PDA

Tam Sürümünü Görmek İçin : İnsanlık Dışı


smart
23/11/2004, 15:22
Marmara Depremi
COK ONEMLI LUTFEN TAMAMINI OKUYUN
Konu: Marmara Depremi

17 Ağustos 1999, Gölcük Saatler gecenin üçüydü ve insanlar can havliyle
kendilerini evlerinden dışarıya atarkensanki bir kıyameti yaşıyor
gibiydiler. Ali Kırca' nın yönettiği Siyaset Meydanı'nda enkazdan kurtarılan
bir bayan şunları söylüyordu 'O gece ne olduğunu bilmiyorum ama bildiğim bir
şey var ki
bu,depremden farklı bir şeydi. Bir iddiaya göre depremden hemen önce Gölcük'
ten Avcılar' a kadar geniş bir alanda görülen "ateştopu" ile ilgili bilimsel
bir açıklama yapılamıyordu. Birtakım teoriler ortaya atılmaya
başlandı.Kimine göre Ruslar bomba patlatmıştı. Kimine göre de
Yugoslavya''yaatılan bombaların yer kabuğunun dengesini bozması sebebiyle
depremin gerçekleştiğini söylüyordu. Hatta bazılarına göre işi PKK bile
yapmış olabilirdi. Nitekim CNN televiyonu Başbakan Bülent Ecevit ile yaptığı
bir röportaj sırasında depremin arkasında PKK mı var" sorusuna "Sanmıyorum"
cevabını vermişti. Oysa bu sorunun doğal yanıtı "siz ne
saçmalıyorsunuz,depremle PKK nın ne alakası var." Olmalıydı. Bu soruya
verilen cevap, akıllara, PKK nın deprem oluşturabilme ihtimalinin olduğunu
düşündürdüğü gibi, yapay depremlerin olabileceği sonucuna da götürmektedir.
Bu teoriler arasında akla en yatkın olanı Future Times da yayınlanan
araştırma dizisinde yer alan hikayeydi. Bu senaryoya göre, San Andreas fay
hattında meydana gelebilecek büyük bir depremin Amerikan ekonomisine çok
büyük zazar vereceğini bilen ABD,yerkabuğundaki değişimleri zleyerek, daha
deprem oluşmadan tektonik katmanlar arasında artan basıncı değişik
noktalardan patlatıp boşaltarak, büyük depremi küçük depremler haline
dönüştürmenin yolunu bulmuştu.Yıllar önce Sırp asıllı Amerikalı bilimadamı
mucit Nicola Tesla tarafından geliştirilen bu düşük frekanslı
elektromanyetik ışınımla yüksek enerji nakli" tekniğini,hem Ruslar hem de
Amerikalılar uzun zamandır bir silah olarak
kullanmanın yolunu arıyorlardı. Bu yöntemle, çok uzaktan, hatta uzaydan
geniş alanlarda tahribat yapabileceklerdi. Ancak Pentagon yıllardır çok
güçlü bir silah
geliştirmek amacıyla üzerinde çalıştığı bu projeyi, bir yandanda barışçı
"deprem indirgeme" sistemine uygulamak suretiyle tepkileri azaltmayı
ve fonlama devamlılığını sağlamayı amaçlıyordu. Bu nedenle proje önce
Avustralya' nın çıplak ve seyrek nüfuslu kırsal bölgelerinde denendi ve
geliştirildi. Daha sonra bunun deprem bölgelerinde denenmesine geldi sıra.
Değişik zamanlarda Kafkaslar' da, Okyanus tabanında ve Güney Amerika'daki
Ant dağlarında tektonik uyarılar verilmek suretiyle endüktif deprem yaratma
konusunda büyük adımlar atıldı. Bu araştırmalar Amerika' da HAARP ve diğer
askeri tesislerin kumanda merkezlerinde yürütülüyordu. Bu arada, Türkiye,
Japonya ve benzeri deprem bölgelerinde de sismik ağ şebekeleri kurularak bu
bölgelerin
tektonik verileri saniyesi saniyesine devasa bilgisayarların kayıtlarına
gönderilmeye başlandı. Ve gün geldi bu sistem Türkiye'de
denenmek istendi. Bölge zaten yılardır bu amaçla sismik espiyonaj
altındaydı. Nitekim gelişmeleri dikkatletakip edenler, depremden hemen
sonra, Türk Telekom' un Türkiye' nin sismik bilgilerini Pentagona ileten
NATO Üssü'nün iletişimini nasıl kestiğini ufak puntalarla gazetelere düşen
haberlerden hatırlayacaklardır. ABD' nin asıl hedefi, Kuzey Anadolu fay
hattındaki deneyden elde edeceği tecrübe ve bulguları, San Andreas fay
hattına uygulamaktı. Bu iş yine çok yüksek askeri gizlilik taşıdığından
yürütme işi İsrailli 2uzmanlara verilmişti.
Gerekli makine ve donanım gizlice denizaltılarla Gölcük üssüne getirilerek
oradaki, yeratı,denizaltı korunaklarına
kuruldu. Türk makamları durumdan detay bazda haberdar değildi. Deney
basarılı
olacağından sonunde kimse normal dışı bir şeyin olduğunu fark etmeyecekti.Bu
amaçla Gece Şahini tatbikatı" nın Gece 03:00
da başlaması planlandı. Gece saat tam 03:00 da düğmeye basılacak ve Gece
Şahini devreye alınacaktı. 1-2 dakika içinde de
oluşturdukları muazzam enerjiyle Marmara'nın altındaki tektonik tabakayı
zayıf yerlerinden kırıp, aylardır oluşan basıncı dışarı atacaklardı.
Böylece büyük bir deprem önlenmiş olacaktı. Ama o gece bir şeyler yanliş
gitti Doga kendini yönetmek
isteyenlerden bir kez daha intikam almişti. 45 saniye süren deprem,
