Tam Sürümünü Görmek İçin : Duyarli Ebeveynler...
Belki de hala 80 yaşında değildir Cumhuriyetimiz...
Eğitimimiz & Eğitimli insanlarımız & Eğitmeye Çalıştıklarımıza bakar mısınız ?
Sol tarataki "MERAK EDİYOR MUSUNUZ" linkine tıklayın...!
http://www.karakocanyibo.com
con_simit
17/07/2004, 01:36
1. Yıllardır aynı teraneyi dinlemekten sıkıldım.
1.1. Kendimi bilişime vurdum, koda verdim, burada da aynı "başöğretmen" zihniyeti gelip buldu, beni. Ne yapayım sizden kurtulmak için? Dağa, bayıra mı vurayım, kendimi?
1.2. Bu işlerin meraklısı için "çağdaş yaşamı pompalama organizasyonları" mevcut, oralara başvurulabilir. Niye beni yoruyorsunuz?
2. Mektubun içeriğine de mecburen temas edelim:
2.1. Şahsen, aynen bu kızımızın babası, amcası, dayısı gibi düşünüyorum.
2.2. Siz benim düüncelerimi nasıl yaftalarsanız yaftalayın, ben düşündüğüm gibi yaşayacağım.
2.3. Siz de beni rahatsız etmeden, düşündüğünüz gibi yaşayın.
3. Kanunen zorunlu eğitim 8 yıldır.
3.1. Kimseyi bu süreden sonra çocuğunu okula göndermek için zorlayamazsınız.
3.2. Uluslar arası çocuk hakları sözleşmesi ebeveynlere bazı haklar tanır:
3.2.1. Çocuklarıma istediğim eğitimi verme ya da verme hakkım vardır.
3.2.2. İstersem dini eğitim veririm, istersem çırak yazdırıp mesleki eğitim.
3.2.3. Çocuğumu sokakta gezdirmek zorunda değilim.
3.2.4. Çocuğumun flört etmesine, çeşme başlarında oynaşmasına izin vermek zorunda değilim.
3.2.5. Kanunen reşit olduğu gün, ne halt istiyorsa yesin, sıpa! Ama o zamana kadar benim dediğim olur. Ve yine o zamana kadar, kim olursa olsun, benim çocuğumu yetiştirme tarzıma karışamaz.
3.3. İşte bütün bunları "duyarlı bir ebeveyn" olarak yapıyorum. Yani kendi duyarlılıklarıma göre davranıyorum, sizinkine göre değil!
3.3.1. Kimse, kızının "ortamlara akmasına" ve "altın vuruşu" çakıp ölmesine tolerans gösteren babayı bile yargılamıyor. "Nasıl evlat yetiştirdin" demiyor. Bu iş "toplumun suçu" oluyor ya da ölen çocuğumuz "kader kurbanı".
3.3.2. Ama ben "kızım evde oturup kaneviçe işleyecek" deyince toplum düşmanı bir yobaz oluyorum.
3.3.3. Sormazlar mı adama: "Ben çocuğumu senin değer yargılarına göre yetiştirmek zorunda mıyım" diye.
4. Kız çocuklarının okula gönderilmesindeki ısrarın arkasında, sanırım askere alamamak yatıyor.
4.1. "Erkekleri nasıl olsa, okula alamasak da askerde tornadan geçiriyor, 'ideal yurttaş' haline getiriyoruz. Ama kızları ancak okulda yontarız" diye düşünülüyor.
5. Şu "eğitim şart!" zırvasına bir son verin.
5.1. Ortalıktaki "okumuş"ları gördükçe "bu kadar cehalet ancak tahsille olur" diyorum.
5.2. "Okumak -belki- cehaleti alır, ama eşeklik baki kalır."
5.3. Israrla vermeye çalıştığınız eğitimin gerici, çağdışı ve fazlasıyla totaliter oluşu ise ayrı bir mevzu, onu buraya hapsetmeyelim.
Velhasıl kelam: Yapmayın canım, yapmayın güzel arkadaşım!
Kalınlar bana aittir…
1. Yıllardır aynı teraneyi dinlemekten sıkıldım.
Aynı terame olduğunu düşünenler yüzünden başlığı 80 mi 8 mi olarak attım.
1.1. Kendimi bilişime vurdum, koda verdim, burada da aynı "başöğretmen" zihniyeti gelip buldu, beni. Ne yapayım sizden kurtulmak için? Dağa, bayıra mı vurayım, kendimi?
Seni Okul kariyerin & Başarıların ya da Rezilliklerin & Patavatsızlıklarını bilmeden yargılayamam ama Okuldaki eğilimlerinin ne yönde olduğunu burada açmadan ya da genel geçer bi görüşle bu satırlara başlamadan bu zihniyetin seni adam edip etmediğine & edemeyeceğine ya da karşındaki şahsın(Ben bu düşüncelerinin diğer meslektaşlarımı baltalamasına müsaade etmem) bu satırlar sonunda sende ne gibi bi davranış değişikliği oluşturacağına değil ben rahmetli bile zahmet etmez…!
1.2. Bu işlerin meraklısı için "çağdaş yaşamı pompalama organizasyonları" mevcut, oralara başvurulabilir. Niye beni yoruyorsunuz?
Bu bir çağdaşılık hareketi değildir. Bu memleketin Çöpçüye de ihtiyacı var. Hem “Üniversiteye 1.700.000 kişi giriyor 300.000 kişi alınabiliyor ancak !” deyin hem de vasıflı insan arayışlarını baltalayın. Diplomalı bir VARAN şöförünün trafik canavarından daha kalifiye olamayacağını mı savunacaksın bana…?
2. Mektubun içeriğine de mecburen temas edelim:
2.1. Şahsen, aynen bu kızımızın babası, amcası, dayısı gibi düşünüyorum.
Doğuda yaşayan Aile planlamasından bihaber o amcaların, o dayıların “1 sene içerisinde yatakta defalarca çalışan kalça kasları” yüzünden patlayan nüfusları, ilköğretimden mezun ettikleri öğrenci sayısının arta kalanlarını, köyde 20’sinde de kocaya vermeye yeter.Sonuçta her kız okumak, her erkek iş bulmak istemiyor. Kedigözlüğü takmamak lazım…!
2.2. Siz benim düüncelerimi nasıl yaftalarsanız yaftalayın, ben düşündüğüm gibi yaşayacağım.
Elbette, istediğin gibi özgürsün. Yaftalamak değil yol göstermek isterim, keşke yüz yüze konuşabilseydik. Ancak toplumda karşına gelen her sorunun ne olursa olsun ailede başlayan “EĞİTİM” dolayısıyla olumsuz sonucu “CEHALET” ile birlikte geldiği gerçeğini düşünmek istemeyebilirsin. Zayıf bireylerin tutumudur bu…
Zaten iki sene sonra toplumumuzda “TİNERCİ, EĞİTİMSİZ İNSAN, BOŞTA GEZMEYEEN ÜNİVERSİTE MEZUNU,FLASH BİLMEYEN BİLGİSAYAR KULLANICISI,İNTERNETE GİREMEYEN TEYZE & AMCA kalmayacak değil mi? Kendini inandırarak yaşa, yarın kızın lavaboda aspirin yerine EXTAZİ yutunca bu forum başlığını da okulda eğitim veremeyen STAJYER,USTA,BAŞÖĞRETMEN!lere yüklersin. Özgür ülke, -pardon- özgür baba gibisi yokmuş hakkaten…!
2.3. Siz de beni rahatsız etmeden, düşündüğünüz gibi yaşayın.
Seni rahatsız etmeden yaşayabilecek insan(lar) ancak senin düşüncene uygun olarak seni yetiştiren “ANAN/BABAN”’dır. Ben de senin ANAN/BABAN değilim. Karşıma da çıkarsan düşüncelerimi sana bilerim…! Sokaktaki olarak değil ; ettiğim ÖĞRETMEN YEMİNİ ADINA söylüyorum…!
3. Kanunen zorunlu eğitim 8 yıldır.
Doğru. Elime bi fırsat geçerse ki önüme gelecek her imza kampanyası bir fırsattır & adımdır. O eğitimin 20 yaşına çıkması için elimden geleni yaparım. Okul sıralarında hem sana Flash’ı hem de Kamçısız eğitimin ne demek olduğunu gösteririm. Tabi Çocukları dövmeden eğitimin nasıl verilebileceğini ve senin ANAN/BABAN dayak yiyerek okul sıralarından mezun olduğu için neden bana “DAYAK ATMAZSANIZ ÇOCUKLAR YÜZ BULUYOR” diyen eski kafalıların ve … gibi değişmemişlerin sayısını da söylerim…
3.1. Kimseyi bu süreden sonra çocuğunu okula göndermek için zorlayamazsınız.
Bu da Doğru.Ancak zamanı geldiğinde FORUM KURALLARINI ihlal etmek de CAİZ’dir. Geleceğini Parlak gördüğüm ÇİĞDEM’in okuması için sadece maddiyata direnen bi ailenin yardımlarımı kabullenmemesine diretmek benim ağabeylik vazifemdir. Çünkü ÇİĞDEM benim Manevi kardeşimdir. Burada bi ihlâl yok.(ÇİĞDEM=MADDİYAT YÜZÜNDEN OKUYAMAMASINA RAZI OLMADIĞIM, YAYLADA TELEFONLA KONUŞURKEN RÜZGAR YÜZÜNDEN SESİNİ DUYAMADIĞIM HER ÖĞRENCİMDİR…)
3.2. Uluslar arası çocuk hakları sözleşmesi ebeveynlere bazı haklar tanır:
3.2.1. Çocuklarıma istediğim eğitimi verme ya da verme hakkım vardır.
Senin terame dediğin düşünceler için ancak böyle bi başlık açılabilir :
”ÇOCUK HAKLARI STANDARTLARI VE TÜRKİYE” Ayrıyetten ;
BABA HAKLARI : Madde 36. Babakendi çıkarları için Semra’nın 8.sınıfı bitirmesini beklememeli. Devir Nakit devri. Kredi Kartı Kabul edilmez…!
ÇOCUK HAKLARI : Madde 36. Büyükler kendi çıkarları için çocukları kullanamazlar.(BKZ:MEKTUP)(KAYNAK:ULUSLARARASI ÇOCUK HAKLARI SÖZLEŞMESİ)
3.2.2. İstersem dini eğitim veririm, istersem çırak yazdırıp mesleki eğitim.
Aynı başlık : Alınacak eğitim şekli çocuğun oyun vaktine dahi engel olmaz, olamaz.
3.2.3. Çocuğumu sokakta gezdirmek zorunda değilim.
Kimsenin özgürlüğünü kısıtlayamazsın. Senin kanını taşıyan biri olması sana bu hakkı vermez.
3.2.4. Çocuğumun flört etmesine, çeşme başlarında oynaşmasına izin vermek zorunda değilim.
