Duyuruyu Kapat
Facebook Gözat
Twitter Gözat

beyaz dilekçe

Konu, 'Konu Dışı' kısmında edebali tarafından paylaşıldı.

  1. edebali

    edebali Üye

    Kayıt:
    4 Kasım 2002
    Mesajlar:
    161
    Beğenilen Mesajlar:
    0
    Şehir:
    türkiye
    merhabalar;
    aşağıdaki şiir Bahattin Karakoç'un, TDV Münacaat Yarışmasında birincilik ödülü
    kazanan "Beyaz Dilekçe" adlı şiiri,bu şiiri Memhem Emin Ay'ın yorumu ile dinledim.
    ilahi olarak dinlediğimde kendisinin yazdığını zannetmiştim ama araştırmalarım
    sonucu ödüllü bir şiir olduğunu öğrendim. ilahi olarak dinlediğinde
    rahatlatıcı bir özelliği olduğuna inanıyorum.
    ilahisi çok mükemmel özellikle benim gibi şiirle arası iyi olmayanlar için......
    ama bu şiir okumaya değer diyorum.....


    :::::BEYAZ DİLEKÇE::::
    Rahman ve rahim olan
    adına sığınarak açtım iki elimi
    kor gibi iki yaprak bir edep ölçeğinde
    umutluğu ve utangaç
    işte dünya önünde benim ruhum sana aç
    Bu seyriyen ellerle senden seni isterim
    senden seni isterken canımdan çıkar tenim
    Sana aşık ruhum bu merceği yakan ışık
    gözlerim cemalini görmeden de kamaşır
    Bir miras yediyim ben iflasın eşiğinde
    hep savrulur çünü yok iflas bileşiğinde
    kimin kimlik ararken hem güler hem ağlarım
    yükseklerden dökülen sular gibi çağlarım.

    Çok tuzlu bir denizin her anım medcezir
    sana aşık olanım yüreğim kutlu esti
    döşeğim kara toprak yorganım kara bulut
    ben seninle doluyken vurgun yapamaz umut
    ben seninle doluyken vurgun yapamaz umut
    her insan günah işler senden saklanır mı sır
    tövbe dilekçesiyle sırdan kalkar bu nasır
    kainadı yarattın donattın rızk verdin
    kimine sonsuz körlük kimine ışık verdin
    yanlış adım atmayın diye indi her kitap
    sana açılan eli geri çevirmesin Rab
    ulu birsin sineden peygamberler gönderdin
    gök yüzüne yıldızlar yere çiçekler serdin
    senden önce bir sen yok kainatta ilk sensin
    bu kainat bir meta hepsine malik sensin
    rabbim seni tanıyan bilir doluyu boşu
    kapına geldi işte yorgun bir aşk sarhoşu


    Garibiz garibim ama umutsuz değil
    seninle dost olanlar cihanda mutsuz değil
    kulunun kurbanıyım rabbim senin mülkünde
    garip kulun ne söyler gülümse dilekçeme
    garip kulun ne söyler gülümse dilekçeme
    senin için verince verenin feyzi artar
    gönülden bir sadaka darca bir ömrü tartar
    kainatta ne varsa hepsinin zikrinde sen
    hamd ve şükür sanadır her şeyin seninle eser
    sen ki sana geleni çevirmezsin eli boş
    aşık boşa dememiş lutfunda kahrında hoş
    bir beyaz dilekçedir sana her yalvarışım
    imanımla amelim hem perdem hem nakışım
    çalı bile kendine sığınan kuşu itmez
    sen gafursun azizsin senin keremin bitmez.

    Geldim işte kapına kul senden ırak olmaz
    sana adanmamışsa yürekte yürek olmaz

    benden önce esirge Muhammet ümmetini
    esen gitsin her kervan en sona ula beni
    kainat bir mozaik her şeye sahip Allah
    ey gizli ve aşikar her derde tabip Allah
    ey gizli ve aşikar her derde tabip Allah
    ey gizli ve aşikar her derde tabip Allah
     
  2. Sahin

    Sahin Daimi Üye

    Kayıt:
    28 Mayıs 2002
    Mesajlar:
    8,943
    Beğenilen Mesajlar:
    0
    Bir şiirde benden, şairini bilmiyorum maalesef.

