PDA

Tam Sürümünü Görmek İçin : Beynimizin %x'ini kullaniyoruz... Yalan!


ASA
05/09/2003, 12:53
* Bu ba$lik "yeter bre sizin a$kinizdan, dedikodunuzdan, rejim ve bilimum bunalimsal topiclerinizden" hareketinin ilk meyvasi olarak sizlere sunulmaktadir...

$imdi, beynimizin anca %7'sini (bazi kaynaklara gore biraz daha fazla) kullandigimizi du$unen ve soyleyen bilim adamlari var. Kendilerine gore ara$tirmalari, hipotezleri var.

Bir de onlara "hadi ordan" diyen bilim adamlari var. I$te ben de artik bu 2. grubun fikirlerini kendiminkilere daha yakin bulur oldum.

Birinci grubun beynin %7'si lafini soylemesinin nedeni, beynin o kadar bolumunun aktif olarak cali$tigini, ce$itli elektronik aletlerle gozlemlemelerinin sonucu olarak goruyoruz.

Beynimizin %100'unun cali$masi halinde, binalari yerinden oynatip (telekinesis) vb supermanvari i$leri yapabilecegimizi soyleyenler de mevcut. Einstein'in da beyninin %15'ini kullandigi icin bu kadar teori uretebildigini soylemi$ olanlar da.

Bir kere bu adamlar, beynini %100 olarak kullanan kimseyi gosteremiyorlar. Demek ki onlarin bu %100 degeri teorik bir deger olarak kaliyor.

Mesela Mars'in dunyaya bilmemkac yildir en fazla yakla$masinin tarihinin hesaplanmasi, yapilan gozlemler ve sabit kurallar uzerinden hazirlandigi icin sadece teorik bir cali$ma degildi.

Ama hala beyin fonksiyonlarimizin tamamini cozememi$, hatta bircok basit fonksiyonumuzla ilgili gerekli noral ag haritamizi bile cikartamami$ olmamiza ragmen, "biz beynimizin %7'sini kullabiliyoruz" demek bence yanli$ oluyor.

Bir kere beynimizin bu kadar az bir yuzdesini kullanabiliyor olsaydik, coktan beynimiz kuculmu$ olurdu (kullanilan organlarin geli$tigi, kullanilmayanlarin gerilediginin kanitlandigini biliyorsunuzdur).

Tamam evrim cok uzun zamanda ilerler, ama yazili tarih ve daha oncesinde bulunan kalintilar icinde insanlarin $u an bizlerde olmayan beyin gucunu kullanarak i$ yaptigini gosteren bir i$aret yok. O zamanlarda bulunan insan kafataslarinin da bizden pek buyuk olani da yok. Demek ki beynimizde ciddi bir buyume/kuculme olmami$. Demek ki biz binlerce yildir hep beynimizin ayni yuzdesini kullanabilme kapasitesine sahipmi$iz. Demek ki bu %100'mu$ ki beynimiz ve dolayisiyla onu iceren kafatasimiz kuculmemi$.

Peki ne yapar bu biliminsanlarinin one surdugu %7'nin di$inda kalan bolum? Bence beynin diger bolumleri ile baglantiyi saglayan noral aglar iceriyor.

Peki telekinesis ve pyrokinesisin canli kaniti olan insanlar var, bunlarin aciklamasi nedir? Bilim bunu da cozebilmi$ degil, kimisi bunu metafizikle aciklamaya cali$iyor, kimi beynin yuzde bilmemkacindan fazlasinin kullanildigini one surerek.

Bence bu her ikisinin sonucu da degil. Sadece noral aglarin yanli$ geli$mesi.

Nedir sizlerin bu konudaki goru$leri?

:cool:


MEHMET
05/09/2003, 13:26
Bilimadamların büyük bir kısmı: bilginin sağlanması ve işlenmseinde yaygın nöral ağın görev yaptığını göstermişlerdir.
Bence de buradaki kilit "nöral ağlar"dır.
Teknolojinin (bilhassa yapay-zeka çalışmalarında) ilgisini çeken nöral ağları geliştirmek mümkün mü?
Acaba santranç oyuncularının her geçen gün yeni hamleler üretmesi ve bunu katlaarak işlemesi nöral ağlarının geliştirilmesi ile mi oluyor?
bende bunu araştırıyorum ama bir türlü bulamadım.
Beyni kullanmanın en önemli faktörlerden biri olduğunu kabul ediyorum.

Mingitau
05/09/2003, 19:30
Bilinmeyen hep abartılmıştır ;)

redial
06/09/2003, 08:35
Aslinda ne kadarini kullanabildigimiz kadar onemli bir diger konu da, kullanabildigimiz kismi gercekte ne kadar kullanabiliyoruz degil mi sizce de?

