Duyuruyu Kapat
Facebook Gözat
Twitter Gözat

Dünya nereye gidiyor?

Konu, 'Konu Dışı' kısmında sedirAğacı tarafından paylaşıldı.

  1. sedirAğacı

    sedirAğacı Daimi Üye

    Kayıt:
    2 Mart 2016
    Mesajlar:
    620
    Beğenilen Mesajlar:
    182
    Meslek:
    Bilgisayar programcısı.
    Şehir:
    Aydın
    Batı ile asya arasındaki, geçmişte batı lehine olan gelişmişlik dengesi, hızla yer değiştiriyor.

    Bugüne kadar bizim gençleri batı hayranı olarak yetiştiriyorduk. Sebebi yahudi temelli batı sömürgesi olmamızdı.

    Ancak bu durum gittikçe artan bir hızla değişiyor.

    Günümüzün ve yakın geleceğin teknolojisi, kuantum fiziği temelli nano teknoloji, yapay zeka yazılımları ve labaratuvarlarda yaratılan yeni maddeler.
    Bu teknolojiler geleceği belirliyor.

    Şu ana kadar doğuda, japonya, singapur, güney kore, daha eski taiwan önde gidiyordu.

    Ancak çin büyük bir hızla geldi ve onlara yetişti belkide geçmiştir.

    Japonya, singapur, kaliteli teknolojik ürünlerde epey ileriler ancak güney kore ve çin liderlik için savaşıyorlar.

    Geçen hafta ÇİN'in ürettiği sanırım dünyada ilk ve tek kuantum dolanıklığı temelli, kuantum sunuculardan bahsetmiştim.

    Şimdide kuantum belirsizliği özelliğini kullanan haberleşme uydusu fırlatmışlar.

    Uygun cihazlarınız varsa, kriptolu olsalar bile tüm uydu veri akışını indirip çözebilirdiniz.

    Ancak çin uydusu kimsede olmayan çok yeni bir teknoloji kullandığı için ve içeriği bilinmediği için, bu uydunun haberleşmesini çözmek, diğer ülkeler için şimdilik imkansız gibi görünüyor.

    Örnek vereyim:

    makine dili tek. Programlama dilleri çeşitli. Ancak programlama dillerini çalıştırmak için makine diline son aşamada çevrilmesi şart. makine diline çevrilincede, bu kodu tersine mühendislikle çevirip okuyabilirsiniz. hangi dille yazılmış olursa olsun fark etmez.

    Ama yeni bir makine dili yaratmış olun ve bu makine diline uygun yazılım dili ve elektronik devreler geliştirdiniz, sadece sizde var. Uygulamanın yürütülebilen exe halini sizden başka kim ele geçirirse geçirsin bir işine yaramaz. Tersine mühendislikle mantıklı bir dizilim oluşturamaz çünki bilmediği bir makine dili, hangi harf hangi rakam hangi işaret ne anlama geliyor ne iş yapıyor bilemez.

    Çin hızla batıya dersini veriyor. batı orduları ve şirketleri ile sömürecek zulüm edecek ülkeler ararken, doğu çalışıyor.
     
  2. sedirAğacı

    sedirAğacı Daimi Üye

    Kayıt:
    2 Mart 2016
    Mesajlar:
    620
    Beğenilen Mesajlar:
    182
    Meslek:
    Bilgisayar programcısı.
    Şehir:
    Aydın
    Güldüğüm bir proje.

    Bir hollanda firması, web sunucuların ürettiği ısı enerjisini ev ısıtmak için kullanıyormuş.
    Yanlış anlamadı isem, İsteyen herkesin evinede bu sunucuları koyuyormuş.

    Siz bana sunucu koyun diyorsunuz, sunucu eve döşeniyor ama sunucu sizin değil, firmanın. Firma sunucu olarak kullanıyor o cihazı sizle alakası yok. Szi sadece sunucudan çıkan ısı enerjisi ile evinizi ısıtyorsunuz!!!

    yazın ne yapıyorlar acaba.? Belki sadece sibirya gibi yaz aylarıda soğuk geçen yerler içindir.
     
  3. sedirAğacı

    sedirAğacı Daimi Üye

    Kayıt:
    2 Mart 2016
    Mesajlar:
    620
    Beğenilen Mesajlar:
    182
    Meslek:
    Bilgisayar programcısı.
    Şehir:
    Aydın
    Endişelendiğim bir haber,

    Rusya ve ABD, suriyede kazara birbirlerine girmemek için bir anlaşma imzalamışlardı.

    İki taraftan biri, herhangi bir operasyona başlamadan önce diğerine bilgi verecekti. Mesela abd uçağı rakkada işid bombalayacaksa, abd li general rus generali arayıp, "şu saatte şu bölgede 3 uçakla bombalama yapacağız." demesi gerekiyordu.

