Tam Sürümünü Görmek İçin : Genel Kurmay Bşk: Basın Açıklaması
Büyük Türk Milleti,
Hiçbir değerden nasip almamış bir grup tarafından, insanlığın ortak değeri olan Baharın gelişini kutlama adına düzenlenen masum etkinlikler,
yüce Türk Ulusunun sembolü, her zerresi şehit kanıyla bezenmiş şanlı Türk Bayrağına saldırı densizliğinde bulunulacak kadar ileri götürülmüştür.
Türk Milleti engin tarihinde iyi ve kötü günler görmüş, sayısız zaferler yanında ihanetler de yaşamıştır.
Ancak hiçbir zaman kendi vatanında kendi sözde vatandaşları tarafından yapılan böyle bir alçaklıkla karşılaşmamıştır.
Savaş meydanında vuruştuğu bir düşmanın Bayrağına dahi saygı gösteren bir ulusun,
kendi Bayrağının, kendi topraklarında sözde kendi vatandaşları tarafından böyle bir muameleye maruz kalması hiçbir şekilde izah edilemez ve mazur görülemez.
Bu haince bir davranıştır.
Hem bir ülkenin vatandaşı olmak, havasını teneffüs etmek, suyunu içmek, karnını doyurmak
hem de o ülkenin en kutsal ortak değeri olan Bayrağına el kaldırmaya yeltenmek, gaflet, dalalet ve hıyanetten başka bir şekilde tarif edilemez.
Dost ve düşman herkes şunu çok iyi bilmelidir ki;
Ne bu Ülkenin Bölünmez Bütünlüğü
ne de bu birlik ve bütünlüğün sembolü olan
şanlı Türk Bayrağı
asla sahipsiz değildir.
Başta yüce Türk Milleti olmak üzere onun bağrından çıkmış Türk Silahlı Kuvvetleri, tıpkı atalarının yaptığı gibi,
Ülkesini ve Bayrağını koruma ve kollamaya, bunun için gerekirse kanının son damlasını akıtmaya hazırdır.
Yeminlidir.
Onun vakar ve ciddiyetini, sabrını yanlış yorumlayanlara, yanlış hesap peşinde koşanlara,
Türk Silahlı Kuvvetlerinin Vatan ve Bayrak Sevgisini denemeye kalkışanlara,
tarihin sayfalarına bakmalarını öneririz.
Saygı ile duyurulur.
---------------------------
açıklamadan haberdar olmayan arkadaşlar için bu yazıyı burada paylaşmak istedim dedim bu ülke sahipsiz değildir.
tabii ki sahipsiz değildir. genelkurmak başkanı'nın zaman zaman yaptığı açıklama ve tespitler çok yerinde oluyor. bu açıdan takdir ediyorum.
..
daha başka bişiler de yazacaktım ama toparlamayadım fikirlerimi kaç dakkadır. yanlışlığa mahal vermemek için susayım en iyisi :)
Zerzevat Adam
27/04/2005, 02:01
Ben Ordu'nun yaptığı açıklamaları birilerine "küpe" olarak değerlendiriyorum. Bu bazen halka "dikkat et" oluyor, bazen siyasilere "yanlış yapma" bazen de başka başka kurumlara "sahipsiz mi sandın eloğlu?" diyor...
Ordu kulaklara küpeyi hazırladığı gibi kimi kulağı korur, kimi kulağı keser. Bu yüzden ben çok fazla endişelenmiyorum.
Genelkurmay'ın son dönemki bu açıklaması ve sonrasında Özkök'ün konuşması gene insanımızın ne kadar cahil olduğunu ortaya koydu.
Zannedersem en haşin demokrasi savunucularının bile demokrasinin şartlarını bilmediğini düşündüğüm bir ülkede, silahlı kuvvetlerin tutupta tamamen siyasi bir tavır takınması ve siyasi konularda görüş bildirmesinin çoğu kimse tarafından o kadar önemsenmesi normaldir.
Demokrasinin demos'un kratosuna dayandığını, buna bağlı olarak atanmış bir devlet memurunun toplumun kaderi ve siyaseti üzerine yorum yapma hakkına sahip olmadığını anlamak bu kadar zor mudur?
Eğer bizi atanmış kitleler yönetecekse neden bunun adına demokrasi yerine teokrasi demiyoruz?
Türkiye cumhuriyetinde rejimi korumakla görevli olan ne askeriyye, ne anayasa mahkemesi ne de diğer bir kurumdur. Rejimi korumak, gerektiğinde düzeltmek, hatta gerektiğinde değiştirmek ancak ve ancak halkın egemenliğine dayanan meclise aittir.
Herkesin kendisini birşeyin bekçisi, herkesin kendisi bir sürünün çobanı, velhasıl-ı kelam herkesin kendisini kral gördüğü ortamda anarşiden başka birşey doğmaz.
Açıkcası Türkiye'de demokrasi var diyenin yalan söylediğini ya da konuya vakıf olmadığını düşünüyorum. Türkiye'de bariz şekilde görülen bir zümre egemenliği var. Türkiyemizi yöneten kişiler halk değil. Türkiye'yi cumhuriyet savcıları, anayasa mahkemesi başkanları, askeriye, cuntalar vs... yönetiyor.
Bizde onemli olan sekli kurtarmak. Birileri "demokrasicilik oynayacagiz, oyunu bozanin kafasini patlatirim" diyor, millet de oynuyor. Biri kalkip da bunun sahte bir oyun oldugunu unutur ve yanlislikla "galiba idarede benim de soz hakkim var, bana uymayan su durumu ifade edeyim" filan dedi mi hizaya getiriliyor.
