PDA

Tam Sürümünü Görmek İçin : Ben Değildim


BERK
25/10/2002, 17:06
Ben Değildim


Bir akşam-üstü pencerenden bakıyordun
Ağır ağır, yollara inen karanlığa.
Bana benzeyen biri geçti evinin önünden.
Kalbin başladı hızlı hızlı çarpmaya..
O geçen ben değildim.

Bir gece, yatağında uyuyordun..
Uyanıverdin birden, sessiz dünyaya.
Bir rüyanın parçasıydı gözlerini açan,
Ve karanlıklar içindeydi odan...
Seni gören ben değildim.

Ben çok uzaktaydım o zaman,
Gözlerin kavuştu ağlamaya, sebepsiz ağlamaya.
Artık beni düşünmeye başladığından
Bıraktın kendini aşk içinde yaşamaya..
Bunu bilen ben değildim.

Bir kitap okuyordun dalgın..
İçinde insanlar seviyor, ya da ölüyorlardı.
Genç bir adamı öldürdüler romanda.
Korktun, bütün yininle ağlamaya başladın..
O ölen ben değildim..


Özdemir Asaf


Huzeyfe
25/10/2002, 22:16
?!X
Bir Ağrı Yakıldıkça Sevilmeli
Gecenin dürüstlüğünden herkes kuşkulanır
Korkulur o kuş yüklü iniltilerden
Ve mor ağzını gecenin kumuna batıran ben
Çağdaş serüvenler adına
Bütün fotoğraflarını yakan
Yakan ve bekleyen.

Çarpar yüzü bir çocuğun mezarlara
Yine de ağartamaz tanımını gecenin.
Ezgisiz ama esnaf bakışlarıyla soyunan bir kadın
Ayartılmaya uygun o çok baygın yerlerim
Ağartamaz
Çünkü çocuklar yağız bir öpüşle korunur
Ben yakarım çağımın ellerini. Ben bekliyenim.
Gecenin kıyısında benden konuşulur.

Kara bir irn akıyor
Öpünce o yıkılmış gülüşünden çocukların.
Kara bir salgıdır çünkü büyük
Serüvenler ve çocukların soluk alışları da.
Ürker herkes üşümüş bir anahtar olagelmekten
Bir çocuğun şehri çarpar yüzümün varoşlarına.

İsmet Özel

BERK
28/10/2002, 11:00
Elimden tut yoksa düşeceğim
yoksa bir bir yıldızlar düşecek
eğer şairsem beni tanırsan
yağmurdan korktuğumu bilirsen
gözlerim aklına gelirse
elimden tut yoksa düşeceğim
yağmur beni götürecek yoksa beni

geceleri bir çarpıntı duyarsan
telaş telaş yağmurdan kaçıyorum
sarayburnu'ndan geçiyorum
akşamsa eylülse ıslanmışsam
beni görsen belki anlayamazsın
içlenir gizli gizli ağlarsın
eğer ben yalnızsam yanılmışsam
elimden tut yoksa düşeceğim
yağmur beni götürecek yoksa beni.

Atilla İlhan

Huzeyfe
29/10/2002, 07:31
Bir akşam ışıkların dağlara güldüğünü
Bir akşam bulutların seyre döküldüğünü
Görürsün hasretiyle sabah ezgilerinin
Bir akşam gözlerin ufka dalar pek derin
Kuşlar öter,uçuşur yeşil dallara konar
Umutlar yaprak yaprak alevlenirde yanar
Son mutluluk sesleri dökülür dudaklardan
İnsanlar gölge gibi çekilir sokaklardan
Rüzgar okşamaktayken anne gibi tenini
Gecenin kolları sessizce yakalar seni
Anlarsın gözlerinin dolup boşaldığını
Anlarsın yalnızlığı ve yalnız kaldığını.................................