P…..venklik yapmak seçimliktir. Sen çocuğunun yaşam standartlarını bu ezici kelime içerisine ve Abaza gençliğin çevresine bırakıyorsan ve bu gençlerin ezilmemesi için Türkiyenin çeşmelerden evine tatlı su getiren büyük bir kısmına bu vazifeyi(terbiyesizliği) yüklüyorsan şimdiye kadar çok kızın canını yakmışsın demektir. O vakit seninle değil Madalyon gibi büyük takıların ve yanında getirdiğin kızlarınla konuşurum ki bu kelimeleri yaşamak bi yana konuşmak bile midemi bulandırıyor.
3.2.5. Kanunen reşit olduğu gün, ne halt istiyorsa yesin, sıpa! Ama o zamana kadar benim dediğim olur. Ve yine o zamana kadar, kim olursa olsun, benim çocuğumu yetiştirme tarzıma karışamaz.
Evinde hapsettiğin kediye kimse karışamaz. ANAYASA hakkında bilgi edinmeden, bu bihaber satırlarını pas geçiyorum…
3.3. İşte bütün bunları "duyarlı bir ebeveyn" olarak yapıyorum. Yani kendi duyarlılıklarıma göre davranıyorum, sizinkine göre değil!
Senin kendi duyarlılıkların bizim değiştirmeye çalıştığımız bir kavramdır. Bunun için senin muhtemelen yarım bıraktığın bir eğitim kademesine geri dönmen gerekir…
3.3.1. Kimse, kızının "ortamlara akmasına" ve "altın vuruşu" çakıp ölmesine tolerans gösteren babayı bile yargılamıyor. "Nasıl evlat yetiştirdin" demiyor. Bu iş "toplumun suçu" oluyor ya da ölen çocuğumuz "kader kurbanı".
Zamanımızın en büyük problemi “DESİNLER” dediğimiz kavramdır. Yaptığımız her Davranış, yaşadığımız her olayın sonrasında çevremizden duyacağımız sonu “……dediler” ile biten kelimelerdir.Eğer nefsi ve idealleri olmayan bireyler yetiştiriyorsan bu senin evine kapattığın bireylerin sonucudur. Onları çeşme yerine kollarından tutup sinemaya götürerek de bakış açısı ve hayattan beklentisi olan insanlar olarak yetiştirebilirsin.
3.3.2. Ama ben "kızım evde oturup kaneviçe işleyecek" deyince toplum düşmanı bir yobaz oluyorum.
Aslında kafandan geçen düşünceleri yakınlarına açmazsan bu şekilde düşünmeleri normaldir. Kastettiğim şey korkularını insanlarla paylaşmadan ismini kendi koyduğun şekliyle insan yetiştirmeye çalışmak ve buna verilen ismi kabullenmemek.Bu da senin hakkındır…Ama istersen kelimeye yüklenen diğer manayı da kabullenebilirsin. Bu da hakkındır…!
3.3.3. Sormazlar mı adama: "Ben çocuğumu senin değer yargılarına göre yetiştirmek zorunda mıyım" diye.
Elbette değilsin. Sadece onlara sahip oldukları hakları vererek örnek bir vatandaş olarak yetiştirmek ilken olmalı ki bu da seçimliktir. Psikopatım dersen ille de bilemem.
4. Kız çocuklarının okula gönderilmesindeki ısrarın arkasında, sanırım askere alamamak yatıyor.
Bunun arkasında yatan neden geçmişte Türk insanın yaptığı hatayı düzeltmesi için verilen şansı sorgulamaktır. Okuyamayan ancak yetişkinlik(20-40) çağında “Okusaydı kesin önemli bir insan olurdu” şeklinde kendisi için bahsedilenler bu sistemin kurbanlarıdır.
4.1. "Erkekleri nasıl olsa, okula alamasak da askerde tornadan geçiriyor, 'ideal yurttaş' haline getiriyoruz. Ama kızları ancak okulda yontarız" diye düşünülüyor.
Askerde erkeklerin tornadan geçmesi ideal yurttaş portresini oluşturmaz. Bu senin sahip olduğun bir yanılgıdır. Tam aksine yontulmamış odun dediğimiz insanı oluşturur ki bi daha askere göndersen öncekinden daha fazla emek harcaman gerekir ! İdeal yurttaş ancak “Vatan, Millet, Aile, Bütünlük, İleri” kavramlarını kendine düstur edinen insanlar için söylenebilecek bir olgudur. Askerde “Sürünme, iştima,bakaya,etek altı temizliği” kavramlarını öğrenmek ikizlerin tepesinde iş yeri açma cesaretini ve konu alan bilgisini sana vermez, veremez…
5. Şu "eğitim şart!" zırvasına bir son verin.
Senin çevrendekilerin CEM YILMAZ’ın bir esprisi olarak benimsediği ; ne sinemaya ne de tiyatroya ders almak için ya da bilgi edinmek için gitmeyen insanların bahsettiğin söze(Eğitim Şart) uydurduğu bir kavram & kılıf olabilir ancak…Bu da senin güneş gözlüğü takmasan da sıcağından kaçamayacağın gerçeğine bi bahane olamaz…! Yaşamını bu şekilde sürdürmeyi kendine düstur edindiysen sana Elektrik ve ADSL sabit ücretini çıkaracak bir meslekte çalışıyor olmanı dilemek bazı sebeplerden dolayı saygı duyduğum sana karşı yapabileceğim tek şeydir. Gerçekten…
5.1. Ortalıktaki "okumuş"ları gördükçe "bu kadar cehalet ancak tahsille olur" diyorum.
Bence göreceli bi kavram olmasa da senin bakış açısından cevaplayayım; bakalım nası olacak…?
”BÖLÜM 9: Üniversite sınavına girebilmek için askerlik görevini yapmış olmak,…”
Sence askerlik görevini yapan bir / üniversite hayali olan her erkek bu şartları sağlasa daha az mı cehalet olur du? Evdekiler ne olacak? Senin doğru olarak gördüğün ve belki de şu anda sürdüğün hayat biçiminin sonucu evdeki çocukların hastane için herhangi bir kurumdan sevk alabilir mi sanıyorsun ? Soru soramayan bir millet ancak Türk milletine özgüdür. Birey ve Millet olarak değiştirmemeye çalışmak ve doğa kanunu olarak kabullenmek cehaletin ta kendisidir…!
5.2. "Okumak -belki- cehaleti alır, ama eşeklik baki kalır."
Ne kadar karşıt düşüncelere sahip olsak da hepimizin hayatında “Başlamak / İnanmak ….. ‘nın yarısıdır” derlerdi. Sana bir şey kazandıramayan yaşantının bireyleri –ben öyle anlıyorum önceki yazdıklarından- hayatının herhangi bir zamanında bunu söylemiştir. İnsanın başından geçen olumsuzluklar, insanı koskoca bir toplumun & milletin kendisine düstur edindiği ufak atasözü ve deyimlerin birgün boş sözler olduğuna inandırabiliyor. Hayat bizim burada tartışmasını yapamayacağımız, hakimi sorgulanamayacak bir sınama & mahkeme değil mi? Ancak sana bu yazıyı yazan şahıs ve meslektaşları bu atasözlerinin EĞİTİM alanında anlama kavuştuğunu görüyor. İnsanlara “……… yaparak bize yardımda bulunabilirsiniz” diyecek seviyeye geldik. DİLENMİYORUZ. Çünkü İstekli ve Ders almış, Canı yanmış AİLE bireylerini görüyoruz.Bi çuvaldaki çürüğü ezmek hiç de zor değil yanlış düşünen velileri yola getirmek de. Boş bıraktığım alana “Velilerle konuşun !” demiyoruz. İnsanlarımız fakir olabilir, gerekli eğitim şartlarını hazırlayamıyor olabilir. Toplumun eğitime önem veren kesimi, iş adamları olarak bize, geleceğimize sahip çıkın diyoruz gönüllülere…Taşımalı Eğitimin ne demek olduğunu biliyor musun ?
5.3. Israrla vermeye çalıştığınız eğitimin gerici, çağdışı ve fazlasıyla totaliter oluşu ise ayrı bir mevzu, onu buraya hapsetmeyelim.
Bahsettiğin Eğitim sitemi gerçekten geride kaldı. Bizleri, görebilseydin kendimizle düşünce ve birey olarak eşit gördüğümüz ve bu şekilde mezun ettiğimiz öğrencileri kıskanırdın.Bizlerin bu tutumu alışkın olmayan eski öğrencilere, velilere ve hatta eğitimcilere ters geliyor.
Öğrencilerimiz artık “Öğretmenin vurduğu yerde gül biter.” Sözünü kullanmıyorlar. Çünkü sözle dahi kırmak, incitmek yok. Öğrenci merkezli,bireysel özelliklerin ön planda tutulduğu, Teknoloji Eğilimli (BDE-BDÖ) eğitim-öğretim veriyoruz. Bunu ben yapmak zorundayım branşım gereği Bakanlığımız Donanımı bile olmayan bir okula izin vermiyor. Köy okullarına dahi altyapısı ile ADSL erişimi ve Teknoloji Laboratuarı olan okullar hazırlamış durumda. 2005 sonunda aksi kalmayacak.
Ben bunları görüyorum ve hayal demiyorum. Çünkü yaşıyorum…
6.Bu maddeyi de ben ekleyeyim…
Geçmişte “Alışmadık …. Don durmaz” diyen bir Osmanlı vardı. Övünüyoruz ama acısını sürekli çekiyoruz. Sen buna rağmen kendi yaşantında yer etmiş olumsuzlukları öne süreceksen bu senin kişisel sorunların değil de nedir…? Geçmişimiz şöyleydi geleceğimiz de öyle olacak diyemeyiz…
Sen bilirsin…
Büyük ya da Küçük, Tecrübeli ya da Tecrübesiz, karşımızdaki tarafından söylenen şeyler doğru bile olsa kabullenmemek, burnunun ya da yönü olan herhangi bir organın dikine gitmek, insanın fıtratında vardır. Ancak karşındakine açıktan küfür etsen bile doğru olanı yaşantına alman ve bildiğin gibi ilerlemen sana kaybettirmez. Karşındaki bunu bilmese de…
roviss | http://www.karakocanyibo.com (http://www.karakocanyibo.com/)
ibrahimsar
17/07/2004, 15:59
*** Okulda artık dayak yok, sevgi var , okumayan anlamadan extazi içebilir tipi saçmalamalara dayanamayarak yazdığım mesajların yeni bir tartışmaya sebep olabileceğini düşünerek içeriği değiştiriyorum. ***
NOT: Önü kesilmezse bu bölüm böyle sürer gider. Yöneticilere duyrulur.
ibrahimsar
17/07/2004, 16:01
*** Okulda artık dayak yok, sevgi var , okumayan anlamadan extazi içebilir tipi saçmalamalara dayanamayarak yazdığım mesajların yeni bir tartışmaya sebep olabileceğini düşünerek içeriği değiştiriyorum. ***
Pardon. Sizi piyangoyla mı gönderiyorlar. Şuraya yazdığınız "Saçmalık" gibi saygısızlık abideleri de sizin eğitimsizliğinizi göstermiyo mu ? Karşıt fikir olarak yazacağınız her satıra "Saçma, bu ne yaw, püffff,...vs" gibi dalgacı & alaycı cümlelerle başlayacaksanız burası tam yeri...! "HAYATA DAİR"
PS: Ben buraya "Ne yapılabilir?" diye geliyorum siz, "Ne yazacaksan unut gitsin!" diyorsunuz...
