Tam Sürümünü Görmek İçin : Ülkemiz Robotigin neresinde?
Ilk tartIsma konumuzu acayIm dedim..
Yani yarismalar düzenleniyor, tubitak/itu/bogazici/atilim/bilkent/erciyes ve odtu 'nun calismalari vardi(suan ne durumda bende bilmiyorum) ama cok geride kalmadik mi?
Yani bugune kadar hep dIs ulkeleri takip ettik işte "Asimo Türkiye'de" denildi.. Robot köpekcikler gördük..
Hiç mi ilgimizi çekmedi yada küçük yaşlarda yaratIcIlIk kavramI bizlere kazandIrIlmadI mI? Yani hep dürtüklendik suflör çevremiz tarafindan işte "oku ögretmen ol, oku avukat ol, oku doktor ol" dIşInda pek harici kavramlar duyanimiz olmadi mi?
Niçin üniversiteler dIşInda geliştirenler yok? Ki onlarinda ne kadar gelistirdigi malum gözler önünde.. Yeterli mi yetersiz mi siz karar verebilirsiniz..
Tabikide baktigimiz zaman hayatimizin icinde her alanda kücük veya büyük robotlar var, ama bunlar tek bir iş üzerine yanit verebiliyor, neden dar alanda kalIndI?
Niçin üniversiteler dIşInda geliştirenler yok? Ki onlarinda ne kadar gelistirdigi malum gözler önünde.. Yeterli mi yetersiz mi siz karar verebilirsiniz..
Bizim universitelerde, robot denilince akla, futbol maci yapan ya da cizgi takip eden ya da birbirlerini ezmeye calisan oyuncaklar geliyor.
Tabikide baktigimiz zaman hayatimizin icinde her alanda kücük veya büyük robotlar var, ama bunlar tek bir iş üzerine yanit verebiliyor, neden dar alanda kalIndI?
Robot deyince aklimiza illa insansi robotlar gelmemeli. Ozel isler icin uretilmis ve genelde insana benzemeyen robotlar epey faydali isler yapabiliyor.
Mingitau
09/06/2007, 16:20
Eskiden okullarda Resim İş dersi paste boya ile resim yapmak olarak algılanmazdı çeşitli şeylere ilgi çekilirdi. Abimler radyo montajı yapmışlardı mesela. Ama herhalde ekonomik durumun bozulmasıyla birlikte tü bunlar suya attılar, öğrenciler at gibi koşturulmaya başlandı, işletmecilik, finansal sektörde yaralmak inn oldu. Şimdi kimse ÖSS'de başka bölümlerin puanlarının daha yuksek olduğunu söylemesin zira okullar bile artık mühendisi yönetici olarak yetiştiriyor. Mühendislik yapması için değil. Seçmeli derslere İş Hukuku - Girişimcilik - Ekonomi gibi dersler koyuyorlar, alakasız bölümlerde diferansiyel, sayısal analiz yöntemleri okutuyorlar. Sayısal analiz snavında bize borsa ve toplam üretim kapasitesi hesaplama soruları çıktıydı.
Volkan Uzun
09/06/2007, 20:47
robotlar turkiyede aslinda saniyede epey kullaniliyor, gerci onlara robot kolu vs deniyor. cidden bu arada bi cihaza robot denmesi icin gerekli sartlar nedir ?
yasadigim yerde ilginc bir elektrikli supurge var. ufo seklinde disk. http://www.irobot.com/
aslinda yapmasi basit birsey; duvarlari sensorlerle tespit edip ( hani aceminin cizgiyi takip eden robotla dalga gecmesinin aslinda ileri ki fazi ), yerdeki kirleride tespit edip temizleyen bir robot. oldukca populer, bir kere kuruyorsun aleti su saatte calis diye, o saatte basliyor. merdivenleri tespit edip, asagi dusmuyor.
ev icin bu tip robot fikirleriniz var mi ( mutfak robotu demeyin lutfen )
Ülkemiz Robotigin neresinde?
Bir dönem pcmagazin yada byte'ta takip ettiğim robotik bir köşe vardı. Oldukça uğraşıp, ışık ve çizgi algılayan motor kontrol devreleri filan hazırlamıştım, profesyonel elektronik eğitimim ve bilgim olmadığı için günlerce aradığım bilgi desteğini bulamadığımdan Lynx Motion türevi bir kontrol kartını yakmıştım... Ders olmuştu :)
robotların türkiyede sanayide yoğun olarak kullanıldığına inanmıyorum. PLC kontrollü aptal terminallerin kontrol ettiği hidrolik&pnomatik tasarruflardan ibaret. Gönül isterki bu robotları görmek ve kontrol etmek...
cidden bu arada bi cihaza robot denmesi icin gerekli sartlar nedir?
