PDA

Tam Sürümünü Görmek İçin : kpss


Düzgün
18/08/2002, 16:24
Yaw arkadaşlar aklımda binbir düşünce var şu an.
bilgisayar ve öğretim teknolojileri öğretmenliğini bu yıl bitirdim ve kpps ye girdim ama 57 aldım. bilg mezunu az olduğundan atanma şansımız var. İlköğretim okullarında bilgisayar öğretmeni olacaz yani. ilk tercihim istanbul ama bu puanla doğuya düşeriz belkide.
Hayırlısıyla çocuklara klavye mause kullanmayı öğretecem.


mkarabulut
18/08/2002, 16:26
Çok güzel yaw :)

Bende burada üniversiteye öğretim görevliliği için başvurmuştum,belki bende öğretmen olurum .

Bende elemanlara basic pascal öğretirim
for,while,if falan filan :D

:)

Sahin
18/08/2002, 16:29
Valla çok sevinirim ikiniz adına ve size öğrenci olacak çocuklar adına. Keşek o sınıflara bende katılabilsem :)

Doğu batı farketmez Yavuzcugum sen görevini en iyi şekilde yaparsın eminim ve doğuda yaşam şartları daha ucuz ve ilişkiler daha candandır, bunları düşün ve sevin.

Düzgün
18/08/2002, 16:32
Hayırllısıyla artık devlete millete hizmet edelim demi ya.

Bozo
18/08/2002, 16:34
valla ben sınavdan 73 aldım ama mezun olamadığım için memurda olamıyorum.
2 yıllık programcılıkta 4. sınıfa geçtim.ah şu hocalar...

mkarabulut
18/08/2002, 16:35
Yavuz senin adına çok güzel bi olay hemde böyle güzel düşünüyorsan bu daha da sevindirici.
Ama ben çok istememe rağmen üniversite işi benim için kesin değil, ben başvurdum ama almayabilirler...

NEyse hayırlısı...

Düzgün
18/08/2002, 16:48
dostum aynı olay benim içinde öyle aslında. Bu puanı herkez alır yani üniversiteye girdim gireli ders yüzüne bakmadım. Eğer olursa ben çocukları küçükten bilg canavarı yaparım. ağaç yaşken eğilir.. sende üniversitede uzman beyinler yetiştirirsin.

theBozo; bilgisayar programcılığı evet çok zor. eğitim fakültelerine ineği bağlasan 4 yılda bitirir. benim abimde 4 yılda bitirdi programcılığı. olsun yinede dostum çalış, kaybettiklerinide kazanırsın . allahın izniyle

yaw düzene bak hala sınavlara giriyoruz..

ek :Eğitim fakültesi 4 yıl zaten. ondan üsteki bi deyim.

CrazyCat
18/08/2002, 17:12
Orjinal mesajı gönderen Düzgün
Yaw arkadaşlar aklımda binbir düşünce var şu an.
bilgisayar ve öğretim teknolojileri öğretmenliğini bu yıl bitirdim ve kpps ye girdim ama 57 aldım. bilg mezunu az olduğundan atanma şansımız var. İlköğretim okullarında bilgisayar öğretmeni olacaz yani. ilk tercihim istanbul ama bu puanla doğuya düşeriz belkide.
Hayırlısıyla çocuklara klavye mause kullanmayı öğretecem.

Öğretmen atamasının Kpss ile ilgisi yoktu sanırım.
Her sene aynı hikaye yaşanıyor önce öğretmenlik için yeterlilik sınavları vardı sonra dms, kms kpss diye sınavlar icad ettiler. Bütün öğretmen adayları sınava girmesi mecbur tutuldu herkes ücretleri yatıdıktan sonra sınava kısa bir süre kala Milli eğitim bakanı bir açıklama yaparak öğretmen adaylarına müjde verir "sizi sınavdan muaf ediyoruz :) "

ben bildi bileli böyle oluyor. sanırjm bu sene de açıklama yapmıştı bakan.

ataman için ise genelde ilk tercihine verirler tabi ankara istemezsen. onun dışında herhangi biryere de gidebilirm diye seçenek var onu da işaretersen büyük ib ihtimalle atanırsın. Doğu yu da sana kaptırmazlar merak etme :) herkez kendi memleketinde çalışmak istediği için o bölgedeki adaylar kendi illerini tercih ediyorlar. Büyük şehirlerde ise öğretmen olarak yaşayabilmek bir sanat olduğundan pek fazla tercih edilmiyor.