    Aynısını rus tarafıda yapmak zorundaydı.

    Ancak dün, işid mevzilerini bombalayan suriye savaş uçağını, abd hava kuvvetlerine bağlı bir uçak, rus tarafına bilgi vermeden düşürdü.

    Bu olay üzerinede, suriye ile ortak hareket eden rusya, abd ile olan haber verme anlaşmasını kaldırdı.

    Her an, abd ve rus savaş uçakları, suriye semalarında birbirlerine girebilir.

    Böyle bir kapışma üçüncü dünya savaşını başlatmaz ama ne olacağınıda kestiremiyorum.

    trump denen adam hakkaten geri zekalı.
    putin, gözünü budaktan sakınmayan biri,
    bizim hükümet 2 tarafada düşman olmayı başarmış durumda,,

    savaş çıksa benim için sorun değilde, aileler ve kadınlar için sefalet demek. Tabi eğer ülkeyi soyanlardan değilseniz. Soygun parası ile savaş olmayan bi yere gidersiniz.
     
  4. sedirAğacı

    sedirAğacı Daimi Üye

    Kayıt:
    2 Mart 2016
    Mesajlar:
    620
    Beğenilen Mesajlar:
    182
    Meslek:
    Bilgisayar programcısı.
    Şehir:
    Aydın
    Çin şehri Pekin de, bir kargo firması, insansız dağıtım aracı çalıştırmaya başlamış.

    Uygun paketleri sahiplerine teslim ediyor. Teslimatı, paket sahibinden bir kod alarak, yada yüz tanıma sistemi ile yapıyor.

    Trafik ışıklarını tanıyor ve uygun hareket ediyor.

    Şimdilik sadece yakın mesafelere, 4 km hızla gidiyor. Yakında bu araçları 100 adede çıkaracaklarmış.

    Daha önce, Japonyada bir sigorta şirketi değerlendirme uzmanlarını yapay zekâ ile değiştirmişti ve yine japonyada bir otel tüm personelini robotlarla değiştirmişti.

    Asya bu tür değişimler yaparken, avrupa ve abd tamamen sürücüsüz otomobile odaklanmış durumda.
    Birde kargoyu dron ile teslim etme yöntemini geliştirmeye çalışan amazon gibi bir kaç firma ve üniversite var.
     
  5. sedirAğacı

    sedirAğacı Daimi Üye

    Kayıt:
    2 Mart 2016
    Mesajlar:
    620
    Beğenilen Mesajlar:
    182
    Meslek:
    Bilgisayar programcısı.
    Şehir:
    Aydın
    Avrupada kamplaşmayı yazmıştım. Almanya, yavaş yavaş abd nin kucağından kalkıyor.

    2. dünya savaşında yenildiklerinde, abd liler, almanyanın gizli servisini, merkez bankasını kurmuş, devlet kurumlarını kontrolleri altına almış, ordu beslemesine izin vermemişlerdi.

    Geçen 80 senede Almanya önce palazlandı, sonra yavaş yavaş abd den kopmaya başladı. Çin ile ilişkilerini artırıyorlar.

    Diğer tarafta yahudilerin kontrol ettiği İngiliz soyunun kurduğu ülkeler var. ABD başta olmak üzere, ingiltere, kanada, avustralya.
    2. dünya savaşında almanlarla savaşan fransızlarda yahudi kontrolunde. Son devlet başkanları macron ve partisi tamamen yahudi üretimi.

    Almanya, batı'nın gerilediğinin, doğunun ise ilerlediğinin farkında olmalı.

    500 yıl önce, amerika kıtasını keşfeden avrupalı, bu kıta halkını katletmiş, koca kıtanın altınlarını madenlerini avrupaya taşıyarak yükselişini başlatmıştı.

    Altınlarla gelen zenginlikle doğunun medeniyetini satın almışlardı.

    Örnek : mafya liderinin kazandığı para ile en iyi mimarı tuttuğunu düşünün. Bu mimar mafya liderine en harika evi yapar. En harika evde oturan mafya babası, en akıllı en bilgili kişi değil en zengin kişidir.Zenginliğide hırsızlığa ve katliama dayanır.

    Avrupalı altınları ve madenleri amerika kıtasından avrupaya taşırken, afrikadanda milyonlarca siyah insanı amerikaya taşımış, tarlalarda köle olarak 500 yıl kullanmış.

    Afrika ve amerika kıtalarının zenginlikleri 500 yüz yıl boyunca avrupalı denen ilkel ırka yetti. Ancak sonuna geldiler.

    Orta doğu ve kuzey afrikada son 30 yılda yaptıkları katliamlar son çırpınışları...

    Bir terslik olmazsa, 30 yıl sonra abd ve ingilterenin hükmü kalmayacak...

