PDA

Tam Sürümünü Görmek İçin : iste yilin haberi


fgenc
16/03/2006, 18:38
Askeri harcamada gizlilik kalkacak


Bu su demek oluyor. Askeriye gayri safi milli hasilanin yarinsina sahip olan
askeriye. Harcalamarini yeni askeri gazino acmak icin mi yoksa askeri arastirma gelistirme yapmak icinmi harciyor biliyor olucaz. (yani umarim):ginginn:



http://www.e-kolay.net/haber/haber_newsletter.asp?PID=0111&HaberID=366654


Volkan Uzun
16/03/2006, 19:16
umarim ayni sekilde butcenin %20-30 gibi bir oranini alan diyanetinde harcamalari denetlenir.

Ansugo
16/03/2006, 19:32
Denetlenmesin diyen mi oldu ki?

fgenc
16/03/2006, 19:54
umarim ayni sekilde butcenin %20-30 gibi bir oranini alan diyanetinde harcamalari denetlenir.

Ben A dan Z'ye tüm bütcelerin seffaflisindan yanayim.
Anayasanin denetlenmesini men etigi tek bütce askesi bütcedir.
ayni sekilde en horca kullanilan bütcede




kantinci olan bir arkadasim aktariyor.
komutan jipini kantinin önune cektirmis
kensin kantiniymis gibi icicek o bu ne varsa doldurmus kendi evinte bir kutlama varmis (dogum günü v.s.) Adamlar kendi mail gibi göruyor devlet malini.

Askerimizi yani mehmetcigi kast etmiyorum
ama askeri elit tabakanin yasadigi lüksü
baska ülkelerin ayni düzeydeki askerlerinin yasadigini sanmiyorum-

Meteryus
16/03/2006, 20:17
bir usulsüzlük varmıdır bilmiyorum, ama askeriyede bir usulsüzlük yoksa bile harcamların herkez tarafından takip edilebilir olması, bu bütçeyi yönetenlerin daha dikkatli davranmaları gerektiğini hissettirecektir.

Güzel bir uygulama , hayırlı olsun :)

Ansugo
16/03/2006, 21:37
Ben A dan Z'ye tüm bütcelerin seffaflisindan yanayim.

Herkesin bilmesi gerekmeyen hatta herkesin bilmesinin sakıncalı olduğu durumlar da var tabii.

Bu tip bir düzenleme genel olarak merkez ve sube bazında harcamaların sayıştay denetimine tabi olması söz konusu olacaktır. Örneğin bölge-bölük bazında verilen ödeneklerin harcanması, merkezden tayin edilen gıda, sarf gibi malzemelerin harcanması gibi. Yani aslında askeriyenin içindeki kişilerin de midesini bulandırabilen ve her zaman yolsuzluğa konu olabilecek harcamalar.

Onun haricinde gene büyük bir oranı denetlenmeyecektir. Sonuçta askeri harcama dediğinizde oldukça büyük bir kümeyi işaret ediyorsunuz. Bu kümenin çoğu harcaması sakıncalı.

Tabii şu da var ki sayıştay'ın denetimine tabi olmakla halkın bileceği, öğreneceği gibi bir anlam çıkmaz. Sayıştay belediyeler (en çok yolsuzluk burada var dedikleri için özellikle söylüyorum) başta olmak üzere çoğu devlet kurumunu zaten denetliyor. Ama çoğumuzun umrunda bile olmuyor kimin zimmet yaptığı, kimin yapmadığı...

eGeMx
16/03/2006, 22:34
[quote=kara_lahana]
kantinci olan bir arkadasim aktariyor.
komutan jipini kantinin önune cektirmis
kensin kantiniymis gibi icicek o bu ne varsa doldurmus kendi evinte bir kutlama varmis (dogum günü v.s.) Adamlar kendi mail gibi göruyor devlet malini.
Askeri eğiti almak çook zor ve uzuun bir süreci içeriyor. O eğitimi aldıktan sonra hakettiklerin ise paha biçilemez. En basit örnek askeriyeden ayrılmış bir pilotuın aldığı maaş. Bu maaşı ne askeriyede çalışırken aldığıyla, ne de emekli olunca alacaklarınla denk tutulamaz. Bunu ancak askeriyenin imkan ve konforuyla denk tutabilirsin. Ayrıca bırak kantinin tamamını alsın, maaş karşılığında versen zaten çok ve çok katı üstüne vermen gerekecek..
Türkiyede en az çarçur edilen paranın askeriye olduğunu süşünüyorum. Heryerde yolsuzluk var fakat askeriyedeki disiplin ve içerisindeki denetleme ile bu olabilcek en düşük kayıp noktasında. Gazinolar vs.. gelince, aileden birinin asker olması o kişinin ailerisin hayıtını rahatlatır çünkü imkanlarından yararlanabilirsiniz. İmkanlarından yararlanırsınız çünkü babanız ömrünü eğitmeye ve eğitime harcamıştır. Bu bağlamda da şu anda askeriyenin ailelere sunabildiği imkanlar malesef çok kısıtlanmaya başlamıştır.
Bir başka not daha; Amerikanın olası Türkiye savaşı sonunda Türkiyenin direnecek gücü olmasını askeriye karşılıyor hiçşüphesiz. Nasıl mı? Aldığı teknoljik mallara.. Peki hep alıyor mu?? Bir kaçay evveline kadar yüklü miktara simülasyon aleti sattılar!
İşin siyasi kısmına, dini emmelleri denetlemesine hiç girmeyeceğimki bundan birkaç yıl evelinde bu da kısıtlandı.(milli güvenlik kurulu sayısı)

