PDA

Tam Sürümünü Görmek İçin : Sosyal Demokrasi ve Kavramları


marchello
20/11/2003, 15:53
Yaşam biçimi olarak görülen , evrensellik ve malzemesi sadece insan olan Sosyal Demokrasi.

Yerel Yönetimlerin yaklaştığı şu zaman içerisinde, toplumsal olayların akışını değerlendirebilecek ve zamanın kısıtlılığı ile birlikte değişen dünya görüşüne farklı gözle bakabilecek unsurların bir araya gelmesine etken olacak yapıların bütünlülüğünü, mevcut sistem içerisindeki umursamaz tavırlar içerisinde olan yok edici globalizm şaşkınlığı.

İşte, gelişime olumsuz etkileri olan siyasal davranış bozuklukların altarnatifi Sosyal Demekrasi...

Bu sistemin neresindeyiz.. Sosyal Demokrasi mantığını içimize sindirebilmişmiyiz...


xXx
20/11/2003, 16:04
Öncelikle sosyalleşmenin en güzel örneklerinden biri olan "SELAM VERME" davranışının bugünlerde modern insan psikolojisi içindeki diğer davranışlar arasında nasıl yok olmakta olduğunu ironik seviyede ve globalleşme peşindeki toplumların sosyoekonomik sistemleri çerçevesinde, incelemeliyiz. Hemen ardından da sistemleri toplulukları incelemeyi çözmeyi düşünen beyinlerin insan olma bilincini nasıl kaybetmeye başladığını tarihsel süreç içerisinde neden-sonuç ilişkisi çerçevesinde oturup tartışmalıyız.

Tüm bunların cevabını bulduktan sonra Sosyalimin Demokrasisini tartışabiliriz :hmmm:



_____________________
Play>Osman Pehlivan_Gulum var ocak ocak

fatihhood
20/11/2003, 16:14
Sosyalizmin en temel yaklaşımı eşitliktir.

İnsanlar aynı şartlardaki hastanelerde doğarlar, aynı şartlardaki okullarda eğitim görürler... Bir süre sonra kişinin kendi beceri ve zekasına göre başarımı ve dolayısıyla standartı ve şartları değişir.

---

Benim mantığımın almadığı, Allah bile insanları eşit yaratmazken, nedir bu eşitlik sevdalılığı.

Ne sağ, ne sol görüş... Ben monarşi istiyorum.

Ayrıca birey olarak ben merkezdeyim, dolayisiyla Sosyal Demokrasi sisteminin neresinde olduğum değil, onun bana göre nerede olduğu önemli.

HunTER
20/11/2003, 16:35
Yerel Yönetimlerin yaklaştığı şu zaman içerisinde, toplumsal olayların akışını değerlendirebilecek ve zamanın kısıtlılığı ile birlikte değişen dünya görüşüne farklı gözle bakabilecek unsurların bir araya gelmesine etken olacak yapıların bütünlülüğünü, mevcut sistem içerisindeki umursamaz tavırlar içerisinde olan yok edici globalizm şaşkınlığı.

İşte, gelişime olumsuz etkileri olan siyasal davranış bozuklukların altarnatifi Sosyal Demekrasi...


Afedersın ama bu cumlelerden ne anlamam gerekıyor benım? Sunu bes yasındakı bı cocuga anlatır gıbı ızah edebılırmısın? Zıra anlamadıgım bıseyın neresınde oldugumu da soylıyemem oyle degılmı?

xXx
20/11/2003, 16:47
hunter +++1 :D

marchello
20/11/2003, 21:41
Beş yaşındaki çocuğun zekası verdiniz cevaptan daha çekici olabilirdi...

O nedenle olayı biraz daha kişiselleştirmiş ve anlaşılan o ki toplum bilincinden uzak ve ilgisizsiniz sevgili hunter...

marchello
20/11/2003, 21:44
Selam vermek veya tatlı bir gülümseme sosyal demokrasi değil...
süreklilik içinde değişim ve sonsuz bir adalet anlayışı..

Sizin anlattıklarız bireysel sevgili xXx....

marchello
20/11/2003, 21:47
Bu ülkede doğduğumuz için burada yaşamak zorunda bırakılmış,
bu toplumun bireyleri olarak yaşam kalitesi düşük , eğitimi eksik insanlar grubuna dahiliz...