Robot denilince herkes asağı yukarı benzer bir şeyi düşünüyor olsa da aslında robotun tanımı üzerinde fikir birliğine varılabilmiş değil. Soyle bir tanim mevcut:
Robotlar, mekanik veya sanal, yapay cihazlardir. Bir operatörün kontrolünde çalışabildikleri gibi bağımsız olarak programlandıkları görevleri de yerine getirebilirler. Yani robotların illa yapay zekası olması gerekmez. Sanal/yazılım robotlar için yaygın olarak bot kelimesi de kullanılmaktadır.
Robotlar genellikle şu özelliklere veya bunlardan bazılarına sahiptirler:
Yapısı itibariyle doğal oluşumlar değillerdir; sonradan üretilmiş yapay cihazlardır
Çevrelerini kısmen algılayabilirler.
Çevrelerindeki nesneleri etkileyebilirler.
Bazıları yapay zekaya sahiptir. Seçim yapabilirler, programlarına uygun şekilde bazı işleri yürütebilirler.
Programlanabilirler; sadece tek bir işlemi yapmak için üretilmemişlerdir. Yeniden programlanarak farklı şekilde davranmaları sağlanabilir.
Bir veya birden fazla eksende doğrusal veya açısal hareketler yapabilirler.
Çok hassas şekilde hareket ve pozisyonlama yapabilir ve bunları aynı hassasiyetle tekrarlayabilirler.
Dışarıdan bir amaçları ve görevleri varmış gibi görünürler
örnek verecek olursam ülkemizde asimo gibi bir robotun yapılamayacağını sanmıyorum. yani her türlü geliştirebiliriz kendimizi.ama sorun nerde niye yapmıyoruz ya da yaptırmıyorlar mı gibi bir soru olabilr mi?
sorun zincirleme. PLC üretemiyoruz, işlemci üretemiyoruz; oturup robotu özkaynaklarımızla yapmayı konuşuyoruz
sorun zincirleme. PLC üretemiyoruz, işlemci üretemiyoruz; oturup robotu özkaynaklarımızla yapmayı konuşuyoruz
haklısın.peki neden üretemiyoruz?
bence ürettirmiyorlar.örneğin bizim ülkemiz, bedava bir işletim sistemi varken bile gidip amerika ile lisansı 200 dolar olan bir sistem için koşa koşa anlaşma imzalıyor.maksat başkalarına para yedirmek midir.bence bunca zaman hep başımıza gelenlerin yüzünden üretim yapamıyoruz.atılım sağlamıyorlar, eğitimi kısıtlıyorlar.bilmiyorum yanlış mı düşünüyorum.?
sorun zincirleme. PLC üretemiyoruz, işlemci üretemiyoruz; oturup robotu özkaynaklarımızla yapmayı konuşuyoruz
Sorun bence bir ürünün tamamını özkaynaklarımızla yapıp yapmamak değil. Kritik parçalarda dışa bağımlı olmamak. Yoksa daha ekonomik olması nedeniyle bazı parçaların yurtdışından getirilmesi, bizim eksikliğimizi göstermez.
Örneğin bir klavyeyi Türkiye'de üretebiliyor olmak çok önemli değil. İstenildiğinde, birçok farklı ülkeden klavye temin edebiliyor ve çok zorda kalırsak, biraz yatırımla, çok ekonomik olmasa da klavye üretebileceksek, klavye artık kritik parça olmaktan çıkar.
Ama bir PLC yazılımını alabileceğimiz dünyada sayılı firma varsa ve cebimiz ağzına kadar dolu olsa da kaliteli bir PLC üretmeyi beceremiyorsak, bu kritik üründür ve bu üründe dışa bağımlıyızdır. Tabii bu devirde bağımlılıklar, ülkelere değil, dev şirketlere/markalara oluyor.