Meteryus
16/03/2006, 22:53
Askeri eğiti almak çook zor ve uzuun bir süreci içeriyor. O eğitimi aldıktan sonra hakettiklerin ise paha biçilemez. En basit örnek askeriyeden ayrılmış bir pilotuın aldığı maaş. Bu maaşı ne askeriyede çalışırken aldığıyla, ne de emekli olunca alacaklarınla denk tutulamaz. Bunu ancak askeriyenin imkan ve konforuyla denk tutabilirsin. Ayrıca bırak kantinin tamamını alsın, maaş karşılığında versen zaten çok ve çok katı üstüne vermen gerekecek..


kusura bakma ama çok güldüm :)

eGeMx
16/03/2006, 23:25
Madem eğitimi vs.. çok kolay.. Hatta idda ettiğim gibi ömür harcanmayacaksa; dışarıda pekçok işsiz var. Hadi asker olsunlar :kuuul:

Meteryus
16/03/2006, 23:53
ben eğitimi kolay olduğunu düşündüğüm için gülmedim, adamlar o kadar eğitim almış bırak kantinin tamamını alsın, mantığına güldüm, çünkü bu mantıkla hareket erriğimizde pek çok farklı noktaya ulaşabiliriz.

mesela ( sallıyorum ) tarih öğretmeni eğitimi çok zordur ama ülkemizdeki yaşam şartları her tarih öğretmeninin bir arabası olmasını mümkün kılacak şartlarda değildir, bu durumda her tarih öğretmenin kendi arabasını çalmaya hakkı vardır :) böyle düşününce gülesim geldi, kusura bakmayın.

MEHMET
17/03/2006, 00:26
desenize çarçur(!) kullanılan parayı bir de belge uzerinde goreceğiz.

konu dışı ama yine de belirtmeden gececemeyeceğim"zorunlu askerliği protesto ediyorum"

Gurhan
17/03/2006, 10:08
Ben de Ansugo gibi ilk başta bir takım harcamaların açığa çıkmasının sakıncalı olabileceğini düşündüm ama kaç tane F16 aldığımızı F16'yı aldığımız kişiden gizleyemeyiz zaten.

Artı harcamaların denetlenmeside benim için pek birşey ifade etmiyor denetliyen ne kadar sağlam bir kurum ki yada bu ülkede resmi olarak yolsuzluk yapılamıyor mu sanki?

fgenc
17/03/2006, 15:11
Ben de Ansugo gibi ilk başta bir takım harcamaların açığa çıkmasının sakıncalı olabileceğini düşündüm ama kaç tane F16 aldığımızı F16'yı aldığımız kişiden gizleyemeyiz zaten.

Artı harcamaların denetlenmeside benim için pek birşey ifade etmiyor denetliyen ne kadar sağlam bir kurum ki yada bu ülkede resmi olarak yolsuzluk yapılamıyor mu sanki?


orasi öyle!
birileri isi yine kilifina uydurur
ancak baiz korksuzca yapilan yolsuzluklardan kacinilmis olur (umarim)

HunTER
17/03/2006, 15:21
Bu ulkede oyle bı anlayıs varkı, bır organeralle ılgılı ıddaname hazırlamanız bıle mumkun degıl.. Bunu yapıyorsanız eger ya buyuk bır komplonun parcasısınız yada orduyu yıpratmaya calısıyorsunuz demektır.. Iddanamede yazdıklarınızın dogru olması gıbı bı olasılıksa soz konusu bıle degıl..

Hal boyle olunca, hangı babayıgıt savcı, sayıstas uyesı yada her kımse o cıkıp orduda yolsuzluk var dıyebılecek merak edıyorum acıkcası..

berza
17/03/2006, 15:55
bence bırak istediğini alsın doğru değil o zaman abi doktorlar da zor bi eğitim alıyorlar onlarında bazı şeyleri yapmalarına göz yumalım. mesela bence özel muayene hane açmak yasal bişey değil nasıl bi memurun fazladan başka bi yerde çalışması yasal değilse.. ama onlar ömürlerini öğrenmeye ve öğretmeye daha önemlisi insan hayatına adamış kişiler olduklarını için bööle şeylere göz yumabiliriz.

bence herşeyin karşılığı farklı. bu düşünceyle açık çek verilmiş olunur.


ha alımların gizliliğine gelince gıda temizlik vs. için şeffaflık tabikii şart, ihale usulleri falan olmalı. ama askeri malzemeye gelince onun içinse ayrı bi şeffaflık uygulanmalı. mesela milli güvenlik kurulu veya meclisle, (bakanlar kurulu oması işi daha sağlıklı kılabilir).

Mingitau
17/03/2006, 16:40
Ben de Ansugo gibi ilk başta bir takım harcamaların açığa çıkmasının sakıncalı olabileceğini düşündüm ama kaç tane F16 aldığımızı F16'yı aldığımız kişiden gizleyemeyiz zaten.

Artı harcamaların denetlenmeside benim için pek birşey ifade etmiyor denetliyen ne kadar sağlam bir kurum ki yada bu ülkede resmi olarak yolsuzluk yapılamıyor mu sanki?
F16 değilde mesela dinlerler denilen oldukça yaygın bir ulak ve kulak ağı var bunların iaşesi karşılanmak durumunda...

cemaliozan
17/03/2006, 16:48
askeri elit tabakanin yasadigi lüksü
baska ülkelerin ayni düzeydeki askerlerinin yasadigini sanmiyorum-
Hangi düzeydeki elitlikten bahsediyorsun ?
bu konu için beklerim -> msn

Gel kantin işinide bir konuşalım... Belki ortak oluruz... :)

HunTER
17/03/2006, 17:05
Herkesin bilmesi gerekmeyen hatta herkesin bilmesinin sakıncalı olduğu durumlar da var tabii.

ama askeri malzemeye gelince onun içinse ayrı bi şeffaflık uygulanmalı

Nıyekı? Ordunun ucagı tankı elektronık techızatı hangı ulkeden kaca aldıgını bılmemın nasıl bı sakıncası olabılırkı?