Monarşi istemek yerine kendi öz dinamiklerini harekete geçir
sevgili fatihhood....

xXx
20/11/2003, 22:54
sosyal demokrası nin varolabilmesi icin oncelikle populasyona, yani bireye gerek vardır akabinde bireylerin diğer bireyler ile bu populasyonu olusturabilmesi gelistirip toplumlara milletlere ulasabilmesi bahsi gcen sosyal demokrasi vb. bilinclere erisebilmesi icin sevgi, saygı, anlayıs gibi pozitif duygulara ihtiyac vardır eger temelde bunlar yoksa öncelikle hayvanlardan bir farkımız kalmaz sonrasında ise terör ve anarşi ortamı dogar -ki boyle bir ortamda sosyalimin demokrasisini savunacak birey kalmaz .

------------------------
Bu ülkede doğduğumuz için burada yaşamak zorunda bırakılmış,
bu toplumun bireyleri olarak yaşam kalitesi düşük , eğitimi eksik insanlar grubuna dahiliz...
------------------------
Değişik bir açıdan bakalım dünya gibi kaosun kendi kanununu dayattıgı geri kalmış bir gezegende güdüsel davranışlar ile mantıksal davranışların catısmasını asamamıs bedenler ıcınde yasıyoruz buyrun sizi Astral boyuta davet edeyim.


_______________
Devrimin amacına ulasmasını ıstıyorsak en cahil koylunun bile anlıyacagı bir dil kullanın.
-Mao-

Ansugo
20/11/2003, 23:54
Orjinal mesajı gönderen marchello
Yaşam biçimi olarak görülen , evrensellik ve malzemesi sadece insan olan Sosyal Demokrasi.


Demokrasi zaten sosyal bir kavramdır. Ek olarak "sosyal demokrasi" demek pek hoş değil. "Sosyal halk egemenliği"... Kulağa çok garip geliyor. İnsan zaten sosyal bir varlıksa, halkta bu sosyal varlık olmanın sonucudur ki sosyalliğin ta kendisidir. Sosyallikten çıkan egemenlik kavramının ise anti-sosyal olması garip.

Başka bir kavram bulmak lazım.

Orjinal mesajı gönderen marchello

Yerel Yönetimlerin yaklaştığı şu zaman içerisinde, toplumsal olayların akışını değerlendirebilecek ve zamanın kısıtlılığı ile birlikte değişen dünya görüşüne farklı gözle bakabilecek unsurların bir araya gelmesine etken olacak yapıların bütünlülüğünü, mevcut sistem içerisindeki umursamaz tavırlar içerisinde olan yok edici globalizm şaşkınlığı.


Yerel yönetimlerin yaklaşması ne demek ? Belediyeler mi yaklaşıyor, yerel seçimler mi yaklaşıyor, tam anlamadım ?

Zamanın kısıtlılığı ile birlikte değişen dünya görüşü ne demek ? Hızla değişen zamandan mı bahsetiyoruz, tam anlamadım ?

Globalizm'in şaşkınlığı nerede? Bu şaşkınlıklar sence nelerdir?

Orjinal mesajı gönderen marchello

İşte, gelişime olumsuz etkileri olan siyasal davranış bozuklukların altarnatifi Sosyal Demekrasi...


Yukarıda siyasal konulardan mı bahsettik. Ben sosyal konulardan bahsettik zannediyorum.

Yahu lafı evelemeden sormak istiyorum, nedir bu sosyal demokrasi? Zaten kavram kargaşası yaşadığımız bir zamanda kim ortaya atmış bu tamlamayı? Merak ediyorum nedir diye?

Orjinal mesajı gönderen marchello

Bu sistemin neresindeyiz.. Sosyal Demokrasi mantığını içimize sindirebilmişmiyiz...

Eğer soruya global açıdan bakarsak demokrasinin durumu çok vahim. Ülkemiz açısından bakarsak olması gereken kadar bir demokrasimiz var.