Bu tip sorunları aşmak artık paradan değil, kaliteli insan kaynağından geçiyor. Bunları aşamaya kararlı insanlar varsa gerekli her türlü bilgiye ve imkana sahip olmak bu devirde artık mümkün.
sorun zincirleme. PLC üretemiyoruz, işlemci üretemiyoruz; oturup robotu özkaynaklarımızla yapmayı konuşuyoruz
Hakan abi, sanIrIm ülkemizde özel bir labaratuarda işlemci üretimi calismalari sürüyor.. Tubitak ise, nanoteknolojiye kollari sivadi yani fizibilite adiminda hala diye biliyorum.. Yani Bilkent Universitesinde kurulucakti ama ne kadar ciddi calismalari sürüyor bu konu hakkinda bilgim yok malesef.. Birde Intel'in ülkemize yatIrImI sözkonusu..
Yoksa daha ekonomik olması nedeniyle bazı parçaların yurtdışından getirilmesi, bizim eksikliğimizi göstermez.
O an için kritik bir durum olmasada ileriki zamanlarda büyük bir sorun ve kaos haline dönüşebilir, tıpkı bundan 15 yıl önce Amerika'dan birşeyler satın ala ala kendi teknolojimizin geri kaldığı gibi..
15 yıl önce ucuz diye Amerika'dan mal alıyorduk, 15 yıl sonra fiyatlar pahallanınca buna boyun bükmek zorunda kalıyoruz, neden ?, çünkü zamanında ucuz diye alırken kendi teknolojik altyapımızı geliştirmedik.
Euclides
10/06/2007, 13:00
Bizim universitelerde, robot denilince akla, futbol maci yapan ya da cizgi takip eden ya da birbirlerini ezmeye calisan oyuncaklar geliyor.
Malesef öyle, o oyuncaklarda önemli ancak geliştirme olmayınce hep aynı şeyi aynı yöntemle yapan anlamsız şeyler ortaya çıkıyor.
Başkalarıda arabalarla oynuyor ama bakınca
http://www.cs.cmu.edu/~cyberscout/projects.html#millibots
"Bu adam farklı birşeyler yapmış" diyorsun.
Bir de sanırım acemi otomasyon robotlarından bahsediyor, zira robot deyince benim aklıma filmlerde gördüğümüz insan kadar gelişmiş olmasada insana benzetilmeye çalışan, günlük işlerimize yardımcı olan hurda parçaları geliyor ama robotik diyince elektronik olarak çalışan otomasyon sistemleri geliyor.
Otomasyon robotlarida full ithalat zaten, Bursa'da birgun metrodayken 2 işçinin konuşmasIna şahit oldum..
1999 yIlInda işçiler çalIşIrken bir arkadaşI duramayIp aleti söküyor ve üretim tarihine bakiyor, Alman yapImI ve makina 1958 yIlInda üretilmiş ve bize yeni geliyor..
Bu ne demek oluyor? Alman yIllarca bunun üzerinden para kazaniyor, yeni teknoloji üretiyor, artIk makina iş görmez olunca bunun pazarlamasIndan kazanIyor.. Bu kadar vahim durum.. Enayi yerine konuluyoruz bir nevi.. Yani sIrf ucuza gelicek diye dIşarIdan makina veya parça alIrsakda bunlarla karşIlaşIyoruz.. Birde bu yuzden gelişemedik..
Birde işin şu boyutu var ben otomasyon okudum plc de kullanılan tüm ünitelerin proğramlama ve üretim halları saklıdır yani üretmek sadece tescilli bir markanın ürünlerinin imalatı anlamına gelmemeli biz yeni bir şey ortaya koyamadıkça üretiyor olamayacağız.Sony nin üretimi köpekciklere proğram yükleyerek sadece sonynin göğsünü kabartırız lisede eletronik okurken rus imalatı entegreler ucuz olduğu için tercih ederdik tabi birçoğu başka entegrelerin muadili kopya parçalardı ısı ve güce dayanıklılıkları o kadar azdiki devreyi tamamlamadan muhakkak arıza verirlerdi bunun gibi olmammalı taklit değil yeni birşeyler henüz herşey keşfedilmedi teknoloji adına neden bunlardan birkaçı hatta en önemlileri bu ülke sınırları içinde bir türk tarafından bulunmasın.Bu olmadığı sürece yine toplama bilgisayarlar gibi toplama robotlarımız olur
Bir otomasyon robotu hazırlamak için ihtiyacımız olan malzemeleri kendimiz hazırlayamıyorsak bu hem dışa bağımlılık demek, hem de yaptığımız ürün bizim değil demektir.