Bu ulkeye demokrasi gerekir ya da gerekmez o ayri konu ama bu oyunu, gercekmis gibi kendimize yutturmamiza gerek yok. Seyredenler oyle bilsin yeter, kendimizi neden salak gibi hissedelim.
demokrasi insan hakları küreselleşme gibi kavramlar tamamen aldatmacadır gerçekte bu kavramlar bugünün emperyalist ülkelerinin kullandığı en büyük silahlardır. demokrasinin varlığından söz edebilmek için milli birlikten söz edebilmek gerekir aksi taktirde bugünki gibi, demokrasiyi ve insan haklarını ağızların sakız etmiş ve kendisini çok akıllı sanan bir çok cahil insan bu yalanlara inanarak belli haklar peşinde koşarlar. aslında sisteme karşı olan bu insanların asıl amacı demokrasi insan haklarını kullanarak bir takım ayrıcalıklar elde etmek bağımsız kürt devletinin temellerini atmaktır. bu oluşum yine emperyalistler tarafından desteklenmektedir çünkü halkı ile bütünleşmiş güçlü Türkiye istememektedirler. (tüm bunların yanında ege sorunu ermeni sorunu kıbrıs sorunu alevi sorunu çerkes sorunu gibi malzemeler vardır ellerinde bu konuların tartışmasınıda önümüzdeki süreçte göreceğiz) aslında ortada hiçbir sorun yoktur. tüm bu oyunlar emperyalistler (ingiltere-abd) tarafından yazılıp sahnelenmektedir. petrol-maden rezervleri açısından zengin olan bölgede rakip istememektedirler bu yüzdende sürekli bölgeye müdahele etmektedirler. bence askerin konuya ilişikin yaklaşımı tamamiyle doğrudur ve siyasi olarak değil gerçek bir vatansever gibi yorumlanmıştır.
Ansugo: demos kratos kavramları eski yunana dayanmaktadır. halkın katılımı anlamına gelir. yunan demokrasinini günümüz demokrasi anlayışıyla bağdaştırmak kanımca çok saçmadır. bugünün demokrasi anlayışı liberal demokrasidir. ayrıca teokrasiye göre otoritenin kaynağı dindir. dolasıyla bununda günümüz Türkiye si ile hiçbir alakası yoktur. bahsettiğiniz kavram monokrasidir. asker bugün "halka rağmen halk için" anlayışı çerçevesinde tepeden inme demokrasiyi, ülkenin bölünmez bütünüğünü, laik ve bağımsız Türkiye Cumhuriyeti devletini korumaya çalışmaktadır.
virU sen ne demek istediğini anladın değil mi?
yani yozlaşmış tanımları burada döndermene gerek yok. ben asker ve ya anayasa başkanlığının(vs) egemenliğinde oluşturulan sorunsuz bir sistemin yerine yönetimi sorunlu olsada TBMM yi secerim.
Askeriyenin yada bir devlet kurumunun başkanın(yani atanmışların) hükümet ve TBMM yi (seçilmişleri) sıkıştırması ve tehdit etmesini ahlaksızca buluyorum.
yeniçeriler ve sadrazamların ayak oyunlarıdır bunlar.
MEHMET bilinen kavramların gerçek anlamarını söyledim. tanımları burada döndermiyoruz eğer daha detaya inmek istiyorsan sende oku ve öğren ama burada yazılanlar için orada oturduğun yerden "yozlamış tanımlar yapıyorsun" demeye hakkın yok bence. istersen yazılanları tekrar oku öyle değerlendir. %30 küsür oy almış bir partinin anayasa değişiklik yapma hakkı var ise bu bir utançtır mecliste temsil edilmeyen bu halkın %60 küsürlük bir kısmıdır. sorun, bazı uç kesimlerinin bağımsızlıktan laiklikten milli bütünlükten ’dün veriyor olması ve askerin bu değerleri korumasımıdır sizce? yazdıklarınızdan böyle bir anlam çıkıyor.
burada laf salatası yapmıyoruz. yeniçerileri sadrazamları karıştırma istersen. çünkü yine konu başka yerlere kayacak.
yuzde otuz yeterli olmaması atanmışların yönetsin anlamına mı geliyor.
başımızdakiler ne yapsalar haklılar. çünkü bu toplum koyun sürüsüdür. başına illa bir çoban arar. bu 19. yüzyılda Atatürk oldu... bu ülkenin insanı hakkını aramaz, haksızlığa gereken tepkiyi göstermez. bu ülkenin toplumu kendi kendini yönetemez. illa arkasına takılacağı bir lider arar. bu yüzden ülke bu haldedir.
sadece benim fikirlerim...
Mingitau
27/04/2005, 22:34
Sorun "batı demokrasisi*"nin bizim yapımıza uymamasında bence..
*Evet Demokrasinin batılısı var doğulusu var, tıpkı serbest piyasanın Japonu Çinlisi Korelisi olduğu gibi...
Ansugo: demos kratos kavramları eski yunana dayanmaktadır. halkın katılımı anlamına gelir. yunan demokrasinini günümüz demokrasi anlayışıyla bağdaştırmak kanımca çok saçmadır. bugünün demokrasi anlayışı liberal demokrasidir. ayrıca teokrasiye göre otoritenin kaynağı dindir. dolasıyla bununda günümüz Türkiye si ile hiçbir alakası yoktur. bahsettiğiniz kavram monokrasidir. asker bugün "halka rağmen halk için" anlayışı çerçevesinde tepeden inme demokrasiyi, ülkenin bölünmez bütünüğünü, laik ve bağımsız Türkiye Cumhuriyeti devletini korumaya çalışmaktadır.
Ah ne hata! Teokrasi... Yanlış kelime yazmışız. Bunu yakalaman çok hoş olmuş. Ancak orada anlatmak istediğim monokrasi falan değil oligarşidir.
Demos kratos kavramlarını ise eski yunana değil Roma'ya aittir.
Demos kratos ise halkın katılımı anlamına gelmez. Halkın egemenliği anlamını gelir. Katılım ile egemenlik çok farlı şeyler.
Demokrasinin eskimesi falan da söz konusu değildir. Demokrasi zaten halkın egemenliği demektir. Halk egemenliği kavramının eskimesi söz konusu olamaz. Sadece bunun uygulaması değişebilir. (Doğrudan-Dolaylı gibi) Ya da başına veya sonuna ekler eklenir (Liberal demokrasi gibi ). Ama demokrasi özü ile yüzlerce yıldır değişmeyen anlayışı yani halkın egemenliğini ifade eder.