Mücadeleci & Teslimiyetçi Gençlik...
Bu başlık sürüp gider elbette ; ben bi tane buldum :
ceviz.net de diğer forumlar gibi üye alımında seçici olmalı...!
Bu nasıl...?
cappytoi
17/07/2004, 19:53
bence üye seçim olayı çok saçma. karşıt görüşlü insanlar olmadan nasıl tartışabiliriz ki?
Senin düşüncene karşı olduğu için banko saçmalık diyerek cevaba başlayan kullanıcılar varsa gereklidir. Bi araştır bakalım bahsettiğim forumları...
Biz de istendiğinde mod oluyoruz ama böyle seviyesizlere meydan vermiyoruz...!
con_simit
17/07/2004, 22:12
@roviss:
Şahsım hakkındaki hakaretlerini -3.2.4. yanıtındaki dışında- görmezden geliyorum. Okuduğunu anlamaktan ve mantık yürütmekten aciz eğitimcileri gördükçe de kahroluyorum.
1. Kızının flört etmesine müsade eden kişleri tahkir eden ben değilim, sensin. Ben müsade etmem diyorum, edene hakaret etmeden.
1.2. Aynı biçimde her çeşmeye giden kızı aşağılayan da sen olmuşsun.
1.3. Mantık yürütmekten dahi acizsiniz:
1.3.1. "Şimdiye kadar çok kızın canını yakmış" olmak bir kişiyi "kadın satıcısı" yapmaz olsa olsa -meşrebine göre- "zampara", "namuzsuz" tabir edilir.
1.3.2. Ama sen mantık kurallarını zorlama pahasına bana hakaret etmişsin.
1.3.3. Bu hakareti sil, akıllı ol.
Yanıtının geri kalanını, 60lardan / 70'lerden kalma -o da ancak filmlerde gördüğümüz- idealist - romantik köy öğretmeninin dar ufkuna ve entelektüel fukaralığına bağlayabiliriz. Bu durum da münazarayı imkansız kılar. Ya da benim sıkılacağım bir seviyeye çeker. Yanıtının terbiye seviyesi de bir fikir alışverişinin imkansızlığına işaret ediyor.
Verdiğin samimi ve seviyesiz yanıtla, eğitim sistemimizin -en azından bizi eğitmekte ısrar eden eğitimcilerimizin-halini resmetmişsin:
"Kendisi himmete muhtaç dede, nasıl gayriye himmet ede!"
Not: Düşüncelerini yazılı olarak ifade edemediğini görüyorum. Yukarıdaki cevabı da ancak anlaşılabildiği kadarına karşı verdim. İnşallah Türkçe ya da Edebiyat öğretmeni değilsindir. Vay haline memleketimin, vay ki vay!
cappytoi
17/07/2004, 22:53
Senin düşüncene karşı olduğu için banko saçmalık diyerek cevaba başlayan kullanıcılar varsa gereklidir. Bi araştır bakalım bahsettiğim forumları...
Lütfen bir de diğer türlüsünü düşünün yazdığınız herşeye evet doğru böyle olmalı gibi laflar gelecek vs. şeyler olacak. Konu hakkında sizi destekliyorum. Ama üslubunuzun da karşınızdakinden bir farkı yok. Sanırım mesleğinizden dolayı sert bir çıkış yapmayı tercih ettiniz.
İki tarafı da bu tutumlarından dolayı kınıyorum ! :(
KALINLAR BANA AİTTİR…!
1. Kızının flört etmesine müsade eden kişileri tahkir eden ben değilim, sensin. Ben müsade etmem diyorum, edene hakaret etmeden.
Ben tahkir ve müsaade etmekten bahsetmedim. Sadece iki satır okuyup da mı yazdın bana mesaj ? “p…. “ kelimesinden kastım da buna müsaade edenleredir. Bi daha oku ! Sen buna müsaade ediyorsan “p…..” olarak seçimini yapmışsındır, çocuklarının standartlarını o Abazaların içine bırakarak yakınır ve eğitimcilerin de senden bunu istediği gibi bi aldatmacayla laf oyunları yaparsan ben de sana bu mesajı atarım. Hakareti sana değil yaptığını söylediğin zümreye yaptım. İYİ OKU!
1.2. Aynı biçimde her çeşmeye giden kızı aşağılayan da sen olmuşsun.
Çeşmeye gidenlere yanlış mana yükleyen de ben değilim…
Senin Mesajın:
“Çocuğumun flört etmesine, çeşme başlarında oynaşmasına izin vermek zorunda değilim.”
”Çeşme başlarında oynaşmak” şeklinde bahseden de ben değilim…!
Her kız çeşme başında erkeklerle oynaşmak zorunda da değildir.Bunu sen söylemişsin yan çiziyorsun. Gerçi senin uluslar arası sözleşmende belki bunun için bir açık vardır. Malum çok kullanılan bir sözleşmenin açıkları olmalı değil mi? Mesela “Çocuklarımı eve kapatırım”, senin aynen dediğin gibi sonra yine “Kanunen reşit olduğu gün, ne halt istiyorsa yesin, sıpa…” diyebilirsin. Burada reşitlik yaşında senin çocuklarına ne yapacağını tartışmıyoruz. EĞİTİM ÇAĞINDAKİ ÇOCUKLARIN EĞİTİM ALMA HAKKI’ndan bahsediyoruz…!
1.3. Mantık yürütmekten dahi acizsiniz:
Minik bi hakaret mesajı. Kabullenemem ve nefsin varsa bu maddeyi sen Sil!…
1.3.1. "Şimdiye kadar çok kızın canını yakmış" olmak bir kişiyi "kadın satıcısı" yapmaz olsa olsa -meşrebine göre- "zampara", "namuzsuz" tabir edilir.
Benim yüklediğim mana KIZININ OYNAŞMASI İÇİN ÇEŞME BAŞINDA KALMALARINA MÜSAADE EDEN EBEVEYNLERE yüklenebilecek en yerinde tabirdir.Akıllı akıllı Suyunu zıkkımlananlara değil…! Seçim senin…
1.3.2. Ama sen mantık kurallarını zorlama pahasına bana hakaret etmişsin.
Yazdıklarımı anlayabilme pahasına hepsini okumamışsın, okuduğun ve tahminimce yanlış anladığın iki satır için kodlarına harcayacağın değerli vaktini harcıyor ve kendi kalite katsayını düşürüyorsun. Kendini haklı çıkarabilme gayretin de cabası…
1.3.3. Bu hakareti sil, akıllı ol.
EĞER HAKARET ETMİŞSEM BURADA KALSIN. BU BENİM NE KADAR SEVİYESİZ BİR İNSAN OLDUĞUMU GÖSTERMEKLE KALMAZ, BU SATIRLARI OKUYANLARA KİMİN NEYİ, NASIL SAVUNDUĞUNU GÖREBİLME İMKANI TANIR. SEN BİRAZ AKILLI VE NEFİS SAHİBİ OLSAYDIN…
Benimle konuşabilecek durumda değilsen “Yazacak bir şey bulamıyorum” ya da “Boşver gitsin” diyebilirsin…Çünkü senden ne “Haklısın” ne de “Şu konuda haksızsın” şeklinde bi cevap beklemiyorum. Yazdığın küçümseyici ve aşağılayıcı mesajlar bunu gösterdi.
Senin Mesajın :
“Okuduğunu anlamaktan ve mantık yürütmekten aciz eğitimcileri gördükçe de kahroluyorum”
Ben sana yazacak olsam şöyle olabilirdi : “Okuduğunu anlayamıyorsun. İnşallah Üniversite sınavına girmemişsindir. Paragraf soruların Hak Getire”.
O zaman senin mesajının sonundaki “İnşallah Edebiyat öğretmeni değilsindir” mesajına cuk otururdu. Ama ben senin üstte yazdığın küçümseyici ve aşağılayıcı tabirlere karşılık vermiyor, hala seviyeyi koruyup sana mesaj yazıyorum ; sen çıkmış neler diyorsun…?
Karşındaki kişiyi bir zümrenin de içine sokarak sürekli “Anlayamıyorum, acıyorum, vay haline,…” gibi yakıştırmaları karşındakini de tanımadan yapmak başlamadan bitirmek değil mi ? Hayır bir şeyleri hedeflemeden kendini Kodların arasına saldım çayıra yaptıysan benim suçum ne ki seninle uğraşıyorum…”Okumadım, adam olamadım, kendimi bilişime verdim” sonunda AS döktüren CAHİL olacağım diyebilirsin o zaman…
Fazla uzun yazdığımdan kelimeleri, vurgulanan sorunları anlayamıyor(Senin dediğin gibi ….’dan aciz bile demiyorum) olacaksın ki karşılıklarıma iki satır yazıp bırakacağını bilseydim ben sana otur tavuk gibi ; günün birinde amacına ulaşırsın derdim. Düşündüklerini asıl sen söylemiyorsun sonra da…
Bu arada yazdığın her şeyin başına – sonuna hakaret kelimesini ekleyerek kendini haklı çıkarmaya çalışma. Burada 3 paralık bi saygınlığın varsa –ki ben de böyle bildiğimden sana saygı duyuyorum ve bunu da samimiyetle söylüyorum- bunu entel-dantel kelimelerle kaybetmemeye çalışarak daha fazla alçalma…! Ya eğrileri doğruları tartışalım ya da sana yazdığım bu satırlar için uğraşacağıma moderator arkadaşa mesaj yazayım “Bi b.k yedim silin şu başlığı…” diyeyim ! Bana 1 kelime yazman yeterli…
//
Bu başlığa "Eğrilerimiz, doğrularımız ve yapabileceklerimizi" paylaşacak arkadaşların katılacağını düşünmüştüm. "Hayata dair" değil "Geyiğe dair" gibi bi başlık oldu.
ÜZÜCÜ...!
...Sanırım mesleğinizden dolayı sert bir çıkış yapmayı tercih ettiniz.
Mesleğim ile ilgili olarak değil daha çok Gelecekteki suretimizle, aynamızla ilgili ciddi bir konuya hoyrat bi tavırla, sadece kişisel olumsuzluklara dayanılarak yapılan katılıma kızdım.
Tavrım bu nedenle dediğiniz gibidir.
İyi Çalışmalar...
Mingitau
17/07/2004, 23:55
Eğitim denen şeyle insanların akıllandıkları uslandıkları görülmemiştir. Mesela Adolf Amcanın şansolye olmasında Alman halkının %90' ının oyu vardır ve Alman halkının % 90 ı o sıralar eğitilmiştir.
