Tam Sürümünü Görmek İçin : Türkiye git gide ABD' ye benziyor!*Alıntı Yazı*
Mingitau
28/11/2004, 10:34
Türkiye, son yıllarda iletişimin ve teknolojinin gelişmesiyle köklü değişiklikler yaşadı. Bu değişim özellikle "Türkçe"de belli oluyor. İşte Türkiye'deki değişim rüzgarları
Çok değiştik çoook
Hafta sonları kravatları fora edip spor giyindik, 'kuşluk' değil, 'brunch' yaptık...
Bir de bovling oynadık, hamburger yedik...
Dilimizi 'az Türkçe bol İngilizce' yapıp, hem entellektüel hem Amerikalı olduk.
Rakıyı 'banal', şarabı 'seçkin içki' saydık; ülkemizde de üzüm yetiştirildiğini keşfedip şarapçılığa başlayarak AB'nin yoluna girdik.
Türk kahvesi yerine espresso, limonata, karadut ve demirhindi yerine 'cola' içtik; daha bir Batılılaştık.
Ayaklarımızdaki beyaz çorapları çıkarıp, parmağımızdaki şövalye yüzüklerle boynumuzdaki madalyonları atıp, köylülükten kurtulduk.
Bıyıkları kesip 'pis sakal' bıraktık, kulağımıza da küpe takarak medeniyetten nasiplendik.
Dökülen saçlarımızın tamamını kestirip dazlak kafayla 'karizma' yaptık.
Son 20 yılın 'transformasyonu' bu; devam...
* * *
Kızlarımızın eline prezervatif, oğullarımızın cebine doğum kontrol hapları koyup çağdaşlığı yakaladık.
Viski kesmedi, 'ot'a başladık; yetmedi 'toz'a terfi edip 'sosyete' olduk.
Baktık o da yetmedi 'sosyete' olmaya; kimi pahalı tarihi tablolar satın alıp koleksiyon yaptı; şamdan, seccade, ibrik stokladı.
Tarih bilmeyenler 'tarihi eser kaçakçılığından' hakim huzuruna çıktı.
Kimileri de; 'toz'u çekip, çok 'karışık grup' denedi, babası meçhul 'sosyetik hamile' oldu.
Ne güzel havyar 'taam' ederken 'köylünün' biri masaya 'ekmek arası tahin helva' koydu.
Sevindiğini çevreye belli etmeden 'keşke pastırma ekmek de olsaydı' diyerek helva ekmeği lüpleyene, yan masadan laf atıldı:
- Ne kadar enteresan bir deneme.
Her türlü abukluk ve sapıklığın adını 'çağdaşlık, yenilik' saydık.
'O.......' adını 'seviyeli birliktelik' koyduk; bazı sözde 'mankenlerin' günlük, gecelik ve saatlik sevgililerinin isimlerini ezberledik.
'Ayıbı' hatırlayıp hatırlatanlara 'taş kafa' dedik.
Batı'nın eskittiği gel-git dizilere yapışıp 'dizi manyağı' olduk.
Biz çok değiştik çoook; daha da değişeceğiz.
Hem 'sosyete' olduk, hem Avrupalı hem de Amerikalı; 'uzaylı' olmak üzereyiz.
Umudumuzu yitirmeyelim, elbette 'adam' olacağız günler de gelecektir.
Hele bir 'kuşak' daha geçsin.
YAZI:Şakir SÜTER
KAYNAK:AKŞAM
Güzel bir durum eleştirisi
Gerçekten de çok doğru ...
Ülkede genelde yaşamak için değil, yaşatmak için yaşayan insanlara zarar geliyor ...
Neden :
1.- Eğer bazı insanlar artık diğer insanlarında uyanıp haklarına sahip çıkması gerektiğini,
2.- Televizyona sabahtan akşama kadar gömülmeden düşünmesini gerektiğini;
insanlara hatırlattığı için...
Diğer sonuçlara bakacak olursak;
Artık insanlar o kadar çığrından çıktı ki,
eskiden sükunet vardı ve insanlar rahatça düşünüp doğru ve isabetli kararlar verebiliyorlardı...
Ancak daha sonra ortalık karıştı ve insanların beyni yeni tv dizileri çıkartılarak yıkanmaya başlandı...
Eğer Aydın Doğan ve diğer kişiler bu tip televizyon programları çıkartmayıp,
milleti uyutmadan arkadan nasıl ... liyecekler?
Dilimizi 'az Türkçe bol İngilizce' yapıp, hem entellektüel hem Amerikalı olduk.
Evet, eğer eskiden de Osmanlı ABD'ye özeniyormuş ya...
Bizim gibi oturup bakmıyorlarmış hiç olmassa;
Tek Formül: İyi İnsanların şu anda da yaptıkları gibi ,
Eğitim yuvaları,
Üniversiteler açmak ve yerlerine kendileri gibi insanlar yetiştirmek :)
Diğer bir konu da Allah(c.c) Kelamı Kuran-ı Kerim;
Bir zamanlar yabancı devletler ilk matbaayı bulup Kuran-ı Kerim'i matbaa ile bastıklarında(Tabi ki içeriğini Türkleri eski Osmanlı gibi güçlerine kavuşamayacakları şekilde değiştirildiği için;)Biz de doğal olarak bu Kitapları Denize Döktük adımız Gericiye Düştü...
Diğer bir konu ise;
Yeni bir haber çıkıyor ...
ABD: İran'da Nükleer Bomba var çok tehlikeli...
2 Gün sonra da ;
Vlademir Açıklıyor :
Elimizde çok güçlü nükleer güçler var yeni ürettik...
Ama ABD hiçbirşey demiyor ?
Neyse fazla konuşmiyim yine silinecem :)
"Modern" olmasa idik bu yazar oyle kolayca 'O.......','prezervatif' yazabilir miydi kosesinde?
Hem en buyuk elestiri nerde : "Lumpenligin ilk once medyadan, yazar-cizer tayfasindan" basladigi?
Halkimizin cebinde parasi coktu da ABD, Avrupa toz attirdi, sonra gelip buradakilere cakas atti, ve neticede buradakiler de o bicim oldu? Yok yahu ne alakasi var. Bu ve bunun gibi binlercesi TV'de, Medya'da yazdi, cizdi, ahkam kesti; neticede halk onlardan ogrendi.
Sonra da cik, yazinda 'O.....' yaz, prezervatif yaz, sucunu ortpas edip "Halk ne hale geldi?" diye yazilar yaz.
Geciniz. Siradaki....
Ansugo +2
Hele bunu yazan Akşam gibi bir gazete yazarı ise +3
Aynı gazetenin bir başka yazarıda ikide bir reklamlarda arz-ı endam edip "başörtülü kardeşim yalnız değilsin" diyor ama kendi kökenini hatta kökenini bırak ailesinin Türkiye'ye neler yaptığını bir öğrenip ondan sonra bunlar ne yapmak istiyor diye bir düşünmek lazım.
Aslında bunlar gazete olarak ne yapmak istiyor?
Cumhuriyetimizin kurulus amaci zaten koklerimizle baglarimizi kesip Batili gibi olmamizi saglamak degil miydi? Onca devrim bosuna mi yapildi? Ornegin kilik-kiyafet devrimi neden yapildi ve mantik olarak burada elestirilenlerden farki nedir?
Bence yukarida parmak basilan noktalar bir dejenerasyonu degil, Cumhuriyetimizin, hedeflerine dogru emin adimlarla ilerledigini gosterir. Bu dengesiz yazar henuz hedeflerimizi idrak edememis geri kafalinin biri sadece...
Cumhuriyetimizin kurulus amaci zaten koklerimizle baglarimizi kesip Batili gibi olmamizi saglamak degil miydi? Onca devrim bosuna mi yapildi? Ornegin kilik-kiyafet devrimi neden yapildi ve mantik olarak burada elestirilenlerden farki nedir?
bu cümleyi hep kurmak istemişimdir ama çekiniyordum.
bunlar atatürk döneminden beri düşünülen planlanan şeyler.
bi gazetede amerikaya ilk askeri yardımın osmanlı tarafından yapildiğini gösteren bir resim vardı resimde bi kaçtanede amerikalıyı gösteriyordu dikkat edince kılık kıyafet devriminin onlara benzemek için yapıldığı kolaylıkla anlaşılıyordu.
(konuda saptı gitti laf lafi açiyor ama)
Zerzevat Adam
28/11/2004, 17:41
Sorun batılılaşmak veya modernleşmek olmamalı, sorun doğulu olduğumuzu unutmamak ve Atatürk'ün hedeflediği "Muasır medeniyetler seviyesine ulaşmak" ülküsü uğruna bağımsızlığımızı ve bazı değerlerimizi kaybetmemektir.
Tabii ki her zaferin bir bedeli vardır fakat batılı olmak bağımsızlığımızdan bizi vazgeçireceksek burada art niyet aramak gerekiyor. Medyanın gerçekten işler acısı durumdaki kişi ve olayları yüksek mertebelere taşıdığı doğrudur fakat asıl sorun şuradadır ki eğer toplum değerlerine ve ilim, bilim, sanat adamlarına gereken ilgiyi gösterirse medyada çıkarları doğrultusunda bu yönde şekillenecektir.
Ayrıca prezervatif veya doğum kontrol haplarını vermek ilişkiye teşebbüs etmeyi körüklemekten ziyade bir önlemdir. Yani bir insan katil değilse eline silah verildiği zaman "silahım var bari adam vurayım" diye sokaklara çıkmaz.
Batılılaşırken bir yandan bazı değerlerimizi kaybedebiliriz fakat bunlar daha çok "alışkanlıklar, zevkler" konusunda olabilir. Mesela kokoreç'in yasaklanması toplumda ne kadar değişiklik yapabilir ki? Yani kokoreç gibi alışkanlıklar ve zevkler uğruna ülkülerimizden vazgeçemeyiz fakat bize kokoreçi yasaklatmayı amaç güden kurum ve toplumların yedikleri domuz eti ve domuz yağıyla ilgilide çalışmamız gerek.
Yani "kirlilik" gerekçesiyle kokoreç, paça gibi hayvanın sakatatlarının yenmesi yasaklanırken, kendi dışkısını yiyen bir hayvanın yenmesine bir şey söylenmemesinde bir art niyet vardır.
Sende o avatar varken seni kimse sallamaz omerbalyali, bosuna ugrasma... dejenere webmaster
Zerzevat Adam
28/11/2004, 18:01
Bizde mi nokta(.) koysak ne yapsak?