Hanı bunu tıcarı bır sır olarak degerlendırsek ve mesela bu olursa devletın ucuza sılah alması mumkun olmaz desek.. Yada nebılıyım, fıyatını acık etmek ıstemeyen ulkeler bızımle sılah tıcaretı yapmaz seklınde degerlendırsek..

Yınede tum bunlar nasıl bır mıllı guvenlık acıgı yaratabılırkı?

Hem bılırsınız.. Yazılımda guvenlık stratejınızı kodun kapalı olusu ustune kurmak saglıklı bı yaklasım degıldır.. Onemlı olan kod acık olsa bıle bır guvenlık zafıyetı yaratmamak.. Aksı halde bırı gelıp kodunuzu okudugunda ısınız bıter..

Bunun gıbı.. Eger orduda harcamalarının bılınmesının bı guvenlık zafıyetı olusturacagını dusunuyorsa, o zaman guvenlık zafıyetı yaratmayacak harcamalara yonelsın..

cemaliozan
17/03/2006, 17:09
Ben eğitimi kolay olduğunu düşündüğüm için gülmedim, adamlar o kadar eğitim almış bırak kantinin tamamını alsın, mantığına güldüm, çünkü bu mantıkla hareket erriğimizde pek çok farklı noktaya ulaşabiliriz...
Usta siz askerliği ya yapmamışsınız yada turistik bir sahil şeridinde Turizm jandarması olarak yapmışsınız.

Önce şu kantin olayına deyinelim. Ben askerde kantinciydim. (Hemde komondo kantinciydim :)) Büyük bir birliğin kantininde çalışıyordum. Sizin dediğiniz gibi de yol geçen hanı değildi. M.S.B. müfettişlerinden tutunda vergiden muaf olmasına rağmen defterdarlığa kadar bir çok kurumun denetimi altındaydı bizim kantin. Bilakis kantin gelirlerinden elde edilen kar marjlarıda düşüktür. Çünki amaç kar değil personelin ihtiyaçlarını gidermektir. Bugün Türkiyede ki hipermarketçilik kavramı daha yokken T.S.K. içinde hipermarketçilik vardı. (Bkz. Ordu pazarları) .

Yolsuzluk ve usulsüzlük yokmuydu. Vardı tabii. ama bu orada görevlendirilen personelin menfaatleri doğrultusunda hareket etmelerinden kaynaklanıyordu. ve komuta katı tarafından mutlaka hukuki boyutları uygulanıyordu. Kesinlikle bazı arkadaşların dediği gibi elit bir kısmın değil. Bahsettiğiniz o elit kısım için OYAK kuruluşları zaten yeterlidir. Böyle kantinlere ihtiyaçları yoktur.

Kantinlerin içinde gelirleri en yüksek olanlar acemi birlikleridir. Onlarda gelirlerinin büyük bir bölümünü yine kendi tesis ve teçhizatlarının bakım ve onarımı için harcarlar. Çevrenizde bir jandarma karakolu varsa gidin bir çaylarını için. Devletin her işe ve her ihtiyaca yetişemediğini görürsünüz. Karakolun ampülünü, kağıdını vs. malzemesini çevre köy ahalisi muhtarlar kanalıyla sağlarlar.

Ama dersenizki T.S.K. de büyük ihlalerle ilgili yolsuzluklardan ne haber ? İşte ona söyleyecek sözüm yok. Ben memletimizin askerlerinide polislerinide seviyor ve yaptıkları işe saygı duyuyorum. Bir kaç kendini bilmezin yaptıklarından tüm bir camiayı sorumlu tutmak mantıklı olmaz. Bu insanların içinde tüyü bitmedik yetimin hakkını koruyan çoklarını gördüm. Emrindeki fakir garip erlerin çarşı izinlerinde harçlıklarını ceplerinden verenleri gördüm. Bu nedenle genellemelerden kaçınmak gerekir. Hepinize kucak dolusu selamlar...

fgenc
17/03/2006, 17:26
hunter@ standart bir silayhin kaca alindigi aslinda bir deger ifade etmiyor
Arge (arastirma gelistirme böylemi kisaltiliyor) masraflari saklanmak istenebilir.
gerci bizim askeriyemiz bu gibi isler yapiyormu bilmiyorum.
Duydugum kadari ile.Topcularin kullandigi hava tahmin raporu balonu icin (balon deyip gecmeyelim radio sinyanleri ile havaraporunu top atis mevkisine bildiriyor)
100 dolar ödeniyormus. ve atis talimi esnasinda bunlardan her 45 dakikada bir atilmasi gerekiyormus..Askeriyemiz ordusunun parasütünü dahi usadan aliyor.

Sebeb: onlar bizden daha ucuza imla ediyormus? olabilir! Bir odunun bu kadar basit bir ürün icin baska bir ülkeye bagimli kalmasi bence mantikli degil.

HunTER
17/03/2006, 17:59
Kesinlikle bazı arkadaşların dediği gibi elit bir kısmın değil. Bahsettiğiniz o elit kısım için OYAK kuruluşları zaten yeterlidir. Böyle kantinlere ihtiyaçları yoktur.

Ben acıkcası ordu mensuplarının sahıp oldugu ımtıyazlardan rahatsız olanlardanım.. Tamam bu ınsanlar sınırlarımızı koruyor ve yerı geldıgınde bızım ıcın oluyor olabılırler ama aynı sey emnıyet teskılatı ıcınde gecerlı.. Ancak onlar subaylarımız kadar yuksek yasam standartlarına sahıp degıl..