Tabii çelişik bir durum var. Diyorsun ki günümü demokrasi anlayışı liberaldir. Özgürlükçülüğün modern zamanlarındaki sınırlarından biri olan liberalizm ile askerin özgürlüklere müdahale etmesini, toplumun gerekirse kendi kaderini belirleme hakkının elinden alınmasını nasıl mantığa sığdırıyorsun anlamıyorum?
Ne demorasi nede senin tabirin ile liberal demokrasi dünde bugün de hiçbir zümrenin devlet üzerinde egemen olmasına izin vermeyen düşünce sistemleridir. Eğer zümre egemenliği varsa demokrasi yok demektir.
"Sen istersen 100% oyla gel, gene bizim dediğimiz olur" zihniyetine sahip kişiler borularını öttürüyorsa burada nasıl demokrasi olabilir? Burada olan zümrenin egemenliği değildir de nedir?
sorun, bazı uç kesimlerinin bağımsızlıktan laiklikten milli bütünlükten ödün veriyor olması ve askerin bu değerleri korumasımıdır sizce?
Baştaki parti 35% ile iktidar olmuş diyelim. Yani halkın bu miktarını temsil ediyor.
Peki sistemi koruduğunu söylediğimiz asker, statükocular, anayasa mahkemesi başkanı halkın ne kadarını temsil ediyor? Halk onlara beni temsil et diye bir yetki vermiş mi?
Ansugo bahsettiğiniz kurumlar halka rağmen halk için anlayışıyla hareket ederler.. kurumlar diyorum çünkü bu kurumlar kişilerden bağımsızdır. fakat ben siyasilerin halk için siyaset yaptıklarına inanmıyorum. bu kurumlar tarihe bakacak olursanız sistem tehlikeye girdiğinde işlemiştir. demokrasiyi tanımlama konusunda hatalarınız var ama tartışmanın konusu olmadığı için cevap vermeyeceğim.(Münci Kapani - Politika Bilimine Giriş bu kitapta aradığınız soruların cevaplarını bulabilirsiniz yani demokrasi ile ilgili bir çok kaynaktan toparlanmış farklı yaklaşımlar var yorumsuz anlatılmış) monarşi dendiğinde egemenliğin kişilere ait olduğu sistemler anlaşılır,(krallıklar diktatörlükler gibi) oligarşide de belli grup egemendir söylediğiniz gibi neyse kavramları tartışmaya gerek yok ben yukarıda sadece yanlışınızı düzeltmiştim.
Türkiye için demokrasiyi tepeden inme diye tanımladım çünkü biz demokrasiyi kazanmak için hiçbir mücadele vermedik Türk demokrasisinin gelişiminde ismet inönü büyük katkıları olmuş. dünya tarihinde ilk kez bir lider otoritesinden vazgeçmiş ve egemenliği millete vermiş. fakat farklı sınıflardan oluşan Türk toplumu bunu sindirememiştir. siyasiler demokrasiyi bir amaçtan çok bir araç olarak kullandığı için sistemi korumak adına 27 mayıs gerçekleşmiştir. kanımca Türk toplumu hiçbir zaman demokrasiyi içine sindiremedi. ve ben hiçbir zaman bu toplumun demokrasi ile yönetilmesini onaylamadım. çünkü siyasilerin ve bazı sınıfların demokrasiyi kullandıklarını bu şekilde iktidar olabildiklerini düşünüyorum.
günümüz dünyasında demokrasi insan hakları küreselleşme gibi kavramlar tamamen aldatmacadır gerçekte bu kavramlar bugünün emperyalist ülkelerinin kullandığı en büyük silahlardır. demokrasinin varlığından söz edebilmek için milli birlikten söz edebilmek gerekir aksi taktirde bugünki gibi, demokrasiyi ve insan haklarını ağızların sakız etmiş ve kendisini çok akıllı sanan bir çok cahil insan bu yalanlara inanarak belli haklar peşinde koşarlar. aslında sisteme karşı olan bu insanların asıl amacı demokrasi insan haklarını kullanarak bir takım ayrıcalıklar elde etmek bağımsız kürt devletinin temellerini atmaktır. bu oluşum yine emperyalistler tarafından desteklenmektedir çünkü halkı ile bütünleşmiş güçlü Türkiye istememektedirler. (tüm bunların yanında ege sorunu ermeni sorunu kıbrıs sorunu alevi sorunu çerkes sorunu gibi malzemeler vardır ellerinde bu konuların tartışmasınıda önümüzdeki süreçte göreceğiz) aslında ortada hiçbir sorun yoktur. tüm bu oyunlar emperyalistler (ingiltere-abd) tarafından yazılıp sahnelenmektedir. petrol-maden rezervleri açısından zengin olan bölgede rakip istememektedirler bu yüzdende sürekli bölgeye müdahele etmektedirler. bence askerin konuya ilişikin yaklaşımı tamamiyle doğrudur ve siyasi olarak değil gerçek bir vatansever gibi yorumlanmıştır.
Dünya'da hangi ülkede gerçek anlamda demokrasi uygulanıyor ki? Demokrasi denilince akla ilk gelen Avrupa'da mı?
Hollanda'da yönetim biçimi monarşi'dir. Her fırsatta bize demokrasi dayatmasında bulunan Belçika'da da durum pek farklı değil aslında. İngiltere'deki demokrasi ise bizimkisine çok benziyor. Bir tek lordlar kamaramız ile kraliçemiz yok. Fransa'da aba altından sopa gösteren baskıcı bir rejim var. "Bizde demokrasi var ama, hımmm orda dur" sözü ile Fransa'nın durumunu güzelce anlatılabilir. İtalya'yı konuşmasak ta olur, Türk=İtalyan gözüyle bakıyorum ben. Almanya, diğer ülkelere göre daha açık, ancak mükemmel demokrasi'ye örnek değil. En azından politikacı skandallarına olanak veren çatlak bir sistem var. Liechtenstein, burada bile demokrasi yok, çünkü orası bir krallık... :)
Kısacası, benim hakkında bilgim olan hiçbir ülkede %100 demokrasi yok. Ama %100 bürokrasi her yere var. :)
Durum böyle olunca; "Türkiye'de demokrasi yok" sözünü duymak beni dumur ediyor.