:kihkih:
Zerzevat Adam
28/11/2004, 18:09
Bu nasıl oldu peki? :) Duvarkağıdımı koydum. ;)
Mingitau
28/11/2004, 18:10
ehehe :p
Bence yukarida parmak basilan noktalar bir dejenerasyonu degil, Cumhuriyetimizin, hedeflerine dogru emin adimlarla ilerledigini gosterir. Bu dengesiz yazar henuz hedeflerimizi idrak edememis geri kafalinin biri sadece...
hedeflerimizi idrak edememis geri kafali adam yanlis yazmis kesinlikle ama sanirim Atatürk'ün çizdigi hedeflerimiz cidden yanlis anlasilmis...
bize gösterilen yolda büyük,saygin,onurlu,çagdas bir devlet olmaliyiz;kimse bizden daha ilerde olmamali,bizden ilerde olani örnek alip onun seviyesine hatta üstüne çikmaliyiz degil mi?!
Cumhuriyetimizin kurulus amaci zaten koklerimizle baglarimizi kesip Batili gibi olmamizi saglamak degil miydi? Onca devrim bosuna mi yapildi? Ornegin kilik-kiyafet devrimi neden yapildi ve mantik olarak burada elestirilenlerden farki nedir?
hayir kesinlikle degildi..kültürler asla kiyaslanamaz bu nedenledir ki çagdas olmak için avrupa kültürüne ihtiyacimiz yok..tabiki osmanlidan birseyler degismek zorundaydi,tabiki batiya ulasip onlari geçmek için onlara biraz benzememiz gerekiyodu ama onlarin sömürgesi olmamiz gibi birsey sözkonusu bile olamazdi..
bu nedenle emin adimla ilerledigimiz yada bizi götürdükleri bir nokta varsa cumhuriyetimizin çöküsüdür...
Efendiler!
Avrupa'nın bütün ilerlemesine ,yükselmesine ve medenileşmesine karşılık Türkiye tam tersine gerilemiş ve düşüş vadisine yuvarlanadurmuştur.
Artık vaziyeti düzeltmek için mutlaka Avrupa'dan nasihat almak,bütün işleri Avrupa'nın emellerine göre yapmak,bütün derleri Avrupa'dan almak gibi bir takım zihniyetler belirdi.
Halbuki,hangi istiklal vardır ki,yabancıların nasihatlarıyla yabancıların planları ile yükselebilsin? Tarih,böyle bir olayı kaydetmemiştir.
(6 Mart 1922 Türkiye Büyük Millet Meclisi.)
Mustafa Kemal ATATÜRK.
Ata'nin söyledigi bu söz herseyi açikliyor.okuduktan sonra hala soru isareti kaliyorsa kafanizda,ya politika izlemiyor yada yanli bi kanaldan izliyorsunuz demektir.
sizce bu dis politikanin üstüne bu söz Atatürk'e bir kere daha hayran birakmiyor mu insani...
kendimizi gelistiremeyecek kadar zayif bir ülke degiliz bence..geri kafalidir,haksizdir,saçmaliyodur belki bilemem hatta kendisinide pek sevmem ama hakli oldugu bi nokta var ki;güzel kültürümüzü hafizamizdan silmek için elimizden geleni yapiyor hatta hala kültürüne sahip çikanlarla alay edebiliyoruz
Dediklerinizde ve alintilarinizda, "Cumhuriyetimizin gecmisle baglarimizi koparma hedefi olmadigi" sonucunu cikarabilecegim birsey bulamadim. Kalin harflerle vurguladiginiz bolum, yabancilardan nasihat almamamizi soyluyor ama bu soz, konumuzla ilgili degil. Biz, Avrupa'dan nasihat almadan koklerimizden kopma karari aldik, o nedenle o sozle celisen birsey yok.
Cok bilinen bir ornegi vereyim olay daha da aydinlansin. Ornegin Atamiz, Rumeli turkulerini cok sevmesine ragmen bagrina tas basip ulkemizde klasik bati muziginin gelismesi icin cabalamistir. Kendisi de gecmise duygusal olarak bagli olmasina karsin bunu terketmemiz gerektiginin bilinci icinde hareket etmis ve gecmis kulturumuzu, Bati kulturu ile replace etmek icin elinden geleni yapmistir. Goruldugu gibi basarili da olmustur.
yazdıklarımda bunu illede bir cümleyle belirtmem gerekmiyodu,cevabımın tamamına bakıldığında zaten bunu anlatmaya çalıştığım anlaşılabilir.orada yazdığım herşey konumuzla çok yakından ilgili hatta yazdığınız....Bati kulturu ile replace etmek icin ....
cümlesi bile konumuzla alakalıdır."replace etmek" ne demektir?benimde ingilizcem var ama bu türkçemi bozmam gerektiği anlamına gelmiyor..Atatürk tabiki birşeyleri değiştirmek için uğraştı,batı müziği çağdaşlaşmak için atılan adımlardan biriydi çünkü bizden medeniyet olarak daha ilerdeydi ama Atatürk batı müziğini getirirken türkü dinlemeyeceksiniz,halkına batı dansları öğretmeye çalışırken halk oyunları oynamayın demedi vb.
ve biz asla köklerimizden kurtulma kararı almadık sadece köklerimizde bize ayak bağı olacak,modernleşmeyi engelleyecek kültür parçacıklarını hayatımızdan çıkarıp onların yerine batı kültüründen daha modern kültür parçacıkları ekledik böylece Atatürk hayatta olduğu süre içerisinde batı ve bizim kültürümüzü güzelce harmanlayıp ortaya modern türk kültürünü çıkarttık ki bu Atatürk'ün istediği ve halkın benimsediği durumdur.
eğer kendi çıkarını düşünen devlet adamlarımız olmasaydı,onların yerine halkı için çalışan özverili devlet adamlarımız olsaydı,şimdi çok daha ilerde olurduk(burada biraz saptım konudan)ve modernleşme adına onurumuzu kaybetmezdik
Her yıl 10 Kasım'da, TRT ekranlarında Ata'nın sevdiği şarkı ve türkülerden bir demet geçilir. Müzik anlamında Atatürk'ün tamamen batı müziğinin baskın olmasını arzu ettiğini düşünmek, Ata'yı tanımamaktır bir bakıma.
Atatürk'ün bazı inkılapları yaparken amacı, batı dünyasını körü körüne dışlamanın önüne geçmektir. Bu dışlamadır ki, bizi bilim ve teknikte onlarca yıl geride bırakmıştır.
Atatürk'ün yaptığı elbette bir kültür devrimidir ve eski ile bağları kopartmayı amaçlamaktadır. Ancak söylenildiği gibi batı kültürünü replace etme amacından çok, kendi kültürünü oluşturma çabasıdır bu. Aksi halde eskiden kalan herşeyin yasaklanmış olması gerekirdi o zamanlar. Ancak Atatürk'ün sağlığında yasakla
an tek şeyin fes olduğunu görüyoruz (günlük hayatta).
Sizin harman dediginiz sey insanlarin bir anda degisememesinden kaynaklanan zaruri bir durumdur ama onlemler o sekilde alinmamistir.
Yine bir ornek vermek gerekirse gecmisten kopmamiz hedeflenmemis olsa Latin ve Osmanlica alfabe birlikte ogretilir, en azindan secmeli olarak belli bir zaman sonra ogrencilere, Osmanlica alfabe ogretilirdi. Secmeli Ingilizce dersinden kat kat kolay birsey...
Ama gecmis kaynaklar/belgeler/eserler de kopmayi zorlastiracagi icin yeni nesillerin bunlara erismesine mani olunmustur.
Komplo teorisi gibi oldu bu... :)
Arap alfabesi okuyabilen birçok tanıdığım var. Eski kaynakları araştırmak isteyen birisi, arap alfabesini 1 ay içerisinde rahatlıkla osmanlıca okuyabilecek düzeyde öğrenebilir.
Arap alfabesi okuyabilen birçok tanıdığım var. Eski kaynakları araştırmak isteyen birisi, arap alfabesini 1 ay içerisinde rahatlıkla osmanlıca okuyabilecek düzeyde öğrenebilir.
Ben de onu diyorum iste. Bu kadar basit sekilde ogrenilebilecek birsey neden okullarda secmeli ders olarak bile ogretilmiyor? Cunku o zaman herkes eski kaynaklari kullanabiliyor olacakti.
Haklısın...
Bir de şu konu var, eğer herkes Osmanlıca okuyabilseydi, bu kaynakları araştırmış olanların sayısı bugünkünden ne kadar fazla olacaktı?
Hani hep, "az okuyan bir milletiz" deriz ya, o bağlamda sordum... :)
Zerzevat Adam
29/11/2004, 01:01
@acemi; Atatürk'ün "Türkçe için en uygun alfabe Latin harfleridir." demiştir ve bu geçmişle bağlantıyı kesme değildir. Eğer geçmişle bağlantıyı kesme olsaydı M. Kemal "Türk Tarih Kurumu" ve "Türk Dil Kurumu"nu kurdurmazdı, hatta "Türk Halkı için en iyi dil Fransızca'dır." derdi, demek ki bu harf inkılâbının amacı geçmişle bağları koparmak değil. Arap harfleri Türkçe için uygun değildi ve gelişmenin, ilerlemenin olması için okumak, öğrenmek, eğitmek gerekiyordu işte bu nedenle Latin harfleri seçildi.
Atatürk şöyle demişti;
Arkadaşlar, güzel dilimizi ifade etmek için yeni Türk harflerini kabul ediyoruz. Arkadaşlar, bizim güzel ahenkli, zengin lisanımız (dilimiz) yeni Türk harfleri ile kendini gösterecektir. Asırlardan beri kafalarımızı demir çerçeve içinde bulunduran, anlaşılmayan ve anlayamadığımız işaretlerden kendimizi kurtarmak mecburiyetindeyiz. Lisanımızı muhakkak anlamak istiyoruz. Bu yeni harflerle behemehal pek çabuk bir zamanda mükemmel bir surette anlaşacağız ki, Milletimizin yazısıyla kafasıyla bütün medeniyet aleminin yanında olduğunu gösterecektir. Vatandaşlar, yeni Türk harflerini çabuk öğreniniz. Bütün millete, kadına, erkeğe, köylüye, çobana, hamala, sandalcıya öğretiniz
Bana kalırsa "geçmişle bağları koparmak Atatürk'ün amacıydı" demek yanlış; bunun yerine "Atatürk'ün amacı kendimizi sınırlamamamak ve her toplum, her kültür ile kaynaşmak, sanat'ın her kolunu desteklemek, ülkeye getirmektir." demeliyiz.
Yaptığımız ve yapmakta olduğumuz inkılapların gayesi, Türkiye Cumhuriyeti halkını tamamen çağdaş ve bütün anlam ve görünüşüyle uygar bir toplum haline ulaştırmaktır. M.Kemal Atatürk - 1925
Yani amaç batılılaşmak veya avrupalılaşmak değil. Amaç çağdaş olmak, ileride olmak.