Ansugo
21/11/2003, 00:00
Orjinal mesajı gönderen marchello
Selam vermek veya tatlı bir gülümseme sosyal demokrasi değil...
süreklilik içinde değişim ve sonsuz bir adalet anlayışı..

Sizin anlattıklarız bireysel sevgili xXx....

Hah bir parça da olsa sosyal demokrasinin ne demek olduğunu yakaladım.

Demek ki sosyal halk egemenliği, "süreklilik içinde değişim ve sonsuz bir adalet anlayışı" demekmiş.

Sürekli olarak bir değişim yaşandığı gerçek. Bunun demokrasi ile değil olsa olsa gelişen teknoloji ve etkilediği kültürle alakası olsa gerek.

Sonsuz bir adalet anlayışının ise demokrasi ile ne alakası var anlamadım. Adalet anlayışı nasıl sonsuz olabilir? Özgürlükler sonsuz olamazken, hak arama hakkı sonsuz olamazken (ki bunların sebepleri varken) adalet anlayışı nasıl sonsuz olabilir?

Kusura bakma ama çok zeki değiliz. Ben ne demek istediğini anlamakta çok zorlanıyorum ve tam olarak anladığımı da söyleyemem. Belki sen tam anlatamıyorsundur, onu da bilemiyorum.

acemi
21/11/2003, 00:21
Afedersın ama bu cumlelerden ne anlamam gerekıyor benım? Sunu bes yasındakı bı cocuga anlatır gıbı ızah edebılırmısın?

Yazilanlarin anlasilamiyor olmasi, konunun karmasikligindan/derinliginden +aynaklanmiyor. Cumleler, dilbilgisi kurallari acisindan felaket durumda...

Ayrica cumlelerde, anlam kopukluklari var. Cumlelerin baslari ve sonlari, birbiriyle alakasiz...

HunTER
21/11/2003, 10:02
Beş yaşındaki çocuğun zekası verdiniz cevaptan daha çekici olabilirdi...

O nedenle olayı biraz daha kişiselleştirmiş ve anlaşılan o ki toplum bilincinden uzak ve ilgisizsiniz sevgili hunter...


Sadece bı ıkı cumleden nede cok sey cıkarmıssınız bakıyorum? Ama nedense soru hala orta yerde duruyor..

Yanı sakıncası yoksa -en azından bu kez- bıze nedemek ıstedıgınızı "acıkca" ıfade edebılırmısınız? Yoksa sızın kendınızı ıfade etme hususunda zorlandıgınızımı dusunıyım?

fatihhood
21/11/2003, 10:28
Orjinal mesajı gönderen marchello
Bu ülkede doğduğumuz için burada yaşamak zorunda bırakılmış,
bu toplumun bireyleri olarak yaşam kalitesi düşük , eğitimi eksik insanlar grubuna dahiliz...

Monarşi istemek yerine kendi öz dinamiklerini harekete geçir
sevgili fatihhood....

Ben bu ülkede zorla yaşamak zorunda bırakılan pek birini göremiyorum. Bu ülkeden gitmek isteyen duruma göre ya doğuya yada batıya gidiyor. Doğuya gidenler genelde ölü olarak veya af yasası ile geri geliyor. Batıya gidenlerde farklı bir anlayışla...

Ben senin bahsettiğin grubada dahil değilim. Sen o gruptaysan üzülme, kendini geliştirmen için hala bir şansın var...

Devamlı değişen bir şeyin özü olmaz. Ayrıca monarşiyi gönülden istiyorum. Örneğin Fatih Sultan Mehmet dönemindeki gibi bir adelet anlayışı, yada söylence olan Arthurun Kamelotu gibi eşit bir monarşi yapısı.

Bunu isterkende hep şunu söylerim. Allah bile herkesi eşit yaratmaz. Onun işinede karışılmaz!

Son olarak acemi 'nin dediklerne katılıyorum. Bu biraz makaslanmış bir yazı gibi. Ama yanlış yerlerden.

Sevgiler, saygılar

Ansugo
21/11/2003, 12:09
Orjinal mesajı gönderen fatihhood
Devamlı değişen bir şeyin özü olmaz. Ayrıca monarşiyi gönülden istiyorum. Örneğin Fatih Sultan Mehmet dönemindeki gibi bir adelet anlayışı, yada söylence olan Arthurun Kamelotu gibi eşit bir monarşi yapısı.