Gerekli tüm malzemeleri, dış ülkelerden alıp kullanıp, sadece yazılımını biz hazırlarsak o otomasyon robotu bizim olmuş olmuyor, biz sadece yapılan bir apartmana asansör koymuş oluyoruz..
esmaeild
11/06/2007, 13:07
aslında biz herşeyi hafife aldığımızdan gerek görmüyoruz böyle şeylere. televizyonun içinde motor olduğunu sananlar var mesela. arabanın beyni varmış mesela bilgisayarında öyle. ben bunları duydum. bilgisayarın beyni bozulmuş. salla herşeyin içinde beyin var o yönetiyor. hatta bazı şeylerin kendi kendine olduğunu düşünenlerde var. hani bir programda kaydet düğmesine basınca kayıt ediyorya. öyle kendiliğinden oluyor işte. heygidi heyyy. o değilde çocukken çizgi filim izleme esnasında elektrik giderde acayip üzülür kendi kendime çocukça çözümler düşünürdüm acaba şu mumu koysak içine çalışırmı diye.
Mingitau
11/06/2007, 13:46
o değilde çocukken çizgi filim izleme esnasında elektrik giderde acayip üzülür kendi kendime çocukça çözümler düşünürdüm acaba şu mumu koysak içine çalışırmı diye.Mantıklı.
Konu saptırmada dünya deviyiz galiba :)
esmaeild
11/06/2007, 17:06
Ülkemizin robotiğin neresinde olduğuna dair örnekler veriyorum işte neresi sapmış. Robotiğin tam burasındaysak ben ne yapabilirim. ben bunu yaşadım diyorum sana. adam motoru yanmış olmasın dedi herşeyin motoru varya :) veya otobüste bir tanıdıkla karşılaştım. aradan 2 dk. geçti. aynen şöyle gelişti olaylar : hocam ya bizim bilgisayarın beyni bozulmuş sen anlarsın dimi. yok ben programcıyım. ne tür programlar yüklüyorsun, hertürlü programı yüklermisin. ben yüklemiyorum kendim yazıyorum. heeeeee.
bu arada @Mingitau hocam teşekkürler. Birazdaha konuyu açarsan merak içinde kaldım.
tayfundogdas
11/06/2007, 22:48
Bu soruları her yerde duyuyorum biz neden yapamıyoruz neden üretmiyoruz.Şimdi size fikirlerimi söyleyim ve yanlışsam düzeltin:
-ABD de 2 lise öğrencisi garajlarında nükleer santral yapıp komşularına elektrik satıyorlar.Parçalarının çoğunu ebay.com dan almışlar.
-Yurtdışında çoğu insan open source projelere başlıyor ve sonra büyük firmalar onları himaye edip ço büyük paralar kazanıyorlar.
-Türkiyede robotu yapsanız bile kim satın alacak?Siz yaptınız diye çin malı kalitesiz sınıfına girecek
-Ve en önemlisi siz para kazanamayacaksınız ve tr gibi yerde eğer belli bir seviyenin üzerinde değilseniz nasıl yaşayacaksınız
-Zaten belli bir seviyenin üstünde olan insanlarda yurtdışından al sat kolay para mantığında.
-Sonuç olarak bunlar çocukluk hayallerimiz olarak kalıyorlar....:ginginn:
Mingitau
11/06/2007, 23:10
@Mingitau hocam teşekkürler. Birazdaha konuyu açarsan merak içinde kaldım. Şimdi elektrik gidince evi neyle aydınlatıyorsun? Mumla. Elektrik gidince noluy TV çalışmıyo. İçine mum yaksak TV çalışır. Güzel ve alt yapısı olan bir önerme. Burada karşılaştırma yapabildiğimizi görüyoruz. Bende hep şunu düşünürdüm küçükken, daymın tarlasından yuksek gerilim hattı gecerdi, tütün tarlasındaki çardağa TV'yi getirip direkten aşağıya kablo çekmek hatta bu amaçla hat direğine tırmandığım bile oldu, kablolalara 2-3 metre kala dayım tuttu. :) Önümüzdeki soruna çözüm buluyoruz, en kısa yoldan.
