PDA

Tam Sürümünü Görmek İçin : İzafiyet teorisi - 6 gün - deprem.


xXx
30/06/2006, 15:11
İzafiyet Teorisi ne menem bişeydir?

Bizler Galileo’dan beri biliriz ki, hızımız ne olursa olsun sabit hızla hareket ettiğimizde, çevremizdeki cisimlere bakmadan hareket edip etmediğimizi söyleyebilmemizin hiçbir yolu yoktur. Evet dünya üzerinde bir arabayla giderken sallantıdan bunu hissedebiliriz, ancak sürtünme kuvvetinin olmadığı uzayda, hatta bir uçak içinde bile 700 km gibi yüksek hızlara rağmen üzerimizde hızdan kaynaklanan hiçbir etki hissetmeyiz. Bunun sebebi eylemsizlik ilkesidir. Tüm cisimler sadece hızlanırken üzerlerinde bir kuvvet oluşur ancak sabit bir hızla hareket ediyorsak, eylemsizlik ilkesi gereği artık o hıza sahibizdir ve bunu algılamamızın –etrafımıza bakmak dışında- hiç bir yolu yoktur.

Aslına bakarsanız etrafımıza bakmamız bile bize mutlak anlamda neyin hareket ettiği konusunda bilgi vermez, çünkü sonsuz boşlukta birbirinin yanından geçen iki cismin birinin içindeysek, biz kendimizi duruyor, ama diğer taşıtı yanımızdan geçiyor gibi görürüz. Tabi diğer taşıttaki arkadaşa sorduğunuzda onun da vereceği cevap tamamen aynıdır.

Aslında böyle bir max sahnesi oluşturup birbirine doğru süratle hareket eden iki kamera yapıp her bir kameranın gözünden ne göründüğüne bakabilirsiniz. Bu bilgi, kimimizin çok iyi bilmesine karşın, bir çoklarımız içinse yeni bir bilgi olabilir. Bir çoğumuz hayatımız boyunca bir an bile durup bununla ilgili olarak düşünmemişizdir. Ama dünyamızın ne yöne doğru gittiği ya da ne hızla gittiği konusunda hiç bir fikrimizin olmaması beni çoğu zaman dehşete düşürmüştür. Bu arada günümüzde dalga mekaniğinin bize sunduğu verilerle dünyanın uzaydaki mutlak hızının bilindiğini de hatırlatmadan geçmemeliyim. Ama yine de hareketimizi hiç bir koşulda hissedemiyor olmak gerçekten ürkütücü.

İşte bir araba saatte 100 km hızla gidiyorsa aslında yere göre 100 kilometre hızla gidiyordur deriz. Yer de aslında, arabaya göre 100 km hızla gidiyor gibidir. Eğer iki arabadan biri 100 diğeri 120 km hızla aynı yöne gidiyorsa, hızlı olan yavaş olana göre 20 km hızla gidiyor gibi görünür. İkisi de 100 km hızla gidiyorsa birbirlerini duruyor gibi görürler. Çünkü hep yanyana olurlar; ama yere göre yine gitmektedirler.

İki cismin birbirine göre hızlarının etkisini eminim gayet iyi anladınız. Fakat 19. yy sonunda yapılan bir deney bize, bildiğimiz bu hareket kanunlarına hiç de uymayan bambaşka bir hareketi gösterdi:

Işığın hareketi!

Deminki araba örneklerine uyarlarsak, Işık hızını 300.000 olarak kabul edelim ve 300.000 km/sn hızla giden bir taşıtta olduğumuzu düşünelim. Yerden bakan biri bizi 300.000 km/sn hızla gidiyor görecek. Bi diğer araç da önümüzde 299.000 km/sn hızla gidiyor olsun. Eski bilgilerimize istinaden HİÇ TEREDDÜT ETMEYEREK, Arkadaki araba öndekinin yanından 1000 km/sn hızla geçecektir diye düşünürüz değil mi?

Malesef öyle değil!!!

Düşünsenize yerden baktığımda 300 km hızla giden bir araba var. Ben de 300 ile gitsem onun yanıbaşında giderim diye düşünüyorum. 310 la gitsem, 10 km farktan dolayı yanından 10 la geçerim. Bunu şöyle de söyleyebilirsiniz. Bir uçakta 1000 km/st hızla uçarken 2000 km/st hızla giden bir füze ateşliyorum. Uçağa göre füzenin hızı 2000 km dir, ama yere göre uçağın hızı+füzenin hızı =3000km/st olur çünkü füze kendi 2000km lik hızından ayrı olarak, uçaktan atıldığı için uçağın hızına da sahiptir.

