Tam Sürümünü Görmek İçin : Ve Irak, Ve İran, Ve Suriye , Ve (!) mi???
Mingitau
19/06/2003, 00:42
(Başlık biraz ağır olmuş :))
Durup bakıyorum ve “Yine mi?” demekten kendimi alamıyorum.
Doğunun üstün kültüre sahip halkları ne zaman silkinip kendine gelecek?Ya da hiç olmayacak mı???
ABD Irak' ta yaptığı harekata İran destek versin diye İranlı muhalif silahlı örgütü bombalamış, şimdi ise bu örgütü tekrar yapılandırmakta. Fransa ise İran' la olan “pis” ilişkilerinden dolayı şu anki yönetime destek vermek için kendisine sığınmış olan insanlara eziyet ediyor.
Bu sahnenin haklılık haksızlık kısmını bırakıp, toplamda gelişemeyen Ortadoğu Devletlerinin nasıl ilerleyebileceği bu konuda bir Ortadoğu ülkesi vatandaşları olarak bizim neler yapabileceğimiz konusunda fikirlerinizi öğrenmek istiyorum.
Kendimce yaptığım bir kaç tesbit:
a. Soğuk Savaş esnasında bu ülkeler bir piyon olarak kullanılmış, bu ülkelerin yöneticileri kendi çıkarlarını korumak adına piyonu oldukları devletlerin siyasi çıkarlarını önplana koymuşlar.
b. Zaten bakılırsa toplamda bölgede 4-5 halk vardır. Bu halklar İkinci Dünya Savaşından sonra bağımsızlıklarını kazanmıştır. Bölgenin siyasal yapısı ise Mandater Devletlerin çıkarlarına göre hazırlanmış harita ile belirlenmiştir(Türkiye ve İran haritaları bunların dışında).
c. Ülkemizde de olan “Köylü çocuklarını okutup başımıza bela mı edeceksiniz?” anlayışı tüm bölgede sürmüş, çeşitli yollarla, aslen aslen ajan olan Şeyhler, karşı fikir lehinedeymiş gibi görünen ama anarşi ayatan örgütler vb, İslamın özünde bulunmayan gelişimi engelleme politikaları yürütülmüş, Köylü Çocukları olarak nitelenen halk eğitimden yoksun bırakılmıştır.
d. Ülkelerin tamamına yakını doğal kaynaklar bakımından zengin, ancak bu kaynakları işleyecek teknoloji elinde yok.
e. Ülkelerde dini, siyasi, sosyal hayat yönetim biçimlerine göre en son safhada bölünmüş durumda ve bu bölükler birbirleriyle devamlı çatışma içinde. Örneğin dini guruplar için yandaş sayısının bölgelere göre dağılımı ve karşı(!) saftakileri kendi gurubuna dahil etme savaşımı...
Bu konuyu niye gidip daha uygun tartışmaların yapıldığı forumlardan birine yazmadım da gelip Ceviz' de yazdım? Genel olarak bakıldığında piyon devlet olarak hep bize gösterilen aksiyonlara reaksiyon gösterdiğimiz için BT içindeki tartışmalarda da son edindiğimiz fikirlerin karşısında olanlara reaksiyon dinamiğine göre karşı tavır alıyoruz. Yani bir kavramı sıfırdan geliştirebilme yeteneğimiz yok. Bunda tooplumsal yapımızında etkisi var. Çünkü bölge toplumları genelde sufizm anlayışına sahiptir. Ellerindeki ile yetinmeyi erdem sayıp, buna göre davranırlar.(Yetinmeyenler ise toplum tarafından genelde kabul görmemesine rağmen başta ekonomik sebepler nedeniyle saygı görürler.)
Şimdi gelelim bölge için çözüm önerilerine birincisi eğitim olarak kendini belli ediyor kanısında olmak belkide en büyük yanlıştır. Bölge için belki geçmişte eğitim birinci çözüm önerisiydi. Ancak artık eğitimle birlikte birbirine bağlılık da öne çıkmaktadır. Eğitim olmadan bağlılık öne çıkartılırsa, ki bir çok rant kesimi bunu devamlı öne sürer, Türkiye' nin şimdiki hali meydandadır. Yine dışarıdan gelen bir etkiyle birleşilmiştir Türkiye kurulurken, daha sonra eğitime gereken önem verilmeye başlansa da köşe başı sayılan yerler rant kesimlerince tutulmuştur.