Ama olaya Almanya açısından bakarsak, II. Dünya savaşıyla yedikleri kötekten sonra akıllanmışlardır diyebiliriz.
con_simit
18/07/2004, 01:11
@roviss:
Hala, "Ali topu at" gibi yalın bir cümleyi kuracak kadar dahi Türkçe bilgisini haiz olmadığın görüldüğü halde uzun cümleler kurmaya devam ediyorsun.
Hala "başöğretmenlik"ten vazgeçmiyorsun.
Hala terbiyesizliğe devam ediyorsun.
Hala meseleyi kişiselleştirmekte ısrar ediyorsun. Çünkü savunabilecek bir fikriniz yok. Genel kabulleri ezberlemişsiniz ve bizlere de ezberletmekte ısrar ediyorsunuz. İşte bu yüzden "eğitim şart!" bir mizah malzemesidir.
Ben de bu nedenlerle sadece hakarete yanıt verdim. Yoksa yazdıklarında tartışmaya değer bir fikir yok.
Tartışmayı kesme nedenimi de yukarıda yazmıştım: Okuduğunu anlamayan, düşündüğünü yazılı olarak ifade edemeyenlerle tartışılmaz. Hele bir de hakaret etmeye başlamışsa.
Bu başlık burada kalsın. Bizleri eğitmekte ısrarlı bir eğitimcinin halini sergilesin. Sen de aşağıda -nereden kaynaklandığını şimdilik çözemediğim- komplekslerinle oyalan, kendi halini göremeden bana hakaret et.
Neden “uzun cümleler kurduğumu, hakaret ettiğimi, olayı kişiselleştirdiğimi, okuduğumu anlamadığımı” söyleyen ve 13 cevabın içinde ELEŞTİRİ yoluyla bile olsa YAPICI bir cümleyle bu başlığa katılamayan sensin…? Ya, senin fazla uzun cümleler kurmana gerek yok! Yazdığım cümlelerin sonuna bi olumsuz ek takıvermişsin kendini savunmaya çalışıyor ; ufak hesaplarla kendini yükseltmeye çalışıyorsun. Bu sayfaya bir şeyler bırakmayacaksan satırlarını kısa tut. Ha Başöğretmenliğe falan da niyetim yok.
AMA BU KELİME SENİN GİBİLERİN AĞZINA DAHİ ALAMAYACAĞI MUKADDES BİR RÜTBEDİR Kİ SEN BUNA LAYIK DEĞİLSİN.
ÇÜNKÜ SEN BU KELİMEYİ SATAŞMALARDAN BAŞKA BİR AMAÇ İÇİN KULLANMIYORSUN !
Eğer benim bunlara haiz birisi olmadığımı düşünüyorsan, benim uğraştığım değerler için uğraşan yığınların sayısını küçümsüyorsan sen bilirsin. Seçimliktir.
Benim işim ne seni ne de diğer eğitimsiz forum üyelerini eğitmek değildir. Ailende başlaması gereken eğitim zamanında hiç verilmemiş ki sadece konuşmaktan öteye gidemeyen vasıfsız karşılıkların var. Bana yazdıkların dışında satırların boş !
Senin gibi…(Karışık iki kelime oldu, inşallah anlarsın)
//
Şahsıma yazacakların varsa bundan sonra benden cevap alamayacaksın. Ya otur adam gibi ilk yazdığım başlığa “…şöyle olmalı, …böyle olabilir” şeklinde katılım göster ; beni şaşırt ya da bana yazacağın “…sen şöylesin, sen böylesin” şeklindeki yeni mesajlarını düşün…
cappytoi
19/07/2004, 00:13
Eğitim denen şeyle insanların akıllandıkları uslandıkları görülmemiştir. Mesela Adolf Amcanın şansolye olmasında Alman halkının %90' ının oyu vardır ve Alman halkının % 90 ı o sıralar eğitilmiştir.
Ama olaya Almanya açısından bakarsak, II. Dünya savaşıyla yedikleri kötekten sonra akıllanmışlardır diyebiliriz.
** Okuma-Yazma oranı mı? Yoksa eğitim mi?
1. Yıllardır aynı teraneyi dinlemekten sıkıldım.
1.1. Kendimi bilişime vurdum, koda verdim, burada da aynı "başöğretmen" zihniyeti gelip buldu, beni. Ne yapayım sizden kurtulmak için? Dağa, bayıra mı vurayım, kendimi?
1.2. Bu işlerin meraklısı için "çağdaş yaşamı pompalama organizasyonları" mevcut, oralara başvurulabilir. Niye beni yoruyorsunuz?
2. Mektubun içeriğine de mecburen temas edelim:
2.1. Şahsen, aynen bu kızımızın babası, amcası, dayısı gibi düşünüyorum.
2.2. Siz benim düüncelerimi nasıl yaftalarsanız yaftalayın, ben düşündüğüm gibi yaşayacağım.
2.3. Siz de beni rahatsız etmeden, düşündüğünüz gibi yaşayın.
3. Kanunen zorunlu eğitim 8 yıldır.
3.1. Kimseyi bu süreden sonra çocuğunu okula göndermek için zorlayamazsınız.
3.2. Uluslar arası çocuk hakları sözleşmesi ebeveynlere bazı haklar tanır:
3.2.1. Çocuklarıma istediğim eğitimi verme ya da verme hakkım vardır.
3.2.2. İstersem dini eğitim veririm, istersem çırak yazdırıp mesleki eğitim.
3.2.3. Çocuğumu sokakta gezdirmek zorunda değilim.
3.2.4. Çocuğumun flört etmesine, çeşme başlarında oynaşmasına izin vermek zorunda değilim.
3.2.5. Kanunen reşit olduğu gün, ne halt istiyorsa yesin, sıpa! Ama o zamana kadar benim dediğim olur. Ve yine o zamana kadar, kim olursa olsun, benim çocuğumu yetiştirme tarzıma karışamaz.
3.3. İşte bütün bunları "duyarlı bir ebeveyn" olarak yapıyorum. Yani kendi duyarlılıklarıma göre davranıyorum, sizinkine göre değil!
3.3.1. Kimse, kızının "ortamlara akmasına" ve "altın vuruşu" çakıp ölmesine tolerans gösteren babayı bile yargılamıyor. "Nasıl evlat yetiştirdin" demiyor. Bu iş "toplumun suçu" oluyor ya da ölen çocuğumuz "kader kurbanı".
3.3.2. Ama ben "kızım evde oturup kaneviçe işleyecek" deyince toplum düşmanı bir yobaz oluyorum.
3.3.3. Sormazlar mı adama: "Ben çocuğumu senin değer yargılarına göre yetiştirmek zorunda mıyım" diye.
4. Kız çocuklarının okula gönderilmesindeki ısrarın arkasında, sanırım askere alamamak yatıyor.
4.1. "Erkekleri nasıl olsa, okula alamasak da askerde tornadan geçiriyor, 'ideal yurttaş' haline getiriyoruz. Ama kızları ancak okulda yontarız" diye düşünülüyor.
5. Şu "eğitim şart!" zırvasına bir son verin.
5.1. Ortalıktaki "okumuş"ları gördükçe "bu kadar cehalet ancak tahsille olur" diyorum.
5.2. "Okumak -belki- cehaleti alır, ama eşeklik baki kalır."
5.3. Israrla vermeye çalıştığınız eğitimin gerici, çağdışı ve fazlasıyla totaliter oluşu ise ayrı bir mevzu, onu buraya hapsetmeyelim.
Velhasıl kelam: Yapmayın canım, yapmayın güzel arkadaşım!
Şöyle imzamı basayım.
Ansugo Yuri Morgan
Eline saglik.
Mingitau
19/07/2004, 02:01
** Okuma-Yazma oranı mı? Yoksa eğitim mi?
Eğitim
Madde 2.1 harıc con_simit'e tamamen katılıyorum..
selami_32
19/07/2004, 10:04
Hunter +1
ben de con_simit ustadin hayranlarindan birisiyim. Ustadin uzun mesajlarini okumamiza vesile olan roviss'e de tesekkuru bir borc bilirim.
CrazyCat
19/07/2004, 12:27
Bazen tepkiler asli asil fikirlerden daha abartı oluyor. Bu açıdan değerlendirdiğimde con_simit 'in tepkisini anlıyorum.
Eğitim toplumsal yaşamın önemli bir parçası olmasına rağmen bireylerin nerde ve nasıl eğitilmesi gerektiği konusunda baskıcı bir tavır sunmak bazen özgürlükleri kısıtlamak olur.
Son zamanlarda birbiri ardına şahit olduğum bazı olumsuz olaylar eğitim konusunda karamsar düşüncelere sahip olmama yol açtı.
Sanırım kimse kendi çocuğunu kantininde rahatlıkla esrar satılan bir okula göndermek zorunda kalmak istemez.
Gittikçe bozulan eğitim sisteminde riskler o kadar büyüyüyor ki artık kız yada erkek çocuk olması pek bişe değiştirmiyor.
Şu anki düşüncemle bu işin tek çözümü kendi denetimimle hizmetini satın alabileceğim özel bir eğitim kurumu olarak görüyorum. Bu da ne yazikki herkesin imkanı ile sınırlıdır.
Maalesef yazdığınız mesajlar sonucu, birkaçınız dışında sadece "+1, katılıyorum, eline sağlık" demek ya da başlığa öylesine katılım yapmak için burada olduğunuz düşüncesinden kendimi alıkoyamıyorum...
Samimi olarak son birşey söylemek istiyorum :
Acaba burada okulların problemli gençliğini resmeden bireylerle mi muhatap oluyorum? Neden böyle bir tepki sadece cevizcilerden geldi hala anlayamadım...
Maalesef yazdığınız mesajlar sonucu, birkaçınız dışında sadece "+1, katılıyorum, eline sağlık" demek ya da başlığa öylesine katılım yapmak için burada olduğunuz düşüncesinden kendimi alıkoyamıyorum...
Cunku soylenebılecek hersey zaten soylenmıs roviss.. Dıger yandan senın atladıgın sey su sanırım.. con_simit yazdıklarıyla cagdas(!) egıtıme karsı koymuyor sadece ınsanların dıledıgını yapabılecegını ve onları bu yuzden ornegın yobaz olarak yaftalayamayacagınızı soyluyor..
Sense bu konunun basından berı con_simit'ı yazdıklarından oturu yobaz olarak nıtelendırıyorsun.. Sorunda burda zaten.. con_simit sızden farklı olarak kımseye dogru olan budur demıyor, sadece herkesın dogrusu kendıne benım ısıme karısmayın dıyor.
Eh banada buna +1 demek dusuyor sadece..
@ Hunter
Kardeş çağdaş eğitimin sınırlarını koyan da bizleriz, eğitimini verenler de.Çünkü hayal değil bunlar dedik, yaşıyorum birebir dedim. Bunu sadece teknoloji olarak da söylemedim. Ancak çağdaşılığı eğitim ile değil daha çok dünya görüşüyle yansıtmaya çalışmış. Kimsenin aile düzenine karışamam ; onun da tabi ki...
"Çocukların okumazsa bunlar olur" dediğim her satırı çağdaşlığı bırak ; ortadirek bi eğitimin vasıfları gereği söyledim. Artık elinde sopa ya da projeksiyon ile ne öğretir bilmem...