beklenenin 10.000 kat üstünde bir güçle gelmişti. Zayiflayan ve titreyen
elektrikler geri geldiginde, gece saat 03:05'i gösteriyordu. Daha bir kaç
dakika öncesine kadar korunağın içinde şampanya patlatmayı bekleyenler,
şimdi korkudan buz gibi donmuş,hareketsiz ayakta duruyorlardı. Kimsenin
ağzını bıçak açmıyordu. On binlerce insan, çoluk cocuk, o enkazın altında
can çekişiyor veya cansız yatıyordu. Bu tarihin en büyük felaketiydi; hem de
insan eliyle yaratılan...
İşte o andan sonra çantalardan çıkan Q planı" çalışmaya başladı. İlk önce
bölgedeki tüm haberleşme ve elektrik
enerjisi felç edildi. Kimsenin birbiriyle haberleşmesi istenmiyordu.
Cumhurbaşkanı dahi sabahleyin"benim de telefonum kesikti" şeklinde garip bir
açıklama yaptı.Cumhurbaşkanı ve başbakan şaşkındı. Saatlerce "üzgünüz"
bile diyemediler. 4 dakika içinde İsrail Başkanı Barak ve birleşik Devletler
Başkanı Clinton ile irtibat
kuruldu. O anda İsrail' de Ben Gurion' un Lod askeri havaalanından 4 adet
savaş uçağı savaş uçağı eşliğinde
2 nakliye uçağı havalanıyordu. 2 dakika sonra da İsrail Deniz Kuvvetleri ve
NATO Güney Deniz Saha komutanlığı' na bağlı tüm birlikler DEFCON-4 acil
durumuna geçirildi. Amerikan 6' ncı filosuna bağlı gemiler de rotalarını
İstanbul'a çevirmek için Pentagon'dan emir aldılar. Bu arada devreye Avrupa
ülkelerinin liderleri de giriyor ve belki de onlardan da Türkiye için sözler
alınıyordu.Yunanistan bile harekete geçirilerek Türkiye' yekarşı
olan hasmane tutumuna son vermesi sağlanıyordu. Tüm Batı başkentleri hareket
halindeydi, panik yoktu. Herşey
kontrol ve koordinasyon altındaydı; bir tek Türkiye dışında. İsrailli
askerler ve üst düzey subaylar o gece gölcük'te ne arıyorlardı. Bu devir
teslim töreni her yıl yapılan rutin bir ulusal törendi. Uluslar arası bir
kimliği yoktu.Bunun nedenini şimdi daha iyi anlıyoruz. Hiç kimse bu güne
kadar hiç katılmadıkları bu devir teslim törenine neden katıldıklarını
sormadı. Ya şaşkınlıktan, ya da telaştan,enkaz altında kaç İsrail askerinin
öldüğü, kaçının yaralandığını da soran olmadı.O felakette kaç İsrail
askerinin öldüğünü ne Genelkurmay yayınladı nede İsrail böyle bir bilgiyi
açıklamak nezaketinde bulundu. Herkese verdikleri imaj ise
oraya biz yardım için geldikleriydi.Hemen bir hastane kurdular. Esas
amaçları enkazaltındaki askerlerini ve önemli askeri
malzemeyi çıkartarak götürmekti. Biz de "Bak şu İsrail'e helal olsun, hemen
yardımımıza koştu" diyerek sevindik.
Sabah saat 03:05 ile 06:30 arasında Batı'da bu hareketlilik yaşanırken
bölgede de çok hızlı ve çok gizli askeri hareketlilik hakimdi. Ancak herkes
kendi derdine düşmüş olduğundan bu olağanüstü gizli operasyondan kimsenin
haberi olmuyordu. Böylece bu işi planlayanlar gecenin karanlığından da
yararlanıp denizaltından parçaları yüzeye vuran Tesla makinesinin
kalıntılarını toplayıp, yer altı ve yerüstündeki tüm izleri yok etmeye
çalışıyorlardı. Ve bölgeye son hızla gelen Rus araştırma gemisi dahi sabah
saat 06:30' da bölgeye vardığında, havanın aydınlanmasıyla birlikte etrafta
delil olabilecek tek bir cisim bile kalmamıştı.
Deniz altında oluşan radyasyon anlaşılmasın, dibe çöken kalıntılar
araştırılmasın ve patlama sonucu meydana gelen denizaltı krateri ve çukur
ortaya çıkarılmasın diye bu bölge derhal askeri karantinaya alınarak dalışa
yasak bölge ilan ediliyordu. Ancak bütün bu temizlikler yapıldıktan sonra
Ecevit ve daha sonra da Demirel'in bölgeye gitmesine izin veriliyordu.
Amerika tüm imkanlarını seferber etti. Clinton Amerikan halkından Türkiye'ye
yardım etmesini istedi. Kasım' da Türkiye'ye geleceğini ilan edip; Ecevit'
in de bu arada amerika' ya (belki de binlerceşehidin diyetini konuşmaya)
kendini ziyarete geleceğini haber verdi.İlk anda çok yadırgadığımız Sağlık
Bakanı Osman Durmuş'un"yabancılara tek bir hasta bile vermem demesini, ABD
Deniz Kuvvetlerine ait yüzer hastanede tek bir hastanın bile tedavi
edilmediğini,750 ton yardım malzemesiyle yüklü bir İsrail gemisinin üç gün
süreyle gümrükte tutulmasını şimdi yadırgayabiliyor musunuz? Enkaz altında
binlerce Mehmet, Hatice, Ayşe ve Ali'ye karşı bir vicdan borcumuz var. Onlar
geride gözleri
yaşlı on binlerce sevenlerini, sıcaklıklarından mahrum bırakırken, sırf
Kaliforniya'da Johnny' ler, Susan' lar ve Alice' ler yaşasın diye
yaşamdan çalındıklarını dünya bilsin.