Bu o kadar alıştığımız bir bilgidir ki. Kesinlikle doğru olduğuna inanırız. Aksini düşünemeyiz bile. Tren saniyede 100 metre yol alıyorsa, ben de saniyede 5 metre yol alıyorsam, bir saniye sonra ne kadar yol alırım? Tabii ki 105 metre. Aksi düşünülebilir mi?

Ama 19. yy sonunda yapılan bir deney, 300.000km/sn olan ışık hızının, 30 km/sn lik dünyanın hızından hiç bir şekilde etkilenmediğini gösterdi. Adeta tren 100m gidiyor, siz de 5 metre gidiyorsunuz. Ama yere göre bi ölçüyorsunuz ki, gene 100 metre yol almışsınız. Dünya 30 la gidiyor, ışık dünyadan 300.000 le ayrılıyor. Ama bi ölçüyorsunuz ışık yine 300.000 km yol alıyor. Daha korkuncu da var:

Siz de 299.000 km/sn hızla gidiyorsunuz. Arkanızdan bir ışık geliyor ve sizi geçiyor. Işık sizin yanınızdan SİZE GÖRE yine 300.000 km/sn hızla geçiyor... Siz 299.000 le gidiyorsunuz zaten. Işık da sizin yanınızdan size göre 300.000 le geçiyor. Bu durumda yerden bakıldığında arkanızdan gelen ışığın 599.000 km hız yapması gerekiyor. Ama olmuyorr :S

Işığı herkes aynı hızda görüyor. Bu mantığa tamamen aykırı bir durum.

Bilim adamları 40 yılı aşkın zaman bu sorunu çözmek için uğraştılar. Kafadan teoriler uyduranlar oldu. Hatta öyle içinden çıkamadılar ki, bilim adamları arasında bu uydurma kurallardan birini kabullenmeyi tercih edenler çoğunluktaydı. Çözülmesi olanaksız görünen bu sorunu sıradışı yaklaşımıyla çözen ise, matematik bilgisi bile oldukça kötü olan Albert Einstein oldu.

Einstein böyle tuhaf bir durumun ancak zaman ve uzaklıkların hıza bağlı olarak değişmesi halinde gerçekleşebileceğini gördü ve sabit hızla ilerlediğine inandığımız zamanın da aslında sabit olmadığını ve hıza bağlı olarak farklı bir hızda aktığını söyledi ve bu söyleminde de çok haklıydı. O güne kadar açıklayamadığımız yüksek hızlardan kaynaklanan bir çok mantıksız durum Einstein’ın İzafiyet Teorisi’yle ortaya attığı formüllerle kusursuz biçimde açıklanıyordu.

Sayılarla neler olup bittiğini söylemek gerekirse:

260.000km/sn hızla bir taşıtta 10 dakika geçirdiğinizde dünyaya döndüğünüzde dünyada 20 dakika geçiyor. Tabi yüksek hızlarda hareket eden cisimler için sadece zaman yavaşlamıyor aynı zamanda uzaklıklar da kısa ölçülüyor.

Bugün kullandığımız televizyonlarda, görüntüyü oluşturan elektronların 100.000 km yi bulan hızından dolayı TV nizin boyunun, elektronlar için olduğundan daha kısa olduğunu ve bu mesafe farkının odaklama konusunda problem çıkardığını biliyor muydunuz. Televizyonlar, İzafiyetin etkileri hesaba katılarak yapılır.

Teorinin daha muhteşem ve keyifli yönleri de var. Ama burada ağzınıza bir parmak bal çalıp bırakmayı tercih ediyorum çünkü bunun üzerinde hepimizin vakit ayırıp düşünmesi gerektiğine inanıyorum. Ayrıca teoride hala açığa kavuşması gereken ama bilimadamlarının üzerinde durmaya bile gerek duymadığı noktalar var. Yürekten inanıyorum ki, teori aslında tam olarak anlaşılmış değil. Ne yazık ki, bu konuda bilgilenmek için duyacağınız heves, sizden çok daha fazla zaman harcadıkları için sizin bu konuyu öğrenme isteğinize burun kıvırarak bakan uzmanların, heves kırıcı sözleriyle kursağınızda kalabilir. Ama içinde, hayatın çok derin bazı sorularına cevaplar taşıdığına inandığım bu teoriyi anlamak için birkaç gününüzü olsun ayırmanızı tavsiye ederim.