PS: Hunter cevabın dediğin gibi olsa da benim lafım sana değildi...!
ibrahimsar
19/07/2004, 20:47
\\Acaba burada okulların problemli gençliğini resmeden bireylerle mi muhatap \\oluyorum?
Okulların problemli gençliğini, kimler "problemli" hale getiriyor? Bahsetiğiniz "insani" ve "gerekli" eğitimi veren okullar değil mi? Çuvaldızı başkasına batırmadan önce iğneyi hafiften yoklayın.
Ayrıca mesajlarını karşısındakinin de aynı üslubu kullanacağını düşünmeden yazanlar, beklemedikleri şekilde cevap alabilirler.
@ ibrahimsar
Problemli öğrencisi olmayan okul herhalde düşünülemez. Özellikle de gelişim çağlarını bunun içerisine alırsak sırf yaşıtları tarafından görülebilme duygusunun baskın olması bu problemlerden yalnızca biridir. Fakat senin bende gördüğünü söylediğin ÖRNEK ÜSLÛPLA bana ilk mesajı atan arkadaş -Kİ TERANE OLARAK İSİMLENDİRMİŞTİ BAZI İNSANLARIN DEĞER VERDİĞİ DÜŞÜNCELERİ- neden kendini koda vurduğunu yazmamıştı...
Dolayısıyla ben de sizlere problemlisiniz diye bir başlık attım demiyorum çünkü sürekli olumsuz gelen mesajlar içerisinde kendi kendime gerçekten: "Acaba bunnar okul zamanı görüp kızdığımız, okulu asıp nete giden gençler mi ?" diye sordum ve bu cümleyi de gerçek anlamı dışında art bi niyetle kurmadım...
Piskopat olarak değil okuldaki ders notlarından tut, arkadaş & öğretmen & belletmen ilişkilerinde olabilecek her boyuttaki problemi kastetmiştim.
Biraz olsun böyle düşünüp, şimdiye kadar yazılan cevaplara bakarak yazdığım başlığı düşünemez misin...?
bende con_simit +1 diyeceğim ama yobaz olmaktan korkuyorum.
+
@roviss
hocam, mesleğiniz ve üzerinde durduğunuz eğitim konusu ile çok çelişkili şeyler yazmışsınız.bunlar ailelerin gözündeki öğretmen imajına çok zıt tavırlar.eminim ki öğrecilerinize "herkes sizinle ayni fikirde olamaz sizinle ayni fikirde olmayanlarin fikirlerine ve kendisine saygı duymak zorundasiniz" cümlesine benzeyen yüzlerce cümle kurmuşsunuzdur.
@ Gurhan
"...Öğrecilerinize "herkes sizinle ayni fikirde olamaz sizinle ayni fikirde olmayanlarin fikirlerine ve kendisine saygı duymak zorundasiniz" cümlesine benzeyen yüzlerce cümle kurmuşsunuzdur"
Bu cümleyi kurmasını bilirim...
Ama cevizcilerin yanında SAYGILI görünüp roviss'in sözlerine TERAME diyerek işin içinden çıkmam...!
yildizib
19/07/2004, 23:50
Ben de con smite katılabilirim.Tabi,bir kaç ufak şey dışında.
yildizib
19/07/2004, 23:54
aslında roviss'e de katılabilirim.Tabi ufak birkaç şey dışında.
Bu cümleyi kurmasını bilirim...
Ama cevizcilerin yanında SAYGILI görünüp roviss'in sözlerine TERAME diyerek işin içinden çıkmam...!
evet ben saygısız biriyim ama en azından bunu kalabalık ortamlarda belli edip kimseye kötü örnek olmuyorum
neyse benim tafsiyem bir iki hafta sonra bu yazıları sakin bir kafayla yeniden okumanız o zaman bize hak verip pişman olucaksınız tabi yanlışınızı kabullenip özür dilemek gibi onurlu bir davranışta bulunursanız bu pişmanlıktan bizimde haberimiz olur.
evet ben saygısız biriyim ama en azından bunu kalabalık ortamlarda belli edip kimseye kötü örnek olmuyorum
neyse benim tafsiyem bir iki hafta sonra bu yazıları sakin bir kafayla yeniden okumanız o zaman bize hak verip pişman olucaksınız tabi yanlışınızı kabullenip özür dilemek gibi onurlu bir davranışta bulunursanız bu pişmanlıktan bizimde haberimiz olur.
Maalesef benim lafım size de değildi,
Başlığı galiba başından beri takip etmiyorsunuz...
Samimi olarak son birşey söylemek istiyorum :
Acaba burada okulların problemli gençliğini resmeden bireylerle mi muhatap oluyorum? Neden böyle bir tepki sadece cevizcilerden geldi hala anlayamadım...
Ben "genele" göre problemli gençliğin içindeyim.
Ama kime göre genel, kime göre problemli, kime göre ne gibi sorular var tabii, sorulması gereken.
selami_32
20/07/2004, 10:31
roviss hocam farklı düşüncelerimiz yüzünden bizi aşağıda görmen hiç hoş değil. düşüncelerini daha "medeni" şekilde ifade edebilirdin.
saygılar.
ibrahimsar
20/07/2004, 13:23
// Neden böyle bir tepki sadece cevizcilerden geldi hala anlayamadım...
Bu tepkinin sadece cevizcilerden gelmeyeceğini bilmenizi isterim. Toplumda sizin gibi düşünmeyen çok insan var. Hatta sizin gibi düşünenlerin sayısından daha fazla... Ciddiye almayıp cevap vermiyorlar diye, "Bütün Türkiye benim gibi düşünüyordu. Tam herkesi yola getirdik derken, nerden çıktı bu cevizciler?" diyerek yaygara koparmaya gerek yok.
CrazyCat
20/07/2004, 16:00
Yasmiim diye kendimi tutuyordum ama dayanamadım
Kedigözlüğü takmamak lazım…!
Bunu şiddetle kınıyorum :D
bi defa o at gözlüğü ve kedileri tuhaf benzetimlerinize bulaştırmayın :)
yildizib
20/07/2004, 21:26
Allahtan tartışma/kavga benim dışımda cereyan ediyor.
Yasmiim diye kendimi tutuyordum ama dayanamadım
Bunu şiddetle kınıyorum :D
bi defa o at gözlüğü ve kedileri tuhaf benzetimlerinize bulaştırmayın :)
bu tepkiye bende katılıyorum. kedileri bulaştırmayın
cappytoi
21/07/2004, 17:36
con_simite katıldığım yer herkesin istediği gibi düşünmesi olayı ama bana kalırsa içinde yaşadığımız dünyada belli bir eğitim şart. ilk çağda yaşasak gerekli olmayabilirdi :)
şuna hiç dikkat ettiniz mi bilmiyorum: mektubu yazan kız bizi satıyorlar diyor. hanginiz buna katılıp böyle bir şeye izin veriyorsunuz. kim 14-15 yaşındaki bir kızı para uğruna evlendirip (afedersiniz ama malum bir şey uğruna) (hem de isteği dışında) böyle bir şey yapmalarına göz yumabilir. rovissin kınadığı şey bu. dinsizim ama asla da böyle bir şeyi ahlaka yakıştıramam. ayrıca tanrı tarafından bunun da hiç hoş karşılanacağını sanmam ve oradaki adamların nasıl sofu (!!!) olduklarını da biliyoruz. bence işe sadece eğitim yönünden bakarak farklı tutumunuzu devam ettirin. yanlış anlamadıysam con_smith de bunu söylemeye çalışıyo: kız benim ister satarım ister .... (->böyle anlıyorum ve hepiniz de bunu destekliyorsunuz)
Hayır yanlıs anlıyorsun.. con_simit kanunların cızdıgı cercevenın dısına cıkalım demıyor.. Hatta hepımızı o cercevenın ıcıne cekıyor..
3. Kanunen zorunlu eğitim 8 yıldır.
3.1. Kimseyi bu süreden sonra çocuğunu okula göndermek için zorlayamazsınız.
3.2. Uluslar arası çocuk hakları sözleşmesi ebeveynlere bazı haklar tanır:
3.2.1. Çocuklarıma istediğim eğitimi verme ya da vermeme hakkım vardır.
...
3.2.5. Kanunen reşit olduğu gün, ne halt istiyorsa yesin, sıpa! Ama o zamana kadar benim dediğim olur. Ve yine o zamana kadar, kim olursa olsun, benim çocuğumu yetiştirme tarzıma karışamaz.
Sımdı burdan cıkarılacak sonuc senın soyledıgın gıbı hadı kızlarımızı para ugrana satalım degıldır.. Burdan cıkarılacak sonuc ısteyen evladına ıstedıgı turden egıtımı verır.. Ve kımse buna karısamaz..
Not: con_simit sunlarıda soylemıstır
2. Mektubun içeriğine de mecburen temas edelim:
2.1. Şahsen, aynen bu kızımızın babası, amcası, dayısı gibi düşünüyorum.
Ben buna katılmadıgımı zaten soyledım..
ilk çağda yaşasak gerekli olmayabilirdi :)
Ya öyle diyoruz da islam inancında Adam'a 30 forma, Şid'e 50 forma kitap gönderildi deniyor. Zannedersem 104 kitap oluyor toplamda.
Yani islam diyor ki ilk insandan bugune kadar bilgiler arttı, ama gözü kör olmayan hiçbir kavim cahil değildi.
Mesela halen 5000 yıl önceki gibi tarım yapıyor köylüler. Eğer televizyon, buzdolabı gibi aletleri çıkarır, traktörü, biçerdöveri saymazsak ( ki bunlar halen her bölgede yok dünya çapında) bu insanlar 5000-10 bin yıl önceki ilkel bilgiler ile tarım yapıyor diyebiliriz. Peki bu cahil olmaları anlamına mı gelir? Gelmez. Netice de ben şu an toplum içinde 5000 sene öncesinin ilkel varsayılan yöntemleri ile yaşarım ve kimse bunun farkına bile varmayabilir.
Yani demek istediğim cehaletin öğretimle falan pek ilgisi yok. Cehalet olsa olsa eğitim ile ilgili olabilir. Zira eğitim binlerce yıldır değişmeyen tek olay. Sen binlerce yıllık eğitim kültürü ile çocuğunu eğitmezsen, istediğin kadar öğretim yap kalas gene yontulmamış olarak sahibine bela cinsinden geri dönecektir.
yildizib
21/07/2004, 23:57
Şunu söylemeyi seviyorum."Hayatta herkes herşeyi yapmakta özgürdür.Bir tek şartla sonuçlarına katlanmak şartıyla."