Lütfen bu mesajı tüm bildiğiniz adreslere gönderin.


Mehveş Tijen AYAS
İzmir Ekonomi Üniversitesi
Bilgi İşlem Müdürü


selami_32
23/11/2004, 16:19
bu hikaye ya doğru ya Amerika'nın reklamı yapılıyor. doğruysa lanet olsun amerikaya
san andreas kadar kafalarına taş düşsün.

saygılar.

Mingitau
23/11/2004, 16:28
Yaw Aydoğan vatandaşın kitasplarından güzel film senaryosu olur fazlasını beklemeyin...

OnR
23/11/2004, 16:44
Birkaç rastlantının üzerine kurulmuş bir seneryo olduğunu düşünüyorum.

virU
23/11/2004, 16:55
israil'e (mason localarına, musevilere) abd'ye ab'ne kürtlere komunistlere dincilere ülkücülere asla güvenmiyorum.. sanırım kimse kalmadı başka ama böyle düşünüyorum. bu hikayeye gelince gerçek olabilir kanımca.

sunny_smiley
23/11/2004, 17:12
Yaw Aydoğan vatandaşın kitasplarından güzel film senaryosu olur fazlasını beklemeyin...
sebep? kullandığı kaynakla mı ilgili? kendisi ile mi? yoksa başka bir sebepten dolayı?