Yanı bu bır celıskı.. Ya ordu mensuplarından sahıp oldugu ımtıyazlar gerı alınmalı yada bu ımtıyazlar tum rısk gruplarına dagıtılmalı..

Kaldıkı ulke, tarıhındekı en buyuk krızlerden bırını yasarken ve her kurum oyle yada boyle tasarruf tedbırlerı alırken (mesela yoksul ogrencılere verdıklerı bursları keserken) ordunun kılını bıle kıpırdatmaması benı gercekten rahatsız edıyor..

Sonuc olarak.. Seffaflık ıyı bısey.. Eger ordunun neye ne kadar harcadıgını bılırsem, elestırılerım de daha saglıklı olur.. Tabı sızınkılerde.. Yoksa "ama onlar sınırlarımızı koruyor" der gecerız.. ve konu kapanır..

Gurhan
17/03/2006, 18:05
Nıyekı? Ordunun ucagı tankı elektronık techızatı hangı ulkeden kaca aldıgını bılmemın nasıl bı sakıncası olabılırkı?
Kaça alındığından ziyade kaç tane alındığının bilinmesi sakıncalıdır.

Volkan Uzun
17/03/2006, 18:18
kaca alindiginin bilinmeside problem olabilir cunku uluslarasi ilikisde her zaman en ucuzu almazsiniz ve bilmeyen biri neden cin mali tank almadinda gittin amerikan mali tank aldin arada 4 kat fiyat farki var diye bogurebilir.

cemaliozan
17/03/2006, 18:49
aynı sey emnıyet teskılatı ıcınde gecerlı.. Ancak onlar subaylarımız kadar yuksek yasam standartlarına sahıp degıl..

Yanı bu bır celıskı.. Ya ordu mensuplarından sahıp oldugu ımtıyazlar gerı alınmalı yada bu ımtıyazlar tum rısk gruplarına dagıtılmalı..
İyide üstad anlaşılmayan konu şu ki bu saydığınız imtiyazlar ordu evleri, gazinolar vs. sosyal tesislerin büyük bir bölümü ordu mensuplarının maaşlarından her ay kesilen OYAK kesintileriyle yapılıyor. Devletin katkısı yok denecek kadar az. Polisde yok, çünki polisin POYAK'ı yok. :)

Düşünsenize yüzbinlerce ordu mensubunun maaşının %10'nuna yakın bir bölümü OYAK aidatı olarak her ay maaşından kesiliyor. Başka bir bankaya yada sosyal kuruluşa bu paraları verseniz inanın daha çok imtiyaz ve imkan sağlarlar ordu mensuplarına.

Gurhan
17/03/2006, 20:11
Düşünsenize yüzbinlerce ordu mensubunun maaşının %10'nuna yakın bir bölümü OYAK aidatı olarak her ay maaşından kesiliyor.

Düşünsenize polis maaşında böyle bir kesinti olmamasına rağmen askerden daha az maaş alıyor. yada bir askerin emekli olunca aldığı toplu para ile polisinkini kıyaslayın yada askerin emekli maaşı ile polisinkini kıyaslayın yada.... yada...

Bizde asker kutsaldır ve orduda bunu çok güzel bir şekilde sömürüyor...

fgenc
17/03/2006, 20:17
aslina bakarsaniz yasal yollarla aldiklari maas beni hic ilgilendirmiyor

bir ideaya göre bir cok genelral türkiyenin gizli zenginlerindenmis
tabi ne kadar dogrudur bilemem

Meteryus
17/03/2006, 21:04
Usta siz askerliği ya yapmamışsınız yada turistik bir sahil şeridinde Turizm jandarması olarak yapmışsınız.


buna da çok güldüm, ama tespit doğru, henüz askerliğimi yapmadım : )

Gerçi ben kantinlerin yol geçen hanı olduğunu idda etmedim, benim eleştirim yukardaki mesajda yazılanların cevabıydı , halen de " emeğin karşılığını biz veremiyoruz, bırakalım kendileri alsınlar " mantığına karşıyım.

askeriyede de her para işinin döndüğü yerde olduğu gibi gelirleri şahsi memfaatleri için kullanmak isteyen insanlar kesin vardır, bunlar generel de olabilir er de, şeffaflık zaten birkaç kişi yüzünden bütün kurumun karalanması durumunu engellememiz için önemli.

Ayrıca HunTER'ın bu (http://forum.ceviz.net/showpost.php?p=200127&postcount=19)ve bu (http://forum.ceviz.net/showpost.php?p=200127&postcount=21) mesajlarında yazdıklarının kesinlikle doğru olduğunu düşünüyorum.

MEHMET
17/03/2006, 23:28
OYAK ın baskı ile devlet ihalelerini aldığını tüm gazetelerde okuyoruz zaten. Her ne düşünürseniz düşünün zaman zaman kendisi için tehdit oluşturan ordunun halkın vergileri ile bu durumda olduğumuzu unutmayalım. İsrafı yada beleşciliği bir kesinti ile açıklamayalım.

Mingitau
18/03/2006, 04:52
OYAK ın baskı ile devlet ihalelerini aldığını tüm gazetelerde okuyoruz zaten. Her ne düşünürseniz düşünün zaman zaman kendisi için tehdit oluşturan ordunun halkın vergileri ile bu durumda olduğumuzu unutmayalım. İsrafı yada beleşciliği bir kesinti ile açıklamayalım.

Böyle bişi duymamışım.Hedef tahtasında olan bir kurumun bu şekilde avranması komik olur, ancak Oyak Holding giderek yumeye ve canavar olmaya yoneliyor. Bu ise kendi içinde bir takım menfaat çetelerinin oluşumuna imkan verebilir, bunların ne kadarı asker olur bilmem....