Revlis
06/09/2003, 10:21
Bir kere beynimizin bu kadar az bir yuzdesini kullanabiliyor olsaydik, coktan beynimiz kuculmu$ olurdu (kullanilan organlarin geli$tigi, kullanilmayanlarin gerilediginin kanitlandigini biliyorsunuzdur).

yanlış düşünüyorsun..

redial
06/09/2003, 10:24
Dogrusu nedir peki?

Revlis
06/09/2003, 10:37
senin verdiğin link e gidince : 217.31.226.211 görülüyor bendede

ancak asıl ip : 81.6.72.34

aynı şeyi başka kişerde de denedim hep proxy yi gösteriyo

eğer o ip banlnırsa tim telsim banlanmış olacak başka pc de dene bu hataya düşmüş olabilirler

Mingitau
06/09/2003, 10:53
höö ?

redial
06/09/2003, 11:00
bende bunu diyorum ya :)

tachyon
06/09/2003, 11:15
Bu Konuda "Holografik Evren" isimli kitabı herkese öneririm.

Okuduktan sonra birçok problemi çözdüğünüzü göreceksiniz.

HunTER
06/09/2003, 11:30
Birinci grubun beynin %7'si lafini soylemesinin nedeni, beynin o kadar bolumunun aktif olarak cali$tigini, ce$itli elektronik aletlerle gozlemlemelerinin sonucu olarak goruyoruz.


Pekı kalan %93'unde hıc hareket yokmu? Bu bolum stok ıse hıc zamanla %7'lık falıyet beynın dıger kısımlarında da gorulebılıyormu? Yada elektronık aletlerle yaptıgımız olcumlerde hareket gorememek o kısmın calısmadıgının delılımı? Yanı elektrık akımları olmaksızın bu bolum bı ıs goruyo olamazmı?

Bılmıyorum eger gercekten denıldıgı gıbıyse cıdden garıp.. ASA'nın dedıgı gıbıde eger kullanmıyorsa neden bu denlı buyuk bı beyne sahıbız.. Yada aslında kullanıyoruz ama bız mı farkında degılız?

Benım tahmınım bu bolumun depo yada yedek parca olarak kullanıldıgı yonunde.. Yanı ya bı hafıza alanı, yada hayatımızın sonuna dek, olen beyın hucrelerımızın yerıne gecmek uzere beklıyen beyın hucrelerının bulundugu bır yedek parca dukkanı..

fgenc
06/09/2003, 11:40
Orjinal mesajı gönderen ASA
Bir kere beynimizin bu kadar az bir yuzdesini kullanabiliyor olsaydik, coktan beynimiz kuculmu$ olurdu (kullanilan organlarin geli$tigi, kullanilmayanlarin gerilediginin kanitlandigini biliyorsunuzdur).

Tamam evrim cok uzun zamanda ilerler, ama yazili tarih ve daha oncesinde bulunan kalintilar icinde insanlarin $u an bizlerde olmayan beyin gucunu kullanarak i$ yaptigini gosteren bir i$aret yok.
:cool: [/B]

ya halen darvinin adı üzerınde TEORiSiNE inananlar varmı
hanı darvın bile 'gözün mücizesine gördügümde kendi teorimden sogudum 'demistir kı biz DNA nın cözüldügü bır dönemin insanlarız




not :tatil de köydeyim hızlı cevap veremiyecegım(pızım sıgurların GPRS destegı yoktur :) )

Mingitau
06/09/2003, 11:43
ASA nın sözlerinden Darwin Teorisi anlamı çıkarıldı ya...


:cool:


...Çiğ idik, Piştik elhamdülillah.....

HunTER
06/09/2003, 14:23
ya halen darvinin adı üzerınde TEORiSiNE inananlar varmı


Turlerın cesıtlılıgını ızah etmek ıcın senın baska bı teorın varmı? Dogmatık olmıyacak yalnız..

mkarabulut
06/09/2003, 14:28
Beynin tamamı burada kullanılmak için verilmemiştir ilerde daha çok işine yarayacaktır.

Mingitau
06/09/2003, 15:18
Bir yol vardı ama nasıldı unuttum. :D Umarım hatırlarım

acemi
06/09/2003, 15:33
Bilgisayarimizdaki islemcinin kapasitesinin de %7'sini kullaniyoruz. Hatta bircok bilgisayar icin bu oran cok daha dusuktur ama bazi anlarda %100'unu kullandigimiz da oluyor.

Bilimadamlari yanlis zamanda olcme yapmislar, pick anina denk gelmemisler. Kernel derlerken olcme yapsinlar.

HunTER
06/09/2003, 15:42
:)

mustafa
06/09/2003, 16:12
ASA'nın yazdıklarında "evrim teorisi" nin kokusu bile yok. zâten darwin de öyle bir saçmalığı telaffuz etmedi, yazmadı. tür içindeki gelişmeler, ya da değişimler kimsenin aksini iddiâ etmediği bir gerçektir. ama türler arası değişmelere ancak gülünür.

