Tam Sürümünü Görmek İçin : yapay-zeka
yapay-zeka nasıl yapılıyor? bir program kendi kodunu yazıp geliştirebilir mi? bunun nasıl yapıldığını bilen varsa cevap yazsın.
Algorismus
25/08/2003, 23:42
benim bildigim teknoloji, programin kendi kodunu yazacak kadar ilerlemediği.
Teknoloji o kadar ilerledi. Polimorfik virusler de buna bir ornek olarak gosterilebilir. Ama bir programin kendi kodunu cevre ko$ullarina gore degi$tirebilmesi yapay zeka gostergesi olarak tanimlanamaz.
Onlarca if sorgusunu giren sonucta yine insanlar. Gercek anlamda yapay zeka illaki biyo-kimyasal bile$enler icerecektir. Bunu senelerdir soyleyip duruyorum ve bir gun kanitlayacagim.
:cool:
Volkan Uzun
26/08/2003, 04:12
cellular algorithms konusunu bir araştırın derim
birde kubik bilgisayarlara bir bakin...
@ASA;
Milyonlarca if i bizim girmis olmamiz zeka adini vermemizi engellermi sence?
Yani bizlerde en ufak sey icin milyonlarca if isletiyoruz, ve bir cogunu sonradan ogrendik.
sobaya dokunursan => elin yanar
gibi...
Acalimmi biraz mevzuyu Ustadim..
Algorismus
26/08/2003, 10:39
Orjinal mesajı gönderen ASA
Teknoloji o kadar ilerledi. Polimorfik virusler de buna bir ornek olarak gosterilebilir. Ama bir programin kendi kodunu cevre ko$ullarina gore degi$tirebilmesi yapay zeka gostergesi olarak tanimlanamaz.
Onlarca if sorgusunu giren sonucta yine insanlar. Gercek anlamda yapay zeka illaki biyo-kimyasal bile$enler icerecektir. Bunu senelerdir soyleyip duruyorum ve bir gun kanitlayacagim.
:cool:
belli bir konuda kod yazabilir belki ama bir insan gibi istedigi kodu yazabilir mi?
Yapay zeka uygulamaları sadece milyonlarca if'ten olusmaz. Zaten yapılmaya calisilan beynin ogrenme, anlama, algilama, geri getirme gibi işlevlerini modellemek. Bunun icin ise if'ten cok fazlasi gerekli. Makina gordugu cisimler icin prototipler olusturabilmelidir, beyin gibi. Yoksa zaten gordugu bir cismin türünü belirlemek icin tüm hafızasını if'lerle tarayamaz. Bunun icin de alisilmis depolama ve işleme yöntemlerinin dışına çıkmak gerekiyor. Bu işler Oracle ile filan olacak işler değil...
kendi adima if i bir simge olarak kullandigimi soyleyebilirim de oracle nerden cikti?
Orjinal mesajı gönderen redial
kendi adima if i bir simge olarak kullandigimi soyleyebilirim de oracle nerden cikti?
Yani bu isler, mevcut sistemlerin en gelismis halleri ile bile olacak gibi degil. Hani Oracle'ı en gelismis veri tabanı sistemi olarak biliriz.. Ama sonucta bilgi ogrenme surecinde bilginin hafizaya depolanma sekli insandaki gibi olacaksa su anki veri tabanı mimarileri ile filan olmayacagi kesin bunun. Cok daha karmasik yapılara ihitiyac var. Aslında karmasindan ziyada gelismis diyelim..
Simdi anlastik...
Zaten bugun bilgi islemede cikilmis en yuksek hizlar bile bu konudaki ihiyacin cok gerisinde...
Bu is bir gun basarilicaksa (ki eninde sonunda basarilacak) yazilim donanim algoritma vs. olarak bildigimiz hic bir seyi barindirmayacagi kesin.