Senin istediğin "ideal" bir monarşi. Eğer ideal olanları isteyeceksek şu andaki durumun "ideal bir siyaset", "ideal bir demokrasi", "ideal bir hukuk", "ideal bir adalet", "ideal bir sağlık sistemi", "ideal bir ekonomi" olmadığını söyleyebiliriz.

Ancak gelecek monarşinin de "ideal" olma olasılığı çok düşük. Zannımca ideal olmayan bir monarşiden ideal olmayan bir demokrasi daha iyidir. (Bkz : Arap ülkeleri, Bkz : Türkiye)

fatihhood
21/11/2003, 12:55
Ansugo : Senin verdiğin örnek ( arap ülkeleri, Türkiye ) daha çok laikliğin örneği gibi olmuş.

Sanırım benim istediğim monarşi ideal bir monarşi değil. Örneğin gerçekliği kanıtlanamayan Kamelotun hikayesindeki gibi bir monarşi. Yuvarlak masa şekli :) Monarşiden öte tek elden ve merkezi yönetim. Ama kendi içinde özgür.

Ayrica benim istediğim monarşi tipki ceviz.net gibi... Aklı başında kişiler tarafından onaylanabilecek kurallar çerçevesinde her kes özgür bu sitede. Bir tarafta site sahibi, diğer tarafta forum yöneticileri, diğer tarafta yazarlar ve üyler.

Gerçi herkes site sahibine bağlı. Hemm maddi yonden hem manevi yonden. Ornegin hosting parasini odemese? yada yazı yazmaları için yazarları ikna edip moral vermese?

Mesala hayata dair bölümünün hakemi Ansugo dur. Ve yönetim ile ilgili konularda kendi doğruları ile analiz yapar ve hareket eder.

Benim bahsettiğim monarşi bu... Zeki, bilgili, erdemli veya lider ruhlu birinin yönetimi altında dallanıp budaklanan bir yapı. Önemli olan lider bir yapının olması. İllede babadan oğla geçmesine gerek yok. :)

Dedik ya sadece adı monarşi :) Kısacası tek elden merkezi yönetim. Ama özgür yapılanmış bir toplum.

Sahin
21/11/2003, 14:00
Ceviz.Net konusundaki görüşlerinde sana katılıyor eşitlik sevdalılığı ile ilgili söylediklerinde katılmıyorum sevgili Fatih.

Ceviz.Net'teki demokratik ortamın yarısı Türkiye'de olsa...


Hem iyi olurdu hemde şu aşamada kötü olurdu. İyi olurdu en azından sosyal demokrasi hadi sosyalinide geçtim demokrasi denen şeyi en azından bir parça hissedebilirdik. İnsanın insan için koyduğu kurallara tabi olarak dilediği gibi yaşaması kadar doğal ne olabilir. Kötü olurdu bizim kültürümüzde demokrasi anlayışı yok yüzyılların biriki feodal yapımızı 100-200 yılda kolay kolay atamayız heleki yaşam tarzımıza uygun bir dini inanış içerisinde. En kültürlü en kendini aşmış diyebileceğimiz insanlarda bile bir yerde demokrasiden kopma özüne dönme yaşanır bizde.

Allah'ın eşit yaratmadığı doğru ama eşitlik sevdalılığı yanlış değil. Kısa bir kıssa;

Üç kardeş buğdaylarını hasat etmiş paylaşıyorlar ama anlaşamıyorlar yok ben büyüğüm yok benim ihtiyacım var diye tartışırken ordan geçen bir yabancıya hakem ol diyorlar. Adam da peki diyor allahın adaletine göremi dağıtayım kul kuanunlarına mı? Tabi ki diyorlar allahın kanunlarına göre. Adam başlıyor dağıtmaya 1 ölçek sana 5 ölçek sana 2 ölçek sana, 1 ölçek sana, sana hiç yok, 30 ölçek sana. Adamlar itiraz ediyor dur ya ne yapıyorsun sen bu mu allahın adaleti? Adam da soruyor bu değil mi?