Laiklik, asla dinsizlik olmadığı gibi, sahte dindarlık ve büyücülükle mücadele kapısını açtığı için, gerçek dindarlığın gelişmesi imkanını temin etmiştir. M.Kemal Atatürk - 1930
Atatürk geçmişle bağı kopartmış olsa Hristiyanlık ve Museviliğide desteklerdi. Yani demek istediğim geçmişle bağları kopartma tamamen eskiyi yok etmedir, ama bu sözden anlıyoruz ki böyle birşey yok.
Hatta komünizm ile ilgili söylediği bir sözde din konusunuda belirtmiştir:
Biz ne Bolşevikiz ne de komünist; ne biri ne diğeri olamayız. Çünkü, biz milliyet perver ve dinimize hürmetkarız. Hülasa, bizim hükümet şeklimiz tam bir demokrat hükümettir. Ve dilimizde bu hükümet "Halk Hükümeti" diye anılır."
SSCB ile olan ilişkilerimiz hakkında şu konuşmayı yapmıştır ve burada yine öze dönmeyi, inancımızın, dilimizin gerekliliğinden bahsetmiştir.
“Bugün Sovyetler Birliği dostumuzdur, komşumuzdur, müttefikimizdir. Bu dostluğa ihtiyacımız vardır. Fakat yarın ne olacağını bugünden kimse kestiremez. Tıpkı Osmanlı gibi, tıpkı Avusturya-Macaristan gibi parçalanabilir, ufalanabilir.
Bugün elinde sımsıkı tuttuğu milletler avuçlarından kaçabilirler. Dünya yeni bir dengeye ulaşabilir.
işte o zaman Türkiye ne yapacağını bilmelidir... Bizim bu dostumuzun idaresinde dili bir, inancı bir, özü bir kardeşlerimiz vardır. Onlara sahip çıkmaya hazır olmalıyız. Hazır olmak yalnız o günü susup beklemek değildir. Hazırlanmak lazımdır. Milletler buna nasıl hazırlanır ? Manevi köprülerini sağlam tutarak. Dil bir köprüdür. İnanç bir köprüdür. Tarih bir köprüdür. Köklerimize inmeli ve olayların böldüğü tarihimizin içinde bütünleşmeliyiz. Onların (dış Türklerin) bize yakınlaşmasını bekleyemeyiz. Bizim onlara yaklaşmamız gerekli...”
Kısaca Atatürk medeniyeti ve çağı yakalamayı, çağdaş ve uygar toplum olmayı hedeflemiştir. Ve uygarlık yolunda batı veya doğu iyi olan ve ülkenin bağımsızlığına, geleceğine, toplumuna zarar getirmeyecek herşeyi alma gerektiğine en azından kapanmama gerektiğine dikkat çekmiştir. Ve dilimizi, dinimizi, kültürümüzü yüceltmeyi bunun yanında Osmanlı zamanından (600-700 yıllık süre) kalan dışarıya kapalılığı aşıp sanat ve ilim alanında yani güzel, iyi ve doğru olan herşeyi deneyip, almayı amaç edinmiştir. Eğer biz medeniyet ve çağdaşlığa (avrupa ve batı demiyorum!) kendimizi kapatırsak veya avrupa ya da batı'ya özenip kendimizi unutursak asıl yanlışı yapmış oluruz.
Konuya dönecek olursak; Dilimizi sonuna kadar korumak zorundayız fakat yenilikçi olmalıyız. Atatürk'ün Türk Dil Kurumunu kuruş amacıda buydu. Türkün dilini iyi tanıyıp ilim ve sanat alanındaki kelimelere, terimlere öztürkçe karşılıklar bulmak. Toplumun ahlaki değerlerinide korumak mecburiyetindeyiz fakat bunu bağnaz, gerici bir biçimde veya geniş mezhebli olarak yapmamalıyız.
Arap harfleri Türkçe için uygun değildi ve gelişmenin, ilerlemenin olması için okumak, öğrenmek, eğitmek gerekiyordu işte bu nedenle Latin harfleri seçildi.
Ataturk'un yorumu o sekilde oldugu icin mi uygun degildi?
Benim yorumuma gore arapca harflerin (arapca harfler derken bir manada isaret yazisindan bahsediyoruz. Yani ibranice harflerde diyebiliriz. Hatta daha da ileriye giderek misirin resim yazisindan da bahsedebiliriz) latin harflerine gore okumasi daha kolay. Arap alfabesini ogrenmek daha kolay. Akilda daha kalici.
Turkce icin uygun mu degilmi? Bence uygun. Ayni harfler onda da var. Haa, siz eksiklik gorurseniz 4 tane eklersiniz o da sorun degil.
Gelismemenin onunde bir engel olarak alfabenin gorulmeside yanlis. Alfabe cansiz bir varlik olarak sorumlu olamaz. Sorumlu olan yuzyillarca o alfabeyi halkina adam gibi ogretmeyenler olabilir. Sandalci, bakkal arapca harflerle de cok rahat bir sekilde okuma-yazma ogrenebilirdi.
Son olarak Ataturk'un dediklerini "halk" gibi anliyor, "halk" gibi yorumluyorsaniz bu sizin ortalama zekaya sahip bir kisi oldugunuzu gosterir. Ama bize lazim olan ortalama zekaya sahip olan ama ayni zamanda politikadan az bucuk anlayan adamdir. Politikadan anlamayan adam icin Ataturk'un yazdiklari "yazdigi sekilde" algilanir. Az bucuk politika bilen adam "yorum yapabilir". Buna su sekilde bir ornekte verebiliriz : Yorum yapamayan adam okudugnu oldugu gibi kabullenir. Mesela Kuran okur, direkt alir, kabullenir. Dusunmez, yorum yapmaz, arkasindaki amacla, neden-sonuc la ilgilenmez. Kabullenir.
Zaten Ataturk onceside, sonrasi da toplumun bu kadar geri kalmasinin yegane sebeplerinden biri "okudugunu oldugu gibi" kabullenme egilimidir. Sozler ister Allah kelami, ister Ataturk kelami olsun...
selami_32
29/11/2004, 09:50
Coşmuşsun @Ansugo yine... Zekâ seviyeleri nedeniyle insanları yargılamakla başlayıp, Allah kelâmı ile bir kulun kelâmını aynı kefeye koymakla bitirmişsin.
saygılar.
Allah kelâmı ile bir kulun kelâmını aynı kefeye koymakla bitirmişsin.
hocam üzerine alinma ama
aşırı dinci olupta aslında hiçbirşey bilmiyenler vardır ya
aynen onlar gibi konuşmuşsun.
selami_32
29/11/2004, 10:37
Allah'a saygı göstermeyi yobazlık olarak anlamayın lütfen.
saygılar.
memleketimin doğusunda insanlar kerpiç damlarda yaşar, karısını, kızkardeşlerini vs. adam yerine koymaz bir taraftan bazıları din, allah, peygamber diye memleketi sallar, bir diğer taraftan da her türlü uhreviyata olmadık saldırılar, haksızlıklar. amerika'da da durum pek farklı değil; bir taraftan atmosferi zorlayan gökdelenler diğer taraftan teknolojiyi reddeden amish'ler, 6-7 kadınla evlenen mormon'lar ve evangelist cowboy'lar ama nedendir bilinmez orası the united states of america biz hala T.C., başaramadık bir şeyi/şeyleri herhal. olmadı arkadaşlar kıymetini bilemedik/bilmiyoruz. çünkü on'u (cumhuriyeti) anlamadık anlayanlarımız da o'nu istediği gibi "dict"e etti yurdum insanına. üretmedik, kavgasını vermedik. taklit ettik sadece. belki de yanılıyorumdur, ama enseyi karatmayalım, umudumuzu yitirmeyelim (bunu ben mi söyledim?).
sevgiler, saygılar.... :kuuul:
Atatürk'ün "Türkçe için en uygun alfabe Latin harfleridir." demiştir ve bu geçmişle bağlantıyı kesme değildir. Eğer geçmişle bağlantıyı kesme olsaydı M. Kemal "Türk Tarih Kurumu" ve "Türk Dil Kurumu"nu kurdurmazdı
Turk Tarih Vakfi, tarihimizden kopmamamiz icin kurulmamistir. Gecmis ile bagi koparirarak "gecmissiz" birakilan topluma, bir gecmis yaratmak icin kurulmustur. O nedenle bu vakif, Osmanli'yi es gecerek oncelikle Orta Asyalardan bir tarih cikarma cabasina girmistir.
nası yani,burada bi komplo mu var?bence bir milletin tarihi ilk bilinen zamanından başlar.bizler orta asyadan geldiğimizi öğrendik çünkü bilinen en eski tarihimiz oraya aitti.geçtiğimiz günlerde bizim köklerimiz truva'ya mı dayanıyor diye bi tatrışma vardı;eğer buna dair kanıtlar bulunabilirse bize -osmanlıyı yine atlayıp-bu sefer truvadan başlayacaklar tabiki ama sizi yanlış anlamadıysam eğer orta asyada bi tarihimiz olmadığını söylemeye çalışıyorsunuz(eğer yanlış anlamışsam düzeltin)ve eğer bu bir komploysa dinlemek isterim..
ama diğer bir yandan osmanlı adı altında yüzyıllarca yaşamış bi halkı tamamen farklı bir yönetim içine sokup inançlarının bir kısmını değiştirmek istiyorsanız bazı şeyleri silmeniz lazım..ama bu "köklerinizi koparın batıya gidiyoruz" şeklinde anlaşılmamalı kesinlikle...
ve bugünkü batıya gidişin tamamen sömürgeleşme ve çok yanlış bir dış politika olduğunu görmezden gelemezsiniz...
Türkiye'nin hedefi yıllardır ab,belkide doğru bir düşünceydi başta ,ama bir yerden sonra oraya girmeye çalışmanın onursuz bir devlet politikası olduğuda görülmelidir.adamlar yıllardır bize aynı yalanları söyleyip duruyorlar ve bizde yıllardır yiyoruz ama ilk defa bu kadar yakınlaştık bu hedefe ve ilk defa sömürgeleştiğimizi bu kadar hissettik,1-2ay öncesine kadar kıbrısı tanımanız önemli değil onlar size engel olamaz diyenler,şimdi kıbrısı tanımazsanız başlamayız ucu açık müzakerelere diyorlar...
bunca şeyin üstüne umarım hala cumhuriyet hedefine emin adımlarla ilerliyor demezsiniz yada cumhuriyetin hedefinin ne olduğunu anlamışsınızdır
Zerzevat Adam
01/12/2004, 01:06
Hayır acemi'nin dediği "Atatürk'ün amacı doğulu olduğumuzu unutup batılı olmayı öğrenmekti..." diye anladım ben.
yildizib
01/12/2004, 10:11
Ne güzel havyar 'taam' ederken 'köylünün' biri masaya 'ekmek arası tahin helva' koydu.