BoraN
23/11/2004, 18:08
Bir iddiaya göre depremden hemen önce Gölcük'
ten Avcılar' a kadar geniş bir alanda görülen "ateştopu" ile ilgili bilimsel
bir açıklama yapılamıyordu.

Halbuki ilk açıklama 4-5 gün sonra TV'de yapılmıştı. Yani ateştopunun nasıl ortaya çıktığı meselesi. Şöyle denildi o zaman, yerin altında sıkışmış olan gazlar, deprem sırasında kayaların biribirine sürtünmesi sırasında ortaya çıkan kıvılcımların etkisi ile parlamıştır.

Karadeniz'de petrol ve doğal gaz çıkartılıp, TR yakınlarında da arandığına göre, Marmara denizinin tabanında bir gaz kütlesi bulunması yadırganamaz sanırım.

İklim değiştirme konusuna gelince, yağmur ve fırtınayı tetiklemeyi anlayabilirim de, depremi nasıl tetikleyebilirsiniz? ABD bunun için onyüzbintonlarca (büyük miktarda) patlayıcı kullanılmalı ve bunu donanmanın göbeğinde, donanmaya hissettirmeden 30-40 personeli ile başarabilmeli? :2:

Bir teoride de donanma ile işbirliği içinde oldukları söyleniyor. Eğer öyle birşey olsaydı, yani bundan donanmanın haberi olsaydı; herhangi bir deprem oluşturma denemesini, devir-teslim kutlamalarının yapıldığı akşam yaptırmazlardı.

Birde donanmaya laf atan softa teorisi var, hemen depremin olduğunun ertesi günü ortaya atılan bir düzmece hikayedir ki şöyledir:
- Kutlamaların yapıldığı akşam, eğlencenin tam gaz devam ettiği sırada yüksek alkol almış yüksek rütbeli bir asker, salonda Kuran-ı Kerim'i parçalamış ve denize atmış (nasıl kol vardı ise adamda, o kadar mesafeye fırlatabilmiş, hala daha hayret ediyorum) ve o anda deprem başlamış... :hmmm:

IcenGuard
23/11/2004, 18:23
tesla ile depremin nasıl bir alakası var acaba? Mantık hataları olmasına ragmen fena hikaye degil.

hill
23/11/2004, 20:20
undefinedundefinedsizin iyi bir yazar olmanız gerekirmiş kelimeleri düzgün ifade ediyorsunuz ama bunu bir kitap halinde daha açık ve net açıklaya bilirsiniz(insanoglu gördügüne inanır ) ama siz net ve açık her kesimin okuyup anlayacagı dille yazarsanız olur umarım[sponsor olabilirim]

Sahin
23/11/2004, 20:57
Konuyla ilgili Mehveş Hanıma bir mail göndermiştim aşağıda gönderdiği cevabı yapıştırıyorum. Bir ara yine bir deprem hikayesi yazmıştım burada ama o yazının sahibinin aynı minvalde hoş hikayeleri vardı yukarıdaki yazıda hikaye yazma kabiliyeti yüksek biri tarafından boş vaktinde kurgulanmış bir şey olsa gerek.

Merhaba,
Duyarlılığınız için teşekkür ederim zannedersem deprem ile ilgili yazıyı okudunuz ve altında da benim ismim geçiyor.
ne yazık ki böyle bir yazı benim yazmadığım ve bilgim dışımda sanal ortamda dolaştırılmakta. Sizin de tahmin edeceğiniz gibi oldukça sıkıcı bir durum.
ne yazık ki konunun doğruluğu hakkında size birşey söylemem mümkün değil . çünkü yazı bana ait değil maalesef. Aşağıdaki forum sayfanızda bu konuyuda
açıklarsanız ayrıca memnun olurum.

saygılarımla,
iyi çalışmalar ve hepimize daha huzurlu bir dünya dilerim.
M.Tijen Ayas

yildizib
23/11/2004, 21:00
Nitekim CNN televiyonu Başbakan Bülent Ecevit ile yaptığı
bir röportaj sırasında depremin arkasında PKK mı var" sorusuna "Sanmıyorum"
cevabını vermişti. Oysa bu sorunun doğal yanıtı "siz ne
saçmalıyorsunuz,depremle PKK nın ne alakası var." Olmalıydı. Bu soruya
verilen cevap, akıllara, PKK nın deprem oluşturabilme ihtimalinin olduğunu
düşündürdüğü gibi, yapay depremlerin olabileceği sonucuna da götürmektedir.