İzafiyet Teorisi kesinlikle bildiğiniz sıkıcı sayısal derslerden biri gibi değil. İşin en keyifli yanı ise, teorinin anlaşılabilmek için, yüksek matematik bilgisinden çok, yüksek hayal gücüne ihtiyaç duyması. Teorideki en ileri matematik lisedeki pisagor teoremi: Yani bir dik üçgenin iki kısa kenarının kareleri toplamı, en uzun kenarının karesine eşittir diye bildiğimiz kural.

Einstein tarihin en akılalmaz formüllerini bu basit geometri denkleminden çıkarıyor. Bu noktadan sonra da geriye söylenecek tek şey kalıyor:

Bundan böyle saatlerimize bakarken bir kez daha düşünmemiz gerek. :)

http://www.izafiyetteorisi.com/teori.htm

---------------------------------------

99 depreminde istanbulda idim o felaket sarsıntıyı an ve an askerde koğuşumda yaşadım.

alaka ne diyeceksiniz şöyleki,

sarsıntı sırasında ranzadan fırladığımda ilk tepkim saatime bakmak olmuştu

dakika 03:47

o panikde koğuş binasından indiğimde saatime tekrar baktım

dakika 03:45

2-3 dk. geçmiş olmalı tüm karagah içtima alanında toplanmış noluyoruz karmaşasında saatime tekrar baktığımda

dakika 03:42

o gece uzerınde fazla durmamıştım hatta çok sonraları aklıma geldi zamandaki bu düzensizlik, bu dakikalar panik anıdır adrenalin fırlamasıdır goz yanılgısıdır olabilirmi diye çok düşündüm ama nöbetlerin yazılmasında birfiil bulunan biri olarak saat konusunda o günlerde yanılma/yadsıma ihtimalım imkansız gibi birşeydi.

------------------------

neyse evrimdi yaradılışdı derinlemesine tartışılan sitelerin birinde yaradılış ve 6 gün konusunda şöyle bir mesaj dikkatimi çekti,


-
Bir kaç ayetten size örnekler sunacağım..
"... Gerçekten, senin Rabbinin Katında bir gün, sizin saymakta olduklarınızdan bin yıl gibidir." (Hac Suresi, 47)

"Dedi ki: 'Yıl sayısı olarak yeryüzünde ne kadar kaldınız?" Dediler ki: "Bir gün ya da bir günün birazı kadar kaldık, sayanlara sor." Dedi ki: "Yalnızca az (zaman) kaldınız, gerçekten bir bilseydiniz.'" (Müminun Suresi, 112-114)

Ve yine Mearic Suresi, 4.Ayet’te “süresi elli bin yıl olan bir gün” den bahsedilir..

Yani, “gün” kavramı (Güneş, ay, gün, yıl gibi konuların geçtiği) günlük anlamı dışında, Kur’an-Kerim’de çeşitli ayetlerde “belirli bir süre, çağ, devir, an” anlamlarında da kullanılmıştır. Ayrıca, Kur’an-ı Kerim’de çeşitli ayetlerde zamanın izafiliğine de işaret edilmektedir.
-

şimdi birbirinden kopuk gibi görünen 3 parça,
izafiyet teorisi/deprem sırasında yaşadıklarım/kurandaki zaman kavramı çerçevesinde,

yaradılış daki zaman kavramı ile izafiyet teorisi arasında sağlam bir bağ kurabilirmiyiz.

deprem sırasında yaşadığım bu olay ile izafiyet teorisi arasında bir bağ olabilirmi yada açıklanmasına yardımı olabilirmi.

:garip:


o-z-a-n
30/06/2006, 15:41
3d Max kitapları yazarı Nezih KANBUR'dan izafiyet teorisi hakkında çalışmanın bulunduğu bir site. Animasyon filmi indirebilirsiniz.

http://www.izafiyetteorisi.com/

HunTER
30/06/2006, 18:05
Zaman sadece saatınde gerıye dogru akmıs sanırım.. Zıra etrafında gerıye dogru yuruyen, tersten konusan kımseyı gormedın?

Oyleyse buyuk ıhtımalle saatın bozuldu..

BeLovED
30/06/2006, 20:20
Ama 19. yy sonunda yapılan bir deney, 300.000km/sn olan ışık hızının, 30 km/sn lik dünyanın hızından hiç bir şekilde etkilenmediğini gösterdi. Adeta tren 100m gidiyor, siz de 5 metre gidiyorsunuz. Ama yere göre bi ölçüyorsunuz ki, gene 100 metre yol almışsınız. Dünya 30 la gidiyor, ışık dünyadan 300.000 le ayrılıyor. Ama bi ölçüyorsunuz ışık yine 300.000 km yol alıyor.