    Peki biz. Biz sürünmeye devam edeceğiz. Koca nesilleri avrupa hayranı okumuş cahiller olarak yetiştirdik. şimdide din tüccarlarının kontrolunde hızla geri gidiyoruz... 80 yılda savaşarak kazandığımız şirketlerimizi arsalarımızı sattık parasını bir avuç hırsız yedi. Halk fakirleşti. TVlerde zenginleştiniz diye uyutup duruyorlar. Devlet kurumlarına kara cahil tarikatlar dolduruldu. Bir kısmı kavga sebebi ile atıldı, şimdi diğer tarikatlar doluyor.

    Bizim kısa vadede kurtuluşumuz yok...
    Mucize şu şekilde olabilir. batı kaosa sürüklendiğinde, Türkiyedeki tüm yahudileri ülkeden atarsak, hızla toparlama ihtimalimiz olabilir. Koç grubu aydın doğan grubu, garanti bank sahibi doğuş grubu, boyner grup vs. vs. Ülkenin nerdeyse tüm holdingleri yahudi. Ülkedeki tarikatları CIA emri ve desteği ile besleyip büyütenler ve başımıza salanlar bunlar.
     
    Son düzenleme: 20 Haziran 2017
  6. sedirAğacı

    sedirAğacı Daimi Üye

    Kayıt:
    2 Mart 2016
    Mesajlar:
    620
    Beğenilen Mesajlar:
    182
    Meslek:
    Bilgisayar programcısı.
    Şehir:
    Aydın
    Suriyede tehlikeli restleşmeler sürüyor.

    ABD, Rusya ile anlaşması olmasına rağmen, Rusyaya haber vermeden Rusyanın ittifakı suriye uçağını düşürdü.

    Ruslarda abd ile yaptıkları anlaşmayı rafa kaldırdılar.

    Anlaşmanın rafa kalkması demek, iki tarafında uçaklarının havada birbirleri ile karşılaşma ihtimalinin olması demek.

    Dahada kötüsü bugün geldi. Rusya, abd ye suriyenin bütünlüğünü bozmaya çalışma dedi. Akabinde, kendi operasyon yaptıkları bölgeye abd uçağı girerse, karşılık vereceklerini açıkladılar.

    Bu açıklama üzerine, abd ile birlikte savaşan avustralya ülkesine ait uçaklar, avustralyaya geri dönmeye başladı.

    Düşünün, avustralyadan dünyanın öbür ucuna gelip, kendi ülkelerindeki insanları bombalıyorlar. Ve bu bombalayanlar, bizim hayran olduğumuz batılılar.

    Biz ilkeliz, onlar ileri medeniyet.

    bu avustralyalılar ingiliz soyundan gelme. kurtuluş savaşımızdada bize karşı savaşmışlardı.
     
  7. sedirAğacı

    sedirAğacı Daimi Üye

    Kayıt:
    2 Mart 2016
    Mesajlar:
    620
    Beğenilen Mesajlar:
    182
    Meslek:
    Bilgisayar programcısı.
    Şehir:
    Aydın
    Peki ABD, dünyanın her yerinde savaşacak parayı nereden buluyor.?

    Merkez bankasında basıyor. ABD de Merkez bankasının ismi FED.

    FED'e ağaçlar bir taraftan giriyor, öbür taraftan yeşil küçük kağıtlar olarak çıkıyor. Üzerinde rakamlar yazan bu küçük yeşil kağıtlara dolar deniyor.

    Doların özelliği Tüm dünyada kabul görüyor olması.

    ABD bu yeşil kağıtları her yıl tırlar dolusu basıyor, sonra dünyada savaşmak için kullanıyor. Uçak gemileri mesela singapura gidiyor, dolar denen o yeşil kağıtları singapur şirketlerine veriyor, uçak gemisi için yakıt, askerleri için yiyecek alıyor.

    Peki bizimde merkez bankamız var. Bizde basalım tırlar dolusu kağıt üzerine TL yazalım, gidelim singapurda yemek alalım.

    Alamazsın. TL yazan kağıtların dünyada geçerliliği yok.

    Avrupalısı, abd lisi gelir, kendi bastıkları kağıtlarla senin ülkende ister arsa ister şirket ister yemek alır.
    Sen TL ile git, hiç bir şey alamazsın.

    Fark burada.

    Peki neden yeşil kağıtlar geçerlide bizim kağıtlar geçersiz. Çünki ABDnin Avrupanın dünyaca güçlü ordusu var. Sıkıyosa o yeşil kağıtları kabul etme. Önce dışlanır sonra işgal edilirsin. Libya da kaddafi, ırak ta saddam yeşil kağıtları kabul etmediler.

    Ama kuveyt kağıdı, kanada kağıdı, japon kağıdı filanda dünyada geçerli. ?