Eğitimle birlikte eminlik sistemine dayanan demokrasinin ortaya çıkması da ilerleme için önemlidir. Eminlik sistemi yöneticiye yönetme yetkisinin emin olduğu için emaneten verilmesidir. Halkında emin olmayan kimselere yönetimi vermemesi gerekmektedir.
Yine eşgüdümlü uygulanması gereken bir diğer öneri ise toplumun olabildiğince kendi içinde ürettiklerini kullanması ve olabildiğince kendi gelişimini sağlamasıdır. Buna ek olarak en kısa zamanda kendi kaynaklarını işleyebilme kabiliyetine sahip olmalıdır. Bundan sonra yapılacak olan ekonomik anlamda açılmaktır.
Zaten daha sonrasında gelinen düzey içerisinde çarklar işleyecek ve sistem kendini devam ettirme yöneliminde olacaktır.
Aslında yine dış etkilere karşı bir tür korunma mekanizması ürettiğimizin farkındayım ama inanıyorum ki, başka yerlerde sizin için düşünülenden daha fazla size uygun çözümleri ancak siz bulabilirsiniz.
Bu arada dikkat edilmesi gereken bir nokta: Tüm bu işlemleri uygulayacak olan siz olduğunuza göre kaynaklarınızı kesinlikle başkalarının yağmalamasına izin vermemelisiniz. Çünkü kaynaklarınızdan sizin için maksimum faydayı yine siz sağlayacaksınız, bir başkası gelip tüm bunları sizin için yapmaz.
Gelelim BT konusuna geçenlerde fazlamesai nin irc kanalında bir tartışmaya tanık oldum. Her zamanki BT tartışmalarından biri olan Linux vs MS tartışması yaşanıyordu. Kendisi başlı başına bir aksiyondan gelen fakat tetikleyicisi nedeniyle reaksiyon kabul edebileceğimiz Açık Kaynak yazılımlarını tercih eden arkadaşımız, bir tür savunma yapıyordu. Halbuki yapılan bir saldırı da yoktu. Bu bende yukarıda bahsettiğimiz piyon devlet olmadan dolayı kaynaklanabileceğini düşündüğüm tepki psikoljisine girdiğimiz izlenimi bıraktı. Yıllarca değişik alanlarda ödül almış olan yazılım firmalarımızın neden uçtan uca çözümler üretemediği konusunun da bununla yakından ilgili olduğunu görüyorum. Bu yüzden bir beyin cimnastiği olarak bu tip bir sorunun değerlendirmemizin uygun olabileceğini düşündüm.
Herkesin teşhisleri ve çözüm önerilerini yazmasını bekliyorum.
(Herkesin çözüm önerilerini genel anlamda alalım, daha sonra uygulaması konusunda Ceviz.Net olarak bize de BT eğitimi açısından yapılabilecekler listesi çıkacağını düşünüyorum.)
Oturdugumuz yerden cozumlerı tartısmak kolay.. Hemen hemen herkesınde bu konuda dıyecek bı kac lafı vardır.. Hatta bunlar bızım ezberımızdedır (hepımız medyayı takıp edıyoruz degılmı?).. Gozumuzu kapatıp bı cırpıda sayabılırız hepsını.. Ama bence asıl sorun onemlı olan bumudur?
Mesela bu cozum yollarından kacını ırdelıyoruz.. Oluru, olmazı ne.. Gercekten soylenenler dogrumu? Bılmıyorum ben bu konuda fazla umıtsızım.. Kı bu tıp tespıtlerede cok sıcak bakmıyorum.. Nedenıyse basıt. Bız tespıtle bı yere varamıyoruz.. Cozum onerılerını ıse sadece onermekle yetınıyoruz..
Pekı neyapmalı.. Isımıze bakmalıyız belkıde.. Devlete, sıyasetcıye, futbolcuya ahkam kesmektense durup bı kendımıze bakmalıyız.. Yanı bu ulkede rusvet sorunu var rusvet veren bızlerız.. Ulkenın kaynakları yagmalanıyor yagmalayan bızlerız.. Egıtım sevıyemıyız dusuk, okumayan yıne bızlerız! E pekı.. Canım devlet su ıse bı el atsın yasa yapsın uygulasın.. Neden? Bız yanlıs olanı yapmamak uzere kendımızı egıtemezmıyız?