Müthiş bir hayal gücü.

Bence şu sonuca da götürür.Ecevit artık çok yaşlandı ve ağzından çıkan kelimelere pek dikkat edemiyor.

Mingitau
23/11/2004, 21:06
sebep? kullandığı kaynakla mı ilgili? kendisi ile mi? yoksa başka bir sebepten dolayı?
Anlatığı şeylerde bir yetkilinin(*) dediklerine ve basında çıkan yorumlara bilimsel gerçek oldukları anlayışıyla yaklaşıyor ve anlattıklarını bunların üstüne bina ediyor.

(*) Bu yetkili kimdir merak ediyorum...

sunny_smiley
23/11/2004, 22:02
Anlatığı şeylerde bir yetkilinin(*) dediklerine ve basında çıkan yorumlara bilimsel gerçek oldukları anlayışıyla yaklaşıyor ve anlattıklarını bunların üstüne bina ediyor.

(*) Bu yetkili kimdir merak ediyorum...
yani kaynakla ilgili... yetkilinin açıklamamsı bence son derece normal, kim olduğunu ben de senin kadar merak ediyorum o ayrı:)

Bu arada sanırım açıklama yapmak lazım:) Mesajda geçen metin sanırım Aydoğan Vatandaş'a ait, kitap da Armagedon olması lazım...

A. Vatandaş'ın bahsettiği teknoloji ile ilgili yazıları ve makaleleri ben başka kaynaklardan da okumuştum zamanında, ne yazık ki kaynaklar Rusça idi ve şu an elimde olmadığından sizinle paylaşamayacağım.. Fakat ikisini birleştirince yazdığı kitaplar bana HİÇ DE MANTIKSIZ GELMİYOR. Açıkçası ben inanıyorum, ama paranoyak olmaktan çıktım:)

Mingitau
23/11/2004, 23:34
yani kaynakla ilgili... yetkilinin açıklamamsı bence son derece normal, kim olduğunu ben de senin kadar merak ediyorum o ayrı:)

Bu arada sanırım açıklama yapmak lazım:) Mesajda geçen metin sanırım Aydoğan Vatandaş'a ait, kitap da Armagedon olması lazım...

A. Vatandaş'ın bahsettiği teknoloji ile ilgili yazıları ve makaleleri ben başka kaynaklardan da okumuştum zamanında, ne yazık ki kaynaklar Rusça idi ve şu an elimde olmadığından sizinle paylaşamayacağım.. Fakat ikisini birleştirince yazdığı kitaplar bana HİÇ DE MANTIKSIZ GELMİYOR. Açıkçası ben inanıyorum, ama paranoyak olmaktan çıktım:)

Yahu tamamda bu bahsedilen çalışmalar zaten ilgili metaaların sınırlarında yapılıyor adam bunu insanın su içmeye olan ihtiyacıymış gibi bahsediyor ve ters(alt ve üst) sınırlardaki şeyleri çok rahat aynı anda olduğunu söyleyebiliyor. Bir nevi işin içinde olmadan fikir belirtme, ki işin içindeyken bile fikir belirtmek çok zordur ;)

Kitap Armagedon değil HAARP.

smart
24/11/2004, 10:58
evet bende bu yazıyı okuduğumda gözlerime inananmamıştım.. böyle bi mantık yok dedim böyle bi insanlık da yok dedim ancak bunlara bi şekilde şahit olduğunu söyleyen bi arkadaşım var onun yazdıklarını aktarıyorum size "Maalesef ülkemizi yönetenler bu işten para da almışlar o dönem bunu açıklamaya çalışanlar tutuklandı. Zaten basında falan da yer almadı o depremle ilgili tüm haberler suçlarını örtmeye çalıştılar ama pislik böledir örtülmez, örtülünce temizlenmez kosusu hep vardır.
Zaten o israil gemisi yeni gitmemişti oraya o döen için yanlış hatırlamıyorsan bir ay yada daha uzun süre kalmıştı ve halk devamlı denizden gök yüzüne yüklelen ateş zerrecikleri olduğunu sölüyordu o da basında yer almadı, balıklar haşlanarak karaya vuruyordu ama o da gene aynı sebeplerle örtüldü burada suçlu ne abd dir ne de israil. Katil baris şekilde ortadadır " ve bu açıklamayıda duyduktan sonra iyice tüylerim ürperdi.. acaba dedim olabilirmi bi kaç arkadaşla beraber bu yazının sahibini araştırdık ve bulduk mail attık ancak aldığımız yanıt yukardakin şahin beyin yazdığı yanıtla aynıdır ve aklımıza şu da gelmedi değil kiminiz buna bi senaryo demişsiniz umarım öledir çünkü bunu benim mantığım almıyor ancak bunun gerçeklik payı varsa tabiki bu yazıyı bu bayan yani mehveş hanım yazmış bile olsa neden ben yazdım desinki evet bazı kaynaklarım var ona güvenerek bunları yazdım delillerim kanıtlarım var desinki başını belaya sokmak içinmi????????????