    Çünki abd dünyada kontrolu sağlayabilmek için serbest piyasa oluşturmuş, bazı paraları kabul ettiriyor, bazılarını ettirmiyor. Bu paraların piyasası, değeride londrada tespit ediliyor. Yine batılılarca. Japon parasının değeri şu olacak, kuveytin şu, Türkiyenin şu. dahası, bakırın fiyatı şu, demirin şu, petrolun şu diye belirleniyor.

    İşlerine ne gelirse o fiyatı belirliyorlar. Ukrayna savaşı yüzünden Rusyanın burnunu sürtmek için anında petrol varil fiyatını 110 dolarlardan 40-50 dolar aralığına çektiler.

    Neyse uzun hikaye. Neden başladığımı bile unuttum.

    Sonuçta, ABD ve Avrupa paralarını dünya kullanmazsa, bu ülkeler 1 yılda batar. Bizden daha fakir ve rezil bir duruma düşerler.

    ABD vatandaşı bir ekonomist, 3 yılda batı bitecek diyor.
    Ben 30 yıl vermiştim. 50 yıl içindede yahudilerin kontrolundeki ordularla dünyanın kalanı savaşacak demiştim.
     
  8. sedirAğacı

    sedirAğacı Daimi Üye

    Kayıt:
    2 Mart 2016
    Mesajlar:
    620
    Beğenilen Mesajlar:
    182
    Meslek:
    Bilgisayar programcısı.
    Şehir:
    Aydın
    Avrupada ilk insanat bahçesi, medeni modern fransada 130 yıl önce kuruldu.
    Son insanat bahçesi ise medeni modern ileri belçikadaydı, son yıl 1958 de 41 milyon avrupalı gezmişti.

    1958 yılına kadar bu insanat bahçeleri isveç dahil avrupanın pek çok ülkesinde vardı.

    Avustralyadan getirilen aborjin yerlileri, afrikadan getirilen siyahi aileler, güney çinden getirilen yerliler, amerika yerlisi kızılderililer(ki pocahontas filmindeki kız gerçektir ve kız avrupaya getirilip satılmış, sonra ölmüştür), bu insanat bahçelerinde tel örgüler arkasında para ile avrupalılara gösteriliyordu.

    Aynı bugünki hayvanat bahçeleri gibi.

    Avrupalı üstün dahi bilim insanlarının pek çoğuda bu avrupalıya benzemeyen yaratıkların, insana en çok benzeyen hayvanlar olduğunu söylüyordu.

    İnsanat Bahçelerini ziyarete gelenlere de ciddi uyarı levhaları konulmuş! Örneğin, “Lütfen yiyecek vermeyin daha önce beslendiler”

    Paris, Hamburg, Stuttgart, Münih, Bronx, St Louis, Antwerp, Barselona, Londra, Milan, Varşova, Basel ve New York kentlerinde kurulan insanat bahçelerinin sahipleri milyoner olmuşlar.

    “İnsanat Bahçelerinde intihar edenler olduğu gibi, teşhir edilirken ölenlerde vardı. Öyle bir vahşi uygulama vardı ki ölenler de sergileniyordu"

    Pek çok fotoğraf var, ben bir ikisini asayım.
    [​IMG]
    [​IMG]

    Kaynak : Erdal Boyoğlu’nun Merhaba Gazetesi

    İşin komiği ise, avrupalı ırk yani kendilerine beyaz ırk diyen insanlar, bu siyah afrikelılrla aynı ırkdan geliyorlar. 20 bin yıl önce afrikadan avrupaya göç etmiş siyah insanların torunları. İklime bağlı olarak renkleri beyazlaşmış, saçları düzleşmiş.

    Şu an bir melez olmayan avrupalı(asya ırkından gen almamış) aileyi afrikaya götürüp yerliler gibi yaşamaya zorlasalar. 10 yıl sonra renkleri koyu kahverengi olur, saçları kıvırcıklaşır. Bunu 20 bin yıla yayın. Bugünki afrikalı siyahlardan farkı kalmaz.
     
  9. sedirAğacı

    sedirAğacı Daimi Üye

    Kayıt:
    2 Mart 2016
    Mesajlar:
    620
    Beğenilen Mesajlar:
    182
    Meslek:
    Bilgisayar programcısı.
    Şehir:
    Aydın
    İstanbul Ankara, İzmir gibi büyük şehirlerin içinde askeri alanlar var.
    Bu alanlar inşaate açık olmadığı için yeterince yeşil ve ağaçlık kalabilmişti.

    hükümet askerleri bu alanlardan attı. Askerler yavaş yavaş boşaltıyorlar.

    Peki o alanlar park mı yapılıyor, yada halkın tamamına hizmet eden kamusal yeşil alan.