Aklıma gelen ilk soru:
- Nerede var ki?
Tarihin kayda alınmaya başladığı tarihlerden bu yana bir lider tarafından yönetilen Türk milletinin, kendi kendini yönetebilme yeteneğini kazanması elbette zaman alacaktır. En basitinden, ben bunları yazarken bile, güçlü bir liderin varlığına gereksinimimiz olduğuna inancım değişmemiş. :)
Her fırsatta demokrasiyi savunmama rağmen güçlü bir lider özlemi içindeysem, ben henüz demokrasiyi benimseyememişim, sindirememişim demektir.
Benim için, karakterime etki edecek birkaç ufak rötuştan başka yapılacak birşey yok. Umarım benim çocuklarım, kendilerini yönetebilme yeteneğine sahip olurlar.
Aklıma gelen ilk soru:
- Nerede var ki?
Hakkaten ya var mı?
Bence demokrasi insan doğasına aykırı.
boran bahsettiğin ülkeler milli birliklerini kurmuşlar, bir ingiliz devleti için benim devletim diyor fransız için alman için italyan için durum bundan farklı değil bizim insanlarımız ise devlete karşılar bu insanlarımı demokrasi ile yöneteceksin. (bizim insanlarımız için demokrasi ülke çıkarları ötesinde sınıfsal çıkarlar için bir araç bu yüzden biz demokrasiyi sindiremiyoruz bu yüzden zayıfız ve güçsüsüz) bizim ülkemizde bazı insanlar için kişisel-sınıfsal menfaatler ülke menfaatlerinden önde gelir. genel olarak çoğu kişi kendimi kurtarayımın derdine düşmüş. bağımsızlık ülke onuru kimsenin umrunda değilmiş gibi. AB mi sağlayacak bizim toplumsal refahımızı?. bir yanda yabancı güçler tarafından yönlendirilen (piyon) ve bağımsızlık mücadelesi verdiğini sanan kürtler diğer yanda yolsuzluk almış başını gitmiş. kimileri başının örtüsünün derdine düşmüş. kimileri içinse tek yol devrim olmuş işte ülkenin hali buyurun demokrasi ile yönetmeye devam edin siz bu ülkeyi...
@Boran :
İspanya krallık ama kral mı yönetiyor? İngiltere'yi ingiliz kraliçesi mi yönetiyor?
Türkiye cumhuriyeti kabul etmeseydi, başta padişah devlet başkanı olarak olsaydı, demokrasi ile yönetilemez miydi? İran bir cumhuriyet. Çin de bir cumhuriyet. Demokrasi ne kadar var?
Saydığın devletlerin hepsi krallık ama demokrasi ile yönetiliyor değil mi? Kral egemen değil, değil mi?
Şunu da yeri gelmişken sorayım : Bugün varlığımızın temeli olduğu iddiasındaki askeriye 12 Eylül'de hangi ülkenin peykinde davranmıştır? Duruşu belli, siyaset üstü bir kurum olduğunu iddia eden askeriye her hükümet zayıflığında neden dış devletlerin temsilcileri ile içli dışlı olmuştur? ABD hükümetle ilişki kurmadan direkt askeriye ile irtibata geçince ABD'nin tavırları makul bir hale mi gelmektedir?
dikkat ettiyseniz 12 eylül darbesinden hiç bahsetmedim. ordu içinde de çürükler olabilir Ansugo ama tüm bunlar yüzünden Cumhuriyetimizin en saygın kurumlarından birini sorumlu tutmak doğru olmaz. ordu bu ülkede güvenilebilecek kurumların başında gelir.
Bu ülkede hangi kurumlara güvenilmez ?
Yapılan tüm mükemmel makinelerde veya inşaa edilen bütün mükemmel sistemlerde olası bir aksiliğe karşı emniyet sübabı vardır. Demokrasinin, gelinen bu devirde, tüm dünyada uygulama olarak mükemmel bir sistem olmadığını düşünürsek, TR için emniyet sübabı da Türk Ordusu'dur. Onlar siyaset yapıp kendilerini beğendirmek için değil, ülkenin geleceğini tehlikede gördükleri için devreye girerler.
Kolay gelsin...
Goruyoruz ki Turk Ordusu Türk Siyasetindeki guc odaklarindan biri. Gucu ve etkileri ya da gerekli olup olmadigi tartisilabilir. Zaten konu da bu yone dogru kayma egilimi gosteriyor.
Bu noktada soyle bir donup arkamiza baktigimizda zamaninda yine askeri bir yapidaki siyasal guc odaklarini gorebiliriz. Yeniceriler, İttihat ve Terakki ilk aklima gelenler. Bunlari da tartisabiliriz ama tarih kitaplari her ikisinin de siyasete yaptigi mudehalelerden rahatsiz.
dikkat ettiyseniz 12 eylül darbesinden hiç bahsetmedim. ordu içinde de çürükler olabilir Ansugo ama tüm bunlar yüzünden Cumhuriyetimizin en saygın kurumlarından birini sorumlu tutmak doğru olmaz. ordu bu ülkede güvenilebilecek kurumların başında gelir.
saygın mı? bence korkulan olsa daha iyi. bu tur kurumlar devletin geleceğinden çok kendi konumlarını koruma çabasında olan kurumlardır.
Demokrasinin, gelinen bu devirde, tüm dünyada uygulama olarak mükemmel bir sistem olmadığını düşünürsek, TR için emniyet sübabı da Türk Ordusu'dur
Halki, halktan koruyacaklar yani...
Mingitau
28/04/2005, 14:26
İktidarların ürkük atlar gibi olmasından başka bişi sağlamıyor Ordunun siyasete olan müdahaleleri... Ancak hemen her yerde olabilir türden şeylerdir bunlar...
birde arkadaşlar farkettiyseniz genelde ekonomik bunalımların olduğu yerlerde bu tip sorunlar oluşuyor. Dünya tarihinde baktığımızda Avrupada "Arjantinli kadar zengin" söznün ortaya çıktığını görüyoruz. Ne zamana kadar? Arjantin' in zenginlik kaynakları İngiliz Arisktokrasisine verilinceye kadar.. Ne karşılığında? Peronculuğun iktidar olması karşılığında ve Arjantin' in şimdiki durumu...