Bu değil mi gerçekten? Evet bu. Allah kimine az verir kimine çok verir, kimine kaş verir kimine göz verir ama kullar kanunları ile insanca yaşayabilmek için dengelerini kurmak zorundalar. Bunu geçmişte monarşik düzende sağlamış adaletli krallar, güçlü imparatorlar olabilir ama örenkleri var diye hepsi aynı olacak değil. Demokrasinin verdiği yetkileri kendi gücü gibi kullanarak krallık yapan yöneticiler de değil olması gereken. Öncelikle gerçek anlamında öğrenmek, hissetmek yaşamak yapılması gereken.
Devam edecek...

Mingitau
21/11/2003, 14:07
Şahin bunun devamı bir deneme olabilir mi?

fatihhood
21/11/2003, 14:57
Orjinal mesajı gönderen Sahin
Bunu geçmişte monarşik düzende sağlamış adaletli krallar, güçlü imparatorlar olabilir ama örenkleri var diye hepsi aynı olacak değil.

Eh bende zaten bu yüzden sayılı örnek verdim. Zira herkesin düşüncesi farklıdır. Sırf sempatizanlık yapıp istemediğim bir monarşik yapının örneğini vermem.

Ama birileri hazır, birileri hazır değil diyede ideallerimden dahada önemlisi hayallerimden vazgeçecek değilim.

Ben safımı belli ediyorum. Senin o güzel hikayeni okuyunca bir tanede benim yazasım geldi...

Firavun bir gün dönemin peygamberlerinden birinin meydanda yakılması emrini vermiş. Peygamberi odunun üzerine koymuş ve ateşe vermişler. O sırada ağzı kapalı ve dolu bir karınca hızla ateşe doğru koşturmaktdaymış. Diğer karıncalar bir süre izledikten sonra sormuşlar...

" Karınca kardeş hayrola ne yapıyorsun? "

" Ağzımdaki suyla ateşi söndürmeye çalışıyorum " demiş diğer karınca..

Diğerleri gülmüşler pek tabi. Bir yudum suyla koskaca ateş sönermi diye söylenmişler. Diğer karınca şöle demiş.

" Belki sönmez ama ben safımı, tarafımı belli ediyorum. "

Sonuçta benim bahsettiğim monarşik düzende belki geçmişte kaldı ve günümüz hayatına uygun değil. Hatta masalsı bir ütopik hayal. Ama yinede safımı belli ediyorum.

Sırf ateş sönmiyeceği için neden safımı değiştireyim ki? Neden başka bir sisteme geçeyimki? Aklım hür, erdemim kaya gibi.

Verdiğim örnek sadece ceviz.net için değildi. Ceviz.net gibi yönetilen her yapı içindi. Her biri kendi içinde özgür ve iyiliğe eğilimli düşünceler sistemi.

Demekki bana en yatkını ceviz.net ki burada takılıyorum. Ayrıca ceviz.net te Kamelotta olduğu gibi iyilerin yanında kötü karakterlerde var. Ama sonuç olarak herşeye rağmen savaşma hakkımız var.

Ben ceviz.net te yazdığım makaleler, yazılar, forumda verdiğim cevaplar için her zaman savaşmaya hazırım.

Sırf firavun var diye gidip başka forumlara takılacak değilim! Böyle biline!

Sevgiler, saygılar...

