Sahin
03/03/2003, 22:00
Bizdede zaman zaman olan bir olay ama acı bir olay bu.
30 Ağustos 1922, yani her sene anısına kutladığımız Zafer Bayramı için yapılan savaş;
Hasan Rıza Soyak, Atatürk’ten Hatıralar, Cilt:I,
Ertesi gün sabahın erken saatlerinde muharebe alanını dolaşıyor. Manzara çok hazindir; binlerce düşman cesedi... Birbirinin üzerine yıkılmış yüzlerce topçu hayvanı... Terk edilmiş toplar; cephaneler...
Asil ruhlu Büyük İnsan, üzüntü duyuyor:
-Bu manzara insanlığı utandırabilir, fakat meşru müdafaamız için buna mecbur olduk. Türkler, başka milletlerin vatanında böyle bir harekete teşebbüs etmezler diyor.
Biraz ileride topların arasında yerde bir Yunan bayrağı görüyor; eliyle işaret ederek emrediyor:
-Bir milletin istiklâl alâmetidir (sembolüdür). Düşmanın da olsa ona hürmet etmek lâzımdır. Bayrağı yerden kaldırıp topun üzerine koyunuz.(2)
30 Ağustos’un gerçek anlamını ve önemini BüyükZafer’in ikinci yıl dönümünde (30Ağustos 1924) Dumlupınar’ın Çal tepesinde yapılan törende Atatürk’ün verdiği söylevde görürüz:
Birde barış için bedel isteyenler çıktı, savaşın bedelini neyle ödeyeceklerini düşünmeden.
"Her alternatifin bir bedeli vardır" diyor Tayyip Erdoğan tabi o böyle derde destek gelmez mi? Anında, zaten yagmur yağsada bahane olsa vergi alsak zihniyetindeki hükümet gecikmedi.
Maliye Bakanı Kemal Unakıtan, barışı korumanın bir maliyeti olduğunu, bu çerçevede ek emlak ve ek taşıt vergisi alma yoluna gidildiğini söyledi. Unakıtan: "Madem barış istiyorsunuz, ek emlak ve ek taşıt vergisine katlanırsınız!"
Bu ne ya tehdit mi bu? Savaş isteseydik ne olacaktı başımız göğemi erecekti? Alacağımız para bizi düzemi çıkaracaktı?
30 Ağustos 1922, yani her sene anısına kutladığımız Zafer Bayramı için yapılan savaş;
Hasan Rıza Soyak, Atatürk’ten Hatıralar, Cilt:I,
Ertesi gün sabahın erken saatlerinde muharebe alanını dolaşıyor. Manzara çok hazindir; binlerce düşman cesedi... Birbirinin üzerine yıkılmış yüzlerce topçu hayvanı... Terk edilmiş toplar; cephaneler...
Asil ruhlu Büyük İnsan, üzüntü duyuyor:
-Bu manzara insanlığı utandırabilir, fakat meşru müdafaamız için buna mecbur olduk. Türkler, başka milletlerin vatanında böyle bir harekete teşebbüs etmezler diyor.
Biraz ileride topların arasında yerde bir Yunan bayrağı görüyor; eliyle işaret ederek emrediyor:
-Bir milletin istiklâl alâmetidir (sembolüdür). Düşmanın da olsa ona hürmet etmek lâzımdır. Bayrağı yerden kaldırıp topun üzerine koyunuz.(2)
30 Ağustos’un gerçek anlamını ve önemini BüyükZafer’in ikinci yıl dönümünde (30Ağustos 1924) Dumlupınar’ın Çal tepesinde yapılan törende Atatürk’ün verdiği söylevde görürüz:
Birde barış için bedel isteyenler çıktı, savaşın bedelini neyle ödeyeceklerini düşünmeden.
"Her alternatifin bir bedeli vardır" diyor Tayyip Erdoğan tabi o böyle derde destek gelmez mi? Anında, zaten yagmur yağsada bahane olsa vergi alsak zihniyetindeki hükümet gecikmedi.
Maliye Bakanı Kemal Unakıtan, barışı korumanın bir maliyeti olduğunu, bu çerçevede ek emlak ve ek taşıt vergisi alma yoluna gidildiğini söyledi. Unakıtan: "Madem barış istiyorsunuz, ek emlak ve ek taşıt vergisine katlanırsınız!"
Bu ne ya tehdit mi bu? Savaş isteseydik ne olacaktı başımız göğemi erecekti? Alacağımız para bizi düzemi çıkaracaktı?