Yanı ozetle ole uzun boylu tespıtlere, cozum onerılerıne hıc gerek yok bence.. Cozum bıreysel olarak kendımızı gelıstırmekte.. Kısısel olarak, kahvehane kosesınde okudugu gazete yazısıyla provoke olup devlete yuklenen, ama ılk fırsatta calıstıgı beledıyenın malını zımmetıne gecıren, kacak elektırık kullanan, esını colugunu cocugunu calıstırıp kazancını vergılendırmeyen hepsı bı yana devlet arazısıne gecekondu dıken ustelık bunları da haklı goren asalaklar kadar kımseden nefret etmıyorum..
Yada kendı yaptıgı haksızlıklara bakmaksızın, oda ıkıtıdar olabılmek ıcın devlete yuklenıp, ardından kuyruguna basıldıgı anda kopeklerını (dun aksam Star'da Gundem'ı ızleyen varmı aranızda) halkı provake ve haksızlıgını ortpas etmek ıcın kullanan ınsanlardan..
Bılmıyorum belkı bıraz ılerı gıdıyorum ama ınanın bu konuda cok hassasım.. Isın BT tarafı ıse daha vahım.. Bundan hıc bahsetmıyelım.. Yada bahsedelım ya!
Kacımız kod yazıyor? Kacımız lısanslı program kullanıyor? Kacımız ınternetı sohbet, sex ve eglence dısında kullanıyor? Neden en populer sıteler bu ulkede logo melodı hack warez porno uzerıne? Hangımız yaptıgı ısın egıtımı aldı? Ya aldıgımız kopya VCD, oyun ve yazılımlar?
Bu sorulara ıctenlık cevap verdıkten sonra hala cıkıp bu ulkede BT gelısmıyor devlet suna bı el atsın dıyebılıyomusunuz?
Her isin basi ekonomidir, parasal guctur, paradir.
Ekonomi duzgun islemedigi surece dogru duzgun birsey yapmayi beklemek yanlis olur.
Duzgun bir ekonomi sunlari saglar :
Halkin refah duzeyini artirir
Devletin itibarini artirir
Halkin devlete ve diger devletlerin devlete olan guvenini artirir
Borcunuz yoksa emir almak zorundaliginiz olmaz
Devlete guvenen bireyler yetisir
Bu bireyler guven ortaminda daha rahat meyve verebilir
Siyasi tehditler ortadan kalkar
Bolucu tehditler ortadan kalkar
Insan haklari daha fazla yayginlasir ve gelisir
Uretim artar
Ogretmenler daha verimli, ogrenciler daha verimli olur.
vs..vs..vs...
Kisacasi para olmadan olabilecek tek sey "Bir zamanlar gururlu ama fakir bir genc vardi..." edebiyatidir.
Ben ornegin bu yuzden acik kodu pek sevmiyorum. Diger ulkelerin belki doyum noktasina ulasmis olmalari sebebi iledir ki acik kod gelistirebilirler. Ancak bizim bu kodlara ihtiyacimiz vardir. Biz onlardan alip kendi icimizde gelistirmeli ve bundan para kazanacaksak ham kod olarak degil de program falan olarak satmaliyiz. Cunku bizim hem paraya, hem akila, hem koda ihtiyacimiz onlardan daha fazla...
Peki ekonomi duzelince hersey duzelir mi? Duzelmez. Bir kere ekonominin yukarida saydiklarimi yapabilmesi icin gelir dagiliminin esit olmasi gerektir. Suud, Irak, Kuveyt belki dunyanin en zengin ulkelerindendir ama gelisimi saglayamazlar, nedeni gelir dagilimin esit olmamasi ve amerikan egitimi almis seyhlerin paranin en buyuk payini hic etmesidir. Hatta bu Amerikan seyhleri bu parasal gucleri ile Amerikanin gelisimine katkida bulunurlar, paralarini oralarda degerlendirerek...
Bunun haricinde ekonomik degerlerin verimli degerlendirilmesi gerektir. Plani ve programi tam yapilmamis yatirimlarin olmamasi, ileriyi gormeden gunubirlik projelerin yapilmamasi ve paranin carcur olmamasi gerektir.