Pekı gunun bırınde beynın bıyolojık yada elektronık bı kopyası cıkarılabılırse (en azından bı kısmının) o cısım yada nesne dusunmeye baslıyabılırmı? Yanı yazılımsal bısey yok.. Sadece logıc kapılar yada bıyolojık sınır hucrelerı.. Sızce bu mumkunmu?
Bu hic bir zaman olmayacak. Zamanında Ay'a da gidilemez dediler, gittik.. Amma, bu sefer durum farklı.. Şöyle bir misal vereyim, bilgisayar denen alet 2 boyutlu çalışır, malumunuz 0,1 olayı. Ama bir bilim adamına göre beyni 11 boyutlu çalışıyor. Yani çok çok fazla yolumuz var, bu sistemi anlamak ve sonra da gereken teknolojiyi geliştirip gerçekleştirmek için. Hiç bir zaman gerçek manada düşünen bir makine tasarlanamayacak ama yine de oldukça fazla ilerleme kaydedilecek. Günlük yaşamımızı kolay hale getiren bir çok sisteme sahip olacağız..
2 boyutlu olanida insanoglu yapmadi mi?
11 boyutlusunu neden hic bir zaman yapamasin?
Kaldiki hunter mevcut yapiyi oldugu gibi kopyalamaktan bahsediyor, bu durumda hile yaparakta olsa benzer bir yapiya sahip olunamaz mi?
2 boyutlu dogada hazır vardı. Zaten daha fazlasını da isterdik ama devre açık-kapalı mantığı sadece iki boyutluya izin veriyordu. 11 boyutlu kararlı bir yapı, mekanizma bulabileceğimizi hiç sanmıyorum.
Bilgisayarlar çeşit olsun, zevk olsun diye 0 ve 1'ler ile çalışmazlar. Zorunluluktan bu böyledir. Çünkü insanoğlunun en kolay, ucuz, kararlı gerçekleştirebileceği sistem ikili sistemdir. Olmak ya da olmamak...
Bilgisayarlar, bugun bildigimiz yapi dogrultusunda gelistirilmek zorunda degil. ASA ve HunTER'in dedigi gibi biyo-kimyasal yapilar uzerine kurulu sistemler olabilir. Beynin ilkel de olsa bir kopyasi olusturulabilir.
O zaman ikili sistem kiskaci diye birsey kalmaz.
Kuantum bilgisayarları bu yolda iyi bir adım olabilir.
Volkan Uzun
26/08/2003, 15:56
evet cellular technologye bundan bahsediyor
bu sene boğaziçi universite öğretim görevlilerinden haluk bingöl buna benzer bir ders açacaktı
biyo-kimysaal yapilarla öğrenme.
( uzun zamandır bu bölümdeki ender tartışmalardan biri tebrik ederim , lütfen herkes benden çay içsin bir tane)
Bildigim kadari ile kuantum bilgisayarlarda logic kapilar henuz yok ve bu teknolojinin onundeki en buyuk engelde su anda bu,
Bir diger bildigim sey ise, konu ile ilgili inanilmaz butceler soz konusu...
Evet, kuantum bilgisayarlar henüz faal değil; ancak oldukça fazla çalışma var bu konuda ve şu "next big thing" olarak sırada bu var büyük ihtimalle. Kuantum bilgisayarları 2 değil, 3 boyutlu.. :) Yani ancak o kadar ilerleyebildik.. Ama işleyiş olarak klasik bilgisayarlar ile pek alakası yok, oldukça yeni bir yaklaşım getiriyor. Klasik fizik kuralları yerine kuantum mekaniği kurallarını kullanıyor. Performans olarak getirisi inanılmaz. Bu da Y.Z. çalışmalarında olumlu katkı sağlayacaktır.
redial'in dedigi gibi ben de if'i bir simge olarak kullandim, ee++'in oracle'i simge olarak kullanmasi gibi.
Mevcut bilgisayar teknolojisinin biraz daha geli$mi$ hali + biyo-kimyasal eklentilerin gercek anlamda bir yapay zeka olu$turulmasini saglayacagini du$undugumu tekrar belirtmek isterim.