marchello
21/11/2003, 16:14
Sosyal demokrasi de, iddiasını sürdüren tüm düşünce akımları gibi, sürekli değişen çevre koşullarına kendini uyarlama yolunda durmadan değişip dönüşüyor. Bu bağlamda, sosyal demokrasinin tarihsel gelişimi üç evrede ele alınıyor. Fransız Devrimi ile 2. Dünya Savaşı bitimi arasındaki dönemi kapsayan ve "özgürlük, eşitlik, kardeşlik" kavramlarının sosyal demokrasinin temellerinde yer ettiği bu ilk evreyi izleyen ikinci dönem 1970'li yılların sonuna değin sürüyor.
1970'lerin başlarında yazarın "Akdeniz Sosyalizmi" olarak adlandırılıp farklılaşan tercihler yoluyla o güne kadar sürdüregeldiği Marksist referanslarının pek çoğundan vazgeçiyor. 1980'li yıllarla başlayan son dönemde ise sosyal demokrasi, günümüzde 3.Yol anlayışı ve sosyal-liberal sentez ile ulaştığı noktada, liberal demokrasinin hukukunu ve yapısını aynen devralıyor ama onu yeni bir demokrasi anlayışıyla bütünleştirerek aşıyor.
1989'da Berlin Duvarı'nın yıkılması ile son bulan baskıcı sol bu dönemde artık kendini yeniden tanımlama çabasına girmişti. Bu yaralı solun ve sosyal demokrasinin; 20 yüzyılın son çeyreğinde gerçekleşen büyük teknolojik dönüşümün damgasını taşıyıp 1990'lardan itibaren "küreselleşme" olarak nitelenen yeni kapitalizm ve onun salgıladığı yoksulluk, eşitsizlik dalgaları karşısındaki duruşu da temel sorunlar arasında yer alıyor.
1990'lı yıllarda düşünce evrenimizi kaplayan sivil toplum, liberal demokrasi, piyasa ekonomisi, çoğulculuk, çokkültürlülük, kimlik, farklılık vb gibi kavramlar sosyal demokrasi açısından enine boyuna tartışılıyor...
İşte sevgili Hunter anlatmak istediğim bu farklılaşma içinde yaşanılan kavramsızlık...

marchello
21/11/2003, 16:41
Küreselleşme, farklı ülkeler arasındaki ekonomik ilişkilerin, her bir ulusal ekonominin diğerlerine bağlı olduğu bir dünya ekonomisi yaratma noktasına dek genişlemesidir.

Hiçbir ülke kendine yeterli değildir, hepsi de ürünlerini diğer ülkelerle değişime sokma ihtiyacını duyar. Potansiyel olarak, ekonominin uyumlu bir biçimde uluslararası ölçekte planlanmasının temelini döşeyeceği için, bütünleşmiş bir dünya ekonomisinin yükselmesi, aslında zorunlu olarak olumsuz bir şey değildir. Sosyal adalete ve üretim araçlarının (fabrikalar, teknoloji, sermaye) ortak mülkiyetine dayalı bir ekonomik sistemde, bu, insanlık için görülmedik bir ileri adıma olanak tanırdı.
Fakat kapitalist sistem, üretim araçlarının özel mülkiyetine ve her bir kapitalistin en yüksek kârı elde etmeye çalışmasına dayanır. Bu da gelişmeyi olanaksız kılar ve gezegendeki insanların çoğunun yaşam standartları düşerken, küçük bir azınlığın muazzam ölçüde zenginleştiği bir durum yaratır.


Sevgili Anguso İşte küreselleşme/Globalizm nedir ? sorusuna cevap.. Saygılarımla...

HunTER
21/11/2003, 16:59
Dur sunu bıraz daha acalım.. Sosyal demokrası yada onun "tarıhsel gelısımı" denılen sey aslında uc evreye ayrılıyor..

1. Fransız ıhtılalı ve 2. dunya savası arasında gecen ılk evre
2. "Akdeniz Sosyalızmı" (?) baslıgı altında ılk evrenın sona erdıgı noktadan 1970'lı yılların sonuna dek devam eden ıkıncı evre.
3. Ikıncı evrenın sonundan, gunumuze dek suren ucuncu ve son evre..

Soruya konu olanda sanırım bu gelınen son evre? Ve yıne anladıgım kadarıyla bu evrede sol, 1989 yılında berlın duvarının yıkılmasıyla baslayan surecte "kuresellesme" olgusu karsında nerede yada nasıl durması gerektıgıne karar vermeye calısıyor..

Ozetlersem bızden ıstedıgın bu durus uzerıne fıkır beyan etmemızmı? Yanı bıze gore sol gunumuzde ne yapmalı bumu sordugun?

Eger oyleyse acıkca ıfade etmem gerekırkı bu benı asar.. Yanı bu konuda soylıyebılecegım fazla bıseyım yok.. Oyuzden ben sadece soruyu "acmıs" olmakla yetınıyım..