esmaeild
12/06/2007, 09:34
seninki de süpermiş benimkinden daha ayağı yere basar bir deneyim. Dur birşey daha anlatayım. sanırım 1992 idi. 12 yaşındayım ozamanlar. bir printer almıştım siyah beyaz 7 pin. uzuncana şeridi vardı. şerit bitene kadar güzel güzel resimler çıkarttım yazılar yazdırdım. gün geldi şerit bitti. ara ki bulasın yok arkadaş. şimdiki gibi değilki. bende şeritin içine delik yerlerinden kolonya döktüm :). yine yazmaya başladı az bişey daha açık renkte. ertesi gün gene bir yazı gönderdim. 7 iğneden 2 si basmıyor. önce kafayı yerinden sökmeden üst taraftan bastım kolonyayı. biri açıldı. akşam üzeri bir daha denedim üç iğne basmıyor. kafaya koydum sökecem kafayı. biraz kurcalayınca zaten açmam zor olmadı. ama hemen kapatmamın zor olacağı gibi bir hisse kapıldım nedense :). neyse iyice temizledim. kafayı toplamayı başardığımda gece 1 civarıydı. ayrıca kafayı sökerken bakır şeridini de zedelemiştim. şeritten 2 yol kopmuştu. sonra oralara bakır kablolar lehimledim. 1 günlüğüne sorunsuz kullanabildim cihazı ama benim bakır telden yaptığım yollar şeritteki kadar esnek olmadığı için ve hareketli bir aksamda yer aldığı için kırıldılar. evde duruyor hala o printer. hiçbirşeyi atmadığım gibi onuda atmadım tabi :)
...
-ABD de 2 lise öğrencisi garajlarında nükleer santral yapıp komşularına elektrik satıyorlar.Parçalarının çoğunu ebay.com dan almışlar.
...
bu baya bi abartılı olmuş :)
bizim millet, mekanik dönemi yaşamadı,
garaj kaşifliği ruhu o döneme has birşey.
babamın daktilosunu söküp, sonra birleştirmeyi başarmıştım.
ama televizyonun içini açınca hayal kırıklığına uğruyor insan.
gözlemleyip nasıl çalıştığını anlayabilmek mümkün değil.
esmaeild
12/06/2007, 13:19
bu akşam eve gidince televizyonun nasıl çalıştığına dair bir makale yazayım. madem bu konuda merakı olan arkadaşlar var. Böylece bu bölümün ilk makalesini yazmak bana nasip olur.
bu akşam eve gidince televizyonun nasıl çalıştığına dair bir makale yazayım. madem bu konuda merakı olan arkadaşlar var. Böylece bu bölümün ilk makalesini yazmak bana nasip olur.
lcd hakkında olsa daha iyi olur, tüplü tv devri bitiyor artık:D
bu alanda bişey yapamamız,
dış yatırımcıların tehditleri yüzündendir. Bizden çok güsel para kazanıyorlar. Eğer o alanda bizden birileri icatlar yapmaya kalkarsa eğer, hemen onun önünü kesiyorlar. Olay bundan ibaret. Yoksa sanki bizim kafamız yokmu? Yapmaya kalksak onlardan 2 kat daha süper şeyler üretiriz be :)
üniversite ikinci sınıf sonunda proje dersimiz vardı ve bişiler yapıp ortaya koymamız gerekiyordu. Evet elektronikle haşır neşir olan arkadaşlarda hak vereceklerdir sınıfın yarısından fazlası vumetre,güç kaynağı falan yaptılar. küçümsemek için demiyorum ama vumetreyi biz lisede çerez niyetine yapıyorduk, lise sonda sırf hırstan STK entegreleri ile anfi yapma yarışı içerisindeydik. ancak üniversite ise tam bir hayal kırılığı. iki dönem anamızı ağlatan antenler dersi ile alakalı bir proje ödevi yok. okulun karşısındaki tv tamircisi ne devresi yapabilirse herkez onu yapıyor. sistem bir anda düşüyor. ben dört transistörlü bölcek yaptım. plaket üzerine bağlı iki motor birbirleri ile senkronize çalışıp yön tespiti yapabiliyordu. ders öğretmenine gösterdiğimde ise çok çocukça olduğunu söyledi. (aynı adam bir kondansatör dört diyotlu doğrultma devresine 100 verdi). benim böceğin ismini hilmi koydum (hocanın adı) devreye pic ilave ederek biraz akıllandırdım. ankara ostimden uzaktan kumanda kiti alacak monte ettim (antrak.org) ardından onu kutulayarak kutunun üzerine lcd yerleştirdim. lcd'de de sürekli "hilmi benim adım" kayarak yazıyordu. hilmi artık 8 transistörlü bir dört çekerdi. pic ile sadece sensörleri kontrol ederek yön tespiti yaptırıyordum.