Mingitau
28/04/2005, 14:47
Ayrıca Gen. Kur' un açıklaması kendi içindeki eğitime yönelik olan bir açıklamaydı, zira verilen eğitim neticesinde bayrak için insanlardan yaşamları isteniyor ve bayrak yakılırken bunun inandırıcılığı tartışılır, ki açıklama aniden değil sonradan gelmiştir, tabiyatıyla açıklamanın sivil idari mercilerce yapılması daha uygun olurdu. Ancak demokrasinin 1. kuralı çoğunluğu sağlamaktır.
Halki, halktan koruyacaklar yani...
Anlamak istediğiniz buysa, evet...
Emniyet sübapının iradesi yok. Ama o "mükemmel cihaz" neyse onu çalıştıranın iradesi var. O cihazı çalıştıran irade olmadıktan sonra o emniyet sübapının hiçbir değeri yok. Eğer emniyet sübapı cihaz çalıştırılmadan çalışmaya çalışıyorsa bozuk demektir, ya tamir edilir ya yenisi alınır.
Ama genelde bizim makinelerde şöyle oluyor : Ya makine düzgün çalışmadığı emniyet sübabı da düzgün çalışmıyor, ya da emniyet sübabının düzgün çalışmamasından dolayı makine zarar görüyor.
@Boran :
İspanya krallık ama kral mı yönetiyor? İngiltere'yi ingiliz kraliçesi mi yönetiyor?
Türkiye cumhuriyeti kabul etmeseydi, başta padişah devlet başkanı olarak olsaydı, demokrasi ile yönetilemez miydi? İran bir cumhuriyet. Çin de bir cumhuriyet. Demokrasi ne kadar var?
Saydığın devletlerin hepsi krallık ama demokrasi ile yönetiliyor değil mi? Kral egemen değil, değil mi?
Elbette devletin başında bir kralın/kraliçenin olması, o ülkenin demokratik bir düzene sahip olmadığı anlamına gelmez. Sadece yönetim biçimi cumhuriyet değil de monarşi olur.
Ancak benim vurgulamak istediğim konu, demokrasinin bu ülkelerdeki uygulanışı ile ilgili idi. Avrupa ülkelerinde yapıp ta, Türkiye'de yapamayacağın hiçbirşey yok. Hatta T.C. vatandaşı olarak, diğer ülke vatandaşlarından daha az haklarımız olduğunu sanmıyorum.
Tabi her fırsatta meydanlara çıkıp, onu isterük, bunu isterük deyip, istekleri yapılmayınca da "bu ülkede demokrasi yok" diyenlere şöyle diyebilirim; devlet politikaları her zaman halkın istediği şekilde yürümez. Bu da demokrasinin olmadığı anlamına gelmez. Örnek verecek olursak;
Hollanda'da, işçi sendikaları ve ana muhalafet partisinin katılımı ile düzenlenen ve geniş bir katılımın olduğu, "kemer sıkma politikalarına hayır" yürüyüşüne (ki Hollanda tarihinde bu denli büyük bir katılım, ender olarak görülmüştür), hükümetin yanıtı şöyle olmuştur: "kusura bakmayın, programımızda bir değişiklik olmayacak..."
Eğer çoğunluk yönetimde söz sahibi olamıyorsa, bu nasıl demokrasidir?
Kamuoyu, yönetimde nereye kadar sözsahibi olmalıdır?
İşin doğrusu nedir? vs. vs. birçok soru daha var düşünülmesi gereken.
Hakların daha az olup olmaması bana göre sorun değil. Sorun sistemin işlerliği. Yoksa üç hak fazla verilmiş, beş hak az olmuş çok büyük sorun değil. Zaten demokrasi anlayışı yerleşmediği için verilen her hakta tam olarak kullanılmıyor. Açıkcası halk hakkının ne olduğunu bilmiyor.
Ama sistemin işlemesi önemli. Hak vermek kolay : Bu yasa sana şu hakkı tanır dersin ve hakkı vermiş olursun. Ama acaba bu hakkı o birey kullanabiliyor mu? O birey hakkını kullandığında engelleniyor mu yoksa yardımcı mı olunuyor? Esas sorun bu.
Şunu da belirteyim ki ben demokrasiyi savunmuyorum. Sadece eğer demokrasi sahipleniyorsa herkes demokrat olmaya çalışsın diyorum.
yildizib
29/04/2005, 13:06
Gn. Kurmay başkanının açıklaması
Biraz gereksiz gibiydi.Ama bir de şunu düşünün,Ordunun güvenlikten başka ne görevi var ki?Güvenlik ise ikiye ayrılır,iç ve dış.Ordunun var oluşunun sebebi bunlardır.
Yapılan açıklama niye yapıldı?Ordunun bu konu üzerinde açıklama yapması onun var oluş amacını ilgilendirir mi?ilgilendirmez mi?Yani soruyu "konunun iç güvenlik veya dış güvenlikle alakası varmıdır yokmudur" diye sormak gerekir.
Bu çerçeveden bakınca bence güvenliğimizle alakası hayli var görünüyor.Siyasetle bir alakası yok gibime geliyor.
"Başta gereksiz gibiydi" dedim kastettiğim şuydu;Tüm bunlara "höt " demeyle ürkütülecek ve tehlikesi atlatılacak şeyler miydi?
yildizib
30/04/2005, 14:26
Ne oldu yahu?Ne güzel tartışıyormuşsunuz.Ben girince herkes sus-pus oluyor.
Bunun benimle bir alakası yok değil mi?:):):)
N'oldu kurudunuz kaldınız öyle?