Sevindiğini çevreye belli etmeden 'keşke pastırma ekmek de olsaydı' diyerek helva ekmeği lüpleyene, yan masadan laf atıldı:
- Ne kadar enteresan bir deneme.
Fantezi olsun diye bunu denemem lazım.Eceline susayacak biri olacak mı merak ettim...
'O.......' adını 'seviyeli birliktelik' koyduk;
Allahtan dua ediyorum seviyeli bir birliktelik yaşamak isteyen biri de bana düşse.Benim karşıma çıkmıyor ki böyle biri.
Hayır acemi'nin dediği "Atatürk'ün amacı doğulu olduğumuzu unutup batılı olmayı öğrenmekti..." diye anladım ben.
Oncelikle ben "Ataturk'un amaci" demiyorum, Cumhuriyetimizin kurulus amaci diyorum. Bu amac, Osmanli'nin son donemlerini de kapsayan donemde belli bir zumre tarafindan tutkulu bir sekilde benimsenmistir.
Bu amacin iyi veya kotu oldugundan da bahsetmiyorum, sadece durum tesbiti yapiyorum. Bu amac ugruna bazen yanlis, bazen dogru politikalar uretilmis olabilir, bircok onursuzluga katlanilmis ve hala katlaniliyor olabilir, bu amac kokten yanlis veya dogru olabilir. Ama onyargisiz bir bakisla bakildiginda amacin ne oldugu cok aciktir: dogulu olmaktan kurutulup (ve bizi dogulu yapan degerlerden/baglardan maksimum seviyede kurutulup), batili olmaktir.
yildizib
01/12/2004, 11:28
Kilik kıyafet devrimi diğerleriyle birlikte, Amerikalılara yada batılılara benzemek Türkleri doğudan kopartıp batılı yapmak için yapılmadı.
Atatürk tam bir Türk milliyetçisiydi(soy adından belli,kurduğu devletin adından belli).Atatürk Türk adını bu kadar çok kullanan biri olarak batılılar gibi olmak için bunları yapmış olabilir mi?
Hayır amaç şuydu;Türk milletini geri kalmışlığa bağlayan ne varsa ondan uzaklaştırmak için bunları yaptı.İnsanın hayatını şekillendiren şey dünyayı nasıl gördüğüdür.
Düşüncelerimizdeki bir devrim kendi hayat standardımızda da bir değişime neden olacaktır.Bazen de nedeni dışsal olan bir etken düşünsel bir devrime neden olur.Atatürk bence bunu ummaktaydı.Yani dışsal etkenleri değiştirerek Türk milletinin zihninde bir devrim yapmayı amaçlıyordu.
yildizib
01/12/2004, 11:42
Bu bağlamda "Bir milleti değiştirmek için"
1-Dil değişmeli(düşünsel araç)
2-Alfabe değişmeli(?!)
3-Eğitim öğretim sistemi değişmeli
4-Yasalar,mahkeme sistemi değişmeli
5-Yönetim şekli değişmeli
7-Kılık kıyafet değişmeli(?!)
Atatürk tam bir Türk milliyetçisiydi(soy adından belli,kurduğu devletin adından belli).Atatürk Türk adını bu kadar çok kullanan biri olarak batılılar gibi olmak için bunları yapmış olabilir mi?
Osmanlı zamanında mıllıyet kavramı yoktu.. Bu sonradan ortaya atıldı.. Hemde batı tarafından.. Bılırsınız.. ve denılebılırkı Ataturk osmanlılıgı unutturabılmek ıcın mıllıyetcılıge sarıldı..
Yanı yuzyıllar boyunca osmanlının tebası olan bı halk var karsınızda.. ve durum kotu.. Cagın gerısınde kalmıssınız.. Ne yapacaksınız? Devrım.. Nasıl yapıcaksınız? Ilk ıs halka osmanlı tebası oldugunu unutturacaksınız.. Neden? Cunku bu anlayıs bızı cagın gerısınde bıraktı.. Oyleyse cagı yakalamak adına bır mılletı degıstırmek ıcın gereken neyse onu yapmalısınız.. Bana kalırsa Ataturk'te bunu yaptı..
Bı baska deyısle bızı zor durumda bırakan koklerımızdı bu yuzden koklerımızden kopmak zorundaydık.. Takı mıllet eskıyı unutup yuzunu yenıye donene kadar..
O yuzden sımdı eskıye ovguler duzebılırsınız ancak ogun bunu yapsaydınız emınım devrım karsıtlıgıyla suclanıcaktınız..
Bu bağlamda "Bir milleti değiştirmek için"
1-Dil değişmeli(düşünsel araç)
2-Alfabe değişmeli(?!)
3-Eğitim öğretim sistemi değişmeli
4-Yasalar,mahkeme sistemi değişmeli
5-Yönetim şekli değişmeli
7-Kılık kıyafet değişmeli(?!)
Din ?
yildizib
01/12/2004, 13:09
Belki ama, Türk milleti bu kadarını kaldıramazdı.O kısım İnönü'den itibaren olan kısım.
Çağın gerisinde kalmışsınız ve şu an bile yapılan devrimlere karşı çıkan eleştirenler "kafalar değişmeli yoksa ben eski gardrobumu atıp yenisini alayım ne değişir" diyorlar?Şu an bile dünyayı 20-30 sene önceden takip ediyorsak.Niye Amerikayı yeniden keşfetmek için bekleyelim ki?Avrupa yüzyıllardan aldığı birikimle hem bilim hem sanat hem yönetim kunularında daha ileriyse biz neden onların yaşadığı asırlık süreçlerden geçelim ki?Bilgiyi,yeniliği keşfetmiş olandan bunu al bitsin.Bu işte sıçramadır, devrimin mantığı da budur.
Aslında "devrim" kelimesi 1960'dan sonra türetilmiş bir kelimedir.Eski kullanımı inkılap'tır (aslında bire bir mukabil anlamları yoktur.).İkisi arasında farklar vardır ve Atatürk te Türk İnkılabının anlamının Rus Bolşevik İhtilalinden farklı bir manaya sahip olduğunu kendisi söyler ve vurgular.İnkılap kelimesinin kullanılması daha uygundur diye düşünüyorum.Ben de düzeltiyorum ve inkılap kelimesini kullanacağım bundan sonra.
....
Ama onyargisiz bir bakisla bakildiginda amacin ne oldugu cok aciktir: dogulu olmaktan kurutulup (ve bizi dogulu yapan degerlerden/baglardan maksimum seviyede kurutulup), batili olmaktir.
Atatürk "Muasır Medeniyetler" den bahsederken batıyı kastetmemiştir. Bilimi, teknolojisi vs. ile gelişmiş medeniyetleri kastetmiştir. Bugün Japonya teknolojisi ile batıyı sollamış durumdadır. Öyleyse hedef muasır yani gelişmiş medeneyet pek tabii doğu da olabilir.
Kolay gelsin...
Ama o gunun sartlarında durum bu degıldı.. Bu yuzden kımonoyla dolasmıyoruz ortalıkta.. ve bence hala durum degısmıs degıl..
Ataturk'un yorumu o sekilde oldugu icin mi uygun degildi?
Benim yorumuma gore arapca harflerin (arapca harfler derken bir manada isaret yazisindan bahsediyoruz. Yani ibranice harflerde diyebiliriz. Hatta daha da ileriye giderek misirin resim yazisindan da bahsedebiliriz) latin harflerine gore okumasi daha kolay. Arap alfabesini ogrenmek daha kolay. Akilda daha kalici.
Turkce icin uygun mu degilmi? Bence uygun. Ayni harfler onda da var. Haa, siz eksiklik gorurseniz 4 tane eklersiniz o da sorun degil.
Gelismemenin onunde bir engel olarak alfabenin gorulmeside yanlis. Alfabe cansiz bir varlik olarak sorumlu olamaz. Sorumlu olan yuzyillarca o alfabeyi halkina adam gibi ogretmeyenler olabilir. Sandalci, bakkal arapca harflerle de cok rahat bir sekilde okuma-yazma ogrenebilirdi.
...
Arapça harfleri kullansaydık, ayrıca bir de latin harfleri öğrenmek zorunda kalacaktık. Şimdi latin harfleri kullanıyoruz, ayrıca bir de arapça harfleri öğrenmek zorunda değiliz.
Burda tartıstıgımız hangı alfabenın bızım ıcın daha ıyı olacagı degıl.. Alfabenın degıstırılmesınden sonra neden eskı alfabenın -resmı egıtım kurumlarında- secmelı olarak ogretılmedıgı..
Denılıyorkı ogretılmedı cunku yenı neslın eskı kaynaklara ulasması dolayısıyla kulturunu koruması ıstenmıyordu.. Ve hatta tum dıger devrımlerde (ınkılap) aynı nedenle yapıldı..
Yoksa latın alfabesı kullanmak muasır medenıyetler sevıyesıne ulasmak ıcın bı zorunluluk degıl..
yildizib
01/12/2004, 17:08
Arapça öğrenmek neden zor değilmiş anlamadım?Bas bayağı daha zor.Niye? Çünkü Türkiye'deki Kuran-ı kerim'de esre,ötre cezm,şedde gibi şeyler var.Bunlar okumayı kolaylaştırmak için oluşturulmuştur.Demek ki zor birşey.
Birde ilk yazı duvarlara çizilen boğa, aslan, geyik ve bilimum ilkel resim tipinde hazırlanmış şeyler daha mı modern oluyor?Şekil itibariyle öğrenmek daha kolay. Japon diline bakarsanız alfabe yada harf diye bişey yoktur.Bütün her şey resimsel kelimelerden oluşuyor.Bir japon günlük bir gazeteyi okuması için 10000 adet şekli tanıması gerekmiş.
Arapça harfleri kullansaydık, ayrıca bir de latin harfleri öğrenmek zorunda kalacaktık. Şimdi latin harfleri kullanıyoruz, ayrıca bir de arapça harfleri öğrenmek zorunda değiliz.
O zamanin Turkiye cumhuriyetini kuranlar nasiki eski harfleri ve ustune ek olarak yeni harflerle bir hatta birkac dil biliyorlarsa biz de aynisini yapacaktik.
Ataturk Turk milleti usengectir de demis miydi?
Ama o gunun sartlarında durum bu degıldı.. Bu yuzden kımonoyla dolasmıyoruz ortalıkta.. ve bence hala durum degısmıs degıl..
Sorun burada zaten. O günün şartlarında gelişmiş ülkeler batıdaydı ve doğal olarak batıya yönelindi. Oysa bugün durum yeniden değerlendirilebilir ve değerlendirildiğinde bana göre teknoloji bakımında Japonya AB'ye üye ülkeleri geride bırakır. Amerikayı'da buna dahil edebilirz diye düşünüyorum.
Ayrıca kimonoyla da bir sorunum yok, teknolojisini alacağız kültürünü değil...
Kolay gelsin...
Arapça öğrenmek neden zor değilmiş anlamadım?Bas bayağı daha zor.Niye? Çünkü Türkiye'deki Kuran-ı kerim'de esre,ötre cezm,şedde gibi şeyler var.Bunlar okumayı kolaylaştırmak için oluşturulmuştur.Demek ki zor birşey.
Boyle bir mantik var mi yahu? Bunlar konmus demek ki zor birsey diye kestirip atmak bu kadar kolay mi?
O zaman bende bu tur bir mantiktan hareket edersek soyle diyeyim : "Ben arapca harfler ile okumayi bir haftada ogrendim."
Hatta gene boyle bir mantiktan giderek diyebilirim ki "arapca ve ibarenice dunyadaki en kolay dillerdir"
Demek ki kolay birsey...
Şu dil iyi bu dil kötü kalabalığının dışına çıkarak geniş açıdan gelişmiş ülkelerde kullanılan dillere baktığımızda, hangi alfabenin daha çok kullanıldığı önem taşıyor bence. Gelişmeleri daha kolay takip etmek, bilgiye daha kolay ulaşmak veya göz aşinalığı bakımından latin harfleri biraz daha ağır basıyor gibi. En basitinden web sitelerinin daha çok hangi dillerde yayınlandığına dikkat edebiliriz. Sevsek de sevmesek de, dünya üzerinde ortaklaşa konuşulan dil de İngilizce'ye doğru gidiyor, en çok konuşulan dil olmasada...
yildizib
01/12/2004, 18:09
Boyle bir mantik var mi yahu? Bunlar konmus demek ki zor birsey diye kestirip atmak bu kadar kolay mi?
O zaman bende bu tur bir mantiktan hareket edersek soyle diyeyim : "Ben arapca harfler ile okumayi bir haftada ogrendim."
Hatta gene boyle bir mantiktan giderek diyebilirim ki "arapca ve ibarenice dunyadaki en kolay dillerdir"
Demek ki kolay birsey...
Anlayamadım?Yani senin mantiğini anlayamadim...
Evet bu kadar kolay.Gidip bir de Osmanlıca öğrenmeye kalk bakalım.Latin alfabesiyle öğrenmeye göre ne kadar zamanda öğreneceksin?
yildizib
01/12/2004, 18:24
Ayrıca kimonoyla da bir sorunum yok, teknolojisini alacağız kültürünü değil...
Kolay gelsin...
Duyan da japonlar kimono giyer sanır.Bunlar müzelik oldu bile.Amerikan kültürü orada da baskın olmuş.Gençler dövme yaptırıyor, saçlarını envayi şekle sokuyor ve rap müzik yapıyorlar.
Anlayamadım?Yani senin mantiğini anlayamadim...
Evet bu kadar kolay.Gidip bir de Osmanlıca öğrenmeye kalk bakalım.Latin alfabesiyle öğrenmeye göre ne kadar zamanda öğreneceksin?
Osmanlica dediginin arapca dan ne farki var? "Okunma" acisindan? Hic osmanlica metin gordun mu? Hic arapca ogrenmeye calistin mi?
Mingitau
01/12/2004, 19:42
Birde ilk yazı duvarlara çizilen boğa, aslan, geyik ve bilimum ilkel resim tipinde hazırlanmış şeyler daha mı modern oluyor?Şekil itibariyle öğrenmek daha kolay. Japon diline bakarsanız alfabe yada harf diye bişey yoktur.Bütün her şey resimsel kelimelerden oluşuyor.Bir japon günlük bir gazeteyi okuması için 10000 adet şekli tanıması gerekmiş.
Japon dili alfabetik bir dildir, bahsettiğin dil eski Çince, Mao devriminden sonra onlarda alfabetik yazıya gweçtiler ama oldukça bol harfle bu arada 10Japonca 10000 şekli tanımak gerekseydi, Japon gazetelerinin tirajları toplamda 20 milyona yaklaşmazdı.
Kögüdey Meygen
01/12/2004, 22:15
Arapça harfleri kullansaydık, ayrıca bir de latin harfleri öğrenmek zorunda kalacaktık. Şimdi latin harfleri kullanıyoruz, ayrıca bir de arapça harfleri öğrenmek zorunda değiliz.
Kuran okumak isteyen arapça harfleri öğrenir ve Türkiye'nin %90'dan fazlası müslüman ve müslümanlar için Kuran okumak farzdır.
Siz %90'ın bir parçası olmayabilirsiniz.
Japon dili alfabetik bir dildir, bahsettiğin dil eski Çince, Mao devriminden sonra onlarda alfabetik yazıya gweçtiler ama oldukça bol harfle bu arada 10Japonca 10000 şekli tanımak gerekseydi, Japon gazetelerinin tirajları toplamda 20 milyona yaklaşmazdı.
Japonca alfabetik değil.Japonlar üç alfabe kullanır.Hiragana,katakana,kanji.
İlk ikisini eklerin yazımında,yabancı kelime/isimlerin yazımında kullanırlar.
Kanji ise bildiğimiz binlerce çin şekilleri.Ve ilk öğretimden itibaren her yıl belli bir miktar bu şekilleri öğrenirler.
Çinde ise yine alfabetik birşey yok sadece şekilleri biraz sadeleştirmişler ama buda çare olmamış.Örneğin taywanda basitleştirilmiş çince kullanmak hakaret sayılır,geleneksel kullanmak zorundasınız.Çinde ise planlananın aksine şu an her ikiside kullanılıyor.Hiç mi görmediniz sağda solda traditional/simplified diye.
hatta babelfish.altavista.com bile traditional/simplified ayrımı ile çevirme yapıyor.
16 bit(65536 adet ) kodlama yeterli gelmediğinden dolayı unicode organizasyonu
artık 32bite geçiyor. unicode karakter tablosunu bir inceleyin.Çinliler,japonlar ne kulanıyormuş görürsünüz.Su için bir şekil,kedi için bir şekil....
Yanı başımızdaki İran arap alfabesi kullanıyor ama kızların okur yazarlığı bizimkinden yüksek.
Alfabe değimiz şey sadece şekillerdir.Yüzlerce yıldır kullandığınız bir şeyi değiştirmek birçok kişiyi bir anda cahil bırakmaktır.
Alfabeyi değiştirerek modern olmak ise sadece şekilciliktir.bilim ve sanatı
öğrenmek değil de onlar gibi dans etmek onlar gibi giyinmektir.......
Bizden başka kimse alfabesini değiştirmiş değil.
bizim üniversitelerden çıkan bir tane nobelli insan yok ama o beğenmediğimiz
afrikadan var.
Aslında arapça harfler ile Türkçe kelimeleri okumak, Kuran okumaktan çok çok daha kolay. Anneannem'de eski yazı bir kitap vardı, o zamanlar Kuran okumayı da öğretmeye çalışıyordu bana. 3 hafta sonra Kuran'ı hece hece okuyabilirken, o eski yazı ile yazılmış kitabı rahat sayılabilecek bir şekilde okumuştum ve o zamanlar 9-10 yaşlarındaydım. Kullandığımız dil Türkçe olduğu için, birkaç harfi anlayınca kelimenin ve hatta ona bağlı olarak cümlenin ne olduğunu daha rahat çıkartabiliyorsunuz.
yildizib
02/12/2004, 09:42
Osmanlıca 3'ünün karışımı Türkçe,Arapça ve Persçe.Osmanlıca metin görmedim.Yani arap alfabesi ile yazılmış Osmanlıca.Bana o kadar kolay gelmediydi kuran öğrenmek.Latin alfabesini 2 haftada çözmüştüm ben.Ama Kuran okumayı o kadar kolay beceremedim.Madem çok kolay neden bu işaretlemeler kullanılıyor?Çıkarın herkes orijinal haliyle okusun.
Yahu bunda niye diretiyorsunuz ki anlamadım.Arap alfabesi adı üstünde bişey Arap diline göre bir alfabe.Bizim kendimize ait bir alfabe var mı?yok.Göktürk alfabesi mi kullanacaktık?Dolayısıyla Arapçaya göre yaratılmış olan bu alfabe o dilin fonetiğini destekler.İllede Türkçeyi arapça harflerle yazalım niye direttiniz anlamadım.Anlamadım şu yüzden;Uganda'nın herhangi bir bölgesinde yaşayan bir kabilenin kullandığı alfabeyle yazalım demekten bir farkı kalmıyor.
Sıralamış olduğum maddeler içinde Kılık kıyafet ve Alfabe maddelerine(?!) işareti koydum ya biliyordum böyle birşey tartışma yaratıcaktı.
yildizib
02/12/2004, 09:54
Alfabeyi değiştirerek modern olmak ise sadece şekilciliktir.
Dildeki değişimi nasıl yapılır?Arapça ve Persçe kelimeleri çıkardınız attınız.Yerlerine de yenilerini türetip koydunuz diyelim.Eee iş bitti mi?Dil hala Arapçanın boyunduruğunda.
Eskisinden yeni bir şey yaratıyorsunuz.Kokusunu değiştirmeniz yetmez(Bire bir benzetme yapmak istiyorum Koku, yani konuşulan dildeki ayıklamalar,türetmeler ve dilin artık nasıl konuşulduğu vs.).Eski kokusunu değiştirdiniz, fakat bu kez papatya gibi kokmazda gül gibi kokar.Ama görünüm hala papatya görünümünde.Bu ne demek görüntüde bi halt değişmedi demek.Dolayısıyla dilde bir değişim için mutlaka alfabe de değişmesi gerekir.
Bu bence şekilcilik değil Atatürk'ün zekasıdır.
Kuran okumak isteyen arapça harfleri öğrenir ve Türkiye'nin %90'dan fazlası müslüman ve müslümanlar için Kuran okumak farzdır.
Siz %90'ın bir parçası olmayabilirsiniz.
Tecrübelerimden bildiğim kadarıyla Arapça harfleri öğrenip Kur'an-ı Kerim okuyabilen insanların çoğu, okuduklarının ne anlama geldiğini bilmiyorlar. Yani kelimeleri tanıyorlar ama anlamını bilmiyorlar. Bu şuna benziyor, ingilizce kelimeyi latin harflerinden oluştuğu için okuyabiliyorum ama anlamını bilmiyorum. Peki bu noktada benim Arapça öğrenmemin esprisi nerede?
Ayrıca Kur'an-ı Kerim'in neresinde yazıyor, Kur'an okumak için Arapça bilmeniz gerekir diye? Orada yaklaşık olarak der ki "Sizin anlayabilmeniz için kendi dilinizde indirdik". Benim anlayabilmem için de Türkçe mealleri var. Okuduğumda okuduğum şeyi anlayabiliyorum en azından, okuduğumda da yorum yapabiliyorum. Arapça neden öğreneyim bunları yapabilmek için ben istemedikten sonra.