İsteyen çocuğunu cahil olarak büyümesine izin verir isteyen onu okutur.Fakat ucu yine size dokunur.Nerden bakarsanız bakın ister birey perspektifinden ister toplum perspektifinden bakın seçimleriniz mutlaka karşınıza gelir dayanır. Ki şu da var zorunlu eğitim olmadığını ve kaldırıldığını düşünelim(Bazı ülkelerde biliyorsunuz bu eğitim 8 yıldan daha çok.Ne kadarı kafi olacak?nasıl bileceğiz?Ben hiç eğitmemeyi baz alıyorum.)Zorunlu eğitim olmasa, ki arkadaşın söylediğine göre okula sadece zorunlu eğitim olduğu için göndereceğini çıkarıyorum sözlerinden bu böyle ise zorunlu eğitim kalktığında hiç okula göndermeyecek .O zaman ne olacak? 18 yaşına gelmiş bir çocuk okumak istese ne olur?
Arkadaşlar Güneydoğu Anadolu bölgemizde intihar olayları son yıllarda artış göstermiştir.Bundaki neden herhalde kendilerine başka hayatlar çiziyorlar gençler (Sebep televizyon,kitap, dergi, gazete ...)fakat hiç bir şekilde dışına çıkamayacağını ve çaresiz olduklarını düşündüklerinden hayatlarını sonlandırıyorlar.
İstediğinizi yapmakta özgürsünüz.Zorunlu eğitimi verdikten sonra ister eline sopa verip çoban yapın isterseniz kalem verip devam ettirin.Sizin bileceğiniz iş.Bir gün size, "Keşke okusaydım.Beni neden okutmadınız!" diye söyleyeceklerinden eminim.Bunun çok olduğunu düşünmekteyim çünkü rastlıyorum.Birde toplumsal boyutundan konuya bakın Uganda ile Türkiye arasındaki farkın sebebi ne olabilir?
Yani ne olursa olsun hepsi sizin seçiminiz ve bir gün mutlaka dönüp dolaşıp önünüze gelir.
Toplumda farklı ınsanların farklı tercıhlerı var.. Ve bu tercıhler bu cahılce bu medenı seklınde ayrılamaz.. Cunku cehalet dedıgınız seyde aslında o ınsanların ogune kadar ayakta kalmalarını saglamıs bı tur sıstem.. Ornegın abartılı dugunler, 15 yasında kız evlendırmeler, kızlık namusu.. Butun bunlar aslında o sıstemın parcaları ve bırını kaldırdıgınızda tum sıstem coker..
Ornegın kızları okula alırsanız aılelerı ac kalır.. Bu bu kadar basıt.. Cunku o sıstem ıcınde bu kızlar okusun dıye degıl ırgat olsun dıye dogurulur zaten..
Demek ıstedıgım olayı bır sıstem olarak bakın.. Moden hayat oncesınde bu ınsanlar belkıde bınlerce yıl bu sekılde ayakta kaldı.. Toplumsal dayanısma bu sekılde saglandı.. Bu sekılde toplumdakı acların karnı doydu yada bosanma olayları bu denlı dusuktu..
Oysa sımdı o sıstemın yerıne koymaya calıstıgımız modern hayat verdıklerıne karsılık yukarda sayılan bı cok seyıde aldı.. Ornegın aclık, ıssızlık, hırsızlık, kapkac, tecavuz adam oldurme.. Istanbulda hergun bunlarla bogusmuyormusunuz? Yada ıstanbulda 13 yasındakı kızlar pazarlanmıyormu? Ustelık hergun her saat.. Yada ıstanbulda kımse ıntahar etmıyormu?
Oyleyse guneydogu anadoluya hangı yuzle medenıyet getırmeye calısıyoruz?
***
Dıger yandan medenıyetın bessıgı avrupa'nın buyuk bır hızla dunya kaynaklarını tukkettıgını bılıyormusunuz? Yada dunya kaynaklarının %80'sının %20'lık modern toplumların tukettıgını? Kalan %80'ın %50'sı ıse aclıkla bogusuyor.. Neden? Cunku modern ınsan buzdolabındakılerı kendısını soyutladıgı ucuncu dunya ulkerıyle paylasmak ıstemıyor..
Ornegın bugun modern avrupanın saga sola kaynakları etkın kullanmakla ılgılı ogutler verırken kendı su kaynaklarını bıtırmek uzere oldugunu duydunuzmu hıc? Yada fosıl yakıtlar yuzunden kuresel ısınmayla karsı karsıya oldugumuzu? Gercı bunun fılmını de ızlemıstık gecenlerde..
Demek ıstedıgım, bu savundugumuz modern hayat aslında bı tur aldatmaca.. Yanı kısa surelı bı yukselık yada tepeye vurus gıbı.. Tek yaptıgımız maksımum haz ıcın cılgınca tuketmek.. Bı gun gelıcek tuketıcek hıc bıseyımız kalmayacak.. Iste ozaman yasayacagımız cokuntu asagıladıgımız toplumların kaderınden cok daha fecı olacak..
cappytoi
22/07/2004, 11:38
@Hunter; saol ben yanlış anlamışım. ama şu görüşte garip
// 3.2.5. Kanunen reşit olduğu gün, ne halt istiyorsa yesin, sıpa! Ama o zamana kadar benim dediğim olur. Ve yine o zamana kadar, kim olursa olsun, benim çocuğumu yetiştirme tarzıma karışamaz.
zaten başlığın adı duyarlı ebeveynler. duyarlı bir aile evladına reşit olduktan sonra da yol gösterir. ama tabii ki kimse senin yetiştirme tarzına karışamaz ama istediği gibi eleştirip sövebilir.
@Ansugo; peki bu asırlardır süre gelen doğu eğitimi nasıl bir eğitimdir. kızını, bacını satıyorsun. düşünsenize eğer biz de o eğitimi almış olsak belki bizde bugün aynı şeyleri yapacaktık. eminim gelecekte bizler de eleştirileceğiz yaşayış, düşünüş ve eğitim açısından. ama bunların yaptıkları eğitime çağ dışı diyemeyiz ki bu insanlık dışı bir eğitimdir.
Oyleyse guneydogu anadoluya hangı yuzle medenıyet getırmeye calısıyoruz?
Bence medeni toplumdaki hatalardan ders alınarak empoze edilmeli medeniyet denilen tek dişi kalmış canavar. Sonuçta Başka ülkenin medeni toplumları gelip elinden tutup bu vatandaşlarımızı yukarı doğru çekmeyecek yine bir şekilde bizim yapmamız gerekli. Geç kalınmışlık günden güne büyüyor. Irgat olarak çalışması için değil eğitimli iyi bir birey topluma faydalı iyi bir fert modern çağa uygun düşünen zeki bir kişilik için doğurmalarını sağlamalıyız buda öncelikle ekonomik yönden destek gerektiriyor. Modern toplum tanımını yaşanmış geçmiş hatalardan ders alınmış bir şekilde geri kalmış yörelerimize tanıtmalı aşılamalıyız. Kendi başlarına bu öğeyi yakalamaları için bırakırsak zaten bu hatalara bir şekilde onlarda düşmeyecekmi. Ah Devletim vah devletime büyük işler düşüyor bu etapda.
@Ansugo; peki bu asırlardır süre gelen doğu eğitimi nasıl bir eğitimdir. kızını, bacını satıyorsun. düşünsenize eğer biz de o eğitimi almış olsak belki bizde bugün aynı şeyleri yapacaktık. eminim gelecekte bizler de eleştirileceğiz yaşayış, düşünüş ve eğitim açısından. ama bunların yaptıkları eğitime çağ dışı diyemeyiz ki bu insanlık dışı bir eğitimdir.
Lafları biraz daha düzgün söylersek iyi olur kanaatindeyim.
Konuya dönersek;
Eğitim sadece din olarak ele alınamaz. Bazen yaşanılan coğrafya sizi eğitir, bazen siz coğrafyayı eğitirsiniz. Bugun, dun veya ondan onceki gün eğer bir miktar para karşılığı kızlar başkaları ile evlendirilmişse bunda "ilk niyetin" tüccarlık olduğu çıkarılmamalı. Şöyle kibar bir düşünce, mesela "Evin güzelce, nadide parçasını almak karşılığında ödenen bir diyet" gibi bir düşünce belki o işin ilk çıkış noktası idi.
Sonra insanlar bunu ticarete dönüştürdü ise bu esastan sapma olabilir.
Ben edindiklerim kadarı ile başlık parası isteyeni de anlayabiliyorum. Adam başlık parası ile evlenmiş, annesi başlık parası ile evlenmiş, kardeşleri başlık parası ile evlenmiş... Adam da diyor ki bu benim kızım ise bende başlık parası ile evlendireceğim. Dediğim ki bu illa ticaret şeklinde değil diyet şeklinde de düşünülebilir. Biz sadece tek yönlü bakıyoruz genelde.
Babanın istediği ile evlenme ise babanın bileceği bir iş. İster kızına/oğluna sorar ister sormaz. Ama tabii yaş 18 olduğunda kız istediği yere gidip istediği ile evlenebilir.
yildizib
22/07/2004, 18:51
Butun bunlar aslında o sıstemın parcaları ve bırını kaldırdıgınızda tum sıstem coker..
Ornegın kızları okula alırsanız aılelerı ac kalır.. Bu bu kadar basıt.. Cunku o sıstem ıcınde bu kızlar okusun dıye degıl ırgat olsun dıye dogurulur zaten..
Oyleyse guneydogu anadoluya hangı yuzle medenıyet getırmeye calısıyoruz?
***
Demek ıstedıgım, bu savundugumuz modern hayat aslında bı tur aldatmaca.. Yanı kısa surelı bı yukselık yada tepeye vurus gıbı.. Tek yaptıgımız maksımum haz ıcın cılgınca tuketmek.. Bı gun gelıcek tuketıcek hıc bıseyımız kalmayacak.. Iste ozaman yasayacagımız cokuntu asagıladıgımız toplumların kaderınden cok daha fecı olacak..
Ertuğrul;
Söylediğin gibi orada bir sistem kurulmuş.Bazı şeyleri eksiltirsek sistem yaşamaz.Fakat birde şöyle düşünelim?Bu sistem yaşamak zorunda mı?
"Buraya medeniyet götürmemeliyiz".O halde şunu da söyleyebiliriz.1699'dan beri önlenemez bir düşüşe geçen Osmanlının kaderini değiştirmek isteyen Atatürk'ün çabası da boşunaydı.
Bu bir sistem fakat yaşamak zorunda değil ve başka türlüde devam edebilir.İnsanlar aç kalır ama ölmez.Bu insanlara başka yollar aramaya iter.Acı çekecekleri kesindir.Ama merak etme ölmezler.İnsan mutlaka bir çıkış yolu arar ve yoluna devam eder.
yildizib
22/07/2004, 19:03
Ben kendim bir köy çocuğuyum.İlk okulu bitirdiğimde bana dediler ki davar'ın başına geç bakalım(Ciddiyim).Çünkü benim babam,babamın babası ve diğer büyük dedelerimin hepsi hayvancılık yapmıştı."Ben okuyacağım davar-mavar da gütmem" dedim.Bir süre yaptım çobanlık ama kaçıp gidiyordum.Kazaya,şehre filan..