AB'nin ve ABD'nin sömürgesiyiz. medya tekelleşmiş. milli olamıyoruz insanlar devlete karşı. sömürgeyiz herşeyi ithal ediyoruz. sanayimiz yok istihdam yaratamıyoruz. yabancı sermaye ülkemize gelsinde yatırım yapsın diye peşkeş çeker hale gelmişiz. bu durumdayken olmayan demokrasi ve sistemin tartışılması zaten saçma olur.
her ne kadar burada yazacaklarımın pek bir değeri olmasada paylaşmak istediğim için yazıyorum bunları, çözüm bence bir süre bu ülkenin asker tarafından yönetilmesi siyasetin rafa kaldırılması devrimler yapılması ülkenin sanayileşmesi ithal ettiği malları üretebilir hale gelmesindedir. yoksa başkasının kölesi oluyorsunuz bugünki gibi. bu ülkenin yönetimini bu millete verirseniz olacağı budur. bizim millet cahil hemde karacahil. ne zaman insanlarınızı eğitirsiniz gerçek anlamda milli birliğinizi kurarsınız gerçek anlamda kalkınırsınız insanlarınıza rahat bir yaşam verebilirsiniz o zaman demokrasi diyebilirsiniz.
bölücülerle ilgili olarak ise bu devlete karşı olanlar bence yok edilmeli. sisteme karşı düzene karşı olanlar sadece zarar verirler ne kendilerine ne de ülkelerine faydaları yoktur.
Bunca ihtilal olduğu için, ordu birçok kere demokrasiye mudahele ettiği için bugün bu durumlardayız Viru tesbitlerin bence yanlış. İhtilallerin tümünün arkasında kimin olduğunuda herkes çok iyi bilir.
Dışardan ithal fikirleri kendi fikirlerimiz gibi benimsediğimiz sürece, her adımımızda dışarıya baktığımız sürece adım atamayacağız.
Katı ve kati fikirlerle bir yere varamayız yokedilmeli öldürülmeli mahvedilmeli ile olmuyor herşey, ne zaman ki güçlüsün Osmanlı gibi, Amerika gibi işte o zaman yoketsende öldürsende kimsenin sesi çıkmaz. Şimdi ayakların yere sağlam basması gerektiği zamandır.
Milletleri selamete bazen kişiler, bazen sistemler ulaştırır. Bizede ikisinden biri lazım.
Ülkeyi asker mi sanayileştirecek :) Hem sanayiye ne gerek var ki? Sonuçta gavura mal satmamalıyız. Onlar düşmanlarımız. :)
yildizib
01/05/2005, 15:05
çözüm bence bir süre bu ülkenin asker tarafından yönetilmesi siyasetin rafa kaldırılması devrimler yapılması ülkenin sanayileşmesi ithal ettiği malları üretebilir hale gelmesindedir
virU,
askerler ekonomiden siyasetten ne anlasın?gelirlerse büsbütün batırırlar ülkeyi.Ben 80 döneminde sıkıyönetimi yaşamadım.Yaşamakta istemem, düşünsene ota b.ka karışan bir yönetim var başta.Zaten 6 ay askerlik boyunca çıldırmak üzereydim, sivilde de çekemem sıkı yönetimi.
Aslında demokrasi veya monarşi veyahut diktatörlük olsun umrumda değildir.İstediğim,
1-ülke düzgün kararlar alınarak yönetilsin,işi bilen adamlar olsun
2-birileri çıkıp "Ben senden üstünüm, ben seçilmişim,ben tanrı tarafından gönderrildim ,bana secde et ayakkabılarımı öp bakayım" demesin.Neyle yönetildiğimin önemi yok.
bu ülkenin yönetimini bu millete verirseniz olacağı budur. bizim millet cahil hemde karacahil.
virU milletimiz cahil değil.kesinlikle değil.Bunu heryerde bağırdıkları için artık bir intibaa olmuş herkeste(millet cahil, koyun ...).Oysaki son seçime 10 milyon kişi katılmadı.Yani %25.Katılanlar da herhalde bir de bunu deneyelim bakalım diyerek oy vermiştir.Herkes artık biliyor ve anlıyor ki "gelenlerin hiçbirinden adam çıkmaz" .O kadar saf değiller.
İhtilallerin tümünün arkasında kimin olduğunuda herkes çok iyi bilir.
Bir en cahil kalmışım herhalde.Herkes biliyor mu?Kim var?
Dışardan ithal fikirleri kendi fikirlerimiz gibi benimsediğimiz sürece, her adımımızda dışarıya baktığımız sürece adım atamayacağız.
Evet bu söz artık klişeleşmeye başladı.Bu ilk okul sıralarından itibaren duyduğum sözdür.Aradan 20-25 sene geçmiş.Artık ne yapılması lazım geliyor biliyorsak artık onu yapalım.
Ülkeyi asker mi sanayileştirecek
Ekonomiden anlamıyorlar.
Asker ekonomiden anlamaz, asker siyasetten anlamaz, asker ülke yönetemez gibi tespitleri doğru bulmuyorum. Zira Genel Kurmay'da yöneticilik yapan insanların her biri çok iyi birer stratejistdirler, dolayısıyla siyaseti ve idare etmeyi iyi bilirler, çok iyi birer ekonomisttirler zira eğitimin yanında mühendislik, ekonomi, işletme vs. gibi ünüversitede okutulan bölümlerden birine eşit düzeyde diploma alırlar. Onların farkı asker olmalarıdır, onların farkı, konumlarının farklı olmasıdır. Ünüformalarını çıkarttıklarında onlarında sizden ya da benden farkı yoktur. Askeri düşünce, askeri bakış açısı ile yetişirler. Dolayısyla objektiflerdir ve olaylara somut, doğrudan çözüme yönelik yaklaşırlar. ASkeri bilgi ve bakış açısı ile askeri yönetimi karıştırmamakta fayda var. Çünkü iki farklı kavram olduklarını düşünüyorum.
//Asker değilim, avukatları olmak da bana düşmez. Ama az çok yaşadıklarını, hayatlarını bilirim.