Bir diger nokta olarak siki denetim gerekmektedir. Bu denetim daha ziyade devletin hortumlanmamasi, vergiden calinmamasi, kacak elektrik, kacak bilmem ne; yani istedigimiz her turlu seyi ekleyebilecegimiz devletin bir sekilde somurulmesinin engellenmesidir.
Ana hatlari ile bunlarin gerceklesmesi ve ekonominin duzelmesi, daha sonra devletin ister istemez ( ki biz de oyle ya da boyle bir demokrasi vardir. Gitgide de demokratik olacagimiz ortadadir. Degisim sureci baslamistir ) kendine her alanda ceki duzen vermesi; hukuk, insan haklari, adalet gibi unsurlarin saglanmasi; ve bunlarin sonucu olarak halkin refaha ermesi, guveninin gelmesi ve butun bunlarin meyvesi olarak Turkiye'nin gelismesi...
Bunlardan biri de saymayi unuttugum esas unsurlardan olan arastirma, dusunme, sonuna kadar elestirmedir. Bu halkin adam gibi koyun olmasini saglar. Yani sadece gudulen koyun degil bir ise yarayan koyun. Bu ise halkin "bu devlet benim" dusuncesine siki sikiya baglanmasi ile olur. Bu devlet benim diyen kisi devletinin curumuslerini gidermek icin, devletin dertlerine derman olabilmek icin kendine, doldurabilecegi bir degik aramak zorundadir. Neden ve Sonuc dengelerini kurabilmeli, her okuduguna inanmamali (provoke olmamali) olayi belki de biraz "komplocu" olarak dusunmelidir.
Ki boyle dusunmenin halkin egitim seviyesi ile alakasi yok. Nice universite mezunlari vardir ki koyunluk felsefesinin en iyi savunucularidir ya da bu ulke icin (oncelikle kendi icin) herhangi bir dusuncesi olmadan gunu yasamaga devam etmektedir. Ki genelde cogu da boyledir.
Bu bir bilinctir ve bu bilinci halk ancak kendisi kazanabilir. Bu bilinci kazandiginda statukonun yavasca eridigini gorecek, yillardir halkindan korkan devlet dusunce sistemini bir anda nakavt edebilecektir. Halk ancak boyle bir bilincle kendini bulabilir.
Para, Para, Para baska yolu yok. Gunumuz dunyasinda tarihinde sanli olmak, bugunde onurlu olmanin karsilik geldigi bir deger yok. Ama para goruluyor ki adami onurlu da yapabiliyor, rezil tarihini ortbas ta edebiliyor.
Parali ama onursuz olmak ya da Parasiz ama onurlu olmak... Ikiside iyi degildir. Onemli olan Parali ve de onurlu olup olamayacagimizdir.
Turkiye halklarina, sonucusu yakisir ve insallah olacaktir. Belki de oturdugumuz yerden boyle tartisarak, boyle dusunerek, boyle yazarak... Kim bilir?
Mingitau
19/06/2003, 15:30
Ansugo bu dediklerini Suriye, İran, Irak, Lübnan ya da diğerleri için de söyleyebilir miyiz?
Ekonomik anlamda doygunluğun bir çok soruna çözüm getireceği bellidir. En azınadan insanların parayı alıp susmaları ya da bazı şeyleri gizlemeleri olağandır.
Ancak bahsettiğim olay toptan gelişmeden bahsetmekte, buna göre toplumun tamamı uçtan uca gelişmeli, yoksa bir 50 yılın daha tekrarını yaşamak kaldırabileceğimiz birşey değil. Ya da diğer ülkelerin bir 50-60 yıl daha aynı şeyleri yaşamak isteyeceklerini sanmıyorum.
Zaten bahsettiğin düşünce sisteminin oluşması için öncelikle halkın eğitilmesi gerekiyor. Burdaki eğitim şu an uygulanan sistem değildir. Bahsettiğim Köylü Çocuklarının para, mafya, uyuşturucu, medya, siyaset, toprak ve bilimum benzeri odakların ağalarının başına bela edilmesine yol açacak eğitimdir. Bu eğitimin içinde bilinç kazandırma da var. Şu anki koyunluk savunucuları kıçını bu ağalara dayamış olanlardır. Bu dayanmanın gerekli olmaığı insanların bu ağalara gereksinim duymadığının eğitimi verilmelidir. Kişinin başta kendine güvenmesi gereksiniminin eğitimi verilmelidir.
