Ali Sarı
17/04/2003, 23:17
Yavuz Sultan Selim idari ve askeri dehasının yanında , büyük bir şairdir.Divan meydana getirecek sayıda şiirleri vardır.
Yavuz ile ilgili olarak anlatılan güzel bir hikayecik vardır.
Yavuz Sultan Selim, Mercidabık zaferinden dönüşte ordusuyla birlikte o kışı Şam’da geçirir. Şam’ın ileri gelenlerinden birinin konağında ağırlanmaktadır. Misafir edildikleri konakta hizmetkarlar sultanın çevresinde pervane olurlar.Hizmetkarlar arasında sultanın yatağını hazırlamakla görevlendirilmiş olan genç kız ise ,sultana aşık olur. Fakat bir türlü derdini söyleyemez.Bir gün cesaretini toplayıp , sultanın yatağını düzelttikten sonra yatağın yanındaki duvara şu mısrayı yazar.
“Aşık olan neylesin ?”
Bu mısrayı okuyan hünkar ,hemen altına ,
“Derdi ne ise söylesin.” mısraı ile karşılık verir.
Ertesi gece ,sultanın duvarında bir mısra daha vardır :
“Ya korkarsa neylesin?”
Bu olup bitenden çok duygulanan ve hoşuna giden Yavuz’un cevabı ise şöyledir:
“Hiç korkmasın söylesin”
Bundan cesaret alan kızcağız akşam yatağı hazırlayınca odadan çıkmaz, hünkarı bekler. Yavuz Sultan Selim içeri girince, o kadar heyecanlanır ki kalbi durur. Bu duruma çok üzülen padişah ,bu masum kız için Şam’da güzel bir türbe yaptırır.
Hoşuma gitti, paylaşayım dedim :)
http://aysebulut.com/edebiyat/halked.htm
Yavuz ile ilgili olarak anlatılan güzel bir hikayecik vardır.
Yavuz Sultan Selim, Mercidabık zaferinden dönüşte ordusuyla birlikte o kışı Şam’da geçirir. Şam’ın ileri gelenlerinden birinin konağında ağırlanmaktadır. Misafir edildikleri konakta hizmetkarlar sultanın çevresinde pervane olurlar.Hizmetkarlar arasında sultanın yatağını hazırlamakla görevlendirilmiş olan genç kız ise ,sultana aşık olur. Fakat bir türlü derdini söyleyemez.Bir gün cesaretini toplayıp , sultanın yatağını düzelttikten sonra yatağın yanındaki duvara şu mısrayı yazar.
“Aşık olan neylesin ?”
Bu mısrayı okuyan hünkar ,hemen altına ,
“Derdi ne ise söylesin.” mısraı ile karşılık verir.
Ertesi gece ,sultanın duvarında bir mısra daha vardır :
“Ya korkarsa neylesin?”
Bu olup bitenden çok duygulanan ve hoşuna giden Yavuz’un cevabı ise şöyledir:
“Hiç korkmasın söylesin”
Bundan cesaret alan kızcağız akşam yatağı hazırlayınca odadan çıkmaz, hünkarı bekler. Yavuz Sultan Selim içeri girince, o kadar heyecanlanır ki kalbi durur. Bu duruma çok üzülen padişah ,bu masum kız için Şam’da güzel bir türbe yaptırır.
Hoşuma gitti, paylaşayım dedim :)
http://aysebulut.com/edebiyat/halked.htm