Ceviz Forum

Geri Dön   Ceviz Forum > Sistem > GNU / Linux / UNIX / BSD / Pardus

Cevapla
 
LinkBack Seçenekler
Eski 18/03/2004, 18:23   #1 (permalink)
...
 
HunTER Adlı Üyenin Profil Grafiği
 
Üyelik Tarihi: 08/2002
Yer: İstanbul
Mesaj: 8,753
Varsayılan Hangi işletim sistemi sorusuna iktisadi bir yaklaşım

Selamlar bu sene ilk kez gireceğim A.Ö. İşletme sınavları için bir süredir İktisada Giriş dersi çalışıyorum. Düşündüm de biraz pratik yapmak için hangi işletim sistemi sorusuna bir iktisatçı olarak cevap aramak eğlenceli olabilir.. Metin aşağıda umarım beğenirsiniz.

Microsoft ve tekelci serbest rekabet piyasaları,

Microsoft içinde bulunduğu pazarda doğal bir tekel konumundadır.. Buna neden olarak Microsoft'un elinde bulundurduğu teknolojiyi ve işletim sistemi pazarının piyasa ölçeğini gösterebiliriz. Yani benzer bir teknoloji düzeyine ulaşmak ve Microsoft ile tüm dünya pazarında rekabet etmek rakipleri için oldukça maliyetli ve riskli bir girişimdir. Bu nedenle işletim sistemi pazarına giriş ve çıkış önünde yasal bir engel olmasa da piyasa ölçeği ve teknoloji doğal bir engel olarak firmaların karşısına çıkar. Buda Microsoft' u bugün ki doğal tekel konumuna yerleştirmiştir.

Özetle Microsoft bir tekelci serbest rekabet firmasıdır diyebiliriz.

Tekelci serbest rekabet firmaları, serbest rekabet firmalarından farklı olarak ürettiği ürününün fiyatı üzerinde kontrol sahibidir. Çünkü konumu gereği firma, piyasaya arzının büyük bir bölümüne sahiptir. Bu durumda firma gelirini yükseltmek için arzı düşürerek fiyatları yükseltebilir. Yada fiyatları düşürmek istiyorsa arzı yükseltme yolunu seçebilir. Arz ve talep arasındaki bu ilişkiyi aşağıdaki grafikten de takip edebiliriz.

Arz ve talep ilişkisi, denge fiyatı



Görüldüğü gibi ilk durumda piyasa arzı ve talebi E1 de dengeye oturmuştur. Bu noktada piyasada üretilen Q1 kadar ürün P1 fiyatından alıcı bulmaktadır. Şimdi tekelci rekabet firmamızın yani Microsoft' un gelirini arttırmak için Q1-Q2 kadar arzı düşürdüğünü farz edelim. Bu durumda yeni denge E2 noktası ve yeni fiyat P2 olacaktır. Böylece Microsoft'un toplam maliyeti üretim miktarı azaldığı için azalacak buna karşılık bu üretim miktarında işletim sistemi fiyatı P2-P1 kadar artacaktır.

Üretim miktarları ve maliyet kavramı

Peki Microsoft' neden 1 adet işletim sistemini piyasaya arz edip en yüksek geliri elde etme yoluna gitmiyor? Bunu da maliyet kavramıyla açıklamak mümkün.. Örneğin değişken ve sabit maliyetler göz önüne alındığında, sabit maliyetler (fabrika binası gibi) üretim miktarından bağımsızdır. Yani hiç üretim yapmasanız dahi bu sabit maliyelere katlanmak zorundasınız.. Öte yandan aynı sabit maliyetler, üretim miktarı artıkça artan gelirin altında kalacağı için toplam maliyette daha az yer tutacaktır.

Örneğin Microsoft'un sabit maliyetlerinin 10 birim olduğunu ve 1 birim malı 1 birim fiyatı üzerinden sattığını varsayalım.. Bu durumda 1 birim üretimde firma 9 birim zararla karşılaşacaktır. Öte yandan eğer 20 birim mal üretirse geliri de 20 birim olacak ve sabit maliyetler toplam gelirde %50' lik bir yer kaplayacaktır..

