Tam Sürümünü Görmek İçin : Kur'an-ı Kerim'in Şifresi
muharrem_tac
19/11/2002, 00:01
Evet iş başa düştü.Soralım bakalım.
Arkadaşlar "Kur'an-ı Kerim'in Şifresi" kitabını okudunuz mu?Okumasanız bile böyle bir şifrenin olurluğu hakkında neler düşünüyorsunuz?
Bence evet Kitabımızda şifreler olması doğaldır.Ama yalnızca bir tane mi?Hayır belki milyonlarca...Bunları zamanla açıklığı kavuşturacağız.
Evet kısaca böyle düşünüyorum.
Şimdi ben kitabı okumadım önce online olarak okuma şansım var mı?
İkincisi yine kitabı okumadığım için soruyorum 19 kuralını bozan bir durum var mı?
okumadım..
ama kendi düşüncem, Kuran'ın şifresi çözülemez. Bu kadar kolay olmaz...
19 muş şifreymiş bu olayları geçsek artık.. Kimsenin Kur'an'ı oturup da bir okudugu yok, milet şifre derdine düştü bir de.. (Söz meclisten dışarı..)
Allah (C.C.) Kur'an'ı Kriptocular okusun diye mi indirdi, haşa.. Kur'an'ın açık mesajlarını okuyalım, alalım, samimiyet ile yaşamımıza tatbik edelim, ondan sonra kazanılacak manevi hava zaten insana bilinmeyen kapıları açar.
(Biraz ileri gitmişim ya neyse..)
muharrem_tac
19/11/2002, 00:35
Sıkı bir cevap oldu ee++
Şimdi burada önemli bir ayrıntı var:Kriptocuları ele alalım.Bir kriptocu kardeşimiz diyelim ki bu konuda çok ilerlemiş.Aşmış yani 512 bit şifreler yapıyor atıyorum.Açıyor Kur'an-ı Kerimi israil oğullarından,develerden cihaddan bahseden bir kitap.Tabi ne oluyor kriptocu kardeşimiz dinden de soğuyor imandan da...Oldu mu?Olmadı.
Ama biri çıkıyor ve diyor ki bak aslanım bu senin deve diye okuduğun aslında interneti temsil etmektedir.Cihad dediğin de web sitesi tasarımıdır.Bakın şu şu ayetlere şu şifreyi uygularsanız çıkar diyor.Ne oluyor direkman kriptocu kardeşimiz ben bunu nasıl göremedim diye bunalıma giriyor ve dinine daha bir imanla sarılıyor.
(Ben de mi ileri gittim ne?..)
realmusti
19/11/2002, 08:55
Kuran-ı Kerimin şifresi?
Ya sizin aklınız böyle bişiyi kabul ediyormu.Allah (C.C) ımız bu mübarek kitabı bizlere okumamız öğrenmemiz için kutsal bir kitap olarak göndermiş.Ya nedir böyle saçmalıklar ya.Neden şifresi olsun ki madem şifreli olacaktı Allah (C.C) ımız neden şifreli bişi yollama gereği duymuş.Yani bizler anlama zorluğu çekelim biriside çıksın bu şifreyi çözsün diyemi.
Ya bunlar boş işler bizlerin kafasını karıştırmak için ellerinden geleni yapan insanlar var.
Açıpta kutsal kitabımızı okuyomuyuz.İçindeki güzellikleri keşfediyomuyuz.Kendimizi Kuran-ı Kerime göre düzeltiyomuyuz.Kendimize dersler çıkarabiliyomuyuz.
Soruyorum sizlere bizim ülkemizdeki gibi Dinimizi Kitabımızı bu şekilde kurcalayıp başka yönlere saptıran başka insanlar varmı yada ülke varmı.Nerde böyle acayip şeyler var bizim toplumumuzda yaw.
Şimdide bitanesi çıkmış oruclu iken tecavüze uğrayan bir bayanın orucu bozulmazmış diye açıklamalarda bulunuyor.Bu işin ne kadar günay olduğundan buradaki bayanın ne durumda olduğundan madurluğundan insanlara ders vereceğine çıkmış nelerle bahsediyor bu adam.
Ya bütün işimiz gücümüz bitdi, herşeyimiz Allah (C.C) a şükür çok güzel çok iyi birer kul'uz bu mesele takılmış kafamıza bunu hallediyoruz,aklınız mantığınız alıyormu ya !!
Ya bırakalım bunları biz dinimizi kitabımızı kendimize alet ediyoruz.Bizler ona alet olup dinimizin kitabımızın emirlerini yerine getirmemiz gerekirken.
Dinimiz akıl ve mantık dini.Bu gibi sacmalıklarla kafamızı doldurmaya bu güzel dinimizi saptırmak isteyen insanlara uymayalım.
Selamlar :)
Oncelıkle ben acıp kuranı okudum.. Oyle hepsını degılsede bır kısmını okudum.. Ve bunun bana pekte bırsey kazandırdıgını soyleyemem.. Evet kuranda develerden kavımlerden bahsedılıyor.. O tarıhte yasamıs ınsanların basından gecenler ve bunlardan cıkarmamız gereken dersler anlatılıyor..
Bunun yanında bazı kafamın almadıgı ıbarelerde yer alıyor.. Ornegın zına yapmıs bır kadınla musluman bır erkegın, zına yapmıs bır erkekle musluman bır kadının evlenmesının yasak oldugu belırtılıyor(neden?).. Zına yapan erkek/yada kadının hakkının 100 sopa oldugu soylenıyor(bu 100 sopanın nıtelıgı ne? bunu kım belırlıyor?).. Her kım bır muslumana zına yaptıgı yolunda ıftırada bulunursa 80 sopa yemesı gerekıyor(nıye 100 dıılde 80?).. Kadınların basortulerını omuzlarına (kadar) ortmesı soylenıyor... ("kadar" kelımesı mealdede parantez ıcınde. Yorummu yapılıyor?Degılse neden?)..
Ornekler cogaltılabılır.. Kaldıkı bu sadece tek bır sureden yaptıgım cıkarımlar (nur suresıydı yanlıs hatırlamıyorsam)... Oyleyse kuran okuyan bır muslumanın herzaman ımana gelecegı soylenemez (benım gıbı).. Hatta kafasının daha cok karısacagı ıddea edılebılır.. Bunun yanında tek bır ayetı bıle ınkar etmenın kuranın ınkar etmek oldugunu bılındıgı ıcın dınden bıle cıkılabılır..
Bılmıyorum belkıde ben cok suphecı yaklasıyorum.. Belkıde okudugum herseyın vardır bır manası dıyerek gecıstırmem gerekıyor.. Ama oyleyse bu zekanın bende ısı ne? Sorgulamıyacaksam "oku" manın anlamı ne?