Şimdi düşünüyorum da keşke bilgiye bulaşmasaydım.Üstadın biri "bilgi insanı lanetler" der.
yildizib
22/07/2004, 23:09
Köyden kente göç 1950'den itibaren hız kazandı.Bu uygulanan politikayla mı oluyor bilmem ama nasıl oluyorsa oluyor ve iyi de oluyor.Kentli nüfusu artmalı.Artırılmalı.
Diyeceksiniz ki "Eğer bu durdurulmazsa çiftçilik işini ileride kim yapar?"
Cevap:Şirketler yapar.Irgat olarak insanlar değil makineler çalışır.
İnsanı engelleyemezsiniz her zaman kendine bir yol bulur ve yaşamını sürdürür.Gelişim ve gelişmek insanın geninde vardır.bu sonyıllarda bulunan genle de tescillenmiş oldu.
Burada yazılanlar beni gerçekten çok heyecanlandırıyor bunu bilmenizi isterim.Çünkü sıradan insanların olmadığını görmek beni ülke geleceği için umutlandırıyor.
Sıradan düşünen herkesin ağzında sakız olmuş "slogan" klişe sözleri sarf etmiyorlar bunu fark ediyor ve memnun oluyorum.
con smit,acemi ve Ansugo fikirleriniz gerçekten çarpıcı ve ilgi çekici.Çünkü sıradan değil.Bunu duymaya ihtiyacınız olduğunu da sanmıyorum.Ben söyleme ihtiyacı hissettim.Ülkemizin sıradan olmayan kişilere ihtiyacı var ve bu kişiler bence daha değerli.Bir şeyin değeri azlığındandır.Taş her yerdedir ama altın az bulunur.Bu kişilerin olduğunu görmek bana mutluluk veriyor.Döngülerden çıkış sıradanlardan gelmez.
Bu kişiler başkalarının deli saçması dediği şeyleri düşünmeye cürret ederler.
"Soruyu sormak (kendine)cesaret ister" ve bu kişiler o soruları sormaya cesaret etmekle toplumdaki en cesur bireylerdir.
Fatih Sultan mehmet han,Macellan,Galileo,Einstein...
Ben oraya medenıyet goturmeyelım demıyorum.. Sadece goturelım dedıgınız medenıyetı sorguluyorum.. Bence sızde bunu yapın ve bıseylerı duzeltmek ıstıyorsanız once "kendı" medenıyetınızden baslayın..
Nereye gidiyoruz.. Bu medeniyetmi böyle mutlumuyuz .. Daha farklı nasıl olmalıydı bir sürü sorgu ...
yildizib
22/07/2004, 23:42
Kesinlikle niyetinizin herhangi geçmiş bir hesaptan ötürü kötü olmadığını biliyorum.
Şunu sormama izin verin;
Anlamadım.Ne demek istediğinizi biraz açmanızı istesem?
Yeterınce acık degılmı? Ben ıcınde yasadıgımız sıstemın o kadar da dogru olmadıgını dusunuyorum.. Belkıde aborjınler gıbı yasamalıydık..
Hayat akıyor acısıyla tatlısıyla karşımıza çıkıyor doğrular ve yanlışlar bunların arasından doğruyu veya yanlışı seçip bir kenara koymak elimizde içinde yaşadığımız sistemin yanlış lığının nedeni biziz biz böyle yaşamayı seçtik. ?
Ateşbalığı
23/07/2004, 09:20
Konunun akışını takip etmedim sadece konu başlığını ve birkaç yazıyı okudum ; konuyla alakalı olması ve paylaşmak istemem dolayısıyla yazıyorum.
Ben hergün aynı saatte aynı yerde servisi bekliyorum ve 3 kız kardeş hergün benim öneümden geçiyor uykulu gözlerle.Bu üç kız kardeş kış aylarında yaşıtları okula giderken de önlüksüz uykulu gözlerle hep aynı pecmude kıyafetlerle önümden geçiyorlardı yaz aylarında yaşıtları geç saatlere kadar uyurken, sonrasında parklarda oyun oynarkende önümden geçiyorlar.
Yüzlerinde acaip bir hüzün var bu kız kardeşlerin.Bu kardeşler beni çok duygulandırıyor.Elbetteki babalarını yada annelerini suçlamıyorum, çünkü her ebeveyinin çocuklarının iyiliğini düşüneceği ön kabulünden kalkıyorum.Aksini düşünmek bile istemiyorum.Fakat yinede suçlamadan edemiyorum, madem bakamayacaktın, okutmasan bile uzurlu bir uykuyu çocuğuna sağlayamayacaktın neden dünyaya getirdin demeden edemiyorum.
Burada o çocukların kız yada erkek olması önemli değil,çocuk (insan yavrusu) olması önemli.İnsanda toplu halde yaşıyor ve bu topluluk içinde toplumun genel huzurunu bozmaması için insan yavrularının ilerde toluma nasıl bireyler olarak kazandırılacakları sadece ebeveyinlerin gözetiminde olamaz kanatindeyim.
Huzurlu,uyumlu bir yaşam, seçilmiş bir yönetim tarafından düzenlenmesi sayesinde gerçekleşebilir.Eğitim, sağlık, adalet vs gibi düzenin ve huzurun sağlanmasında önemli unsurlar çok ciddi konulardır ve bunlar içinde eğitim en önemlisidir.Toplum olarak koyulan hedeflere varmanın yada bu hedeflerden uzaklaşmanın kıstasıdır eğitim.
Bu üç kız kardeşe (insan yavrusu) ailesi bakamıyor okutamıyorsa , toplum olarak bizlerin bu sorumluluğu alamsı gerekiyor.Tabiki ilk başta nufus planlamsı olayını yerlerştirmek de yine devletin ve çeşitli kurumların sorumluluğunda.
Hayatımın hiçbir döneminde anarşizmi savunmadım.Sınırsız özgürlük mümkün değil toplu halde yaşamda.Hepimiz birbirmizden sorumluyuz.
//Tren kazsında ölen 138 (basın 38 e düşürdü .) kişiden de eğer bunun peşine düşmezsek vebali hepimize ait olacak.Buda bakışaçımı örneklemek adına verdiğim bir örnek.
Sevgiler,
ortada büyük yanlış anlamalar var ya.
hiç birimiz ufacık kızların zorla evlendirilmesi taraftarı değiliz.
okul konusunda ise
siz hala çocugunuzun okulda lirik şiirler ile kalem kullanmasını öğrendiğini düşünüyorsunuz hayir tam tersi bunların yerine cehaletin esas unsurlarından olan küfür etmeyi,insan aşalamayı,boyundan büyük sıgaraları içmeyi, öğreniyorlar.
ve bizde diyoruz ki çocugumuzu okula gönderip bunları öğrenmesine sebep olucağımıza dizimizin dibinde oturtup sizin tabiriniz ile cahil büyütürüz daha iyi.
mektup ise bence vijdanımızı etkilesin diye biraz mubala edilmiş bir yazı.
ortada büyük yanlış anlamalar var ya.
hiç birimiz ufacık kızların zorla evlendirilmesi taraftarı değiliz.
okul konusunda ise
siz hala çocugunuzun okulda lirik şiirler ile kalem kullanmasını öğrendiğini düşünüyorsunuz hayir tam tersi bunların yerine cehaletin esas unsurlarından olan küfür etmeyi,insan aşalamayı,boyundan büyük sıgaraları içmeyi, öğreniyorlar.
ve bizde diyoruz ki çocugumuzu okula gönderip bunları öğrenmesine sebep olucağımıza dizimizin dibinde oturtup sizin tabiriniz ile cahil büyütürüz daha iyi.
mektup ise bence vijdanımızı etkilesin diye biraz mubala edilmiş bir yazı.Buraya kadar eğri ve doğrularınızla kavrulursunuz diyerek karışmak istemedim ama öğretim ve eğitim kavramlarının ne anlama geldiğini ve bana sigara içme, küfür etme,... gibi bahsettiğiniz kötü davranış & alışkanlıklardan hangisinin eğitim hangisinin öğretim hedeflerinin eksik kalması sonucu ortaya çıktığını söylemenizi istiyorum...
NOT: Okudum, sigara içmiyorum, küfür etmeyi de sevmem.
Eğer problemli dediğimde bana önceden alındıysanız cevabınız İKİSİ olacaktır büyük ihtimalle,
Eğer alınmadıysanız aklıselim bi cevap bekliyorum...
NOT: Bahsetiğiniz mektup eğitim öğretim yılı başında sitede yayınlanacak bir kuruma gelen mektuplardan birisi ve gerçektir. Mübalaa kelimesi bence o yazıyı yazan çocuğa karşı terbiyesizlik olur. Zamanımızda ilerleyememiş bir öğretim verildiğini düşündüğünüz uzak bir il/ilçe/köy varsa bunlar kadar örnek okullar da var. Ancak bu örnek okullarda öğretmeninin omzunda saatlerce ağlayan öğrenciler de var.Anlayacağınızı bilsem sizlerle başka gerçekleri de paylaşmak isterdim ama art niyetten başka birşey arayamıyorum...
yildizib
23/07/2004, 17:25
Anlayacağınızı bilsem sizlerle başka gerçekleri de paylaşmak isterdim ama art niyetten başka birşey arayamıyorum...
Bu gerekli miydi?Buradan sağduyuyla devam etmeyi değil kavgaya devam etmek niyetiniz olduğunu görüyorum.
Bulutlar kararıyor.Tumbleweed'ler sağa sola yuvarlanıyor.Kum tanecikleri görüşü azaltıyor.Kasabanın iki girişinde birer kavboy...
Bu gerekli miydi?Buradan sağduyuyla devam etmeyi değil kavgaya devam etmek niyetiniz olduğunu görüyorum.Devam etmeyi falan düşünmüyorum. Bu platform için vazgeçtiğimi görebilirsin...
Bakalım arkadaş kötü alışkanlıkları zayıflıklarına mı yoksa üzerine atılacak en iyi kurban olan Eğitim ve Öğretime mi yükleyecek.
Kavga için burada bulunsam başka bir başlık atardım. Ama ben forumu kullanıyorum, buradan faydalanıyorum.
Dikkat et gözüne kum dolmasın :)
yildizib
23/07/2004, 17:45
O halde biraz sabırlı olup iletişimi koparan şeyler yazılmasa?
Ha ben şunu da diyorum;Buradaki bazı(biçok olabilir bu kelime)arkadaşlar katılmadıkları görüşe hemen saldırıyorlar.Bu iç güdüsel midir nedir?Bilmiyorum.
Eğer çelişki görüyorsanız(görülüyorsa) bunu uygun olarak anlatabilirsiniz(anlatılabilir).Bunu da dikkatli yapmalısınız.Eğer eleştirinin ince çizgisinin diğer yanına mikron geçmek aşağılamak,saldırmak anlamına gelebilir.