MEHMET
18/03/2006, 08:54
Böyle bişi duymamışım.Hedef tahtasında olan bir kurumun bu şekilde davranması komik olur, ancak Oyak Holding giderek yumeye ve canavar olmaya yoneliyor. Bu ise kendi içinde bir takım menfaat çetelerinin oluşumuna imkan verebilir, bunların ne kadarı asker olur bilmem....
Neden komik olsun ki? bahsedilen milyar dolar bir sanayi ise hiçte komik değil. Evet kabul ediyorum OYAK giderek buyuyor ama nasıl buyuduğunu gormezlikten gelmemek lazım. Mesela OYAK değil. Mesela ordu daki kaynaklarımızın nasıl harcandığıdır. Orduya verilen bu kadar butce turkiyeye dağıtılsaydı herhalde bu kadar sık krizlerimiz olmazdı

Mingitau
18/03/2006, 11:59
Neden komik olsun ki? bahsedilen milyar dolar bir sanayi ise hiçte komik değil. Evet kabul ediyorum OYAK giderek buyuyor ama nasıl buyuduğunu gormezlikten gelmemek lazım. Mesela OYAK değil. Mesela ordu daki kaynaklarımızın nasıl harcandığıdır. Orduya verilen bu kadar butce turkiyeye dağıtılsaydı herhalde bu kadar sık krizlerimiz olmazdı
Kanıt var mı bu sakılar konusunda, yoksa şehir efsanesi mi? Oyak'ın tek bir baskı kurmaya çalıştığu ihaleyi Erdemirde gördüm onda da şamar oğlanı oldular politikaları yüzünden.Neden rduya dağıtılan kaynağı fazla görüyorsunuz hala anlamış değlim. farketmesenizde Türkiye sakat bir bölgede duruyor. Bence ordudan değilde belediyeleren kaldırım taşlarını değiştirme yetkisi alınarak tasarrufa gidilse daha çok şey elimizde kalır diye düşünüyorum.

Ansugo
18/03/2006, 13:02
Neden rduya dağıtılan kaynağı fazla görüyorsunuz hala anlamış değlim. farketmesenizde Türkiye sakat bir bölgede duruyor. Bence ordudan değilde belediyeleren kaldırım taşlarını değiştirme yetkisi alınarak tasarrufa gidilse daha çok şey elimizde kalır diye düşünüyorum.

Ordunun yapısı belediye gibi olsaydı Emin Colasan'a hergun yazi cikardi.

HunTER
18/03/2006, 14:10
Neden rduya dağıtılan kaynağı fazla görüyorsunuz hala anlamış değlim. farketmesenizde Türkiye sakat bir bölgede duruyor

Ordunun mazaretı buydu.. Ama buna karsı uretebıldıklerı tek cozum hep daha cok askerı sılah altında tutmak oldu.. Oysa tek cozum bu degıl.. Asker sayımız kadar arastırma gorevlımız olsa su an cok daha az sayıda askerle cok daha caydırıcı bı guc olurduk..

Ama bunun yerıne bız ne yaptık? Cıkan ılk kırızde arastırma gorevlısı kodlarını dondurduk.. Ote yandan bakıyorum orduda donan bısey varmı dıye? Hayır.. Ordunun modernızasyonu ıcın ıhaleler son hızıyla devam edıyor...

E sımdı bundan rahatsızlık duymayacaksam neden duyucam soylermısın?

atg
18/03/2006, 18:20
Ama bunun yerıne bız ne yaptık? Cıkan ılk kırızde arastırma gorevlısı kodlarını dondurduk..

Haklısında haklı olmasına ama, türkiyedeki araştırma görevlileri neyi araştırıyor, türkiyede ar-ge personeli deyince benim aklıma gelen tek şey sırt üstü yatan adamlar, ya canım adam soğuk füzyonu icat edecektide labaratuarını mı kapattılar.


Ote yandan bakıyorum orduda donan bısey varmı dıye? Hayır.. Ordunun modernızasyonu ıcın ıhaleler son hızıyla devam edıyor...

türk ordusunun elindeki teçhizatın hali duman, daha hala 57 yılından kalma reo kullanılıyor, 5 sene önce mercedes aldılar, hele tankları görsen, m48, tam bir rezalet her 100 km de bir arıza çıkartıyor, zırt pırt mil kırıyor, 1500 litre benzinle 300 km gidiyor, topu 90 mm, bugün nato standartı 120mm ama bizim elimizde öyle bir tank bile yok, 5 sene öncesine kadar daha hala uh-1 kullanıyorduk, amerikalılar incirlikte gelip ağzı açık bir vaziyette bizim teknisyenleri seyrediyor muş, bu helikopterler hala çalışıyor mu diye, gittiler en sonunda cougar aldılarda bir şeye benzedi. bunun ötesinde mesela bize awacs satmıyorlar, bizimkiler gitti italyadan cn 235 aldılar, diğer taraftan ericcsonla anlaşıp, dünyanın manyetik alanındaki sapmaları hesaplayan radar yaptırıp bunu cn 235 lere takıp deniz altıları tespit edecekler, yani ölme eşşeğim ölme adamlar tutup birde "aha kriz girdi çıkmasını bekliyek" mi desinler, ya arkadaşlar insaf biraz temelli cıs-cıbır kalacaz

HunTER
18/03/2006, 19:56
.. yani ölme eşşeğim ölme adamlar tutup birde "aha kriz girdi çıkmasını bekliyek" mi desinler, ya arkadaşlar insaf biraz temelli cıs-cıbır kalacaz

Asıl cıs cıbır kalmak ne demekmıs bundan bı yırmı otuz yıl sonra gorucez sanırım.. Bız sımdılık tasıma suyla degırmen dondurmeye calısalım..

atg
18/03/2006, 20:06
Asıl cıs cıbır kalmak ne demekmıs bundan bı yırmı otuz yıl sonra gorucez sanırım..