Bu da henuz gercekle$medigi, gercekle$me yolunda cok buyuk adimlar atilmadigi icin teorik bir konu hepimiz icin. Yoksa 2 yolun 11 yola cikartilabilmesi, Jules Verne'in aya yolculuk kitabini yazdigi zaman insanlarin duydugu imkansizlik hissinin 10'da 1'i bile degildir bence.
www.20q.org adresinde ilginc bir ornekle kar$ila$acaksiniz. 30 soruda benim aklimdaki "bird cage" (ku$ kafesi)'ni siraladagi 10 tahmin icinde gorunce oldukca begendigimi soyleyebilirim.
Ama bu tecrubelerden ders cikartmak olarak adlandirilamaz. "Tecrubelerden ders cikartilmasini saglamak" denirse daha dogru olacagi kanaatindeyim.
Focus dergisinin Mayis, Haziran ya da Agustos sayisinda yapay zeka ile ilgili guzelce bir yazi vardi, okumanizi tavsiye ederim (Temmuz sayisinda cinsel zeka var, konumuz bu degil :) ).
:cool:
bilgisayar denen alet 2 boyutlu çalışır, malumunuz 0,1 olayı. Ama bir bilim adamına göre beyni 11 boyutlu çalışıyor. Yani çok çok fazla yolumuz var, bu sistemi anlamak ve sonra da gereken teknolojiyi geliştirip gerçekleştirmek için.
Evet, kuantum bilgisayarlar henüz faal değil; ancak oldukça fazla çalışma var bu konuda ve şu "next big thing" olarak sırada bu var büyük ihtimalle. Kuantum bilgisayarları 2 değil, 3 boyutlu..
Insan beyninin 11 boyutlu calismasi ve bilgisayarlarin 2 boyutlu (kuantum bilgisayarlarin 3 boyutlu) calismasi arasinda sanirim hatali bir iliski kuruluyor.
Boyutu, bir bit'in alabilecegi deger mi belirliyor?
Su anki makinelerde 0 ve 1...
Kuantum makinelerde 0, 1 ve "0-1 olmayan"...
Peki bir bit, 11 farkli veri tutabilseydi, 11 boyutlu mu olacakti? Bunu saglamak zor degil ki. Eger boyutu belirleyen buysa, sanal bir makine ile 11 boyutlu calisan bilgisayar yapilabilir.
Bu buyut olayinda bir hata var.
Boyut olayında bir sorun yok. 11 boyutlu sanal makineyi insan beyninin kapasitesinde calistirmak uzere hangi malzeme, para, vs.. ile calistirmayı düşünüyorsun ki?
Hız, sanal yazılımla değil, fizik ve/ya doğa kuralları ile işleyen makineler ile sağlanır.
Zaten 2 bitle çalışan ve 11 bitlik insan beynini emule eden bir makine olsaydı o zaman 11 bite cikmaya gerek kalmazdı.
Senin dedigine gore sorun, mevcut hizlarin yetersizliginden kaynaklaniyor. Ayni temel uzerine kurulu ama cok cok daha hizli makinelerle (11 bitlik sanal makineyi calistirabilecek hizda makinelerde), insan beynini emule etmek mumkun.
Veya biraz daha farkli acidan bakarsak, yeterli calisma suresi verildiginde, su anki makineler de insan beyninin yaptigi isleri (cok cok yavas da olsa) yapabilirler.
Bu bana gercekci gelmedi. Olay, sadece hiz sorunu degil.