Diğer taraftan henüz değinmediğimiz değişken maliyetler ise üretimdeki artışa bağlı olarak değişen maliyetlerdir. Örneğin emek maliyetleri gibi. Bu durumda firma 20 birimlik mal üretmek için 10 emek birimine ihtiyaç duyuyor ve her emek birimi toplam maliyeti 1 birim artırıyorsa firmanın bu üretim düzeyi için katlandığı toplam maliyet (sabit maliyetleri de göz önüne alarak ) 20 birimdir diyebiliriz. Yani ancak bu noktada toplam gelir toplam maliyete eşit olduğu için firma zarar etmek istemiyorsa en az 20 birim mal üretmeli diyebiliriz.

Ama hepsi bu değil. Bizi konumuzdan iyiden iyiye çıkartacak azalan verimlilik yasası uyarınca toplam fiziki ürün emek girdisi artıkça her zaman aynı oranda artmayabilir. Yani bir birimlik emek artışının toplam fiziki ürüne katkısı her zaman aynı değildir. Örneğin 10 birimlik mal üretmek için 10 yerine 20 emek birimi istihdam eden bir firma azalan verimlilik yasası uyarınca daha fazla bir maliyetle karşı karşıya kalacaktır. Diğer yandan aynı firma 5 emek birimine sahipken emek birimini 10'a çıkarıyorsa artan verimlilik uyarınca maliyetlerini düşürecektir.



Özetle firma üretim miktarını belirlerken marjinal maliyet (yani bir birimlik üretim artışı için katlanılan maliyet) ile marjinal gelirin (yani bir birimlik üretim artışından elde edilecek gelir) eşitliğini gözetmelidir. Bu ilişkiyi yukarıdaki grafikte de görebiliriz. Buna göre denge Q miktarından daha yüksek bir üretim marjinal maliyetleri dolayısıyla toplam maliyetleri yükselteceği için kâr düşecektir. Öte yandan Q 'dan daha az bir üretim gelirin artmasına yol açacak ama ortalama maliyetler (ATC) çok fazla yükseldiği için kâr yine düşecektir.

Tekelci serbest rekabet piyasasında kısa dönemde kar maksimizasyonu

Şimdi firmaların üretim miktarını neye göre belirdiğini bildiğimize göre artık tekelci serbest rekabet firmasının kısa dönemde karını nasıl maksimize edebileceğine bakabiliriz.



Şekildeki fiyat doğrusu (T) serbest rekabet piyasalarından farklı olarak azalan eğimlidir. Çünkü daha öncede söylemiştik tekelci serbest rekabet firması fiyat üzerinde kontrole sahiptir. Buda arz miktarı ile oynayarak fiyatı dolayısıyla talebi değiştirebileceği anlamına gelir. Yine grafikteki MC yani marjinal maliyet ve MR marjinal gelir eğrilerini bir önceki grafikten hatırlayacaksınız. Tabi ortalama toplam maliyeti gösteren ATC eğrisini de.

Buna göre artık tekelci serbest rekabet firmalarının her zamanki gibi MR = MC eşitliğini gözeteceğini söyleyebiliriz. Karını maksimize etmek içinse doğal olarak fiyatı bu noktadan çıkardığı dikin talep doğrusunu kestiği nokta olarak belirleyecektir..

Bu durumda firmanın Q miktarından ürünü bu kez P2 fiyatından satarak gri bölge kadar ekonomik kar elde edeceğini söyleyebiliriz. Ki Microsoft'ta şuan bunu yapıyor. Peki bunca şey bizim işletim sistemi seçmekteki kararımızı nasıl etkileyebilir ki? Hemen açıklayalım.

Serbest ve tekelci serbest rekabet piyasalarının karşılaştırılması

Diyelim ki biz çok sayıda ama aynı özelliklere sahip işletim sistemleri için aynı ücreti ödediğimiz bir pazarın alıcılarıyız.. Bu durumda Microsoft'un da serbest rekabet firması olması lazım. Çünkü artık fiyat üzerinde bir kontrolü bulunması imkansız.. Yanı pazarda aynı fiyat üzerinden kendisiyle rekabet eden bir çok firma var öyle değilmi?