    HAYIR.

    İnşaat şirketlerine satılmaya başlandı. Lüks Betonlar yükselecek.

    Halka ait araziler, halkın küçük bir zengin kısmı tarafından kullanılacak. Çevresine yüksek duvarlar dikilip, vatandaşın içeriyi görmesi bile engellenecek...

    Az gelişmiş ülkeye yakışan hareketler bunlar...
     
  10. sedirAğacı

    sedirAğacı Daimi Üye

    Kayıt:
    2 Mart 2016
    Mesajlar:
    620
    Beğenilen Mesajlar:
    182
    Meslek:
    Bilgisayar programcısı.
    Şehir:
    Aydın
    Yeni eğitim müfredatında evrim yer almayacakmış.

    Bizim gibi deve kılıklı bir ülkeye yakışır.

    Bir yandan gelişmiş ülkelerdeki gibi ilk okulda yazılım dersi vereceğiz diyorlar. Diğer yandan din temelli eğitim verecekler.

    300 yıldır biliniyorki, din temelli ülkeler gelişemez, sömürge olur.

    Gelişmiş ülkeler hangi ülkeyi sömürmek istiyorsa, o ülkede dini yaygınlaştırmaya çalışır, bilimi yok etmeye çalışır. ABD nin bize yaptığı gibi.

    Bizde 1950 lerden başlayarak abd, gelişmiş eğitim veren kurumları kapatmış, yerine imam hatipleri açmış.

    Sonuç;

    Şu an tüm holdinglerimizin sahibi yahudiler. Yani sömürülen ülkeyiz.
     
  11. sedirAğacı

    sedirAğacı Daimi Üye

    Kayıt:
    2 Mart 2016
    Mesajlar:
    620
    Beğenilen Mesajlar:
    182
    Meslek:
    Bilgisayar programcısı.
    Şehir:
    Aydın
    Canavar motorsiklet.
    Ludovic Lazareth LM847 - 470 beygir (217,000 dolar)

    [​IMG]
     
  12. sedirAğacı

    sedirAğacı Daimi Üye

    Kayıt:
    2 Mart 2016
    Mesajlar:
    620
    Beğenilen Mesajlar:
    182
    Meslek:
    Bilgisayar programcısı.
    Şehir:
    Aydın
    Boğaziçi üniversitesinin, ücretsiz siber güvenlik dersleri, Sınavla alıyorlar.

    Açıklama bu;

    "4 Temmuz'da online sınav yapacağız. Başarılı olanları 6-7 Temmuz tarihlerinde mülakata alacağız. Başarılı olup kampa katılan öğrencilere de yemek ve üniversitenin yurdunda kalma imkanı sağlayacağız. Öğrenciler bu sertifikalı kampta hem teorik hem uygulamalı siber güvenliğin temellerini ve sistemlere sızmayı öğrenecek. Katılımcılar, akşamları bilişim hukuku ve kişisel gelişim dersleri de alacak."
     
  13. sedirAğacı

    sedirAğacı Daimi Üye

    Kayıt:
    2 Mart 2016
    Mesajlar:
    620
    Beğenilen Mesajlar:
    182
    Meslek:
    Bilgisayar programcısı.
    Şehir:
    Aydın
    Bir müddettir, yahudilerin sahip olduğu TLC kanalındaki sihirbazları izliyorum. 1 aydır bıraktım izlemeyi.

    Başta eğlenceli idi, sihirbaz sayısı artıp rekabet artınca, sapıttılar. Çok açık şekilde, kamera hilelerine başvurdular.

    Sihirbazların bir kısmı, sihirbazlık yapıyor, yani el çabukluğu, teknoloji hilesi filan.

    Ama öne geçmek isteyen bazıları, açıkça ayarlanmış kişilerle kamera hileleri yapmaya başladılar.

    Yani avatar, matrix gibi filmlerde gördüğünüz gerçek olmayan ama gerçekmiş gibi gösterilen sahneler.

    Cıvıttıkları için seyretmeyi bıraktım.

    Genelde sihirbazların hilelerinin tamamına yakınını nasıl yaptıklarını tahmin edebiliyorum. 100 yıl öncede son teknolojiyi kullanıyorlardı, şimdide.
    Ama işin içine kamera hilesi girince, tahmin edemiyorsun.

    Mesela adam gökdelenin kenarından yürüyerek aşağı iniyor. belliki kablolarla iniyor ama ekranda kablolar gösterilmiyor, aynen filmlerdeki gibi. Bunu zaten fimde seyrediyorsun, sihirbaz diye ortaya çıkan adamda niye seyredesin.?

    Pek çok sihirde bluetooth kullandıkalrı açık.
    Mesela, telefonuna bi arkadaşından bahseden yazı yaz diyor, sonra arkadaşının ismini tahmine diyor. Belliki ekibinden biri bluetooth ile telefona bağlanıp, yazılanı almış, sihirbaza bir şekilde iletmiş.

