Kesinlikle ezber yapamam. Hayatımda tek şiir, tek şarkı sözü, ezberleyememişimdir. Bırak şarkı sözünün tamamını, tek paragrafı bile aklımda kalmaz. Telefon numaramı söylemem gerektiğinde her seferinde kayıtlı olduğu yere bakarım, emin olamam.

    Ezberleyemediğim içinde eğitim hayatım kâbus dolu olarak geçmiştir. hep zar zor itekleyerek geçmişimdir. Bunda eğitim sistemimizin aşırı ezbere dayalı olmasıda etken.

    İnsan değil papağan yetiştiriyorlar.
     
  11. sedirAğacı

    sedirAğacı Daimi Üye

    Kayıt:
    2 Mart 2016
    Mesajlar:
    620
    Beğenilen Mesajlar:
    182
    Meslek:
    Bilgisayar programcısı.
    Şehir:
    Aydın
    Milli işletim sistemimiz PARDUS yenilenmiş.
    Versiyon 17, kullanıma sunulmuş.

    Yenilikler.
    - Artık kıbleyi gösterebiliyor.
    - Namaz saatlerinde kendi kendini kapatıyor.
    - Açtığınızda, "selamın aleyküm ahmet bey." diyor.
    - Tesbih uygulamasını sağ altköşede tıklayarak açabiliyorsunuz. Şık şık diyede şıklatma efektide var.

    İşin ilginç yanı, devlet kurumlarında kullanılmıyor.

    Milli işletim sistemi yapmışsan, ihtiyaçtır. İhtiyaçsa önce devlete zaruriyet getirirsin, sonra özel sektörde yayılır.

    Tabi haberin yenilikler kısmı uydurma, diğer kısımları doğru. Uydurma dedim ama koymuşda olabilirler, bilmiyorum.
     
    Son düzenleme: 6 Temmuz 2017
  12. sedirAğacı

    sedirAğacı Daimi Üye

    Kayıt:
    2 Mart 2016
    Mesajlar:
    620
    Beğenilen Mesajlar:
    182
    Meslek:
    Bilgisayar programcısı.
    Şehir:
    Aydın
    Alman firmaları teker teker önümüzdeki yıllar içinde, benzin ve dizel motor üretimlerini bırakıp, tamamen elektrikli motora geçeceklerini açıklamışlardı.

    Bir çin firmasıda bu açıklamayı yaptı.

    Volvo.

    2019 yılından itibaren, ya tamamen elektrikli, yada hybrid motor kullanan araçları üretecekmiş. Hybrid demek, aynı anda hem elektrikli, hemde benzinli yada dizel motor barındıran araba emek. 2 motor birden.

    Volvoyuda fırsatını bulmuşken kınayayım. Çinlilerin eline geçince uzuclar sandık, tersine pahalandı.
     
  13. sedirAğacı

    sedirAğacı Daimi Üye

    Kayıt:
    2 Mart 2016
    Mesajlar:
    620
    Beğenilen Mesajlar:
    182
    Meslek:
    Bilgisayar programcısı.
    Şehir:
    Aydın
    Müslüman erkekler içinde güzel ve aynı zamanda acı bir haberim var.

    Cinsel ihtiyaçları gideren robot kadınlar hızla gelişiyor ve fiyatlarıda uygun hale geliyor. Şu an en ünlüleri japon robotları ve fiyatları 1500 dolardan başlıyor. 10 yıl içinde fiyatları herkesin alımına uygun hale gelecekmiş.

    Japon robot kızların resmini görseniz, ben ne yapayım canlısını dersiniz. Üstüne derdi, yok tasası yok, hadi boğazda balık lokantasına götür, gökdelen roofundaki bara gidelim, eve 4K TV ne zaman alacaksın, yazlık ne zaman alacağız, ne zaman SUV araba alacağız diyede seni hayata küstürmüyor.

    Bu robotlar çok ucuzlayıp yayılınca olacakları söyleyeyim.

    Zengin erkeklerin binlerce kızlık(organik) haremleri olacak.
    gariban erkeklerin her birininde birer robot kızı olacak. Hem zengin erkek mutlu, hem gariban erkek mutlu olacak.