Ankaranın durumu özel. oranın atanacaklar listesi kura sonucu adı altıyla kura çekilmeden aylar önce partilerden gider :) ve meb bünyesinde belli kademelere getirilecek şekilde eğitilirler :)

CrazyCat
18/08/2002, 17:31
Orjinal mesajı gönderen mkarabulut
Yavuz senin adına çok güzel bi olay hemde böyle güzel düşünüyorsan bu daha da sevindirici.
Ama ben çok istememe rağmen üniversite işi benim için kesin değil, ben başvurdum ama almayabilirler...

NEyse hayırlısı...

İnşallah ögr. gör. başvurun kabul olur. Eğer kamu sektöründe çalışmayı düşünüyorsan yapabileceğin en zevkli iş. Çok kazançlı değil ama çalışmaların için imkan ve zaman bulman açısında oldukça rahat.

Şu an bir işte çalışıyor musun? Yada öğretim görevlisi olmayı gerçekten çok istiyorsan işin peşini bırakma.

Hangi şehirde olduğunu, Branşını ve eğitim durumunu bilmiyorum ama herhangi bir üniversitede çalışmayı göze alabilirsen sana bazı konularda bilgi verebilirdim.

Eğer şu an için Arş Gör. isen süren dolmuş ise çok yakında yeni yüksekokul projeleri için bir çok öğr. görevlisi alacaklar. (4500 kadar) tercihen araştırma görevlileri içinden süresi dolmuş ve öğretim üyesi kadrosu alamamışları tercih ederler.

Fakültelerin çoğu bu seneki ilanlarında Doktora yapmış olma şartı arıyorlardı

Neyse Senin için hayrılısı olsun..
Başarılar :)

Düzgün
18/08/2002, 17:47
Peki özel sektör nasıl? Büyük şehirde olanaklarda fazla olur sanıyorum. Aslına bakarsan Ordu'luyum ama ilk tercihimi istanbul yazmayı planlıyorum..

Sahin
18/08/2002, 18:07
Mutlaka özel sektörde iş bulma şansın büyük şehirlerde daha fazladır. Ama benim ülkeyi terketme sebebim asıl olarak özel sektördür. Her zaman hayatının bir insanın iki dudağı arasındaki lafa bağlı olduğunu bilmek insanı çok kötü şekilde etkiliyor. Hiç bir zaman iş garantin, tazminat garantin, hak garantin yok. En iyi patron bile kriz zamanı ya da aklına estiği zaman kapının yerini sana ayrıntılı olarak gösterebiliyor ve tabi hiç bir hakkınıda alamıyorsun. Ne iş mahkemeleri ne başka bir yöntem. Her zaman yaptığı yanına kar kalıyor işverenin, Türkiye'de ilk değişmesi gereken şeylerden biri iş güvencesi.

Düzgün
18/08/2002, 18:20
Yaw ortada kaldım iyimi..
İstabul olsa öğretmenlik yanında bişeyler yapardım ayrıca olanaklarıda var yani ayrıca dil kurslarınada giderdim. Yani kendi ayaklarım üzerinde durmak var.
Ordu olması teknolojik bakımdan gelişmemiş, ayrıca ordu merkeze düşersem masrafım olmaz hatta valla babam iyi bi kız bulup evlendirirde :) standart bi yaşam süreriz yani. Gerçi askerlik var daha.
İyi bi gelecek açısından hangi yolu seçmek lazım?

Sahin
18/08/2002, 18:33
Keni ayakların üzerinde durmak her zaman en iyisidir bence. Türk aile yapısı hep aynı kalıbı korumuştur ama bunun doğruluğu tartışılır.

İnsan kendi olmalıdır, kendi yaşamını kendi sürdürmelidir, kendi kazanmalı, kendi üretmelidir.
Aile yapımızdaki bağlılık, büyüğe saygı, sevgi yardımlaşma hiç bir toplumda olmayan ve herkesin hayran olduğu güzel özelliklerimizdir.

Ama kendi ayakaları üzerinde, durmak, kendi fikirlerini taşımak, söylemek, savunmak, kimseye ihtiyaç duymadan yaşamak, kendi üretmek, güçlü olmak daha güzeldir ve bu ancak aileden ayrı yaşayarak olur.

Bizde neredeyse 35-40 yaşına kadar evlenmiş ya da evlenmemiş olarak ailesinin yanında yaşayanlar varıdr ki bana göre hiç doğru bir olay değil. Her zaman bağımlı yaşamaya itiyor insanı, kendi ayakları üzerinde duramıyor, yalnız kaldığında bocalıyor insan, kendi kararını kendi veremiyor.

Birazda Türkiye'nin şartları insanı buna zorluyor tabiki.

Düzgün
19/08/2002, 00:34
Evet abi allah'ın izniyle en doğrusunu yapacam.