Turlerın cesıtlılıgını ızah etmek ıcın senın baska bı teorın varmı? Dogmatık olmıyacak yalnız..

kesnlikle dogmatik değil. evrim teorisi saçmalığından çok daha fazla ilme ve ispata yakın.

hepsi oldukları gibi yaratıldılar. insan insan olarak, tavşan tavşan olarak. bilmemneredeki tavşanlar iklim şartlarından siyah benekli, bilmem neredekiler eşek kulaklı olabilir.

HunTER
06/09/2003, 16:34
Bu dogmatıkten ne anladına baglı sanırım.. Cunku bu soyledıgının (tıpkı darwın'ın teorısınde oldugu gıbı) bı ıspatı yok.. Sadece ınancımız bıze boyle oldugunu soyluyor.. Ve bızde kabul edıyoruz.. Oyleyse bu bır dogma degılmı sencede?

Dıger taraftan ben bunu elestırıyor degılım.. Kı zaten bu bı ınanc oldugu yanı bılımsel bı temele oturmadıgı ıcınde elestırmek mumkun degıl.. Ve bende senın gıbı ama bıraz daha farklı dusunuyor yada "ınanıyorum".. Belkı bılınclı evrım dıye bıseyler kulagına ılısmıstır..

Herneyse soylemek ıstedıgım bılım adamları ıcın bu tıp bı ınanc elbette soz konusu degıl.. Aksı halde zaten bu tıp sorular sormaları da mumkun degıl.. Yanı eger onlarda bızımle aynı ınanca sahıpse (kı belkıde oyledır) turlerın cesıtlılıgınıde sorgulayamazlar (buna gerek yoktur cunkı).. Bu durumda bunu bı ınanca degıl de bı teorıye baglamak daha dogru olabılır..

Ama dedıgım gıbı bu teorı bılımsl oldugu ıcın dogrulugu yada yanlıslıgı herzaman tartısılabılır.. Yınede bısey daha varkı suanda elde bundan daha ıse yarar bı teorıde yok.. Kı benım anlatmak ıstedıgımde buydu..

HunTER
06/09/2003, 16:36
Bu arada konuyu epey dagıttım :) Kusura bakmayın...

ASA
06/09/2003, 16:57
Kullanma/kullanmama sonucu zaman icinde bazi organlarin kuculmesi/yitip gitmesi konusunda ba$ka bir ornek verirsem, kimse Darwin'in teorisi ile kari$tirmaz sanirim dediklerimi.

20 ya$ di$lerini ele alalim. Bazilarimizda bilmem kac ya$inda cikar, bazilarinda 2 defa cikar, bazilarinda hic cikmaz. Kimisinde 4, kiminde 3, kiminde 2 ya da 1 tane cikar.

Ve genellikle bir i$e yaramadigi gorulur, cunku artik pi$mi$ yemekler ve daha kolay sindirilebilir $eyler yiyoruz. Cigneme fonksiyonumuzu daha az kullanip, yalayip yutuyoruz.

Bu yuzden cenemizin en arkasindaki bu di$lere ihtiyac kalmiyor, ihtiyac kalmadigi icin de onlara ayrilmi$ yer gittikce daraliyor, bu yuzden de bazi insanlar 20. ya$ di$lerini cikartirken buyuk acilar cekiyor ya da illaki bir di$ hekimine gidip cektirmek zorunda kaliyor.

Vermiform appendix icin de ayni $ey soylenebilir (bildiginiz apandisit ama aslinda bu appendix'in iltihaplandiginda aldigi isim).

Bilinmeyenin cogunlukla abartildigi konusunda da haklisiniz. Evrim teorisi ise farkli bir konu, buraya kari$tirmasak iyi olur. Isterseniz birisin onunla ilgili bir topic acabilir.

Amacim hararetli tarti$malara on ayak olup birbirimizi kirmamizi saglamak degil, ilk mesajimin en tepesinde yazan cumleyi okuyunuz.

:cool:

Mingitau
06/09/2003, 17:18
Papazların bu olmaz diye kendi güçlerini kaybetme telaşıyla Darwin' e karşı çıkmasıyla, ne yazık ki bizde de, benzer yöntemle kuvvet edinen kişilerin karşı çıkması sonucu, bilimsellikten de inançtan da ne anladığımız karışıyor.

Bir canlının yapısının temel kaynağı DNA dır. DNA nın doğal yollar ile değişmesinin, heleki Darwin in dediği gibi, rastgele oluşması kuramının matematiksel yaklaşımla 1/Google :) (kısaca sıfır) olması. Bilimden uzaklaşmadığımızı gösterir.

Burada yaratıcı, tanrı, Allah ve ya doğa deyin. Bir kusursuzluk var. Bu tüm canlılarda var. Eğer Darwin yöntemi ile türlerin çeşitliliği oluşmuş olsaydı, bu çeşitlenmenin devam ediyor olması gerekirdi. Bakıyoruz böyle birşey yok.

Her tarafta en olasılıklı olanı kabul eden insanlar nedense burada Evrim olayında en az olasılığı kabul ediyorlar.