Kolay gelsin...
herkes kendi işleri ile meşgul olsaydı bu durumda olmazdık
omerosmanoglu
02/05/2005, 18:01
...anarşiden başka birşey doğmaz.
herkes
Bunlar benim düşüncelerim, 19 gün sonra asker olduğumu göz önünde bulundurursak Başkanım ne dediyse doğrudur :)
Mingitau
02/05/2005, 18:49
virU,
askerler ekonomiden siyasetten ne anlasın?gelirlerse büsbütün batırırlar ülkeyi.Ben 80 döneminde sıkıyönetimi yaşamadım.Yaşamakta istemem, düşünsene ota b.ka karışan bir yönetim var başta.Zaten 6 ay askerlik boyunca çıldırmak üzereydim, sivilde de çekemem sıkı yönetimi.
Aslında demokrasi veya monarşi veyahut diktatörlük olsun umrumda değildir.İstediğim,
1-ülke düzgün kararlar alınarak yönetilsin,işi bilen adamlar olsun
2-birileri çıkıp "Ben senden üstünüm, ben seçilmişim,ben tanrı tarafından gönderrildim ,bana secde et ayakkabılarımı öp bakayım" demesin.Neyle yönetildiğimin önemi yok.
virU milletimiz cahil değil.kesinlikle değil.Bunu heryerde bağırdıkları için artık bir intibaa olmuş herkeste(millet cahil, koyun ...).Oysaki son seçime 10 milyon kişi katılmadı.Yani %25.Katılanlar da herhalde bir de bunu deneyelim bakalım diyerek oy vermiştir.Herkes artık biliyor ve anlıyor ki "gelenlerin hiçbirinden adam çıkmaz" .O kadar saf değiller.
Bir en cahil kalmışım herhalde.Herkes biliyor mu?Kim var?
Evet bu söz artık klişeleşmeye başladı.Bu ilk okul sıralarından itibaren duyduğum sözdür.Aradan 20-25 sene geçmiş.Artık ne yapılması lazım geliyor biliyorsak artık onu yapalım.
Ekonomiden anlamıyorlar.
Oyak Holding' in atılımlarına baktıkça ve bir zamanların SümerBank' ının yarısına bugün citigroup' un biçtiği değeri düşündükçe -ki iki bankanın birleşmesi için- "Ordu ekonomiden anlamıyor" sözü niteliğini yitiriyor.
Bunlar benim düşüncelerim, 19 gün sonra asker olduğumu göz önünde bulundurursak Başkanım ne dediyse doğrudur :)
Sağ salim bir askerlik dilerim.
Askere gidersen Mehmetçik olursun. Savaşa sürerlerse Peygamber ocağının neferi olursun. Ölürsen şehit olursun. Tabutunu üzerinde ay ve yıldız olan bir bayrağa sararlar.
Yok ölen bir komutansa Kocatepe camiinde öğle namazına müteakip cenaze namazı kıldırıp kaldırırlar.
Ama bunlar Türkiye'nin islam ülkesi olduğunu göstermez değil mi? Bunlar Türkiye'nin -eğer islam ülkesi denmesinden şeriat ile yönetilen ülke anlaşılıyorsa düzeltelim- 99%'sinin islam inancına sahip olduğunu ya da "modern tabiriyle" islami hassasiyetlere sahip olduğunu göstermez değil mi?
Yok eğer islami hassasiyetlere sahip değilsek askere şehitlik vaad edilmesin. Mesela nirvana ya da yokluk vaad edilsin.
Askere Mehmetçik denmesin, mesela Metecik denilsin.
Asker ocağına Peygamber ocağı denmesin, mesela emir komuta ocağı densin.
Bayrakta hilal ile ay olmasın, mesela domates ile patlıcan olsun.
Ölen paşanın peşinden kocatepe camiinde -trafiği kesip kamusal haklarımız tecavüze uğratılmadan- cenaze namazı kılınmasın, mesela şaman ayini yapılsın ya da askeri seromoni ile yetinilsin.
Yok eğer "islami hassasiyetlere sahibiz" demek askere zor geliyorsa ve bu tür hassasiyetlere sahip kişiler rejim düşmanıysa; toplumun en az yüzde 50 si kesilsin, sonra bayrak başta olmak üzere islami obje barındıran herşey değiştirilsin; ve bundan sonra tarih kitaplarından Osmanlı çıkarılsın -ve kitaplar Türkler müslüman olduktan sonra direkt 1927'ye atlasın-, kutsal emanetler başka müslüman ülkelere verilsin, camiler yıkılsın, kur'an'lar toplatılsın vs...
Ondan sonra zaten geriye maçlardan önce haç çıkartan 3-5 futbolcu ile, dinle diyanetle alakası olmayan, damarlarında asil kan yerine mc_donalds köftesi akan birkaç kişi kalır ki onlardan da zaten rejimi çökertmeleri ya da kurtarmaları beklenemez değil mi?
E iyide kuzum bizim islam ülkesi olmadığımız zaten aşikar değil mi? Biz islam ülkesi olsaydık bugün bir paşa çıkıpta öyle konuşacaktı ve Başbakan onu bir saat içinde görevden almayacaktı? Olacak iş mi?
Ama madem islam ülkesi değiliz o zaman askere şehit lafını yapıştırmayın. Mesela "niyazi" olmuş deyin. Yemezler.
yildizib
02/05/2005, 19:40
Oyak Holding' in atılımlarına baktıkça ve bir zamanların SümerBank' ının yarısına bugün citigroup' un biçtiği değeri düşündükçe -ki iki bankanın birleşmesi için- "Ordu ekonomiden anlamıyor" sözü niteliğini yitiriyor.
Tamam, da ,mikro ekonomi ile ikisi başka şey.Hacı Ömer sabancı mesela, allahın köyünden çıkıp Adanada pamuk fabrikalarında çalışarak işe başlamış.
Ne bileyim yahu ben ekonomiden anlamam ,o yüzden konuşmam da pek doğru olmaz.Fazla konuşamam.
Ben 2 şeyi istedim.Gerisi umrumda değil ,
1-ülke düzgün kararlar alınarak yönetilsin,işi bilen adamlar olsun
2-birileri çıkıp "Ben senden üstünüm, ben seçilmişim,ben tanrı tarafından gönderrildim ,bana secde et ayakkabılarımı öp bakayım" demesin.Neyle yönetildiğimin önemi yok.