Şimdi Dünya, Güneş'in yörügesindedir.
Eğer Dünya 30 km/sn'lik sabit hızla boşlukta ilerliyorsa, Güneş'de 30 km/sn'lik sabit hızla ilerliyor demektir.Aksi halde Dünya yörüngeden çıkar.Biraz daha genişletirsem konuyu; bazı yıldızların ışığı Dünya'da yeni görünmeye başladığı zaman, o yıldızın Dünya'dan uzaklığını hesaplıya bilirsiniz.Tabi Dünya'nın yaşıyla da ilgilidir.
DünyanınYaşı x 365 x 24 x 60 x 60 x 60 x 6 x 60 x 60 x 300.000 = Uzaklık
*Dünya'nın Yaşı
*365 gün 6 saat (bir yıl)-> sn. cinsinden hesaplaması
*300.000 -> ışığın hızı

Yani bu hesaplamada Dünya'nın, yani Güneş'in 30 km/sn'lik hızı ihmal ediliyor gibi görünüyor.O zaman iş samanyolu galaksisine geliyor.Saman Yolu Galaksisinin içinde ki yıldızları görebildiğimize göre, Saman Yolu Galaksisi boşlukta 30 km/sn'lik hızla hareket ediyor.Saman Yolu'nun 30 km/sn'lik hızı, sisteminde olduğu için Güneş'in de 30 km/sn'lik hızla hareket etmesini sağlıyor.Bu da yörüngesin'de ki gezegenlerin 30 km/sn'lik hızla hareket etmesini sağlıyor.Yani aslında Güneş ve Dünya arasındaki mesafe (yörünge ihmal edilirse) hiç değişmiyor.

Mantığımla bu kadarını kurabildim :).
Bana "Mantıksız Herif" diyebilirsiniz :).

o-z-a-n
30/06/2006, 23:56
@beloved, temel astronomi derslerinden başlamanızı tavsiye ederim. :)
http://www.istanbul.edu.tr/yerkure/Yerhareket.html
http://astronomy.science.ankara.edu.tr/ adresi bir başlangıç olabilir belki.

Işığın ulaşma zamanı
Yer-Ay: 1 saniye
Güneş-Yer: 8 dakika
Güneş-Pluto: 6.5 saat
Güneş-Alpha Centauri: 4.3 yıl
Güneş-Galaktik merkez: 35,000 yıl
Güneş-Andromeda Galaksisi: 2,200,000 yıl

Yani gece mehtaba bakarken aslında 1 saniye, gündüz güneşe bakarken 8 dakika geçmişe bakıyoruz. Gece gördüğünüz bir yıldız, belki şu an ömrünü tamamlamış ve aslında orada olmayan bir yıldız olabilir.

Buyrun buradan yakın...

captainzap
01/07/2006, 00:20
Yeni keşfedilen yıldızlarda buna örnek :) bilim adamları yeni bir yıldız keşfettiklerinde belkide o yıldız çoktan yok olmuş olabiliyor.

xXx
01/07/2006, 00:49
Zaman sadece saatınde gerıye dogru akmıs sanırım.. Zıra etrafında gerıye dogru yuruyen, tersten konusan kımseyı gormedın?

Oyleyse buyuk ıhtımalle saatın bozuldu..

yok be hunt onuda usundum kontrol ettırdım saglam cıktı, gercı saat konusunda secıcıyım soylemesı ayıp kalıtelı kross bır modeldı ve su an kullanmıyorum 96 da almıstım hala hıc arızasız calısıyor:garip:

BeLovED
01/07/2006, 04:56
@beloved, temel astronomi derslerinden başlamanızı tavsiye ederim. :)
http://www.istanbul.edu.tr/yerkure/Yerhareket.html
http://astronomy.science.ankara.edu.tr/ adresi bir başlangıç olabilir belki.

Işığın ulaşma zamanı
Yer-Ay: 1 saniye
Güneş-Yer: 8 dakika
Güneş-Pluto: 6.5 saat
Güneş-Alpha Centauri: 4.3 yıl
Güneş-Galaktik merkez: 35,000 yıl
Güneş-Andromeda Galaksisi: 2,200,000 yıl

Yani gece mehtaba bakarken aslında 1 saniye, gündüz güneşe bakarken 8 dakika geçmişe bakıyoruz. Gece gördüğünüz bir yıldız, belki şu an ömrünü tamamlamış ve aslında orada olmayan bir yıldız olabilir.