Darwin in teoremi tamamen yanlış değil. Ki olması da düşünülemez. Bir bilimsel gözlemin sonucu. Doğru olan yerleri var. Ancak yorumlama sonucu varılan nokta tamamen tartışmaya açık. Ve olasılık hesapları ile sıfır kabul edilen bir konumda. Yoksa ASA nın dediği gibi kullanılmayan organların atıl kaldığı, kullanılan organların geliştiği doğru. Ama dikkat buyurun bu değişiklik DNA da bir değişikliğe sebebiyet vermez. Maksimum olacak olan DNA' nın o bölümünün deaktive edilmesidir.

Mingitau
06/09/2003, 17:22
Ehem Cevap yazmadan önce refresh etmek gerekli :p

mkarabulut
06/09/2003, 19:27
Konu organların ihtiyaç duyulduğu kdar gelişip/ihtiyaç duyulmaması oranında küçülmesine gelirse dünyada insaoğlu hiç bir zaman böyle bir beyni kullanacak geliştirecek kadar kullanmamştır..

Keza gözsüz bir canlı göz ihtiyaıda hissetmemiştir, kulak, dil v.s. organlar içinde aynı durum sözkonusudur. Bunlar "inancıma" göre insana verilmiştir. Beynide aynı organ grubuna dahil ediyorum.

Böyece sanırım soru/sorun yöe değiştirmiş oluyor ve beynin yaratılış amacını yaratıdan danışmak haline geliyor.

İnsan bu dünyada beyni tamamen kullanmıyor olabilir ama ahiret mekanında belkide beynin tüm fonksiyonlarını kullanmak durumunda olacaktır. Msela bir örnek Kuran'da Allah -ehli-sünnet yorumuna göre - müminlerin Allah'ı göreceğini söylüyor. Allahki mekandan,maddeden,ihata edilmekten (kuşatılmaktan) uzak sonsuz güç,sonsuz güzellik ve tüm sıfatları sonsuzda olan zat...

Onu görmek nasıl olacak ? Şu an beynimizin almadığı bu kavramı orada beynimiz alacak . Bu durumda beynimizi orada daha çok kullancağımızı söylesem çok mu mantıksız olur ?

Yada çok bilimsel olmadı mı ? :)

Ansugo
06/09/2003, 21:37
3. mesajdan sonra yazacaktım geçen günlerden birgün...

Kısmet bugüne imiş.

Diyeceğim odur ki "Ruh". Ya da İşin Rûhû. Ya da kimi bilimcilerin kabul etmediği, kimi bilimcilerin ise kısmen o işi yaptığı (psikoloji falan. Biz ruhla uraşmayız onun sosyalistesi ile uğraşırız geyiği..) dal

İnsanın depolama birimleri ile işlemcisi sadece nöronlardan oluşuyorsa, ben su katılmamış eşşek olduğumu kabul ediyorum.

Ama daha rûh bilimsel olarak ispatlanmadığı için bana eşşek demek için en az bir asır bekleyeceksiniz.

ASA
06/09/2003, 21:57
@mkarabulut;
Biz bilim diyoruz, sen ahiret zamanindan bahsediyorsun... Kaldi ki bence beynimizin obur dunyada tam cali$acagi konusundaki goru$un de yanli$. Cunku ahir zamanda beynimizden degil icimizden (kalbimizden) gecenlerin gun I$IgIna cikacagi soyleniyor.

Ote tarafta beyin gibi bir organimiz olacaksa bile $imdiki beyin ve diger organ kavramlarimizdan cok daha farkli olacagina inaniyorum ben. Ama yine dedigim gibi bunun konumuzla alakasi mevcut degil. Nasilsa bir gun hepimiz ogrenecegiz...

:cool:

mustafa
07/09/2003, 02:05
mkarabulut... öbür tarafa bu ceset içinde gideceğimize dâir hiçbir bilgi yok. insan ve rûhu tamâmen yok edildikten sonra tekrar yaratıldığında acabâ aynı şekilde bir madde âleminde mi olacak? kendisi maddeden olan ve madde dışına idrâki yetmeyen beynimizle şu anda çözemeyeceğimiz başka sırlar, başka varlık şekilleri olamaz mı? belki zaman ve mekân mefhumlarımızda değişiklikler olacak. belki üç boyutlu boşluğun yerine başka mefhûmlarımız olacak... kimbilir?

EAN
07/09/2003, 05:14
/// Dikkat. Bu yazı 18+ felsefik içeriğine sahiptir. \\\

Mustafa'nın tetkiklerine katıldığımı belirterek şu eklemeyi yapma ihtiyacını hissediyorum. Sınırlı olan birşey kendinden büyük birşeyi tam anlamıyla göremez/anlayamaz.