Bunun anlamı,1- Makro anlamda benim elimi kolumu bağlamasınlar,yani gücümün yetmediği makro boyuttaki anoforlara başkasının hatasından dolayı ben katlanmayayım.
2-Mikro boyutta benim kişisel haklarım sayılsın(sevilsin) isterim.
Daha ne isterim_?
ansugo kimin neye ne diyeceğine sen karar veremezsin. "mehmetçik" askerin değil bu milletin yakıştırmasıdır. ayrıca hayatta kendini adadığın birşey uğruna ölmekten daha güzel birşey olmasa gerek bunu şehitlik ya da başka şekilde nasıl istersen öyle algılayabilirsin. bu arada dikkat ettim her konuda devlete askere karşı sokuşturup duruyorsun. ansugo sen kürt müsün? bunu gerçekten çok merak ediyorum.
Mingitau
03/05/2005, 00:13
Yaw sıkmadı mı sizi bu tartışma?
yildizib
03/05/2005, 00:54
Yaw sıkmadı mı sizi bu tartışma?
Ama evet bu tartışma uzun sürdü tebrik etmek lazım.
Genelde geçmiş ateşli ve hiddetli tartışmalardan sonra arkadaşlar ben girince pek devam etmeye canı istemiyor...
Neye sinirleneceği belli olmaz paronayak, delinin...
Aman bulaşmayalım :)
ansugo kimin neye ne diyeceğine sen karar veremezsin. "mehmetçik" askerin değil bu milletin yakıştırmasıdır. ayrıca hayatta kendini adadığın birşey uğruna ölmekten daha güzel birşey olmasa gerek bunu şehitlik ya da başka şekilde nasıl istersen öyle algılayabilirsin. bu arada dikkat ettim her konuda devlete askere karşı sokuşturup duruyorsun. ansugo sen kürt müsün? bunu gerçekten çok merak ediyorum.
Hımm. O zaman kominist, ayrılıkçı ya da islamcı bir örgütün çocuk katili militanları bizim askerimiz tarafından öldürülünce de şehit oluyor, ulvi bir makama eriyor. İki tarafta haklı dava güdüyor, iki tarafta şehit oluyor. O zaman burada bir sorun oluşmuyor mu?
Askere sokuşturmak ise yanlış tabir. Ben demokrasi anlayışı olmayan, sığ görüşlü, kendine olmayan vazifeler çıkaran, devrin şartlarını analiz edememiş, tavırlara ile vatana ihanet etmekte olup olmadıkları yoruma açık olan kişileri eleştiriyorum. Sen bunu sokuşturma olarak algılıyorsan sokuşturma görmemişsin.
Son olarak ben Kürt değilim. Kürt olsam ne farkederdi? Senin tabirinle askere sokuşturan sadece Kürtler mi? Ya da vatansever sadece Türk ırkından mı çıkar? O zaman askeriyedeki bu görüş açısına göre nesebi bozuk (Türk ırkından olmayan, Arnavutlar ve diğerleri ) kişileri ne edeceğiz?
Konu uzar gider. İki üç tane kurak bölgenin sığ düşünceleri bizi kendi dilimizle boğar.
Hımm. O zaman kominist, ayrılıkçı ya da islamcı bir örgütün çocuk katili militanları bizim askerimiz tarafından öldürülünce de şehit oluyor, ulvi bir makama eriyor. İki tarafta haklı dava güdüyor, iki tarafta şehit oluyor. O zaman burada bir sorun oluşmuyor mu?
biz neyin mücadelesini veriyoruz peki ansugo neden hep karşı tarafı destekliyorsun, sadece ülkemizi sevdiğimiz için karşı tarafı suçlamak evet bu aşırı olabilir ya da kendi hatalarımızı görmezden gelerek sürekli karşı tarafı eleştirmek tüm bunlar yanlış olabilir ama tüm bunları tartışmaya açmamın tek bir nedeni var o da ülkeme ve devletime olan bağlılığım sevgim.
senin yaklaşımların ise hep karşı tarafın savunması gibi oluyor. kürt olup olmadığını bu yüzden sordum. ayrıca bende saf kan Türk değilim ama Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olduğum için devletime vatanıma bağlıyım. hiçbir zaman izlenen devletçi politikalardanda gocunmadım. eğer devletimizin bize sağladığı imkanlar olmasaydı şuan burada tüm bunları tartışamazdık. bu ülkeyi asker yönetsin dediğimde aslında anlatmak istediğim yildizb ile aynı idi ülke gerçekten iyi yönetilsin istiyorum. ezik zayıf güçsüz sömürge bir ülkem olsun istemiyorum hepsi bu.
Ansugo son olarak masum silahsız insanları öldürek, zorbalıkla varolanı değiştirmeye çalışanlar hiçbir makama erişemezler bu ayrımı iyi yapmanı öneririm.
Bende kendini devletini seven ve bu sevgisinin gereklerini elinden geldiğince yerine getiren bir kişi olarak görürüm.
Ama birileri gelip bana "sen devletini bizim kadar sevemezsin, en çok biz severiz" derse hadi ordan derim. Bu benim en doğal hakkım.
Herkesin kendini en vatansever gördüğü ortamda ilerleme olacağını sanmıyorum. O sebeple kendini giydiği üniformaya (müdür,siyasi,asker,bürokrat) dayanarak üstün gören insanlara haddini bildirmemiz gerekiyor.
Zaten devlet sisteminde herkese önce vatansever olarak bakmak gerekir. Ama bizde önce "şüpheli" olarak bakılıyor ve ancak kendini en vatansever görenlere yamandığın zaman vatansever olabiliyorsun.
@viru bence sen olayları saptıryor ve karıştırıyorsun.
senin amacın buarada nedir biliyorum ama yaptığın hiç doğru değil. Irkcılık yapma. ve sanırsam senin açtığın konuların bir çogu lastik konular olup olumsuz havalar pompalamak.
Forum Yazılımı : vBulletin v3.6.8, Copyright ©2000-2008, Jelsoft Enterprises Ltd.