Buyrun buradan yakın...

Evet şimdi bi daha okudumda söylediklerimi biraz saçma olmuş :).

Fakat ben şöyle düşünmüştüm.
Dünya'nın başlangıcı tarih başlangıcı olarak aldım.
"4,6 milyar yıl önce çıkan bir yıldızın ışığı ; 300.000 km/sn'lik hızla ; bugün Dünya'ya ulaşmışsa; 4,6 milyar yılı saniyeye çevirip; bulduğumuz sonucu 300.000 km/sn ile çarparsak ( x = v.t ) :) Dünya'ya olan uzaklığını buluruz " dedim.

Ama tabi hangi tarihte çıktığını nerden bilecem :).Bu arada o geçmiş olayını anlıyorum, sadece Dünya'nın 30 km/sn'lik hızla boşlukta nasıl hareket ettiğine takmış durumdayım :).Bunun olamayacağını söylemeye çalıştım sadece.
Bi de daha ÖSS'den yeni çıktım hala ağzımın payını alşmamış gibi fizikle uğraşıyorum.Sanane git evde :ginginn: :ginginn: :).

Mingitau
01/07/2006, 07:08
Dünya'nın başlangıcı tarih başlangıcı olarak aldım.
"4,6 milyar yıl önce çıkan bir yıldızın ışığı ; 300.000 km/sn'lik hızla ; bugün Dünya'ya ulaşmışsa; 4,6 milyar yılı saniyeye çevirip; bulduğumuz sonucu 300.000 km/sn ile çarparsak ( x = v.t ) :) Dünya'ya olan uzaklığını buluruz " dedim.

Tam boyle değil ışık bir kaç kütle çekiminden etkilendiyse çok dolambaçlı bi şekilde gelmiştir. Bizim bu durumda 3.10^5 km/s dediğimiz sürat olur. Hız olmaz. Haliyle yer değiştirmede (displacement) bulunan rakam kadar olmayabilir az ötemizdede olabilir o yıldız. Hele iki boyutta yol çok uzayabilirken 4 boyutta(ya da zamana gore turevlediğimize gore 3 boyutta) yol çok çok daha uzayabilir. Bu durumda o yıldız sanılandan daha yakında bir yerdedir ama ışığı bize kuş uçuşu değilfarklı bir rota ile geliyordur bizde onu uzak görüyoruzdur.

BeLovED
01/07/2006, 09:24
Tam boyle değil ışık bir kaç kütle çekiminden etkilendiyse çok dolambaçlı bi şekilde gelmiştir. Bizim bu durumda 3.10^5 km/s dediğimiz sürat olur. Hız olmaz. Haliyle yer değiştirmede (displacement) bulunan rakam kadar olmayabilir az ötemizdede olabilir o yıldız. Hele iki boyutta yol çok uzayabilirken 4 boyutta(ya da zamana gore turevlediğimize gore 3 boyutta) yol çok çok daha uzayabilir. Bu durumda o yıldız sanılandan daha yakında bir yerdedir ama ışığı bize kuş uçuşu değilfarklı bir rota ile geliyordur bizde onu uzak görüyoruzdur.

Valla onu da pek kafam almadı, ışığın doğru bir yol izlediğini sanıyordum, bu şekilde çekimden etkilerek garip yollardan gelebileceği aklımın ucundan bile geçmedi ve de bunu kafama sokmam güç olacak :).Şu üniversiteyi kazanırsam daha iyi araştırıp kafama daha iyi sokarım heralde :).

esmaeild
01/07/2006, 10:20
saatin geri geri gitmesiyle izafiyet arasında bağlantı kuramadım. bu mucize ile bile ilgili olabilir ama izafiyetle ilgili olamaz diye düşünüyorum. dakikalar üçer beşer gidiyo desen bu biraz mantıklı.

pirilti
01/07/2006, 14:18
aklıma şu geldi..eğer ışık kara delikler tarafından yutuluyor olmasaydı ve insan oğlu ışıktan binlerce kat daha hızlı olabilseydi..silinmeyen dünya görüntüleri ile -yaşayış biçimlerini geriye giderek görebilirdik:P...
yapmamız gereken tek şey dünyadan saçılan ışınları zamnda önüne geçerek toplamk:P
waouuuu ne yorum yaptım ama kendimle gurur duyorum..bide yazmayı becerbilsem:P

Mingitau
01/07/2006, 16:06
Karadeliğe gir ve sonsuzluğu gör :p

Gelelim ışığın bukuolmesi olayına ışık Guneş yanından gecerken 4-8 derece bukuluyor, aslında bukulen uzay-zaman peltesi ama sonuç olarak ışık sapmış oluyor. bu durumda uygun bir ortamda(sapma açısına $a dersek 180-$a köşe iç açısına sahip bir çokgenden bahsediyoruz) hemen arkadaki ışık kaynağından çıkan fotonlarönüne çook uzaktay bir yıldızdan geliyorlarmış gibi gözükebilirler.