Diğer yandan artık fiyat yani talep eğrisi yatay eksene paralel.. Çünkü her üretim miktarı için ödenen fiyat aynı. Bu durumda bir birimlik üretim artışının her zaman aynı olduğunu yani MR doğrusunun T doğrusuna eşit olduğunu söyleyebiliriz.. Aşağıdaki grafikten de görebileceğimiz gibi,



Microsoft bu pazarda yine MR = MC eşitliğini gözetecek fakat bunu minumum ortalama maliyet ile yapmak zorunda kalacaktır. Bunun anlamı Microsoft artık hem kaynakları daha etkin kullanmak hem de üretimini arttırmak zorundadır. Üretimde yani arzdaki bu mecburi artış sonucu da fiyatlar düşecek.

İşte bu nedenlerden dolayı, yani kaynakların etkin dağılımı ve daha düşük fiyata sahip işletim sistemleri için Microsoft'un tekeline karşı koymalı ve aynı piyasada onunla rekabet eden diğer tüm firmaları destekleyerek Microsoft'un tekelini zayıflatmalıyız..

Oligopol piyasalar ve sonuç

Yinede çok aceleci olmayın.. Çünkü yine piyasa sistemlerinin varsayımları gereği eğer bir piyasada az sayıda büyük firma serbest rekabet içinde ve pazara giriş çıkışlar nispeten zorsa bu kez yine serbest rekabetten değil oligopol piyasalarından söz etmek durumundayız..

Yani örneğin IBM, Linux ve Microsoft bu pazarda eşit oranda söz sahibi olsalardı karlarını maksimize edebilmek ve tekelci rekabet piyasasının özelliklerinden yararlanabilmek için gizli yada açık anlaşmalarla birleşerek bir kartel oluşturmaları mümkün olabilirdi.

Bu durumda bu üç büyük oligopol rekabet firmasının pratikte tek bir büyük tekelci rekabet firması olarak davranacağını varsaymak mümkün.. Ki kuruluş amaçları kâr etmek olan firmaların gelecekte bu tip bir anlaşmaya sıcak bakmayacağını söylemek sanırım çok zor : )

Sonuç, işletim sisteminizi seçerken çok dikkatli olun.. Çünkü ya dev bir tekele hizmet etmiş olacaksınız yada kendi elinizle yeni devler yaratacaksınız. Yinede karamsar olmayın. Her iki şekilde de cebinizden çıkacak paranın miktarı aynı : )

Ertuğrul Yıldırım
Açık Öğretim Fakültesi, İşletme 1. Sınıf Öğrencisi
HunTER hatta değil   Alıntı Yaparak Yanıtla
Eski 18/03/2004, 19:46   #2 (permalink)
Registered User
 
Üyelik Tarihi: 01/2003
Mesaj: 6,337
Varsayılan

Cok ciddi hatalar iceren bir yazi
"Yazilimin mal oldugu" onkabulu ile yola cikildigi icin dogru noktalara varilamamis.

Ornegin:
Alıntı:
Diğer taraftan henüz değinmediğimiz değişken maliyetler ise üretimdeki artışa bağlı olarak değişen maliyetlerdir. Örneğin emek maliyetleri gibi. Bu durumda firma 20 birimlik mal üretmek için 10 emek birimine ihtiyaç duyuyor ve her emek birimi toplam maliyeti 1 birim artırıyorsa firmanın bu üretim düzeyi için katlandığı toplam maliyet (sabit maliyetleri de göz önüne alarak ) 20 birimdir diyebiliriz.
Yazilim sektorunde daha fazla arz icin daha fazla emek harcamak gerekmez. CD'lerden 10 yerine 1000 tane kopyalarsin. Yazilimi ureten kadroyu, arz artti diye genisletmek gerekmez.


Alıntı:
Bizi konumuzdan iyiden iyiye çıkartacak azalan verimlilik yasası uyarınca toplam fiziki ürün emek girdisi artıkça her zaman aynı oranda artmayabilir. Yani bir birimlik emek artışının toplam fiziki ürüne katkısı her zaman aynı değildir. Örneğin 10 birimlik mal üretmek için 10 yerine 20 emek birimi istihdam eden bir firma azalan verimlilik yasası uyarınca daha fazla bir maliyetle karşı karşıya kalacaktır
Klasik sanayi kollarinda 10 birimlik uretim artisi icin fazladan 10 emek gerekirken, 100 birimlik uretim artisi icin 200 emek (100 degil) gerekebilir ama yazilim sektorunde tam tersi olur. Yazilim arzi artikca, bunu karsilamak icin yukselen oranda emek harcamak gerekmez.
acemi hatta değil   Alıntı Yaparak Yanıtla
Eski 18/03/2004, 20:24   #3 (permalink)
...
 
HunTER Adlı Üyenin Profil Grafiği
 
Üyelik Tarihi: 08/2002
Yer: İstanbul
Mesaj: 8,753
Varsayılan

Pekı bıraz tartısalım oyleyse : )

Evet yazılım genel anlamda bır mal yada daha dogru bır ıfadeyle hızmettır.. Kı zaten ıktısad bılımınde uretım surecı sonunda elde edılen urun ıcın genel anlamda "mal ve hizmetler" yada daha kısa olarak "mal" deyımı kullanılır..

Pekı yazılım neden bır mal yada hızmettır? Cunku tanımı geregı mal ve hızmetler ınsan ıhtıyaclarını karsılayarak onlara fayda saglar. Oyleyse bır ısletım sıstemı ıcınde, ınsana sagladıgı faydayı goz onune alarak mal dememız mumkundur..

Dıger yandan eger (senınde belırttıgın gıbı) sozu edılen urun elle tutulur cınsten degılse urun ıcın hızmet deyımı daha yerınde olucaktır.. Yınede basta belırttıgımız gıbı urunun cınsı ne olursa olsun mal deyımı daha genel anlamda tum urun cınslerını kapsıyacak sekılde kullanmak genel bır alıskanlıktır..

Ikıncı olaraksa sunu acıklıga kavusturmak gerekır.. Evet yazılım sektorunde arzı arttırmak ıcın emegın arttırılması soz konusu degılmıs gıbı gorulebılır.. Yınede yazılımı kopyalayan fabrıka yada yazılımı pazarlayan magaza dusunuldugunde arz ıle emek arasında bır ılısıkı soz konusudur dıyebılırız.. (Daha cok kopya ıcın, daha fazla emek gıbı)

Dahası mal ureten bır fırma ıcın tek degısken gırdı emek olmak zorunda da degıldır.. Aslında uretım fonksıyonunu tam olarak ıfade edersek bu yanlıs anlasılmayıda gıderebılırız

Kod:
f(Uretım) = (Emek,Sermaye,Toprak,Teknoloji)
gorulebılecegı gıbı emek faktorlerden sadece bırıdır.. Bunun dısında sermaye toprak yada teknolojıdekı herhangı bır degısıklıkte malıyetı etkıleyebılır.. Kı bu anlamda yazılım sektorunde arzı arttırmak ıcın gereken emek degılde sermaye (ornegın kopyalama cıhazları) yada toprak (ornegın hammadde) ıse bunlarda bırer degısken malıyet olarak ele alınır..

Benım yaptıgımsa anlatımı kolaylastırmak adına degısken malıyetı tanımlarken uretım faktorlerı arasından (dıger tum faktorlerın sabıt oldugu varsayımıyla) emegı tercıh etmektı : )

Ozetle daha dogru bı tanım yapıcaksak hangı sektorde olursa olsun, arz arttılmak ıstenıyorsa uretım fonksıyonlarından bırı yada bı kacı arttırılmalı dıyebılırız.. Kı konuya donersek benım orda vurgulamak ıstedıgımde bu artısın malıyetlere dolayısıyla uretım mıktarına olan katkısıydı..
HunTER hatta değil   Alıntı Yaparak Yanıtla
Eski 18/03/2004, 20:37   #4 (permalink)
...
 
HunTER Adlı Üyenin Profil Grafiği
 
Üyelik Tarihi: 08/2002
Yer: İstanbul
Mesaj: 8,753
Varsayılan

Ayrıca yazılım gelıstırme surecınıde sabıt bır malıyet olarak ele almak mumkun.. Yanı fırma sıfır kopya satsa dahı bu malıyetı karsılamak zorundadır.. Bu yuzden kara gecebılmek ıcın en az sabıt + degısken malıyet kadar gelır getırecek bır uretım yapmak zorundadır..

Ornegın MicrosoftXP'nın arge malıyetı 10$ ve her ısletım sıstemı ıcın degısken malıyet 1$ ıse Microsoft tanesi örneğin 2$ dan en az 10 adet ısletım sıstemı satmalıdır.

Çünkü ancak bu durumda toplam maliyetin, toplam gelire eşit olduğu başabaş noktasına ulaşacaktır.
HunTER hatta değil   Alıntı Yaparak Yanıtla
Eski 18/03/2004, 22:05   #5 (permalink)
Registered User
 
Üyelik Tarihi: 01/2003
Mesaj: 6,337
Varsayılan

Son yazdiklarinin sadece ilk cumlelerine bakabildim, hemen cikmam lazim o nedenle sonra okuyacagim. "yazılım genel anlamda bır mal yada daha dogru bır ıfadeyle hızmettır.. " kismiyla ilgili: Yazilim uzun seneler, hizmet olmasina ragmen herbir kopya "mal"mis gibi satildi ve astronomik karlar elde edildi. Her bir kopya, sanki bunu uretmek icin ayrica tekrardan calisilmis gibi fiyatlandirildi. Ama yaas yavas bu degismekte ve olay dogru yerine oturmakta.

Enson 18/03/2004 22:08 tarihinde acemi tarafından düzenlenmiştir..
acemi hatta değil   Alıntı Yaparak Yanıtla
Eski 18/03/2004, 22:34   #6 (permalink)
redial
misafir
 
Mesaj: n/a
Varsayılan

Hunter, isletmeyi 8. sinifta terk edip tekrar isletme okumaya baslayan bir tanidigima danistim, sinavi gecersin
Fakat, yine bu tanidigimin tecrubelerine dayanarak, soylemek durumundayimki, her sey, ridvan hocanin kitabindaki gibi degil...

Acemiye katilmakla birlikte, ben microsoftun tekel konumunda olmasi noktasinda da itiraz edecegim...
Microsoft aslinda tekel degil, fakat, tekelmis gibi davraniyor, mevcut duzenlemelerdeki aciklar ve cesitli cikar dengeleri nedeniyle bunun onune gecilemiyor; diger bir degisle microsoft cesitli nedenlerle tekel konumunda onumuze sunuluyor...
Sonuc olarak talep arzi degil, arz talebi yaratiyor...
  Alıntı Yaparak Yanıtla
Eski 19/03/2004, 11:45   #7 (permalink)
...
 
HunTER Adlı Üyenin Profil Grafiği
 
Üyelik Tarihi: 08/2002
Yer: İstanbul
Mesaj: 8,753
Varsayılan

Alıntı:
Her sey, ridvan hocanin kitabindaki gibi degil...
Katılıyorum
HunTER hatta değil   Alıntı Yaparak Yanıtla
Cevapla

Bookmarks

Seçenekler

Mesaj Yazma Hakları
Yeni mesajgöndermezsiniz
Cevap yazamazsınız
Dosya ekleyemezsiniz
Mesajınızı düzenleyemezsiniz

BB code is Açık
[IMG] kodu Açık
HTML kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık

Benzer Konular
Konu Konuyu açana göre Forum Cevap En Son Mesaj
Hangi işletim sistemini kullanıyorsunuz? Zerzevat Adam Uygulama Yazılımları / Hazır Betikler 19 21/06/2007 12:31
İki işletim sistemi Hoscakal85 Windows 6 10/03/2007 18:00
hangi işletim sistemi kullanılıyor? atix GNU / Linux / UNIX / BSD / Pardus 9 28/11/2006 23:37
Java ile işletim sistemi on5 Genel Programlama 10 13/02/2006 00:25
2 işletim sistemi bilketay GNU / Linux / UNIX / BSD / Pardus 1 14/04/2005 18:11


Forum saati Türkiye saatine göredir. GMT +3. Şu anda saat 11:18.

Reklamlar & Desteklenenler
Hassas Valf | Hassas Kaplama | Antalyamız | Gazete | Ticari Bilişim | Hakan Müştak | Rüya Tabirleri | Kadın | Hastalıklar | Cepte msn ve e-posta | Webmaster | Antalya Aupair | Turkish Property Antalya | Forum | Chat | Perde | Adsl | Araba | bolindir.com | guncelle.com | livescore | Web Tasarım | evden eve nakliyat | forum | evden eve | sohbet | Resimcim| Kalifiye İnsan Kaynakları | Web Tasarım | Oyun | Yusuf KOÇ | Akın Yorulmaz | şiir | UFO | Web Tasarım | Oyunlar | Canlı Tv |


Forum Yazılımı: vBulletin Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.2.0
Copyright ©2001 - 2008, Ceviz.net