Dogrusunu ıstersenız ben fızık kıtaplarını okurken allaha daha yakın hıssedıyorum kendımı (kımse yanlıs anlamasın).. Sopalardan ve yasaklardan uzak sadece "allahın" varlıgını tum benlıgımle hıssedıyorum.. Beserı kanunlarının ıtıcılıgıne karsın evrensel yasalarının bı okadar cekıcılıgıne kapılıyorum.. Bu yasaların neden olmazsa olmaz olduklarını daha kolay anlayabılıyorum.. Ve evrenın bu denlı kusursuz bu denlı duzenlı olması karsısında hayretler ıcınde yaratıcıma yucelıgı karsısında "tapınıyorum"...
Kısacası gelmek ıstedıgım nokta su.. "Bence" bu tıp calısmalar yapılmalı.. Kuranı salt verdıgı mesaj uzerınde almanın bı manası yok.. Ortada bu denlı karmasık ve bı okadar duzenlı bır yapı varsa bu kuranın ınandırıcılıgını arttırır.. Allahın kelamı oldugu (aksı dusunulemıyecegı yanı bı beserın bu ısı yapamıyacagı anlasılacagı ıcın) kesınlesıtırılır.. Ayrıca evrensel ve tum zamanlara ındırıldıgı kanıtlanabılır.. (Sıfrelerle yapılan cıkarımlar dolayısıyla).. Yanı sıkca sorulan sorulara "bılımsel" (dogmatık degıl) cevaplar verılebılır... Benım bu soruların cevapları hakkında bı suphem yok ama yınede ımanımın guclendırılmesının kıme ne zararı olabılırkı?
Umarım hepınız fıkırlerıme katılıyorsunuzdur.. (ve yanlıs anlasılmamısımdır)
Not: Ben kıtabı okumadım.. Programlardan takıp ettıgım kadarıyla bılıyorum.. Ve dogrusu banada bazı yerler zorlamaymıs gıbı geldı.. Acıkcası benım ınancım kuranda da evrende oldugu (arandıgı) gıbı "tek" bır yasanın gecerlıgı oldugu yonunde.. Umarım bırı cıkarda yanılmadıgımı kanıtlar..
Mingitau
19/11/2002, 10:13
Arapça çok flex bir dildir. Hatta XML yerine Arapça bile kullansak olur diye bir espri yapabiliriz ama bir den fazla DTD ye ihtiyacımız olur :D
Bildiğim kadarıyla iki tip Arapça var. Biri çok fazla kurallı diğeri esnek. Bu kadar fazla yorum olduğunu görünce ve tartışmalara bakarak Kur an ı Kerim in esnek Arapça ile gönderilmiş olduğunu düşünüyorum (hiç araştırmadım).
Şöyle ki bir yazımda Hem kitap hem katip diyebiliyorsunuz.
Sorunda zannederim buradan çıkıyor yapılan meallerde kitabı mı kastetti katibi mi? yani bu kitap iyi değil dediğinizde. Kitaba karşı mı tutum alıyorsunuz yoksa yazara mı?
Belki hiç biri değil gerçekten sır var, ama bir tek mi yoksa birden fazla mı yoksa birbirini tümler şekilde mi?
Araştırılmalı.....
@Hunter kardeşim, senin hissettiğin eksiklik Kur'an'ın matematiksel şifresinin çözülmesi ile değil, alanında otorite olan ilim sahibi insanların açıklamaları, tefsirler ve sünnet ile giderilir.
Sevgiler..
Kitabın yazarı olan Ömer Çelakıl adlı kardeşimizi öldürmeyi amaçlayan 3 kişilik bir grup yakalanmış.
İnsanların bilinç düzeyi ortada...
Ne yorum yapayım ki şimdi. Birileri çıkıp beni ya da muharrem_tac abimizi de öldürmeye yeltenebilir.
Tövbe tövbe, ne günlere kaldık!
mkarabulut
20/11/2002, 08:18
Hunter'a bende acizane bi fikrimi söylemek ihtiyacı hissettim.
Öncelikle bilindiği gibi Kuran-ı kerim parça parça indirilmiştir. Ve yine bilindiği gibi herhangi bir olayın üstüne açıklama veya cevap şeklinde indirilen ayetler vardır. Yani Kuran'ın bir ayetini anlamaya çalışırken önce onun hangi sebep üzerine indirildiğini ve neye cevap veya açıklama olarak indirildiğinin bilinmesi gerekiyor. Aksi takdirde amaçlanan anlam dışında başka anlamlar anlaşılabilir sanırım..
Yani doğrudan meal okurken bu indiriliş sebepleri orada bulunmadığından bu eksiklik bir yanlış anlamaya sebep olabilir ki ciddi bir sorundur bence...
ikincisi Arapça dilinin arkadaşlarında bahsettiği gibi esnek,zengin ve gerçekten ustalık ve ilim isteyen bir dil olmasıdır. Onun için etrafta aynı ayeti tercüme ederken farklı manalar kullanan tercümanlar görüyoruz. Tercüme yapanın şahsındaki, görüşlerindeki veya benzeri konulardaki darlıklar ve yetersizlikler maalesef ortaya çıkaracağı eseri de etkiliyor.
Üçüncüsü ise Kuran-ı Kerim'in indirildiği devrin cidden bilmeyişimiz ve idrak edemeyişimizdir. Devrimizde diri diri kız çocuklarını gömmek çok vahşice geliyor ama o devirde bi şeref meselesiydi. İşte Kuran o tip insanlara cevap verirken biz o cevabı anlayamıyoruz ya da tam anlamıyla hissedemiyoruz, o devri hayal ederek veya aklen o devre giderek okumak ve anlamaya çalışmak gerekiyor bu tür durumlarda...
Mesela Kuran savaş yapmaktan bahseder çünkü karşı taraf müslümanların canlarına kastetmiştir, eğer Kuran savaşmayın deseydi acaba islamiyet yayılabilirmiydi, kendini koruyabilirmiydi ?
Ama Kuran şöyle der 'savaşın , ama onlar barış isterse hemen savaşmayı kesin'.. İşte Kuran'ın yaklaşımı...
Dördüncüsü ise bizim mantık sistemimizin tamamen yüzyıllar içinde değişmesi , daha doğrusu en kibar ifadeyle kirlenmesi...
İnsanların hayata bakışı ve hayattan beklentileri o kadar kirlendi ki artık sadece hayra yönelik bir emrin içinde kendi nefsi için bir menfaat bulamayınca o emre tabi olmakta tereddüt ediyor... Çünkü saf olarak yönelmeyi kavrayamıyor...
Beşincisi diyecem ama çok uzattım, sanırım herkes biraz düşünse bu dediklerimi zaten biliyordur...