    Bu numaraları sokakta yapıyorlar. Belliki 100 kişiyi test ediyorlar, hengisinin bluetoothu açıksa ona hile yapıyorlar. tabi biz ekranda sanki ilk denk geldiklerine sihir yaptılar gibi görüyoruz.

    Örneğin bir hile var, yine bluetooth temelli olduğunu düşünüyorum.

    Sihirbaz bir kalem veriyor, o kalemle karta yada kağıda bir şey yazıyorlar. O kartı sihirbazın bilmesinin imkansız olacağı bir hale sokuyorlar. Mesela bir şeyin içine sokuyorlar. Ama sihirbaz kartı alakasız bir yerden çıkarıyor ama aynı kart. Adamın yazdığı yazı üzerinde. Mesela bazen kart bir meyvenin içinden çıkıyor.

    Bilmek gerekiyorki, sihirbazlar ekiple çalışıyor, her bir sihir için günlarce bazen aylarca çalışıyorlar.

    Bu sihirde, hile sanıyorum kalemde. Tüm sihirbazlarda aynı kalemi, kişiye veriyor. kalın bir kalem, normal kalemlere benzemiyor.

    Belliki o kalem, yazı yazılırken, ya yazının videosunu çekip bluetooth ile gönderiyor, yada haerketleri gönderiyor, aynı yazı sihirbazın ekibinden birinin önündede beliriyor. kalanı kolay.

    Tam çözemediğim ise, Printerin sığamayacağı yerlerdeki kağıtlardada yazı belirmesi.
     
  14. cukuleaks

    cukuleaks Yeni Üye

    Kayıt:
    24 Haziran 2017
    Mesajlar:
    1
    Beğenilen Mesajlar:
    1
    Şehir:
    Kocaeli
    Buna benzer olayların olabileceğini tahmin etmek artık çok zor değil. Bende bu sebep ile yaklaşık 1 ay önce tüm cloud hesaplarımı silip süpürdüm, cloud servislerinide bilgisayarımdan süpürdüm tabi. Gizlilik denen şey artık eridi bitti, üstüne dolaylı dilden herkesin ağzında reklam olmaya başladı.

    Bu arada geçmiş olsun :)
     
    sedirAğacı bunu beğendi.
  15. sedirAğacı

    sedirAğacı Daimi Üye

    Kayıt:
    2 Mart 2016
    Mesajlar:
    620
    Beğenilen Mesajlar:
    182
    Meslek:
    Bilgisayar programcısı.
    Şehir:
    Aydın
    2 araba arasındaki farka bakın. İkiside hybrid motorlu.
    Hem benzinli motoru var hem elektrikli. Birini almanyada yapıyorlar diğerini japonyada.

    Japonyada yapılanın özellikleri şöyle.
    Ağırlık : 1055 kg.
    Hızlanma : 15.3 sn.
    Maksimum hız. : 155 km/sn
    Ortalama 100 km benzin tüketimi : 3.6 LT

    Arabanın adı toyota yaris. Toyota 19 yıldır hybrid araç üretip satıyor. Gelebildiği seviye bu. 3.6 LT. Bildiğim bir sürü sadece dizel motora sahip araçlarda bu civarda yada daha az yakıt tüketiyor. Niye hybrid motor alıp derdini artırsın. 2 motor demek 2 kat kat bakım ve tamir demek.

    Almanyada yapılanın özellikleri şöyle.
    Ağırlık : 2.465 kg. Yani ikibuçuk ton. Kamyon gibi.
    Hızlanma : 5.3 sn. ikibuçuk tonu 5 saniyede 100 km hıza çıkarıyor.
    Maksimum hız. : 245 km/sn Uçuyor namussuzum.
    Ortalama 100 km benzin tüketimi : 3.3 LT . 2.5 ton, 245 km son sürat hızlanma 5sn ve 3.3 LT yakıt tüketimi...
    Mersedesin GLE modeli bir SUV aracı.

    Toyotanın bir yere kadar gelip orada tıkandığı açık. Eğer motor teknolojisini geliştirmezse, uzun vadede batacağını söylemek kâhinlik olmaz herhalde.

    Tabi şunuda dikkate almak lazım. volkswagen in hileli veri yayınladığı açıklandı. Almanlarda sahtekarlık yapmaktan çekinmiyor anlaşılan. mercedesin verileri sahte olabilirmi, inanması güç zira...
     
    Son düzenleme: 24 Haziran 2017
  16. sedirAğacı

    sedirAğacı Daimi Üye

    Kayıt:
    2 Mart 2016
    Mesajlar:
    620
    Beğenilen Mesajlar:
    182
    Meslek:
    Bilgisayar programcısı.
    Şehir:
    Aydın
    2019 da dünyada ucuz internet kullanılacakmış.

    yayın uydudan olacak.