Eğitimin verilmesi şeklide önemli tabii, ancak bu detaydır. Tabii detayların ne olacağı kararlaştırırlırken de toplum yapısı dikkate alınmalıdır.
Hersey bırbırıyle okadar ılıntılıkı beyler.. Cozumu bulmak okadar kolay degıl.. Hep bahsı gecen su egıtım sıstemı ornegın.. Sız hıc gercek bır egtım planı gordunuzmu? Ben esım egıtım fakultesınde okudugu ıcın gordum.. Bakanlık tarafından hazırlanan o planda yazılanların bırakın tamamını sadece yarısı uygulansa, bu ulke zevk sahıbı ve sanat bılıncıne sahıp ınsanlarla dolar..
Ama kagıtta yazılanlarla uygulamada olanlar apayrı.. Gecımıse donun ve resım derslerınızı hatırlayın ornegın.. Aklınıza ılk gelen ne? Gereksız, bosa vakıt harcamak, cızmek zorunda oldugunuz objeler vs.. Oysa ogretmenden ıstenen bu degıl.. Kısısel begenıyı on plana cıkarmak.. Denge ve komposızyon kavramları ustunde durmak.. Ekıp calısmasını ogretmek.. Sanat kavramını ırdelemek.. Lıste bu sekılde uzayıp gıdıyor..
Pekı sorun nerde bu ogretmenler ıyı egıtılmıyormu? Yıne hayır.. Ben okudukları ders kıtaplarını yapmak zorunda oldukları odevlerıde bılıyorum.. Ama sorun sukı bu "ogretmen adayları" bunların hıcbırını umursamıyor.. Cogunun tek dusundugu mezun olup hayatı boyunca sırtını devlete yaslamak.. Iste bu nedenle bızım resım ogretmenlerımız derslere gırıp "serbest calısma" dıyor..
Kısaca yıne tekrar edıyorum, bız donup kendımıze bakmadıgımız surece toplumsal gelısımın caresı yok.. Yoksa ne devlet bunu tek basına basarabılır nede bı baskası cıkıp hayrına bu ısı bızım ıcın yapabılır..
Orjinal mesajı gönderen Axion
Ansugo bu dediklerini Suriye, İran, Irak, Lübnan ya da diğerleri için de söyleyebilir miyiz?
Ekonomik anlamda doygunluğun bir çok soruna çözüm getireceği bellidir. En azınadan insanların parayı alıp susmaları ya da bazı şeyleri gizlemeleri olağandır.
Tabii ki soyleyebiliriz.
Irak, petrol zengini degil midir? Baas'i, Saddam'i olmasa mesela?
Suriye zaten benim gozumde devlet bile sayilmaz. Ama mesela onlar da Baas gibi. Krallik gibi. Ya neyse, Suriye'yi isin icine katmayalim, adam yerine koymayalim.
Lubnan desen o da krallik degil mi? Lubnan 3,5 milyon filistinliyi (ki geriye zannedersem 1,5 milyon nufus kaliyor) barindirirken, yonetim nasil oluyorda filistinli olamiyor. Krallik var.
Iran'in ne kadar demokratik oldugu da tartisilir. Kimilerine gore demokrasi var deniyor. Ancak demokrasi olsa dahi insan haklari pek gelismemis. Bu bile yeterli bir nedendir benim icin.
Yani olay sadece Suud'un ya da Kuveyt'in yonetimi degil. OrtaDogu'nun tamaminin sistemi bozuktur. Bozuk derken bu caga uymayan sistemlerdir.
Baksaniza, modern israil bile seriat demokrasi karisimi bir sistem ile yonetiliyor. Ki israil bu bolge ile "idealleri" disinda hicbir bagi olmayan suni bir devlet.
Bolgenin cografyasina bakiyoruz, Abbasi, Emevi diyoruz sonrasinda bu bolgenin bir devlet kuramadigini goruyoruz. Osmanli egemenligi ve Memlukler var. Memlukler de bir Turk devleti sayilabilir ki sonraki hukumdarlari Turk asilli degildir ve bugunki Lubnan'in temelidir.
Yani ortadogu surekli olarak feodal yasamis. Kabileci yasamis. Bu kabilecilikten bu bir devlete degil ama gucluye teba olma dusunce tarzindan halen dahi kopamamislar.