Sınırlı bir vücut ile sınırsız bir yaşam mantıksız geliyor. Sınırsız bir yaşam olacaksa (-ki vardır.) sınırsız bir bedene sahip olmalıyız. Ya da bedenimiz olmamalı. Bu mantıklı. Ama bize bildirilen nedir? Mahşer gününe bu bedenimizle gideceğimiz. O açıdan da doğru bu. İzafiyet yine kendini özyineliyor burada.(Bu arada Yaşar Nuri Hoca nerelerde? Kulakları çınlasın :) )

/// İçerik sonlandı \\\

Dönelim yaşlı dünyamıza. Beynin %7'sinin kullanıldığı tezine bende katılmıyorum. Ölçme sisteminin hatalı olduğunun düşünüyorum.

Yani tam bilinmeyen birşeyin çalışma yapısının ölçümü garip bir şey... Bu şuna benziyor.

UFO'lar 1000 km'de 3 litre JET4 yakıtı yakarlar.

Yukarıdaki cümle size ne kadar saçma geliyorsa, beynin şu kadarı kullanılıyor tezi de bana o kadar saçma geliyor.

// @ASA: Appandix'ten söz açılmışken. Ağrı belirtileri nelerdir? Ciddi anlamda şüpheliyim.

muharrem_tac
07/09/2003, 13:50
Tüm Ceviz.Net ailesine tekrar merhabalar,

Yoğun çalışmalarım nedeniyle benim için çok uzun geçen bir süreliğine aranızdan ayrılmak zorunda kalmıştım ; bu zaman zarfında e-mail ve özel mesaj yoluyla bana ulaşan Sayın Şahin GÜR 'e , Gökdemir Abi 'ye (con_simit) ve Sayın Ömer OSMANOĞLU 'na teşekkürlerimi arz ediyorum .

Ceviz.Net her zamanki kaliteli ve düzeyli tartışmalarından birini açmış .Bu konuyu ve daha önce de incelediğim "Yapay Zeka" konusunu açan değerli Ceviz.Net mensuplarına ne kadar teşekkür edilse azdır.

Bu konuda benim de dile getirmek istediğim bazı düşüncelerim var :

Beyin ve zeka gibi konularda yapılan çalışmaların ya donanım ya da yazılım olarak ele alındığını ve bu ikisinin birleştirilmesinde fazla bir çaba harcanmadığını düşünüyorum.Bence beyinlerimizde işletim sistemleri , sanal makineler ,veri tabanları ve "bilinç düzeyleri" olarak adlandırılabilecek modüller var .

Evreni hep bir fraktal olarak düşünmüşümdür."Penrose karoları" gibi birbirinden kesinlikle farklı ama birbirini kesinlikle andıran ve birbirlerine uyarlanabilen elemanlardan oluşan bir küme modeli .Bunu şunun için söyledim.Bilgisayara bakıp "bunu insan yapmıştır ve Allah'ın yaptığından tamamen farklı olmalıdır" biçiminde bir görüş yerine bilgisayarın yazılım ve donanımı ile beynin yazılım ve donanımını birbirleri ile karşılaştırmak gerekiyor .

Tam bir bilinç durumunda olmadığımızı düşünüyorum ve ancak bazı yazılımları çalıştırarak kendimizde bilinç simülasyonları oluşturuyor ve sonra da buna yönelik yeni kodlar yazıp uykumuzda bunları derliyoruz.Yine bu bilinç düzeylerinin birbirlerinden tamamen bağımsız olabileceğini en iyi kanıtlayan örnek Doctor Jekyll ve Mister Hyde sendromudur .Bilinç düzeyleri bizim elimizde olmadan farklı modlara geçmemizi sağlar.Bunu bilgisayarın işlemcisini ve belleğini son derece yoğun kullanan bir yazılım gibi ya da bir başka işletim sisteminin emülasyonu gibi düşünebiliriz.

Peki tam bir bilinç derken ne kastediliyor : Bilgisayarların kendisini üreten insanları tanıması ve anlaması ve onunla irtibatı tam olarak sağlaması gibi birşey.Fakat bazı paradokslar ortaya çıkıyor.Devam edeceğiz.

Adrenalin
07/09/2003, 14:07
Seçim anketine yanıt veren bir yaşlı adam anket bitince düşüncesini söylemeden edememiş:
- Yalnızca evet veya hayır diyerek insan önemli bir konuda düşüncelerini nasıl tam ifade edebilir...
Anketçi hınzır:
- Evlilik kararını da bu iki sözcükten biriyle vermiyor musunuz?

Beyin Kullanım Farkları :)

muharrem_tac
07/09/2003, 18:45
Bilgisayarları tasarlarken insan fizyolojisinden ne kadar yararlandılar bilmiyorum ama müthiş benzerlikler buldum .Muhtemelen bunlar daha önce de dile getirilmiştir fakat yine de yazma ihtiyacı hissettim.