    Bu iş için, 720 uydu kullanılacakmış.

    Şirketin adı OneWeb.

    Uydular yakın yörüngede olacağı için, hız yüksek olacakmış.

    İlk yayın ABD de olacak. Sonra diğer ülkeler isterlerse alacak.

    Bizim ülkenin kaymağını 3 şirket yiyor. turkcell, vodafon, ttelekom.
    Bu şirketler izin verirse, belki Türkiyedede ucuz olur. tabi ABD ucuzu ile bizim ucuz aynı olurmu, zamanla görürüz.
     
  17. mizraklar

    mizraklar Üye

    Kayıt:
    2 Ağustos 2013
    Mesajlar:
    100
    Beğenilen Mesajlar:
    4
    Meslek:
    Özel Bir Şirkette Ürün Destek Mühendisi.
    Şehir:
    Kocaeli/Gebze
    Merhaba,

    Dünya nereye gidiyor? Dünya Çok Yakında Marsa Gidiyor :)
     
    sedirAğacı bunu beğendi.
  18. sedirAğacı

    sedirAğacı Daimi Üye

    Kayıt:
    2 Mart 2016
    Mesajlar:
    620
    Beğenilen Mesajlar:
    182
    Meslek:
    Bilgisayar programcısı.
    Şehir:
    Aydın
    Samanyolu galaksimize doğru gelen bir galaksi var.

    Andromeda.

    Nerden biliyoruz, çünki rengi maviye çalıyor. Galaksinin rengi maviye çalıyorsa, yaklaşıyor anlamındaymış.

    Hızınıda bulmuşlar, bize yaklaşma hızı 1 saniyede 120 km.

    Son sürat üzerimize doğru gelen bir galaksi var. yakında 2 galaksi birbirine girecek.

    4 milyar yıl sonraymış. İnsan için bir kaç milyar yıl, Evren zamanı ile bir kaç yıl olsa gerek.

    Örnek verecek olursam, bazı kelebeklerin bir ömrü, dile kolay koskoca bir ömür, insan zamanı ile 4 gün ediyor.

    1 gün yaşayan canlılar var, ama bize bir gün. Ona, koca bir ömür.
     
  19. gk

    gk Üye

    Kayıt:
    24 Aralık 2009
    Mesajlar:
    88
    Beğenilen Mesajlar:
    1
    Meslek:
    Yazılım Geliştirici
    Şehir:
    İstanbul
    .
     
    Son düzenleme: 26 Haziran 2017
  20. sedirAğacı

    sedirAğacı Daimi Üye

    Kayıt:
    2 Mart 2016
    Mesajlar:
    620
    Beğenilen Mesajlar:
    182
    Meslek:
    Bilgisayar programcısı.
    Şehir:
    Aydın
    Halk, maaşını net değilde brüt alsa, bu ülkede hırsız bu kadar çok olmazdı.
    Sigortalı çalışan, 1.500 TL maaşı cebine koydu ise, işverende 500 TL kadar vergisini her ay yatırır. Aslında çalışanın maaşı 1.500 değil, 2000 dir.

    Eğer çalışanlara brüt ödense ve vergisinide her ay çalışan kişi kendisi gidip vergi dairesine yatırsa, bu ülke bambaşka bir ülke olurdu.

    40 yaşın üzerindekiler aşağı yukarı bilir.
    Gençliğimizde aldığımız bazı ithal mallarla dalga geçerdik.

    Mesela japon honda marka arabası, teneke derdik, sakın almayın.
    Hint malı ürünler, çin malı ürünler.

    Bu ülkeler sanayileşmede bizim gerimizdeydiler. Yada biz öyle sanıyorduk.

    İsveç, finlandiya, gerimizdeysi.
    Kore taiwan singapur gerimizdeydi.

    40 yılda hepsi geldi bizi geçti.

    Yakında avrupanın fakir ülkeleride bizi geçerler.

    40 yıldır bizi geride kalmamıza sebep olan partileri ise canımız pahasına savunuruz. Bizi soyan adamlar için canımızı veririz. Böylede cahil bırakılmış vatandaşımız.

    Durmadan fakirleşmiş, ama fakirleştiğini anlayabilecek kafa bırakmamışlar. Bilinçli olarak aptallaştırma politikası güdülüyor.

    40 yıl önce yaşadığı hayatın kalitesi ile bugünki arasında dağlar kadar fark var.

    sağlıklı yiyecekler yer, daha az çalışırlardı.

    Şimdi ucuza mal edilmiş, son derece sağlıksız gıda tüketiriz, daha fazla çalışırız.