    Olan kime olacak. Okumayıp, çalışmayıp evde koca bekleyen kızlara olacak. Güzel ve şanslılarsa 3000 kızlık haremlerde yerlerini alıp, kocalarının aldığı robot erkeklerle mutlu mesut hayatlarını geçirecekler.
    Şanslı değillersede, evde ölene kadar oturup ağlayacaklar. yada kötü yollardan birine sürüklenecekler...
     
  14. sedirAğacı

    sedirAğacı Daimi Üye

    Kayıt:
    2 Mart 2016
    Mesajlar:
    620
    Beğenilen Mesajlar:
    182
    Meslek:
    Bilgisayar programcısı.
    Şehir:
    Aydın
    Bu yaz çok sıcak geçiyor.

    Bendede sıcak alerjisi var.

    Yazları serin olan bir yerlere taşınmam gerekiyor.
    Fakat tiroid bezimin artizliği yüzündende soğuk beni aşırı etkiliyor.

    Sağolsun devlet büyüklerimiz, ülkeye her türlü GDO lu ve sağlığa zararlı ürünü soktuğu için, alerjisiz kimse kalmadı. Köylü dayıyor kimyasalı, dayıyor hormonu, yediğimiz meyve sebze, yeni yeni alerjiler ortaya çıkarıyor. Tarım bakanlığı ne yaptığı belli değil.

    Yeni nesiller dahada çok alerjili oluyor.

    Sıcakta dursam alerji sorunum, soğukta dursam tiroid sorunum.

    Yazın serin, kışın sıcak olan bir yer varmıdır dünyada.? Tüm sene sıcaklık ortalaması 18 derece ile 28 derece arasında olacak.!!! tam benlik olurdu.

    Aslında teknoloji çok gelişti, yaz kış bu sıcaklıkları teknolojik olarak yaratabiliriz. Ama bolca para lazım işte.

    Para dedimde, forumu bırakıp işime döneyim...o_O
     
  15. sedirAğacı

    sedirAğacı Daimi Üye

    Kayıt:
    2 Mart 2016
    Mesajlar:
    620
    Beğenilen Mesajlar:
    182
    Meslek:
    Bilgisayar programcısı.
    Şehir:
    Aydın
    Yapay zeka kullanılan makinelerde arabalar en önde gidiyor.

    Şoför kabini olmayan elektrikli kamyon denenmeye başlanmış.

    Görünen oki, ilk etapta işlerini kaybedecekler arasında, kamyon, taksi belki minibüs, belki makam şoförleri olacak.

    Taksi şoförlerine acıyan olacakmı acaba.?

    Çok az eğitim ve beceri gerektiren işler, hızla robotlaşıyor.
     
  16. sedirAğacı

    sedirAğacı Daimi Üye

    Kayıt:
    2 Mart 2016
    Mesajlar:
    620
    Beğenilen Mesajlar:
    182
    Meslek:
    Bilgisayar programcısı.
    Şehir:
    Aydın
    Bizim tarım bakanı dün esmiş gürlemiş.

    Demişki;
    "22 TL ye mal ettiğiniz kuşbaşı eti kıymayı nasıl 45 TL ye satarsınız.? Hesabını vereceksiniz."

    Normal bir ülkede böyle konuşan bir adam, hükümette ancak çaycı olur. Bu adam bakan.

    Bizim buralarda en düşük et 45TL kuşbaşı 55TL ile 60 TL arasında değişiyor, mangallıkları 80TL ye kadar satıyorlar. üstelik büyük zincir marketlerde. hesapta daha ucuz.

    15 yıldır ülkeyi yönetiyorlar, 10 yıldırda dünyanın en pahalı etini yediriyorlar, hala suçlu kendisi değilmiş gibi birilerine esip gürlüyor, nasıl pahalı et satarsınız hesap soracağız.

    10 yıldır hesap sormamış, şimdi soracak.
    Kanun sensin, polis savcı hakim sensin. TVlere konuşacağına kır hepsinin kafasını.