Sıze ıyı tartısmalar..

marchello
21/11/2003, 17:11
Sevgili HunteR üç evreye ayrıldı evet günümüze kadar...
Ne yapmalı günümüzde onu değerlendirmek lazım.. sanırım

Bu arada bu forumun yeni kullanıcısıyım. Genede böylesine bir tartışma ortamında bulunduğum için sevincliyim.. Genede tartışmaya verdiğin ilgi için tşk. ederim..

Ansugo
22/11/2003, 10:28
Orjinal mesajı gönderen fatihhood
Dedik ya sadece adı monarşi :) Kısacası tek elden merkezi yönetim. Ama özgür yapılanmış bir toplum.

O zaman sana "Ein Volk, Ein Reich, Ein Führer" türü bir yönetim önerelim :)

tekshop
24/11/2003, 01:10
Lieber Ansugo,
Du siehst wie ein neonazist aus aber ich weiss dass du kein neonazist bist.
Grüsse.

BoraN
24/11/2003, 01:42
Sormak lazim... :)

Ansugo
24/11/2003, 01:55
Heil Führer diyesim geldi. :)

Karıştırmayalım şimdi neonazileri. İşin teosu bunu götürmez.

BoraN
24/11/2003, 02:09
:)

Bende su imzami degistireyim. Gecen gun bi arkadasim rastladi imzama, "ne o len, nazi mi oldun yoksa?" diye sordu hemen. :) Ne alaksi varsa...

Beni oldugumdan farkli gormelerini istemem dogrusu... :p

Ansugo
24/11/2003, 11:21
Canını sıkanlara ya da yanlış anlayanlara şu resmi göster :

http://ansugo.hypermart.net/pokemon-nazi.jpg

fatihhood
24/11/2003, 11:49
:)

BoraN
24/11/2003, 14:01
Güzelmis... :D

Mingitau
24/11/2003, 14:12
Ama imzanda adam doğru söylemiş.
Sonradan gören bulunduğu noktaya kök salmış gibi davranır düşerken. :D

Ansugo' nun oyuncak arşivinden bir oyuncağı görmekte güzel geldi :kihkih:

Ansugo
24/11/2003, 14:28
Bu da Axion bacı için :

http://ansugo.hypermart.net/nazi-osamaniye-bin-ladeniye.jpg

xXx
24/11/2003, 16:34
Yazık cok yazık geyik niyetine de olsa kavgam gibi bir kitap ile kutsal bir kitabı aynı kategoriye sokan Ö.üz ler olması cok acı. Ansu keske bu resmi buraya atmasaydın:(

marchello
24/11/2003, 19:31
Ya Hitler meselesini konuşmuyoruz burda saçmaladınız....

MEHMET
24/11/2003, 19:57
bence hitler konusu daha hoş olmuş. pokehitler müthişti. keşke freeBSD'nin şeytancığına da böyle bir yakıştırm yapsalardı.
+
Bu arada "sosyal demokrasi ve kavramları" konusunda yorum yapmak isterdim ama maalesef bu konu hakkında fazla bir fikir yürütmeyi haddim olarak bulmuyorum. Sadece şunu belirtmek istiyorum Türkiye'de kesinlikle sağlıklı bir demorasinin varlığının olduğundan ciddi bir endişe duyuyorum.

Ansugo
24/11/2003, 20:21
Orjinal mesajı gönderen xXx
Yazık cok yazık geyik niyetine de olsa kavgam gibi bir kitap ile kutsal bir kitabı aynı kategoriye sokan Ö.üz ler olması cok acı. Ansu keske bu resmi buraya atmasaydın:(

E adamlar öyle görüyor, ben değil. Adamların böyle düşündüğünden gözlerimizi kapatarak kaçamayız değil mi?

xXx
25/11/2003, 20:18
Dogru kardes sende haklısın;)


_______________
Play>Z.Müren_Böyle bir kara sevda

Ansugo
25/11/2003, 21:56
Bence sen de haklısın :D

Mingitau
26/11/2003, 20:42
Hemşireciğim bende Ladin oyuncağı yok ki yoksa ben mi yanlış anladım ?

Ansugo
27/11/2003, 00:32
Tamam. Pokemonun varsa da olur. Yoksa oynamaz senlen.