İşletim sistemlerinin arayüzü bana korteksi çağırıştırıyor.Korteks zarı bilinçli olarak yapılan işlerden sorumlu ve bunun altında bulunan loblar bilinçaltını yani işlemci komut setlerini simgeliyor .Beyinde belleğin , işlemcinin , dengenin , algı mekanizmalarının ,yeteneklerin vb ayrı ayrı yerlerde konuşlandırılması da bilgisayarlar ile benzeşiyor .Bu durumda insan beyninin aslında çok çok gelişmiş bir bilgisayar olduğunu düşünmek belki bilgisayar bilgisini insan nöro-psikolojisine uyarlamamızı sağlar.

Bir önerme olarak beynimizde işletim sistemlerinin yüklü olduğunu varsayalım . Bu durumda bizim sinirsel donanımımızı tam kapasiteyle kullanamamamızın tek nedeni işletim sistemimizin bu işe yetmemesi olabilir . Çok büyük bir dayanıklılık , olağanüstü yeteneklilik , büyük bir stabilite , kararlılık , irade ve aklınıza iyi çalışan bir sistemi betimlemekte ne geliyorsa tüm bu özellikleri sağlayacak bir beyin işletim sistemi var mı ? Yoksa yine eskisi gibi tek kelime ile bunun adı : "İnanç" mı ?

ASA
08/09/2003, 05:34
Orjinal mesajı gönderen EAN
@ASA: Appandix'ten söz açılmışken. Ağrı belirtileri nelerdir? Ciddi anlamda şüpheliyim.

Mesaji yazali 1 gunu gecmi$. Eger apandisit olsaydin $imdi bir hastanenin cerrahi servisinde olman gerekirdi.

Fizik muayenede apandisiti saptamak icin birkac yontem var, en ba$licasi $udur;

Sag kasiginin di$ kisminda bir kemik cikintisi olmasi lazim (ehe), o cikinti ile gobek deligin arasinda duz bir hat ciz. O hattin alttan 1/3'undeki noktanin adi McBurney noktasi.

Sen sirt ustu yatarken, birisi oraya hafifce de olsa bastirip, elini cektiginde yerinden sicramana neden olacak (rebound) bir agri duyarsin. (Sanirim bu bulgu apandisit vakalarinin %80'den fazlasinda vardi).

Eger fazla kiloluysan ya da apandisitin insanlarin cogunda bulunan yerinden farkli bir konumdaysa bu durum ortaya cikmayabilir.

Bunlar haricinde ate$, bulanti/kusma, i$tahsizlik gibi daha genel belirtiler de gorulebilir. Olur da birgun i$ ciddiye binerse, hastaneye gitmeden once bir$ey yiyip icme (su dahil).

:cool:

mkarabulut
08/09/2003, 10:32
@ASA, @mustafa : Ben zaten bu böyledir demedim, sadece olabilirlik gözüyle bakmak istemiştim. Birazda ham bi düşüncemi sizle paylaşmak istemiştim.

Aslında sizin öne sürdğünüz öte tarafta daha farklı biçimler , vucutlar olabilir fikri akla daha yatkın ve daha kolay bi düşünce. Kabul ediyorum.

Çıkış noktam İnsanın en güzel surette yaratılması ve Allah'ın abes iş yapmaması gerçekleri ile Beynin sadece %x kadarını kullanıyoruz önkabuluydu. Ama şimdi farkettimki burada zaten bunun doğruluğu-yanlışlığı tartışılsın diye bu konu açılmıştı. Bu fikri önkabul olarak doğru kabul etmem yanlıştı belkide..

Zaten ASA da burada olayın bu yönlerini değil de olayın genel olarak sadece dünyevi esbab kısmını ele almak istiyor. O yüzden bu konuyu kendi açımdan kapatıyorum.

HunTER
08/09/2003, 10:45
Oncelıklıkle hosgeldın muhherem_tac :) Senı tekrar aramızda gormek benı sevındırdı :)

Sımdı konuya donersem yazdıklarına eklemek ıstedıgım bı kac sey var.. Daha dogrusu yanılıyor olabılecegını soylemek ıstıyorum.. Bılım teknıkte hafıza ıle ılgılı okudugum bı yazıda ınsanın yuzyıllar boyunca beynı tasvır ederken o gunun teknolojısını ornek aldıgı soylenıyordu..

Ornegın ılk yazının dolayısıyla kıtapların var oldugu donemlerde ınsanlar beynın buyukce bı kutuphane oldugunu dusunuyolardı.. Ardından mekanık gelıstı ve beynın calısma mantıgının dıslı ve carklardan olusan mekanık makınelere benzedıgı sanıldı..

Su gun ıse bılgısayarı ıcat ettık.. Ve sen beynımızın mevcut bılgısayarlar cok benzedıgını soyluyorsun.. Aslında aynı seyı bende dusunuyorum.. Neronlar (transıstor) onların bırbırıne baglanması ıle olusan mantık devrelerı, kısa surelı bellek (kes), uzun surelı bellek (hdd) ve calısma bellegı (ram) sankı ınsanlar bılıncsız bı sekılde bılgısayarı yaparken kendı beynını ornek almıs gıbı..