HunTER
01/07/2006, 16:39
Uzayı bır carcaf, kutlelerı ıse futbol topu olarak dusun.. Topu gergın bır carcafın ustune koyarsan koydugun yerde bır cokuntu (cukur) olusur.. Iste bu carcafın ustunde yol almaya calısan herhangı baska bır cısımde -ornegın kucuk bır mısket gıbı- bu cukurlara gırıp cıkarak yol alır.. ve bazen rotasıda degısebılır (kırılır).. Cunku ornegın cukurun etrafında yarım bır tur atar ve ancak bu sekılde cukurdan kacabılır..

Mısketın ne yonde gıdecegı cukurun buyuklugune ve mısketın hızına baglı olarak degısır..

Hatta uzayda surtunme olmadıgı ıcın mısket cukurun etrafında yorungeye oturup sonsuza dek orda da kalabılır.. Ve eger cukur cok derın ve mısket cok yavassa mısket cukurada dusebılır..

Ancak carsafın ustune futbol topundan daha agır bır kure ornegın bır bowlıng topu koyasarak bu kez futbol topu bowlıng topunun yarattıgı cukura dusecektır..

Ve bu boylece surup gıder..

cemaliozan
01/07/2006, 17:23
wayyy wayyy wayyyy. Uçmuşsunuz be abea. :)))))

Mingitau
01/07/2006, 18:33
ÇArşaf modeli tam değil benimde düşündüğüm bir kesme şeker suya düşerseşeker çevresi yoğunluk yüzünden ışığın kırılmasını görecez modeli vardı, ama yoğunluk ters oranda değişince senin dediğin gibi çıkma durumu oluyodu, zaten pek masraflı işti eşek gibi kameralar gerektiriyordu en az 2000 Hz de fotoğraf çekimi yapabilecek filan falan...
Lakin ışık bir defa sapınca çıkma diye bir durumu olmuyor. Sapma sonrası durum artık onun normali oluyor ve onun üzerinde devam ediyor.

myavuzselim
02/07/2006, 03:39
Zıra etrafında gerıye dogru yuruyen, tersten konusan kımseyı gormedın?

Gormek? Hersey tersine isler de gorme eylemi, beynin algilamasi vs. duzune mi isler? Bence de saati bozulmus :)

Mingitau
02/07/2006, 06:35
Ya da saat bir etki altında kaldı ve ileri gitti, etkinin yavaş yavaş ortadan kalkmasıyla geri akıp ilerleyen zamanla buluşuncaya kadar bu etki ile hareket etti.

OnR
02/07/2006, 14:13
saate tersten bakmışta olabilir o telaşla

esmaeild
02/07/2006, 22:00
http: //teknoloji.milliyet.com.tr/detay.asp?id=300
bu haber hk. ne dünüyorsunuz. biraz eskidi bu haber ama belki okumayanlar vardır diye yazdım.

http: //arsiv.hurriyetim.com.tr/tekno/turk/01/01/19/19ocak3.htm
burda daha ayrıntılı

cemaliozan
03/07/2006, 00:02
Bende bir kaç link vereyim bakalım kim ne yorum yapacak. :)))
http://www.hado.net/index2.html
http://www.wellnessgoods.com/messages.asp
http://www.adhikara.com/water.html
http://www.life-enthusiast.com/twilight/research_emoto.htm
http://www.cerncourier.com/main/article/46/2/8

(İngilizce bilmeyenler Prof. Dr. Masaru Emoto’nun Türkçeye çevrilerek yayınlanmış “SUYUN GİZLİ MESAJI” isimli kitabını okuyabilirler.)

esmaeild
03/07/2006, 09:59
Bende bir kaç link vereyim bakalım kim ne yorum yapacak. :)))

üzerinde düşünmeye değer bir konu. çok önemli buluşlara temel teşkil edebilir.