Bilgisayar Beyne Yetişemez
Beyin mi olağanüstü bilgisayarlar mı? Bu sorunun yanıtına Gazi Yaşargil elbette beyin dedi. Zaten farklı bir yanıt da beklenemezdi. Tabii bu yanıtın nedenini de açıkladı: "Kompüterler iki boyutludur
yani binary çalışan bir sistem. Bizim beynimizse kaç dimensiyonlu, kaç boyutlu çalışıyor hayret edersiniz. Bir profesörden öğrendim, insan beyninin 11 boyutlu olduğunu söyledi. Bizler bu 11 boyutun 4
boyutunu kavrayamadık daha. Ama matematikçiler için aynı şeyi
söylemem. Onlar en azından 1000 sene önde gidiyorlar."
http://www.biltek.tubitak.gov.tr/biliminsanlari/turkbilimadami/S-397-66.pdf
PDF ile uğraşmak istemeyenler için ayı alıntıyı içeren şu yazı da mevcut:
http://www.zaferdergisi.com/makale.asp?makale=208
Bu arada, Gazi Yaşargil'in kim olduğunu söylememe gerek yok herhalde.
Ayrıca ben boyut ile hız arasında bir ilişki kurmuyorum. Hızdan çok daha başka sorunların da olduğu malüm: veriyi saklama, geri getirme, işleme yöntemleri gibi..
Bıldıgım kadarıyla ınsan hafızasının nasıl calıstıgına daır modeller mevcut.. Hatta bu bilim teknigin okudugum bı sayısının konusuydu.. Yanı demek ıstedıgım eger bı model varsa ve bu dogruysa bunu taklıt etmek de olasıdır oyle degılmı?
Yıne bılım teknıkte sanırım su sızın bahsettıgınız kuantum bılgısayarları uzerıne bı makale daha okumustum.. Orda da yanlıs hatırlamıyorsam bu bılgısayarların suankı 128bitlık sıfrelerı dahı 4sn ıcınde kırabılecek kadar hızlı oldugu soylenıyordu..
Ve yazıyı okudum bana kalırsa yanlı yaklasılmıs konuya.. Ornegın,
Yine beyinde istenen bilgileri bulup yerinden çıkaran ve bize ulaştıran 100 milyar nöron bulunmaktadır. Bu noktada, beyni bilgisayarlarla kıyaslarsak; bilgisayarın hafızasına yüklediğimiz bir bilgiye tekrar ulaşabilmek için daha önceki uyarının tıpatıp aynısını yazmak gerekir. Meselâ bir dosyayı ararken ismini tam olarak yazmazsak, tek harf dahi farklı olsa, bilgisayar bize dosyayı bulamaz. Oysa, tanıdığımız bir insanı on yıl sonra gördüğümüzde, sakalı uzamış, saçları dökülmüş, kilosu artmış dahi olsa tanıyabiliriz. Yüzünü hep önden gördüğümüz bir insanı yandan da tanırız.
Bu soylenenı yapabılen yazımlar 11 eylul sonrası havalımanlarında kullanılmaya baslandı.. Belkı mukemmel degıller ama yınede ıyı bı baslangıc olabılırler..
Ayrıca bilim-kurgu filmlerinde olduğu gibi bilgisayarların kendilerini geliştirerek insanlığın başına dert olmaları ihtimal dışıdır, çünkü kendilerine program olarak verilen temel bilgileri geliştirmeleri, programın dışına çıkmaları, imkânsızdır. O bilgileri de insan beyni üretmiş olduğundan ve insan kendisinden daha mükemmel (veya karmaşık) bir sistemi üretemeyeceğinden, bilgisayarlar insanlardan daha basit yapıda olmak zorundadır.
Ve ayrıca merak ettım.. Neden ınsan kendısınden daha mukemmel yada karmasık bı sıstem uretemıyesınkı? Bunun ızahı nedır?
Link icin sagol. Once bir okuyayim.
Yaziyi biraz celiskili buldum. Bir yandan bilgisayarlari "hizli aptallar" olarak nitelendirirken, bir yandan da insan beyninin daha hizli calistigindan bahsetmis.
Ornegin algoritmasi asagi yukari belli olan satranc oyununda, artik hizindan dolayi bilgisayarlar, insanlari yenebiliyorlar. Bu da "asil sorunun hiz olmadigi" konusundaki dusuncemi guclendirdi.