Yada tam tersı.. Kendı beynımızı ızah etmeye calısırken kendı yaratımız bılgısayardan yararlanıyoruz.. Sence hangısı?

acemi
08/09/2003, 11:00
Bılım teknıkte hafıza ıle ılgılı okudugum bı yazıda ınsanın yuzyıllar boyunca beynı tasvır ederken o gunun teknolojısını ornek aldıgı soylenıyordu..

Ornegın ılk yazının dolayısıyla kıtapların var oldugu donemlerde ınsanlar beynın buyukce bı kutuphane oldugunu dusunuyolardı.. Ardından mekanık gelıstı ve beynın calısma mantıgının dıslı ve carklardan olusan mekanık makınelere benzedıgı sanıldı..

Bu sadece beyni tasvir ederken gecerli degil bence. Insan bilmedigi seyleri surekli olarak bildigi/anladigi seylere benzeterek aciklamaya calismis. Ve insan, benzerlik kurma ve sonra bu benzerlige kendini inandirma konusunda cok yetenekli...

Abuk subuk tarikatlar da bu mekanizma sayesinde cikiyor zaten. Birisi komik bir evren/insan/tanri tasviri yapiyor ve sonra buna kendi de dahil bircok kisi inaniyor.

EAN
08/09/2003, 14:56
Orjinal mesajı gönderen ASA
Sag kasiginin di$ kisminda bir kemik cikintisi olmasi lazim (ehe), o cikinti ile gobek deligin arasinda duz bir hat ciz. O hattin alttan 1/3'undeki noktanin adi McBurney noktasi.

Sen sirt ustu yatarken, birisi oraya hafifce de olsa bastirip, elini cektiginde yerinden sicramana neden olacak (rebound) bir agri duyarsin. (Sanirim bu bulgu apandisit vakalarinin %80'den fazlasinda vardi).

:cool:


Hocam sabah hastaneye gittim. Dahiliyeci meslektaşına söylediklerini onaylattım :)

'Rebound' olmadı.

@muharrem_tac; Hocam seni ceviz'de görmek iyi geldi.

@Hunter; +1

@acemi; +1

ASA
08/09/2003, 18:49
Orjinal mesajı gönderen EAN
Hocam sabah hastaneye gittim. Dahiliyeci meslektaşına söylediklerini onaylattım :)

'Rebound' olmadı.


Heheheh tipla alakam olmadigi paranoyasina kapilanlar gorse bunu pek guzel olur :)

Dahiliyeciden sonra bir genel cerrahi konsultasyonu isterlerse reboundun tillahina hazirla kendini :)

"Buraya bastirinca aciyor mu"
"Auuuuuuuuwww"
"Peki cektim elimi ya $imdi"
"Haaaauggggghhhhiaaaaaaa"

// Canlandirma biraz abartili gelebilir ama ben bunu ya$adim :)

:cool:

muharrem_tac
08/09/2003, 21:25
Orjinal mesajı gönderen HunTER
Oncelıklıkle hosgeldın muhherem_tac :) Senı tekrar aramızda gormek benı sevındırdı :)

Sımdı konuya donersem yazdıklarına eklemek ıstedıgım bı kac sey var.. Daha dogrusu yanılıyor olabılecegını soylemek ıstıyorum.. Bılım teknıkte hafıza ıle ılgılı okudugum bı yazıda ınsanın yuzyıllar boyunca beynı tasvır ederken o gunun teknolojısını ornek aldıgı soylenıyordu..

Ornegın ılk yazının dolayısıyla kıtapların var oldugu donemlerde ınsanlar beynın buyukce bı kutuphane oldugunu dusunuyolardı.. Ardından mekanık gelıstı ve beynın calısma mantıgının dıslı ve carklardan olusan mekanık makınelere benzedıgı sanıldı..

Su gun ıse bılgısayarı ıcat ettık.. Ve sen beynımızın mevcut bılgısayarlar cok benzedıgını soyluyorsun.. Aslında aynı seyı bende dusunuyorum.. Neronlar (transıstor) onların bırbırıne baglanması ıle olusan mantık devrelerı, kısa surelı bellek (kes), uzun surelı bellek (hdd) ve calısma bellegı (ram) sankı ınsanlar bılıncsız bı sekılde bılgısayarı yaparken kendı beynını ornek almıs gıbı..

Yada tam tersı.. Kendı beynımızı ızah etmeye calısırken kendı yaratımız bılgısayardan yararlanıyoruz.. Sence hangısı?

Ertuğrul , Ersin teşekkürler.