Burada OrtaDogu ile Turkiye'yi ayri yerlere koymak lazim. Turkiye ne bagimsizligini baskalarinin yardimi ile kazanmis ne de sinirlari cetvelle cizilmis. Bu zamandan sonra da onlar gibi asla olamaz.
Ben yukarida dusuncelerimi soylerken aslinda Turkiye icin konusuyordum. Benim icin Arab'in ne halt ettigi pek onemli degil. Bu toplumlar kendi devrimlerini kendi iclerinde yapamiyorlarsa varsin guclu ve buyuk bir Turkiye'nin tebasi olsun. Bugun ABD'nin yarin bizim tebamiz olsun. Hem biz daha merhametli yonetiyoruz, degil mi?
Ek olarak ben burada paranin suskunluk yaratacagi konusunu pek anlamista degilim? Para suskunluk yaratmaz, para sesi gurlestirir.
Isin egitim kismina gelirsek... Egitim icin de para gereklidir. Iyi bir egitim ancak guclu mali kaynaklar ile olabilir. 15 yasindaki cocugunu calistirmak zorunda degilsen, o zaman onu egitebilirsin. Hayat kisileri erkenden almak icin ugrasmazsa o zaman bos vaktin de olur, hem egitilmek hem egitmek icin vaktin de...
Su an ekonomik durum birden duzelsin, enflasyon %1-5 arasina dusurulsun, faizlar dussun, ekonomik istikrar saglansin, halk biraz refaha ersin, onumuzdeki 30 sene boyunca gectigimiz 30 sene de yaptiklarimizin en az 30 katini yapar ve hem fikirsel hem kulturel acidan cok daha gelismis bir toplum oluruz. Bu parayi gordukten sonra dikkat etmemiz tek sey ise benligimizi yitirmememiz. Su an para olmadigi icin herseye dikkat etmemiz gerekir, ama para oldugunda sadece kimligimizi korumaga ihtiyacimiz olacaktir.
Hersey birbirine baglidir HunTeR'in dedigi gibi, ama kisir donguye girmemiz icin, bu sayilan herseyin temelinde paranin oldugunu unutmamak gerekir.
Bilgi de guctur mesela ama bilgi tek basina birsey ifade etmez. Ama para tek basina dursa bile guctur. Paranin satin alamayacagi tek guc kisilerin akillari olabilir. Onun haricinde bilgiyi de alir, tum gucleri de alir... Devir boyle ne yapalim?
Arkadaşlar, lütfen biraz sakin olup kendimize gelelim, değil mi?
Anlıyorum(ya da öyle zannediyorum), hepiniz sinirinizden köpürüyor ve belki de benim gibi geceleri uyuyamıyorsunuzdur.
Ama unutmayın standart fikirleri ortaya koyarak ya da bu fikirleri düzenleyerek bir yere varılamaz.Nitekim bunu hepimiz gördük.
Ancak abd konusuna gelince - tabii petrol ve dikta rejimi bahane - lütfen biraz daha ileriyi düşünün.O kadar basit değil yalnızca bilgi, yalnızca pertol, yalnızca rejim ve yalnızca para ddeğil.Çok daha büyük...Çok...
Şimdi sizi daha sağlıklı, daha ileri düşünmeye davet ediyorum.
Fikirlerinizi bekliyorum, sizden sonra ben de tekrar konuşacağım.
Orjinal mesajı gönderen MUBNET
Arkadaşlar, lütfen biraz sakin olup kendimize gelelim, değil mi?
...
Ama unutmayın standart fikirleri ortaya koyarak ya da bu fikirleri düzenleyerek bir yere varılamaz.Nitekim bunu hepimiz gördük.
Sakiniz sakin olmasina da...
Bu soylediklerimizin standart olmasi islevsel olmasina engel degildir ki. Belki standart dusuncelerin (bizde) ise yaramamasinin sebebi bizim standartlara erismememizdendir. O zaman soylediklerimiz de standart olmaz, standart ustu ve hatta ilerici bile olabilir.
Paranin guc oldugunu soylemek nasil standart bir soylem oluyor? Peki, bu standart bir soylemse dogru degil midir? Ya da biz bu standart soylemi gerceklestirdik de bir eksik tarafini mi gorduk ki standart olmayan soylemler arayalim?