    İlk cümlelere geri dönersek.
    Çalışanın maaşından %35 kadar direk vergi kesiliyor. Kesilen kısmı vatandaş hiç görmediği için rahatsız değil.
    Yetmiyor, devlet %1 ile %800 arasında ek vergiler koyuyor.

    Marketten aldığımız yiyecek, elektronik eşya, süs eşyası, giyecek, alkol, sigara, ev, hizmetler, kira, telefon konuşması, yolculuk, su elektrik, her şeyde az yada çok vergi var. Durmadanda artıyor.

    Devlet, maaşının her yüz TL de 35 TL sini kafadan kesinti olarak cebine indirdiği gibi, günlük hayatında neye para ödüyorsan, oradanda payını alıyor.

    Mesela sigaraya ödediğin 10 TL nin 8 TL si vergi. Araba aldın. Ödedin 60bin. 30bin TL si vergi. 20 yıl kullandın, bir 60 bin TL daha yıllık vergiler ve benzinden alınan vergilerle devlete ödüyorsun.

    Ev aldın 50 yıl ailende kaldı. Eve ödediğin paranın yarısı kadarınıda devlete zamanla ödüyorsun. Oda şimdilik. Ek vergi icad edip duruyorlar.
    Sigara içiyorsan, Ömür boyunca bir ev parası kadarda sigaradan devlete vergi ödüyorsun.

    Devlet kanımızı emiyor.

    Maaşının her 1.000 TL sinin en az 600 TLsi devlete vergi olarak gidiyor. tabi bu maaşlı çalışanlar için.

    Peki bu verginin ne kadarı sana geri dönüyor.?

    40 yıl önce büyük oranda geri dönerdi. Devlet senin maaşının %50 sini cebe indirdiyse, %40 ı, uzun yaşarsan tamamı geri dönderdi.

    Şimdi ise resmen soyuluyor gençler. Tamamen devlete çalışıyorsun, ama devlet eskiden halktı şimdi devlet diye bir yaratık var.

    Emeklilik çıktı 67 yaşına. Bu yaşa kadar yaşayıp yaşamayacağın belli değil, kanser ve kalp krisleri o kadar arttıki.?
    Eskiden devlet hizmetlerinin tamamına yakını bedavaydı, şimdi devletle olan pek çok işinde para alıyorlar.

    Otoyol, geçsende geçmesende parasını ödüyorsun. Sokağına park edersin para, sokak aydınlatması para, devletten belge aldın çoğunda para, kanalizasyon para, kaçak elektrik kullananın parasıda senden, sağlık eskiden bedavaydı şimdi para...

    Şimdi devlete maaşından ödenen vergi %60 sa, bunun ancak %20 sini geriye ya alırsın, ya alamazsın.

    Peki aradaki bu %40 fark ne oluyor, madem vatandaş için harcanmıyor.

    Siyasetçilere bakın, siyasetçilerle iş yapanlara bakın.

    1950 den beri yırtık çorapla siyasete atılırlar, ülkenin en zengin insanları olur çıkarlar.

    Yüksekteki siyasetçilerden kaçı fakir. Kaçının ailesi çevresi holding sahibi olmuş.

    İşte bu bize geri dönmeyen %40, başkalarının cebine giriyor. Her gelen parti ile, hızla zenginleşen, holdingleşen gruplar oluyor.

    40 yıl önce, tarla, orman ve arsalarımızda Türk insanının elindeydi. Halkın borcu yoktu.
    Şimdi tarla, orman ve arsaların çoğu satıldı. kamu şirketleri satıldı, ekstradan uzun vadeli borcu olmayanda kalmadı gibi. Düzenli taksit ödemeyen kaç kişi var.

    Ama civara bak, lük araba, lüks cep telefonu, geniş ekran TV. Zenginleşmişiz gibi görünüyor.

    Tümü ithal. Malı mülkü sattık, üste borç yaptık. Yabancı ülkeleri zengin ettik.

    Yukarda anlattığım, mal ithal ettiğimiz ülkeleri zengin ettik. İçimizdeki hırsızları zengin ettik.

    Ama sokakta bizi bu hale düşürenler içinde sabah akşam kavga edecek kadarda cahil bırakılmışız.

    Böyle giderse en fazla 30 sene içinde tüm okullar imam hatip olacak.

    Kalan 3 kuruşluk akılda, o okullarda yok olup gidecek.

    Halk maaşını brüt alıp vergisini kendi ödese. ne kadar soyulduğunu azda olsa anlayacak. Belki hesap soracak. Diyecekki, kardeşim aldığım 1000 TL nin 600 ünü sana her ay vergi diye yatırıyorum. ne yapıyorsun bu parayı.?

    Sen zenginleşirken, bu kadar çalışmama rağmen neden sürekli fakirleşiyorum.?