Tam Sürümünü Görmek İçin : İşaretçiler
ronaldinho83
20/05/2005, 16:17
İşaretçiler konusunu bi türlü anlayamıyorum. İşareçi nedir ne işe yarar? Bunlar hakkınd aelinizde döküman varsa gönderebilirmisiniz?
http://www.aventgrup.net/?islem=Dokumanlarimiz&Bolum=AventProg&Konu=C
Euclides
20/05/2005, 16:59
@Yns:
Verdiğin link'teki yazıda böyle şaçma bir laf var
"Ama pointerların esas olayı RAMdeki byte'ların adreslerini tutan
değişkenler olmalarıdır."
Ne zaman real mode'dan kurtulacaksınız merakla bekliyorum .... bak dünya artık linux,windows hatta BSD kullanıyor... artık insalar hem winamp'da müzik dinliyor hemde chat yapıyor...
bu tanım çooook ama çooook yanlış... kulaktan dolma...+ şaçma...
google-> arart
IA-32 Manuals System Programming...
Hımm bakalım..Bizde başlangıç seviyesindeyiz anlayamıyoruz senin kadar :)
ergoktas
20/05/2005, 17:58
gerçekte dizilerin bellekte nasıl allocate edildigini biliyorsan pointerları da kolayca anlayabilirsin, aşagıdaki linkte bu benzerlikten dizi ve pointerlarları beraberce anlatan bi döküman var..
pweb.netcom.com/~tjensen/ptr/pointers.htm
eğer ingilizcen warsa www.oopweb.com da bruce eckel in kitaplarına göz atabilirsin... ingilizcen varsa bu site sana lasım olabilir..
Euclides kardeşim,
önce profilinde meyl adresin varmı diye baktım.. olmadığını görünce asmworm.com a gireyim dedim belki meyl adresin orda vardır. fakat domain in expired olduğunu görünce, özel mesaj yazayım dedim. yalnız o da 2500 karakterden fazlasını kabul etmiyodu... lafını muhattabına söylemeyip, ortaya söyleyen insanlardan pek hoşlanmam ama buraya yazmaya mecbur kaldım...
dikkat et kardeşim diye başladım.. tartışmak niyetinde değilim sadece kendi çapımda birkaç tavsiye vermek istediğim için yazıyorum... Çünkü bu forumda yeri geldi benim sorularımı yanıtladın ve yeri geldi forumdaki diğer arkadaşlarla birlikte senden bişiler öğrendik..
Bir konuda bazı insanlardan (ya da benden) daha fazla bilmen, sert cevaplar yazmanı gerektirmez... "Ne zaman real mode'dan kurtulacaksınız merakla bekliyorum" gibi cevaplar.. biras sert gibi... ve soruyorum.. sen ilk programlama ya başladığında real mode ya da protected mode nedir biliyo muydun?.. ya da bu kelimeleri ne kadar anlıyodun... bunun daha güsel bir şekilde ifade edimi muhakkak olmalı diye düşünüyorum...
ve çokta bağlantısı olmasa da, yazımı Stephan C. Dewhurst ün C++ Gotchas adlı kitabından alıntıyla bitirmek istiyorum..
--------------------------------------------------------------------------
Tuzak 12 : Ergen Davranış
Biz programcılar öğüt vermekte iyiyizdir, fakat genellikle bu öğüdü uygulamakta zorlanırız. Global değişkenlere, zayıf değişken adlarına, sihirli sayılara ve bunun gibi birçok kavrama karşı telkinlerde bulunduk, fakat sıklıkla kendi kodlarımızın içine bunları ekledik. Bu olgu beni ergenlerdeki aynı fenomenlerle ilgili bir dergi makalesini okuyana kadar yıllarca şaşırtmıştır. Görünüşe göre ergenlerin başkalarının riskli davranışlarını eleştirmeleri yaygındır, fakat "kişisel fantazi" üzerinden, aynı davranışla meşgul olmanın bazı negatif etkilerine karşı bağışıklı olduklarına inanırlar. Öyleyse, bir sınıf olarak programcılar, bu duygusal gelişimi durdurmaktan çok sıkıntı çeker gibi görünürler.
