PDA

Tam Sürümünü Görmek İçin : bazen neden bütün kötülükler üst üste geliyo???


queen of metal
28/06/2005, 23:42
:garip: ya bi kötü durum olduğunda,sevgilinden ayrıldıında mesela;o gün neden tamamen kötü geçmeli?ya da o hafta?yani moralim sıfır,üstüne bi de sınavlarım kötü geçiyo,ewe gelince ailemle kavga ediyorum.sora msn bozuluyo iyice deliriyorum!!!bu bi intikam mı?neyin intikamı?kötü bişi yapmadıımda da oluyo bu hep..:aglama:yani ben herşeyden,en küçük şeyden mutlu olan insan neden bu aralar hep bunalım takılıyorum?bilen warsa yardım edin..arkadaşlar noluyo bize?tüm gençler bi anda neden böyle oldu?fikri olan yok muu??:(bana yardım edin..nedir bu olumsuzluk?yaz geldi yazabiliriz,yazdık yazıcaamızı sizden cevap gelirse daa da bi iyi olucak :melek: beklioruz..


Zeynep Gülen
29/06/2005, 00:06
negatif elektrik olayı...sen negatif duygularla dolu oldugunda, etrafındaki herseyi de o yonunden goruyorsun...tepkilerin artıyor. olayları mantık cercevesinde degerlendiremez oluyorsun. duyguların daha agır basıyor. daha onceden onemsemedigin, dert etmedigin hersey sana problem olarak gorunuyor..bu da beraberinde kavgaları, stressleri getiriyor..

nasıl kurtulacagim sorusunun cevabına gelince...benim de yıllardır uyguladıgım basit bi yontem..hayatında ne yaşarsan yaşa önce derin bir nefes al ve düşün..problemi tanımla ve onunla yuzlesmek icin kendini hazırla. sonra da korkusuzca (cogu zaman canın fena yanar cünkü) üstüne git. negatif elektrigini bosalt ve sonrakini beklemekten vazgec..emin ol sen istedikce sonrakilerin sonu asla gelmez...
bilmem yardımcı olabildim mi???

Volkan Uzun
29/06/2005, 00:06
olumsuzluk falan yok.
insanin morali bozuk oldugunda normalde batmayan seyler batmaya baslar ( ornek : kirmizi ne kadar cok uzun yaniyormus diye kufur patlatir dert eder vs vs )

turker
29/06/2005, 00:15
welcome to the real world (bkz: MATRIX I)

Zeynep Gülen
29/06/2005, 00:20
welcome to the real world (bkz: MATRIX I)


ya da her sabah kendi kendime soyledigim gibi WELCOME TO THE JUNGLE (bkz: ZG)

turker
29/06/2005, 00:29
Bu birazda insanların hayat görüşü ve beklentileriyle de alakalı. Her nekadar Heidi veya Candy gibi olmayı da sapkınlık olarak görsem de bazen o şekilde düşünmek/davranmak daha faydalı olabilir diye düşünüyorum...

asmin80
09/07/2005, 12:52
Ne kadar beceririsin bilmiyorum ama yat uyu bende en iyi ilaç bu. Yoksa gün boyu ayaklı bomba gibi patlamaya hazır etrafda geziyorum. Yalnız abartmamak gerekli...

pirilti
09/07/2005, 15:14
sanırım havalardan olsa gerek şu dönem bir geçse sanırım herkes için iyi olacak :)

teddmcload
09/07/2005, 16:27
moore yasası: en ters durumlar en ters zamanlarda kendini gösterir.

alico
24/07/2005, 23:08
Olumsuzlukları verene başvur. Çekiver bi Fesubhanallah bir şey kalmaz

ns
25/07/2005, 00:39
alico +∞

quarx
26/07/2005, 09:29
moore yasası: en ters durumlar en ters zamanlarda kendini gösterir.

nedir bu yasa?


bir kaç gündür forum konusu açan arkadaşın aynı sorunuyla (belkide bana göre 1000 kat daha fazla) iç içeyim.

Herşeyi tanımlayıp çözüm üreten ben de bir anda soruların cevabını vermeyi bırakın soruyu bile anlayamaz hale geldim.

Bir anda herşey tersine dönüyor. Bunun için tek isteğin KEŞKE zamanı 1 gün 1 saat yada 5 dakika geriye alabiseydim.

Eğerki problemler bu zaman diliminde çıkıyorsa gelecekte o insan ile yine aynı problemler başka yerelrden çıkan sorunlarla açık verebilir.

Biliyorumki bütün buınlar bizi geliştiriyor ve olgunlaştırıyor. Birşey kaybetmiyoruz.

Şu an tüm ailem bana destek olmaya çalışıyor. Tek istediğim yalnız kalmamak. O Zaman aklıma onlarca kötü düşünce geliyor.

Bu duruma düşeli şu an itibariyle 2 gün oldu. Telefonumu kapadım. Ne yapacağımı yada görüştüğümde ne diyeceğimi tasarlayamıyorum. Arkadaşalrın dediği gibi duygusallığım düşünme gücümü etkiliyor.

Ufak bir hikaye:

Kendi başımızdan geçtiği için olaydan ders çıkartmak daha kolay olmalı diyorum, ama ne yazıkki...

Kendi ağabeyim 2 yıl birlikte yaşadığı (o dönem çalışmadı ve aynı evi paylaştılar) yüzlerce gün, binlerce saat beraber olduğu kişi ilişkisini bitirmek istediğini söylediğinde abim duygusallığı ağır bastığı için (evet erkeklerde çok duygusal olabiliyor) olduğu yere yığılıyor. O Sırada bir parktalar. Evimize yakın bir park. Abim yerde sürünerek eve geliyor. Evde kimi buluyor? AİLESİNİ.

Ne olursa olsun onun yanında olan ailesini. Onu hastaneye götürüyorlar.
Tam 8 ay o kızı unutması sürüyor. Peki sonra. Olayın üstünden 2 yıl geçtikten sonra ne hissediyosun diye verilen cevap ne biliyormusunuz?

Ne gereği vardı benim öylesine bir tepki göstermemin.

Aslında ben nazarada inanıyorum. İlişkinin çok iyi gidiyorsa birilerinin gözünün değmesi hiçte olmayacak birşey değil. Bize göz değdiğine eminim.

Kötü düşünceler kötü düşünceleri körüklüyor. O yüzden hep dik durmaya çalışıyorum. Başımı dik tutarsam ileriyi görebilirim. Ama önüme eğersem bir engele çarpma riskim dah fazla olur.

İnsan yazdıkça rahatlıyor. Gerçektende çektiğim bu garip acının paylaştıkca azaldığını hissediyorum.

Suçlu aramak yanlış.

Önümüze bakalım ve hep güleryüzlü ve olumlu olalım...
Kitap okuyalım. Düşüncelerimizi yazalım..
Yorumlara açık olalım.


İcon olarak gülümseyen adamı seçiyorum çünkü diğeri beni daha fazla bunalıma sürükliyor.

Sevgiler.

Ansugo
26/07/2005, 10:26
Enerji ilkesinden başka bu işlerin kendimizi ne hissettiğimiz ile de alakası var.

Farketmiyoruz ama kendimizi tüm herşeyin merkez görüyoruz. Biz olmazsak hiçbirşey olmayacak. Sanki biz olmazsak hiçbirşey gelişmeyecek ve öylece kalacak.

Ve bundan sonra kendimize kalıplar çiziyoruz. "Ben buyum", "Ben şu olmalıyım", "Ben nasıl böyle olurum?" gibi.

Oysaki biz şimdiye kadar yaşamış tüm insanlar gibi alternatifi her zaman mevcut olan birer hiç'iz. Ama hiç olduğumuzu kavramak bize çok zor geliyor. O sebepledir ki kahramanı olan filmleri seviyoruz. Çünkü biz de kendi çapımızda birer kahramanız.

Şunu asla unutmamak gerek : Biz bir hiç'iz. Bizi dünyadan ya da evrenden çektiğiniz zaman ne dünya yıkılır ne de gelişmeler sona erer. Herşey olduğu gibi devam eder. Aynen diğer hiç'leri yokolduğunda olacağı gibi.

Hiç olduğunuzu anlamak isterseniz şöyle yapın. Evinize birkaç tane kamera yerleştirin. Ve tatile çıkın. Günde arasıra kameranıza internetten bağlanın ve herşeyin her zamanki gibi aktığını görüp şaşırın.

Bunları şundan yazıyorum. Siz bir hiç olduğunuz içindir ki çevrenizdekiler ancak size yardımcı olurlar. Ama bu yarımda sınırlıdır. Acı çektiğinizde o sizin acınızdır, ne anneniz ne babanız sizin yerinize o acıyı çekemez. Duygulsa çöküntüler yaşadığınızda o sizin çöküntünüzdür. Kurtuluşu ancak siz sağlayabilirsiniz. Saçma sapan düşünceler aklınıza geldiğinde o sadece sizin düşüncenizdir. Camdan atladığınızda olan sadece size olmuştur.

Biz bir hiç'iz ve hiç olduğumuzun farkında olmadığımız içindir ki hergün azap çekiyoruz. Azabın bizi bulduğunu düşünüyor ama bizim azap yarattığımızı hiç düşünümüyoruz, çünkü biz halen evrenin merkezi, gelişmelerin kilit taşı ve bir kahraman olduğumuzu düşünüyoruz.

Bu dediklerim aslında biraz kaderci felsefeyi anımsatıyorsa da kaderci değil. Aksine ne olduğunu nasıl algıladığın ile alakalı birşey.

Şöyle ki kendini bir kahraman, bir mükemmelik abidesi, zeki, diğer insanlardan farklı, otoritesine tabi olunması gereken, herşeyin en iyisini bilen bir kişi olarak gördüğümüz sürece mutsuz olmamak elde değil. Ama kendimizi bir hiç olarak gördüğümüzde, varlığı ile yokluğu farketmeyecek bir hiç olarak gördüğümüzde o zaman herşey bir mutluluk vesilesi.

Ama hiç olduğunu kabul etmek mutlu olamayacağını da kabul etmek demektir. Kendini herbir güzel görünen duygudan ve hisden uzak olarak yaşabileceğini farketmek demektir.

Birgün çevremdeki herşey yokolacak. Ve ben her zaman ki gibi yaşamağa devam edeceğim. Ve birgün ben yokolacağım. Ve herkes ben yokmuşum gibi yaşamağa devam edecek.

Çünkü ben bir hiçim. Mutlu olmağa, sevgiye, saygıya, paraya, şan'a, şöhrete hiçbirşeye ihtiyacım yok. Tek ihtiyacım benliğim. Çünkü benim hiç'im benim herşeyim. Herşey bir hiç ve ben herşeyim.

pirilti
27/07/2005, 09:14
oo Alex sağlam bir varoluşcu duruş:)

Göze gelme olayına bir analitik yaklaşım yapmak istiyorum. Göze gelme, nazar değmesi vs vs.

Bu göze gelme ve nazar değmesi olayı doğrudur. Şu şekilde; göz önünde olan biri eğer iyi birşeylere sahipse diğerlerinin dikkatini çeker ve insanlar olumlu yada olumsuz planlar yapmaya başlarlar ve genelde iyi birşeye karşı insanların kötü bir şey yapma olasılıkları daha yüksektir bu anlamda çok göz önünde olan insanların başına birşey gelme riski diğerlerine göre daha fazladır.
Örnekleyelim; Çok güzel bir kızın çok taliplisi olması gibi. Ve 100 kişiden belki 2 si uygundur ama insan zekası şartlara uyma yada uydurma konusunda oldukca gelişmiştir bu anlamda geri kalan 98 beli bir kısmı şartları kendilerine uydurmak için oyunlar oynarlar.
Yada siz çok fazla göz önündeyseniz emin olunki birileri bundan rahatsız oluyordur buda başınıza olumsuz birşey gelme olasılığını artırır. Belki bukadar göz önünde olmasanız rahatsız olan kişilerin sayısı azalacak ve olasılık düşecek.

Bu göze gelme olayına analitik bir yaklaşımdır.

quarx
27/07/2005, 12:09
Dün kesin olarak kız arkaşımla ilişkimizi bitirdik.
Her zaman telefonda olmayacağına çünkü koaly olacağına inandığım bir şey idi ayrılık. Ama hayat bize bazen inandığımız şeylerin aslında bize zarar verebileceğini gösteriyor.

Yıllarca peşinden koştuğum, deli divane olduğum platonikten, gerçek aşka, sonra sevgiye ve evlilik adımlarıyla süslü bir yolda ilerlerken birden doğru insan olmadığını anlamak gerçekten önümüze bakmak, hiçte zor değil.

Dün ayakta duramayan ben şimdi dimdik geleceğime bakıyorum.

Düşünüyorum eğerki o bana benim ona değer verdiğimin binde biri kadar değer verseydi birçok şey için fedakarlık gösterebilirdi. Ama öyle olmadı. Zaman birbirimizi tanımamız için bize fırsat verdi.

Aklımda kalacak tek hatırası 9 temmuz mezuniyet gecesi dansa sadece ikimizin kalktığı anda gözleriyle gözlerime, benim kalbimin içine bakışı olacak. Daha önce yaşamadığım birşey olduğu için o an SADECE orda kalacak.

Herşeyi atlatabilcek güçteyiz.

Sadece Allah'tan sağlık ve sıhat dileyelim ve önümüze bakalım.

Sevgiler.