anov
24/11/2004, 15:22
israil ajanları olarak maillerinizi , chat kayıtlarınızı , forum mesajlarınızı düzenli olarak takip etmekteyiz.
fakat "hain" planlarımızı hayata geçirmemize mail zincirleri engel olmaktadır.
mossad ne düşünse , ne planlasa bunlar direkt olarak şubelerimizden önce maillere konu olmaktadır.
söz konusu mailleri yazan kişiler mesajlarının sonuna "lütfen bu maili herkese yollayınız" yazarak daha fazla kişinin planlarımızdan haberdar olmasını sağlamaktadır.
korkarım ki mail zincirleri var oldukça dünyayı ele geçirmemiz oldukça zor olacaktır.

http://sozluk.sourtimes.org/show.asp?t=email+moronlari&nr=y&pt=mail+moronlari

Ansugo
24/11/2004, 18:04
israil ajanları olarak maillerinizi , chat kayıtlarınızı , forum mesajlarınızı düzenli olarak takip etmekteyiz.

Hakikaten; bu zamanda bu isler o kadar kolay oldu ki.

virU
24/11/2004, 18:22
hikayeyi herkesin neden tie aldığını anlayabilmiş değilim, yazılanlar sizin için ne kadar saçmalıktan ibaret olsada. gerçek olabilme ihtimali vardır. komiklik yapmaya hiç gerek yok bence. bahsedilen makina hakkında araştırma yapmanızı tavsiye ediyorum.

Ansugo
24/11/2004, 19:15
Aslinda virU hikayede ciddiye alinacak bir taraf yok. Bir kisi arastirmaya dayanan bir olaylar zincirini "orada imis gibi" anlatirsa, yani basindan gecmis bir "hikayeye" cevirirse inanilirligi cok dusuk oluyor.

Belki diyebiliriz ki "bir ihtimal kardesim!". Ama her "bir ihtimal"i arastirmak cok buyuk zaman kaybi oluyor.

Mesela gecen sene bir vatandasin Hitler ve Almanyasi hakkindaki bir kitabini okuyordum. Kitabin ilk 10 sayfasinda safsatalar zincirini okumaga basladigimi anladim. Derken inatla 200. sayfaya kadar geldim. Sonra sinirimden firlattim kitabi. (Kitap 220 sayfa idi). Kitapta ufo yapildigindan, hitlerin bu ufolari kullandigindan, gronland civarlarindan arjantine dunya altindan gecit oldugundan, hitler'in halen yasadigindan, orta doguda bir ulkede goruldugunden, hala o zamanki gibi oldugundan... falan bahsediliyordu. Belge de yoktu. Varin siz anlayin.

Bunun gibi... Yazmak kolay. Ama "kesmek" daha kolay.

virU
24/11/2004, 19:37
http://www.google.com.tr/search?hl=tr&q=tesla+machine+earthquake+turkey&meta=
ansugo böyle düşünüyor olabilirsin, bu arada anlatılanlar böle hikaye gibi anlatılmışta olabilir ama hitlerin ufolarına kıyasla gerçeğe daha yakın değilmi sencede.. ayrıca bu makinanın tartışmasını sadece bizler yapmıyoruz emin ol. üzerinde çalışılan bir proje bu. ama özelliklede bu konu tiye alınınca ben komik olduğunu düşündüğünüzü sanmıştım nyse.

HunTER
24/11/2004, 20:01
Bunu ortaya cıkartmak cok kolay.. Soylendıgıne gore makınanın calıstıgı denız yuzeyınde bır krater ızı olmalı.. Eger bu ızı bulabılırsen hıkayenın kalanını senınle bırlıkte arastırmaya razıyım..