    "Sevmek" dedim.
    "Yoluna ölmek" dedi.

    "Yol" dedim.
    "Alıp başını gitmek" dedi.

    "Gitmek" dedim.
    Bir "Ahh" çekip, "Dostlardan ayrılmak" dedi.

    "Dost" dedim.
    Durdu. Bana baktı. "Dost" diye mırıldandı.
    "Yüreğime nasıl koysam bilemediğim" dedi.

    "Yürek" dedim.
    "Dünyaları içine sığdıramadığım" dedi.

    "Dünya" dedim.
    "Hayatın bir yüzü" dedi.

    "Yüz" dedim.
    "Ardında ne gizli bilemediğim" dedi.

    "Giz" dedim.
    "Hep çözmeye çalıştığım" dedi.

    "Çalışmak" dedim.
    "Bitmeyecek öykü" dedi.

    "Öykü" dedim.
    "Binlercesini içimde gizliyorum" dedi.

    "Gizlemek" dedim.
    "İşte, her şeyin bitimi" dedi.

    "Şey" dedim.
    "Sevda" dedi.

    "Sevda" dedim.
    "Peşinden koştuğum" dedi.

    "Koşmak" dedim.
    "Hayat, bir maraton" dedi.

    "Hayat" dedim.
    "Öyle kısa ki!" dedi.

    "Niçin kısa?" diye sordum.
    "Yaşanacak çok şey var, zaman yok" dedi.

    "Yaşanması gereken ne var? " diye sordum.
    "Aşk" dedi.

    "Kaç kere?" diye sordum.
    "Bin kere" dedi, "Milyon kere"

    "Neden bir kere değil?" diye sordum.
    "Bütün aşkların toplamı, en yüce ve tek aşk" dedi.

    "Önce ona varsan olmaz mı?" diye sordum.
    "Keşke olsa" dedi, "Ama önce yoğrulmak gerek"

    "Acı çekmek mi?" diye sordum.
    "Evet, aşk acısında yok olmak" dedi.

    "Yok olunca!" dedim.
    "İşte gerçek aşkta o zaman yaşamaya başlarsın" dedi.

    "Gerçek aşk!" dedim.
    "Büyük o!" dedi.

    Durdum. Durdum. Ve sustum!

    "Neden sustun?" diye sordu.
    "Yüreğim titredi sanki" dedim.

    "Neden?" diye sordu.
    "Bilmiyorum" dedim. "Büyük O!"

    "Evet" dedi, "Büyük O!"
    "Nerede?" diye sordum.

    "Her yerde" dedi.

    "Nasıl?" diye sordum.
    "Yüreğini aç" dedi.

    "Yüreğimi açmak!" dedim.
    "Bir tebessümle bak her şeye" dedi.

    "Tebessüm" dedim.
    "Her kapının anahtarı" dedi.

    "Kapı" dedim.
    "Girmeden bilemezsin" dedi.

    "Ya korku!" dedim.
    "Bilinmeyenden korkar insan" dedi.

    "Ben bilmiyorum" dedim.
    "Neyi?" diye sordu.

    "Ben''i" dedim.
    "Sen kimsin?" diye sordu.

    "Ben kimim?" diye sordum.
    "Sevgiyle beslenensin" dedi.

    "Kimin sevgisiyle?" diye sordum.
    "Büyük O''nun" dedi.
     
  3. Rapsodi

    Rapsodi Daimi Üye

    Kayıt:
    4 Ağustos 2002
    Mesajlar:
    1,371
    Beğenilen Mesajlar:
    0
    Meslek:
    Unix Sys Admin.
    Şehir:
    /tmp/loop
    :super: bi tane de ona:super: