Ceviz Forum'a hoşgeldiniz.
Toplam 7 sayfadan 1. sayfa 1 2 3 4 5 ... En SonEn Son
61 sonuçtan 1 ile 10 arası gösteriliyor
  1. #1
    Üyeliği İptal Edildi
    Üyelik Tarihi
    11/2009
    Yer
    tinç
    Mesaj
    576

    Varsayılan Programlama Öğrenmek

    Programlama her zaman ilginç bir iş oldu sanırım. 1950'lerde de, 2010'larda da olacak... Esas bu konuyu açmamın nedeni Ali Çehreli'nin D Dili Forumunda açtığı bu konu. Programlamaya çok ilginç bir pencereden bakılmış. Teker teker ele almak istiyorum:
    Alıntı Acehreli, mesajından alıntı:
    - bazı insanların daha yatkın oldukları doğru değil; fizyolojik fark göremiyorlar

    - yaşa, cinsiyete, eğitime bağlı değil

    - zekaya ve problem çözme yetisine de bağlı değil!
    -İleride bahsedildiği gibi "tutarlı" kişiler programlamaya yetenekli. Bence bu yeterli bir yetenek. Programlamanın aşırı zor ve insanların %50'sinden fazlasının öğrenemeyecek bir şey olmadığını düşünüyorum.

    -Belki cinsiyete ve eğitime bağlı değil; ancak yaşa bana bağlı gibi geliyor. Ve ilginç bir şey, ben küçüklerin daha sağlam ve daha hızlı programcılık öğrendiğini düşünüyorum.

    -Zeka'nın ne olduğunu bağlı. Nişanyan Etimolojik sözlükten bir alıntı:
    Alıntı Nişanyan Sözlük, mesajından alıntı:
    ~ Ar δakāˀ ذكاء [#δky msd.] 1. parlama, parıltı, ateşin harlı yanması, 2. keskin koku, 3. (mec.) zihin pırıltısı, keskin kavrama yeteneği < Ar δakā ذكا parladı, ateş harlandı
    En eski "zeka", δakā olarak geçiyor. Anlamı neymiş, parladı, ateş harladı. Aynı δ-k-y kökünden evrilmiş halinin mecaz hali zihin parıltısı. Yani Arapçadan aldığım zeka (belki şu anda bu anlamda olabilir) ilk geldiğinde bu anlamda değilmiş. Yani zekanın anlamını biz verdik. Peki zeka nedir. Eğer "Matematiksel Zeka", "Sözel Zeka" biçiminde kullanıyorsak; "Programlama Zekası" olmayan biri nasıl programlama yapabilir?

    Alıntı Acehreli, mesajından alıntı:
    - Programlama 1950'lerde başladı. Programlama çoğu kişinin öğrenemediği bir uğraştır.

    - 1960'lardan beri programlamanın nasıl öğretilmesi gerektiği sorgulandı

    - İngiltere'de %30-%60 üniversite birinci sınıf öğrencisi ilk programlama dersinden kalır

    - Altı ülkedeki birinci sınıf bilgisayar bölümü öğrencilerinin sene sonunda programlayamadıkları görüldü

    - Başka bir araştırma 7 diğer ülkede aynı sonucu buldu

    - Sorun öğrencilerin veya öğretmenlerin motivasyonu değil

    - Programlamayı öğrenebilenler türden olanlar ise, derslerin yavaşlığından şikayet ederler

    - Bilgisayar camiası herşeyi denedi; hiçbir şey işe yaramadı

    - Hiçbir yöntem çalışmadı
    -13 yaşında tanıdığım bir kişi var. Adı Gökhan. Kendisini küçüklüğünden beri tanıyorum. Ona tutarlılık testi uyguladığımda "yanıtsız" olduğunu gördüm yani "a = b" işleminden bunun bilinemeyeceğini söyledi. Ancak ona PHP öğretmeye başladım. İlk başlarda anlamadı. Dizgeler (array) konusuna gelince yapamayacağını söyledi. Bir hafta boş zamanlarımda onunla uğraştım. En sonunda bir şeyler anlamaya başladığını fark ettim. VE... Başka bir tutarlılık denemesi yaptıktan sonra artık tutarlı olabileceğini fark ettim.
    SONUÇ: Tutarlılık değişebilen bir şeydir!

    -Hiçbir yöntem çalışmadı demek, "Hiçbir yöntemim çalışmadı" demek. Çok güzel programlama öğreten kişiler var. Örneğin onlarcası Ceviz Forumunda...

    Alıntı Acehreli, mesajından alıntı:
    - Başka bir programlama dilini bilmek yenisini öğrenmeye zararlı

    - Bir makale, konuşma dili (örneğin Türkçe) becerisiyle programlama becerisi arasında ilgi bulmuş

    - Bazı öğrenciler ilk başarısızlıkta işi bırakıyorlar, bazıları devam ediyorlar

    - Bir makale söz diziminin zor olan kısım olduğunu söylemiş; programın nasıl çalıştığının anlayanlar genelde daha az sorun yaşamışlar

    - Programlamanın (ve bilginin) belirli bir düzende adım adım verilebileceğine inananlar yanılırlar [D.ershane'nin yöntemi... ]

    - On yedi sene bu adım adım düzeni kurmaya çalışan birisi "insanlar öyle öğrenmezler" sözü üstüne sonunda araştırmaya dayalı öğrenme üzerine çalışmaya başladı

    - Bazıları LOGO ve Miranda gibi basit diller geliştirmeye çalıştılar ve başarısız oldular

    - İnsanlar çıkarımlar yaparken (reasoning deductively) düzenli kurallar (formal rules) kullanmazlar

    - Bir teoriye göre insanlar çıkarımlarını üç temel adımda gerçekleştirirle:

    1) Bilinenlerin (verilerin, aksiyomların) doğru olduğu bir durum hayal ederler
    2) Bu model içinde doğru olan bir sonuç açıklamaya çalışırlar

    3) Aynı bilinenlere dayanan ve varsaydıkları sonucun yanlış çıkacağı başka bir model ararlar. Eğer öyle bir model bulamazlarsa, ilk kurguladıkları model doğrudur.
    - Ehem yok artık... Öyleyse bir insan yaşamı boyunca tek bir dil mi öğrenebilir?

    -Olabilir, bence bu çok çok doğru bir tanı.

    -Öyleyse PHP öğrenmek, C öğrenmekten zor olur, yapmayın... Kolay sözdizimi kolaydır...

    -Madem zekaya bağlı değil, salak birine ilk dersten OOP öğretin, hadi bakalım...

    -E işlevli değilse kolay sözdiziminden bana ne? Bakın PHP kolay, haydi gel buraya başarısız oldu de...

    -Her insan aynı değildir. Tüm insanlar aynı biçimde çıkarım yapsaydı, bizim mahallenin dehası Einstein olabilirdi. Ancak değil, emin olun...

    Bu arada bu alıntıların ve düşüncelerin hiçbirinin sahibi Ali çehreli değil, o ingilizce makale, Acehreli yalnızca çeviri yapmış. Bu yüzden teşekkür ediyorum.

    Ve tabiî ki Ceviz forumun da düşüncelerini soruyorum...

  2. #2
    "Watashi wa L des"
    Üyelik Tarihi
    02/2010
    Yer
    Çikolata,Kek :D
    Mesaj
    2,740

    Varsayılan

    Bu arada bu alıntıların ve düşüncelerin hiçbirinin sahibi Ali çehreli değil, o ingilizce makale, Acehreli yalnızca çeviri yapmış.
    Bunu başta söyleseydin keşke, okumaya başlayınca çok şaşırdım çünkü, imkanı yok o söylemez zaten

    yaşa, problem çözme yetisine nasıl bağlı olmaz? Öğrenmenin genç yaşlarda daha iyi olduğu bilinen bir gerçek değil mi? Ne kadar genç başlarsanız o kadar iyi. 60 yaşında emekli adam neden uğraşmak istesin ki programlama ile? Hele problem çözme yetisi güldürdü beni. Problem çözme yeteneği olmayan copy/pastecidir zaten programcılıkta. Mantık gerek programlama için, makine gibi düşünebilmek, onun açısından sorunları çözebilmek gerek.

    Makalenin kendisi şu an bende Internal Server Error veriyor ama kabaca saçma bir şey olduğunu düşünüyorum. Bence orada canalpay adlı kullanıcı kısa ve öz açıklamış durumu.

    Ayrıca programlama dillerinin bana göre neden öğrenilmediğini söyleyeyim.
    1. Bir çok kişi oyun oynuyor ve bir hevestir kendi de böyle oyunlar yapmak istiyor.
    2. Oyun yapmanın oynamak kadar kolay olduğunu sanıyor. Sonra bir bakıyor. Önünde çok gizemli bir bilmece gibi kodlar. Olduğu yere yapışıp kalıyor( Halbuki o iki tıkla oyunların efendisi olup dünyayı kurtarmak istiyordu. İnsanlar onun adını ağzına alırken hazır olda bekleyecek, insanların kahramanı olacaktı. Ama bunun yüzlerce insanın birlikte çalışarak yaptığını milyonlarca dolar döndüğünü sanki bilmiyor gibi hayallere dalıyor.).
    3. Sonra 3 saat içinde yapabildiğinin (o da belki bilgisayardan gerçekten anlıyorsa) sana adını soran ve adını yazan Gui si bile olmayan program yazmak.
    4. Sonra herşeye elveda diyor.
    Bence öğrenilmemesinin nedeni bu. Sadece oyun olarak düşünmeyin. İnsan eğer özenti ile bir işe kalkışırsa, başarılı olsa bile bırakır gider. Ortaokul/Lise zamanlarında kaç kişi öğrenmek istemişti, biraz daha bilgili 2-3 arkadaşla aktivite saati(tam ne diye geçiyordu unuttum ama biz anlatacaktık onlara işte) olarak açmıştık. Herkes bıraktı tabi sonra. Belki biz iyi anlatamadık ama sanmıyorum, insanlar sadece "heves" ettikleri için gerekli çabayı göstermiyorlar. İstiyorlar ki hemen tek tıkla makineye hükmetsin, oyun yazsın, yapay zeka yazsın, evini kontrol eden robot yapsın bilmem ne bilmem ne. Bunların ne zorluklarla yapıldığı hakkında en ufak fikirleri bile olmadan işe kalkışıyorlar. Öyle olunca da öğrenemiyor değil, öğrenmiyorlar.

    Programcılık bölümlerine gidenlerin de hepsinin kafasında programcı olmak yok ki. Nasıl eskilerimiz doktorluk, mühendislikten başka şey bilmiyorlarsa bir çoğunun programcılık tercih nedeni benziyor eskilerimizin mantığına, aman açıkta kalmayayım, yok popüler iş olsun, programcılık geleceğin mesleği bilmem ne bilmem ne. Ama herkes öyle kolayca öğrenemez. Her cümleyi okumadım ama genel olarak orada canalpaya katılıyorum.

    Öğretme teknikleri elbette önemli ama öğrencinin öğrenme isteği ve tekniği yoksa eğer, siz bilgileri flash bellekten kopyalar gibi kafasına yerleştirseniz bile yarın unutur da gelir. Çocuk oyunu değil ki programcılık, bütün diğer işler gibi bu da emek harcansın ister.
    "Kafanı kullanırsan, tatlı yemene rağmen şişmanlamazsın..." L.Lawliet
    Kurt Bilişim <- Yine durdu, hiçbirşey yapmıyorum...

  3. #3
    Üyeliği İptal Edildi
    Üyelik Tarihi
    06/2009
    Yer
    İnternet
    Mesaj
    455

    Varsayılan

    Alıntı warekurt, mesajından alıntı: Mesajı Gör
    İstiyorlar ki hemen tek tıkla makineye hükmetsin, oyun yazsın, yapay zeka yazsın,
    Burda bana bir gönderme mi seziyorum?

  4. #4
    "Watashi wa L des"
    Üyelik Tarihi
    02/2010
    Yer
    Çikolata,Kek :D
    Mesaj
    2,740

    Varsayılan

    Burda bana bir gönderme mi seziyorum?
    Olabilir ama olumlu yönde gönderme Siz uğraşıyorsunuz. Benim arkadaşlar olmuştu öğrenmek isteyen, kodları görünce hemen bıraktılar. Siz kodlarla boğuşuyorsunuz, daha gerçekçi oması için ne gibi yöntemler kullanılır araştırıyorsunuz. Programcılık böyle bir şey, öğrenmeyenler genelde hemen herşeyi yapmayı bekleyen kişiler. Öyle olunca da başarısız olmaları öğretme tekniklerinin suçu değil.
    "Kafanı kullanırsan, tatlı yemene rağmen şişmanlamazsın..." L.Lawliet
    Kurt Bilişim <- Yine durdu, hiçbirşey yapmıyorum...

  5. #5
    Üyeliği İptal Edildi
    Üyelik Tarihi
    06/2009
    Yer
    İnternet
    Mesaj
    455

    Varsayılan

    tamam teşekkürler...

  6. #6
    Ceviz Üyesi
    Üyelik Tarihi
    12/2007
    Mesaj
    22

    Varsayılan xxx

    Zeka Kalıtsal Değildir yani annen baban zeki diye sende zeki olmak zorunda değilsin.
    Zeka geliştirilebilir Bir olgudur
    Örnek Veriyorum Edison Elektriği Buldu Diye Kardeşide Floresan'ı Bulabilirdi ? Veya Mozart'ın Kardeşi Flüt Çalabilirdi.. Ancak ne Edisonun Kardeşi edison kadar zekiydi ne de mozartın kardeşi müzik konusunda onun kadar zekiydi.. bilemiyorum bize küçükken ne öğretseler biz onu kapıyoruz arkadaşın dediği doğru küçük yaştakilerin öğrenmesi daha kolay oluyor.. çünkü beyin temiz ve o anda gelişme aşamasında bana küçükken dil olarak php öğretselerdi okuldaki abc yerine şu an php taglarıyla yazıyordum buraya yazıyı Ayrıca Bana Göre Şu an Dünyada Doğan Her sağlıklı bebek Dahi olarak Dünyaya Geliyor ama beynimiz Zamanla büyüdükçe köreliyor kıt düşünüyoruz... Önemli olan Gelişmektir.
    saygılar.

  7. #7
    Ceviz Üyesi
    Üyelik Tarihi
    08/2008
    Mesaj
    13

    Varsayılan

    Alıntı warekurt, mesajından alıntı:
    Öğrenmenin genç yaşlarda daha iyi olduğu bilinen bir gerçek değil mi? Ne kadar genç başlarsanız o kadar iyi. 60 yaşında emekli adam neden uğraşmak istesin ki programlama ile?
    Sorun 60 yaşındaki adamın programlama ile uğraşıp isteyip istemesi değil bence. Sorun yaşımız geçtikçe beynimizdeki hücrelerimiz ölmesi. Ancak iyi yanıda deneyimlerimiz artıyor. Yapayzekada yaşlanmak sadece if else if ile hayatı kontrol etmeye benziyor. Ama deneyimimiz olduğundan her durum için bir ifimiz oluyor Ancak ne yazıkki yeni bir uğraş için yeterli hücremiz kalmıyor.


    Ancak yaşımız küçük olunca sorunlu oluyor. Daha anlama yeteneğimiz(yeti değil. Dikkat!) gelişmemiş oluyor. Örneğin ben 13'ten daha önce linux ile tanışmadan önce C öğrenmeye çalışmıştım ancak öğrenme yeteneğimin alamacağını anlayıp vaz geçtim.

    Gerçek şu :

    Doğuştan gelen bir anlama özelliğimiz var. Bu doğuştan gelen özelliğimize yeti deniyor. Bu herkeste farklı.

    Bu yetimizi geliştirmek için okula gisiyoruz makale okuyoruz. yeti + geliştirmemiz = yetenek oluyor.

    Eğer doğuştan gelen yetimiz yoksa onu geliştiremeyiz. Ancak olsa bile o yetiyi geliştirip yeteneğimizi arttıramazsak yine birişe yaramaz.

    Hayat bu yüzden zor. Kendimizi geliştiriyoruz ancak yetimiz yok. İşe yaramıyor. Yetimiz var ancak geliştirmiyoruz. İşe yaramıyor.

    Zeka Kalıtsal Değildir yani annen baban zeki diye sende zeki olmak zorunda değilsin.
    Zeka derken ne demek istiyorsunuz bilmiyorum. Ancak insanın beyninin gelişkenliği kalıtsaldır. Anneden babadan geçer. Anne baba zeki değilse çocukta zeki olmaz. Bu deneylerle de kanıtlanmıştır. Eğer dna ile ilgili ilkokul bilgimle bile bu az çok çıkartılabilir.

  8. #8
    Üyeliği İptal Edildi
    Üyelik Tarihi
    11/2009
    Yer
    tinç
    Mesaj
    576

    Varsayılan

    Bakın, Üstünyazı Önişlemcisinin () mucidi ne demiş:
    Alıntı Rasmus Lerdorf, mesajından alıntı:
    "Programlamayı gerçekten sevmiyorum. Bu aracı daha az kodlama yapabilmek için oluşturdum ki kodları tekrar tekrar kullanabileyim."
    Özgünü:
    "I really don't like programming. I built this tool to program less so that I could just reuse code."
    http://itc.conversationsnetwork.org/shows/detail58.html
    İlginç bir söz. Rasmus Amca programlamayı sevmiyormuş... Ancak bakın ne demiş:
    Alıntı Rasmus Lerdorf, mesajından alıntı:
    "I actually hate programming, but I love solving problems."
    Yani:
    "Aslında programlamadan nefret ediyorum; ancak sorun çözmeyi seviyorum."
    http://articles.sitepoint.com/articl...smus-lerdorf/5
    Hmm bir şey kesin ve kesin öğrendik. Oradaki canalpay konuda aşırı doğru bir şey söylemiş. Kesinlikle amaç çok çok çok önemli bir şey. Rasmus Amca sevmiyor programlamayı; bunun için amaç edinmiş PHP'yi yaratmış. Hee, şimdi bazıları diyordu ki (o makalenin yazarı, kimse üzerine alınmasın) kolay sözdizimi kolay dil demek değil. Bugün biri çıksın bana PHP zor bir dil desin ... Şimdi dönelim Rasmus Amcaya, diyor ki "ben C yi M yi sevmiyorum, bulmaca çözmeyi seviyorum". :P Bazılarıysa sorun çözme yeteneğiyle alakası olmadığını söylüyordu. Tıpkı warekurt gibi ben de buna güldüm Bir de şu var:
    Alıntı Warekurt, mesajından alıntı:
    60 yaşında emekli adam neden uğraşmak istesin ki programlama ile?
    Katılıyorum... 60 yaşından sonra zaten insan bir şeye asılamaz. Bir de işin nörolojik yönü var. Unutmayalım, 20 yaşından sonra her insanın beyin hücreleri düzenli olarak ölmeye başlıyor. Hani düzenli egzersiz ve beyin cimnastiği ile fark edilecek düzeye gelmez; ancak insanın beyin düzeyi geriliyor. 60 yaşında daha yeni başlayan birisi ne kadar başarılı olabilir ki?

    Alıntı Warekurt, mesajından alıntı:
    Öğretme teknikleri elbette önemli ama öğrencinin öğrenme isteği ve tekniği yoksa eğer, siz bilgileri flash bellekten kopyalar gibi kafasına yerleştirseniz bile yarın unutur da gelir. Çocuk oyunu değil ki programcılık, bütün diğer işler gibi bu da emek harcansın ister.
    Ülkemizde ezber eğitim de var. Ah şu ezber, Öğretmen:Yavrum bak programa "#include <iostream>" yazılarak başlanır? Öğrenci:Neden? Öğretmen: Kaplumbağa deden! Sana ne, ezberle işte... C++ böyle! Öğrenci:İyi...

    Ben bugüne kadar görmedim ki istekli, akıllı, genç bir öğrenci programlamayı öğrenemedi.

    İyi forumlar

  9. #9
    "Watashi wa L des"
    Üyelik Tarihi
    02/2010
    Yer
    Çikolata,Kek :D
    Mesaj
    2,740

    Varsayılan

    Sorun 60 yaşındaki adamın programlama ile uğraşıp isteyip istemesi değil bence. Sorun yaşımız geçtikçe beynimizdeki hücrelerimiz ölmesi.
    Burada da hesabınız varmış Hücreler ölüyor ama sonuçta bunamaya kadar hala şansımız var Benim demek istediğim herşeyin başı istek, amaç. Belki şimdi 1 saatte kavrayacağım bir şeyi ben 60 yaşımda ancak 1 haftada kavrayabileceğim. Ama ben istedikten sonra o 1 haftayı harcar o işi kavrarım. İstemezsem boşveririm ve uğraşmam. Yani zihinsel/bedensel kabiliyetten çok istek bence ilk sırada bu işlerde. Ama tabi tartışılabilir.

    Ancak iyi yanıda deneyimlerimiz artıyor.
    Deneyim elbette önemli ama çok işle uğraşırsanız genç yaşta da iyi deneyim sahibi olabileceğiniz için ben onu karıştırmamıştım ama eklediğiniz iyi oldu. Geçen zamanın kazandırdığı şeyler küçümsenmemeli elbette

    Ben bugüne kadar görmedim ki istekli, akıllı, genç bir öğrenci programlamayı öğrenemedi.
    Aynen, programcılığa aç gençler geldi de hocalarımız geri mi çevirdi, değil mi? Ben ilk fizik hocamız sayesinde Visual Basic ile başlamıştım. Haberim bile yoktu programcılıktan da tanışınca zamanla ilgi oluştu ve o ilgi sayesinde kendimi geliştirebildim.

    NOT : Güldüm şimdi, ilk VB sınavımızda herkes geçerken ben 1 almıştım Nerden nereye...
    "Kafanı kullanırsan, tatlı yemene rağmen şişmanlamazsın..." L.Lawliet
    Kurt Bilişim <- Yine durdu, hiçbirşey yapmıyorum...

  10. #10
    Ziraat Mühendisi
    Üyelik Tarihi
    09/2008
    Yer
    Ankara
    Mesaj
    2,670

    Varsayılan

    İstedikten sonra yapılamayacak bir şey yok. İstek ise ihtiyaçtan doğar. Örneğin matematikteki seriler. Bildiğimiz gibi seri, özel bir fonksiyondur.
    a(n)=(3+n)/(n*n), burada serinin 5. elemanını istiyorsak 5 koyarız. Çok basit. O zaman serinin 5. elemanı= a(5)=8/25 olacaktır. VB6 ile bu serinin n. elemanını bulan fonksiyonu yazalım:
    Kod:
    private function a(byVal n as integer) as double
    a=(3 + n) / (n * n)
    end function
    Buraya kadar oldukça kolay. Fakat bir öğrenci kağıt kalem kullanarak serinin 5. elemanını rahat bulabilir. Kimse oturupta kodu sadece bu kadarla bırakmaz. O zaman zorlaştıralım. Yeni problemimiz a(n) serisinin ilk 10 elemanının toplamını bulmak olsun. Şimdi ise çözerken kağıt kalem kullanmaya üşenecek bir sorunumuz oldu. O zaman ise aşağıdaki kodu yazarız.
    Kod:
    private function seriToplamA(byval t as integer) as double
    dim temp as double
    dim n as integer
    for n=1 to t step 1 'seride n=0 olamaz
    temp = temp + a(t)
    next n
    seriToplamA = temp
    end function
    Yukarıdaki örnekte gördüğümüz gibi, programlama eğitiminin ilk kuralı öğrencinin programlama yaparak çözebileceği problemleri göstermek diye düşünüyorum. Ha bilgisayar programcılığı eğitimi alıyorsak birinin bize "tamam sen bu fonksiyonları kullanabiliyorsun ama matematik bölümünde okuyan a öğrencisinin de kullanabileceği şekle getirmelisin" derse oturup fonksiyonları yazdığımız dilin tüm kurallarını da öğrenmek zorunda kalırız.
    Ben olamayınca bu güller bu selviler yok
    Kızıl dudaklar, mis kokulu şaraplar yok
    Sabahlar, akşamlar, sevinçler, tasalar yok
    Ben düşündükçe var dünya, ben yok o da yok.

    Ömer HAYYAM


 
Toplam 7 sayfadan 1. sayfa 1 2 3 4 5 ... En SonEn Son

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı bu konuya bakıyor. (0 üye ve 1 ziyaretçi)

Sık Kullanılanlar

Sık Kullanılanlar

Mesaj Yazma Hakları

  • Yeni mesajgöndermezsiniz
  • Cevap yazamazsınız
  • Dosya ekleyemezsiniz
  • Mesajınızı düzenleyemezsiniz
  •  
Yukarı Çık