Ben o kadar uzağı göremiyorum ne olacak söylede bizde bilelim


Bız sımdılık tasıma suyla degırmen dondurmeye calısalım..
Hangi değirmene nerden su çekiyorsun?

HunTER
18/03/2006, 20:21
Polemıge gırmeye gerek yok.. Sadece senın yazdıklarından bıle ortaya cıkan sonuc sukı, modernısazyonu kendı kaynaklarımızla yapamıyoruz.. Oyleyse bı muddet daha dısarıya para akıtmaya, modernı dısardan ıcerıye tasımaya mecburuz..

Bunu tersıne cevırmenın tek yolu ıse ARGE'ye daha cok kaynak ayırmak.. E bunuda arastırma gorevlısı kadrolarını dondurarak yapacak halımız yok..

Oyleyse gerıye bır ıhtımal kalıyor.. Turkıye nefesı yettıgı yere kadar boyle devam edecek ancak en sonunda batıcak.. Cunku uretmeden tuketıyor..

turker
18/03/2006, 20:48
Haklısında haklı olmasına ama, türkiyedeki araştırma görevlileri neyi araştırıyor, türkiyede ar-ge personeli deyince benim aklıma gelen tek şey sırt üstü yatan adamlar, ya canım adam soğuk füzyonu icat edecektide labaratuarını mı kapattılar.
Kaç tane ar-ge binası,labaratuarı,çalışanı gördün hayatında?

Mingitau
18/03/2006, 23:31
Ordunun mazaretı buydu.. Ama buna karsı uretebıldıklerı tek cozum hep daha cok askerı sılah altında tutmak oldu.. Oysa tek cozum bu degıl.. Asker sayımız kadar arastırma gorevlımız olsa su an cok daha az sayıda askerle cok daha caydırıcı bı guc olurduk..

Ama bunun yerıne bız ne yaptık? Cıkan ılk kırızde arastırma gorevlısı kodlarını dondurduk.. Ote yandan bakıyorum orduda donan bısey varmı dıye? Hayır.. Ordunun modernızasyonu ıcın ıhaleler son hızıyla devam edıyor...

E sımdı bundan rahatsızlık duymayacaksam neden duyucam soylermısın?

Çıkan ilk krizde araştırma görevlisi kadroları durmadı. Sapla samanı karıştırmayalım. Şu an ki sıkıntı siyasal otoritenin alınacak görevliyi senin gostereceğin 3 aday arasından ben seçerim demesinden kaynaklanıyor.

Mingitau
18/03/2006, 23:39
türk ordusunun elindeki teçhizatın hali duman, daha hala 57 yılından kalma reo kullanılıyor, 5 sene önce mercedes aldılar, hele tankları görsen, m48, tam bir rezalet her 100 km de bir arıza çıkartıyor, zırt pırt mil kırıyor, 1500 litre benzinle 300 km gidiyor, topu 90 mm, bugün nato standartı 120mm ama bizim elimizde öyle bir tank bile yok, 5 sene öncesine kadar daha hala uh-1 kullanıyorduk, amerikalılar incirlikte gelip ağzı açık bir vaziyette bizim teknisyenleri seyrediyor muş, bu helikopterler hala çalışıyor mu diye, gittiler en sonunda cougar aldılarda bir şeye benzedi. bunun ötesinde mesela bize awacs satmıyorlar, bizimkiler gitti italyadan cn 235 aldılar, diğer taraftan ericcsonla anlaşıp, dünyanın manyetik alanındaki sapmaları hesaplayan radar yaptırıp bunu cn 235 lere takıp deniz altıları tespit edecekler, yani ölme eşşeğim ölme adamlar tutup birde "aha kriz girdi çıkmasını bekliyek" mi desinler, ya arkadaşlar insaf biraz temelli cıs-cıbır kalacaz

Türkiye Hava ve Deniz Kuvvetlerinde Akdenizin tamamını dinleyecek kapasitede Türkiye' de üretilmiş teknolojiyi kullanıyor.
Birazda içerde yapılanlara bakın. Mesela hemen bir örnek vereyim, askeri değil ama ticari alanda. Fırınların iç yüzeyi bir tür ısı yalıtım seramiği ile kaplanır. bir iki micron ısı yalıtım malzemesi fırının iç sıcaklığı olan 300 derec civarının dışarıdan hissedilmemesini sağlar. Bir yıl öncesinde Türkiye'de hemen her firma bu malzemeyi dışardan alıp kaplama yapardı. Kilogramını 5-6 € fiyatla, şu an Türkiye de bu malzeme başka bir bileşimle temin ediliyor ve inanılmayacak bir fiyata, kilogramının satış fiyatı 35€cent.

HunTER
18/03/2006, 23:40
Çıkan ilk krizde araştırma görevlisi kadroları durmadı. Sapla samanı karıştırmayalım. Şu an ki sıkıntı siyasal otoritenin alınacak görevliyi senin gostereceğin 3 aday arasından ben seçerim demesinden kaynaklanıyor.

Olayın teknık arkaplanı benı ılgılendırmıyor.. Bırılerı krız var tasarrufa gıtmemız gerek dedı kadroları dondurdu.. Kımsede sesını cıkarmadı.. Aynı kesıntı subay alımlarında yapılsaydı acaba neler olurdu? Daha dogrusu yapılabılırmıydı acaba?

Ama madem bu senı tatmın etmıyor.. Aynı esnada basbakanlık ve beledıye burslarının kesılmesını ornek gosterebılırım.. Herhalde bunun otorıteler arası sıdık yarısıyla ılgısı yoktur?

turker
18/03/2006, 23:44
bildiğim kadarıyla kara kuvvetlerinin askerlere verdiği 'kevlar' türkiyede üretilecek. malzeme ve imalat türkiyede yapıldı. ithal edilene oranla daha ucuz, daha sağlam ve daha hafif.

bunlar güzel şeyler ama kötüleri şeyleri de es geçmemek lazım.

turker
18/03/2006, 23:48
@hunter: başbakanlık ve belediye bursları ne zaman kesildi? eskiden başbakanlık burs vereceği kişileri kendi belirliyordu onu yurtkura devretti. hatta şimdi eskiye göre daha sorunsuz şeklide burs alınabiliyor, ödemeler zamanında yapılıyor. belediye burslarında da bir kesinti azalma olmadı. en azından benim bildiklerimde.

atg
18/03/2006, 23:52
Polemıge gırmeye gerek yok.. Sadece senın yazdıklarından bıle ortaya cıkan sonuc sukı, modernısazyonu kendı kaynaklarımızla yapamıyoruz.. Oyleyse bı muddet daha dısarıya para akıtmaya, modernı dısardan ıcerıye tasımaya mecburuz..

Bugün f-16 benzeri bir uçağın ar-ge maliyeti yaklaşık olarak 16 milyar dolar (bu rakamı kafadan sallamadım, lavinin maliyetini söyledim) f-16 a/b nın birim başı üretim maliyeti 14.4 milyon dolar, f-16 c/d nin tane başına üretim maliyeti 18.8 milyon dolar. Lockeed marthin bunun tanesini 26.7 milyon dolardan satıyor. varsayalım ki biz 200 tane f-16 dengi uçağı bünyemize katmak istiyoruz ne eder peki? 200x14.4 milyar üretim maliyeti + 16 milyar dolar ar-ge masrafı ~= 19 milyar dolar, bunun yerine gidip 200 tane f-16 alsak 200x26.7 ~= 5,5 milyar dolar, hesap ortada, bugün türkiye 5 milyar dolar için fabrikalarını satıyor, dış borç almış başını gitmiş, biz şimdi uçak yapmaya kalksak asıl o zaman bütçe çöker, zaten kaldıki öyle bir şey yapmaya kalksak bile engel olurlar, zamanında amerikancılar israil senatosunda sağlık bakanının oyuyla 1 fazlayı elde edip laviyi veto etmediler mi? ben bunları göz önüne alıyorum, yoksa bende isterim bizde uçak üretelim, tank üretelim. Hoş gerçi zaten ordu boş durmuyor bizimde ürettiğimiz şeyler var mesela dünyanın en ucuz ve en hızlı gözlem uçağı türk malı, pervaneli motorla ses hızına çıkıyor, adı neydi hatırlayamadım, onuda siz söyleyin.



Bunu tersıne cevırmenın tek yolu ıse ARGE'ye daha cok kaynak ayırmak.. E bunuda arastırma gorevlısı kadrolarını dondurarak yapacak halımız yok..

Evet bu doğru ben buna bir şey demiyorum, ama zor, kim ar-ge ye kaynak ayıracak mesut yılmaz mı? ayırsalarda zaten söyledik işte bu işlerin altından kalkmak için iyi iş çeviren biri lazım, o da türkiye de yok


Oyleyse gerıye bır ıhtımal kalıyor.. Turkıye nefesı yettıgı yere kadar boyle devam edecek ancak en sonunda batıcak.. Cunku uretmeden tuketıyor..
O kadar değil canım, 3-5 tane tank alınca ülkenin bütün maliyesi çökecek mi, bizim ekonomimiz bu kadar zayıf değil.

HunTER
19/03/2006, 00:11
başbakanlık ve belediye bursları ne zaman kesildi? eskiden başbakanlık burs vereceği kişileri kendi belirliyordu onu yurtkura devretti. hatta şimdi eskiye göre daha sorunsuz şeklide burs alınabiliyor, ödemeler zamanında yapılıyor. belediye burslarında da bir kesinti azalma olmadı. en azından benim bildiklerimde.

Esım alıyordu basbakanlık bursunu ve bıze ozel bı durum degılse bu yaklasık bır donemlık kesıntı yasadık.. Hatta o donemde devletın tassarruf tedbırlerı cercevesınde basbakanlık burslarında kesıntıye gıdecegıne ılıskın haberler ızledıgımı hatırlıyorum.. Bu soyledıgım bundan ıkı yıl onceydı.. Eger sımdı tekrar vermeye basladırlarsa bılmıyorum..

O kadar değil canım, 3-5 tane tank alınca ülkenin bütün maliyesi çökecek mi, bizim ekonomimiz bu kadar zayıf değil.

Eger 3-5 tank bızım modernızasyon sorunumuzu halledebılıyorsa mesele yok.. Hatta aramızda para toplayıp bız bıle alabılırız bunları.. Yok ama mesele daha buyuk ve sureklılık ısteyen bıseyse tum artı malıyetlerıne ragmen bu uretımı bızım yapmamız sanırım uzun vadede cok daha ekonomık olacaktır..

Evet bu doğru ben buna bir şey demiyorum, ama zor, kim ar-ge ye kaynak ayıracak mesut yılmaz mı?

E bız burda neden gırtlak patlatıyoruz? Bırılerı sesımızı duysun bu ısın onemını kavrasın harekete gecsın dıye.. Ama ben senı bıle ıkna edemıyorsam ısımız zor demektır..