    İşin daha kötüsüde geliyor. Ülkemizde Sebze meyve fiyatlarıda dünyanın en pahalısı olacak. O yolda ilerliyoruz.

    Yeni nesil kalitesiz hayat içinde doğduğu için, pahalı eti, pahalı sebze meyveyi normal sanıyor.

    Market raflarında ucuz gibi görünen, neredeyse tüm ürünler kanserojen. Ucuza mal edebilmek için, doğal hammaddeler değil, sanayide üretilen hammaddeler kullanıyorlar. Şeker yerine bilmem ne, süt yerine bilmem ne, yoğurt yerine bilmem ne, ayçiçek yağı margarin yerine GDO, pirinç yerine GDO, hamur işleri çukulatalar GDO ve kanserojen hammadde, tavuk yiyeceğine direk boş bir mezara gir... böyle gidiyor.
    Meyve bozulmasın diye ilaçla kaplanıyor, üzeri saf kaygan madde.

    Çevrenize bakın, belli yaşı geçenler hep hastanelerde, gençler alerjik ve sağlıksız ürünler ve evde oturma sebebi ile şişman.
     
    Son düzenleme: 8 Temmuz 2017
  17. sedirAğacı

    sedirAğacı Daimi Üye

    Kayıt:
    2 Mart 2016
    Mesajlar:
    620
    Beğenilen Mesajlar:
    182
    Meslek:
    Bilgisayar programcısı.
    Şehir:
    Aydın
    Endüstri 4.

    Basitçe,
    evde süt bitmek üzere iken, kullandığınız buzdolabının, markete süt siparişi vermesine bu ismi takmışlar.

    Basitçe Makinalarla iletişime deniyor. Şu aralar çoğunlukla internete bağlanarak iletişim kuruluyor, ilerde görüntü değişebilir.

    Vestel firmasıda yeni bir çamaşır ve kurutma makinesi fabrikası kuruyor manisaya. Endüstri 4 desteğine uygun olacakmış.?
    Çamaşır makinesi ile uzaktan iletişim nasıl olur.? Çamaşırı içine koyarsın ama makineyi açmazsın. İşyerinden internet aracılığı ile çalıştırırsın. Aklımada başka bişey gelmedi.
     
  18. sedirAğacı

    sedirAğacı Daimi Üye

    Kayıt:
    2 Mart 2016
    Mesajlar:
    620
    Beğenilen Mesajlar:
    182
    Meslek:
    Bilgisayar programcısı.
    Şehir:
    Aydın
    Telefonumla işim günde 10 dakkayı geçmez. Benim için sadece konuşarak haberleşme aracıdır.

    O sebeplede sık sık değiştirmem. Aldımmı 10 yıl bende kalır.

    Şu aralar GPS navigasyon için geniş ekranlı bir telefon almayı düşünebilirim, onun haricinde şu anki küçük ekranlı telefonumu normalde bir 10 yıl daha kullanabilirim hiç önemli değil.

    Ama az önce bir yazı okudum, büyük şehirdekilerin hayatı tamamen telefona bağlı hale gelmeye başlamış.

    Türk gazeteci, new york da yaşıyor.

    İş hayatı telefonda, hem özel hem sosyal hem iş haberleşmesi telefonda, ödemelerini telefondaki kredi kartı ile yapıyor, günlük seyahatlerinde telefon yazılımı yönlendirmesi ile uber denen taksi oluşumundan faydalanıyor telefondaki navigasyonu kullanıyor.

    HESAP makinesi, şipşak fotoğraf makinesi, video kamera, pusula, basılı harita, müzikçalar, polis telsizi, e-kitap, ses kayıt cihazı, taşınabilir televizyon, başucu saati, radyo, PSP veya Nintendo DS gibi oyun cihazları, kredi kartı, scanner, adres defteri, ajanda, takvim, fener, termometre, navigasyon cihazı, uzaktan kumanda, metro kartı, akbil.

    telefonu arıza yapınca şoka girmiş, kendini boşlukta hissetmiş.

    hemen gidip yenisini almış, hayata dönmüş. Yanlış anlamadı isem, ogün kimle yatacağınada telefondaki bir uygulama ile karar veriyormuş. Sanırım bekar, belki cins seçimide yapmıyordur, bu aralar bayağı normalleştirdiler bu durumu.
     