Ben bazı programcıların kodlama standartlarını takip etmeyi reddetmekle kalmayıp, iki boşluk yerine dört boşluk bırakmaları istendiğinde işten çıkmakla tehdit ettikleri projeler üzerinde çalıştım. Bir grubun toplantılara devam etmeyi, diğer grup katıldığı takdirde reddettiği durumlarda bulundum. Kasten belgesiz ve anlaşılmaz kodlar yazarak böylece kendinden sonraki hiçkimsenin onu değiştirmesine izin vermeyen programcılar gördüm. Daha yaşlı/genç/fazla dürüst/aşırı derecede yakın bir meslektaşından tavsiye almayı reddeden ve sonuçta başı ağrıyan yetenekli fakat aksi programcılar gördüm.
Duygusal olarak genç olsun olmasın, profosyonel programcılar olarak bizim bir dizi yetişkin veya en azından profosyonel sorumluluklarımız vardır. (Bkz. Assocation for Computing Machinery'nin ACM Code of Ethics and Proffessional Conduct ve Software Engineering Code of Ethics and Proffessional Practice yayınlarında yer alan bu konularda yer alan ilgili iş pozisyonları.)
Birincisi, seçtiğimiz meslekte, yapabileceğimiz meslekte en iyi standartlarda kaliteli iş üretme görevimiz vardır.
İkincisi, içinde yaşadığımız topluma ve üzerinde yaşadığımız gezegene karşı bir görevimiz vardır. Seçtiğimiz meslek yarı yarıya bilim, yarı yarıya pratik hizmettir. Eğer işimiz dünyayı yaşamak için daha iyi bir yer haline getirmiyorsa, bu yeteneklerimizi, zamanımızı ve eninde sonunda hayatımızı harcamamız demektir.
Üçüncüsü, toplumumuza karşı, uzmanlığımızı devlet politikasını etkileyecek şekilde paylaşma görevimiz vardır. Giderek teknolojiye dayanan toplumumuzda, en önemli kararlar hukuk veya siyasal bilgiler okuyan fakat teknolojik olarak cahil ve aritmetik düşünce yeteneği olmayan insanlar tarafından verilmektedir. Örneğin, bir süre boyunca devletlerden birinin pi sayısının değerinin 3 olduğunu emreden kanunlar vardı. Bu komiktir (kanun yürürlükten kaldırılana kadar tekerlekli ulaşımın engebeli olmasına rağmen), fakat gördüğümüz birçok bilgisiz siyasi karar komik değildir. Siyasi tartışmaları rasyonel tekniklerle ve sayısal yorumlarla bilgilendirmek görevimizdir.
Dördüncüsü, meslektaşlarımızla meslektaş olmak görevimizdir. Bu, yerel kodlama ve tasarım standartlarına uymayı (eğer işe yaramazlarsa, onları göz ardı etmek yerine değiştirmeliyiz), değiştirilebilen kodlar yazmayı ve kendi perspektiflerimizi paylaşarak diğerlerini dinlemeyi içerir.
Beşincisi, diğerlerine karşı bilgi ve deneyimlerimizi paylaşma görevimiz vardır.
Altıncısı, kendimize karşı da bir görevimiz vardır. İşimiz ve düşüncelerimiz ve bu mesleğe giriş nedenlerimiz kendimizi tatmin etmelidir. Eğer yaptıklarımıza aşırı tutkuyla bağlıysak, eğer ne yaptığımız bizim ne olduğumuzun temellerinden biriyse, yukarıdaki görevler bir yük değil bir zevk olacaktır.
Euclides
21/05/2005, 11:44
@sckz:
Daha önce forumda pek çok başlıkta bu konuyu açıkladım.
Ceviz.net'in dökümanlarında assembly ile ilgili yazımda da aynı olayı anlattım.
Bana biraz olay tembellik gibi geliyor... agresif bir tutum izledim.
Benim görüşüm biraz daha farklı eğer siz yazdığınız dökümanların doğruluğundan şüpeliyseniz ve/veya araştırmanız 10sn'de bitmişse bu "şüpeli" bilgileri paylaşmakla bir iyilik DEĞİL kötülük etmiş oluyorsunuz.
Forum Yazılımı : vBulletin v3.6.8, Copyright ©2000-2008, Jelsoft Enterprises Ltd.