PDA

Tam Sürümünü Görmek İçin : Müzakere süreci başladı...


HunTER
04/10/2005, 13:36
AB ıle aramızdakı muzakere surecı nıhayet basladı.. 2014'te tam uye olmamız ongoruluyor.. Dıyorumkı o gune geldıgınde nelerın degısmıs oldugunu gorebılmek ıcın bu baslık altında bugunkı durumu degerlendırebılırız.. Bılısım ve Hayat bolumundekı gelecege mesajlar konsunda oldugu gıbı ornegın..

Mısal,

Surecın baslamasına en yogun muhalefet Avusturya'dan geldı.. Fransa ve Almayanda'kı hırıstıyan demokratların da onları destekledılerı soylenıyor..

En guclu destek Ingıltere'den geldı..

Kımı fıkır adamları bu durumu ıyı polıs / kotu polıs oyununa benzetıyor ve asla tam uye olamayacagımızı buna karsılık cesıtlı taleplerle cıleden cıkarılacagımızı dusunuyor..

Su gun yanlıs hatırlamıyorsam Avusturya halkının %72'ı Turkıye'nın uyelıgıne karsı.

Kıbrısta kalıcı bı cozum bulunabılmıs degıl.. Buna karsılık Rum tarafı tanınmak ve lımanların acılmasını ıstıyor.. Elındeyse muzakerelerı veto etme kartı var..

Ermenı sorunu ve azınlıklar meselesı henuz bı sart olarak dayatılmıs degıl.. Ilerde dayatılıp dayatılmayacagı da belırsız.. Kımılerıne gore AP'nın aldıgı kararın hukukı bır baglayıcılıgı yok.. Yınede su gun ermenılere en buyuk destek Fransadan gelıyor.

Fransa dısıslerı bakanı 2006'da durumumuzun gozden gecırelecegını ve belkıde muzakere surecenın askıya alınacagını soyluyor.. Kımılerı bunu ıc sıyasete donuk bı acıklama olarak goruyor..

Aynı sekılde Fransa, Turk tarafı tum sartları yerıne getırse dahı sonucu yapacakları referandumun belırleyecegını soyluyor.. Buna gore ne yaparsak yapalım Fransa halkı ıstemedıgı surece AB'ye gırmemız mumkun degıl.

Cerceve belgesınde ıse AB'nın hazmetme kapasıtesı vurgulanıyor.. Yanı AB 2014'te sızı hazmedemıyoruz dıyebılır..

Tum bunlara karsılık umutlu olanlar ve kapatılan her baslıkla bırlıkte Turkıye'nın bıraz daha Avrupalı olacagını dusunenlerde var.. Dolayısıyla son baslıkla bırlıkte su gun gosterılen dırencten gerıye hıc bısey kalmayabılır..

Toplamda (yanlıs hatırlamıyorsam) 35 baslık olmalı.. Oncesındekı tarama surecenın 4 ıle 8 ay arasında surmesı beklenıyor.. Bu arada kımı baslıklar tarama surecıyle es zamanlı sekılde acılabılır..


acemi
04/10/2005, 17:40
Şimdi bir sürü konuda standartlara uymamız gerekecek. Örneğin standartlara uymayan web sitesi yapamayacağız.

o-z-a-n
04/10/2005, 17:54
Sabah internetten gazeteleri okuduğumda iki maddede takılıp kalındığı ve bu maddelerin değişmesi! ile sorunların çözüldüğü söyleniyordu. Bu maddelerden biri ve değişmiş hali Güney Kıbrıs'ın uluslararası örgütlere ve yapılan sportif faaliyetlere katılmasının Türkiye tarafından da kabul edilmesi anlamına geliyordu. Yani Güney Kıbrıs fiilen tanınacak deniyordu. Şimdi internet sitelerinden bu haberler kaldırılmış. Türkiye için bütün kırmızı çizgiler şimdiden griye hatta beyaza dönmüş gibi görünüyor. Bakalım daha neler göreceğiz.

v4mp1r3
04/10/2005, 18:00
bundan 10 sene sonra hiçbirşeyin değişmemiş olacağını göreceksiniz. bizim insanlarımız yine cahil olacak? ülkemizin yüzde kaçının AB 'nin ne olduğundan haberi varki? milli duygulardan yoksun sermayenin ülkemizi sürüklediği AB macerası nasıl son bulacak bakalım bekleyip göreceğiz.

Zerzevat Adam
04/10/2005, 19:31
Gencimiz kapağı daha kolay atabileceğini zannediyor.

Gencimiz de eğitimi okulda aldığınnı sanacak kadar avanak, okul bitince eğitimin bittiğini sanacak kadar da salaklar var.

Lise öğrencilerinin çoğunluğu ABD'i AB üyesi sanıyor.

slay3r
04/10/2005, 20:16
Ben şahsen AB'ye girileceğini hiç sanmıyorum. TÜRKİYE'NİN AB OLAYI KOSKOCA BİR BÜYÜK YALAN'DAN İBARET.!!! AB'nin ne bizi kaldırabilecekleri bir ekonomileri var nede bizim oraya uyum sağlayabilecek insanlarımız, törelerimiz, geleneklerimiz vs.. var. Onların amaçları zaten çoktandır belli. Karen Fogg'lar vs. işte en son Duff olayı. Adamların Atatürk'e bile alerjisi var. Lozan'ı hazmedememişler halen, şimdi ise "Hazmetme Kapasitesi" diye bir saçmalıktan bahsediyorlar... Birde şu olaya değineceğim şu anda sanki ülkede bilhassa TÜRK(!) medyasında bir bayram havası var sanki AB'nin yeni üyesiymişiz gibi vs. başlıklar altında 1996'daki gibi insanlarımızı kandırmayamı çalışıyorlar anlamıyorum bir bayram havasıdır gidiyor. Unutmayalım ki 1996 gümrük birliği anlaşmasında kazanan taraf AB olmuştur, kazıklanan ise biz. Ama ne yazıktır ki o günlerde aynı bugün gibi bayram havası vardı. Bütün bunlar oy için sanırım, daha kötüsü Türkiye'yi bölmek için... Yazık... Gençlerimiz "Tikky" kültüründe boğula dursun, milletimiz ise sözde Türk medyasının yalan dolanlarının içinde uyuya dursun....

redial
05/10/2005, 10:39
Şimdi bir sürü konuda standartlara uymamız gerekecek. Örneğin standartlara uymayan web sitesi yapamayacağız.

Bence buna gerek yok, zira ab'nin de standart deyi bir kaygisi yok...

Mingitau
05/10/2005, 11:02
AB ıle aramızdakı muzakere surecı nıhayet basladı.. 2014'te tam uye olmamız ongoruluyor.. Dıyorumkı o gune geldıgınde nelerın degısmıs oldugunu gorebılmek ıcın bu baslık altında bugunkı durumu degerlendırebılırız.. Bılısım ve Hayat bolumundekı gelecege mesajlar konsunda oldugu gıbı ornegın..

Mısal,

Surecın baslamasına en yogun muhalefet Avusturya'dan geldı.. Fransa ve Almayanda'kı hırıstıyan demokratların da onları destekledılerı soylenıyor..

En guclu destek Ingıltere'den geldı..

Kımı fıkır adamları bu durumu ıyı polıs / kotu polıs oyununa benzetıyor ve asla tam uye olamayacagımızı buna karsılık cesıtlı taleplerle cıleden cıkarılacagımızı dusunuyor..

Su gun yanlıs hatırlamıyorsam Avusturya halkının %72'ı Turkıye'nın uyelıgıne karsı.

Kıbrısta kalıcı bı cozum bulunabılmıs degıl.. Buna karsılık Rum tarafı tanınmak ve lımanların acılmasını ıstıyor.. Elındeyse muzakerelerı veto etme kartı var..

Ermenı sorunu ve azınlıklar meselesı henuz bı sart olarak dayatılmıs degıl.. Ilerde dayatılıp dayatılmayacagı da belırsız.. Kımılerıne gore AP'nın aldıgı kararın hukukı bır baglayıcılıgı yok.. Yınede su gun ermenılere en buyuk destek Fransadan gelıyor.

Fransa dısıslerı bakanı 2006'da durumumuzun gozden gecırelecegını ve belkıde muzakere surecenın askıya alınacagını soyluyor.. Kımılerı bunu ıc sıyasete donuk bı acıklama olarak goruyor..

Aynı sekılde Fransa, Turk tarafı tum sartları yerıne getırse dahı sonucu yapacakları referandumun belırleyecegını soyluyor.. Buna gore ne yaparsak yapalım Fransa halkı ıstemedıgı surece AB'ye gırmemız mumkun degıl.

Cerceve belgesınde ıse AB'nın hazmetme kapasıtesı vurgulanıyor.. Yanı AB 2014'te sızı hazmedemıyoruz dıyebılır..

Tum bunlara karsılık umutlu olanlar ve kapatılan her baslıkla bırlıkte Turkıye'nın bıraz daha Avrupalı olacagını dusunenlerde var.. Dolayısıyla son baslıkla bırlıkte su gun gosterılen dırencten gerıye hıc bısey kalmayabılır..

Toplamda (yanlıs hatırlamıyorsam) 35 baslık olmalı.. Oncesındekı tarama surecenın 4 ıle 8 ay arasında surmesı beklenıyor.. Bu arada kımı baslıklar tarama surecıyle es zamanlı sekılde acılabılır..

AB ülkeleri sonunda doğru yolu bulacak ve yetinmesini öğrenecektir. Tabii bunu anlatan ülke olmak pürüzlü yollardan geçmeyi gerektirecektir. Gerçekten bir gün İnsan Hakları beyannamesinin Hutu ile Tutsi' nin ve bir AB vatandaşının ortak noktası olduğunu anlayan AB insanı katılmak isteyen ülkeleri şimdiki gibi garip bir şekilde elinin tersiyle itmeyecektir. Bunlar olduğunda AB' nin sınırları oldukça genişleyecek ve büyük ihtimal Dünya Federasyonu olacaktır. Korkular yerine kardeşliğin birleştirdiği bir birlik herhalde şimdiye kadar olanlardan daha güçlü olacaktır.

redial
05/10/2005, 11:17
Sence bu avrupali tayfasi , bahsettigin bilince ualasabilecek kapasiteye sahip mi? Ben pek sanmiyorum da...

HunTER
05/10/2005, 14:33
Benım bu konuyu acarkenkı amacım daha cok su turden saptamalar yapmaktı,
http://www.hurriyetim.com.tr/haber/0,,sid~4@nvid~640115,00.asp

Yanı bugunkı durumu degerlendırıp on yıl sonra baktıgımızda nelerın degıstıgını daha rahat gorebılmeyı amacladım..

Ama tabı sız bılırsınız.. Dıleyen bu konuyu Turkıye'nın AB macerasını dıledıgı gıbı yorumlayarakta degerlendırebılır..

pirilti
08/10/2005, 14:40
Bizim gibi eski toplumlarda oluşan kültür aynı zamanda bir ekonomide oluşturur. Eğer eski toplumlar kendilerini yenileyemezlerse toplumsal hareketler başlar ve kırılmalar olur. Kırılmalar sonucu yeni anlayışlar yeni bir kültür süreci..ardında ekonomi..Bu bahsettiğim süreçler 100-200 yıllık süreçlerdir.
Eski toplumlar ekonomik yapılarını dolayısıyla kültür yapılarının değişmemsi için direnirler. Çünkü her değişiklik aslında var olan bazı işlerin kapanması yenilerinin kurulması demektir(Muhafazakarlık kavramı)Tarım sürecinden sanayi sürecine geçiş vs vs. Eski toplumların kendini değiştirmesi için yaa kırılmaya uğraması(savaşlarda bu kırılmalara örnek verilebilir,Japonya,Almanya) lasımdır yada onlara bu fedakarlıklarının karşılığında birşey verilmesi gerekir. Bu bağlamda Türk toplumuna AB üyeliği yaşayacağı fedakarlık için bir havuc vazifesi görmektedir. Sonuc olarak göstereceğimiz değişiklikler kısa vadede zor olsada orta ve uzun vadede yararlı olacaktır düşüncesindeyim.

Ansugo
08/10/2005, 20:55
AB halen bir hristiyan birliği
Türkiye halen ne bir islam devleti, ne bir laik devlet
Ver kurtulcular ile - toprağı vatan olarak algılayanlar arasında müthiş fırtınalar esiyor.
ABD'nin İngiltere vasıtasıyla bizi kolladığı görülüyor.
ABD'den sürekli diplomatlar geliyor. AB'ye mi gireceğiz savaşa mı gireceğiz belli değil.
Başımıza bir sürü komiserler gelecek.
Analistler AB'nin 2020 yılına kadar bile dayanamayacağını ve çok kısa zamanda topluluktan çıkanlar olacağını savunuyor.
AB'ye girmenin gümrük birliği faciası gibi ekonomik anlamda Türkiye'yi tüketeceği, standartlaşma çalışmalarının küçük esnafı mahvedeceği, işsizliğin artacağı yönünde yorumlar yapılıyor.
Türkiye'deki üniversitelerde okumakta olan üniversiteli gençliğin %70 - %90 arasında AB'yi istemediği yönünde bir çok anket yapılmış durumda.

alico
08/10/2005, 23:28
Ansugo
+1

Avrupa Birliğimiz şimididen ülkemiz değişmez taburlarından biri olan Kemal Paşanın Posterlerinin inmesini emretti Bir rejim kendi peşinde koşturduğu toplumlar ile böyle yıkılabilir.

Bu önemli değil bu öyle yada böyle yıkılacak olan bir rejimdi Şimdi Yakın Gelecek için Evlerinize Silah ve cephane depolayın Kaçınılmaz olan bir istikalal harbi daha bizleri bekliyor. Bunun Farkında olan Güdümlü medya da toz pembe olarak yanıltıcı haberleri ile bu milleti silahsızlanma yani silah bırakmaya dahi provagandalara başladı bilem... Yakın gelecekk fazla uzağa gidmeyin zamanında da topladılar sıplara ermenilere verdiler sonra bize saldırdılar..

ApexLoader
08/10/2005, 23:52
Yaw bu muzakere sürecinde webmasterleride incelemeye alacaklar mı :D hani sıtandartlara ulaşmışmıyız dıye :)

Zerzevat Adam
09/10/2005, 12:45
Tabi ki alacaklar, ama web tasarımcıları değil. E-Devlet projeleri web standartlarına ve erişilebilirliğe uygun mu diye bakılacağı ve değiştireleceğini biliyorum. Eğer yanlış hatırlamıyorsam.

East
09/10/2005, 13:01
Lise öğrencilerinin çoğunluğu ABD'i AB üyesi sanıyor.

Bi ara böye birşey duymuştum fakat pek ilgilenmemiştim şu anda araştırdığımda gerçekten bunun gerçek olduğunu anladım.

Insan bunu öğrenince bazı doğruları değişebiliyor.
Orneğin; "ulen ABD milleti AB'ye alacam diye nasıl da sömürüsü haline getiriyor." gibi fikirleri bir anda sallanabiliyor.

ve AB'ye en kolay gireceklerini zanneden gençler bile AB'ye bilgisayar veya bir takım normalden farklı bir bilgiye sahip olduklarını düşününce bu hayale kapılabiliyorlar.


AB ıle aramızdakı muzakere surecı nıhayet basladı.. 2014'te tam uye olmamız ongoruluyor.. Dıyorumkı o gune geldıgınde nelerın degısmıs oldugunu gorebılmek ıcın bu baslık altında bugunkı durumu degerlendırebılırız.. Bılısım ve Hayat bolumundekı gelecege mesajlar konsunda oldugu gıbı ornegın..

Mısal,

Surecın baslamasına en yogun muhalefet Avusturya'dan geldı.. Fransa ve Almayanda'kı hırıstıyan demokratların da onları destekledılerı soylenıyor..

En guclu destek Ingıltere'den geldı..

Kımı fıkır adamları bu durumu ıyı polıs / kotu polıs oyununa benzetıyor ve asla tam uye olamayacagımızı buna karsılık cesıtlı taleplerle cıleden cıkarılacagımızı dusunuyor..

Su gun yanlıs hatırlamıyorsam Avusturya halkının %72'ı Turkıye'nın uyelıgıne karsı.

Kıbrısta kalıcı bı cozum bulunabılmıs degıl.. Buna karsılık Rum tarafı tanınmak ve lımanların acılmasını ıstıyor.. Elındeyse muzakerelerı veto etme kartı var..

Ermenı sorunu ve azınlıklar meselesı henuz bı sart olarak dayatılmıs degıl.. Ilerde dayatılıp dayatılmayacagı da belırsız.. Kımılerıne gore AP'nın aldıgı kararın hukukı bır baglayıcılıgı yok.. Yınede su gun ermenılere en buyuk destek Fransadan gelıyor.

Fransa dısıslerı bakanı 2006'da durumumuzun gozden gecırelecegını ve belkıde muzakere surecenın askıya alınacagını soyluyor.. Kımılerı bunu ıc sıyasete donuk bı acıklama olarak goruyor..

Aynı sekılde Fransa, Turk tarafı tum sartları yerıne getırse dahı sonucu yapacakları referandumun belırleyecegını soyluyor.. Buna gore ne yaparsak yapalım Fransa halkı ıstemedıgı surece AB'ye gırmemız mumkun degıl.

Cerceve belgesınde ıse AB'nın hazmetme kapasıtesı vurgulanıyor.. Yanı AB 2014'te sızı hazmedemıyoruz dıyebılır..

Tum bunlara karsılık umutlu olanlar ve kapatılan her baslıkla bırlıkte Turkıye'nın bıraz daha Avrupalı olacagını dusunenlerde var.. Dolayısıyla son baslıkla bırlıkte su gun gosterılen dırencten gerıye hıc bısey kalmayabılır..

Toplamda (yanlıs hatırlamıyorsam) 35 baslık olmalı.. Oncesındekı tarama surecenın 4 ıle 8 ay arasında surmesı beklenıyor.. Bu arada kımı baslıklar tarama surecıyle es zamanlı sekılde acılabılır..

En iyisi bekleyip görmek. Temennim 10 yıl değil 15 yıl sonra AB'ye girince birşeylerin değişmesi fakat gönlüm buna inanmıyor.. Sadece temenniden ibaret.

Web standartlarına gelince. AB buna da el atmıştır demeden geçemeyeceğim. :) Herşeye standart getiren bir konsey bu kategoriyede elini atmıştır mutlaka.

Nacizane fikrim, ülkemizde gerçekten AB'nin bilincinde olmayan insanların ve öğretim aldıkları yuvalarda kendilerine eğitim fikrine, inancına sığınan gençler kendilerini AB'ye girdik diye kabul ediyorlar. Lakin AB'ye girdikten sonra ülkemizde oluşacak bir takım değişikliklerden acaba hangileri kendilerinde mevcut acaba bunu bir mantık kavramı içerisinde sorgulasalar çok iyi olur.

Ve Türkiye Halen daha neden bir Hristiyan klübüne üye olmak istiyor.
Son diyeceğim söz, AB bu yargıdan dolayı Türkiye'yi mutlaka AB'ye alacak. Kendileri her ne kadar halen daha hristiyan klübü olmadıklarını iddia etselerde şu anki hristiyan ve ortodoks üyeler arasında kurulmuş bir klüp oldukları halde sırf "biz Hristiyan klübü değiliz" diyebilmek için Türkiye'yi aralarına alacaklar. Fakat yine Türkiye'nin diğer ülkeler arasında onların sahip olduğu bir takım haklardan acaba kaç tanesine sahip olabilecekleri de meçhul..

alico
09/10/2005, 14:52
Tabi ki alacaklar, ama web tasarımcıları değil. E-Devlet projeleri web standartlarına ve erişilebilirliğe uygun mu diye bakılacağı ve değiştireleceğini biliyorum. Eğer yanlış hatırlamıyorsam.

O zaman bizde incelenip denetlenecekler arasındayız.

Zerzevat Adam
09/10/2005, 16:20
O değil de belli süre sonra "Zürriyet ve Microscope işbirliği ile 15 dakika da web standartları eğitimi" gibi abzürd kampanyalar ve "siteniz standartizasyonugambiyetsiz olmasın, itinayla yaparız" gibi afişlerle dolabilir.

Tabe en büyük sorun e-devlet bu işleri freelance yaptıramayacağı için, web standartlarına uyan firma da 3-4 tane olduğuna göre?

Bana kalırsa Mehmet Doğan(Altı Üstü Tasarım) gibi insanların e-devlet projelerine danışmanlık yapması gerek.


Onun dışında web tasarımcılara çok bir zorlama gelmeyecek standartlar için ama kurumlar için gelecektir.

Ben bu işin şu tarafını beğeniyorum; e-devlet standartlara geçecektir, ama şu tarafını sevmiyorum; 1-2 tane abidik gubidik kalitesiz adam 'standart' kisvesi altında birşeyler yapacaklar, 2 tane dandik geçer not alacaklar falan filan.

Ama işin içine "kamu kuruluşları bilgi edinme yasası çerçevesinde engellilerin web sitelerinden yararlanmaları için çalışmaların yapılması" cümlesi girerse öyle rastgele kişilere yaptırtamazlar.

Web Standartları ile bugün kü e-devlet'in bile içinde bulunduğu "komşunun oğlu yapar" veya "sizin ahmet vardı o bilgisayar satıyordu, yapabilir mi bu işi" gibi diyaloglar zorunlu olarak kalkacak.

acemi
09/10/2005, 17:21
Türkiye'de iki sınıf var(dı):
* asker-bürokrat hakimiyetinde yönetenler
* tüccar-esnaf-sanayici-köylü-işçi kesimlerden oluşan yönetilenler

Sermaye sahibi kesimler (yani sanayici-tüccar vs) paraya sahip olmalarına karşın yönetimde hiçbir zaman gerçek anlamda yer almadılar. Örneğin bu sınıfa yönetimde yer açmak isteyen Menderes, asıldı. Özdemir Sabancı, Uzeyir Garih hala bilinmeyen bir nedenle öldürüldü. Devlet (daha doğrusu ülkenin gerçek yönetenleri) darbelerle, işkencelerle, baskı ile gerekli gördüğü zamanlarda gücünü hissettirdi.

AB konusu Türkiye için yeni dönemde Türkiye'yi kimin yöneteceği ile ilgili bir konu... Eski yönetenlerde mi kalacak, yoksa çağın yükselen güçleri (örneğin büyük sermayederlar) yönetimi ele mi geçirecek?

Tabii yükselen yeni güç, bir çok kesimle de işbirliği yapıyor. Örneğin devletin baskısını her zaman hissetmiş olan müslümanlar, despot devleten kurtulmak için TUSIAD'la kolkola yürüyor. Dönek diye anılan çoğu solcu aydın da bu tarafa oynuyor.

Eski güçler ise milliyetçilik adı altında birleşiyor. Tabii burada ilginç manzaralar oluşuyor. Doğu Perinçek, Devlet Bahçeli ve Deniz Baykal aynı cephede kaldılar. DSP, MHP ile koalisyon yapıyor filan...

Öyle görünüyor ki şu ana kadar yönetimde yer alamamış sermaye sahipleri, müslümanlar ve solcu aydın kesim malı götürecek. ABD de arkalarında... Ve hatta F.Gulen Hoca'yı da geleceğin başkanı olarak ABD'de eğitiyorlar herhalde.

Zerzevat Adam
09/10/2005, 19:43
F.Gulen ağlayarak AB'e girmemizi sağlar bence.

(eminim şu internet aleminde özellikle .de uzantılı yeşil arkaplanlı sitelere giren binlerci kişi üye olup bana cevap yazıp, 1-2 kitabını tavsiye edecektir, neyse cevizde de yeterli kişi vardır eminim :) )

acemi
09/10/2005, 21:09
F.Gulen ağlayarak AB'e girmemizi sağlar bence
AB'yi yöneten güçler açısından Türkiye'nin AB'ye girmesi iyi ve teşvik edilmesi gereken bir gelişme çünkü artık Türkiye'de de sermayenin iktidarı gerçekleşmiş olacak. ABD ve Avrupa'da bu süreç çoktan gerçekleşmişti; Türkiye'deki kardeşleri de yeterince olgunlaştığı için artık klube girebilecek.

Vatandaş olarak "despot devlet ve sermayenin iktidarı" arasında tercih yapmak zorunda kalınca ikincisini tercih ederim ama nihayetinde "yönetilenler" olarak kalacağımızın farkındayım. Sadece yeni efendinin sağlayacağı şartların, biz sıradan vatandaşlar için daha iyi olacağını düşünüyorum.

3 Ekim sonrasında aleyhimize gibi gözüken maddelerin, neden konulduğunu açıklarken söylenenler dikkatinizi çekmiştir. Avrupa kamuoyu Türkiye'ye hazır olmadığı için Avrupalı yöneticilerin iç kamuoyuna yönelik olarak bu tip maddeleri eklendiği ama yönetici kesimin Türkiye için yeşil ışığı çoktan yakmış olduğu açıkca belirtildi. Bu açıklamanın doğru ve samimi olduğuna kesinlikle katılıyorum.

Ama bu, aynı zamanda bizi bekleyen sonu da açıkca gösteriyor. Bizim yöneticilerimiz de artık eski kaba yöntemleri kullanmayacaklar; bizim için uygun olanları düşünüp demokratik yöntemlerle bizi ikna edecekler. Aynı şu an Chirac'ın, Fransız kamuoyunu "hazırlaması" gibi...

slay3r
09/10/2005, 21:27
Peki, AB neden ülkemizin Güneydoğu'su ile ilgileniyor, neden Duff denen adam Atatürk'ün resimlerinden bu kadar rahatsız oluyor, neden olmayan bir soykırımı bize dayatıyorlar? Bence ciddi değiller ve amaçları farklı AB'nin. Ve bir de şu var ki anlamıyorum, neden biz AB gibi ilerde ne olacağı belli olmayan, ekonomisi şu anda pek de iç acıcı olmayan kısacası geleceği ne olacağı belli olmayan bir birliğe girelimki? ABD bile Asya'daki önemli konumlara yerleşmeye çalışırken biz ise gidip AB'denen ne olacağı belli olmayan yere bağlanmışız gidiyoruz.

acemi
09/10/2005, 21:40
Peki, AB neden ülkemizin Güneydoğu'su ile ilgileniyor, neden Duff denen adam Atatürk'ün resimlerinden bu kadar rahatsız oluyor, neden olmayan bir soykırımı bize dayatıyorlar?
Bunlar, eski despot devletin simgeleri...

* Guneydoğu sorunu, askerlerin ve derin devletin varlığını/iktidarını meşru gösterdiği için

* Ataturk, asker-bürokrat hakimiyetindeki devletin fiziki/fikri kurucusu olarak kabul edildiği için

* Ermeni soykırımı iddiası, yine bu kesime darbe vurduğu için

* KIT'ler, bu eski gücün önemli finans ve kadro kaynaklarından biri olduğu için

saldırı alan öncelikli hedeflerden... Yani hedef, Türkiye'yi yıpratmak değil, henüz tasviye edilememiş eski gücü yıpratmak...

alico
10/10/2005, 17:44
O değil de belli süre sonra "Zürriyet ve Microscope işbirliği ile 15 dakika da web standartları eğitimi" gibi abzürd kampanyalar ve "siteniz standartizasyonugambiyetsiz olmasın, itinayla yaparız" gibi afişlerle dolabilir.

Tabe en büyük sorun e-devlet bu işleri freelance yaptıramayacağı için, web standartlarına uyan firma da 3-4 tane olduğuna göre?

Bana kalırsa Mehmet Doğan(Altı Üstü Tasarım) gibi insanların e-devlet projelerine danışmanlık yapması gerek.


Onun dışında web tasarımcılara çok bir zorlama gelmeyecek standartlar için ama kurumlar için gelecektir.

Ben bu işin şu tarafını beğeniyorum; e-devlet standartlara geçecektir, ama şu tarafını sevmiyorum; 1-2 tane abidik gubidik kalitesiz adam 'standart' kisvesi altında birşeyler yapacaklar, 2 tane dandik geçer not alacaklar falan filan.

Ama işin içine "kamu kuruluşları bilgi edinme yasası çerçevesinde engellilerin web sitelerinden yararlanmaları için çalışmaların yapılması" cümlesi girerse öyle rastgele kişilere yaptırtamazlar.

Web Standartları ile bugün kü e-devlet'in bile içinde bulunduğu "komşunun oğlu yapar" veya "sizin ahmet vardı o bilgisayar satıyordu, yapabilir mi bu işi" gibi diyaloglar zorunlu olarak kalkacak.

Ömer sen bu söylediklerinde haklıda olsan işler böyle yürümez. Ben sana nasıl yürüdüğünü kısaca açıklayım bunlar tahmin zan ile değil, Erksoftdan daha gelişmiş olarak e-blediye sistemleri kuran ve Üniversite teknopark'ı ile desteklenen bir proje altında ki biri olarak yazıyorum sen tüm standartlara uysanda neyin doğru neyin yanlış olduğunu bilen bir tasarımcı ve programcı olarak işi yapıp sunsanda senin istediğin ve doğrularına göre değil Bilmem nerdeki kurumun özel kalemindeki adamın kalem ile iki nokta arasın'da düz bir çizgi çizmekten dahi tasarımdan anlamayan bir adamın keyfi doğrultusunda işler yürür. sen en iyisini ve en doğrusunu özene bözene hazırlarsın ancak senden istenen öyle komik ve zıt şeylerdir ki yaptığın tüm sistemin işleyişinide tasarımını bozdururlar sana ve sen rahatca bunu ben yaptım diyeceğin refaransın olmasından da çıkar.Sen nekaadr onların isetdiklerini fazlasıyla kaşılayan bir sistem kurduğunu ve istediklerinin ne şekilde yanlış olduğunu açıklasan da nafile 1 yıldan fazla çalışır'sın ozel kalamin yanına bir zat gelir ve derki efendim bunlar nedir boş iş bizim yeğen var okulda bunlardan daha iyisini yapar ben 500 milyon dan daha düşük mevlaya bitiririm der. Ve ertesi günü istemeyerek'ten onun istediği doğrultudaki değişiklikleri yapıp karşısına gelsen de boş iş tamam yapmıyoruz artık siteyi..

Denetleme filan bahane biz Türkiyedeyiz...

HunTER
10/10/2005, 18:11
Vatandaş olarak "despot devlet ve sermayenin iktidarı" arasında tercih yapmak zorunda kalınca ikincisini tercih ederim ama nihayetinde "yönetilenler" olarak kalacağımızın farkındayım. Sadece yeni efendinin sağlayacağı şartların, biz sıradan vatandaşlar için daha iyi olacağını düşünüyorum.

Ben meseleye pek efendı kole gozuyle bakmak ıstemıyorum.. Isın aslı bu olsada.. Bunun yerıne demokratık hak ve ozgurluklerım genıslıyecek demek bana kendımı daha ıyı hıssettırıyor..

Bunun dısında yenı yonetım bıze eskısınden daha ıyısını sunuyorsa -kı oyle gorunuyor- oyleyse benım tavrım yenısınden yana..

O değil de belli süre sonra "Zürriyet ve Microscope işbirliği ile 15 dakika da web standartları eğitimi" gibi abzürd kampanyalar ve "siteniz standartizasyonugambiyetsiz olmasın, itinayla yaparız" gibi afişlerle dolabilir.

Bu ıs en cok sana yarar omer neden oyle dıyorsun? Hatta bıde bakmıssın o afıslerden bırı senın balkonuna asılı...

Ansugo
10/10/2005, 20:32
F.Gulen ağlayarak AB'e girmemizi sağlar bence.

(eminim şu internet aleminde özellikle .de uzantılı yeşil arkaplanlı sitelere giren binlerci kişi üye olup bana cevap yazıp, 1-2 kitabını tavsiye edecektir, neyse cevizde de yeterli kişi vardır eminim :) )

F.G.'ye ve islamı katı şekilde yaşayanlara duyulan hoş olmayan duygular başka yerlerde "mesela bir irc sohbetinde sarfedilirse" böyle kişilerden forumu kurtarmış ve HunTER'ın açış amacı ile alakasız giden konuyu daha bir aykırı hale getirmemiş oluruz.

Açıkcası yeşil arka planlı sitelere eskiden çok girmiş biri olarak şu üç cümlende 10 yanlışı bulup üzerine uzun uzun yazabilirim. Yani sadece birilerinin gelmesine gerek yok. Düşman çok yakınında olabilir. Belki kendi kendini yokediyor da olabilirsin.

Zerzevat Adam
10/10/2005, 23:42
@HunTER; alico'nun dediği gibi işler maalesef böyle yürümediği ve benim de sadece bir lise öğrencisi olduğumu düşünürsen böyle bir beklentim olmadığını anlaman lazım. Ama sen standartları "kendi çıkarım için" desteklediğimi zannettiğin ve bunu sana on kere açıklamama rağmen hâlâ aynı tavrı koruduğun için böyle yazıyorsun.

Ayrıca ben her zaman bu web işlerini TÜBİTAK gibi bir kurum bünyesinde, yetişmiş kalifiye elemanların yapması gerektiğini savunurum. Kamu kurumlarındaki teknolojik altyapılar hep "ihale" tarzı parça pinçik ve aliconun dediği gibi 'işten zerre anlamayan insanların profesör' kesilmesi nedeniyle bu kadar dengesiz.

Diğer ülkelerde nasıl bir fikrim yok, kesin bir şey söylemem yalan olur ama en azından bir ülkedeki kamusal teknolojik altyapı böyle yapılmamalı, bunu söylerim.

En basitinden 'benim gördüğüm' MEB-İl müdürlüğü siteleri saçma sapan, varoş efektlerle dolu çöplükten ibaret. Ama eğer bütün iller için tek bir altyapı ve hatta aynı sunucularda aynı veritabanları(ilişkili bir çok veritabanı) tarafından yapılsa ve içerik olması gerektiği gibi girilse olması gerektiği gibi olur.

Mesela öyle bir sistemde bütün illerin MEB müdürlük sitelerinin bu ayın duyuru ve haberlerini RSS beslemesi olarak okumak istesem ya da istatistiki bilgisini her an güncel edinmek istesem... var mı böyle bir sistem? Yok tabii ki. Türkiye'de ve hatta Ceviz'de bile bunu yapacak insanlar yok mu?

MEB müdürlük siteleri için bir grafik tasarım gerekir mi denilirse bence hayır. Bana kalırsa hepsi aynı olmalı, bütün sitelerin altyapısı ve arayüzü aynı olmalı. Çünkü amaç oraya girip 'ne güzel siteymiş' demek ya da yaratıcı arayüzler, navigasyonlar görmek değil. Bir içeriği, dökümanı, haberi en kolay ve hızlı yoldan elde edebilmek. Ve hatta öyle ki bütün MEB sitelerinde aynı arayüzü ve sistemi tüm kullanıcılar kullanabilmeli.


Aynı şekilde valilik siteleri de bu duruma uygundur. Ve hatta belediye siteleri.

Tabi valilik ve belediyeler için mesela csszengarden'da olduğu gibi(veya cevizde style/theme4lerin değiştiği halde arayüzün aynı kalması gibi) sadece kabuğu değişerek arayüzün aynı kalması sağlanabilir rahatça. Bu da o ilin veya belediyenin kültürel kimliğini altyapıya dokunmadan, kullanıcıyı şaşırtmadan yapmayı sağlar.

Bunların kötü olduğunu düşünüyor musunuz?