Ve ben biraz da dikkatli konusulmasindan yanayim. Biz burada arasira arkadaslarla atisiyoruz, bogusuyoruz fakat ben kimsenin dusuncesine katilmasam da kendi dusuncemi saglikli gorup, baskalarinin dusuncelerini sagliksiz gorup, (nasil oluyorsa) onlari saglikli dusunmeye davet etmiyorum.
Sinirli degildik, sinirli ettin; kendimizde idik kendimizde degilsin dedin; olaya gore fikir sunuyorduk bunlar standart dedin, saglikli dusundugumuzu saniyorduk sagliksizdir dedin... Mumkunse sen bir evvel konusta biz de ona gore konusalim yahu.
Olay cok buyuk coook deyince aklima ya evanjenik ya da siyonizm kelimeleri geldi. Umarim konuyu bunlara baglamazsin...
Bu arada Ansugo ben sağlıksız düşünüyorsunuz demedim, eğer böyle birşeyi kastetmiş gibi göründüysem dostlar meclisinde affola...
Demek istediğim şu;abdnin geçmişine baktığımız zaman nasıl bir strateji izlemiştir?Geleceye yönelik.Peki ne gibi kriterleri göz önünde bulundurmuştur?İleride pazar payının büyük bir bölümüne ya da tamamına hakim olacak şekilde.
Öyleyse mesela abd yeni bir araba şıkartacak bu araba petrol ile değil de başka yakıtlarla çalışacak(mesela su - H2O) - ki abdnin böyle bir projesi zaten var - şimdi adamlar Irak'ı ele geçirip tüm petrol rezervelerini ele geçirecek bu bir.
Sonra istediği gibi satıp kullanacak, ikiii.
Tükenince de kendi elindeki alternatifi çözüm diye sunacak.Kaldı ki böyle herkese kafa tutan arsız bir devletin petrol rezerveleri tükenmediği halde bunları hiçbir şekilde diğer ülkelere ihraç etmemeside herhalde işten bile olmaz.
Yani sonuç olarak burada esas tehlike günümüzden çok gelecektedir.Demek istediğim bu.
Ayrıca laf aramızda ben sonuna kadar(kayıtsız şartsız)Irak'ı destekliyorum ve de abdyi elimden geldiğince protesto etmeye çalışıyorum(her bakımdan).
Saygılar...
Peki ABD'nin bu durumundan Turkiye nasil faydalanmali?
Turkiye ve OrtaDogu halklarinin bu gelecek hakkinda yapmalari gereken seyler neler?
Konu bu idi sanirsam.
Türkiye ve OrtaDoğu(yani diğer Türk devletleri)en kısa zaman içerisinde dayanışmayı sağlayarak bir birlik oluşturmalılar.Ve bu birliğin sağlamlaştırılması amacıyla bazı yeni yasalar çıkarılmalı hatta tıpkı avrupa birliğinde olduğu gibi ek olarak ortak bir OrtaDoğu Türk Birliği komisyonu olmalıdır.Belki bir bayrakla bile bu komisyon sembolize edilebilir.
Ayrıca Atatürk'ün de yapmış olduğu gibi ekonomimizin hızla çöküşe gitmseine rağmen, Batı'ya(avrupa ve amerika)sırt çevrilmeli ya da en azından ilişkilerde mesafeli olunmalı, OrtaDoğu Türk devletleri ile ise de süratle birleşim çalışmalarına başlanmalıdır.
Aksi taktirde(Bunu bu forumda söylüyorum ama yıllar sonra ne demek istediğimi anlayacaksınız)Türkiye HİÇBİR ZAMAN dış borçlarından kurtarılamayacak ve iyice çıkmaza sürüklenecektir.
Diyeceksiniz ki;yok böyle birşey bunlar uydurma.O zaman size cevabım gelin birlikte ab ve abd taktiklerini inceleyelim.
ABnin olası taktikleri:
================
1- Türkiye'yi "Avrupa birliğine girceksiniz" diye uyutup(şu an yaptıkları gibi)değiştirebildikleri herşeyi değiştirmek.
2- Türkiye'yi "Siz ab ye giremezsiniz!" diye aşağılayıp, toplumsal bir bunalıma sokmam(valla böyle birleyde bunalıma girersem n'olayım...)