Yada ben bu konuda oldukca becereksız bı adamım..

turker
19/03/2006, 02:28
başbakanlık burslarında dediğin zamanlarda bir gecikme oldu diye hatırlıyorum. ama daha sonra zamanında ödenmeyen paraları toplu olarak ödediler yanılmıyorsam. neyse konu bu değil zaten...

Mingitau
19/03/2006, 12:35
Olayın teknık arkaplanı benı ılgılendırmıyor.. Bırılerı krız var tasarrufa gıtmemız gerek dedı kadroları dondurdu.. Kımsede sesını cıkarmadı.. Aynı kesıntı subay alımlarında yapılsaydı acaba neler olurdu? Daha dogrusu yapılabılırmıydı acaba?
1. Kimse sesini çıkarmadı değil YÖK, Üniversiteler Arası Kurul ile Hükümet arasında ciddi tartışmalar yaşandı. ÜAK bir ara araştırmacıları yarı zamanlı istidam edip, çalışanları başka yönlerden motive etmek için üniversite döner sermayelerinin kullanılması kararını almıştı bunun üzerinede hüümet bunlarada el atmıştı.
2. Ordunun subay alımları anlık değil 6 yıllık planlarla olmakta. Belediye ye memur alır gibi subay işe almıyorsunz.

Mingitau
19/03/2006, 12:36
Esım alıyordu basbakanlık bursunu ve bıze ozel bı durum degılse bu yaklasık bır donemlık kesıntı yasadık.. Hatta o donemde devletın tassarruf tedbırlerı cercevesınde basbakanlık burslarında kesıntıye gıdecegıne ılıskın haberler ızledıgımı hatırlıyorum.. Bu soyledıgım bundan ıkı yıl onceydı.. Eger sımdı tekrar vermeye basladırlarsa bılmıyorum..
Yurt-Kur'dan kredi alan başbakanlık burslularının bursları kesildi. Belediyelerin değil ama üniversitelerin yan gelirlerinden öğrencilerine sağladıkları burslar kesildi.

HunTER
19/03/2006, 13:33
Yanı?

cemaliozan
20/03/2006, 09:32
Görülen o ki T.S.K. nin denetlenip denetlenmemesi olayı yıllardır kanayan bir yarayı ceviz sayfalarına taşımış durumda. Asıl sorun yaranın varlığı, yada kanamanın olup olmaması değil. Asıl sorun daha 5-10 yıl öncesine kadar sorunun var olduğunun bile tartışılamamasıdır.

Yolsuzluk bizim meleketimizde o kadar yerleşik bir hale gelmiş ki, "Benim memurum işini bilir" gibi bir söz en üst makamdan çıkarak kamuca ve milletçe kanıksanmış ; Ne o sözün söylendiği zamanda nede ondan sonra hiç bir vatandaşımız çıkıpta "Utanmaz adam, nasıl böyle konuşabiliyorsun" diye hesap sormamıştır.

Din, dil, ırk ve renk ayrımı olmaksızın aynı bayrağın altında, aynı topraklar üzerinde yaşadığımıza göre ortak hedefimiz bizden sonra gelecek nesillere evrensel olarak daha iyi yaşayabilecekleri bir dünya sağlamak olmalıyken, halen üç kuruşluk menfaat peşinde koşup, bireysel çıkarları için memleketin geleceğini karartanları bile yargılamaktan, cezalandırmaktan aciziz. Her gün okuyoruz gazetelerde, dergilerde ; Baklava çaldıkları için ağır cezalara çarptırılanlarla, tüyü bitmedik yetim hakkına göz dikenlerin aldıkları gülünç bir o kadar da düşündürücü cezaları.

Sanırım şu forumda sektörel olarak hangi kesimden olursa olsun herkes temiz bir toplum, güvenli ve ferah bir yaşama hayır diyemez. Ama görülen o ki, devletin resmi her kurumuna "Benim memurum işini bilir" zihniyeti yerleşmiş, elinde imkan olan birileri ya bunları gizlemiş, yada siyasi şov haline çevirmiştir.

Şimdi sizlere sormak istiyorum ; Bilişimin neferleri olarak kaçınız herhangi bir devlet kurumunda meydana gelen veya iddia edilen bir yolsuzluk için ilgili kuruma, o kurumun bağlı olduğu üst kurumlara bir kınama, gerçeklerin ortaya çıkarılmasını talep etme gibi bir mesaj gönderdiniz ? Cevap alamayacağınızı bilseniz bile birilerinin bu tür olaylar karşısında duyarsız olmadığını gösterdiniz ?

Bugün toplumsal tartışmalarımızın büyük bölümü yolsuzluklar, rüşvet, usulsüzlükler vs. olmayabilir bunun yerine memleketin başka sorunlarının nasıl çözüleceği olabilirdi. Ama dar görüşlü bir kesim kah dinden, kah ilimden, kah siyaset ve politikadan dem vurarak memleketin gerçeklerini bazen bilerek, bazende farkında olmadan örtmektedir.

Gelin bu davranışlarımızdan vazgeçelim. Duyarsız bir toplum olmaktan çıkıp duyarlı hale gelelim. Tepkisiz ve eylemsiz kalmayalım. İnsanların renkleri, dini, siyasi, politik görüşlerini tartışmak yerine her gece aç ve sefil yatan, kimi kimsesi olmayan, ailesine bakamayan yardıma muhtaç insanlarımızın sayısını nasıl azaltırız bunu tartışalım. bilişimi memleketimizin ilerlemesi için nasıl kullanabiliriz bunları tartışalım. Gördüğümüz usulsüzlükleri, ihmalleri ilgili yerlere karşılık beklemeden bildirelim.

Hepinize kucak dolusu selamlar...