    Son düzenleme: 9 Temmuz 2017
  19. sedirAğacı

    sedirAğacı Daimi Üye

    Kayıt:
    2 Mart 2016
    Mesajlar:
    620
    Beğenilen Mesajlar:
    182
    Meslek:
    Bilgisayar programcısı.
    Şehir:
    Aydın
    TUBITAK pilsiz, şarj gerektirmeyen telefon üretmeyi başarmış.

    Telefon üzerindeki kolu yarım saat çevirmeniz, 1 dakikalık bir görüşme için yeterli elektriği sağlıyor da artıyor bile.

    Şaka tabi,

    washington üniversitesi üretmiş pilsiz telefonu.

    Elektriği, radyo sinyalleri ve ortam ışığından üretiyormuş. Tabi ekran gibi yüksek elektrik gerektiren hiç bir şey üzerinde yok.

    Sadece araştırma amaçlı yapılmış gibi görünüyor. Boş işler bunlar. o_O
     
  20. sedirAğacı

    sedirAğacı Daimi Üye

    Kayıt:
    2 Mart 2016
    Mesajlar:
    620
    Beğenilen Mesajlar:
    182
    Meslek:
    Bilgisayar programcısı.
    Şehir:
    Aydın
    Filmlerdeki zombiler çağına epey yakınız.

    On yıllardır, bitkilerin genetiğinin değiştirildiğini ve tüm dünyaya satıldığını biliyoruz.
    Bu genetik tohumları üreten firmalar, soysuz insanların yönettiği ülkelere rüşvet vererek giriyor ve o ülkeyi uzun vadede esiri yapacak adımları atıyor.

    Ülkemizde genetiği değiştirilmemiş sebze meyve bulmak hala mümkün ancak bu yıl çıkarılan yeni kanunlarlada iyice kucağına oturduk bu yabancı biyoteknoloji firmalarının.

    On yıllardırda canlılar üzerinde genetik oynamalar yapıldığını biliyoruz. Ölçüsünü ise bilemiyorduk.

    Bugünki haber beni korkuttu.

    ingilizlerin geçmişte yaptığı korkunç hayvani eylemleri biliyoruz. En azından okuması yazması ve biraz beyni olanlar biliyor.

    Çin'i güçsüz düşürüp sömürmek için 200 yıl önce tüm çin halkına bedava uyuşturucu dağıtmışlardı.

    İran Irak savaşında, iki tarafada silah satan ingiltere ve abd, verdikleri bombaların içine seyreltilmiş uranyum koymuşlardı. Bu sayede o ülkelerdeki gelecek nesilleri sakat doğurup yok edeceklerdi.

    Dünya uyuşturucu ticaretinin %90 a yakınınıda CIA yönetiyor.

    Tabi bu iki ülkeyi yönetenlerde yahudi aileler, fakat o ayrı konu.

    Zombi olayına gelirsek.

    Bu 2 ülke bioteknoloji firmaları, genetiği değiştirilmiş böcek üretmekte uzmanlaşmışlar.
    Az önce okuduğum haber şöyle.

    bitkilere Zararlı güveleri yok etmek için, genetiği değiştirilmiş güve üretmişler. Bu güve ile çiftleşen dişi, bebek doğurduğunda, o bebek yaşamıyor. Böylece soyları kuruyor.

    Şu an new york güveleri üzerinde deneyeceklermiş...

    Bir canlının genetiğini değiştirebiliyorlarsa, geçmiş yaptıklarına da bakarsak, bazı ırkları yok etmek için bu bilgileri kullanmak isteyecekleri aşikâr.
    ABD nüfusunun %51 kadarı siyahi ve latin. Çin hindistan hızla batıyı geçiyor.

    Bu tür bir silahı denemek isteyeceklerini anlamak için çok zeki olmak gerekmiyor. Normal akla sahip olmak yeterli.

    haydi hayırlısı.