Arka sayfada kalan yazım gözden kaçmış sanırım.Arka sayfada demişiz ki evreni bir fraktal olarak düşünüyorum ve bu sonlu kümede birbiri ile benzerlikler taşıyan fakat birbirinden tamamiyle farklı elemanlar ( Є ) bulunuyor . Bu evren kümesinde herhangi bir elemanın tanımlanması için herhangi başka elemanlar kullanılabilir . Yani beyni kütüphane gibi düşünmekte bir mahsur olmadığı gibi bilgisayar gibi düşünmekte de bir sakınca yoktur .Kös kös oturup iman etmektense anlayarak ve bilerek veya en azından anlamak için modeller öne sürürek inanmak evladır ; velev ki inanılan boş bir tarikat bile olsa...Zira görülebilen ölçülebilen ve kullanılabilen bir sistem optimizasyonu için görünen o ki tek çıkar yol "iman"

HunTER
09/09/2003, 10:19
Yo sakıncası oldugunu soylemıyorum zaten :) Sadece aslında ne kadar az sey bıldıgımızı (beynımız hakkında) vurgulamak ıstıyorum.. Bu noktadan basa donersek bugun ıcın hakkında cok az fıkre sahıp oldugumuz ve oldugumuzuda henuz ıspat edemedıgımız bı yapı ıcın "sadece %7'sını kullanabılıyoruz" demek fazla ıddealı olur dıyorum..

Dıger taraftan fraktal, sonlu kumeler ve paralel evrenler benım ıcın nasıl desem "bıraz fazla".. Bu yuzden ılk yazdıklarını atlamıs olabılırım :)

fgenc
09/09/2003, 12:10
ya millet sirvilmeyi sevmem konuyu dagıtmayıda..

fgenc
09/09/2003, 12:13
Orjinal mesajı gönderen kara_lahana
[B]ya millet sirvilmeyi sevmem konuyu dagıtmayıda..

sordugunuz soruları ilgi ve İlm alanı olan bir arkadimiz cevaplasın. ben sadece bildigim ve inandıgimi sizinle baylastım


Turlerın cesıtlılıgını ızah etmek ıcın senın baska bı teorın varmı?
Hunter@
böyle bir zorunlulugun olduguna neden inaniyorsunki..
davrın teorinin inananlar resimler anımasyonlarla hayvanların bir birinden türedigini ıdea edıyorlar genetık olarak maymunlara benzemesekde el kolumuz anımsadıgı icin maymunda geldıgımızı ıdea ediyorlar habuku genetık olarak en yakın aktabamız domuzdur (konu dinselestirmek istemiyorum ama sanırım okudugum eselerın etkısı olsa gerek belkıde domuzun yenmesının haram kılınmasının sebeblerınden biride budur ..)




istemedıgımı yapım konuyu dagıtmı kusura kalmayın konu hakkında bimsel bir bilgim olmadıgı icin foruma konu olarak acmıyacagım yanlız birisi acarsa katılırım (nede olsa hıncal uluçun sporun herceşidine yorum yaparak ekmek yedıgı bir ülkenin vatandaşıyım :) ) [B]

Raskolnikov
09/09/2003, 12:53
peki Hunter kardeşim. Sen bana Türlerin Çeşitliliğinin gereksinimlerini açıklarmısın. Sen nasıl açıkılıyorsun. Darwin amcan'dan öğrendiklerinle.?
İnannın hala anlamıyorum şu Evrim yanlılarını. Siz hiç düşmanınızın gözüyle bakmazmısınız durumlara. Birde açın şöyle Harun Yahya kitaplarını da olayın aslını öğrenin. Lütfen ön yargıylada yaklaşmayın.Bu Evrin olaylarının altında yatan gerçekleri bir bilseniz.Allah'ını bilmezler saf beyinler bir şekilde biryerden vurmak için böyle saçmalıkları yayıyorlar dünyaya ve ellerinde satılmış nice büyük insalar oluyor da onları kullanıyorlar.Şu dönemlerden biliyorsunuzdur ki.Bazı yazarlar nasıl yön değiştiriyor.Daha fazla söze gerek yok sanırım.Güç Sizinle Olsun.:super:

redial
09/09/2003, 13:04
Sanirim tartismayi yine beceremeyecegiz...

HunTER
09/09/2003, 13:21
Bır evrım yanlısı oldugumu nerden cıkardın? Ikı harun yahyayı okumadıgımı nerden cıkardın? Uc sen daha once benım bu forumda benzer konularda ne yazdıgımı bılıyormusun? Dort yanı benı tanırmısın?

Kısaca yargıya varmak ıcın bu kadar acelecı olmamak gerekıyor sanırım.. Henuz ılk mesajında merhabadan once benı hedef alabılıyosan bıseyler yanlıs demek oyle degılmı? Yada ıkıncı sayfanın basındakı acıklamayı bı kez daha okumalımısın?

Herneyse bu tartısmanın yerı ve zamanı degıl.. Forum yonetıcısının ıkazınıda dıkkate alarak bundan sonrasına dılersen ozel mesaj yoluyla devam edebılırız..

Yada sen forumda gerıye dogru bı tarama yaparak aslında ne oldugunu kendınde ogrenebılırsın.. Bızse kaldıgımız yerden devam edebılırız..