Katılmıyorsan katılmazsın(2. tekil kullanıyorum fakat seni referans göstererek söylemiyorum bilmeni isterim)Neden "benim görüşüm seninkini döver!" moduna geçiliyor ki?
cappytoi
23/07/2004, 20:01
ben de yildizb'ye katılıyorum roviss. burda kalıp görüşlerini bizle paylaşmanı isterim. çünkü çağdaş eğitimi veren bir görevli olarak buradaki insanları okulda bilgilendirmen bize gerekli tıpkı gençlerin eğitim hakkındaki görüşlerini buraya bildirdiği gibi.
ateşböceği ve yildizib'in anlattıklarını okudum ve benim de sizlere böyle bir hayat anlatayım:
- daha geçmişte (1950lerde) dedem ve kardeşi silifkede okumuşlar ve zorlada olsa ankara'ya hukuk öğrenimi almaya gelmişler. iki kardeş başarıyla bitirdikleri okullarından sonra yıllarca devlete hizmet etmiş ve sonunda yüksek mevkiilere gelmişlerdir (dedem sivasta tcdd genel müdürlük yapmış(rahmetli oldu) ve amcam ise konya'da savcı) bunları övünmek için anlatmadım sadece gözümün önünde birlikte yaşadığım insanlar olduğu için anlatıyorum. ben yaşarken dedemin küfür ettiğini duymamışımdır. sigara içmez. kırk yılın başı o da ancak balıkla rakı içer. klasik müzik dinler ama t.sanat müziğini bire kenara atmaz. temizdir ve çok da sofudur. amcam da neredeyse aynı özelliklere sahiptir. bu insanlar köyden gelmiş ve doğu-batı sentezinde yetişmişlerdir. hem de ne zamanda. ben de bunu istiyorum aslında. köylerdeki insanları da bu yola itmeli ve onları tam anlamıyla aramıza kazandırmalıyız. tıpkı yildizib'in dediği gibi köydeki insanlar aramıza kazandırılmalı. kim nederse desin...
@Ansugo; aslında ben diyet olayını arada nasıl hoş karşılayacağımı söyledim. kızını istemediği biriyle başlık parası için evlendirirsen bu resmen ticarettir. ama hoş kız da erkeği seviyorsa ne ala başlık parasını tabii ki alabilir. işte ben buna diyet diyebilirim. ama şu konudaki görüşünü tam belirtmemişsin: bir insanın para ile zorla evlendirilmesi doğru mu?
tıpkı yildizib'in dediği gibi köydeki insanlar aramıza kazandırılmalı. kim nederse desin...
Ya iyi güsel ; kendi ağzınla sen de söylüyosun. Kucağımda ileride doğacak çocukları (o günü nasip olur da görürsem) sadece oturtarak bahsi geçen hedeflere nasıl ulaşabilirim. Kovboyluğumuz eksikdi onu da olduk...
eğitim ile öğretim arasındaki farkı hepimizin bildiğini düşünüp o soruyu geçiyorum
@roviss
NOT: Okudum, sigara içmiyorum, küfür etmeyi de sevmem
bende işim icabı 2 gün sabahtan akşama kadar okul koridorlarında dolaştım sigara içmeyip küfür etmeyen çok az çocuk gördüm.
yani siz cocugunuzu birşeyler öğrensin diye okula gönderiyorsunuz o almış oldugu eğitimden de olup geliyor.
(@roviss hocam lise öğretmenliği yaptınız mı hiç )
eğitim ile öğretim arasındaki farkı hepimizin bildiğini düşünüp o soruyu geçiyorum
@roviss
NOT: Okudum, sigara içmiyorum, küfür etmeyi de sevmem
bende işim icabı 2 gün sabahtan akşama kadar okul koridorlarında dolaştım sigara içmeyip küfür etmeyen çok az çocuk gördüm.
yani siz cocugunuzu birşeyler öğrensin diye okula gönderiyorsunuz o almış oldugu eğitimden de olup geliyor.
(@roviss hocam lise öğretmenliği yaptınız mı hiç )Eğitim ve Öğretim kavramları yeri geldikçe savunma olarak yanlış yerlerde kullanılıyor ve yanlış fikirlere alet ediliyor. Aksini düşünsem bu mesajı atmazdım.
İşin icabı 2 gün koridorda gezmen ile işin icabı 2 gün zümre öğretmenleri toplantısında Nurten ve roviss hocanın toplantısına katılman ; Eğitsel kol toplantısına katılmak yerine başka faaliyetlerde bulunmayı ya da sadece katılımcı olmak için herhangi bir kolda görevli olmayı yeğleyen bir öğrencinin olabileceği gerçeğini bilip bilmemen arasında fark vardır...
Soyut kavramları saymazsak değindiğin kavramların oluşumu İLKÖĞRETİM çağında da mevcuttur. Hem İlköğretim hem de Lise de görevliyim...
yildizib
24/07/2004, 20:35
Kişisel bir bilgi;Küfür etmezdim, aslında şimdide etmiyorum ama askerdeyken ucundan ecük öğrenmişliğim var.Yine de etmemeye dikkat ediyorum.
Komutanlar bu işin sanatını yapıyor be!Akla hayale gelmeyecek küfürleri ediyorlar.
cappytoi
24/07/2004, 21:02
@roviss; hiç oturarak bu işin olacağını söylemedim farkındaysan bunu yapmamız gerektiğini söyledim; ama bana kalırsa ilk önce politikanın bu işe bir el atması daha sonra doğuya gitmek istemeyen öğretmenlerimizin oraya akın etmesini sağlamak gerekli. devletimiz bunu teşvik etmek için (yanlış bilmiyorsam) doğudaki öğretmenlere daha fazla maaş veriliyor; ama hepsi de durumlarından şikayetçi oluyor. isteksiz bir öğretmenin verebileceği eğitim ne kadar yararlı olabilir? ama genede öğretmenden öğretmene de değişecektir. mesela bir örnek, lisede iki öğretmenim vardı: biri sürgün olarak doğuya diğeri ise görevi doğuya düştüğü için oraya gitmişti. anlattıkları birbirinden pek farklı değildi. öğrenciler öğretmenlerime derste bıçak ve tabanca! çekmişler. küfür etmişler. ayrıca öğretmenlerin bayan olduklarını da eklemek isterim. ama her ikiside bir şekilde bunun üstesinden gelmiş: tatlı dil ve öğrenciye sevgiyle yaklaşma. her ne kadar bunu her öğretmen yapamasa da bu da bence bir adımdır.
yildizib
24/07/2004, 21:20
@cappytoi ;Köyden kente göç'ü savunmak için galiba en kuvvetli delil şu olabilir:
Afrika'daki zenciler mi dünya üzerinde daha etkin yoksa Amerika'dakiler mi?
cappytoi
24/07/2004, 21:27
siyasi olarak afrikadaki, ekonomik olarak amerikadaki diye düşünüyorum...
yildizib
24/07/2004, 21:35
Neden?
cappytoi
24/07/2004, 21:53
çünkü amerikadaki zencilerde açlık sıkıntısı gibi bir durum yok. bu onların ekonomik yönden iyi olduğunu gösteriyor, tabii ki afrikadakilere göre. ama şöyle bir şey var ırkları kendi topraklarında kendilerini yönetiyorlar(en azından çalışıyorlar). oysaki amerikalı zenciler tıpkı amerikan vatandaşı olan türkler gibi. oraya yabancı...
@roviss; hiç oturarak bu işin olacağını söylemedim farkındaysan bunu yapmamız gerektiğini söyledim; ama bana kalırsa ilk önce politikanın bu işe bir el atması daha sonra doğuya gitmek istemeyen öğretmenlerimizin oraya akın etmesini sağlamak gerekli. devletimiz bunu teşvik etmek için (yanlış bilmiyorsam) doğudaki öğretmenlere daha fazla maaş veriliyor; ama hepsi de durumlarından şikayetçi oluyor. isteksiz bir öğretmenin verebileceği eğitim ne kadar yararlı olabilir? ama genede öğretmenden öğretmene de değişecektir. mesela bir örnek, lisede iki öğretmenim vardı: biri sürgün olarak doğuya diğeri ise görevi doğuya düştüğü için oraya gitmişti. anlattıkları birbirinden pek farklı değildi. öğrenciler öğretmenlerime derste bıçak ve tabanca! çekmişler. küfür etmişler. ayrıca öğretmenlerin bayan olduklarını da eklemek isterim. ama her ikiside bir şekilde bunun üstesinden gelmiş: tatlı dil ve öğrenciye sevgiyle yaklaşma. her ne kadar bunu her öğretmen yapamasa da bu da bence bir adımdır.Walla dostum bunlar teşvikle olmaz.Kıçına tekmeyi atıp git 2 sene sürünerek öğretmenlik yap sonra yatarsın demek lazım. Oralar da vatan toprağı ama yeri geldikçe MİLLİYETÇİ likten bahsedenler doğuda toprak ayrımı yapıyor. Sen gitme o gitmesin ne olacak bu çocuklar, bu insanlar. Öğrencilerim için silah hayatın bir parçası.Okulumda top oynamasını bilmeyen erkek öğrencim otomatiği kafasını dayayarak oyun oynuyor. Mesela, tarım, hayvanlar,...bunlar da öyle. Bahsettiğin zorluk olarak ne varsa aynen mevcut. Onlar ve bizler açısından.(Bıçak çekme, kavgalar,...) Ama sadece tatlı sözle ipe geliyolar. Okulumun zibidileri giderken boynumda ağlayacak raddeye geldiler daha nolsun...!
Ben öğretmenlik kuramı çekerken düşeceğim yerin kötü olabilaceği ihtimalini biliyordum, çünkü benim gittiğim yerden tayini merkeze çıkan öğretmen ile görüşme fırsatım oldu. Düştüğüm okul insanın kafasını yiyebilmesi için gayet müsait. Zihniyet, insan ilişkileri, doğal çevre, ulaşım(sadece çarşı merkezine), dil(%51 Kürtçe),... gibi. Ama dediğim gibi insanlara "EVET 2 ÖĞRETMEN BU OKULU DEĞİŞTİRECEĞİZ" diyerek işe koyulduk. Meyvesini alıyoruz. Öğrencilerin yattığı soğuk koğuşlarda beraber oturarak ortamı ısıtmaya, sabah öğrenciler gelmeden 1 saat önce laboratuarın klimasını açarak öğrencileri ısıtmaya, zaman zaman münakaşa ile de olsa eğriyi doğruyu tartışarak idarecilere dahi yol göstermeye, okula gelmeyen velileri sürekli rahatsız ederek okula alıştırmaya ,... çalışıyoruz. Ben bunun için çalıştım dönem içinde şimdi öğrencilerim bana çalışıyor. telefonum susmuyor.
Latife olmasın ama biz de arkadaşın da emekliyoruz. Adımı batıdakiler bi atarsa o zaman tamamdır...!
cappytoi
25/07/2004, 00:02
benimde bahsettiğim gibi işler öğretmenden öğretmene değişiyor. sizin gibi öğretmenler (azimli, kararlı) eğitim tarzı ileriye dönük olsun da iyi olsun, bu ülkenin gençliğini adam edecek olanlardır. bunun da başka yolu yoktur bana kalırsa...
Forum Yazılımı : vBulletin v3.6.8, Copyright ©2000-2008, Jelsoft Enterprises Ltd.