Insan beyninin calisma sekli/yazilimi cok cok iyi ve bu nedenle dusuk hizla, cok cok iyi sonuclar alabiliyor.
Insan ve bilgisayar, ayni algoritmayi kullanmak zorunda kaldiginda (ornegin x adet sayiyi birbiriyle carpmak zorunda kaldiginda), bilgisayarlarin tartisilmaz bir hiz ustunlugu var. Ama insan beynindeki bilinmeyen algoritmalar, bircok konuda bilgisayari cok rahat alt ediyor.
Su ornek aklima geldi: Bir parola bulunmak istendiginde, bilgisayarin yapacagi sey, brute force (yuksek bir hizla, butun ihtimalleri sirasiyla denemek) olacaktir. Insan ise, cok farkli bir mantik yuruterek az sayida denemeyle parolayi bulabilir.
Asıl sorun hız değil; insanın düşünme, öğrenme, bilgiyi geri getirme (hatırlama), bilgiyi bellekte örgütleme yöntemlerini ortaya çıkarmak ve bunları taklit etmek.
Ama bunların yapılabilmesi için de hız faktoru de goz ardı edilemez, en azından ar-ge çalışmaları sırasında.
Sn. Prof.'un soyledigi herhangi bir seyin yanlis olacagina pek ihtimal vermem ama tabi ki konu beyin olunca da biraz heyecanlı ve fanatik konuşmasını normal karşılamak lazım. Ben de bir bilgisayarcı olarak o kadar karamsar değilim ama bazı sınırları da bilmek gerekir diye düşünüyorum.
İnsan beyninde ortaya çıkarılamamış tek şey algoritmalar değil, az once de dedigim gibi veri yapısı da çok önemli. Hatta veri yapısından da ote, daha meta düşünecek olursak, veri yapısının tutulduğu ortam (media) da önemli. İşte bu sebeple, gelecekte yapay zeki sistemlerin biyonik unsurlar içermesi olası.
Son olarak şunu söyliyeyim: İnsanın kendisine eş değerde ya da daha zeki makineler, varlıklar üretmesi söz konusu değildir. Şahsen, artık 50 sene önce aya gitme konusunda da şöyle böyle söyleniyordu tarzı izahlardan sıkıldım. (Söz meclisten dışarı kesinlikle. Aklıma geldiği için söylüyorum.) İnsan'ın kensine ait her şeyi çözmesini neden hep olası görürüz anlamıyorum. Bazıları bunu bilimsel girişim, araştırma vs şeklinde yorumluyor. Ancak bazı değerlere sahip insanlar için bunun olası olamayacağı bellidir. Bu konu üzerine başka başlıklar altında konuşmuştuk, tekrar girmeye gerek duymuyorum. Hatta bunun üzerinde de yogunlaşmazsak sevinirim.
Ama yapay zeka üzerine çok ciddi gelişmeler olacağına, insanlığa olumlu ve olumsuz çok büyük katkılar sağlanacağına eminim.
Belki işin olurluluğundan ziyade mevcut çalışmalar, matemematik boyut, algoritmalar vs'den bahsetsek daha verimli olur. Ya da eğer çok teknik detaya girmek istemiyorsak (30 senelik çalışmaları kendimiz yapmış gibi burada anlatmak istemiyorsak [bazen böyle oluyor da]) yapay zekanın hangi alanlarda kullanılabileceği, hayatımızı ne kadar kolaylaştırabileceği gibi konular üzerinde konuşabiliriz.
karatoprak
01/09/2003, 10:43
Bir yerlerde okumuştum, sanırım yaklaşık 1.5 yıl önceydi. Günün en gelişmiş işlemcilerinin bir arının beyninden bile daha az komplex olduğu anlatılıyordu. Belki işlemciler henüz "insansı" programlar için yeterince olgunlaşmış değillerdir. Belki sorunu programlama araçları yerine burada aramak daha doğrudur!
ee++ yapay zekanın hayatımızı nasıl kolaylastıracagını (yada bıze neler kazandıracagını) sormus.. Bende sunu dusundum.. Belkı bundan yuzyıllar sonra ınsan yapay zekayı kesfetmenın de otesıne gecıp matrıx fılmınden bıldıgımız sanal bı dunya yaratabılır..
