Tam Sürümünü Görmek İçin : Aşk Kaybetmeyi Öğretiyor.
Uzun zaman sonra bi kıza aşık oldum. Benimkisi acemi aşk.
Kız a yaklaşmaya çalıştım ama aradaki resmiyeti hiç kıramadım.
Sanırım bana yüz vermiyor. Kızı çözebilmiş de değilim.
İşlerim bi anda kötüye doğru gitmeye başladı.
Kaybetmeye başladım. Aksiliklerde üst üste geldi. Ve Sıfırlandım.
Hiç biride umrumda değil hala onu düşünerek heyecanlanıyorum.
Tekrar birim yapabileceğime, işleride yoluna koyacağıma inanıyorum.
Ama Kalbimin sızısını önleyemiyorum Aşk konusuna umutlu bakamıyorum.
fight club ın trafik kazası sahnesini biliyor musun?arabanın direksyonu bırakılır ve ters yöne girilir.birisi önlemeye çalışır ama aldığı cevap bırak gitsin olur.biraz kontrolü bırakmak bişeyler öğretir orada olduğu gibi.
eğer yapın buna uygunsa heşeyi oluruna bırak derim kaybetmeni önleyecek ve acını hafifletecek tek sebep bu olur
ama dikkat yapın buna uygun değilse yada kendine güvenemezsen herşey kötüye gidebilir
soulmaster
10/11/2004, 01:38
Anti-depresan iç fiziksel hormonsal etkileri geçirecektir.Ama psikolojik düzelmen için kafanı başka işlere yönlendirmen gerekecek....Fikrim saçma gelebilir etkili bir yöntemdir.
soulmaster
10/11/2004, 01:44
Son zamanlarda bir haber vardı:Genetik bir hastalık çocuğa bulaşıyor mutluluk hastalığı geçiyor.Hastalığın iyi yanı çocuk doğduğundan beri devamlı gülüyor çok ender ağlıyor.Hastalığın kötü yanı ise kalp damarları daralıyor zamanla ölüme yol açıyor.Haberde çocuk iyileşmiş ameliyat olmuş.İnsan olarak kendimizi yönetemezsek bizi hormonlar ve duygularımız yönetiyor.Endişelenme yaşadıkların sana vücüdünun üreme içgüdüsüyler oluşan bir dürtüden başka bişey değil eğer kız karşılık vermezse salla gitsin;eğer çokta rahatsız olursan anti-depresan yardımcı olacaktır.
off offf
bunlar hep google'nin yüzünden geliyor başımıza.
Big Brother
10/11/2004, 20:12
ne demişler bizden önce yaşayanlar, sadece gerçekten dibe vuranlar yüzeye çıkmaya hak kazanır. sen diyorsan ki "sıfırlandım" tamadır. devam et içinden geldiği gibi davran artık yüzeye çıkıyorsun. koridorun sonundaki parlaklığı takip et......
aşk,çok ama çok yaramaz bir çocuk daha...o yüzdendir ki çok dengesiz...o yüzdendir ki asla aşkı suçlayamayız yaşadıklarımızdan dolayı..."aşk" keybetmeyi öğretmez, kaybettiğimizi sandığımız için onu suçlarız oysa ki sütliman olduktan sonra duygu fırtınaları o küçük çocuğu bir köşeye oturmuş,dizleri kollarının arasında ve tüm çaresizliği ama umuduyla size bakar bulursunuz... sandığınız kadar düşman değildir aşk...
aşk bir hastalıktır... insanı diğer tüm hastalıklardan daha zayıf kılan, öldürmeyen süründüren, kötü bir şeydir. ancak evrimin bir getirisi olarak varolmuş olabilir. ''üremek'' ve sonrasında yaratılan türün yeni üyesini kollamak için ''bağlanmak'' için vardır aşk... şahsen nüfusun artmasını gerekli değil zararlı bulanlardanım. elbette yaşattığı heyecan güzel ama bedeli çok ağır, bu bedelse aslında var olmaması gereken, doğal olmayan bir şey. sosyal yaşamın ve teknolojinin getirdiği bir bedel. neyse konudan sapıyoruz...
eğer onu görmek seni rahatlatıyorsa devam et... onunla görüş, konuş... beklentin olmadan... ''bilinçli platonik aşk'' diyebilirsin buna.
bir de:bu tabii ki senin hayatın ama fight club sadece bir filmdi. direksiyonu bırakman gereken yer yolun ortası değil, sonu...
soulmaster
13/11/2004, 23:27
lal ile aynı fikirdeyiz sanırım tabi kendiside onaylarsa...Oda işi çözmüş...
düşüncelerimiz paralel soulmaster... aklın yolu birdir demek istiyorum ama çok kaba kaçacak diye korkuyorum...
Ben bu acıyı yasadım ve tam bır yıl kendımı toplayamadım.. Yanı sanırım davulun sesı uzaktan hos gelıyor bazısına.. Ancak sunu dıyebılırımkı bı ask acısını unutmanın en ıyı yolu bı baskasına asık olmaktır..
aşkı aşkla def edeceksin...
başka biri seni elbet gelip bulacaktır..
sen sadece o anı bekle ve kendini rahatlat...
elbet her şey çözümlenecektir...
cappytoi
17/11/2004, 23:17
15 yaşımdayken tatmıştım aşkı, açıkcası ondan beridir bir daha hiç aşık olmadım didindim arandım (kısacası bela aradım belki) ama gene de olmadı belki çocukken aşık olmak (aslında o döneme tam çocukluk değil de ergenlik derler ama ben hepsini kapsayım dedim) daha kolay oluyordur! Haksız mıyım? (bol açıklamalı bir cevap oldu ama...) Bence aşk insana insan olmayı öğretiyor. Haksız mıyım??
haklısın hem de çok...
bence olmuşken şöyle 15 -14 yaşında tadacaksın aşkı
yani tam ergenliğe girdiğinde
zaten ileridekiler adamı pis vuruyo...
bir de en güzeli evleneceğin kişiye aşık olman..
bu konuda huntere 'e katılıyorum.aşk acısını unutmanın tek yolu ancak başkasına aşık olmaktır.Tabiki bu kolay değil ama kendini ve yaşamı seviyorsan ve bir şekilde ayakta kalmak istiyorsan eğer unutmak zorundasın zorda olsa
yeni bir aşk herşeyi unutturur emin ol.Bu arada sakın aşkı sen arama o gerektiği anda zaten seni bulur.
Aşk konusunda benimde anlatmak istediğim bir anım var. Komşumuzun çok güzel bir kızı vardı, ben insanlara kolay ısınamam fakat kendisi, bir de amerikada büyümenin getirdiği haller ile çok rahatdı. Ben lise son sınıfta iken sık sık bize gelir, oturur muhabbet ederdik.
Tabi bende karşımdakini tanımaya başlayınca ister istemez, ilgi duydum.
Artık aramızdan su sızmaz olmuştu ve ben ciddi düşünce ve hayal dünyasına daldım. Kendisi ile gizli gizli gezmelere gidiyor, bize geldiğinde ise koyu muhabbetlere dalıyorduk. Ben artık tüm geleceğimi, o kız üzerine kurmaya başladım.
Öss sınavına girmeme tam üç ay vardı ve kız'a kendimi açtım ve kendisinin daha önce biri ile sözlendiğini, ve bana sadece bir arkadaş, gönül muhabbeti olarak baktığını söyledi.
O hafta uyku uyumadım, zaman geldi ağladım. Bunun sebebi ise kendime ve hayallerime aldanmam oldu. Tüm gelecek hayallerimi bu birliktelik üzerine kurmuş, nerede ise onun için yaşar hale gelmiştim.
"... O olmayınca hayatımda, diğer hiç bir şeyin değeri yoktur" kararını aldıktan sonra ise kendimi mahvettim ve gidip önce dershane kaydımı sildirdim. Ağırbaşlı bir insan olmama rağmen o kadar kötü bir insan haline geldim ki, tüm sinirimi çevremden çıkarıyordum ve okulda disiplin cezası alıp, okuldan atılmaya kadar gidecek davranışlarım oldu...
Kısacası kendimi hayallerimle birlikte batırdım. Hoş yine üniversiteyi kazandık, okuduk, mezun olduk ama her tatilde evlerinin kapısında alıyordum soluğu.
En son karşılaştık, konuştuk... :) Sözlendiği çocuk onu bırakmış, şimdi ise bir kuaförde çalışıyor. Ben ise hayalleri ve hayal kurmayı, çoktan maziye gömdüm...
"Tutku iyi bir şey mi?"
-Benim için berbat bir deneyim oldu...
Yürek ile kafa arasındaki çelişkiyi kırmak ne de zormuş ayrılıklardan sonra, hiç de beklemediğim zamanda vurmuştu beni, hala da vuruk muyum değil miyim bilmem. ama tek vurulan tek ben olmusugum meger, aynı Candan Erçetin in Meger parcasındaki gibi olmusum...
kullanıldım mı? evet mi? evetse onur mu, aşk onur bilir mi dersiniz? hayır mı yoksa cevap?
aradan haftalar aylar gecti, bir süre konuşuldu dostça avuntularla, sonraları kapattım kendimi ona, saklandım, işe verdim kendimi ama yine de bir gün geçmedi geçmiyor hala onu düşünmediğim
belki de yeni bir aşk söker eski çiviyi, ama aşk peşinde koşmakla bulunacak bişi mi ki, kim buldu koşarak varsa söylesin aramızda...
hala aynı sızı, hala aynı sancı, ama artık biraz daha derinlerde galiba, bilemiyorum
artık hiçbirşeyden emin olamıyorum, halbuki ben mantık esiriyken duygu esiri nasıl olabildim...
bence olmuşken şöyle 15 -14 yaşında tadacaksın aşkı
yani tam ergenliğe girdiğinde
zaten ileridekiler adamı pis vuruyo...
ne kadar da haklısın...
* Aşk her zaman mutluluk getirmez yani hepsi bi arada yaşanır yoksa bu aşk olmaz :)
* Bir insanın aşık olduğu andaki duygularıyla - Bir Hatunun anne olması arasında çok fazla fark yokmuş.. (Yani anne sevgisi aşk kadar gözü kara yapabiliyomuş.) okuyunca çok şaşırmıştım..
* Aşık olan biri yeni aşkla unuturum derse ya yalan söyler yada aşık olmamıştır, yeni aşklar sadece öncekinin üzerine biraz toprak serper çok net göremessin.
* Aşk insanın her zaman yaşaması gerektiğini düşündüğüm sadece insana değil herşeye duyulması gerekir..
bunlar benim düşüncelerim :)
birde konu başlığına gönderme yapayım: Aşkı tadan insan bence bişeyi kaybetmiş olmaz hatta kazanmış olur, onu kaybedersin ama
Skorboard: Sen 1-0 Hayat
Bu hayata çalışmaya kahır çekmeyemi geliyoruz, doğanda ne varsa yaşamalısın, gerisi angarya :)
bence olmuşken şöyle 15 -14 yaşında tadacaksın aşkı "Yemişken şööyle tereyağlı bir iskender yiyeceksin." gibi bir cümle olmuş bu.
Saçma yani...
Kendini böyle programlayabiliyorsan ne ala, ama imkansız...
Ne zaman ne olacağını bilseydi insanlar futbol sevilmezdi, 22 futbolcu sahada bir topun peşinden koşarken, binlerce insan da televizyon başında onları izleyerek vakit kaybetmezdi. Zaten o zaman Ronaldinho yerine Asimo'yu oynatmak daha avantajlı olurdu. Çünkü Asimo'yu programlamak Ronaldinho'yu programlamaktan daha kolay olsa gerek.
Aşk da öyledir, ne zaman, ne şekilde, ne olacağını bilemezsin.
Farklı kılan şey de bu değil mi?
şimdilerde onu düşünüp üzülmek, ilerideyse onu düşünüp sevinmek!
işte benim gözümde aşk!
@Oky +1
ben ağlarım yane yane
aşk boyadı beni kane
ne akilem ne divane
gel gör beni aşk neyledi
derde giriftar eyledi
zordur, yamandır aşk. aşk, hosçakal dedikten sonra tekrar karşılacağını bilmektir. Kaderdir. Şimdi zamanı değil diye beklemeyi bilmektir. Sabırdır. Ve ağabeylerim ablalarım "sabr" ettiğiniz ölçüde yaşarsınız.....
sevgiler, saygılar :kuuul:
4 yıl önce sigarayı bırakmıştım. Ne yazık ki şimdi tekrar başladım. İçkisiz günüm de geçmiyor.
Aşk nerde ne zaman gelecegi belli olmayan acıdır..
Aşık olup birlikte olmakta aynı acıyı çeker, Aşık olupda birlikte olmayanda aynı acıyı çeker..
direksiyonu bırakman gereken yer yolun ortası değil, sonu...
Tutuyorum bakalım. hayırlısı olsun.
soulmaster
03/12/2004, 03:43
Aşk acısının fiziksel olan tarafını geçirecek tek çözüm mutluluk hormonu salgılamımızı sağlayan maddeler almaktır.En basitinden çikolata mesela hatunlar neden ayrıldıktan sonra genelde kilo alırlar yemek manyağı olur amacını anlamasalarda sebebi çözmüşlerdir.İşin manevi yönünü ise başka şeylere kafa yorun işinize yorun eskiden sevgiliniz yokken yaptığınız fakat sevgiliniz olduğu vakitlerde yapamadığınız şeyleri yapın. :)Neden bu kadar abartıyorsunuz anlamıyorum.Gezin tozun imkanınıza göre vs...Acıyorum size açıkcası siz acı çekmek istediğiniz için acı çekiyorsunuz.Çünkü bunu siz istiyorsunuz.
soulmaster
03/12/2004, 03:51
4 yıl önce sigarayı bırakmıştım. Ne yazık ki şimdi tekrar başladım. İçkisiz günüm de geçmiyor.
Sigaraya tekrar başlamana üzüldüm gerçekten :( Ben bırakalı 5 sene oluyor.Umarım bir daha artık hiç başlamamacısına bırakırsın.İçki belası üniversite yıllarımda öğrenci evinde az alem yapmadık.Alkolik seviyesine çıkmıştım bir ara bir gün bir şise tekillayı tek başıma bitirince buna rağmen bilincim açık bedenimin tutmadığını çok zor hareket ettiğimi görünce bıraktım.Umarım sende bırakırsın.Geçmiş olsun eğer paylaşmak istersen dinlerim.Bu günlerimi yakın arkadaşlarıma falan çok anlattım yaptığım hataları çıkardığım dersleri halada bende psikolojik kalan izleri...Eskisi gibi üzülmüyorum hayata karşı...
Aşk, insana şu dünyada hala uğruna yaşamaya değer birşeylerin olduğunu öğretiyor derim
Aşkın acısının denenmiş birkaç ilacı var bildiğim;
- Ertesi gün yataktan geç kalkarsın. (haliyle gözüne uyku girmemştir 5 e kadar.) Kalkınca winamp playlistine depresyon şarkılarını sıralarsın. (bkz: Murat Yilmazyildirim, Düş Sok. Sakinleri, erhan güleryüz etc.) Sonra bira.gen.tr de ki Kizsal Mazeretler bölümündü açar ve sıradan okursun. Özellikle "Uykusuz" gerçekten güzeldir. Varsa elinde fotoğraflara bakarsın. Geçmişi hatırlarsın. Melankoliyi tam anlamıyla abartı bir şekilde yaşarsın. Artık onu düşünmekten zihnin yorgun düşmüştür. Eğer sorunun çözüldüyse GOTO life ELSE
Winampta ki şarkıları Tanju Okan ile değiştirip fiyatı 2,500,000TL yi geçmeyen bir ton şarap alırsın. Ölünceye kadar içersin. Ölmedin mi? Hala yaşıyor musun? O kadar alkolde tesir etmediyse En yakın nöbetçi eczaneyi bulup "Pasiflora" alırsın. (min 5 şişe.) Bira bardağına doldurup geberinceye kadar içersin. Ayrıca gelirken tekel bayiinden Vodtka türü birşeyler alıp pasifloraya karıştırman süreci hızlandırır.
Hala mı ölmedin ve unutmadın?
Ertesi gün kendine bir uğraş alanı bulursun. (bkz: Delphi, ASM yada PHP eğer hepsini biliyorsan Machine Learning diye bi konu var. Onu dene.) Ağzına bir damla alkol sürmezsin. Sadece bir-iki kaşık pasiflora yeter bugün için. Bi hedef koyar ve kendini kaptırırsın. Bu süreçlerden sonra muhtemelen unutmamış fakat alışmış olacaksın.
Eğer halen üzerinde ki etkisi geçmediyse deneyebileceğin son birşey daha var "mari juana". Ama unutma herşeyin fazlası zarar ;) Genellikle kesin çözümdür.
Ama şunuda unutma asla tamamen unutamazsın. (bkz: 3 yıl oluyor unutsam ben unuturdum.")
Hayatın boyunca hiç beklemediğin bir anda aklına gelecek/karşına çıkacaktır. Birkaçgün süren etkisini üzerinden atmaya çalışma. Hatta üzerine git. Unutma melankoli iyidir. Bu melankolik günlerde ise sadece tek tavsitem var. "Grizu - Bira ve Kahve" dinlemen...
Ek: İlk süreç bittikten sonra Furrest Gump al. Ama altyazılı olsun. Günde 1 kere izle bu filmi. Anlamaya çalış. Repliklere, vurgulara dikkat et. Çok faydası olur.
:kuuul:
Zeynep Gülen
13/12/2004, 23:01
haklısın hem de çok...
bence olmuşken şöyle 15 -14 yaşında tadacaksın aşkı
yani tam ergenliğe girdiğinde
zaten ileridekiler adamı pis vuruyo...
bir de en güzeli evleneceğin kişiye aşık olman..
o ne demek ya...illa evlenecegin mi olmali evliligi ne saniyorsun ki..
herseyin bitisinden baska bir sey degil ki
Zeynep Gülen
13/12/2004, 23:03
asik olduysan evlenme evleniyorsan ümidi kes
soulmaster
14/12/2004, 04:00
Aşkın acısının denenmiş birkaç ilacı var bildiğim;
- Ertesi gün yataktan geç kalkarsın. (haliyle gözüne uyku girmemştir 5 e kadar.) Kalkınca winamp playlistine depresyon şarkılarını sıralarsın. (bkz: Murat Yilmazyildirim, Düş Sok. Sakinleri, erhan güleryüz etc.) Sonra bira.gen.tr de ki Kizsal Mazeretler bölümündü açar ve sıradan okursun. Özellikle "Uykusuz" gerçekten güzeldir. Varsa elinde fotoğraflara bakarsın. Geçmişi hatırlarsın. Melankoliyi tam anlamıyla abartı bir şekilde yaşarsın. Artık onu düşünmekten zihnin yorgun düşmüştür. Eğer sorunun çözüldüyse GOTO life ELSE
Winampta ki şarkıları Tanju Okan ile değiştirip fiyatı 2,500,000TL yi geçmeyen bir ton şarap alırsın. Ölünceye kadar içersin. Ölmedin mi? Hala yaşıyor musun? O kadar alkolde tesir etmediyse En yakın nöbetçi eczaneyi bulup "Pasiflora" alırsın. (min 5 şişe.) Bira bardağına doldurup geberinceye kadar içersin. Ayrıca gelirken tekel bayiinden Vodtka türü birşeyler alıp pasifloraya karıştırman süreci hızlandırır.
Hala mı ölmedin ve unutmadın?
Ertesi gün kendine bir uğraş alanı bulursun. (bkz: Delphi, ASM yada PHP eğer hepsini biliyorsan Machine Learning diye bi konu var. Onu dene.) Ağzına bir damla alkol sürmezsin. Sadece bir-iki kaşık pasiflora yeter bugün için. Bi hedef koyar ve kendini kaptırırsın. Bu süreçlerden sonra muhtemelen unutmamış fakat alışmış olacaksın.
Eğer halen üzerinde ki etkisi geçmediyse deneyebileceğin son birşey daha var "mari juana". Ama unutma herşeyin fazlası zarar ;) Genellikle kesin çözümdür.
Ama şunuda unutma asla tamamen unutamazsın. (bkz: 3 yıl oluyor unutsam ben unuturdum.")
Hayatın boyunca hiç beklemediğin bir anda aklına gelecek/karşına çıkacaktır. Birkaçgün süren etkisini üzerinden atmaya çalışma. Hatta üzerine git. Unutma melankoli iyidir. Bu melankolik günlerde ise sadece tek tavsitem var. "Grizu - Bira ve Kahve" dinlemen...
Ek: İlk süreç bittikten sonra Furrest Gump al. Ama altyazılı olsun. Günde 1 kere izle bu filmi. Anlamaya çalış. Repliklere, vurgulara dikkat et. Çok faydası olur.
:kuuul:
"Grizu - Bira ve Kahve" hastayım o parçaya :)
"Grizu - Bira ve Kahve" hastayım o parçaya :)bu konu altında geçen mesajların %98ini okumadım ama bu parça iyidir, hoştur, güzeldir, dinlenilesidir. :super:
Adrenalin
25/12/2004, 15:45
Aşık olunacak kız vardır,
Sevilecek kız vardır,
Evlenilecek kız vardır.
Gelişmeler sonucunda tekrar yazıyorum.
Sanıyorum ki kız benden nefret ediyor. Belkide onun aşkından dolayı tutsak olduğum içkiyide kişilik bozukluğu olarak ifade ediyordur.
Son zamanlarda benim yüzüme dahi bakmıyordu.
telefon ettim kendisine şöyle söyledim
aradığımda söyleyeceklerimi dinlemek dahi istemiyordu.
Ben : merhaba
O: merhaba nasılsın iyiyim teşekkür ederim
Ben :Bende iyiyim nasılsın
O:
Ben : neyse
Ben : seni rahatsız ettim müsaitmisin
O : Evet
Ben : sana özel bir soru soracağım
O: Sor
Ben : Aracı kullanmak yerine kendim telefonla aramak istedim.
O : hı
Ben :uzun zamandır senle görüşmek istiyordum. yeterince cesaret bulup kendimide toparlayamadım. Fırsatımız ve ortamımızda olmadı ve bana selam da vermiyorsun.
O: yok yok olmaz
Ben : neden olmaz
O : yok yok imkansız senle asla olmaz
Ben : neden olmaz
O: Ben öyle bişey düşünmüyorum
Ben : Niçin
O: yok yok olmaz
Ben : Benimlemi olmaz
O: Evet senile olmaz
Ben : Seni fazla sıkmak istemiyorum. ama çıktığın biri falan mı var.
O: yok, senle olmaz.
Ben : hadi yaw
O: Seni kırmak istemiyorum. değer verdiğim birisin ama senle olmaz
Ben : Medeni insanlar gibi konuşuyoruz.
O: hem ben müsait değilim ama yine olmaz senle.
Ben : tamam ne yapalım hayırlısı olsun. iyi akşamlar
O: iyi akşamlar.
Bu görüşme yaklaşık olarak böyle geçti.
İş yerinde de benim olduğum ortamdan kaçıyordu. Benden tarafa elde olmayarak bile bi kez baktığını görmedim. Ne yapayım allah aşkına.
Gönlümü kaptırdım. Kendimden vazgeçtim. Sessiz bir insan haline girdim
anti-sosyal davranış bozukluklarınında bi kısmını elde olmayarak sergilemekteyim.
ters gelebilir ama bence ask bazi durumlarda mazosizm, bazi durumlarda guven eksikligi, bazi durumlarda asiri guven, bazi durumlarda odipal komplex, bazi durumlarda da algida yanilma :) (sarhosken cok olur) gibipsikolojik etkenlerin bir urunudur.
Bence asik olmak = formula1 pilotu olmak. Baslarkende, yasarkende, biterkende insana cok uc noktalarda yogunluk yasatiyor.
Tadini cikarmak cok onemli.
Gelişmeler sonucunda tekrar yazıyorum.
Sanıyorum ki kız benden nefret ediyor. Belkide onun aşkından dolayı tutsak olduğum içkiyide kişilik bozukluğu olarak ifade ediyordur.
Son zamanlarda benim yüzüme dahi bakmıyordu.
telefon ettim kendisine şöyle söyledim
aradığımda söyleyeceklerimi dinlemek dahi istemiyordu.
Ben : merhaba
O: merhaba nasılsın iyiyim teşekkür ederim
Ben :Bende iyiyim nasılsın
O:
Ben : neyse
Ben : seni rahatsız ettim müsaitmisin
O : Evet
Ben : sana özel bir soru soracağım
O: Sor
Ben : Aracı kullanmak yerine kendim telefonla aramak istedim.
O : hı
Ben :uzun zamandır senle görüşmek istiyordum. yeterince cesaret bulup kendimide toparlayamadım. Fırsatımız ve ortamımızda olmadı ve bana selam da vermiyorsun.
O: yok yok olmaz
Ben : neden olmaz
O : yok yok imkansız senle asla olmaz
Ben : neden olmaz
O: Ben öyle bişey düşünmüyorum
Ben : Niçin
O: yok yok olmaz
Ben : Benimlemi olmaz
O: Evet senile olmaz
Ben : Seni fazla sıkmak istemiyorum. ama çıktığın biri falan mı var.
O: yok, senle olmaz.
Ben : hadi yaw
O: Seni kırmak istemiyorum. değer verdiğim birisin ama senle olmaz
Ben : Medeni insanlar gibi konuşuyoruz.
O: hem ben müsait değilim ama yine olmaz senle.
Ben : tamam ne yapalım hayırlısı olsun. iyi akşamlar
O: iyi akşamlar.
Bu görüşme yaklaşık olarak böyle geçti.
İş yerinde de benim olduğum ortamdan kaçıyordu. Benden tarafa elde olmayarak bile bi kez baktığını görmedim. Ne yapayım allah aşkına.
Gönlümü kaptırdım. Kendimden vazgeçtim. Sessiz bir insan haline girdim
anti-sosyal davranış bozukluklarınında bi kısmını elde olmayarak sergilemekteyim.
Kız senden korkuyor veya sana uyuz oluyor. Kendin ol.
Her inişin bir çıkışı vardır. Sineye çek hayata devam et.
Dreamgirl
03/03/2005, 10:20
Hoş olmayan bir durum en azından kızın mantıklı bir açıklama yapması gerekirdi.oysa o hep kaçmış.Demek ki gerçekten sevmemiş eğer ki sevseydi ne olursa olsun sevgisinin peşine düşerdi.Arkadaş burada yapman gereken onu unutmak ve hani bir söz vardır yaa tam olarak bilmiyorum ama ancak onu bir başkası ile unutabilrsin ama ilk önce kendini bir dinle acılarını dindir ondan sonra sevgine değer bir insanla mutlu olursun İnş.
Çivi çiviyi söker demişler..
Ama sökmedi doğrusu ayrıldığım sevgilime geri döndüm..
Forum Yazılımı : vBulletin v3.6.8, Copyright ©2000-2008, Jelsoft Enterprises Ltd.