Kolay gelsin...
sunny_smiley
02/12/2004, 10:50
konuyu sessizce takip ediyorum, o+uduğum cevaplar arasında güldüğüm bir kaç mesaj var, hepsi de ya yildizib'in ya da o-z-a-n'ın. çok ilginç insanlarsınız ve savunmaya çalıştığınız şeylere ve şekle bakılırsa kulaktan dolma bilgiler ile bunu yapmaya çalışıyorsunuz ve mantığınız inanılmaz basit işliyor (ötre varsa çıkartalım, uganda kabilesi vs vs).
amacım kimseyi kırmak değil. kırdıysam affola.
yildizib
02/12/2004, 11:21
Herşeyi basit tutacaksın.Komplex bir sistem kurarsan sistemi kendinde savunamazsın çünkü mutlaka bir yerinden açığı bulunacaktır.Bir şey komplexleştikçe Entropisi artar, yani düzensizleşir duymadın mı sen bunu hiç?Programcılıkta bile bu kural var.Program Entropisi kavramı duydun mu?
Sav'ını çok basit tutacaksın.Komplex tutarsan mutlaka bir yerinden delerler yawrucum.
Söylediklerim çok basit. fakat sen de dahil(komik olduğunu söylüyorsun ya)Niye yazdıklarımın karşısında durabilecek bir şeyler yazmadın(yazamadın)."amacım kimseyi kırmak değil. kırdıysam affola." da deme.Konuya dair hiç birşey yazmadın.Çünkü amac yine birilerini irite etmek.
Zor mu kolay mı bunu somut olarak kanıtlayabiliriz.Acaba Arap ülkelerinde Arapçayı kullanmak için çocuklar bu alfabeyle yazmayı tam manasıyla ne kadar zamanda öğreniyorlar? Türkiye'dekiler ne kadar zamanda öğreniyor?Tartışmayagerek yok.Bakarız görürüz.Daha doğrusu ben senden onu beklerdim.Al kardeşim zor diyorsun ama onlar şu zamanda öğreniyorlar derdin...Ama demedin(diyemedin).Amacın kötüyse gündemimden çık güzel kardeşim.
Hem yahu size ne be?Kraldan daha çok kralcı oluyorsunuz.Bana ne arapçadan çinceden be.Arapça daha kolayda bilmem ne de...
sunny_smiley
02/12/2004, 11:40
ben maydonoz dedim sen kel alaka, entropilere girdin çıkamadın içinden. mantığın basit diyorum, ötre varsa çıkartalım mantığıyla yaklaşırsan sen yeryüzden hiç bir şeyi bırakmayacaksın. amacım seninle tartışmak değil ya da kraldan daha kralcı olmak, sadece sesli bir şekilde düşündüm üstelik düşüncelerim için peşinen özür diledim sen daha cevap yazmadan. sen ise "yawrucum, yazdın yazamadın, demedin diyemedin" gibi şeylerle kışkırtmaya çalışıyorsun. ne gereği var? sakin ol. ben forumda uzun süre kalmayı düşünüyorum.. yaşamayı da, sinirlerimi de boş yere yıpratmaya hiç niyetim yok...
yildizib
02/12/2004, 11:46
ben maydonoz dedim sen kel alaka, entropilere girdin çıkamadın içinden.
Ayyy.Allah aşkına benle muhatap olma.
Basitlik profesyonelliktir.Newtonun kafasına elma düşüpte "haa bak demekki dünya elmayı çekiyor" demeden öncede bir çok kişinin kafasına elma düşmüştür.
Fakat bunu sadece newton görmüştür.Basittir ve herkesin önündedir ama kimse görememiştir.
sunny_smiley
02/12/2004, 11:48
Allah aşkına seninle muhattap olmuyorum ama mesajını okuyup gülümsemedim değil.
yildizib
02/12/2004, 11:53
fakat sen de dahil(komik olduğunu söylüyorsun ya)Niye yazdıklarımın karşısında durabilecek bir şeyler yazmadın(yazamadın)."amacım kimseyi kırmak değil. kırdıysam affola." da deme.Konuya dair hiç birşey yazmadın.Çünkü amac yine birilerini irite etmek.
Hala ortaya bişey koymuyorsun komikse neresi komik ve tutarsızsa neresi tutarsız ...Amaç başka.Ben sana desem "seninkiler komik ve üstelik deli saçması..."
Ortaya bişey koyuyor mu? Hayır, bunun adı irite etmektir.Bana elle tutulur bişey söyle ki kabul edeyim.
... okuduğum cevaplar arasında güldüğüm bir kaç mesaj var, hepsi de ya yildizib'in ya da o-z-a-n'ın. çok ilginç insanlarsınız ve savunmaya çalıştığınız şeylere ve şekle bakılırsa kulaktan dolma bilgiler ile bunu yapmaya çalışıyorsunuz ve mantığınız inanılmaz basit işliyor (ötre varsa çıkartalım, uganda kabilesi vs vs).
....
Birilerini güldürüp mutlu edebildiysem ne mutlu kendi adıma...
Yalnız hiç tanımadığınız kişileri aşağılayıcı mesajlar yazacağınıza konuya yoğunlaşıp bilgilerinizi paylaşırsanız daha verimli olabilirsiniz kanısındayım. Kulaktan dolma bilgiler veya mantık basitliği konusuna ise hiç girmeyelim isterseniz, zira bir astrofizikçiye mantık basitliğinden bahsetmek biraz gülünç kaçıyor.
Kolay gelsin...
yildizib
02/12/2004, 12:11
Birilerini güldürüp mutlu edebildiysem ne mutlu kendi adıma...
Yalnız hiç tanımadığınız kişileri aşağılayıcı mesajlar yazacağınıza konuya yoğunlaşıp (*!!!!!*) bilgilerinizi paylaşırsanız daha verimli olabilirsiniz kanısındayım. Kulaktan dolma bilgiler veya mantık basitliği konusuna ise hiç girmeyelim isterseniz, zira bir astrofizikçiye mantık basitliğinden bahsetmek biraz gülünç kaçıyor.
++
Ben de Fizikciyim.Banada mantık basitliğinden bahsetmeye gerek yoktur herhalde.
sunny_smiley
02/12/2004, 12:16
tekrar yazıyorum, birini kırdıysam affola.
Konu neden arap latın alfabelerının etrafında donuyor anlamıs degılım.. Sorun hangısının ıyı oldugu degılkı? Bunuda nerden cıkardınız.. Yada (kogudey_meyden'ı ayrı tutuyorum) kım boyle bı ıddada bulundu?
Denılmek ıstenen suydu.. Ataturk alfabeyı degıstırerek bı mılletın kulturunu degıstırebılecegını umuyordu.. Elbette bunda latın alfabesının batı dunyasında yogunlukta kullanılıyor olusuda etken olabılır ancak amac kesınlıkle "Arkadaşlar, güzel dilimizi ifade etmek için yeni Türk harflerini kabul ediyoruz (http://forum.ceviz.net/showpost.php?p=121110&postcount=22)" degıldı..
Iste ılk olarak acemı tarafından ortaya atılan gorus buydu.. ( http://forum.ceviz.net/showpost.php?p=121091&postcount=18 )..
Arap alfabesi adı üstünde bişey Arap diline göre bir alfabe.Bizim kendimize ait bir alfabe var mı?yok.Göktürk alfabesi mi kullanacaktık?Dolayısıyla Arapçaya göre yaratılmış olan bu alfabe o dilin fonetiğini destekler.İllede Türkçeyi arapça harflerle yazalım niye direttiniz anlamadım.Anlamadım şu yüzden;Uganda'nın herhangi bir bölgesinde yaşayan bir kabilenin kullandığı alfabeyle yazalım demekten bir farkı kalmıyor.
O zaman Turk diline gore alfabe yok deriz ki buda yanlis olur.
Dilin yazimi degisti ama farsca-arapca karisim kelimeler hala cogunlukta. Pardon, yanlis demeyelim : Turkce uz yuz kelimeye inmeden evvel farsca ve arapca kelimeler cok kullanilmaktaydi.
Simdi 70 yilda bir Turkce'ye sahip olduk. Hem de latin alfabesiyle! (aman ne buyuk ikram ) Ama dilde eskinin zenginligi kalmadi. Dil 300 tane kelimeye sigdi. Eski zenginlikler yok oldu gitti.
Burada gene basa donuyoruz ve alfabenin degistirilmesi ile toplumun yavanlastirilmasi surecine tekrardan basliyoruz. Yani konunun basina gidip okumaga yeniden basliyoruz.
//Herekeler olmadan da cok guzel arapca okuyabilirsin. Zannetme ki arapca kullanan her toplum hereke kullanir.
Tecrübelerimden bildiğim kadarıyla Arapça harfleri öğrenip Kur'an-ı Kerim okuyabilen insanların çoğu, okuduklarının ne anlama geldiğini bilmiyorlar. Yani kelimeleri tanıyorlar ama anlamını bilmiyorlar. Bu şuna benziyor, ingilizce kelimeyi latin harflerinden oluştuğu için okuyabiliyorum ama anlamını bilmiyorum. Peki bu noktada benim Arapça öğrenmemin esprisi nerede?
Demek ki ingilizce egitimi kadar arapca egitimi verilse, herkes dinini daha kolay bir sekilde kaynagindan okuyup anlayabilecek.
Digerine ise diyecek laf bulamiyorum. Bir ingilizce metni bile kendi dilinden okumak ayri bir anlam verir, cevirisinden okumak ayri bir anlam verir. Ozunu anca kendi diliyle okursaniz anlayabilirsiniz. Turkce meallere bakinca durumu farkedebilirsin. Ornegin Ozturk, Diyanet, Elmalili meallerinin hepsi ruhile farkli olmasa da ceviri bakimindan "yorumuda kattiklari" icin oldukca farkli. Ama sen eger arapca bilseydin, ozunden dini yudumlayacaktin.
Demek ki ingilizce egitimi kadar arapca egitimi verilse, herkes dinini daha kolay bir sekilde kaynagindan okuyup anlayabilecek.
Digerine ise diyecek laf bulamiyorum. Bir ingilizce metni bile kendi dilinden okumak ayri bir anlam verir, cevirisinden okumak ayri bir anlam verir. Ozunu anca kendi diliyle okursaniz anlayabilirsiniz. Turkce meallere bakinca durumu farkedebilirsin. Ornegin Ozturk, Diyanet, Elmalili meallerinin hepsi ruhile farkli olmasa da ceviri bakimindan "yorumuda kattiklari" icin oldukca farkli. Ama sen eger arapca bilseydin, ozunden dini yudumlayacaktin.
İngilizce ile arapça karşılaştırması yalnızca bir örnekti, ingilizce yerine herhangi bir dilde olabilir. Ayrıca Arapça öğrenmeyin falan da demiyorum, olanı ortaya koyuyorum.