N.G

yemre
29/10/2002, 09:08
ne bu aşık atışmasımı yapıyorsunuz yoksa birbirinize vuruldunuzda duramıyormusunuz

BERK
29/10/2002, 10:36
Orjinal mesajı gönderen yemre
ne bu aşık atışmasımı yapıyorsunuz yoksa birbirinize vuruldunuzda duramıyormusunuz

sen kıskan kıskanda çatla emi yemreciğim :P

yemre
29/10/2002, 13:05
ne bileyim şaşırdım bizim zamanımızda ibadette gizliydi muhabbette

ne kıskancam seni

BERK
29/10/2002, 13:24
Orjinal mesajı gönderen yemre
ne bileyim şaşırdım bizim zamanımızda ibadette gizliydi muhabbette

ne kıskancam seni

olum eskidin, dinazor oldun :p

Huzeyfe
30/10/2002, 09:36
Şairim,

Zifiri karanlıkta gelse şiirin hası

Ayak seslerinden tanırım

Ne zaman bir köy türküsü dinlesem

Şairliğimden utanırım

B.R.E

Go
02/11/2002, 13:41
çoktandır giremiyordum bende okuduklarımdan paylaşayım..

refakat,mavi lale ve ölü şehzade'den,

''.......

Hep merak ettim.İşleme yönü değiştirilmiş bir zihin,akış yönü değiştirilmiş bir yürek.Süveydası iptal edilmemiş bir merakın sancısı.Bana öğretilen anlam katmanlarının dışında farklı anlam katmanlarını öğrenmenin şaşkınlığını.Günleri sayarken bir şehzadenin ölüsüne refakatte,bitmek ve tükenmek bilmezmiş gibi görülen günleri,aslında azalmadığımı çoğaldığımı öğrendim.

Şaşılacak derecede bana benzeyen gölge kahraman ile karşılaştığımda gördüm ki ne kadar hoşça kal dediysem o kadar geri dönmüşüm.Kaç kez geri döndüysem o kadar da hoşça kal demişim.Eylemsizmişim.Sadece refakatçiymişim.Bir kez olsun pencerenin dışındaki dünyanın oluşlarına katılabilseymişim düşüncelerimi eyleme dökmeyi başarabilecekmişim. Oysa ben sadece içi boşaltılmış monolog cümleleri ile konuşup yangınların üzerinden karanfil tütsüsü geçirmişim.En büyük eylemim eylemsizliğim.

............ ''

''...
Her biten şeyin ardından geriye kalan; hüzünlerin leylası.Bir zamanlar bir boşluğu doldurmuş olan ve gerçek hayattaki lalelere benzemeyen garip ve mavi bir lalenin hatırası.
...''


=>toprağa düşünce lale ;

''.....Sınav sınav içindeydi. Kimi iyilikle, kimi kötülükle sınandım. Öyle canım yandı ki kimi, az kalsın kaçacaktım. Kimi, çöllere inen akşamın genişliğinde kalbime inşirah indi. Kalbim kendi darlığında genişledi.''
''Hayallerine amadeliğini gerçeklerine mahkumiyeti bozmayan öfkeli ruhum kısa cümlelerle konuşmayı sevse de biteviye uzun cümleler kurdum. Başlangıçta hayatın hep beni haklı çıkarmasından korktumsa da bir gün bana hayallerimi ne yaptığım sorulduğunda, onları israf ettiğimi söylemek mecburiyetinde kalmaktan artık korkum yok. Yeni sözcüklerim var çünkü benim. Daha da yeni sözcüklerim olsun istiyorum. Bilirim ki sözüm bittiğinde giderim. Ama eski sözcüklerle iktifa etmem düşünülmesin. Çünkü hayat kadar yeniyim. Artık küçük habe2lerle oyalanamayacak kadar derin boğulduğum yer. Daha fazlasını istiyorum. Büyük haberi bekliyorum.''

.......

''...Hayat, çarpma demekti. Ben, kalbimin iki çarpıntısı arasında ne kadar hayat varsa o kadar hayattım.''

''YİTİRMEK BULMANIN BEDELİ..''

=>siyah kelebekler;

''Neden yokluklarında bıraktıkları boşluk, varlıklarıyla doldurdukları yerden bunca geniş? Her defasında kendimizi de çoğaltarak ilave ettiğimizden mi?''

.........

''Ne denli ılık yağmurlarla uyanıyoruz kimi, zamanı ve mekanı geri saran düşlerimizden. Yeniden çocukmuşuz, yeniden bütün boşluklarımızı doldurmuşuz. Baharmışız yeniden. Hayat törpülememiş bizi, mazur ve masummuşuz. Yazdıklarımızın altına tarih atacak yüreklilikte çökmüşüz, gelecek yıl aynı günden umutluymuşuz.''