sonuç ne oldu hoca 50 verdi. ama bi fm vericisi falan yapsaydım puanım 98 olurdu (eminim çünkü başkasına da fm verici yaptım hoca 98 verdi) konuyu toparlamak gerekirse bize bu işleri öğretenler dahi. bi adım sonrasından kaçıyorlar. türkiye robot olayının dibinde.
ha bu siteden öğrenmiştim bir çok şeyi.
http://www.endtas.com/robot/
üniversite ikinci sınıf sonunda proje dersimiz vardı ve bişiler yapıp ortaya koymamız gerekiyordu. Evet elektronikle haşır neşir olan arkadaşlarda hak vereceklerdir sınıfın yarısından fazlası vumetre,güç kaynağı falan yaptılar. küçümsemek için demiyorum ama vumetreyi biz lisede çerez niyetine yapıyorduk, lise sonda sırf hırstan STK entegreleri ile anfi yapma yarışı içerisindeydik. ancak üniversite ise tam bir hayal kırılığı. iki dönem anamızı ağlatan antenler dersi ile alakalı bir proje ödevi yok. okulun karşısındaki tv tamircisi ne devresi yapabilirse herkez onu yapıyor. sistem bir anda düşüyor. ben dört transistörlü bölcek yaptım. plaket üzerine bağlı iki motor birbirleri ile senkronize çalışıp yön tespiti yapabiliyordu. ders öğretmenine gösterdiğimde ise çok çocukça olduğunu söyledi. (aynı adam bir kondansatör dört diyotlu doğrultma devresine 100 verdi). benim böceğin ismini hilmi koydum (hocanın adı) devreye pic ilave ederek biraz akıllandırdım. ankara ostimden uzaktan kumanda kiti alacak monte ettim (antrak.org) ardından onu kutulayarak kutunun üzerine lcd yerleştirdim. lcd'de de sürekli "hilmi benim adım" kayarak yazıyordu. hilmi artık 8 transistörlü bir dört çekerdi. pic ile sadece sensörleri kontrol ederek yön tespiti yaptırıyordum.
sonuç ne oldu hoca 50 verdi. ama bi fm vericisi falan yapsaydım puanım 98 olurdu (eminim çünkü başkasına da fm verici yaptım hoca 98 verdi) konuyu toparlamak gerekirse bize bu işleri öğretenler dahi. bi adım sonrasından kaçıyorlar. türkiye robot olayının dibinde.
ha bu siteden öğrenmiştim bir çok şeyi.
http://www.endtas.com/robot/
bence o hocayı bi an önce tekme tokat dövmek lasım :) üstüne de tr nin en hücra köşelerine sürülmesi lasım kanaatindeyim :) hatta üni eğitimcisi olduğu için direk eğitim hayatına son verilmesi kanaatindeyim :D (diğer ülkelerde sonuç böyle olur ama ne yazıkki böyle bir durum tr de söz konusu değildir)
esmaeild
12/06/2007, 17:01
ben nipkov çarkından başlamayı düşünüyorum. ne lcd si (az bişey lcd dende bahsederiz tabi) ama kral bi yazı olacak bu gece 12den önce bitirip siteye upload etmeye niyetim var. sabırsızlanıyorum. şu mesai bitsede bir an önce başlasam.
-ABD de 2 lise öğrencisi garajlarında nükleer santral yapıp komşularına elektrik satıyorlar.Parçalarının çoğunu ebay.com dan almışlar.
-
Konuyla pek alakalı değil ama amerikada iki öğrenci nükleer santral yapacak malzemeyi ebaydan alabiliyorsa yarın santral yapmaz patlayacak birşeyler yaparlar bu kadar kolay olduğunu sanmıyorum ama imkanları ve kaynakları en geniş ülkelerden biri olduğunuda kabul etmek lazım .Yalnız bu konuda japonların üstüne tanımam adamların cüsseleri küçük akılları büyük istikrarlı bir arge ve üretim çabası dünya devi yaptı adamları CeaSeR senin projede süpermiş bu arada :D
esmaeild
13/06/2007, 01:24
ön gördüğüm süreden 1 buçuk saatlik bir gecikmeyle makalem yayında. Hayırlı olsun.
Forum Yazılımı : vBulletin v3.7.3, Copyright ©2000-2008, Jelsoft Enterprises Ltd.