Bende diğerine söyleyecek birşey bulamadım, mütercim tercümanların kulaklarını çınlatarak hepsini zan altında bıraktınız. Mealler konusunda haklısınız ancak mantığı biraz işleyen bir insan neyin yorum neyin gerçek olduğunu anlayabilir. Ayrıca hiçbirşeye güvenemezsek önümüzü nasıl göreceğiz değil mi...
Kolay gelsin...
Dilin yazimi degisti ama farsca-arapca karisim kelimeler hala cogunlukta. Pardon, yanlis demeyelim : Turkce uz yuz kelimeye inmeden evvel farsca ve arapca kelimeler cok kullanilmaktaydi.
Bu noktada Turk Dil Kurumu'nun amacina/fonksiyonuna da deginmek lazim. Turk Dil Kurumu oncelikle eski dili (!) yok edip sonra da olusacak boslugu doldurmak amaciyla kurulmustur. Birinci gorevi (eski dili yok etmeyi) basarili bir sekilde yerine getirebilmesine karsin, ikinci gorevde (olusan boslugu doldurma) cuvallamistir.
Aslinda asil gorev birincisidir ama sadece yok etmek icin bir kurumun kurulmasi seklen uygun gorulmeyecegi icin bir de ona boslugu doldurma gorevi verilmistir, lakin bu gorev cok da sallanmamistir. Nasil olsa Bati etkisi, Turk Dil Kurumu'na gerek kalmadan bu boslugu dolduracaktir.
Bati etkisinin bu boslugu doldurmasi, hedefe ters gorunse de (asil amacin yok etmek, eskiyle bagi koparmak oldugu dusunuldugunde) bunun cok da sorun yaratmayacagi ortadadir. O nedenle bir iki hassas vatandas disinda Turk Dil Kurumu'nun artik ne yaptigi ile kimse ilgilenmemektedir.
Durum tesbitinden sonra bunun ne gibi etkileri oldugunu gorebilmek icin ustat con_simit'in mesajlari ile bizlerinkiler karsilastirilabilir. Bizimkiler, Cin Ali kitaplarindan cikmis gibi duruyor.
yildizib
02/12/2004, 13:49
@Ansugo;Temelde söylediklerine katılıyorum.Dil kırpıldı-kırpıldı ve ufacık tefecik bir şey oldu.300 kelime mi vardı toplamda ayıklandığında?Bilmediğimden soruyorum.Şimdi ne kadar var?
Alfabe dilin zenginleşmesine bir şey katmaz.Alfabe görsel bileşendir.
@Hunter,Maksat eski kültürü unutturmak veya yok etmek mi?"Kültür" yerine bir başka kelime bulmak lazım.Milliyetçi bir kişilik bunu yapmak istemez.Çünkü bunun sonu açıkça görülüyorki bir asimilasyondur.Bence "kültür" yanlış bir kullanım,bişeylerin tekrar aynı şekilde devam etmesini engelleme amacı olduğu kesin fakat "Kültür" yerine başka birşey kullanmak lazım.
Bir de Hunter," Atatürk ümmet kavramını yıkmak için Milliyetçiliğe sarıldı denebilir" gibi bişey demişsin.Yok Atatürk buna sarılmadı yada bir çıkış olarak görmedi.Hayatına baştan sona bakıldığında adamın karakterinin parçası olduğunu görülür.Yoksa öbür türlü anlamı başka birşey olur.
@acemi TDK'ya bu kadar yüklenmek sizce doğru mu? Bu suçlamaları yalnızca kendi tespitlerinize dayanarak mı yapıyorsunuz?
TDK'ya bu kadar yüklenmek sizce doğru mu?
TDK'da calisanlarin samimiyeti konusunda suphem yok. Kurulus amaclarindan bahsediyorum.
Bu tip kurumlarda genellikle gercekten samimi, isini en iyi sekilde yapmaya calisan bilim adamlari olur. Siyasi irade, bu tip kurumlarin/kisilerin imkanlarina, calismalarina, yapilanmasina mudahale ederek; belli calismalari on plana cikarip belli calismalari yok sayarak istedigi siyasi sonucu elde eder.
yildizib
02/12/2004, 14:04
Dilinde değişiklik yapan millet sadece biz mi varız?İsrail'e bakın onlar da dillerini değiştirdiler.İfadeyi doğru kullanalım "eski dili yok etmek" değil.Yabancı kelimeleri çıkarma,ayıklama,temizleme.
yildizib
02/12/2004, 14:07
Tabi her boşluğun mutlaka doldurulması gerekir."Çok oturgaçlı götürgeç" gibi tek kelimeye sığmayan kavramlar ortaya çıkmıştır.Ama bu sadece bizde mi böyle?
television örneğin.
yildizib
02/12/2004, 14:32
Durum tesbitinden sonra bunun ne gibi etkileri oldugunu gorebilmek icin ustat con_simit'in mesajlari ile bizlerinkiler karsilastirilabilir. Bizimkiler, Cin Ali kitaplarindan cikmis gibi duruyor.
Oda doğru değil.Sonuçta yabancı kelimeler çünkü.Axion'un yazısında "Daha az Türkçe ve daha çok yabancı kelime kullanarak entellektüel olduk." diye bir kısım var.Gerçi bende kullanırım arada bir ingilizce kelime...
Ne olursa olsun dil yavaş yavaş gelişiyor.Eski gereksinim duyulan kelimelere alternatifleri ile gelişiyor ve iyi yolda.Arapçadan ve farsçadan dil ayrılması lazımdı iyi yapıldı ve iyi de gidiyor.Bir tehdit varsa o da batı dilinden gelen yabancı kelimeler olabilir.
yabancı kelimeler
Ben bu goruse karsıyım.. ve sahsen bende mustafa, con_simit hayranlarındanım.. Kı yabancı dedıgınız kelımeler bu topraklarda yuzlerce yıl kullanılmıstı.. O kelımelerle eserler verıldı ve o kelımeler bu topraklarda yer ettı..
Sımdı cıkıp onlar ıcın dıle yabancı dıyerek kestırıp atmak bu kadar kolay olmamalı.. Ornegın dıvan edebıyatıdamı bızım kulturumuze aıt degıl?
Not: Kultur sıg bı kavram degıldır.. En basıt halıyle ınsanı cevreleyen hersey dıyebılırız kultur ıcın.. Buda begenın yada begenmeyın hersey kulturun bı parcasıdır anlamına gelır..
Kı yabancı dedıgınız kelımeler bu topraklarda yuzlerce yıl kullanılmıstı.. O kelımelerle eserler verıldı ve o kelımeler bu topraklarda yer ettı..
Bu noktayi belirttigin iyi olmus HunTER
Bu kelimelerin "yabanci" olduguna acaba nasil karar verildi?
1000 sene bu kelimeleri her alanda kullandiktan, binlerce eser verildikten sonra birisi cikip bu kelimelerle, genlerimizin uyusmadigini kesfetti ve "uyan millet! hepiniz yanlis yoldasiniz, 1000 senedir kendinize yabancilastiginiz yeter. bu dil, genlerimize uymuyor; degistirmeliyiz" mi dedi acaba?
1000 senedir kullandigimiz kelimenin "yabanci", TDK'nin oturgacli goturgecinin "bizim" oldugunu soyledi.
yildizib
02/12/2004, 15:39
Bazen düşüncelerimizin kesişip bazende kesişmediği yerlere rastlıyorum.Hem senin, hem aceminin, hem Ansugo'nun yorumlarına katıldığım ve kesişmenin olduğu yerler var.Fakat genelde herşey geçilip de sınırlara dayanıldığında ve herkes kendine göre bir sınır çizmeye kalktığında bu noktadan sonra ayrılık oluyor.
Artık geriye dönülmemek üzere arap ve fars diliyle köprüler atılmıştır.Artık bu diller bizim için yabancıdır.Kültür konusuna gelince bizi gerilemeye mahkum edenler neyse onlar elendi ve onlar unutturulmaya çalışıldı.
Herşey değil.Yoksa ne olacak?Kültürü olmayan bir millet mutlaka diğer milletlerin kültürleriyle asimile edilir.
Atatürk herhalde bunu düşünecek kadar zeki bir insandı.
Eger sen yuzyıllarca kullandıgın bı dıle, alfabeye yanı gecmıste verdıgın tum eserlere sırtını cevırırsen ve yenıyı yeterınce hızlı uretemezsen acemı'nın soyledıgı gıbı boslugu yabancılar doldurur ve asımıle olursun.. Bu cok dogal..
Pekı Ataturk bunun farkında degılmıydı? Sanırım farkındaydı ama yınede bunu yapmaya mecburdu.. Bu yuzden onu elestırmıyorum.. Ancak bana gore ogunden sonra eskıyı yenıye cevırmekte yada yenıyı uretmekte yavas kalan herkes sugun ıcınde bulundugumuz durumun sorumlusudur..
Kı arada bızden olmayanı bıze uydurma gıbı falıyetlerde de bulunulmustur.. Devrım adına.. Bu yuzden bana gore asımılasyon yapılan devrımlerın sonucudur..
Sımdı konuya donersek sugun asımılasyonu elestırmek devrımı elestırmekle aynı kapıya cıkar.. Zaten acemının yaptıgı ılk cıkısta buydu..
( http://forum.ceviz.net/showpost.php?p=121001&postcount=7 )
yildizib
02/12/2004, 16:12
1000 sene kullandık eserler yayınlandı birden 1000 seneden sonra neden yabancı ilan edildi?neden değiştiriyoruz?
Değişim konusunda Cumhuriyeti kuranlar çok acımasız davrandılar.Bu başka türlü de olmazdı.Doğu kültürüyle sadece dil değil bir çok alanda iç içe geçmiş yanları vardı.Bunlarda 1000 yıldır aramızda yaşıyordu.Ama bir değişim yapmak istiyorsanız."Yok şu kalsın, bu kalsın.olmadı şu parçası iyiydi, bu lazım bundan vazgeçemeyiz" olmaz.Acımasızca kırpılması gerekiyordu ve o yapıldı.
Neden yapılması gerekirdi?Aynı süreçler aynı sonuçları doğurur.Dolayısıyla değişim yapmak istiyorsanız geçmişte yapmış olduğunuz şeylerin aynısını gelecekte yapmayacaksınız ve onları terk edeceksiniz demektir.
Bu arada hatalar da yapılmış olabilir .Ne yapalım,herşey durulduktan sonra 5 doğru 3 yanlış oluyorsa kalite yönetimine göre 3 aşağı 5 yukarı başarılısınız demektir.
...
Sımdı konuya donersek sugun asımılasyonu elestırmek devrımı elestırmekle aynı kapıya cıkar.. Zaten acemının yaptıgı ılk cıkısta buydu..