Saygılar, sevgiler.. :)
(Çok uzatmasam şu şifre olayı hakkında da bi şeyler söyleyecektim ya, neyse herkes zaten biliyor neyin ne olduğunu...)
muharrem_tac
20/11/2002, 10:23
Bizce;
Zaman,Kitabımızın karşısına çıkarılabilecek en zayıf gerekçedir.En büyük hatalardan biri ise Kitabımızı "o devrin şartları" göz önünde bulundurarak değerlendirmek olacaktır.Bu hazineler deryasını bir zamana ait,bir kavme ait ya da bir kişiye ait hatta ve hatta bir inanca ait sanmak doğru olmasa gerektir.
Biz,
Kuran'ı Kerimin bütün zamanlara,bütün milletlere,bütün insanlara ve bütün inanç sistemlerine bir kılavuz olduğuna iman ettik.Bu öyle bir kitaptır ki içinde ilim arayan ilim bulur,içinde tarih arayan tarih bulur,içinde Rabbini arayan Rabbini bulur ve kendini arayan kendini bulur.
Bir kardeşimiz,oturmuş halisane duygular ile demiş ki:"Ey Rabbim ben senin kelamın olan bu mukaddes kitaba iman etmek istiyorum.Ama burada yazanlar çok eski bilgilerdir ve günümüz şartlarına uymamaktadır.Ne olur bana doğru yolu göster."Rabbi de yardımda bulunmuş ve kalb gözünü açarak bu ilim deryasından bir damla ihsan ederek matematiksel şifreyi bulmasına yardım etmiştir.Ve bakın olaya ki bu buluşunu açıkladı diye üç kişi kendisini yakalayıp öldürmeye çalışırken zelil oldular.
( http://www.muharremtac.com/default.asp?konuno=81 )
Şimdi biraz edille-i şeriye'ye bakalım.İslamın kaynakları dörttür:
1.) Kitap (Kur'an-ı Kerim)
2.) Sünnet (Resulullahın söz davranış ve tavırları)
3.) İcma (İslam Alimlerinin kitap ve sünnette geçmeyen konularda söz birliği etmesi)
4.) Kıyas (Ne Kitap'da ne Sünnet'de ne de İcma'da yeri olmayan konulara kişinin kendisinin karar vermesi)
Bu dört kaynaktan dördünü de içermeyen ve sonradan uydurulan bir kaynak daha var "İçtihad"...Sözde bazı ilim sahipleri tek başlarına Kitap'dan yorum çıkarabilme yeteneğine sahipmiş.Bunun için de istihare denilen bir rüya kendilerine yardımcı oluyormuş.Bu rüyayı görmek için de istihare namazı tabir edilen bir namaz varmış.İşte sevgili arkadaşlarım ne olduysa bu içtihad müessesesinin İslam dinine sokulmasıyla olmuştur.Her bir alim içtihad etmiş ve diğer alimler ile çelişse bile kendi içtihadının doğru olduğunu savunmakta beis görmemiş,İcma'ya yani diğer alimler ile toplanarak doğruyu bulmaya ise bir türlü yanaşmamıştır.
Eğer bu şifre meselesi doğru ise -ki bizce bu şifrelerden yalnızca biridir- Allah'ın ilminin yalnızca batın (gizli) olmadığını;aynı zamanda zahiri (açık) ilimlerle de kullarına bütün zamanlarda yol gösterdiğini apaçık görürüz.Böylece gelecekteki içtihadlarda da elimizde bir formül bulunmuş olur.
Sonuç olarak:"Allah'ım eğer sana varmak adına yaptığım işlerde bir hatam varsa bunu affet.Sen herşeyi apaçık bilen ve kullarını doğru yola sevkedensin."
mkarabulut
20/11/2002, 10:51
Orjinal mesajı gönderen muharrem_tac
Bizce;
Zaman,Kitabımızın karşısına çıkarılabilecek en zayıf gerekçedir.En büyük hatalardan biri ise Kitabımızı "o devrin şartları" göz önünde bulundurarak değerlendirmek olacaktır.Bu hazineler deryasını bir zamana ait,bir kavme ait ya da bir kişiye ait hatta ve hatta bir inanca ait sanmak doğru olmasa gerektir.
Acaba ben yanlış mı anlaşıldım ? Bu paragraf bana bir cevap mıdır ? Öyleyse lütfen söyleyin bileyim, yanlış anlamayı düzelteyim...
Ben Kuran belli bir zamanın kitabı demek istemedim, ne de buna benzer bir şey...
Saygılar efenim ...
muharrem_tac
20/11/2002, 11:18
Estağfurullah efendim şahsınıza karşı herhangi bir sözüm olamaz.
Saygılar bizden...
Sadece allah ve ben olsam keske.. Arada dın adamları arada kıtaplar arada peygamberler olmasa...
Nedemek ıstedıgımı anlıyorsunuzdur herhalde.. Saf ve yalın halıyle allaha ulasabılseydım keske.. Ama neyazıkkı bu mumkun gorunmuyor..
Surası kesınkı bızler bes duyumuz ve algılayabıldıgımız dort boyutumuzla allaha ve onun buyruklarına "kendımızce" bır tanımlama getırıyoruz.. Imanı sadece dın cercevesınde ele alıyoruz.. Cogu kımse 32 farzı yerıne getırmenın ıyı bır musluman olmak ıcın yeterlı oldugunu dusunuyor.. Bunun yanında hedefledıklerının aslında "allah" dııl "cennet" oldugunu farketmıyor..
Neden? Cunku bız dını sadece allah, kıtap, peygamper eksenınde ele alıyoruz.. Asıl gayenın cennete "gırmek" dııl allaha ıman etmek oldugunu cennetın ıse ıman edenlere bır "odul" oldugunu unutuyoruz.. Boylece allah ınancını "hurıler" ve "zebanıler" arasında sıkıstırıp bırakıyoruz..
Boylemı gercekten?.. Allaha odullerı ıcınmı ıman etmelıyız? Yada ondan kortugumuz ıcın? Allah yada onun dını sadece "zekarıya beyazların" anlattıgı gıbımı? Hepsı bu kadarmı? Hepsı bu "dar beyınlılerın" anllatıgı kadarmı?
Ben boyle olduguna ınanmıyorum.. Ben esas olanın alllah olduguna kalanınsa bı cesıt yanlıs anlama yada yorumdan ıbaret olduguna ınanıyorum. Ben allahın bızım "gundelık sorunlarımızla" ılgılendıgını onlara mudehale ettıgını sanmıyorum..
Herneyse bu savlarım gecersız olabılır.. Ama tartısmak ıstemıyorum.. Aslında soze sadece e++ hak vermek ıcın baslamıstım lafın ucu buraya geldı.. Kısacası ben allahada ınanırım, peygamberlerınede kıtaplarınada ama dının bu denlı "sıg" olabılecegını aklım almıyor..
muharrem_tac
20/11/2002, 12:59
Evet Kardeşim bizler Rabbimiz için önemliyiz.Bizlerin her anına her dakikasına hakim bizi gözleyen başıboş bırakmamış bir Rabbimiz var.Her an her dakika her yerden yeni bir mucize,yeni bir rahmet kopup bizlere koşuyor.Ne mutlu görenlere,görmek için çaba verenlere...
Ama şu körolasıca,şu yokolasıca "acaba" var ya işte o bizi kasıyor,engel oluyor O'na yönelmemize...Kullarının ebedi saadeti için,bizler için sonsuz Rahmet her yere sağanak halinde yağıyor.Bakmak istesek de istemesek de,görmek istesek de istemesek de...
Sanıyorum 1999 yılıydı.Binlerce soru işaretiyle boğuşuyordum yine...Bir hıristiyan oluyordum bir musevi;putperestlikten girip ateist çıkıyordum.Bir türlü neye inanacağımı bilemiyor,battıkça batıyordum.
Gözlerim duvarda asılı olan,sadece orada durup bilgiç bilgiç etrafına bakınan kimsenin alıp okumadığı,sadece bir put gibi güzel güzel süsleyip duvara astığı Kitap'a takıldı."Evet dedim sen Muhammed'in yazdığı sıkı bir kitapsın.Sana inananlar cahiller sürüsüdür.Hadi bakalım Allah Kelamıysan konuş ! " ve Kitabı süslü muhafazasından çıkarıp rastgele bir sayfa açtım.Açtım ve donup kaldım.Bedenimin her hücresi pişmanlıkla ve eziklikle doldu.Ayet bana en sert cevabı en yavaş haliyle söylüyordu:
"Bu öyle bir kitaptır ki,kim imanını kuvvetlendirmek için okursa onun imanı kuvvetlenir,kim Allah'a ortak koşmak için okursa onun imanını yok eder!.."
Ben muhafazakar bır aılede yetıstım.. Yınede bır bagnazlık soz konusu dııldı.. Her sıradan musluman gıbı ıste.. Belkı babamın ıckı ıcmesıde buna bı nedendı.. Herneyse babamın ıckıyı bırakmaya karar verdıgı bır donemde mescıdı sela ıle tanıstım.. Cunku o ıckıyı bıraktıgında olusacak boslugu ıman ıle doldurabılecegıne ınanıyordu.. Ve bu nedenle ımanlıların bol oldugu bır orgutte yer alması onun adına hayırlıydı.. Bende o yastakı her cocuk gıbı babamın elını tutup onunla bırlıkte orgute katıldım..
Bu tam bır orgut dııldı aslında.. Cunku bır elebası yada bır seyhı bulunmuyordu.. Oldukca demokratık bır yapılanmaydı dogrusu.. Amacları ıse ıslamı dunyaya yaymaktı.. Bır cesıt mısyonerler ordusu gıbı.. Merkezı pakıstan olmak uzere uyelerının duyaya dagıldıgı devasa bır orguttu..
Iste o donemde rıyazuhu salıhın gıbı hadıs, fezayul amel (amellerın fazıletı) gıbı fıkıh kıtaplarıyla tanıstım.. Okudugum hersey benı dahada cok etkılıyordu.. Imanım guclenmıstı.. Etrafımdakı ınsanların ornek davranısları konusmalarında bır tatlılık vardı.. Onlar allahın gazabından cok merhametınden soz ederdı.. Cehennemle korkutmak yerıne cennetle tesfık etmeye yeglerlerdı..
Ama hersey bu kadar mukemmel gıtmedı.. Uc kısa yılın ardından babam pes ettı ve tekrar ıckıye basladı.. Islerımız bozuldu.. Ekonomık sıkıntı aıle ıcı gecımsızlık ve 17 yasın verdıgı asılıkle derın bır kısılık bunalımına dustum.. Iste o donemde orgutten ve ınsanlardan uzaklastım.. Herseyı sorgular oldum.. Herkese ve herseye ofkelendım.. Sonunda allahın varolamıyacagına cunku olsaydı ıslerın bu kadar ters gıdemıyecegıne karar verdım.. Onun dınıne ınanmaktan vazgectım..
Sonra yas kemale erdı.. Kısılıgım yavas yavas oturdu.. Ofkenın yerını dıngılık aldı.. Hayata yıne kaldıgım yerden devam eder buldum kendımı..
Ama bır farkla artık herseyı oldugu gıbı kabul etmıyordum.. Oncelıkle bır sorgu suzgecınden gecırıyordum.. Eleyebıldıklerım ınandıklarım oluyordu.. Bu sayede bugun daha once bahsettıgım ınancımı gelıstırdım..
Ozetle once kayıtsız sartsız bır kabullenıs sonra tamamıyle bır reddedıs sımdı ıse suphecı bır yaklasım sergılıyorum.. Ve emınımkı bu surec bı cok ınsan ıcın aynı sekılde gelıstı..
Nedenı dının bıze dogmatık bır yapıda ogretılmesı... Sorgulamamıza hıc ızın verılmedı.. Sorgulayacak yasa geldıgımızde ıse herseyın bı sacmalık olduguna karar verıp kestırıp attık.. Sanslı olanlar ılerlıyen yıllarda dusuncelerını tekrar gozden gecırdı.. Olmayanlar ıse olene degın yenı saptamlarla dusuncelerını kemıklestırdı..
Oysa en basından bıze sorgulama ımkanı verılseydı bunların hıcbırı olmayacaktı..
Goruyorsunuz ıste konu kuranın sıfresınden acıldı ama ıcsel celıskılerımız nedenıyle buraya kadar geldı.. Dılerım bırgun dunya allahın dınını "gercek" anlamda yasayabılır...
Anlayana Sivrisinek SAZ
Anlamayana Davul Zurna AZ !!!
con_simit
20/11/2002, 21:29
0. Selam
[TAMAMEN KONU DIŞI]
@muharrem_tac
]Eğer bu şifre meselesi doğru ise -ki bizce bu şifrelerden yalnızca biridir- Allah'ın ilminin yalnızca batın (soyut) olmadığını;aynı zamanda zahiri (somut) ilimlerle de kullarına bütün zamanlarda yol gösterdiğini apaçık görürüz.Böylece gelecekteki içtihadlarda da elimizde bir formül bulunmuş olur.
1. Batın ve zahir kelimeleri, parantez içinde yazdığın anlamları içermez.
1.1. Batın: Gizli, saklı.
Batıni: İçrek
Zahir: Açık, görünen, kuşksuz.
1.2. Soyut: Mücerred
Somut: Müşahhas
[/TAMAMEN KONU DIŞI]
3. Hamd: Alim olan ve ilim veren Allah'a hamd olsun.
4. Dua: Allah ilmimizi artırsın ve bizleri ıslah etsin.
5. Kolay gelsin.
muharrem_tac
21/11/2002, 15:35
@con_simit
Hatamı söylediğin için teşekkür ederim.Hemen düzeltiyorum.
@xXxBuraya kadar olan yazılardan tek anlaşılmayan senin çaldığın davuldu.Belki de iyi çalmayı beceremediğin içindir.
Kur'an-ı Kerim'in Şifresi isimli kitap bir arkadaşımdaydı ve onu aldım.Yakında siteden bölüm bölüm yayınlayacağım.
Davulcuların bulunduğu bir konuyu fazla uzatmanın anlamı yok.
@muharrem_tac
Ne mutlu sana ki şu koca alemin kim için, ne için yaratıldığını bir davul tokmağı ile her gün, her an zihnini BAMMM !!! BAMMM !!! diye inleten sesin bir sivrisinek vızıltısı olmadığını anlayabilmişsin.
------------------------------------------
Anlayana SİVRİSİNEK SAZ !!!
Anlamayana DAVUL ZURNA AZ!!!
------------------------------------------
ertugrul999
06/10/2004, 05:09
HUNTER
Senin hayatın tam filimlik
DotNetKid
06/10/2004, 05:57
konu hakkında yazılanları tam olarak okumadım sabahın 6 sına geliyor ve gözlerim kan canagına döndü eğer benzer cümlelerinizden bir kaçını tekrarlarsam bağışlayın
sözlerim meclisten dısarı:
Kur'an da şifre vs. var mı varsa tesadüfii mi (insanların olaylarla eşleştirmesi sonucu) bilemiyorum ama bence asıl önemli olan şifre filan diil anlatmak istediğidir. farzedelim depremden sonra cıktıar zaten yazıyormuş. zilzal mıydı tin mydi bir sûrede.. yaa dooru bile osla kardeşim sen bunu bilince ne yazacak. yani ne önemi varki. Bu Yüce kitab tüm insanlara indi. eğer ben bugün elimdeki teknolojiden dolayı bazı şeyler buluyorsam Kur'an da bu bana saçma geliyor. geçmişteki insanların eksiği ne idi bence onların bizden eksiği değil artısı var çünkü onlar derinine inmişler. simit in de bahsettiği gibi bâtın'ı ile ilgilenme sen gel şifrelerden bahset. onlar gönülleriyle binlerce belki sayısız şifresini çözüp uygulamaya koymuşlar zaten. ve sonuc da ortada asırlardır kendilerinden söz ettiriyorlar yaşantılarıyla. filmleri senaryolanıyor vs.. biri Kur'anın bir ayetindeki hikmeti gönlüyle anlayarak Allaha biraz daha nasıl yaklaşabileceğini buluyor, uyguluyor ve yükseliyor. öbürü saçma sapan işler yapıyor, ebced hesaplarıyla oynuyor, yükseliyor ama bazı insanların gözünde. insanlar gercekten garip işlerine geldiği gibi ilgi alanlarını belirliyor ve dediğim gibi bunlar sadece ilgi alanı yani insanalr Kur'an daki varlığı mechul şifrelerle sadece ilginç bir konu oldugu icin ilgileniyor. yokas aa burda da Allah bişey anlatmak istemiş vs.. kimse ibadet, kulluk görevini artırdıgı var mı, yok. Kur'anın bilmem kaç yerinde zikir emrediliyor, bi kısım bundan haberli ya da habersiz, gerici diyerek karşı cıkıyor ilgililere, bi kısım da namaz kılıyorum o da zikr Allah ondan bahsediyor diyerek kolayına kaçıyor. ben hayatımda zikr yapmadım (yapılır mı çekilirmi kılınır mı bilmem belki de hepsi birden) daha yüzlerce örnek verilebilinir sanırım, yanlış yazıyorsam düzeltin lütfen bilgi seviyem düşük.
açık açık ben O'nu yaşamıyorum ama yaşamak zorunda oldugumu bildigim icin gerçekten arzu ediyorum. Allah hakkıyla ve cahillikten, aşırılıktan ve tavizkarlıktan uzak bişekilde yaşatsın hepimize inş.
Kaynak Yazı
Anlayış Meselesi İle Özet
İnsan, art niyetli ve tek taraflı olarak Kuran'a yaklaştığında onu anlaması mümkün değildir. Bu, Allah'ın bir kanunudur. Bir kişi ne kadar zeki ne kadar kültürlü olursa olsun, samimiyetsiz ve art niyetli bir bakış açısıyla Kuran'ı değerlendirdiğinde onu gereği gibi anlayamaz, doğru yorumlayamaz ve pek çok çelişkiye düşer. Bu yüzden, Kuran'a ön yargılı, peşin fikirli, içten pazarlıklı yaklaşan bir kişinin bu art niyetli tutumu, kendisiyle Kuran arasında -yine Kuran'ın tabiriyle- "görünmez bir perde" oluşturacaktır. Bu da ilahi Kitabı anlamasını ve kavramasını engelleyecektir. Bu gerçek, bir Kuran ayetinde şöyle ifade edilir:
Kur'an okuduğun zaman seninle ahirete inanmayanlar arasında görünmez bir perde kıldık. Ve onların kalbleri üzerine, onu kavrayıp anlamalarını engelleyen kabuklar, kulaklarına da bir ağırlık koyduk. Sen Kur'an'da sadece Rabbini "bir ve tek" (ilah olarak) andığın zaman, 'nefretle kaçar vaziyette' gerisin geriye giderler. (İsra Suresi, 45-46)
Kuran tüm insanlığı doğruya çağıran bir davettir, ancak Allah'ın doğrudan hitabı iman eden kullarınadır. Dolayısıyla Kuran ancak iman edenlerin gereği gibi anlayabileceği bir Kitap olarak gönderilmiştir. Müminlerin Kuran'ı anlamalarındaki en önemli vasıfları ise vicdan ve samimiyetleridir. Müminlerden farklı bir ruh haline ve karaktere sahip dinden uzak kimselerin Kuran'ı anlayamamaları da gayet doğaldır.
@hunter
İmam Şafinin Bir sözü Vardır.
ŞÜPHE İMANA GÖTÜRÜR.
Sorgulayabilirsin
icinde yasadigimiz dunyamiz,kuranin kendisi suphesiz bize Allah(c.c) 'ı anlatan sonsuz deliller iceriyor.Bu deliller o kadar coktur ki siddeti zuhurunda gizlidir denilmistir yani o kadar cok delil vardir ki insanlara gunluk siradan seyler gibi gelmektedirler.
Bir kişi ne kadar zeki ne kadar kültürlü olursa olsun, samimiyetsiz ve art niyetli bir bakış açısıyla Kuran'ı değerlendirdiğinde onu gereği gibi anlayamaz, doğru yorumlayamaz ve pek çok çelişkiye düşer.
Kur'an okuduğun zaman seninle ahirete inanmayanlar arasında görünmez bir perde kıldık. Ve onların kalbleri üzerine, onu kavrayıp anlamalarını engelleyen kabuklar, kulaklarına da bir ağırlık koyduk. Sen Kur'an'da sadece Rabbini "bir ve tek" (ilah olarak) andığın zaman, 'nefretle kaçar vaziyette' gerisin geriye giderler. (İsra Suresi, 45-46)
Bu nedenle insanlarin on yargisiz olarak bakabilmesi onemlidir.
kuran in sifresi kitabinda belirtildigi sekilde "su tarihte su olacak" ,gibisinden sifrelerin olacagina sahsen inanmiyorum.
Bu durum yukarida yazdigim dusunme ihtimalini tamamen ortadan kaldiriyor cunku.
Boyle bir sifrenin cozuldugunu dusunelim,sifrede cikan herseyin sirasiyla dakika aksatmadan oldugunu varsayalim.O zaman insanlar sorgulamadan sual etmeden , isterlerse onceden muslumanlari kessinler,kosa kosa islama gelirler ki bu durumda sirr-i teklif bozulur diye dusunuyorum.
boyle bir durumda dusunenlerle dusunmeyenler,inanlarla inanmayanlar arasindaki fark nerede kalır. hz.ebubekir gibi mubarek insanlarla ebucehil gibileri ayni kefeye konulmus olur.
kuranda bazi tevafuklar bulunmaktadir mesela ayni yapraktaki Allah(c.c) lafizlari birbirine denk gelmektedir ama bu bir sifre degildir.
istemeden yanlis , birini kiracak birsey yazmamisimdir umarim...
Hosgorunuze siginarak bir seyler daha yazmak istiyorum.
Ben bu dusunme konusunda cok israrciyim.Bence Allah(c.c) bizlerin dusunmeden iman etmesini murad etmiyor. Bunla paralel olarak su soylenebilir,islam insanlarin dusunmelerine surekli arastirip kendilerin gelistirmelerine cok onem vermistir. Bence dinin yasanabilmesi icin sadece tek kaynak olmamasi bunu gosteriyor. Hunter'in dedigi gibi keske insanlara sadece "bu budur" diye degil "bu su nedenle budur" denmis olsa.
Kuran insanlara genel tanimlamalar verir mesela namaz kilin diye ama nasil olacagi konusnu bizler sunnete bakarak ogreniriz.peygamber efendimiz(s.a.v) in hangi sartta ne yaptigina bakip dusunelim kararlar verelim diye.
Mezheplerin varligi , islamin insan aklina ve dusuncesine verdigi onemin en onemli gostergelerinden biri bence.Biz 4 tane mezhebin varligindan haberdariz ama bunlar sadece en buyukleri ve bu gune kadar kalanlari,daha bir cok mezhep vardir.Allah(c.c) biz kullarinin dusunmeleri icin farkli yorumlamalara musade etmistir.
Tabii bu her onune gelenin ben buradan bunu anliyorum o zaman boyledir demesi anlamina da gelmiyor.Yaptiginiz yorumun kitapla,sunnetle celismemesi sarttir.Bu nedenle onemli konularda yorum yapabilmek icin buyuk bir din bilgisine sahip olmaniz gerekiyor.Mesela namazın kılınısına dair bir iddiada bulunmak zor bir istir.
"bir saatlik tefekkur bin saat nafile ibadetten hayirlidir" , " iki gunu bir olan ziyandadir " gibi yaklasimlar bence hep islamin insanlari dusunmeye surekli kendini gelistirmeye yoneltmesidir.
O kitabı inceledim Şu Nostradamus eserlerinden esinlenerek yazılmış yazılarda vardı. Bildiğim kadarı ile Nostradamus da Muhiddin Arabinin Eserleri Oldukça incelemiş ve Erzurumlu İbrahim Hakkı Hz'lerinden de manevi ortamda dersler almıştı. Tabi En doğrusunu Allah Bilir.
Kuran Şifresi 19 Mucizeler vb gibi pek çok konu bundan öncesinde Kuran Mucizeleri Adı altında harun yahya nın kaleminde de toplanmıştı. Ayrıntılı olarak kategorilendirilip kuranmucizeleri.com adresinde de geçiyor. Aşırı yeni farklı bir şey görmedim ben bu kitapda.
Neyse N. Fazılın Dediği Gibi Benim ilmim Anamın Ümmiliğini geçemez. Misalindeki gibi bazen tefekkür ve herşeyi ondan olduğunu bilip, teslim olmak en doğrusu.
@ertugrul999
Hayır sadece cenem cok dusuk.. Bu arada bu konuyu bulman cok zor oldumu? Zıra acılmasının ustunden neredeyse ıkı yıl gecmıs...
son günlerde baya araştirmaci üyeler geliyor foruma :)
teksoy gibiler maşallah
Ignorius
06/10/2004, 21:21
helal olsun sana HunTER. ben de senin gibi dusunuyorum sve sonuna kadar arkandayım. dinimiz bu kadar kucultulmemeli...
KOnuyu baştan sona okuyamadım ama Hunter dedigin gibi Din Sığ değildir.Veya Görünen Kısmı kadar sığ degildir.Herşeyde oldugu gibi dindede İnsanların basitliginden bahsedilebilir. Araştırmamalarından ve Yaptıkları şeylere kılıf aramalarından bahsedilebilir.Birşeyin Güzelliginden veya basitliginden bahsedebilmek YAşamakla olur.
"Nasrettin hoca bir gün damdan düşüp belini inctmiş. Ziyarete gelen komşulardan biri Bizim komşuda kolunu incitti cok acı cekiyordu demiş.NAsrettin hoca da BAna damdan düşüp belini incitmiş birini bulun ancak o anlar benim halimden.demiş"
Fıkra ama yaşamayan bilmez işte.
Bu din Maddi bir din değil. Bu dinden zevk almak içim Yaşamak lazım gele.YAşarken keşfetmek gereke.Onun içinde Diregi Namaz kabul edilmiş.Her gün yaşanıp taze kalısın deyü.
İmam Azam'ın Bir Sözü Vardır
Kur'an bir sırdır Sır içinde Sırdır.
Bir tane de Imamu Ansugo'nun sozu vardir :
Hersey bilinse idi, imansiz kalmaz idi.
Hersey bilinse idi, imana gerek kalmaz idi.
İmam Azam'ın Bir Sözü Vardır
Kur'an bir sırdır Sır içinde Sırdır.
Bu dünya ruhu keşfedemedigi sürece bu sır olacaktır.Noktası virgülüne inceltmesi kısaltmasına kadar ezberlenebiilen tek kitap.Bunun Sırrını çözmek mümkün degilken içindeki bilginin Büyüklüğünü çözebilmek imkansız olmalı.
Bir Alim "Kuran-ı anlayabilmek için Tüm pozitif ilimleri bilmek gerekir" diyor.
"Beni En iyi bilen alimlerdir" Gibi Bir ayet oldugunu biliyorum Yani anlamak için ögrenmek gerekir.
şifre yoktur ! güç vardır !
imana giden yol sorgular'dan geçer (gerçek yaşam'dan bir alıntı)
--------------------------------------
küçük bir çocuk vardı zamanın'da....
annesi bigün ona "allah taş" yapar dedi.. sonra ezan okunurken tv'nin sesinin kısılması gerektiğini söyledi.. sonra dedesi ona fatiha süresini biliyormusun diye soru.. sonra
kuran-a karşı saygı duyması gerektiğini söylediler..
ama bunlar neydi ? ve bunları neden yapması gerekiyordu...
ve beyin'de sorular oluşmaya başladı.. Allah nasıl taş yapardı ? bu gücü varmıydı ? oda bizim gibi bir insanmıydı.. ? nerdeydi ? kimdi ?
bir kalem'e dokunuyor onu hissediyordu.. bir şekerin çay için'de eridiğini görüyordu.. havayı tenefüs ediyordu... ama ya Allah ?? onu nasıl algılayacaktı ????
Görmediği,duymadığı,dokunmadığı kısaca 5 duyu organı ile algılamadığı birşeyi var olarak kabul etmesi onun için zordu..
ama şuda vardı. canlı bir insan aykada durabiliyordu ancak ölü bir insan düz olarak duramıyor yere yığılıyordu ? sebeb neydi ? bu güç nerdeydi ?
kalp ilk kez nasıl atmaya başladı ? nereden ateşlendi ? bu gücü nerden aldı ?
bunları düşünmemeye , kurtulmaya çalıştı.. ancak her zaman karşısına çıkıyordu.. yakın arkadaşlarına çekinerek'de olsa sorular yöneltiyordu ancak aldığı cevaplar onu daha kötü bir duruma itiyordu.. çünkü bir cevap alamıyordu..
ve bi gün bir abi çıktı karşısına... 5 vakit namaz kılıyor ,kuran okuyor ,çocuklara ders veriyordu.. onadan çekinmedi çünkü ilk ders'de abisi onun beynin'deki soruları ona sordu .. Allah nerde dedi ? kuran ne dedi ? niye inanıyorsun. dedi ? bu soruları duyunca... cevap veremedi ve abisi şunu anlattı.
"dinimizi anlamaya çalışıyorsun.. başaramıyorsun değilmi ? maddesel objeler içermemesi seni sıkıntıya itiyor. ozaman doğru yoldasın.. şimdi çevreni izle ve bugüne kadar etrafında oluşan maddeleri düşün.. yok'dan var olan birşey gördünmü ? görmedin.. Allahı anlaman şuan için çok zor... anlama.. ama şunu asla yapma.. kendin söyledin yoktan var olan bir madde görmedin.. ozaman biz olduğumuza göre bir varoluş sürecimiz ve bir yaratıcımız var bunun adını şuan için ne koyarsan koy. ama asla bir gücün olduğunu inkar etme"
bu anlatım onu inanılmaz derce'de rahatlattı.. ve abi'sinin önerisi üzerine bu kitap (http://www.kitap-net.com/ayrinti2.asp?id=1542)dizisini okudu. okuduğu şeyler iman noktasında ona bir güç kattı. sonra kuranın türkçe çevirisi'ni okudu ve çevresin'deki maddesel olayları anlamlandırdı. ve hep inandığı gücün adını Allah koydu.. şuan Allah'a ,onun kurallarını oluşturan kitaba ve yüce Allah'ın elçisi Peygamberine inanıyor.. ve iman ediyor.
bahsi geçen çocuk bendim..
saygılar sevgiler.
Güzzel bir hikaye ama herşeyin sonu onemli . Kiyabı kontrol ettim ama Konu yazılmaması ilgimi çekti. Ama yinede BEn bakicam.
Bu hikaye aslına bakılırsa Egitimde nekadar geri oldugumuzu gösteren acık bir delil olabilir Muhtemelen herkesin ailesi bu şekilde bir egitime tabi turuyor.Hunter'ın yazdıgı gibi "din bu kadar sığ olmamalı" bu egitimi aşabildigimiz zaman dinin derinligini kavrayacagız.
Hikayeni bizimle paylaştıgın için saol.
bahsi geçen çocuk bendim..
saygılar sevgiler.
Kuran'da "Dileyen Rabbnine bir yol bulur" buyrulur . Sende Bir yol seçip Sonunda Tüm Kavşakların buluştuğu Olan Caddeye çıkı vermişin. Allah bu caddeden saptırmasın inşallah.
Bu dünya ruhu keşfedemedigi sürece bu sır olacaktır.Noktası virgülüne inceltmesi kısaltmasına kadar ezberlenebiilen tek kitap.Bunun Sırrını çözmek mümkün degilken içindeki bilginin Büyüklüğünü çözebilmek imkansız olmalı.
Bir Alim "Kuran-ı anlayabilmek için Tüm pozitif ilimleri bilmek gerekir" diyor.
"Beni En iyi bilen alimlerdir" Gibi Bir ayet oldugunu biliyorum Yani anlamak için ögrenmek gerekir.
Doğru Öğrenmek gerekir Bilmediğin yerde de kuran ne yapcağını Söyler (Bilmiyorsanız âlimlere sorun) buyuruluyor. (Nahl 43)
Doğru Öğrenmek gerekir Bilmediğin yerde de kuran ne yapcağını Söyler (Bilmiyorsanız âlimlere sorun) buyuruluyor. (Nahl 43)
Bunu nasil o kadar genislettik anlamadim. O ayette peygambere kuranda bahsedilenlerden baska peygamber gonderilmedigi, eger bunda suphelenen varsa tevrat ve incil alimlerine sorulmasi gerektigi belirtilmis.
Bunu nasil o kadar genislettik anlamadim. O ayette peygambere kuranda bahsedilenlerden baska peygamber gonderilmedigi, eger bunda suphelenen varsa tevrat ve incil alimlerine sorulmasi gerektigi belirtilmis.
Kısa Bir Açıklama
Kuran insanlar için gereken her türlü bilgiyi içinde barındıran mucizevi bir kitaptır. Bu da Kuran'daki sonsuz ilahi hikmetten kaynaklanır. Belirli sayıdaki ayetlerin içine sınırsız bir ilim, üstün bir hikmetle yerleştirilmiştir. Ayetler kendi içlerinde zahiri, batıni, iç içe geçmiş ve katlanmış pek çok anlam içerdikleri gibi ayetlerin birbirleri arasındaki bağlantılardan da sayısız anlamlar çıkar. Kimi zaman tek bir ayetin açıklaması bile müstakil bir kitap konusu olabilir. Bu sebeple, Kuran'ı yorumlamak için herşeyden önce Kuran'ın geneline hakim olmak şarttır
----
Bu Bağlamada benzetmek istedim yoksa Alim olan ben değilim İlla Ayet dışında örnek vermemiz gerekirse
Bilmediğini bilene soracaksın gibi klasik bir cümle kullanabiliriz.
:)
Daha kisa bir aciklama :
Kuran'dan cikarimlar yapip bunlari yazmak buyuk yuk getirmektedir. Dikkatli olmak, birsey yazacagimiz zaman oncesi ve sonrasina bakarak titizlikle yazmak gerektir. Eger bunu yapmayacak/yapamayacaksak baska orneklerde verebiliriz. Eger dikkatli olmazsak koyun kesemiyorsan tavuk kes diyen sasidan farkimiz olmaz.
şahsen hayatta herşeyin mümkün olabileceğine inanan bir insanım. Allah bizi öyle bir yaratmışki imkansızı becerebilecek bir beyine sahibiz. Ömer Çelakıl olsun vs. olsun önyargıyla yaklaşıp " bu kitap bunları anlatmaz " demek bilmişlik ve önyargı olur ki Allahu Teala bu Kitapta matematik, fizik, Kimya vs yoktur buyurmamıştır. Kim bilir belkide değişik yönleri vardır da bizim haberimiz yoktur. Kuran ın yüceliğini ispat edecek her türlü girişim benim için aydınlıktır. İnsanın bilgisi, doğayı tanıması, evreni tanıması , tanımak, görmek, düşünmek bence Allah'a yaklaşmaktır, uzaklaşmak değil. Ömer Çelakıl bırakın konuşsun çünkü konuşturulmazsa, fikirleri doğru mu değil mi anlaşılmazsa şarlatan m yoksa ilim adamı mı olduğunu hiçbirzaman anlayamayız..
ertugrul999
19/11/2004, 04:24
@ertugrul999
Hayır sadece cenem cok dusuk.. Bu arada bu konuyu bulman cok zor oldumu? Zıra acılmasının ustunden neredeyse ıkı yıl gecmıs...
Internete bağlandığım an forumda geziyorum...demekki iki yıl geçmiş...
hakansor
19/11/2004, 09:19
...koyun kesemiyorsan tavuk kes diyen sasidan farkimiz olmaz.
yaramı deştin...
ben kuran-ı kerim'in değiştiğine inanıyorum. tek bir kuran olsaydı.. tek bir din yaşanırdı. ya da tek bir kitabı herkes farklı algılıyor olmalı.. farklı şifreler.
sonuç olarak bu konuları tartışmak bize hiçbirşey kazandırmayacaktır.. Allah'a inanıyorum dua ederim şükrederim benim için ötesi yok. bunun dışında benim gibi düşünmeyenlerdende benim düşüncelerime saygı gösterilmesini rica ediyorum çünkü genelde direk kişisel sataşmalarda bulunuluyor bu tür tartışmalarda.
bu arada eğer bu tartışma sonunda kendisine birşey katan birisi olursa açıklarsa sevinirim..
saygılarımla
mesajların çoğunu okumadım. yalnız şu en son ki mesaja gözüm takıldı.
Kur'an-ı Kerim değişmemiştir. değiştirilemezde. Ayeti kerime ile sabittir.
Kur'an-ı Kerim'in şifresi isimli kitabı da okumadım. Bildiğim bir şey var.
Kur'an-ı Kerim'de bütün alemlerin ilminin var olduğunu biliyorum. Yapmamız gerekenlerin şunlar olduğunu düşünüyorum: Kur'an-ı Kerim'i okuyup anlayıp kendi hayatımıza elimizden geldiğince tatbik etmek. Söylenecek çok şey var bu konularda, ama şunu unutmayın doğru tek, şeytan ve onun yoldaşlarının uydurmaya çalıştığı yalanlar pek çok. ALLAH cümlemizi o dosdoğru yoldan ayırmasın.
Adrenalin
21/11/2004, 21:04
Bence saçmalık.
Kuranın elbet şifresi vardır. ama bir tıpçının çözeceği gibi değil bence. İslam Bilim Adamları çözer ancak.
Gelecekten haber veriyor bunları bile yavaş yavaş gerçekleştikçe olaylar çözüyorlar. Kaldiki bu adam reyting uğruna yapıyor bence.
http://sozluk.sourtimes.org/show.asp?t=kuranin+sifresi
Şahin abi
19 kuralı derken nedemek istediniz?
Bence Kuran-ı Kerim de şifreler olması doğaldır bunlardan bir tanesi de açık açık belirtiliyor;
Kuran-ı Kerim de bir ayeti Kerime'de ;
"Biz 2 denizi birbirine karıştırmadık" diyor...
Ve bunun örneğini Cebelitarık boğazında görüyoruz...
Eğer biz eskisi gibi bir elimizde Fen Bir elimizde İlim olacak şekilde insanlara gerçeği
gösterebilirsek Şu anki Amerika'ya Entellektüel gibi görünmek için ...'mızı yırtmayız...
hyilmaz076
30/11/2004, 10:08
Evet kitabı okudum anlatımına bakılırsada bulduğu birçok şey tesadüf değil ancak zaten Kûr'an-ı Kêrim 'in kendisi bir mucize değilmi, eğer okuyorsanız ve
ayetlerde insanlığa anlatılanları anlamaya çalışırsanız size zatem ipuçları,şifreler
mucizeler yarattığını kabul etmekten başka çareniz kalmıyor mutlakaki bu kadar
derin bir öğretinin gizlide kalan yanlarını keşfetmeliyiz katılıyorum, bunları sayılara eşleyerek veriler çıkarmakta normal ama kendimizi fazla kaptırmayalım buna önce okuyup anlamalı sonra bu kadar eşsiz bir öğretiden daha başka ne dersler çıkar bunu tartışmalıyız...
Tartışma deyince arkadaşlar peki Kûr'an-ı Kêrim'i türkçe okumalımıyız,
acaba bu kadar büyük bir öğretiyide abdestsiz okuyabilirmiyiz buna yorum getirelim...
HADID 17-İyi biliriz ki, Allah yeryüzünü ölümünden sonra diriltir! Anlayasınız diye size ayetleri açıkladık.
Forum Yazılımı : vBulletin v3.6.8, Copyright ©2000-2008, Jelsoft Enterprises Ltd.