3- Türkiye'ye eğer ab ye girmek istiyorsanız şunu şunu değiştirin deyip(ör: dininizi)bizi yine uyutup sonra bir bahaneyle almamak.
abdnin olası taktikleri:
=================
1- Türkiye OrtaDoğu Türk birliğini kurup tüm çalışmalara balşayınca,abd " pekiiii... bize sırt çeviriyorsunuz, ha!" deyip yaptığı yardımları kesecek.Aslında işin komik yanı gerçekten yardım yapmaması ve Türkiye'nin kanını emiyor olması.
2- Bir ihtimal OrtaDoğu kaynakları için Türkiye ile arasını iyi tutması.Pek zannetmem ama yine de abd bu belli mi olur?
3- Ya da en kötüsü ab ve abdnin birleşerek Türkiye'ye karşı cephe alması.Yine de böyle bir durumda OrtaDoğu ile iyi bir birleşme sonucunda sorunların üstesinden gelinebilir.
Daha türlü türlü olasılıklar var... Bu yazmış olduklarım en yüksek olma ihtimali olanlar ve tabii buz dağının yedide biri...
Bu denlı paranoya yapmaya gerek yok.. Bız nezaman esaret altında yasamısızkı sımdı olası (yada gulesı) tehdıtlerden cekınelım? Bana kalırsa ıcımızı ferah tutup ısımıze bakmamız yeterlı..
Aksı halde oldugumuz yerde cakılır kalırız kı, sanırım kımse bunu ıstemıyor? Son bı not AB uyum surecınde yapılan ne sızı rahatsız edıyorkı buna bu gozle bakıyorsunuz? Sızce daha demokratık bı ulke olmak ıcın atılan adımlarmı hazırlıyacak bu ulkenın sonunu? Ben bunu cıdden anlamıyorum..
Bahsı gecen dusunceye bı ornek.. Gecenlerde sahneye konan bı oyunda dekor olarak kullanılan bır "sıneklık" savcılık tarafından goz altına alınmıs.. Sebep ıse serıtlerın kırmızı,sarı ve yesıl renklerlerden olusması.. Ustelık dekorda bunların dısında sıyah mavı gıbı renklerde mevcut..
Sımdı soyleyın bana bu nasıl bır paronoyaklıktırkı sahnedekı dekoru tehdıt olarak algılıyor? Bu resmen bı parodı.. Golgemızden korkar olmusuz..
HunTER sana tek birşey söyleyeceğim beni Ocal.net'ten tanıyor musun?Eğer tanımıyorsan benim yazılarımda neyi anlattığımı kavraman mümkün değil.Çünkü benim yazım tarzımı bilmiyorsundur.Yani yazdıklarımdan düz anlam çıkarmamaya özen göster ki, daha çok şey kavrayabilesin :)
Yanlış anlama sana laf filan atmıyorum ;)
Pekı.. Bundan sonra bı yazarın yazısını yorumlamadan once kendısınden ozgecmısını ısterım :)
Estafurullah kesinlikle öyle bir ukalalık taslama girişiminde değilim.Lütfen beni anlamaya çalış.Kastettiğim o değil.Yani benim anlattıklarımdan kendi istediğin gibi bir anlam çıkarmaya çalışıyorsun.
Ayrıca o smileyleri ben, biz dostuz, burada dalaşmıyoruz anlamında koydum.Lütfen biraz daha dikkat edelim(tüm arkadaşlara söylüyorum).Anlamları kendimize göre çıkarmayalım ki, tatsızlık olmasın.
Gulermısın, aglarmısın :) Ama senınle gecıcı bır ıletısım sornumuzun oldugu kesın.. Yanı benım mesajım tamamıyle esprıyı anladım, hatta bak ben bıle bunun dalgasını gecıyorum anlamındaydı :) Kı nerde kaldı bu deyısten tatsızlık cıkması :)
Cıdden nette mımıklerın olmaması bazı durumlarda oldukca buyuk bı dezantaj.. Cunku yuz yuze olsak suan suratımda sıcak bır gulumseme oldugunu gorucektın :) Buda ıcını rahatlatmaya yetecektı emınım..
Neyse yıne bı esprıyle baglıyım.. Sende az paranoyak degılmıssın hanı :)
Not: Aman ha sadece esprı sakın alınayım deme :)
:confused: :) :p :D
;) veeeeeeee.........
:super:
Forum Yazılımı : vBulletin v3.6.8, Copyright ©2000-2008, Jelsoft Enterprises Ltd.