( http://forum.ceviz.net/showpost.php?p=121001&postcount=7 )
Yapmayın efendiler, eminim ki söylemek istediğiniz şey bu değil ancak yazdıklarınız "Türkiye Cumhuriyeti'ni kurup devrim yapmak=Türk Milletini, dilini asimile etmek" anlamına gelmeye başladı.
Kimse size kültürünüzden, geçmişinizden kurtulun, bağlarınızdan kopun demiyor. Eğer tek sorun latin alfabesine geçiş ise, bu geçiş yapıldıktan sonrada dil bakımından zengin bir çok eserler verildi. Tamam hadi latin alfabesine geçtik denince herkez birden ingilizce konuşmaya başlamadı, dil birden bire bozulmadı. Dilin değişmesi dünyanın globalleşmesi ile paralel olarak gelişti. İnternetin hayatımıza girmesi ile de daha çok ivme kazandı. Bugün Arabistan'a da gitseniz onlarında dilinde yabancı kelimelere rastlarsınız, bu kaçınılmazdır. Çünkü kültürler birbirleri ile tanıştıkça etkileşim kaçınılmazdır. İsrail'de gençlerin artık kendi dillerini nasıl dejenere ederek kullandıklarını duysanız kendi halimize şükredersiniz.
Kolay gelsin...
yildizib
02/12/2004, 16:27
Bu arada hatırlarım askere gitmeden önce bir arkadaş bana bir rap müziği dinletmişti.Amerikalı bir zenci grup ismi ;Soldiers of Allah.
Parçada peygamber'den itibaren tarih rap tarzında anlatılıyordu ve kendilerine göre de aralarda yorum yapıyorlardı.Tabi Osmanlı hanedanından kısımlarda vardı sultan abdülhamit'in tahttan indirilmesine de değinmişler.Sonrasında Atatürkten bahsettiler.En çok ta onun hakkında yorum yapıyorlardı.
"Atatürk'ün ülkesini işgal eden bütün düşmanlarını yendikten sonra iktidarı ele geçirdiğini ve daha sonra ise İslam kültürünü yok ettiğini,şu an Türkiyedeki müslümanların bunları ancak müzelerde görebildiklerinden bahsediyorlardı."
Bizi araplar veya diğer müslüman alemi nasıl görüyor bir fikir olabilir diye yazdım.
Yapmayın efendiler, eminim ki söylemek istediğiniz şey bu değil ancak yazdıklarınız "Türkiye Cumhuriyeti'ni kurup devrim yapmak=Türk Milletini, dilini asimile etmek" anlamına gelmeye başladı.
Aslında haklısın, en basıt seklıyle asımılasyon "Kendıne benzetme" (olumsuz) entegrasyon "Baskasına benzeme" (olumlu) anlamına gelıyor.. Su durumda benım kastettıgım asımılasyon degıl entegrasyon..
Ancak her ıkı durumda da bır kultur degısımı yasanıyor.. Yanı ben aslında "yasanan kultur degısımını elestırmek devrımı elestırmek anlamına gelıyor" dıyorum..
..
...Yanı ben aslında "yasanan kultur degısımını elestırmek devrımı elestırmek anlamına gelıyor" dıyorum..
Yaşanan kültür değişiminin tabirinizle devrimden sonra olduğunu düşünmüyorum. Zira kültür değişiminin, insanların farklı kültürleri tanımaları ve bu kültürlerden etkilenmeleri ile oluşacağına inanıyorum. Bunun da genel olarak baktığımızda teknolojinin gelişmesi ve buna bağlı olarak haberleşmenin ilerlemesiyle paralel olduğunu düşünüyorum. Kültürlerin birbirlerini tanımasıyla dilde, yaşamda hatta dinde değişim olması kaçınılmazdır. Zira kültür demek insan elinin değdiği herşey demektir.
Kolay gelsin...
yildizib
02/12/2004, 17:34
Bir söz vardı,umm başını hatırlayamayacağım.
Neyse başka bir atasözü ile örnek vereyim.
Atatürk ile 1923 te bir tohum atıldı.Tohum kabuğundan çıktı ve büyüyor.Ancak boş bırakmayacaksın.Bakacaksın,haşerelerden temizleyeceksin."Bakarsan bağ bakmazsan dağ olur" demişler.
Şu anki kültür değişimini eleştirmek inkılabı eleştirmek olmaz.
Neydi o söz yahu?
Kızını ... ya davulcuya ya zurnacıya varırmış.
Şu anki kültür değişimini eleştirmek inkılabı eleştirmek olmaz.
Ben degısımı devrımın sonucu olarak gordugum ıcın olur.. Ancak soyledıgın gıbı elestırı degısıme degıl, degısımın aksayan yonlerıne getırılırse sorun yok..
Tabi her boşluğun mutlaka doldurulması gerekir."Çok oturgaçlı götürgeç" gibi tek kelimeye sığmayan kavramlar ortaya çıkmıştır.Ama bu sadece bizde mi böyle?
television örneğin.
(baştan söyleyeyim; aşağıdaki yazımı yildizib'e cevaben değil, genel olarak herkese yazıyorum)
Konu TDK olunca nedense şu "çok oturgaçlı götürgeç" geyiği dönüp dolaşıyor ve herkes böyle söylediği için insanlar bunu gerçek sanıyor.
Yok efendim TDK "İstiklal Marşı" yerine "ULUSAL DÜTTÜRÜ", "hostes" kelimesi yerine de "GÖK GÖTÜRÜ KONUKSAL AVRAT" karşılığını önermiş.
Herbiri Türkçe Dili üzerinde uzman olan insanların, bu tarz saçmalıkların altına imza atabileceğini nasıl düşünebiliriz?
TDK'nın bu konu ile ilgili yaptığı basın açıklamasına aşağıdaki adresten ulaşabilirsiniz...
http://tdk.org.tr/basin/basin038.html
Eline sağlık Boran güzel cevaptı.
soulmaster
03/12/2004, 03:56
"Kızlarımızın eline prezervatif, oğullarımızın cebine doğum kontrol hapları koyup çağdaşlığı yakaladık."
10 çocuk mu yapsaydık :) Saçmalamışsın resmen.Herşeyi alıcaz diye birşey yok ama gerekli olanlarıda almamız gerekiyor.Müzik konusu tamamen serbesttir ama kendi müzik kültürümüzü korumak koşuluyla...
soulmaster
03/12/2004, 03:58
Eğer dünyaya karşı üretemeyen bir toplum isek bu yabancı kelimeleri almak zorunda kalıyoruz.Bizde icat edelim bizde yapalım onlar bizden alsın kelimeleri :)
yildizib
03/12/2004, 09:32
(baştan söyleyeyim; aşağıdaki yazımı yildizib'e cevaben değil, genel olarak herkese yazıyorum)
Konu TDK olunca nedense şu "çok oturgaçlı götürgeç" geyiği dönüp dolaşıyor ve herkes böyle söylediği için insanlar bunu gerçek sanıyor.
Yok efendim TDK "İstiklal Marşı" yerine "ULUSAL DÜTTÜRÜ", "hostes" kelimesi yerine de "GÖK GÖTÜRÜ KONUKSAL AVRAT" karşılığını önermiş.
Herbiri Türkçe Dili üzerinde uzman olan insanların, bu tarz saçmalıkların altına imza atabileceğini nasıl düşünebiliriz?
TDK'nın bu konu ile ilgili yaptığı basın açıklamasına aşağıdaki adresten ulaşabilirsiniz...
http://tdk.org.tr/basin/basin038.html
Hmm.na'palım galiptir bu yolda mağlup.Saol.
yildizib
03/12/2004, 11:25
Yazıda;
"TDK bugün, yüzyıllardır dilimizde kullanılan ve şehirdeki insandan dağdaki çobana kadar herkesin anladığı, edebî eserlerimize giren, atasözlerimizde, bilmecelerimizde, türkülerimizde, şarkılarımızda kullanılan sözleri yabancı kökenli diye dilden çıkarma düşüncesinde değildir. TDK bugün, batı dillerinden, özellikle de İngilizceden, dilimize girmekte olan sözlere karşılık bulmak, böylece dilimizdeki yabancılaşmanın önüne geçmek ve Türkçeyi zenginleştirmek çabasındadır.
"
bölümü dikkatimi çekti.İlginç bir durum...Yani benim için ilginç.
Bundan daha önce üniversitenin kütüphanesine gitmiştim.Arşiv bölümünden Cumhuriyet tarihinde yayımlanmış gazeteleri araştırıyordum.1940'larda yayımlanan bir gazete yi elime alıp okumaya çalıştım.Kimi yerleri okuyamadım.Çünkü Osmanlıca ve Farsça kelimelerin çokça kullanıldığını gördüm.
daha sonra 50'lerden bir kaç gazete aldım biraz daha anlaşılır haldeydi(Anlaşılır yani benim türkçeme göre).Fakat hala bir sürü Arapça ve farsça hala
"bir şey" -ül ,-i gibi tamlama yapan ekler kullanılmaktaydı.
Daha sonra 70'lerden bir gazete aldım elime.Çok daha kolay anlıyordum fakat hala röportajlarda özellikle kişiler çok osmanlıca kullanarak konuşuyordu.
En sonunda da 90'lı ve 2000 li yıllardaki gazetelere baktığımızda artık bu tür tamlamaların kullanılmadığını görürüz.
Ortada bir budama olduğu kesin...
yildizib
03/12/2004, 11:50
"TDK türkçeye giren Bilgisayar terimleri ile ilgili gayretle çalışmaktadır."
gibi bir ifade var.
Türkçeye giren bilgisayar terimleri ile ilgili bir çözüm bulabilecekler mi şüpheliyim.Çünkü bu alandaki gelişme baş döndürücü olup hızına yetişmek mümkün değildir.Bu gün popüler olan bir teknoloji 5 sene sonra demode olabilmektedir.
Nasıl çözecekler bilmiyorum...
Birde Osmanlıca'nın hala çok aşırı derecede kullanıldığı bir alan ise Hukuk alanıdır.Burada bırakın ayıklama operasyonu yapmayı, şu an öğrencilere Osmanlıca öğretilmektedir.Özellikle Adli mercilerde çok ağır olmak üzere devletin bir çok kurumu hala anlaşılmayacak kelimeler ve evraklarla iletişimde bulunmaktadır.
Sebebi ne olabilir?
Anlamıyorum. Sırf üşengeç olmamak için gereksiz yere neden arapça harfleri öğrenmiş olalım. Harf devrimi yapılmakta geçikilmiş bir devrim. Osmanlı zamanında yapılmalıydı.
O zamanin Turkiye cumhuriyetini kuranlar nasiki eski harfleri ve ustune ek olarak yeni harflerle bir hatta birkac dil biliyorlarsa biz de aynisini yapacaktik.
Ataturk Turk milleti usengectir de demis miydi?
Forum Yazılımı : vBulletin v3.6.8, Copyright ©2000-2008, Jelsoft Enterprises Ltd.