reber
20/07/2004, 18:43
:yildiz: Helsinki'deki zirve AB liderlerinin toplantı salonunun bahçesinde kartopu oynamasıyla başladı. Aday ülke liderlerinin oyuna dahil edilmeyişi dikkat çekti. Bahçeye yapılan kardan adamın Rauf Denktaş'ı andırması üzerine Türk heyeti nota verdi. Liderler kardan adamı uçan tekmelerle devirince sorun çözüldü.
:tabi: Pazarlığın başında Hollandalı bir delege İsmail Cem'e "Birliğe girerseniz kokoreç ve işkembeyi yasaklamanız gerekir" deyince Cem "Siz domuzları yuduyudu veriyonuz, biz karışıyoz mu?" şeklinde karşılık verdi. Sinirini alamayan Cem, çantasından çıkardığı kuzu kellesini fırlattı, kelle Hollandalı delegenin kaburgalarını incitti. Kırk kadar delegenin "insanlık onuru işkenbeyi yenecek!" diye bağırması üzerine Cem sustu.
:s006: Alman başbakan Şöhrer. "Türkiye AB'ye girerse koşullarımıza uymalıdır. Ecevit sigarayı azaltıp bıyıklarını kesmelidir. Türkler artık bardakla bel çekmekten ve işyerlerinde çay markası kullanmaktan vazgeçmelidir. Artık "Doğan görünümlü Şahin" diye bişey olmamalıdır. Hacı Şakir'in yerine Aziz Şakir, Arap kızlı sakızın yerine İskandinav kızlı sakız, Ezogelin'in yerine ise Cristingelin isimleri kullanılmalıdır. Spor yazarlarının top sakal bırakması yasaklanmalıdır, örneğin Bilal Meşe, örneğin Kâzım Kanat! Ayrıca kim çıkardıysa 'Almanya'da osurmak serbest' geyiğini bitirin, böyle bişey yok" diye konuştu. Cem "Bu koşullara uyamayız. Bi tek Ezogelin, Ecogelin olabilir, diğerleri olmaz" diyerek masaya vurdu. Şöhrer "Şaka ettim İsmail'im, hemen celallenme" deyince ortalık yumuşadı.
:p İngiltere başbakanı Blair "Şu Küçük İbo meselesini de tatlıya bağlayın artık" dedi. İsmail Cem "Kıbrıs'tan Küçük İbo diye bahsetmeyin, ayıp oluyo" şeklinde konuştu. Blair "Bigün hep beraber Kıbrıs'a gidip kumar oynayalım" deyince ortalık yine yumuşadı.
Türkler'e Avrupa'da serbest dolaşım hakkı verilmesi de şarta bağlandı. Bir delege "Türkler, Avrupa'da dolaşabilir, ama Ayna grubu hariç! Çünkü onlar gece gündüz çıkarmadıkları o kara gözlükleriyle sağa sola çarpıp Avrupa mağazalarına, duvarlarına zazar verirler!" dedi. İsmail Cem bunu kabul etti ama karşılığında Tarkan'ın Türkiye'ye verilmesini istedi. İtalyan başbakan D'alema "Tarkan, askerlik için Türkiye'ye gelir ama gece nöbeti yazılmayacak, patates soydurulmayacak, mümkünse levazım yazıcı yapılacak" deyince İsmail Cem "Herşeye tamam ama askerliğe karışamayız. O bizi de aşar, sizi de aşar!" karşılığını verdi.
:kihkih: Türkiye için umutlar belirince Clinton, Ecevit'e telefon etti ve "Abi, bi zıplayın görünelim, şu işi riske atmayalım" dedi. Bunun üzerine Ecevit, Demirel'i de alarak Helsinki'ye uçtu. Liderlerden biri Ecevit'i internet ünlüsü Mahir'le karıştırıp "Sitenizi ilgiyle izliyorum" diye tebrik etti. Ecevit lafı tam anlamayıp "Evet efendim, Oran Sitesi'nde oturuyodum bi zamanlar" demesi konuyu kapattı.
:hiohahoha Türk tarafı durum değerlendirmesi yapmak için izin istedi. Başbaşa kalınca Demirel "Ne diyosunuz hoca, galbim güt güt atıyo, ben girelim derim" diye görüş belirtti. Ecevit "Girelim ama biz de bu şans varken, gelir Avrupalı'nın da iti uğursuzu bulur bizi. Zaten Türk mafyası canımızı okuyo, bi de İtalyan mafyasıyla, İspanyol mafyasıyla uğraşmayalım?!" dedi. İsmail Cem "Onlar sorun değil. Çakıcı'dan yararlanırız. Geze geze Galatasaray gibi oldu herif, dış saha tecrübesi çok fazla. Bütün mafyaların hakkından gelir" diyerek kuşkuları dağıttı.
:kuul: Görüşmeler tekrar başladı. Fransa başbakanı Şirak, Demirel'e "Madem Avrupalı olmak istiyosunuz, Asyalılar'a, Afrikalılar'a ana avrat küfredin, samimiyetinizi anlayalım" dedi. Demirel tam küfre girişecekken, İsmail Cem engelledi. Bu arada Tansu Çiller'in Helsinki'ye "AB'ye girmek için uğraşmayın! AB olmazsa CÇ'ye gireriz" şeklinde yolladığı faks ciddiye alınmadı.
:kuuul: Sonunda zirveden "Türkiye efendi olursa bi daaki milenyuma kesin aday olur" kararı çıktı. Zirve sonrası liderlerden oluşan aile fotoğrafına Demirel "Benim çocuklarım sayılır" diyerek Cavit Çağlar, Kamuran Çörtük ve Ali Şener'i de sokmak istedi. İstek reddedildi. Aile fotoğrafında Demirel'in tek elini yere koyup çömelerek şirinlik yapmaya çalışması da ayrıca tepkiyle karşılandı.
:tabi: Pazarlığın başında Hollandalı bir delege İsmail Cem'e "Birliğe girerseniz kokoreç ve işkembeyi yasaklamanız gerekir" deyince Cem "Siz domuzları yuduyudu veriyonuz, biz karışıyoz mu?" şeklinde karşılık verdi. Sinirini alamayan Cem, çantasından çıkardığı kuzu kellesini fırlattı, kelle Hollandalı delegenin kaburgalarını incitti. Kırk kadar delegenin "insanlık onuru işkenbeyi yenecek!" diye bağırması üzerine Cem sustu.
:s006: Alman başbakan Şöhrer. "Türkiye AB'ye girerse koşullarımıza uymalıdır. Ecevit sigarayı azaltıp bıyıklarını kesmelidir. Türkler artık bardakla bel çekmekten ve işyerlerinde çay markası kullanmaktan vazgeçmelidir. Artık "Doğan görünümlü Şahin" diye bişey olmamalıdır. Hacı Şakir'in yerine Aziz Şakir, Arap kızlı sakızın yerine İskandinav kızlı sakız, Ezogelin'in yerine ise Cristingelin isimleri kullanılmalıdır. Spor yazarlarının top sakal bırakması yasaklanmalıdır, örneğin Bilal Meşe, örneğin Kâzım Kanat! Ayrıca kim çıkardıysa 'Almanya'da osurmak serbest' geyiğini bitirin, böyle bişey yok" diye konuştu. Cem "Bu koşullara uyamayız. Bi tek Ezogelin, Ecogelin olabilir, diğerleri olmaz" diyerek masaya vurdu. Şöhrer "Şaka ettim İsmail'im, hemen celallenme" deyince ortalık yumuşadı.
:p İngiltere başbakanı Blair "Şu Küçük İbo meselesini de tatlıya bağlayın artık" dedi. İsmail Cem "Kıbrıs'tan Küçük İbo diye bahsetmeyin, ayıp oluyo" şeklinde konuştu. Blair "Bigün hep beraber Kıbrıs'a gidip kumar oynayalım" deyince ortalık yine yumuşadı.
Türkler'e Avrupa'da serbest dolaşım hakkı verilmesi de şarta bağlandı. Bir delege "Türkler, Avrupa'da dolaşabilir, ama Ayna grubu hariç! Çünkü onlar gece gündüz çıkarmadıkları o kara gözlükleriyle sağa sola çarpıp Avrupa mağazalarına, duvarlarına zazar verirler!" dedi. İsmail Cem bunu kabul etti ama karşılığında Tarkan'ın Türkiye'ye verilmesini istedi. İtalyan başbakan D'alema "Tarkan, askerlik için Türkiye'ye gelir ama gece nöbeti yazılmayacak, patates soydurulmayacak, mümkünse levazım yazıcı yapılacak" deyince İsmail Cem "Herşeye tamam ama askerliğe karışamayız. O bizi de aşar, sizi de aşar!" karşılığını verdi.
:kihkih: Türkiye için umutlar belirince Clinton, Ecevit'e telefon etti ve "Abi, bi zıplayın görünelim, şu işi riske atmayalım" dedi. Bunun üzerine Ecevit, Demirel'i de alarak Helsinki'ye uçtu. Liderlerden biri Ecevit'i internet ünlüsü Mahir'le karıştırıp "Sitenizi ilgiyle izliyorum" diye tebrik etti. Ecevit lafı tam anlamayıp "Evet efendim, Oran Sitesi'nde oturuyodum bi zamanlar" demesi konuyu kapattı.
:hiohahoha Türk tarafı durum değerlendirmesi yapmak için izin istedi. Başbaşa kalınca Demirel "Ne diyosunuz hoca, galbim güt güt atıyo, ben girelim derim" diye görüş belirtti. Ecevit "Girelim ama biz de bu şans varken, gelir Avrupalı'nın da iti uğursuzu bulur bizi. Zaten Türk mafyası canımızı okuyo, bi de İtalyan mafyasıyla, İspanyol mafyasıyla uğraşmayalım?!" dedi. İsmail Cem "Onlar sorun değil. Çakıcı'dan yararlanırız. Geze geze Galatasaray gibi oldu herif, dış saha tecrübesi çok fazla. Bütün mafyaların hakkından gelir" diyerek kuşkuları dağıttı.
:kuul: Görüşmeler tekrar başladı. Fransa başbakanı Şirak, Demirel'e "Madem Avrupalı olmak istiyosunuz, Asyalılar'a, Afrikalılar'a ana avrat küfredin, samimiyetinizi anlayalım" dedi. Demirel tam küfre girişecekken, İsmail Cem engelledi. Bu arada Tansu Çiller'in Helsinki'ye "AB'ye girmek için uğraşmayın! AB olmazsa CÇ'ye gireriz" şeklinde yolladığı faks ciddiye alınmadı.
:kuuul: Sonunda zirveden "Türkiye efendi olursa bi daaki milenyuma kesin aday olur" kararı çıktı. Zirve sonrası liderlerden oluşan aile fotoğrafına Demirel "Benim çocuklarım sayılır" diyerek Cavit Çağlar, Kamuran Çörtük ve Ali Şener'i de sokmak istedi. İstek reddedildi. Aile fotoğrafında Demirel'in tek elini yere koyup çömelerek şirinlik yapmaya çalışması da ayrıca tepkiyle karşılandı.