Big Brother
25/11/2004, 18:30
Arakdaşlar, farkında olmadığınız birşeyler var. özellikle Ansugo birşekilde 2. dünya svaşında geliştirilen teknolojileri o kadar hafife alıyor ki o zamanda varolan ve olabilecek makinelere ve onların günümüze etkilerine inanmamakta diretiyor. Ancak bu konuşmalarda virUya katılmaktayım. böyle makineler yapılmaktadır. ve evet belkide bu depremlerin nedeni yapaydır. ancak hiçbir zaman %100 kanıt bulunamaz. neden? çünküyapılan operasyonlar manken-medya ilişkileri kadar basit değil. basitlik seviyeleri sonsuz belirsizliklerinden az değil. yani sıradan insanların bulamayacağı şekilde bilgiler gizleniyor. ve aksi olup bir insan "sistem"in dışına çıkıp bu bilgileri farkedip, öğrenip, açıklarsa onlara: "deli canım bunlar, deli saçması yazılar(bilgiler)" "uydurma ayol!" diyerek geçiştiriliyor. çünkü basın bültenleri dahi öyle güzel hazırlanıyor, gündem öyle güzel ve planlı kullanılıyor ki biz bizim bilmemiz gerektiği düşünülen kadar bilip ona doğru diyoruz. herşey sistemin bir parçası olarak o kadar yapay ki doğal ve gerçeği gördüğümüzde inanmak içimize sinmiyor. ve hemen yalanlıyoruz. iyice düşünüldüğü ve yeterli teknik bilgiye sahip olunduğu zaman aslında bunların olabilitesinin çok yüksek olduğunu görürüz. lütfen biraz düşünelim.....

Ansugo
25/11/2004, 19:39
Benim direttigim birsey yok. Hikaye seviyorsan kitabi sana yollayayim. Sen inanacak cok sey bulabilirsin belki.

Big Brother
25/11/2004, 20:30
söylediğin kitap "Hitler Almanyasının Gizli Tarihi" olduğunu varsayıyorum. çok teşekkür ederim ancak ben o kitabı okudum. yetmezmiş gibi oturdum kitapta verilen kaynakların ingilizcelerini arayıp onları da araştırdım. sonra bunlarda yetmezmiş gibi her insanın gözüne çarpmayacak derecede küçük olan tarih içindeki kara delikleri ve gariplikleri birleştirdim. sonunda karşıma çok güzel bir tablo çıktı. ancak ne demişler herkes aynı yere bakar farklı görür. anlayana...

Ansugo
26/11/2004, 01:24
Bravo. Simdi sende guzel bir hikaye kitabi yazacak kapasiteye ulastin demek ki. Anlayana...

lal
26/11/2004, 16:37
Arakdaşlar, farkında olmadığınız birşeyler var. özellikle Ansugo birşekilde 2. dünya svaşında geliştirilen teknolojileri o kadar hafife alıyor ki o zamanda varolan ve olabilecek makinelere ve onların günümüze etkilerine inanmamakta diretiyor. Ancak bu konuşmalarda virUya katılmaktayım. böyle makineler yapılmaktadır. ve evet belkide bu depremlerin nedeni yapaydır. ancak hiçbir zaman %100 kanıt bulunamaz. neden? çünküyapılan operasyonlar manken-medya ilişkileri kadar basit değil. basitlik seviyeleri sonsuz belirsizliklerinden az değil. yani sıradan insanların bulamayacağı şekilde bilgiler gizleniyor. ve aksi olup bir insan "sistem"in dışına çıkıp bu bilgileri farkedip, öğrenip, açıklarsa onlara: "deli canım bunlar, deli saçması yazılar(bilgiler)" "uydurma ayol!" diyerek geçiştiriliyor. çünkü basın bültenleri dahi öyle güzel hazırlanıyor, gündem öyle güzel ve planlı kullanılıyor ki biz bizim bilmemiz gerektiği düşünülen kadar bilip ona doğru diyoruz. herşey sistemin bir parçası olarak o kadar yapay ki doğal ve gerçeği gördüğümüzde inanmak içimize sinmiyor. ve hemen yalanlıyoruz. iyice düşünüldüğü ve yeterli teknik bilgiye sahip olunduğu zaman aslında bunların olabilitesinin çok yüksek olduğunu görürüz. lütfen biraz düşünelim.....

paranoyak olduğun izlenmediğin anlamına gelmez...