Ve bu dunya sosyolojı deneylerı ıcın kullanılabılır.. Hatta projeyı fınanse edenlerde ulaslarası fırmalar olabılır.. Ornegın mcdonalds yenı cıkartıcagı urunu once bu alanda sınayarak olası bı basarısızlıgın onune gecılebılır yada sosyologlar toplumsal sıddetı engellemek adına cesıtlı onerılerı burda test edebılır..
Tabı bunun yanında sanal fahıseler, sohbet arkadasları yada daha zekı dusmanlar olarak eglence hayatımıza katkıda da bulabılır.. Sanal asıstanlarımız, doktorlarımız veya pısıkıyatrıslerımız de olabılır..
Eger yazılımın otesınde cyborg denılen ınsan gorunumlu robotlarda yapılabılırse bunları da ınsanlara angarya olarak gelen ıslerde calıstırabılırız.. Maden ıscısı yada temızlıkcı olarak ornegın.. Veya AI de oldugu gıbı bı robotu evlat dahı edınebılırız..
Tabı tum bu faydalarının yanında hayatımıza "robot hakları" gıbı kavramlarıda getırebılır.. Yada ınsanlar robotlardan nefret edenler ve robotların varolması gerektıgını savunanlar olarak ıkıye bolunebılır.. Dunyaya kaos hakım olur.. Makıneler yukselır..
Sanal ama gerçek insanların (beyinlerinin) yaşadığı bir dünya etik açıdan pek iyi karşılanmaz; en azından ben tasvip etmem. Ama tabi ki böyle bir imkan oldugunda hükümetler ya da çatlak bilim adamları denemekten geri kalmayacaklardır.
M.I.T. senelerdir siber-seks üzerine çalışıyor. Tabi ki çalışmanın ilk boyutu sanal gerçeklik, ama sanal seksin de projenin bir boyutu oldugunu biliyorum. Sanırım oldukca başarılılar. Sanal gerçekliğin kaymağını internet üzerinden siber seks hizmeti verenler yiyecek büyük ihtimalle. Bu arada, sadece görüntü değil dokunma hissini de kastediyorum.
Sedat Atif
24/10/2003, 22:30
Orjinal mesajı gönderen HunTER
(...) Ve bu dunya sosyolojı deneylerı ıcın kullanılabılır.. Hatta projeyı fınanse edenlerde ulaslarası fırmalar olabılır.. Ornegın mcdonalds yenı cıkartıcagı urunu once bu alanda sınayarak olası bı basarısızlıgın onune gecılebılır yada sosyologlar toplumsal sıddetı engellemek adına cesıtlı onerılerı burda test edebılır.. (...)
Mesela Kızılaydaki yeni uygulamayı test etmek için kullanılabilir. (Ya da seçim sonuçlarını kestirmek için?)
:rolleyes:
fatihhood
26/10/2003, 04:43
Bir ara düşünüp bir şeyler karalamıştım...
http://www.ceviz.net/index.php?case=article&id=224&f=61&ff=33
konuya söyle bi sey eklemek isterim;
insanoglunun kurdugu if fonksiyonu aslinda sudur;
ihtiyacim var mi? varsa saglamaliyim..
bi makina neye ihtiyaci olup olmadigina karar veremez, anca milyonlarca if satiri bir araya gelirse; "ha benim bu durumda buna ihtiyacim olmasi gerekiyormus" gibisinden bi tepki verir..
IcenGuard
07/11/2003, 19:33
Guzel bir hack size..
http://hacks.mit.edu/Hacks/by_year/2003/robot_protest/
Forum Yazılımı : vBulletin v3.7.3, Copyright ©2000-2008, Jelsoft Enterprises Ltd.